![]() |
Adana Kentsel Alanda Yumurta Analizi G İ R İ Ş Son yıllarda, Türkiye’de yumurta üretimi hızlı bir şekilde artmakta, buna karşın yumurta talebi üretim artışına ayak uyduramamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak yumurta fiyatları yıllar itibarıyla re el olarak düşmektedir. Bu düşüşe yumurta tüketimindeki mevsimsel dalgalanma da eklenince,yumurta üreticileri ekonomik açıdan büyük güçlüklerle karşılamaktadırlar. Türkiye’de kişi başına yıllık ortalama yumurta tüketimi, gelişmiş ülkelerdeki kişi başına tüketimle karşılaştırıldığında düşük olduğu görülebilir. Ülkemizde yetersiz yumurta tüketimini dengeli beslenme için gerekli olan düzeye çıkarmaya, fiyat istikrarsızlığı ve re el olarak düşüşten kaynaklanan zararlardan üreticileri korumaya yön elik politikaların ortaya konulması açısından yumurta üretimine yön elik çalışmaların yanında tüketicilerin yumurta alım ve tüketim davranışlarına yön elik araştırmaların yapılması zorunlu görülmektedir. Oysa ülkemizde yumurta tüketimi ile ilgili çalışmalar yetersizdir. Bu çalışma bölgesel olmasına rağmen elde edilecek sonuçları itibarıyla ülke geneli içinde ışık tutacağı düşünülebilir. Bu çalışmada Adana kentsel alanda yumurta tüketiminde etkisi olduğu düşünülen tüketici özellikleri ve yumurta satın alımına ve tüketimlerine etkili olan zevk, tercih ve düşünceleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma Bulguları ve Tartışma Tüketicilerin Yapısı Bu bölümde Adana kentsel alanda örneğe giren ailelerin büyüklükleri,aile reislerinin eğitim ve gelir düzeyleri incelenmiştir. Görüşme yapılan ailelerin nüfus durumu çizelge ile gösterilmiştir. Çizelge 1. Anket Yapılan Ailelerde Nüfus Varlığı Ailedeki Birey Sayısı (Adet) Aile Sayısı (Adet) Oran (%) Aile Başına Ortalama Birey Sayısı (Adet) 1-2 25 10.0 1.9 3-4 126 50.4 3.6 5-6 77 30.8 5.5 7+ 22 8.8 8.0 Toplam veya Ort 250 100.0 4.4 Anket yapılan ailelerde ortalama birey sayısı 4,4 dür. Ailelerin %10.0 unda 1,9 %50,4 ünde 3,6, %30,8 inde 5,5 ve %8,8 inde ise 8.0 adet birey bulunmaktadır. Anket yapılan aile reislerinin %43,6 sı ilkokul veya daha düşük, %40,0 ı orta-lise %16,4 ü ise yüksek öğrenimlidir. Çizelge 2. Anket Yapılan Ailelerin Gelir Düzeyi Gelir Grupları (TL/YIL) Aile Sayısı (Adet) Oran (%) Ortalama Yıllık Gelir (TL/YIL) 89 35.6 1.620.000 127 50.8 4.710.000 34 13.6 11.262.000 250 100.0 4.501.20 Anket yapılan ailelerin yıllık gelirleri I.grupta 1.620.000 TL,II. grupta 4,710.000 TL,III. Grupta 1.262.000 TL, tüm aileler ortalaması ise 4.501.200 TL dır. Anket yapılan ailelerin yumurta satın alımıyla ilişkili olduğu düşüncesiyle ailenin hanımının ev kadınlığı dışında uğraşısının bulunup bulunmadığı da incelenmiştir. SAYI % Ev Kadınlığı Dışında Uğraşısı Bulunmayanlar 214 85.6 Ek İş Yapanlar 12 4.8 Dışarıda Çalışanlar 2 0.8 Çizelge 3. Anket Yapılan Aile Hanımlarının Ev Kadınlığı Dışında Uğraşının Bulunma Durumu |
Adana kentsel alanda anket yapılan ailelerin hanımlarının %85,6 gibi büyük bir çoğunluğunun ev kadınlığı dışında bir uğraşılarının olmadığı belirlenmiştir. Yumurta Satın Alımı Adana kentsel alanda anket yapılan aileler yıllık yumurta tüketimlerinin %91,9 unu satın alma yolu ile karşılamaktadırlar. Bu durum yumurta satın alımı ve tüketici davranışları açısından büyük önem arz etmektedir. Tüketicilerin yumurta satın alma sıklığı Çizelge 4. de incelenmiştir. Çizelge 4. Gelir Guruplarına Göre Yumurta Alım Sıklığı Ailelerin Yumurta Alım Sıklığı GELİR Haftada Bir Kez Haftada Birden Fazla 2 Haftada Bir Ayda Bir GRUPLARI Sayı % Sayı % Sayı % Sayı % I 49 38.0 35 31.8 3 42.9 2 50.0 II 63 48.9 58 52.7 4 57.1 2 50.0 III 17 13.1 17 15.5 0 0.0 0 0.0 Toplam 129 100.0 110 100.0 7 100.0 4 100.0 Ortalama 51.6 44.0 2.8 1.6 Anket yapılan ailelerin %51.6 sı haftada bir kez yumurta satın almaktadır. Haftada bir ve daha fazla sıklıkta yumurta sakın alan aileler toplam ailelerin %95,6 kadarını oluşturmaktadır. Bu durumun yumurtanın piyasadaki satış biçimine etki ettiği öne sürülebilir. Nitekim anket yapılan ailelerin %61,6 sı bir seferde ortalama 8 yumurta almaktadır. Bir seferde alınan ortalama yumurta sayısı 15 adettir. Bir seferde alınan yumurta miktarının bu kadar yüksekliği tüketicilerin satın alma alışkanlıklarından kaynaklanmaktadır. Ayrıca semt pazarlarında yumurta fiyatlarının daha ucuz olması ve köy yumurtasının da bulunabilmesi ve bazı kuruluşların (kamu ve özel üretici kuruluşlar) kendi satış birimlerinden 32 lik Violler ile piyasaya yumurta sunmaları bu duruma neden olarak gösterilebilir. Ailedeki birey sayısı ve yumurtanın semt pazarından satın alınması yumurta alım sıklığı üzerinde etkili olan diğer faktörlerdir. Ailelerin Yumurta Alım Sıklığı GRUPLARI Sayı % Sayı % Sayı % Sayı % 1-2 15 60.0 8 32.0 2 8.0 25 25.0 3-4 66 52.4 56 44.4 2 1.6 2 1.6 5-6 39 50.7 34 44.2 3 3.9 1 1.3 7+ 9 40.9 12 54.6 0 0.0 1 4.5 Çizelge 5. Ailedeki Birey Sayısına Göre Tüketicilerin Yumurta Alım Sıklığı Çizelge 5.de görüldüğü gibi ailedeki birey sayısı arttıkça yumurta alım sıklığı da artmaktadır. Yumurta alım sık lığı yumurtanın semt pazarından satın alınmasıyla yakından ilgilidir. (Çizelge 6.) Yumurtayı Pazardan Satın Alan Ailelerin Yumurta Alım Sıklıkları Haftada 1 kez 45 80.4 Haftada 1 den fazla 10 17.9 2 haftada bir 1 1.7 Toplam 47 100.0 Çizelge 6. |
Nitekim yumurta ihtiyaçlarını pazardan sağlayan ailelerde haftada bir kez yumurta alanların oranı %80,4 tür. Haftada birden fazla yumurta alanların oranı ise %17,9 dur. Bu da kimi ailelerin haftada iki ayrı semt pazarlarından yumurta aldığını göstermektedir. Bir seferde satın alınan yumurta miktarının semt pazarından ve perakendeciden alınma durumlarına göre dağılımı çizelge 7 de verilmiştir. Pazardan ve Perakendeciden Yumurta Alan Ailelerin Bir Seferde Satın Aldıkları Yumurta Miktarına Göre Dağılımları Bir Seferde Satın Pazardan Alan Perakendeciden Alan Alınan Yumurta Mik Aileler Aileler 1-10 53.6 95.8 11-20 26.8 4.2 21-30 17.9 0.0 31 + 1.7 0.0 Toplam 100.0 100.0 Çizelge 7. Pazardan yumurta alan ailelerin %53,6 sı bir seferde 1-10 yumurta satın alırken, perakendeciden yumurta alanların %95.8 i, 1-10 yumurta satın almaktadır. Bu da perakendecilerden yumurta alanların pazardan alış-veriş yapanlara göre bir seferde daha az yumurta aldıklarını göstermektedir. Ev hanımlarının ev kadınlığı dışında başka uğraşlarının bulunup bulunma ması ile pazardan yumurta satın alımı arasındaki ilişki de incelenmiştir. Buna göre alış-veriş yapanların % 83.9 unun ev kadınlığı dışında bir uğraşısı olmadığı belirlenmiştir. Bu oran örnekteki orana yakın olduğundan, ev kadınlığı dışında uğraşıya sahip bulunmama durumuyla pazardan yumurta satın alınması arasında bir ilişki bulunamamıştır. Yumurta Satın Almada Tüketici Tercihleri Yapılan anket çalışmalarında tüketicilerin yumurta satın alınlarında hangi özelliklerin tercih nedeni olduğuna ilişkin bilgiler derlenmeye çalışılmıştır. Adana kentsel kesiminde yumurta satın alımlarında köy yumurtasının tercih edilmesi yaygın bir tüketici davranışıdır. Nitekim anket yapılan ailelerin % 75,6 sı köy yumurtasını,%8,81 çiftlik yumurtasını tercih ederken %15,6 sı yumur ta tüketiminde çiftlik yada köy yumurtasının önemli olmadığını belirtmiştir. Köy yumurtası tercihinde eğitim ve gelirin etkili olmadığı belirlenmiştir. Buradan köy yumurtasının tercihinde tüketici alışkanlıklarının etkili olduğu söylenebilir. Köy yumurtasını tercih edenlerin 83.1 i neden olarak köy yumurtası renginin daha sarı ve koyu olması ve kokusunun hoş olmasını, %16,9 u ise bunun daha lezzetli ve taze olmasını ileri sürmüşlerdir. Bunun sonucu olarak da tüketicilerin %65,2 köy yumurtasını diğerlerine göre pahalı olsa bile tercih ettiklerini belirtmişlerdir. Yumurta satın alımında tüketici tercihlerinden bir diğeri ise yumurtanın bü yüklüğü ve rengidir. Anket yapılan ailelerin %58,8 i büyük, %26,0 ı orta,%1,2 si küçük yumurtayı tercih ederken, %14,0 u yumurta büyüklüğünün satın almada önemli olmadığını belirmişlerdir. Adana kentsel alanda tüketicilerin satın alımlarında yumurta rengini daha fazla önemsememektedirler. Tüketicilerin %14,4 u beyaz renkli, %33,6 sı kahve renkli yumurtayı tercih ederken diğerleri yumurta renginin önemli olmadığını belirtmişlerdir. |
Tüketiciler satın aldıkları yumurtanın markasına pek dikkat etmemektedirler (%81.2). Yumurta alırken markaya önem veren ailelerin bu davranışında gelirin etkili olduğu belirlenmiştir. Nitekim markaya önem verenlerin %8,5 i düşük gelir, %57,5 i orta gelir ve 34.0 i ise yüksek gelir grubundandır. Başka bir yaklaşımla, düşük gelir grubundaki ailelerin %4,5 i markaya önem vermektedir. Bu oran orta gelir grubunda %21,2 yüksek gelir gurubunda ise %47,1 e ulaşmaktadır. Yumurta Tüketimi Anket yapılan ailelerin yumurta tüketim miktarları, öğünlere, kişilere göre dağılımları ile bunların ne şekilde kullanıldığı incelenmiş ve tüketimin mevsimsel değişimi araştırılmaya çalışılmıştır. Haftalık yumurta tüketimi dağılımı çizelge 8 de verilmiştir. Ailelerin Haftalık Yumurta Tüketimleri Haftalık Yumurta Ortalama Haftalık Aile Tüketim Grupları Yumurta Tüketimi Sayısı % 1 <10 8 96 38.4 11-20 18 71 28.4 21-30 28 53 21.2 31.40 38 15 6.0 41+ 56 15 6.0 Ortalama ve Toplam 20 250 100.0 Çizelge 8. İncelenen ailelerde ortalama haftalık yumurta tüketimi 22 adettir. Haftada ortalama 8 yumurta tüketenler toplam ailelerin %38,4 ünü oluştururken, haftada 40 yumurtadan fazla tüketen aileler %6,0 oranındadır. Aile başına haftalık tüketilen yumurtanın %61,4 ü sabah kahvaltılarda tüketilirken %38,6 sı yemek, tatlı, pasta ve börek yapmak amacıyla kullanılmaktadır. Sabah kahvaltısında tüketilen yumurtanın %28,1 i erkekler, %37,2 si kadınlar ve %34,7 si çocuklar tarafından tüketilmektedir. Adana ilinde yumurta ile yapılan yemekler mevsimlere göre değişmektedir. Genellikle, kışın yumurtalı ıspanak veya çılbır, yazın ise menemen yada çılbır, yumurta ile yapılan başlıca yemek çeşitleridir. Bununla birlikte yumurta; kıyma, karnabahar, patates, makarna, sucuk, pastırma ile yapılan yemeklerde de kullanılmaktadır. Yumurta tüketimi mevsimlere göre önemli dalgalanmalar göstermektedir (Çizelge 9) Yumurta Tüketiminin Mevsimlere Göre Dağılımı (%) İlkbahar 32.8 27.2 40.4 Yaz 16.0 68.0 16.0 Sonbahar 36.8 16.8 46.4 Kış 86.0 1.6 12.4 Çizelge 9. Çizelgeden anlaşıldığı gibi yumurta tüketimi kış aylarında artmakta,yaz aylarında ise azalmaktadır. Yaz aylarında da çok yumurta tüketen ailelerin olmasının nedeni bu mevsimde yumurta fiyatlarının aşırı derecede düşmesi etkili olabilir. Ayrıca bu mevsimde ailelerin bazılarının tatillerini yaylalarda geçirmesi bu konuda etkili olmak tadır. Yumurtanın en fazla tüketildiği mevsimler sırasıyla kış, sonbahar, ilkbahar ve yazdır. Yumurta fiyatlarındaki dalgalanmanın da bu dağılıma uyduğu görülmektedir. Nitekim Akdemir (1987) tarafından Adana-İçel illerinde yapılan araştırmada üreticilerin yumurta satış fiyatlarının en düşük olduğu ayın Temmuz olduğu, bu ayda yumurta satış fiyatının yıllık ortalama satış fiyatının %30 altında olduğu, yumurta fiyatlarının en yüksek olduğu ayın ise yıllık ortalama satış fiyatının %26 üzerinde olarak Aralık ayı olduğu belirtilmiştir. Tüketicilerin Yumurta ile İlgili Düşünceleri Anket yapılan tüketicilerden yumurta ile ilgili bazı temel bilgiler hakkında düşünceleri alınarak çizelge 10 düzenlenmiştir. |
Doğru Yanlış Görüş Yok Yumurta İle ilgili Görüşler (%) (%) (%) Yumurta Sağlığa Faydalıdır. 4.4 2.0 3.6 Sindirimi Kolaydır 5.6 33.6 12.8 Hazırlanması Kolaydır 100.0 0.0 0.0 Yumurtalı Yemekler İştah Açıcıdır 75.2 12.4 12.4 Yumurtalı yemekler ucuzdur 63.2 27.6 9.2 Yumurta Besleyicidir 98.0 1.6 0.4 Yaşlılar çok yumurta yemelidir 12.0 76.4 11.6 Kışın yumurta iyi bir gıdadır 98.0 0.8 1.2 Çocuklar için yararlıdır 99.6 0.0 0.4 Yumurtanın kolesterolü yüksektir. 98.8 1.2 0.0 Çizelge 10. Tüketicilerin Yumurta İle İlgili Düşünceleri Tüketicilerin %94,4 ü yumurtanın sağlığa faydalı olduğu düşüncesindedir. Bu oran Belçika’da yapılan araştırmalarda Goffinet (1975) tarafından %70, Yan decatseye (1983) tarafından %75 olarak bulunmuştur. Goffinet (1975) in bildirdiğine göre orandaki bu düşüklüğün nedeni Belçika’da tüketicilerin %27 sinin hastalık nedeniyle kendi tüketimlerini kontrol çabasından kaynaklanmaktadır. Ailelerin %53,6 sı yumurta sindiriminin kolay olduğunu kabul etmekte,%12,8 i bu konuda görüşü olmadığını belirtmek e %33,6 sı ise bu görüşü reddetmektedir. Tüketicilerin hepsi yumurtalı yemeklerin hazırlanmasının kolay olduğunu kabul etmektedirler. Tüketicilerin tamamının yumurtayla hazırlanan bir yemek bil diklerini, zaman azlığı durumunda yumurtalı yemekleri tercih ettiklerini belirtmiş lerdir. Tüketicilerin %75,2 si yumurtalı yemeklerin iştah açıcı olduğunu kabul et miştir. Gelir grubu arttıkça yumurtanın iştah açıcı bir gıda olduğunu kabul edenlerin oranı da artmaktadır. Bu oran düşük gelir gurubunda % 65,1 ,orta gelir gurubunda %79,5 ve yüksek gelir grubunda ise %83,3 tür. Yumurtalı yemeklerin ucuz olduğu görüşünde olanların anket yapılan aile ler içindeki payı %63,2 dır. Goffinet (1975) bu oranı Belçika’da % 96 olarak bul muştur.Bu durum tüketicilerin satın alma güçlüklerindeki farklılıktan ileri gelmek tedir. Nitekim Adana’da kentsel alanda yapılan bu araştırmada, düşük gelir gurubundaki ailelerin %48,3 ü orta geliri grubundaki ailelerin %70,9 u, yüksek gelir grubundakilerin ise %73.5 i yumurtalı yemeklerin ucuz olduğunu belirtmişlerdir. Tüketicilerin büyük bir bölümü yumurtanın besleyici olduğu konusunda hem fikirdirler. Ancak tüketicilerin %76,4 ü yaşlıların fazla yumurta tüketmemesi gerektiği görüşündedir. Tüketicilerin tamamına yakını yumurtanın çocuklar için faydalı olduğunu düşünmekte ve %98,8 i her zaman evde yumurta bulundurmanın gerekli olduğunu belirtmektedir. Bu oran Belçika’da Goffinet (1975) tarafından %91,Yandecat seye (1983) tarafından ise % 94 olarak bulunmuştur. Anket yapılan ailelerin %78,0 sının yumurtada aşırı miktarda kolesterol bulunduğunu ve yumurtanın kandaki kolesterol düzeyini yükselttiğini bildirmişlerdir. |
Sonuç : Adana kentsel alanda tüketiciler, yumurtada kolesterolün yüksek oluşu ve bu nedenle yaşlılar tarafından fazla tüketilmemesi gerektiği dışında yumurta hakkında genellikle çok olumlu düşüncelere sahiptirler. Bu durum gelişmiş ülkelere göre oldukça düşük düzeyde olan yumurta tüketiminin artırılması olanaklarının bulunduğu göstermektedir. Nüfus ve gelir artışı sonucu ortaya çıkacak talep artışına ek olarak, tüketicilere uygun ambalajlar içinde, son kullanma tarihi de belirtilerek ve böylece tazeliği konusunda güvence verilerek yumurta sunulması ve reklam faaliyetlerine girişilmesi halinde önemli ölçüde talep artışı sağlamak mümkün görülmektedir. Yumurta üreticilerinin, üretimlerini artırma ve yumurta maliyetini düşürme uğraşlarının yanı sıra bu konuda da gayret sarf etmeleri gerekmektedir. Türkiye, dünyada yumurta üretimini artıran ülkelerin başındı gelmektedir. 1960-1984 döneminde yumurta üretimi dünyada ortalama 8 kat artarken Türkiye’de 3,8 kat artış göstermiştir. (Yurdakul ve Akdemir 1986) Yumurta üretiminde görülen bu gelişme beraberinde Pazar sorununu gündeme getirmiştir. Bu gün yumurta üreticilerinin başta gelen sorunlarından biri yumurta fiyatlarının yıl boyunca dalgalanması ve re el olarak düşme eğiliminde olmasıdır. Bu durum yumurta üretim ekonomisinde olduğu gibi tüketim ekonomisinde de çalışmalarının yapılmasını gerekli kılmaktadır. Yumurta tüketimine yön elik çalışmalar ülke ekonomisi açısından önem taşıyan bir konudur. Çünkü üreticinin üretim faaliyetleri sonucu elde ettiği sonucu değer fiyatına satabilmesi iyi bir pazarlama sistemiyle gerçekleşebilmektedir. Ayrıca talep projeksiyonlarının belirlenmesi buna bağlı olarak yumurta üretiminin planlanabilmesi ve bu amaçla etkin bir politikanın izlenebilmesi ve bir fiyat tüketim esneklikleri, tüketim alışkanlıklarındaki değişime nüfus artış hızı gibi fak törlerin yanı sıra yumurtanın gelir tüketim esnekliğinin belirlenmesi de zorunludur. Bunun yanında konu ile ilgili yapılan çalışmaların belirli dönemlerde yenilenmesi de gerekmektedir. Ülkemizde yumurtanın gelir tüketim esnekliğine yönelik çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Bu konuda yapılan çalışmalar aşağıda özetlenmiştir. Tarım Bakanlığı’nca yapılan bir araştırmada D.İ.E. tarafından ve çeşitli il leri kapsayan tüketim harcamaları anket sonuçları esas alınarak kentsel alanlarda yumurtanın ge lir tüketim esnekliği;süt,süt mamulleri ve yağlarla birlikte olmak üzere hesaplanmıştır. (Tarım Bakanlığı 1971) Yurdakul (1981, Adana’da hayvansal gıdalar yanında yumurtanın da gelir harcama esnekliğini,gelir grupları itibarı ile belirlemiştir) Tarım Bakanlığı (1987,Adana,Ankara İzmir illerini kapsayan gıda tüketimi ve beslenme konusunda yaptığı diğer bir araştırmada bazı ve besinler ve gıdalar yanında yumurtanın gelir tüketim esnekliği incelenmiştir. |
Materyal ve Metot; Araştırma verileri Adana merkez ilçesi kentsel alandaki sitelerde anket yönetimi ile elde edilmiştir. Ailelerin ankete eşit olarak girme şansı sağlamak amacıyla Adana ili sosyoekonomik yapıya da dikkat edilerek 7 bölgeye ayrılmıştır. Bu bölgelerde yaşayan nüfus miktarları öğrenilerek her bölgeden nüfus miktarına uygun olmak koşulu ile örnek seçilmiştir. Örnek sayısının belirlenmesinde benzer araştırmalardan (Russel, 1965, Işıklı, Yeterli olacağı düşünülmüştür.) Tesadüfen seçilen ailelerden anket aracılığı ile son bir aydaki ortalama geliri ve yumurta tüketimine ait bilgiler elde edilmiştir. Anket çalışması 1-31 Ocak 1989 tarihlerinde iki araştırıcı tarafından yürütülmüştür. Araştırmada ailelerin yıllık yumurta tüketim miktarları ile yıllık gelirleri arasındaki ilişkiyi veren tüketim fonksiyonu hesaplanmaya çalışılmıştır. Hesaplamalarda çeşitli tüketim fonksiyonlarından yarar lanmak olasıdır. Bu çalışmada özellikle gıda maddeleri tüketim analizlerinde iyi sonuçlar verdiği bildirilen (Goreux, 1960 FAO, 1971) bilogaritmik, Semilogarit mik ve Lagoritmik İnvers Fonksiyonları denenmiş ve istatistiği kontroller yapıldıktan sonra Lagoritmik İnvers Fonksiyonunun ailelerin geliri ile yumurta tüketimi arasındaki ilişkiyi diğerlerine göre daha iyi verdiği saptanmıştır. Araştırma Bulguları ve Tartışma; Tüketicinin Yapısı; Adana ili kentsel alanda yumurta tüketiminin gelirle ilişkisine yönelik bu çalışmada örnek olarak seçilen 250 aile yıllık gelirleri esas alınarak üç gruba ayrılmış ve elde edilen veriler hem ailelerin tümü için,hem de her gelir grubunda yer alan aileler için ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Çizelge 1 de gelir grupları ile her gelir grubunda yer alan aile sayısı, aile başına ortalama gelir ile ailelerdeki ortalama çocuk ve ortalama birey sayısı gösterilmiştir. Çizelge 1. Anket Yapılan Ailelerin Bazı Özellikleri Yıllık Gelir Aile Toplam Aile Başına Aile Başına Ailedeki Grupları Sayısı Örnek Yıllık Orta Ortalama Ortalama (Adet) İçindeki lama Gelir Çocuk Say. Birey Say I-< 240000 89 35.6 1.620.000 1.6 4.6 II-24000<720000 127 50.8 4.710.000 1.3 4.4 III-720000 + 34 13.6 11.262.000 0.9 4.0 Toplam -Ort 250 100.0 4.501.200 1.4 4.4 İncelenen ailelerin yıllık ortalama gelirleri 1620000 TL-11262000 TL arasında değişmek üzere ortalama 4501200 TL dır. Aile başına düşen ortalama çocuk ve birey sayısı gelir artışına bağlı olarak azalma göstermekte olup aile başına ortalama çocuk sayısı 1,4 birey sayısı 4,4 adettir. Yumurta Tüketimi; İncelenen ailelerin yumurta tüketimleri, ailelerin yıllık gelirleri, birey sayı ları ve aile reisinin eğitim düzeyleri dikkate alınarak analiz edilmiştir. Yumurta Tüketimi Gelir İlişkisi; Anket yapılan ailelerdeki yıllık yumurta tüketiminin gelir gruplarına göre dağılımı Çizelge 2 de verilmiştir. Aile Başına Kişi Başına Aile Başına Yıllık Yumurta Gelir Grupları Ortalama Yılda Orta- Yılda Orta- Harcamasının Yumurta lama Yumur- lama yumur- Aile Gelirine Tüketimi ta Tüketimi ta Harcamaları Oranı % (Adet) (Adet) I 622.2 153.2 68442 4.2 II 1216.8 276.6 138848 2.8 III 1383.2 345.8 152152 1.4 Ortalama 1029.6 234.3 113256 2.5 Çizelge 2. Anket Yapılan Ailelerdeki Yıllık Yumurta Tüketimi Anket yapılan ailelerde yılda ortalama yumurta tüketimi gelir grupları itibarı ile artış göstermekte olup tüm aileler ortalaması 1029.6 adettir. Adana ilinde yapılan bir çalışmada bu diğer 1977 yılı itibarıyla 445,5 olarak hesaplanmıştır (Yurdakul 1981) Aile başına yıllık yumurta tüketiminde 12 yılda görülen 2,3 kat farklılığın nedeni giderek yumurta fiyatlarının re el olarak gerilemesi ve gelir artışından kaynaklanmaktadır. Ayrıca bu çalışmada yumurta tüketiminde sadece satın alınan yumurta değil, aynı zamanda köyden gelen ya ailenin bizzat ürettiği yu murta da dahil edilmektedir. Buna ek olarak çalışmanın yumurta tüketimin yoğun olduğu bir dönemde yapılmış olması da tüketim rakamının yüksek çıkmasına neden olmuştur. |
Kişi başına yıllık yumurta gelir gruplarına göre 153.3 ile 345,8 arasında değişmek üzere ortalama 234,3 adettir. DPT verilerine göre Türkiye genelinde bu değer 1983 yılı için 97,2 adet (5,4 kg .olup)1989 yılı hedefi 126 adettir. (7,0 kg),(DPT 1985-1989) Anket yapılan ailelerin yumurta tüketiminin satın alınan miktarı ile köyden gelen dahil evde üretilen miktarına göre dağılımı çizelge 3.de verilmiştir. GELİR GRUPLARI Köyden Getirilen Veya Evde Üretilen Yumurta Sayısı (Adet) Ailenin Toplam Yumurta Tüketimine Oranı (%) I 98.8 15.9 II 88.4 7.3 III Ortalama 10.4 83.2 0.8 8.1 Çizelge 3. Anket Yapılan Ailelerde Yumurta Tüketiminin Kaynağına Göre Dağılımı Gelir düzeyi düşük aileler yumurta ihtiyaçlarının % 15,9 unu köydeki ak rabalarından veya evlerinin bahçelerinde bulunan kümeslerden sağladıkları halde gelir düzeyi yüksek aileler yumurta ihtiyaçlarının tamamına yakınını satın almak tadırlar. Adana ili kentsel alandaki kişi başına yıllık yumurta tüketimi AT ülkelerinde 1985 yılı itibarıyla kişi başına düşen ortalama yıllık yumurta tüketimi 254 adet iken bu miktar İtalya’da 203.0 ,Yunanistan’da 207, Fransa’da 280 ve Alman ya’da 306 dır. (Yurdakul ve Erat 1988) Araştırmada bulunan kişi başına ortalama yıllık yumurta tüketiminin AT ortalama benzerlik göstermesi burada sadece kentsel alanı dikkate alınmasındandır. Kırsal alanda dikkate alınır ise bu rakamın düşeceği söylenebilir. Yumurta tüketim miktarı ile gelir arasındaki ilişkiyi en iyi şekilde açıklayan Logaritmik İnvers Fonksiyonu aşağıda verilmiştir. 617881 Log Y = 3.1445 ------------- R² = 0.3243 X X = Aile Başına Yıllık Ortalama Gelir Y = Aile Başına Yıllık Yumurta Tüketimi Araştırma alanında yumurtanın gelir esnekliği 0.137 olarak bulunmuştur. Gelir Grupları Gelir Tüketim Esnekliği Marjinal Tüketim Eğilimi I 0.381 0.00014649 0.131 0.00003391 0.055 0.00000674 0.137 0.00003140 (Çizelge 4) En düşük gelir grubunda 0.381 olan yumurtanın gelir tü ketim esnekliği gelir ar tışına bağlı olarak düşüş göstermiş ve en yüksek gelir grubunda 0.055 olarak bulunmuş tur. İncelenen tüm ailelerde yumurtanın gelir tüketim esnekliği ise 0.137 dır. Başka bir deyişle Adana ilinde tüketicilerin gelirleri ortalama %10 oranında artarsa yumurta tüketimlerinin %1.4 oranında artması beklenebilir. Adana ilinde yapılan araştırmalarda yumurtanın gelir harcama esnekliğini (Yurdakul , 1984) gelir gruplarına göre 1977 yılında Tarım Bakanlığı (1987) tarafından 1984 yılında yapılan çalışmada yumurtanın gelir tüketim esnekliği Adana ’da 0.633,Türkiye genelinde ise 0.610 olarak bulunmuştur. Araştırmada bulunan sonuçların farklı olmasının en önemli nedeni son yıl larda yumurta fiyatlarındaki reel gerileme ve bunun sonucu olarak tüketimdeki artıştır. Yumurta fiyatlarındaki gerileme sonucu tüketim artışı,gelir-tüketim esnek liğinin düşmesine yol açmıştır. Adana ilinde 1975-1986 döneminde yumurtanın perakende fiyatları çizelge (5) de gösterilmiştir. Yıllar Yumurta Fiyatı (TL) Endeks 1975=100 1975 59.2 100.0 1976 62.8 106.1 1977 50.6 85.5 1978 48.4 81.8 1979 49.3 83.3 1980 36.3 61.3 1981 44.1 74.5 1982 42.3 71.5 1983 40.4 68.2 1984 42.6 72.0 1985 35.5 60.0 1986 35.0 59.1 Çizelge 5.Yıllar itibarıyla Adana İlinde Yumurtanın Perakende Fiyatlarının Gelişimi (1986 yılı fiyatlarıyla) |
Kaynak DİE,(Çeşitli Yıllar) İstatistik Yıllığı Çizelgede görüldüğü gibi 1986 yılı fiyatlarıyla 1975 yılında 59.2TL olan yumurtanın fiyatı 1975 yılında 62.90 TL ye yükselmiş,daha sonraki yıllar ise devamlı düşüş göstererek 1986 yılında 35 TL olarak gerçekleşmiştir. Herhangi bir malın fiyatı düştüğünde onun gelir tüketim esnekliği de düşüş göstermesi doğaldır. Adana kentsel alanda yumurtanın marjinal tüketim eğilimi ise 00003140 olarak bulunmuştur. (Çizelge 4.de) Buna göre Adana kentsel alanda tüketicilerin ortalama 100.000 TL artması durumunda aile başına ortalama yıllık yumurta tüketimlerinin 3,1 artması beklenir. Burada dikkati çeken nokta söz konusu gelir artışının düşük gelir grubundaki ailelerin yıllık yumurta tüketiminde 14,6 adetlik yumurta tüketimi artışı sağlarken yüksek gelir grubundaki ailelerde 1 adetlik yumurta tüketim artışı bile sağlamamasıdır. İncelenen ailelerde yumurta tüketiminde görülen farklı lığın %32.43’ü gelir farklılığından kaynaklanmaktadır. (Yurdakul 1981) %24 Tarım Bakanlığı (1987)%15,3 olarak hesaplanmıştır. Yumurta Tüketimi ile Aile Reisinin Eğitim Düzeyi ve Ailedeki Nüfus Varlığı ilişkisi İncelenen ailelerin yıllık yumurta tüketimlerinde görülen farklılığın %32’ si, % 43’ünün gelir farklılığından ileri gelmesi üzerine tüketimde etkili olma olasılığı olan ailede ki nüfus varlığı ile aile reisinin eğitim düzeyi de incelenmiştir (Çizelge 6 ve 7) de. Gelir Grupları Nüfus Varlığı Aile Sayısı Yumurta Tüketimi (Adet) (Adet) (%) Aile Başına Kişi Başına (Adet) (Adet) 1-2 10.0 4.0 8.4 4.4 I 3-4 36.0 14.4 10.5 3.1 5-6 34.0 13.6 13.7 2.5 7+ 9.0 3.6 16.0 2.1 II 1-2 11.0 4.4 12.4 6.2 3-4 71.0 28.4 20.2 5.9 5-6 33.0 13.2 31.2 5.7 7+ 12.0 4.8 30.4 3.8 III 1-2 4.0 1.6 16.5 11.4 3-4 19.0 7.6 26.8 7.7 5-6 10.0 4.0 30.8 5.6 7+ 1.0 0.4 20.0 3.0 Çizelge 6. Nüfus Varlığının Ailenin Haftalık Yumurta Tüketimine Etkisi Gelir Grupları Eğitimi Aile Sayısı Yumurta Tüketimi (Adet) (%) Aile Başına Kişi Başına (Adet) (Adet) I İlkokul 59 23.5 11.5 2.6 Orta-Lise 27 10.8 13.1 3.2 Yüksekokul 3 1.2 13.3 3.5 II İlkokul 48 19.2 22.4 4.8 Orta-Lise 54 21.6 24.8 6.0 Yüksekokul 25 10.0 22.2 5.6 III İlkokul 2 0.8 30.0 5.0 Orta-Lise 17 6.8 27.3 8.2 Yüksekokul 15 6.0 25.3 6.9 Çizelge 7. Aile Reisinin Eğitim Düzeyinin Ailenin Haftalık Yumurta Tüketimine Etkisi Aile Reisinin Etkisi Aile Reisinin eğitim düzeyi ile aile ve kişi başına haftalık yumurta tüketimi düzensiz dağılım göstermiştir. Adana Kentsel Alanda Yumurta Tüketiminin Gelişimi Uzun dönemde yumurta tüketimini artıran faktörlerin başında nüfus ve kişi başına düşen gelir artış hızları gelmektedir. Adana kentsel alanda nüfus 1965-1985 döneminde yıllık ortalama %5.06 oranında artmıştır. Adana ilinde Beşer Yıllık dönemler itibarıyla yıllık nüfus artış hızları ise; 1965-70 döneminde %3.67,1970-1975 döneminde %6.47 1975-1980 dönemin de %3.86 ve 1980-1985 döneminde %6.23 olarak hesaplanmıştır (Çizelge.8) Yıllar Kent Nüfusu Yıllık Ortalama Nüfus Artış Hızı (%) 1965 289.919 - 1970 347.454 3.67 1975 475.384 6.47 1980 574.515 3.86 1985 777.554 6.23 Kaynak : DİE, (Çeşitli Yıllar) Nüfus Sayımı Sonuçları Çizelge 8. Adana Kentsel alanda nüfusun gelişimi Adana kentsel alanda nüfus artış hızının 1980-1985 döneminde olduğu gibi devam etmesi halinde nüfusun 1995 yılın da 1422992,2000 yılında 1925034, 1965-1985 döneminde olduğu gibi devam etmesi durumunda 1995 yılında 1,273,810 ve 2000 yılında 1,630,391 adede ulaşacağı hesaplanmıştır. Kişi başına düşen gelirdeki artış hızı yok kabul edilse dahi Adana Kentsel alan da kişi başına yumurta talebinin %5.06- %6.23 oranında artış göstermesi beklenmektedir. Kişi başına gelir artış hızının % 3 olacağı kabul edilirse Adana ilinde yumurta talebinin, gelir artışının da artı etkisiyle %5.5-6.6 arasında artış göstermesi tahmin edilmektedir. |
DÜNYADA TAVUKÇULUK SEKTÖRÜNDEKİ GELİŞMELER Özellikle son yıllarda Türkiye’de ve Dünyada tavukçuluk sektöründe hızlı bir gelişme gözlenmiştir. 1960-1984 döneminde tavuk eti üretimini en hızlı artıran ülkeler sırası ile Japonya (18,5 kat), Brezilya (9.9 kat), İran (9,6 kat) ve Türkiye (5,6 kat) olmuştur. (Ek-1) Ülke gruplarında ise üretim artışı gelişmiş ülkelerde 2,26 kat, gelişmekte olan ülkelerde 5,30 kattır (ek-2) Dünyada yumurta üretim artışının en fazla olduğu ülkeler İran,Türkiye, SSCB ve Brezilya olup bunların 1961- 1965 ortalamasına göre 1984’deki üretim artışları yine aynı sıra lama ile 5,40;3,82;2,70 ve 2,46 kat şeklindedir. (Ek-3) Gelişmekte olan ülkeler,gelişmiş ülkelere göre yumurta üretimini daha hızlı arttırmışlardır (ek-4). 1974-1983 döneminde dünya tavuk eti ithalatının 3 kat arttığı,bu artışta Asya Ülkelerinin büyük payının olduğu görülmüştür.(Ek-5) Tavuk eti ihracatında ise pazarı ithalata göre daha bir yoğunluk kapsadı ğı saptanmıştır. Dünya yumurta ihracatı tavuk eti ihracatının gösterdiği gelişmeyi göstermemiştir. Yumurta ihracatında Avrupa Ülkelerinin payı çok önemlidir Yılla ra göre bir azalma gözlenmekle birlikte Avrupa ülkeleri dünya yumurta ihracatının %80’inden fazlasını gerçekleştirmişlerdir (ek -7).Yumurta ihracatında önemli bir yeri bulunan Avrupa Ülkeleri aynı zamanda önemli ithalatçılardır. Bununla birlik te dünya yumurta ithalatın da Cezayir, Mısır, İran, Irak, Ürdün, Kuveyt, Suudi Arabistan ve B.A. Emirliğinin pay larının giderek arttığı gözlenmiştir.(Ek-8) 1950’li yıllara doğru ABD’den yayınlanan bir modele göre dünyada avlu tavukçuluğundan bugün anladığımız avlu yetiştirme sistemine geçilmeye başlanmış tır. Malas sis (1979) e göre özellikle fakir aile işletmelerinin bulunduğu bölgelerde endüstrileşmiş tavukçuluğun gelişimi gizli işsizliği önlemiş ve ailelerin gelirini arttırmıştır. Dünya tavukçuluğunda sözü edilen bu değişim ülkemizde 1960’lı yıl lardan itibaren gözlenmeye başlanmıştır. Genelde tüm dünyada olduğu gibi ülke mizde de üretimin sanayileşmeye uygun olması, yemden yararlanılma oranının yüksek olması (Gürsoy,1976) kısa sürede üretime geçebilme olacağının bulunması ve senenin çoğu günlerinde sürekli ürün elde edilmesi gibi nedenlerle, tavukçu luk sektörü diğer hayvancılık sektörlerine göre plan hedeflerini de aşarak hızlı bir geliş göstermiştir. Nitekim genel olarak hayvansal ürünlerde 1972-1977 döne minde yıllık ortalama üretim artışı %4,9 iken bu oran yumurta üretiminde % 9,3 tavuk eti üretiminde ise %7.9 olarak gerçekleştirilmiş tir. (DPT,1963-1978) Ülkemiz tavukçuluk sektöründe gözlenen söz konusu gelişme bu yazıda açıklanmaya çalışılacaktır. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için ülkemiz tavukçuluk sektöründeki gelişim, bir yandan dünya tavuk ürünleri üretimindeki, diğer yandan ise dün ya tavuk ürünleri dış ticaretindeki gelişmelerle karşılaştırılmalı olarak incelenecektir. Ayrıca tavuk ürünlerinin insan beslenmesinde önemli olan hayvansal proteinlerin kaynağını oluşturmaları nedeniyle konu dünya gıda üretimi açısından da değerlendirilecek tir. Dünya Nüfusu ve Gıda Maddeleri Üretimindeki Gelişmeler Dünya nüfusu hızlı bir değişim göstermektedir. Bu değişme hızlı nüfus artışı yanında nüfusun gelişmiş ve geri kalmış ülkelere dağılımı bakımından da önemlidir. Dünya nüfusunun bu gelişimini aşağıda olduğu gibi özetlemek olmasıdır. Dünya nüfusu 1950 yılında 2,5 milyar iken 1960 yılında yaklaşık 3 milyara, 1970 de 3,6 milyara,1980 de 4,4 milyara, 1985 de ise 4.8 milyara ulaşılmıştır. 1990 da 5.3,2000’li yıllarda ise 6,3 milyarlık bir dünya nüfusu tahmin edilmektedir. (FAO,1960-1985). Dünya nüfusundaki bu artış hızı, gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkelere göre farklı oranlarda seyretmektedir Nitekim, gelişmiş ülkelerde belirtilen dönemlerde nüfus 1,5 kat artmış iken gelişmekte olan ülkelerde yaklaşık 2,5 kat art mıştır.Bunun doğal sonucu olarak da 1950 de dünya nüfusunun %33,8 i gelişmiş %66,2 si gelişmekte olan ülkelerde yaşarken gerçekleşmiştir. 2000 yılında ise dünya nüfusunun yaklaşık 1/5’nin gelişmiş,diğer bölümünün gelişmekte olan ülke lerde yaşayacağı tahmin edilmektedir. (FAO, 1960-1985) |
Dünya nüfusundaki gelişmekte olan ülkelerin aleyhine olan bu değişim özellikle bu ülkeleri gıda üretimini arttırma yönünde çalışmaya yöneltmiştir. Bunun sonucu olarak da dünya gıda üretimi 1974-1976 yılları baz alındığında, 1984 de 1,22 kat artarken gelişmiş ülkelerde 1,15, gelişmekte olan ülkelerde 1,33 kat artmıştır. (FAO,1960-1985) Gıda üretiminde gözlenen bu gelişmeye tavukçuluk sektörünün katkısının ne olduğuna bakmak gerekir. Dünya Tavukçuluğunun dinamik Gelişmeler İstatistiksel veriler, dünya tavukçuluk sektörünün dinamik bir gelişme gösterdiğini açıklamaktadır. Lapierre (1984) bu gelişimi şu şekilde vurgulamaktadır. “ Tavukçuluk ile devrim kelimelerinin birlikte kullanılması çok sık rastlanılan bir durumdur. Otuz yıldan beri,dünyadaki tavukçuluğun yayılım ve gelişiminin bir devrim niteliği taşıdığı kuşkusuzdur”. İşte dünya tavukçuluk sektörü için sözü edilen bu gelişme burada “tavuk eti” ve “yumurta” yönünden ele alınacaktır. Çünkü, bu iki ürünün üretimindeki gelişmeler farklı bir görünüm taşımaktadır. Tavuk Eti Üretimindeki Gelişmeler Dünya tavuk üretimindeki gelişim durumu (ek-1) de gösterilmiştir. 1960’ lı yıllarda 11.728 bin ton olan dünya tavuk eti üretimi 2,54 kat artarak 1984’de 29,808 bin tona ulaşmıştır. Dünya tavukçuluğunda gözlenen bu gelişme ülkelere/ ülke gruplarına göre belirgin bir farklılık göstermiştir Belirtilen dönemde tavuk eti üretimini en hızlı artıran ülkeler sırasıyla Japonya (18.5 kat),Brezilya (9,9 kat) İran (9,6 kat) ve Türkiye (5,6) kat olmuştur. Ülke gruplarında ise üretimin gelişmiş ülkelerde 2,26 kat, gelişmekte olan ülkelerde 5,30 kat şeklinde gerçekleşmesi,gelişmekte olan ülkelerin bu sektöre göre daha fazla önem verdiğini göstermektedir. Nitekim , bu ülkelerin dünya tavuk eti üretimine katkıları oransal gittikçe artmaktadır. Dünya tavuk üretiminde ülkelerin almış oldukları payları incelediğimizde 1960 ’lı yıllarda dünya tavuk eti üretiminin %43,1’nin Kuzey Amerika (ABD, % 38,2) , % 20’8’inin Avrupa (Fransa %4.2), %20.9’unun Asya (Türkiye %0.4), %3,5’ inin Güney Amerika, % 3.2’sinin Afrika,%1’inin Okyanusya; %6,4’ünün SSCB tarafından gerçekleştirildiğini görmekteyiz. Gelişmişlik kavramına göre durum incelendiğinde gelişmiş ülkelerin dünya tavuk eti üretiminin %70,6’sını gelişmekte o lan ülkelerin ise %29.4’ ünü sağladıkları ortaya çıkmaktadır (Ek-2) 1980’li yıllara gelindiğinde (1984), ülkelerin dünya tavuk eti üretimine katkıları büyük ölçüde değişmiştir. Kuzey Amerika’nın payı %29,7’ye (ABD % 24.8) düşerken,Afrika’nın payı %5.2’ye Güney Amerika’nın payı %10’a ,Avru panın payı % 25,2 ye Güney Amerika’nın payı %10’a ,Avrupa’nın payı % 25.2 ye, SSCB’ nin %9.2’ye Türkiye’nin payı %0.9’a yükselmiş;Asya ve Okyanusya ’nın üretim payları hemen he men aynı kalmıştır. (Ek.2) |
Analizimizi ülke gruplarına göre yaptığımızda yukarı da sözünü ettiğimiz gelişmelerin doğal sonucu olarak,gelişmiş ülkelerin dünya tavuk eti üretiminden aldıkları payın giderek azaldığı,buna karşılık gelişmekte olan ülkelerin bu üretimden daha fazla pay almaya başladıkları dikkati çekmektedir (Ek.2) Yumurta Üretimindeki Gelişmeler Yumurta üretimindeki gelişme hızı,tavuk eti üretimine göre daha az,buna karşılık toplam gıda üretimine oranla daha hızlı olmuştur. Ek 3’de yumurta üretimindeki gelişme ülkelere/ülke gruplarına göre incelen miştir 1960’lı yıllarda 16.333 bin ton olan dünya yumurta üretimi, 1984 yılında 1.81 kat ar tarak 29.473 bin tona ulaşmıştır. Üretim artışının en fazla olduğu ülkeler,İran,Türkiye SSCB ve Brezilya olup bunların 1961-1965 yıllarına göre 1984’ deki üretim artışları,yine aynı sıralamayla 5.40, 3.82, 2.70 ve 2.46 kat şeklindedir. Sözü edilen bu gelişmeyi,ülke gruplarına göre incelediğimizde,gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkelere göre yumurta üretimlerini daha hızlı artırdıkları gözlenmektedir Böyle bir gelişme ülkelerin dünya yumurta üretiminde aldıkları payların değişmesine yol açmıştır. Bu durumu Ek-4 den izlemek mümkündür. Buna göre 1960’lı yıllarda dünya yumurta üretiminde Avrupa %28.8,Asya %26.4 Kuzey Amerika %27.2, SSCB %9.5, Afrika % 2.6, Güney Amerika %4.3, Okyanusya %1.2’lik bir paya sahipken 1984’de Avrupa’nın payı %24.8’e Kuzey Ameri ka’nın payı %18.5 ’e Okyanusya’nın payı %0.9’a düşmüş;Afrika,Asya, Güney Amerika ve SSCB’nin paylarında hızlı bir artış görülmüştür. Bu durum, ülke gruplarına göre incelendiğinde 1960’lı yıllarda dünya yumurta üretiminin %70.2’sini gelişmiş,%29.8 ini gelişmekte olan ülkeler gerçekleştirirken bu rakamlar 1984 yılında, gelişmekte olan ülkelerin lehine olarak sırasıyla %63.0 ve %37.0 olarak değişmiştir. Acaba dünya tavuk eti ve yumurta üretiminde gözlenen gelişme, bu ürün lerin dış ticaretini nasıl etkilemiştir? Tavuk Eti Dış Ticaretindeki Gelişmeler Dünya tavuk eti dış ticaretinin yapısı ve gelişimi Ek-5 in yardımıyla açıklanacaktır. Ek-5’in incelenmesinden; · Her şeyden önce, dokuz yıllık dönemle dünya tavuk eti dış ticaretinin üç kat arttığı, · Bu gelişmede Asya ülkelerinin büyük payı olduğu · Tavuk eti ithalatında yeni ithalatçı ülkelerin oluş tuğu ve bu ülkelerin Cezayir,Mısır,İran,Irak,Kuveyt Suudi Arabistan ve Yemen gibi İslam ülkelerinin olduğu, · Sözü edilen ülkelerin yanında diğer geleneksel ithalatçı, ülkelerin bu gelişmede etkileri oldukları ve bu ülkelerin Hong-Kong,Kanada, Japon ya ve Almanya’nın olduğu; · Gelişmiş ülkelerin dünya tavuk eti ithalatındaki paylarının %8.2’ den %53.9’a yükseldiği ve bunda da petrol üreten ülkelerin paylarının büyük olduğu gözlenmiştir. · Gelişmiş ülkelerin dünya tavuk eti ithalatındaki payının %75.5’ten %31.1 ’e düştüğü,Durumu ihracat yönünden incelediğimizde pazarın ithalata göre daha bir yoğunluk kazandığını görürüz. Ek 6’nın incelenmesi sonucunda, 1983 yılı itibarıyla gelişmiş ülkelerin dünya tavuk eti ihracatının %61.6’sını gerçekleştirdiği ortaya çıkmaktadır. İhracatçı ülkeleri yıllar itibarıyla, dünya tavuk eti ihracatındaki paylarının gelişimine göre sınıflandırdığımızda, Brezilya ve Fransa’nın paylarının arttığı, ABD ve Macaristan’ın paylarının azaldığı sonucuna varırız. |
İhracatçı ülkeleri yıllar itibariyle, dünya tavuk eti ihracatının paylarının gelişimine %61.6’sını gerçekleştirdiği ortaya çıkmaktadır. İhracatçı ülkeleri yıllar itibariyle, dünya tavuk eti ihracatındaki paylarının gelişimine göre sınıflandırdığımızda, Brezilya ve Fransa’nın paylarının arttığı, ABD, Hollanda ve Macaristan’ın paylarının azaldığı sonucuna ulaşırız. Bu tablodan çıkarılabilecek önemli bir sonuç da, 1974 yılında dünya tavuk eti ihracatında yeri bulunmayan Brezilya’nın bugün önemli ihracatçı ülkelerin başında (Fransa’dan sonra ikinci sırada) yer almaktadır. Bu da tavukçuluk sektöründeki gelişmenin hızlılığını (Kolaylığını) göstermektedir. Tavuk eti ihracatını ülke gruplarına göre gözden geçirdiğimizde,pazara açık gelişmekte olan ülkelerin gittikçe daha önemli bir konuma sahip olmaya başladıklarını görürüz. Pazara açık gelişmiş ülkeler 1974 yılı itibarıyla dünya tavuk eti ihracatının %75.3’ünü gerçekleştirmişler, pazara açık gelişmekte olan ülkeler ise bu ticarette yer alamamışlardı. Bu gün ise tavuk eti ihracatının %61.6’sını gelişmiş ülkeler alırken gelişmekte olan ülkeler %19.6’lık paya sahip olmayı başarmışlardır. Yumurta Dış Ticaretindeki Gelişmeler Dünya yumurta dış ticareti tavuk eti dış ticaretinin gösterdiği gelişmeyi göstermemiştir. Yumurta dış ticaretinde Avrupa ülkelerinin payı çok önemlidir. Yıllara göre bir azalma göstermekte birlikte Avrupa ülkeleri dünya yumurta ihracatının %80’inden fazlasını gerçekleştirmişlerdir. (ek-7) Buna karşılık Asya ülkeleri özellikle Çin, yumurta ihracatını arttırarak dünya pazarında önemli bir paya sahip olmuşlardır. (Ek-8) Yumurta ihracatının yapısını ortaya koymaktadır. Yumurta ihracatında önemli bir yeri bulunan Avrupa ülkeleri ayrıca önemli ithalatçılardır. Fakat bu önemlilik günümüze geldiğinde gittikçe azalmaktadır. Nitekim 1974 yılında dünya yumurta ithalatının %74,2 sini gerçekleştiren Avrupa, bu gün 55,7’sini gerçekleştirmiştir. Dünya yumurta ithalatında payı giderek azalan ülkeler olarak S.S.C.B ve Hong-Kong ele alınabilir. Bu iki ülkenin dünya yumurta ithalatında almış oldukları pay yine aynı dönemde S.S.C.B için %11,3’den %3,8’e ve Hong-Kong için %12,6’dan %7.7’ye düşmüştür. Yumurta ithalatı giderek artan ülkeler ise özellikle petrol üreticisi ülkeler olup bunlar; Cezayir,Mısır, İran, Irak, Ürdün,Kuveyt, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliğidir. Ek.1 Dünya Tavuk Eti Üretimindeki Gelişmeler (1000 Ton) YILLAR ÜLKELER 1961 1965 1969 1971 1974 1976 1977 1979 1982 1983 1984 373 600 830 987 1384 1476 1534 2446 4122 3142 6079 5149 5515 5856 2434 4186 564 6461 7448 7332 7522 173 360 569 816 1619 1680 1716 11728 17826 18574 26470 28034 28783 29808 495 630 839 799 1329 1277 1231 405 832 1308 1649 2886 2937 2970 25 53 131 186 215 230 241 61 100 129 199 170 178 211 342 619 857 962 1043 1050 1042 73 494 776 890 1200 1270 1350 359 542 437 623 533 533 557 5056 6900 6009 9117 9416 8572 8940 66 146 228 271 327 351 336 748 1040 1453 1906 2425 2600 2750 50 104 165 211 247 250 268 4481 5979 5057 7871 7038 7192 7914 Kaynak :Bulletin mensuel FAO de statistigues,Çeşitli Yıllar |
Ek.2 Dünya Tavuk Eti Üretimindeki Gelişmeler YILLAR . . ÜLKELER 1961-1965 Yılları Ortalaması Olarak Ülkelerin Dünya Tavuk Eti Üretimindeki Payları (%) 1984 Yılında Ülkelerin Dünya Tavuk Eti Üretimindeki Payları (%) AFRİKA 3.2 5.2 43.1 29.7 38.2 24.9 3.5 10 20.9 19.6 0.4 0.9 20.8 25.2 4.2 4.1 0.6 1.1 6.4 9.2 70.6 68.5 29.4 31.5 FAO: Bulletin Mensuel FAO de Statistigues. 1960-1985 yılları arasındaki sayılarından hesaplanmıştır. G.U. : = Gelişmiş Ülkeler G.O.U: = Gelişmekte Olan Ülkeler Ek.5 Dünya Tavuk Eti Üretimindeki Gelişmeler Yıllara Göre Ülkelerin Dünya Tavuk Eti İthalatındaki Payları ( % ) 1974 1978 1982 1983 1.8 2 0.9 1.2 13.6 38.4 47.0 45.9 8.2 7.2 3.9 3.9 - 2.5 2.7 2.2 - - 8.1 6.0 5.4 8.6 6.0 6.3 - 3.8 2.0 1.9 - 14.1 12.1 13.6 - - 3.6 3.7 68.3 48.8 24.2 26.2 57.4 32.8 13.0 11.7 16.3 7.2 15.1 12.4 75.5 59.4 29.0 31.1 18.9 33.4 53.7 53.9 16.3 7.2 17.3 15 Ek.6 Dünya Tavuk Eti İhracatındaki Yapısal Gelişmeler . Yıllara Göre Ülkelerin Dünya Tavuk Eti ihracatındaki Payları ( % ) 1974 1978 1982 1983 12.6 21.3 15.9 14.0 - 3.7 17.7 17.6 - 2.6 2.7 2.6 87.4 69.5 59.2 62.7 11.8 14.1 20.6 23.6 15.3 13.5 10.7 11.6 36.0 22.1 13.2 13.1 75.3 71.3 61.0 61.6 - 5.7 21.0 19.6 24.7 23.0 18.0 18.8 |
Ek.7 Dünya Yumurta İhracatındaki Yapısal Gelişmeler . Yıllara Göre Ülkelerin Dünya Ülkelerinin Yumurta İhracatında Almış Oldukları Paylar ( % ) 1974 1978 1982 1983 3.2 5.4 7.6 2.5 0.5 10.1 8.5 8.7 - 8.8 6.9 7.4 91.7 82.2 82.3 86.5 25.5 12.5 5.8 5.2 5.8 3.2 3.4 3.6 7.2 2.0 7.9 7.5 - 2.5 4.1 4.5 26.2 25.4 49.1 48.2 - 3.2 3.6 5.3 76.0 73.3 84.5 83.1 0.1 0.1 2.1 1.4 22.5 26.6 13.5 15.5 100.0 100.0 100.0 100.0 Ek.8 Dünya Yumurta İthalatındaki Yapısal Gelişmeler . Yıllara Göre Ülkelerin Dünya Ülkelerinin Yumurta İthalatından Almış Oldukları Paylar ( % ) 1974 1978 1982 1983 - 7.4 11.5 11.6 - 7.4 8.7 9.2 - - 2.3 1.5 12.6 18.0 25.8 24.1 12.6 11.1 8.3 7.7 - 1.6 3.6 3.7 - - 4.6 3.2 - - 4.+6 3.2 - 0.4 0.2 0.8 - 2.9 1.5 1.2 - - 1.5 1.2 74.2 64.7 55.7 55.7 53.7 44.3 39.1 37.0 11.3 6.9 3.6 3.8 76.2 66.9 56.4 58.7 12.6 25.4 39.2 37.4 11.2 7.7 4.4 3.9 100.0 100.0 100.0 100.0 FAO: Bulletin mensuel FAO de Statistigues 1960-1985 yılları arasındaki sayılardan hesaplammıştır. II. KULUÇKACILIĞIN TARİHÇESİ Son yarım asırda tekniğin kuluçka makinelerinde gösterdiği gelişme su gö türmez bir gerçektir. Modern tavukçuluğun ve entansif tavuk yetiştiricilik usul le rinin ilerlemiş olması, belirli bir mevsime bağlı kalınması, hastalık ve parazitlerin yeni soylara geçici ve randıman azlığı gibi,doğal kuluçkanın dezavantajları YAPAY (Cebri) kuluçkacılığa zorlamıştır. Buna paralel olarak gazla çalışır ve sıcak su,sıcak hava karışımı sağlamak suretiyle yapılmış olan kuluçka makinelerinin randıman düşüklüğü, garantili çalış mamaları,pisliği fazla, külfetli ve düşük kapasiteli olmaları kuluçka makinelerinin elektrik ile çalışmalar yaparak başlayalım 1- Kuluçkacılığın Tarihçesi: Kuluçka problemi, yani yumurtanın yavaş yavaş yaşayan bir varlık haline dönüşümü, insan zekasının çok eski zamanlardan beri ilgi duyduğu ve uğraştığı bir konudur. GENESİS İNCİLİ’nin 1.inci bölümünde; insanların besin ihtiyaçlarında, asırlar boyunca et ve yumurta üretiminin önemli bir rol oynayacağı belirtilmektedir. ALLAH; Doğada ilk defa insanlar ile bütün varlıkları yarattığının il 5.inci gününde “ Balıkları ve Tavukları” yarattı. “Üreyiniz, çoğalınız, denizlerin bütün sularını kaplayınız ve kanatlılar bütün doğayı doldurunuz “ diyerek takdis etti. Böylece yumurtadan evvel tavuğun yaratıldığını da tamamen aydınlatmış oldu. M.Ö.3341 yıllarında,yani bundan beşbin yıldan daha fazla bir zaman önce ÇİN İmparatoru (FU-HSI)nın et ve yumurta üretimi için yabani tavukların nasıl evcilleştirildiğini halkına öğrettiği bilinen bir tarihsel olaydır. Hatta kanatlılar daha önceki tarihlerde dahi evcilleştirilmişlerdir. Zira bu devirlerde Hindistan prensleri horoz dövüştürmekten büyük zevk ve eğlence duyarlardır. Bilgi otoritelerinin kabul ettiklerine göre; bugünkü tavuklar Burma Kuzey İrlanda ve Filipin Adalarında bulunan “ Kırmızı Orman Tavuğu “ (Gallus Banki va) soyundan gelmektedir. |
Bugünkü “ Langshan “ tavuğu tarihin kaydettiği en eski tavuk ırklarından biridir. Bu ırk üç bin yıl öncesine uzayan bir evcilleştirmeye malik olu, “Assel” veya “Malay” tavuklarının soyundandır. Bugün tavukçuluk bilgi ve üretimi ile meşgul olan ülkelerdeki tavuk ırklarının ıslahı 19.uncu asırda meydana gelmiştir. İnsanların ihtiyaçları, ilgileri ve zevkleri son yüzyılda tavuk ırklarında devrim yaratan gelişmeler oluşturmuştur. Artan besin ihtiyaçlarını karşılamak üzere gurk tavuğun yeter miktarda civ civ çıkarmaya muktedir olamamasından yapay kuluçkacılığın ilgisi de son yüzyıl da fazlasıyla artmıştır. ARİSTO, M.Ö. 384-322 yıllarında yumurtalarla uğraşmış ve hatta kendi vücut ısısından yararlanarak koltuk altı çukurlarında yumurtadan civciv çıkarmayı başarmıştır. Aristo, yapay kuluçkacılığın Mısır’da M.Ö. 400 yıllarında uygulandığını, Mısır’daki gezisinde gübre yığınları içerisinde yumurtadan civciv çıkarıldığını gördüğünü, bunun ilk ticari kuluçkacılık olabileceğini yazmaktadır. Yanmakta olan gübre yığınları içerisinde civciv çıkarma suni ve ticari kuluçkacılık yapmaya ilk başlangıç olmuştur. Buna çok benzer prensiplerle ilk patent girişimi 1875 yılında A.B.D ’de genelleştirilmiştir. Yine Aristo’nun yazdıklarına göre;Sicilya’nın“SYRACUSE” şehrinde bir adam, kıtıktan yapılmış yatağının altındaki toprağa yumurtaları gömerek sızıncaya kadar şarap içip, yumurtaların üzerine yatarak kuluçkacılık faaliyetinde bulunmuştur . Aristo, bu ticari ve suni kuluçkacılık öncüsünü “ Sıragüs Ayyaşı” olarak anmaktadır. Kuluçkacılık konusundaki araştırmacılar; 1854 yıllarında Filipinlerin çok geniş miktarda ördek yetiştiriciliği yaptıklarını saptamışlardır. Kuluçkacılık işlerinde Siragüs Ayyaşı tipinde işçiler çalıştırıldıklarını hayretle görmüşlerdir. İnsanlar kendi ısı enerjisinden yararlanarak kuluçkacılığın yaygın bir hal aldığı şüpheli bir olmakla beraber, bir çok hallerde Gurk Tavuğun ölmesi veya hastalanması, Gurk halinden soğuması nedeni ile insan ısısından yararlanılmıştır. Bunun diğer bir örneği de görülmektedir. TIME Dergisinin, 1951 Mayıs sayısında yazıldığına göre, Güney Afrika ’da de ve kuşu tüyü ticaretinin büyük rağbet gördüğü devirlerde yumurtaların ku luçkaya yatırılmalarında yerli kızlar ihtiyacı karşılamak üzere nöbetle görev almakta idiler. Zira bu zamanlarda deve kuşlarının ince tüyleri bayanların süs eşyalarında büyük bir istekle kullanılmakta idi. Bu işi yürütme başarısını sağlamış olanların sabır ve dayanıklılıklarına şaşmamak elde değildir. Gerçek şudur ki; pek az insan bu derece bir sabırla böyle bir uygulamaya katlanabilir. Geçmiş zamanlarda insanın ısı enerjisinden yararlanmak 1.inci metodu oluşturmuş ve pek yaygın bir hal alamamıştır. Bazı yakıt maddelerinden yararlanarak kuluçkacılık ise 2.inci bir metodu teşkil etmiş ve oldukça yaygın bir hal ve gelişim geçirmiş olup, elektrik enerjisin den yararlanma ve dolayısıyla bu günkü teknik gelişmeye ulaşmıştır. Yakıt kullanmak suretiyle kuluçkacılık da, Çinliler, M.Ö 246-207 yıllarına kadar uzanan çok eski zamanlarda gübre,saman,kömür ve bunlara benzet yakıt lardan yararlanmışlardır. Daha sonraları, Hz. Musa zamanında Nil vadisinde de uygulamış ve yılda 15-20 milyona varan civciv çıkarılmıştır. Bunlar bir çeşit “ Ti cari Kuluçka Evleri “ olarak bu işi yürütmüşlerdir. Bu kuluçka evleri, babadan oğula meslek devşirmesi şeklinde eğitilmeleri suretiyle yürütülmüştür. Yumurta ısılarını, yumurtaları göz kapaklarına değdirmekle ayarlamışlardır. Bu işlem tamamen bir meslek haline getirilmekle yapılmıştır. Yumurtaların bu şekilde muayeneleri, Mısırlılar tarafından düşünülmüş ve dahiyane bir yöntemdir. Bu tip bir kuluçka evi görülmekte ve çalışma tarzı alt kısmında açıklanmaktadır. |
Mısır’da kuluçka evleri kerpiçten yapılmış iki odadan müteşekkil olup birinci hücre de iki kısımdır. Üst kısım yakıt olarak sap, saman ve **** yanan fırındır. Duman bacadan dışarı çıkar. Alt kısımda ise toprağa serilmiş çeltik sapı veya saman üzerine, yandan ikinci bir hücreye açılan bir menfez ile girilerek yumurtalar sıralanır. Bu menfez aynı zamanda yumurtalar için lüzumlu temiz havayı temin eder ve bir perde yardımı ile ayarlanır. İkinci bölme ise bir çeşit ana makinesi görevi yapmakta ve gün ışı almaktadır. Aynı zamanda kuluçka odalığı da yaparak, yumurta ve yakıt ikmal işleri de bu kısımdan yapılmaktadır. Yakıt alt katta yanmakta, duman örülmüş kerpiç duvarlar arasından geçmekle kerpiçleri ısıtarak arkadan çıkar. Kerpiç örme fırın üzerine müteaddit çukurlar yapılmış olup, bu çukurların altına kum, kil gibi maddeler doldurulmuş ve içerilerine örgülü üzerleri kapaklı sepetler konulmuştur. Yumurtalar bu sepetler içerisine müslimden yapılmış torbalarla çeltik kavuzları üzerine konulur ve yumur taların üzerlerine konuluş tarihleri işaretlenirdi. Üçüncü gün lamba veya güneş muayenesi yapılarak dölsüz olanlar ayrılırdı. Müslim torbaların yerlerinin değiştirilmesi suretiyle de yumurtaların çevrilme işlemi yapılırdı. Yumurtaların çukurlara konulmasından birkaç gün sonra yumurtalarda hasıl olan hayvansal ısı yakıt sarfiyatında azalmaya,müslim torbalarla yumurtalar çukurlara münavebe ile konulmakla devamlı suretle civciv çıkarılması sağlanırdı. 16. ıncı günden sonra torbalar çukurlardan alınarak yan taraflarında bulunan inficar çukurlarına yayılır ve üzerleri tavlı battaniye ile örtülerek çıkışları temin edilir ve zayiatları önlenirdi. Bu usule yakın bir şekilde gübre yığınları arasında uygulanır, yumurta sıcaklıkları göz kapakları ve dudak uçları ile ayarlanırdı. Bu kuluçka evleri “Hak Sistemi “ üzerinden çalışırlar. Her çıkan üç civcivden bir adedini kuluçka evi sahibi olmakla randımanlarını % 80’e kadar yükseltebilmektedirler. Bu günde hak sistemi ile çalışan bir çok modern kuluçka evleri mevcut olup, bunlar yarım asırlık bir geçmişe maliktir. Yakıt ile çalışan çok eski ve Çinlilerce bulunup, uygulanmış bir kuluçkacılık yöntemi de görülmekte olup, çalışma prensibi resmen yanında açıklanmaktadır |
ADANA İLİ KENTSEL ALANDA TÜKETİCİLERİN YUMURTA ALIM VE TÜKETİM DAVRANIŞLARI Ö Z E T Bu araştırmada Adana ili kentsel alanda yaşayan ailelerden anket yolu ile elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonu cunda tüketicilerin yumurta satın alım ve tüketim dav ranışları ile bu davranışlar üzerinde etkili olan faktörler incelenmiştir. 1989 yılında ya pılan bu çalışmada, tüketicilerin yumurta büyük oranda (%91,9) satın alma yolu ile sağladıkları, %75,6 sının alışkanlık gereği köy yumurtasını tercih ettikleri haftalık or talama yumurta tüketimlerinin 20 adet olduğu ve bunun büyük bir çoğunluğunun (%61,4) kahvaltıda tüketildiği ve yumurta tüketiminin mevsimsel dalgalanmalar göster diği belirlenmiştir. Tüketiciler genellikle yumurtanın sağlığa yararlı hazırlanması ve sindirimi kolay,iştah açıcı, ucuz, besleyici ve çocuklar için yararlı olduğu düşüncesin dedirler. Bu çalışmada Adana ili kentsel alanda yaşayan ailelerin yumurta tüketimleri ile gelir-tüketim esneklikleri incelenmiştir. 1989 yılında yapılan bu çalışmada yıllık ortalama yumurta tüketim miktarının aile başına 1029,6 adet, kişi başına ise 234,3 adet olduğu hesaplanmıştır. Yumurta için yapılan harcamanın toplam aile geliri içindeki payı gelir gruplarına göre % 4,2- 1,4 arasında değişmek üzere ortalama % 2,5 dır. Araştırma alanında yumurtanın tüketim esnekliği 0.137 olarak hesaplanmıştır |
paylaşım için tşkler |
Türkiye`de Saat: 23:30 . |
Powered by: vBulletin Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2