![]() |
Bağımsız Gazetecilikmiş !!! Habertürk Televizyonu'nda pazartesi günleri futbolun nabzını tutan 'Şeref Tribünü' programı yorumcuları stüdyoyu terk ettiler. Tuğrul Yenidoğan'un sunduğu Kemal Belgin'in de yorumcu olarak görev yaptığı programda dün gece geçtiğimiz hafta yaptığı şike itiraflarıyla dikkati çeken isim Cihan Oskay'ın açıklamaları yer alacaktı. Oskay, program öncesinde "Geçtiğimiz hafta Tele Gol programında yaptığım açıklamalar bugün anlatacaklarım ve belgeleyeceklerimi yanında sönük kalır" demişti. Ancak programın başlamasına kısa bir süre kala Habertürk yetkilileri Tuğrul Yenidoğan'la görüşerek Oskay'ın yayına katılmamasını istediği öğrenildi. Programın başlamasının ardından da Cihan Oskay'ın 52 dakika süren röportajının bulunduğu kaset yayına sokulmasına izin verilmedi. Habertürk'ün üst düzey yetkililerinin, "Cihan Oskay'ın açıklamaları yayınlanırsa reklam sıkıntısıyla karşı karşıya kalırız. Üzerimizde çok büyük baskı var" dedikleri iddia edildi. Yenidoğan ve belgin bunun üzerine programı terk ettiler. Şeref Tribünü programının devam edip etmeyeceği önümüzdeki günlerde belli olacak. Fenerbahçe Kulübü'nün geçtiğimiz hafta Tele Gol programında yayınlanan program sonrasında Doğan Grubu ile reklam karşılığı anlaştığı iddia edilmiş ve Doğan Grubu'nun Fenerbahçe lehine, Oskay'ın da aleyhine yayınlar yaparak ortamı yumşattığı bazı medya organlarında yer almıştı. Emailler EDITOR: editor@haberturk.com REKLAM: reklam@haberturk.com TEKNIK: teknik@haberturk.com Yayin Koordinatoru:cengizkahraman@haberturk.com lütfen duyarsiz kalmayalim ... YANLIZ OLMADIKLARINI GÖSTERELIM... |
Evet!! Tam da bekledigim gibi,eger bu isin ucu Besiktas a dayansaydi acaba bu Bagimsiz!!!!Büyük!!! ve Onurlu!!!! medyamiz olayi bu noktada birakirmiydi???? Zaten ilk gece programi izlerken bile bu olayin üstünün alelacele örtülecegini herkes gibi ben de biliyordum,oysa ne güzel bir firsatti Futbolun temizlenmesi ve gercekten layik oldugu yere gelebilmesi icin!!! |
ablam haberturk te çalışıyor.bu olayı daha dun yazmıştım bakın bugun gazete yazmış :)yarın okuldan dondugumde size herseyi ayrıntısıyla aktarıcam |
yapılan bu adiliğe sessiz kalınmamalı demek susturduklarına göre layın iç yüzü belli herhalde;) |
gerçekten yaşanan şeyler bunlar daha öncede oldu şimdide yaşanıyor. şerefsizler günya neydi habertürk kimsenin elinin uzanamayacağı bi kanaldı hah bundan sonra protestolarımızı arttıralım arkadaşlar. |
bide programın adı şeref tribünü hangi şerefse artık... |
Hani Bagimsiz kanaldi Haberturk iyi hic kimse konusmasin bu isler boyle gitsin fb tek basina her seyi kontrol etmek istiyor federasyonla ve nerdeyse 1.lig kluplerinin cogunluguyla aralari iyi degil ne yapmak istiyorlar iyi hic kimse bildigini anlatmasin anlatanlarida reklamla vermem ha denilerek yildirilsin eger bu isleri ali koc ile yapiliyorsa bilsinlerki bu halk gereken cevabi verir evet arkadaslar bu ve bu gibi islere duyarsiz kalmayalim sadece biz degil butun futbol severler tepkinizi gosterin Temiz Toplum Temiz Futbol http://img92.imageshack.us/img92/6812/haydisimdilk0.jpg |
Hani cihan oskay ciddiye alınmıyordu , demekki gerçeklik payı varki adamı susturuyorlar bu işin üstüne gese de gidemiyor kendiside pisliğin içinde, konu kapanır gider....Yazık... http://img134.imageshack.us/img134/6...re9qi51ef6.gif |
Cihan Oskay olmasa, başka yerden patlarlar... Ateş olmayan yerden duman çıkmaz zaten... Yahu bu ezikler, Runje'ye çakı fırlattılar, o da alıp gösterdi, Mondi'ye ses bombası attılar, Gerets'in kafasını yardılar... Ama ne hikmetse tısssssss....gözlemci yok mu artık maçlarda?? eğer ki ses bombasına, çakılara izin varsa, evden ok ile yayımı götüreyim bende. Eziklerle İnönü'de yapacağımız maçta, Volkan'ı bi tarafından şişler şişler, eğlenirim... Artık insan kızamıyor da... Laçkalık bu boyutta yahu!!! |
Hic bir gazete veya tv bu isin ustune gitmiyor yada gidemiyor Besiktas,Galatasaray ve diger klupler bu isin ustune gitmeli eger gitmezlerse bundan sonra kimse cikip su bu oldu demesin burda son olaylara bakin bir hocanin kafasi yariliyor kaleciye patlayici maddde atiliyor kufur diz boyu eger bunlar avrupa macinda olsa ne oluirdu bakalim federasyon ne karar verecek http://img329.imageshack.us/img329/9...disimdith8.jpg |
kemal belgin ve Tuğrul yenidoğanı tebrik ediyorum. TUĞRUL YENİDOĞANI ŞİMDİ DAHA FAZLA SEVİYORUM |
helal olsun tuğrul yenidoğan ve ekibine en doğrusunu yapmışlar |
Konu ile ilgili Haberturkten Aciklama Melih Meriç'in açıklamasıDün gece yayınına devam etmeyen Şeref Tribünü programı için Melih Meriç'in açıklaması 05.12.2006 14:00 http://www.haberturk.com/kuturesim/mmelihmeric.jpgDün gece ilk reklam arasından sonra yayınına devam etmeyen Şeref Tribünü programıyla ilgili olarak spor medyasından çok değerli dostlarımız, olayın neden meydana geldiği yönünde bana sorular yöneltmişlerdir. Esas itibariyle “programı kesmek veya yayından kaldırmak” yönünde bir talimatım olmadığı için bu soruların doğru muhatabının ben olmadığımı düşünüyorum. Benim yaptığım şey, yapımcıları tarafından yarıda bırakılan programın yerine yayının devamlılığını sağlamak açısından yeni programlar koymaktır. Ancak,bu konuda bana gelen yoğun sorular ve kamuoyunun merakı üzerine zorunlu olarak bu açıklamayı yapma ihtiyacı hissettim. Tuğrul Yenidoğan, başarılı haberlere imza atmış, çok değerli bir yayıncıdır. Kimi rahatsız ederse etsin, kime dokunursa dokunsun, belgelere ve güvenilir bilgilere dayanan haberleri ile HABERTÜRK’e her zaman güç vermiş, Türkiye kamuoyunun aydınlanmasına büyük katkılarda bulunmuştur. Başarılı yayıncılığının yanısıra iyi de bir dostumdur. Habertürk'ün bağımsızlık ve özgürlük konusundaki kararlığını en iyi bilen kişilerin başında da bizzat o gelmektedir. Habertürk, bağımsızlığını ve özgürlüğünü elbette bu mesleğin disiplinine ve usüllerine sıkı sıkıya sadakatle bağlı olmasına da borçludur. Bunun içindir ki, bugüne kadar yayınladığı ve kamuoyunu şok eden dosyaların hiç birinde bir dava kaybetmemiş, haberleri yalanlanamamıştır. Diğer saygın medyalarda olduğu gibi, Habertürk de bir genel yayın müdürü yönetiminde yayıncılık yapar. Hiçbir yerde olamayacağı gibi, Habertürk'te de Genel Yayın Müdürü olarak, benden gizlenen bir yayının yapılmasına izin veremem, vermedim, vermeyeceğim. Dün akşam, bütün programlar için her zaman yaptığım gibi, programdan saatler önce Tuğrul Yenidoğan’ı aradım. “Bu akşam programında neler var?” diye sordum. Bana, önemli bir sey bulunmadığını, maçları konuşacaklarını, Kadıköy’de Fenerbahçe-Galatasaray maçında yaşanan tatsız olayların üzerinde duracaklarını söyledi. Yaklaşık 5 dakika süren bu telefon görüşmemiz her zamanki gibi gayet samimi ve dostane bir konuşma oldu. Saat 23:30’da program başladığında, altyazılar ve sözlü olarak canlı yayında, Cihan Oskay’la ilgili bir bandın yayınlanacağı duyuruldu. Elbette, buna çok şaşırdım, çünkü Tuğrul Yenidoğan bana böyle bir dosya veya banttan sözetmemişti. Reklam arası verilince kendisini telefonla aradım. “Ben seninle konuştum, neden bana bu olaydan sözetmedin?” diye sordum. Bandın içeriğini değil, neden bana söylemediğini sordum. Bu konuyu bana söylememesinin hata olduğunu, ancak bu bantta önemli bir sey bulunmadığını, bandı yayınlamak zorunda olduğunu, buna izin vermemi söyledi. Ben kendisine “Bantta ne olduğu beni ilgilendirmiyor, önemli veya önemsiz. Ona veya buna, dokunur veya dokunmaz. Ben orasıyla ilgilenmiyorum. Ben Genel Yayın Müdürüyüm. Benden gizleyerek yayıncılık yapamazsın. Bu konuyu benden gizlemeni kabul edemem. Ayrıca şahsen de beni by-pass etmene çok kırıldım. Bu nedenle bu bandı yayınlamana izin vermiyorum. Yayına çık, benim bunu yayınlamana izin vermediğimi söyle. Sorumluluğu alıyorum. Yarın gelirsin, konuyu benimle konuşursun, önümüzdeki hafta programında yayınlarsın.” dedim. Tuğrul Yenidoğan ise, “ben bunu yayınlamak zorundayım, eğer izin vermiyorsanız, ben de veda ederim” dedi. Ben kendisine cevaben “ Bugüne kadar senin arkanda nasıl durduğumu, en iyi sen bilirsin. Bu akşam konuyu benden gizlemen hataydı, programı yarıda bırakman ikinci hata olur. Çıkıp veda etmene izin vermiyorum. Programına devam edeceksin. “ dedim. Kendisi, programa devam etmeme kararı aldı ve stüdyodan ayrıldı. Olay bundan ibarettir. Genel yayın müdürü olarak, bana verilen görev ve yetkilerin sınırını çok iyi biliyorum. Bu yetkimin aşındırılmasına izin veremem. İzleyicilerin hiç bir sansüre uğramadan haber alma hakkına ne kadar değer veriyorsam, benim de şahsen "sansürlenmemem gerektiğine" de o kadar önem veririm. Meselem, konunun özüyle değil, usülü ile ilgilidir. Mesleğimin usüllerine bağlı kalmak, izleyicilerin haber alma özgürlüklerinin de garantisidir. Somut olayda, Tuğrul Yenidoğan ile aramızdaki görüş ayrılığı esas itibariyle bu usül tartışmasına dayanmaktadır. Şu ana kadar sözkonusu bandı ne izledim, ne de içeriğini tam olarak biliyorum. Eminim izlesem, bunun yayınlanmasına izin verirdim. Tuğrul Yenidoğan'ın kamuoyunu şok eden haberlerinin büyük bölümü benim Genel Yayın Müdürlüğüm döneminde yayınlanmıştır. Üsuller dışında, yayınların esasına ilişkin tek bir müdahalem, uyarım olmamıştır. Cesaretimizi kanıtlamaya ihtiyacımın olmadığını düşünüyorum. Yayınlarımız ortadadır. Bütün kişisel duygularımın, dostluğumun üstünde, iş prensiplerim gelir. Habertürk, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da, kime dokunursa dokunsun, kimi rahatsız ederse etsin bağımsız ve özgür haberciliğin kalesi olacaktır. Bunun en büyük garantisi, mesleğimizin usüllerine olan sadakatimizdir. Gazeteci kalırsak, gazetecilik yapmaya hakkımız olur. Kamuoyuna saygılarımla bildiririm. Melih MERİÇ HABERTÜRK Genel Yayın Yönetmeni Bakalim Kim dogrulari soyluyor ilerleyen gunlerde gorulecek |
Buda Tugrul Yenidoganin Aciklamalari Program'ın yapımcısı Tuğrul Yenidoğan’ın yaptığı özel açıklamalar “Aziz Yıldırım’ın basın toplantısından sonra kendisiyle görüştüm ve ‘Sayın Başkan önce tarihimize saldırdılar diyerek bizleri de suçladınız. Biz Fenerbahçe tarihi ile ilgili haber yaparken sizin müzenizden de yetkilileri davet ettik. Buna rağmen neden bizi bu olayın içine çektiniz?’ diye sordum. Bunun üzerine Sayın Aziz Yıldırım ‘Bana sormadan o yayını yaptığın için böyle davrandım’ dedi. Medyanın geldiği hale bakar mısınız?. ! Ben hiçbir programı yaparken kimseye sormam. Aziz bey RTÜK Başkanı mı, benim televizyonumun yöneticisi mi neden sorayım?.. Kaldı ki ben televizyonumun yöneticilerine de yayınlayacağım haberler hakkında bilgi vermem. Bizim dün gece yayınlayacağımız VTR'de Aziz Yıldırım’ın basın toplantısında söylediklerini çürütecek görüntüler vardı. Cihan Oskay’la son zamanlarda hiç görüşmediğini söylüyordu biz 2005 yılında Mahmut Uslu ve Cihan Oskay’la birlikte bir oteldeki görüntülerini yayınlayacaktık. Aziz bey, Cihan Oskay’ın kendi ofisine hiç gelmediğini belirtmişti ama biz 1999 yılında Show Tv tarafından çekilen görüntülerde Alpay Özalan ve Cihan Oskay’ın Aziz Yıldırım’ın ofisine gittiğini görüntülerle kanıtlayacaktık. Bu arada Basın toplantısında Cihan Oskay’ı ağır şekilde eleştiren ve kanunlar önünde de suçlu olduğunu ifade eden Ali Koç’a da, Oskay’ın 6 yıl Koç grubunda çalıştığını ve daha sonra İngiltere’ye gittiğini kanıtlayacaktık. Bana VTR'yi yayınlama, çık aslanlar gibi programını yap dediler, ilkelerime ters düştüğü için yapmadım. Kemal ağabey (Belgin) ve Tayfun'la birlikte programa devam etmemeye karar verdik. Reklam baskısına kurban gittik. Medya bu hale geldi… Ayrıca Samsun-Fenerbahçe maçında yaşananlardan dolayı hiç kimsenin bu saatten sonra bir şey yapamayacağını kanıtlayacaktık. Çünkü yönetmelikler değişti ve bir sonraki sezon başlayana kadar işlem yapılmadığı için bugün hiç kimse o maçla ilgili bir işlem yapamaz. Bunu Fenerbahçe’de biliyor. Dolayısıyla çok büyük bir oyun var, oyun içinde oyun var… Samsun’da şike teşvik davası açılmadığını sadece telefon konuşmalarının izinsiz kayıt edilmesi nedeniyle dava açıldığını ortaya koyacaktık.” |
Şu melih meriç denen adamı brkaç kez Basın kulübünde seyretmiştim. Açıkçası mesleği için yetersiz ve donanımsız olduğunu düşünüyorum. Nasıl GYY yapılmış, hayret verici. Bunun üzerine Sayın Aziz Yıldırım ‘Bana sormadan o yayını yaptığın için böyle davrandım’ dedi sözü için aslında, basın özgürlüğüne tehdit unsuru oluşturduğundan, kendisine dava bile açılmalı. Yahu kimler nelerle uğraşıyor, bizler neyin peşinde koşuyoruz. |
zaten tv de topu topu 1,2 program bunlari arastiriyor onlarda susturulmaya calisiliyor digerlerine bakin ileri geri oynatalim hakemlere yuklenelim nasil olsa hakemleri kimse kayirmiyor aman aha buyuk kluplere dokunmayin bu ozgur yayincilik bu sizin yayincilik anlayisiniz |
Alıntı:
|
arkadaşlar bu olay için bir pankart yaptırıp Kayseri maçına götürmeyi düşünüyorum ama sloganla ilgili sıkıntım var, yaratıcı fikirleri bekliyorum. aslında şöyle bişi düşündüm ama abartı olur. "Silahlar NATO'dan mı Aziz!!" gibi...yahu sinirden bişi gelmio aklıma!!! |
beyler sordum ablama.yayın reklama girince ali koç aramış reklamlarını cekme ile tehdit etmiş.ve bu kaset haricinde daha cok kaset varmış ama yayınlayamıyorlarmış.. |
Alıntı:
ama unutmasinlar Turkiyede Baska sirketlerde ayni mallardan uretiyorlar |
buarada tek koç deil cok kişi aramış.telefonlar kilitlenmiş.. |
rezil olduklarini gorunce pis isleri devreye girdi , ne diyeyim turk futbolunu bozuyorlar baska bisey degil .. juve gibi 2 veya 3 lige dusurulmesi lazim febenin |
Sır kasette ne vardı? Habertürk'teki Şeref Tribünü programı Oskay'ın bandı yayınlanmadan kesildi. 52 dakikalık kasette şok görüntüler olduğu bildirildi. http://www.kartalhaber.com/thumbnail...1.jpg&maxw=350 Habertürk kanalında önceki akşam Cihan Oskay'la ilgili yeni bantlar yayınlanacağı açıklanan Şeref Tribünü programının zorunlu reklam arası verip yayından kaldırılması büyük yankı yarattı. Geçtiğimiz hafta "Aziz Yıldırım emretti, Samsun'a şike parası götürdüm" sözleriyle sırra kadem basan Oskay tanıtım bantlarında, "İntihar ederim, benim temizlenmemle Türk futbolu temizlenmez. Ne olursa olsun sonuna kadar gideceğim" şeklinde ağlayarak konuşurken görüldü. Ancak program sırasında yapımcı Tuğrul Yenidoğan, yayını keseceğini, kulağına bir şeyler söylendiğini, reklamdan sonra yayına dönüp dönmeyeceklerinin belli olmadığını ifade ederek programa son verdi. Yenidoğan'ın dediği gibi program daha sonra devam etmedi. 52 dakikalık Oskay'ın bantından haberi olmayan Genel Yayın Müdürü Melih Meriç'in programın devamına izin vermediği açıklandı. Oskay ve Yıldırım birarada İstifa eden Yenidoğan, "Aziz Yıldırım'ın basın toplantısında söylediklerini çürütecek görüntüler vardı. Oskay ile yıllardır hiç görüşmediğini söylüyordu. Yıldırım, Mahmut Uslu ve Oskay'ın 2005 yılında otelde birlikte görüntülerini yayınlayacaktık. Ayrıca Oskay ile Alpay Özalan'ın Yıldırım'ın ofisindeki görüntüleri verecektik. Oskay'ın 6 yıl Koç Grubu'nda çalıştığını da kanıtlayacaktık. Fakat reklam baskısına kurban gittik" ifadesini kullandı. Meriç ise "Benden gizlenen bir yayının yapılmasına izin veremezdim. Oskay'la ilgili bandın varlığından program başlayınca haberim oldu. Oysa program öncesi Yenidoğan'ı aradım ve 'Akşam neler var?' diye sordum. Bana 'Derbiyi konuşacağız' dedi. Kasetin varlığı benden gizlendi. Böyle bir hatayı asla kabul edemem" dedi. (Sabah) |
bu kadarına da pes |
kıvır allah kıvır... meriç misin nesin sen o mavalları babana anlat.... sizien gibiler her zaman parayla satın alınır.fener in uşağı olmuşsunuz |
cihan aksoyu arkaşdaşalr bjk tvyeee çıkarmamız mümkün deilmi yoksa bu azizin itleriii adamı susturacak.. |
******** herifler ne lcak kirli basın... |
vay anasını yaaa..demek reklam çekcekmiş...febe değil mi normaldır.. bnce (mason) koç u ve habertürk yalaka tv sinini protesto edip mail flan atalım |
Türk Futbolunun Gündeminde Yine Şike var .... http://www.hursertekinoktay.com/oskay-cihan.jpg Peki bu ilk mi? Sürekli gündemde olup da, sürekli sorulan, ama sonrasında belgeydi, iftiraydı, ben onu demek istememiştim, ben falanca futbolcuyu transfer edecektim, diyerek insanları kandıranlarlar bugün yine şike gerçeklerini kamufle etmeye çalışaçaklar.... Ya şike vardır diyerek bu işlere karışan kendi çevresindeki arkadaşlarını saklayanlar aman ucu sonra bize de dokunur diyenlere ne demeli ? |
HaberTurk'te sansür uygulaması.. mı?.. SÖYLENTİLER, Tuğrul Yenidoğan'ın programı devam ederken, Ali Koç'un Fenerbahçe'nin yönetimine girmesi ile başladı. Yenidoğan, Fenerbahçe ile ilgili çok konuşulan, çok tartışılan, gündem yaratan programlar yapıyordu. O sırada işlediği konu Fenerbahçe tarihi idi. Kuruluş yılları.. Başlangıçtaki ilginç başkanlar ve ünlü İşgal Kuvvetleri ile maçlar.. Harrington Kupası'nın bir zafer mi, yoksa utanç anıtı mı olduğunu tartışmaya açıyordu. Program Fenerbahçeliler arasında öfke yaratırken, fısıltı gazetesinden, Haber- Turk'ün Koç Holding ilanlarının Ali Koç'un talimatı ile kesildiği söylenmeye başladı. Ayni kulaklara, kanal patronu Ufuk Güldemir'in "Bizi susturmaya güçleri yetmez. Umurumda değil" dediği de iletildi. Söylentileri fısıltıdan çıkarıp, gündeme getirdik. Koç Holding açıklama yaptı. Böyle bir uygulama yoktu. Zaten Ali Koç'un Holding ilanlarını yönlendirme gibi bir pozisyonu da yoktu. Olay kapanır gibi olurken, hafta başında bomba patladı. Tuğrul Yenidoğan programına henüz başlamışken bir anons yaptı.. "Kanalda garip şeyler oluyor, reklam arası veriyoruz. Reklamlardan sonra burada olmayabilirim" dedi. Reklam bitti. Tuğrul yoktu. Program kesilmişti. Olaydan 20 dakika sonra İhlas Haber Ajansı ekipleri ordaydı. Çekimler yapıldı. Haber oluşturuldu ve orada kaldı. İnternet siteleri dahil olay hiçbir yerde yansımadı. Birisi affedersiniz, yellense, anında habere giren medya siteleri bu defa derin bir suskunluk içindeydi. Ertesi gün akşamüzeri nihayet Medyatava olayı anlattı. Sonra da gerçek ortaya çıktı. Tuğrul Yenidoğan programında bir kaset yayınlamaya hazırlanıyordu. Bu kaset, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın Cihan Oskay'la ilgili yaptığı açıklamaların doğru olmadığını kanıtlayacak görüntülere sahipti. Doğru söylemediği ortaya çıkacak Fenerbahçe Başkanı'nın büyük sıkıntılar içine gireceği açıktı. Ardından gene fısıltı gazetesi çalışmaya başladı. Koç Holding ilanları son zamanlarda HaberTurk'e misli ile gitmeye başlamış, direnç böyle kırılmıştı. Ardından yeni haber yayıldı. Olayı patlatan Star Televizyonu'nda, Serhat Ulueren'in elinde bir başka kaset vardı, ama Ulueren bu kaseti yayınlamıyordu. Aldığı tehditlerden ürkmüştü. Şimdi tüm bu söylentilerin hangisi doğru, hangisi yanlış bilmem mümkün değil. Bildiğim, ortamın, böylesi söylentilerin dinleyenlerin inanmasını sağlayacak kadar kirli olması.. Türk futbolu gerçekten çok ciddi bir soruşturmaya ve temizlenmeye, temize çıkmaya muhtaç.. Hıncal Uluç / Sabah |
Olayı patlatan Star Televizyonu'nda, Serhat Ulueren'in elinde bir başka kaset vardı, ama Ulueren bu kaseti yayınlamıyordu. Aldığı tehditlerden ürkmüştü. Delikanlı serhatta tırstı bu işten... |
Vehbi Koç'un ilkeleri çiğnenirken.. "Koç Ailesi ne diyor" dedim, "Ali Koç'un Fenerbahçe'de bir militan edası ile yer almasına.. Aziz Yıldırım'ın omuz başında görüntüler vermesine.. Ali Şen ile bu kadar iç içe olmasına.." Vehbi Bey yaşadığı sürece böyle görüntülere asla izin vermemişti, sadece aile değil, tüm gurup yöneticileri için, yakından bilirim, Vehbi Bey'le bizzat konuşmuş, tartışmışlığım vardır, ordan.. Koç gurubuna yıllarını vermiş, şimdi izzet- i ikbal ile emekli olup ayrılmış dostlarım arasında bir araştırma yapıyorum günlerden beri, bu yazıyı yazmak için.. Emeklilere soruşum iki sebebten.. Birincisi bir ömür boyu Koç'u yaşamış olmak.. Koç'u, gelenekleri, aileyi iyi bilmek.. İkincisi.. Rahat, korkusuz konuşabilmek.. Ali Koç'un Fenerbahçe'de, hem de yönetimde yer almasını büyük bir mutlulukla karşılamıştım ilk anda.. Ali Şen ile başlayıp, Aziz Yıldırım'la devam eden, Fenerbahçeli olmayan herkesi Fenerbahçe'den nefret ettirmek ve bir Fenerbahçe düşmanlığı yaratmak operasyonunun sona ermesi diye düşünmüştüm.. Akıllı, soğukkanlı ve çok iyi yetişmiş bir genç, arkasındaki o çok ağır, çok saygın Koç adı ile yönetime girince, işler iyileşecek, spora Şen/ Yıldırım ikilisinin soktuğu "Düşman" lafı yerini yeniden "Rekabet"e terk edecekti.. "Fenerbahçe demek ben demek. Bana karşı olan, Fenerbahçe'ye karşıdır. Haindir" deyişleri ile hatta Fenerbahçe'yi bölme devri bitecekti. Yanıldığımı kısa zamanda hissetmeye başladım.. Ali Koç, "Kraldan fazla kralcı" bir eda ile soyundu yöneticiliğe.. Tatsız eylemler, söylemler başladı.. Fenerbahçe'yi eleştiren bir kanala yönelik reklam tehditleri.. Bir toplantıda, özel televizyon kanallarının kameralarının "İletişim Koordinatörü" Ali Koç tarafından salondan çıkarılması derken, birbirinden sert, itici, Şen/ Yıldırım üsluplu demeçler.. Aziz Yıldırım, belgesiz, kanıtsız, desteksiz, bir yerde devlete saldırırken, onun yanıbaşında yer almalar.. Bir kısmı sonradan yalanlandı. Açıklamalar yapıldı, özürler dilendi ama.. Şuyuu vukuundan beterdir.. Umduğumun tam aksine bir Ali Koç tablosu ortaya çıkmaya başladı.. Aziz Yıldırım'ın emri ile perde arkasına çekilen yeni bir Özaydınlı/ Uslu portresi.. Rahatsızlığım iyice artınca.. "Ne oluyor" demeye başlayınca, kendime, eski, emektar Koçlular arasında başladım sormaya.. İşte hepsinden aldığım, sanki aralarında sözleşmiş gibi ayni sözcüklerle ifade ettikleri yanıt.. "Vehbi Bey, ya da Suna Hanım olsaydı işin başında, Ali Koç'un orada olması mümkün değildi. İzin vermezlerdi.." "Peki, bugünkü yönetimde, ayni düşüncede, prensipte olanlar yok mu?.." "Yok!.. Olsa da Ali'yi durdurmaya güçleri yetmez. Ali onları dinlemez.." Derinleştirdim.. "Ali, fanatikliğin son aşamasında bir Fenerbahçelidir. Hayatında tek ideali vardır, bir gün Fenerbahçe'ye başkan olmak.." dediler. Ali Koç'un Fenerbahçe'ye başkan olma amacını saygıyla karşılıyorum.. Ama eğitimine Şen/ Yıldırım ikilisi ile başlamış olması ve Aziz Yıldırım'ın yanında bu pozları büyük bir mutluluk ifadesi ile vermesini, Ali Şen ile ayni kapta görünmesini, taşıdığı Koç adından dolayı, hâlâ yadırgıyorum.. Emekli olmayan Koççuların büyük bir bölümünün de böyle düşündüğü izlenimim var.. Bakalım birisi konuşmayı deneyecek mi, bir gün?.. En az Ali kadar Fenerli olduğu halde, Galatasaray lisansı ve forması ile yarışacak kadar sportmen Holding Başkanı ve Ağabey Mustafa Koç, ne düşünüyor mesela?. Hıncal ULUÇ Maalesef Hıncal dan başka olayı didikleyen yok. Nrede Turgay Demirler, Nerede İlker Ateşler, Nerede Sanlı Sarıalioğlular, Nerede Kazım Kanatlar, Nerede Vedat Okyarlar..... |
HaberTurk'te sansür uygulaması.. mı?.. SÖYLENTİLER, Tuğrul Yenidoğan'ın programı devam ederken, Ali Koç'un Fenerbahçe'nin yönetimine girmesi ile başladı. Yenidoğan, Fenerbahçe ile ilgili çok konuşulan, çok tartışılan, gündem yaratan programlar yapıyordu. O sırada işlediği konu Fenerbahçe tarihi idi. Kuruluş yılları.. Başlangıçtaki ilginç başkanlar ve ünlü İşgal Kuvvetleri ile maçlar.. Harrington Kupası'nın bir zafer mi, yoksa utanç anıtı mı olduğunu tartışmaya açıyordu. Program Fenerbahçeliler arasında öfke yaratırken, fısıltı gazetesinden, Haber- Turk'ün Koç Holding ilanlarının Ali Koç'un talimatı ile kesildiği söylenmeye başladı. Ayni kulaklara, kanal patronu Ufuk Güldemir'in "Bizi susturmaya güçleri yetmez. Umurumda değil" dediği de iletildi. Söylentileri fısıltıdan çıkarıp, gündeme getirdik. Koç Holding açıklama yaptı. Böyle bir uygulama yoktu. Zaten Ali Koç'un Holding ilanlarını yönlendirme gibi bir pozisyonu da yoktu. Olay kapanır gibi olurken, hafta başında bomba patladı. Tuğrul Yenidoğan programına henüz başlamışken bir anons yaptı.. "Kanalda garip şeyler oluyor, reklam arası veriyoruz. Reklamlardan sonra burada olmayabilirim" dedi. Reklam bitti. Tuğrul yoktu. Program kesilmişti. Olaydan 20 dakika sonra İhlas Haber Ajansı ekipleri ordaydı. Çekimler yapıldı. Haber oluşturuldu ve orada kaldı. İnternet siteleri dahil olay hiçbir yerde yansımadı. Birisi affedersiniz, yellense, anında habere giren medya siteleri bu defa derin bir suskunluk içindeydi. Ertesi gün akşamüzeri nihayet Medyatava olayı anlattı. Sonra da gerçek ortaya çıktı. Tuğrul Yenidoğan programında bir kaset yayınlamaya hazırlanıyordu. Bu kaset, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın Cihan Oskay'la ilgili yaptığı açıklamaların doğru olmadığını kanıtlayacak görüntülere sahipti. Doğru söylemediği ortaya çıkacak Fenerbahçe Başkanı'nın büyük sıkıntılar içine gireceği açıktı. Ardından gene fısıltı gazetesi çalışmaya başladı. Koç Holding ilanları son zamanlarda HaberTurk'e misli ile gitmeye başlamış, direnç böyle kırılmıştı. Ardından yeni haber yayıldı. Olayı patlatan Star Televizyonu'nda, Serhat Ulueren'in elinde bir başka kaset vardı, ama Ulueren bu kaseti yayınlamıyordu. Aldığı tehditlerden ürkmüştü. Şimdi tüm bu söylentilerin hangisi doğru, hangisi yanlış bilmem mümkün değil. Bildiğim, ortamın, böylesi söylentilerin dinleyenlerin inanmasını sağlayacak kadar kirli olması.. Türk futbolu gerçekten çok ciddi bir soruşturmaya ve temizlenmeye, temize çıkmaya muhtaç.. Hıncal ULUÇ |
bizde öle ceza kesecek mert adam göremiyorum çünkü bu ülkede tarafsızlık ilkesi diye bir ilke sadece prosedürlerde kalmış bir ara bir yerde şöyle bir haber okumuştum aziz yıldırım doğan medya grubuyla bir anlaşma yapmış ve anlaşmaya göre hep aziz yıldırım kollanacak cihat oskayın bir sahtekar olduğunu kamuoyuna o şekilde lanse edilecek çıkın işin içinden çıkabilirsen bana kalırsa şerefli 2, liklerimizin şampiyonluk olarak dönmesini istiyorum |
susturdular adamı resmen,geçiştirmeye çalışıyorlar olayı |
Alıntı:
|
Türkiye`de Saat: 18:35 . |
Powered by: vBulletin Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2