![]() |
Şanlı Beşiktaş Tarihi http://www.bjk.com.tr/tr/images/habe...us_belgesi.jpg 1902 sonbaharında Beşiktaş Serencebey Mahallesi'nde, o zamanın Medine Muhafızı olan Osman Paşa'nın konağının bahçesinde, 22 kişilik genç grup, haftanın bazı günlerinde toplanıp jimnastik hareketleri yapmaktaydı. Başta Osman Paşa'nın oğulları Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket ile mahellenin gençlerinden Ahmet Fetgeri, Mehmet Ali Fetgeri, Nazımnazif, Cemil Feti ve Şevket Beyler’in aralarında bulunduğu gençlerin ilk ilgilendikleri spor branşları, özellikle barfiks, paralel, güreş, halter, aletli ve aletsiz jimnastikti. O sıralarda siyasi hareketler dolayısıyla her türlü toplanmadan ürkerek hafiyeler dolaştıran 2. Abdülhamit'in adamları Serencebey'deki bu toplanmaları haber alınca, spor yapan gençler bir baskınla karakola götürüldü. Bu sporcu gençlerin bir kısmının saray erkanına yakın olması, ayrıca o dönemlerde kötü gözle bakılan futbol oynamadıkları ve sadece beden hareketleri yaptıklarını belirtmeleriyle gergin durum yumuşadı. Hatta saray çevresinden Şeyhzade Abdülhalim bu sporcuları destekledi ve sık sık antrenmanları seyretmeye başladı. Ünlü boksör ve güreşçi Kenan Bey de antrenmanlara gelerek güreş ve boks hareketleri göstermeye başladı. 1903 Mart'ında ise özel bir izinle Bereket Jimnastik Kulübü kuruldu. 1908'de Meşrutiyet'in ilanıyla sportif hareketler biraz daha serbestlik kazandı. 31 Mart 1909'daki siyasi olaylardan sonra Edirne'de bulunan Fuat Balkan ve Mazhar Kazancı, Hareket Ordusu ile İstanbul'a geldi. Siyasi olaylar yatıştıktan sonra iyi bir eskrim hocası olan Fuat Balkan ile başta güreş ve halter sporlarını yapan Mazhar Kazancı, Serencebey'de jimnastik yapan gençleri bularak birlikte spor yapma fikrini kabul ettirdi. Fuat Balkan, Ihlamur'daki evinin altındaki yeri, kulüp merkezi yaptı ve Bereket Jimnastik Kulübü'nün adı Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü olarak değiştirildi. Böylece jimnastik, güreş, boks, eskrim ve atletizmin ön planda tutulduğu güçlü bir spor kulübü meydana geldi. Fuat Bey'in arkadaşları Refik ve Şerafettin Beyler de iyi birer eskrimciydi. Bu arada Beyoğlu Mutasarrıfı Muhittin Bey'in teşvikiyle Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü, 13 Ocak 1910 tarihinde tescil edilen ilk Türk spor kulübü oldu. Semtin gençlerinin bu spor kulübüne ilgisi büyüdü ve spor yapan üyelerin sayısı bir anda 150'ye yükseldi. Kulübün merkezi de Ihlamur'dan Akaretler'de 49 numaralı binaya taşındı. Bir süre sonra bu bina da küçük gelince, yine Akaretler'de 84 numaralı binaya geçildi. Bu binanın arkasındaki bahçe de bir spor sahası haline getirildi. http://www.bjk.com.tr/tr/images/habe...rcularimiz.jpg |
Şanlı beşiktaş tarihi (arşivlik) KURULUŞ 1902 sonbaharında Beşiktaş Serencebey Mahallesi'nde, o zamanın Medine Muhafızı olan Osman Paşa'nın konağının bahçesinde, 22 kişilik genç grup, haftanın bazı günlerinde toplanıp jimnastik hareketleri yapmaktaydı. Başta Osman Paşa'nın oğulları Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket ile mahellenin gençlerinden Ahmet Fetgeri, Mehmet Ali Fetgeri, Nazımnazif, Cemil Feti ve Şevket Beyler’in aralarında bulunduğu gençlerin ilk ilgilendikleri spor branşları, özellikle barfiks, paralel, güreş, halter, aletli ve aletsiz jimnastikti. O sıralarda siyasi hareketler dolayısıyla her türlü toplanmadan ürkerek hafiyeler dolaştıran 2. Abdülhamit'in adamları Serencebey'deki bu toplanmaları haber alınca, spor yapan gençler bir baskınla karakola götürüldü. Bu sporcu gençlerin bir kısmının saray erkanına yakın olması, ayrıca o dönemlerde kötü gözle bakılan futbol oynamadıkları ve sadece beden hareketleri yaptıklarını belirtmeleriyle gergin durum yumuşadı. Hatta saray çevresinden Şeyhzade Abdülhalim bu sporcuları destekledi ve sık sık antrenmanları seyretmeye başladı. Ünlü boksör ve güreşçi Kenan Bey de antrenmanlara gelerek güreş ve boks hareketleri göstermeye başladı. 1903 Mart'ında ise özel bir izinle Bereket Jimnastik Kulübü kuruldu. 1908'de Meşrutiyet'in ilanıyla sportif hareketler biraz daha serbestlik kazandı. 31 Mart 1909'daki siyasi olaylardan sonra Edirne'de bulunan Fuat Balkan ve Mazhar Kazancı, Hareket Ordusu ile İstanbul'a geldi. Siyasi olaylar yatıştıktan sonra iyi bir eskrim hocası olan Fuat Balkan ile başta güreş ve halter sporlarını yapan Mazhar Kazancı, Serencebey'de jimnastik yapan gençleri bularak birlikte spor yapma fikrini kabul ettirdi. Fuat Balkan, Ihlamur'daki evinin altındaki yeri, kulüp merkezi yaptı ve Bereket Jimnastik Kulübü'nün adı Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü olarak değiştirildi. Böylece jimnastik, güreş, boks, eskrim ve atletizmin ön planda tutulduğu güçlü bir spor kulübü meydana geldi. Fuat Bey'in arkadaşları Refik ve Şerafettin Beyler de iyi birer eskrimciydi. http://www.bjk.com.tr/tr/images/habe...us_belgesi.jpg Bu arada Beyoğlu Mutasarrıfı Muhittin Bey'in teşvikiyle Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü, 13 Ocak 1910 tarihinde tescil edilen ilk Türk spor kulübü oldu. Semtin gençlerinin bu spor kulübüne ilgisi büyüdü ve spor yapan üyelerin sayısı bir anda 150'ye yükseldi. Kulübün merkezi de Ihlamur'dan Akaretler'de 49 numaralı binaya taşındı. Bir süre sonra bu bina da küçük gelince, yine Akaretler'de 84 numaralı binaya geçildi. Bu binanın arkasındaki bahçe de bir spor sahası haline getirildi. http://www.bjk.com.tr/tr/images/habe...rcularimiz.jpg __________________________________________________ _____________ Renklerimiz ve İlk Rozetlerimiz http://www.bjk.com.tr/tr/images/habe...t/rozet_on.jpg 1906 Rozeti http://www.bjk.com.tr/tr/images/habe...rozet_arka.jpg 1906 Rozeti Arkası Yıllardır Beşiktaş’ın ilk renklerinin kırmızı-beyaz olduğu, Balkan Savaşı'nın kaybedilmesinin ardından siyah-beyaz olarak değiştirildiği söylenir. Beşiktaş tarihi ile ilgili bir çok kaynak böyle yazmaktadır. Ancak 100. yıl belgeselinin hazırlanması sırasında yapılan ayrıntılı araştırmalarda, kırmızı rengin kullanılmadığı, renklerimizin her zaman siyah-beyaz olduğu yönündeki belgeler ağırlık göstermiştir. Beşiktaş 100. Yıl Belgeseli yapımcısı Tuğrul Yenidoğan, yaptığı araştırmalar sonucunda bu tartışmalara noktayı koymuştur: Osman Paşa Konağı’nda başlangıçta ferdi sporlar yapıldığından herhangi bir forma rengine gereksinim duyulmadı. Ancak sporcuların sayısı her geçen gün yeni katılımlarla artmaya devam edince, eğitimini Fransız mektebinde tamamlamış Mehmet Şamil Bey kurucular heyetini topladı. Okul günlerinde kullandığı, okulunun renklerini taşıyan rozeti yakasından çıkardı ve gösterdi: “Bizler de tıpkı bu rozet gibi bir rozet yaptırmalı ve Kulübümüz’de spora devam eden her azayı bu rozeti taşımaya mecbur tutmalıyız” dedi. Toplantıya katılanlar Mehmet Şamil Bey’in teklifini heyecanla kabul ettiler. Toplantının sonunda rozette yer alacak kulüp renkleri de kararlaştırıldı. Tabiatın bütünüyle birbirine zıt iki ana rengi kulüp renkleri olarak seçildi: Siyah ve Beyaz... Beşiktaş’ın ilk rozetinin yapıldığı tarih, Fransız mektebindeki rozetlerden esinlenerek miladi yıl olarak “1906” yazıldı. Üstte Arap harfleriyle “Beşiktaş” yazarken, sağda “J”, solda “K” harfleri yer aldı. Rozetin arka yüzünde “Konstantinopolis”te yapıldığı yazılıdır ve iç tarafında rozeti yapan ustanın mührü yer almaktadır. Rozetteki armada yer alan yıldızın 6 köşeli olduğu dikkat çekmektedir. 2. Meşrutiyet’e kadar (1908) bu 6 köşeli yıldız kullanılmıştır. Bu rozet, İskender Yakak tarafından Onursal Başkanımız Süleyman Seba’ya hediye edilmiştir. __________________________________________________ ____________ Kara Kartallar Efsanesİ http://www.bjk.com.tr/tr/medya.php?adi=bjk_kadro.jpg Son iki sezonun şampiyonu Beşiktaş, 1940-41 sezonuna gençleştirilmiş ve yenilenmiş kadrosuyla girer. Haftalar ilerledikçe puan farkını açan Beşiktaş, ligde liderliğini sürdürmektedir. Bitime 5 hafta kala rakip Süleymaniye’dir. 19 Ocak 1941 Pazar günü Semih Duransoy’un hakemliğini yaptığı Şeref Stadı’ndaki maça Beşiktaş şu kadro ile çıkar: Faruk, Yavuz, İbrahim, Rıfat, Halil, Hüseyin, Şakir, Hakkı, Şükrü, Şeref, Eşref. O sezon bütün maçlarda olduğu gibi, Takımımız yine muhteşem bir oyun ortaya koyar. Maçın ikinci yarısının ortalarıdır. Beşiktaş takımı farklı önde olmasına rağmen rakip kaleye bitmek tükenmek bilmeyen hücumlar gerçekleştirmektedir. İşte o sıralarda Beşiktaş’ın akın yönü olan Şeref Stadı’nın Atatürk panosu bulunan tarafındaki tribününden bir ses yükselir: “Haydi Kara Kartallar. Hücum edin Kara Kartallar”... Şeref Stadı’nı dolduran binlerce taraftar ve maçı takip eden gazeteciler, çınlayan sesle donup kalmıştır. Son derece isabetli bir benzetmedir o anda yapılan. O sezon rakiplerini ezip geçen Beşiktaşlı futbolcuları “Kara Kartal”dan, oynadıkları futbolu “Kara Kartal gibi hücum etmek”ten başka bir şekilde tarif etmek mümkün değildir. Tribünlerden gelen sesin sahibi Mehmet Galin isimli bir balıkçıdır. Voleci Şeref lakabıyla maruf Şeref Görkey’in voleyle attığı 3 muhteşem gol ve kaptan Hakkı’nın, Şakir’in ve Şükrü’nün birer golüyle sahadan 6-0 galip ayrılırlar. Bu maçın ardından, Beşiktaş’ın sembolü “Kara Kartallar” olmuştur. |
http://www.bjk.com.tr/tr/medya.php?a...bolcularla.jpg Kulübün faaliyetlerini hızlandırdığı ilk dönemde futbol gölgede kalmışsa da, 1910’ların sonundan itibaren kulüpteki atlet ve jimnastikçiler futbola daha fazla ilgi duyup, kendi aralarında maçlar yapmaya başladılar. O yıllarda gençliğin ilgisi futbola kaymak üzereydi ve Beşiktaş Kulübü’nün az ilerisinde Valideçeşme ve Basiret gibi iki güçlü futbol takımı kurulmuştu. 1911 Ağustos’unda Valideçeşme futbol takımının başkanı ve kurucusu olan Ahmet Şerafettin Bey (Şeref Bey) futbolcularıyla Beşiktaş Kulübü’ne katıldı. Beşiktaşlı gençlerin kurduğu futbol takımlarını tek bir çatı altında toplamayı amaç edinen Şeref Bey’in girişimleri sonucu, Basiret Kulübü de Beşiktaş’a katıldı. Bu şekilde Futbol Şubesi, resmi olarak Kulüp’te faaliyete başladı. Resul, Rıdvan, Behzat, Doktor Sabri, Şair Kazım, Sadi (Baltalimanı, Doktor Mehmet, Asım, Şeref, Doktor Ali ve Fahri’den oluşan ilk futbol takımının malzemelerinin masraflarını da İpekçi İhsan isimli bir sporsever karşıladı. Birinci takımın yanı sıra ikinci, üçüncü, dördüncü takımlarını da kuran futbol şubesi, Kulübümüz’ün Akaretler’deki bahçesinde futbol idmanlarını hızlandırdı. Böylece futbol Beşiktaş’ta bir anda 1 numaralı spor olmaya başladı. Ancak Balkan Savaşı’nın ardından Dünya Savaşı’nın da başlamasıyla Beşiktaş’ın sporcuları cephelere koştu ve spor faaliyetleri yok denecek duruma geldi. http://www.bjk.com.tr/tr/images/habe.../seref_bey.jpg __________________________________________________ ______________ SAVAŞ YILLARI Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle sağ kalan sporcular semte ve Kulübe dönmeye başladı. Futbol Şubesi'nin kurucusu Şeref Bey de Romanya cephesinden geri döndü. İstanbul'da düşman işgalinin olduğu yıllarda çeşitli sıkıntılar çekildi. Daha önce bir kilisenin binasına taşınan kulüp malzemelerinin bir kısmı Rumlar'ın elinde yağma olmaktan kurtarılıp, Akaretler'de başka bir binaya nakledildi. Bir taraftan düşmanla yapılan Milli Mücadele'ye yardım edildi. Diğer taraftan da futbol takımı Şeref Bey tarafından tekrar güçlü hale getirildi. (Fotoğraf: Fuat Balkan (uzun boylu) ve büyük kardeşi Fethi Balkan Paşa askeri üniforma ile...) __________________________________________________ _____________ BEŞİKTAŞIMIZ’IN KURUCULARI Ahmet Fetgeri (Aşeni), Mehmet Ali Fetgeri (Aşeni), Osman Paşazade Mehmet Şamil (Osmanoğlu), Hüseyin Bereket, Kadızade Nazım Nazif (Ander) ve 20’ye yakın genç Beşiktaş'ın ilk kurucularıdır. Kurucuların ortak özellikleri Kafkas kökenli olmalarıdır. Ahmet ve Mehmet Ali Fetgeri kardeşler, Gürcistan tahtına kadar yükselmiş, Batum civarından göç etmiş bir soydan gelmektedirler. Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket, Dağıstan aslanı Şeyh Şamil’in soyundan gelmektedirler. __________________________________________________ _______________ BAŞKANLARIMIZ Kulübümüz’ün ilk Başkanlık onuru M.Şamil Osmanoğlu’na ait. İlk başkanımız bu görevde 1903-1908 yıllarında arasında bulundu. TARİH SIRASINA GÖRE B.J.K. BAŞKANLARI 1903-1908 Mehmet Şamil 1908-1911 Şükrü Paşa 1911-1918 Fuat Paşa 1918-1923 Fuat Balkan 1923-1924 Salih Bey 1924-1926 Ahmet Fetgeri Aşeni 1926-1928 Fuat Balkan 1928-1930 Ahmet Fetgeri Aşeni 1930-1932 Emin Şükrü Kunt 1932-1935 A. Ziya Karamürsel 1935-1938 Fuat Balkan 1938-1939 A. Ziya Karamürsel 1939-1941 Yusuf Ziya Erdem 1941-1942 A. Ziya Karamürsel 1942-1950 A. Ziya Kozanoğlu 1950 Ekrem Amaç 1950-1952 Salih Fuat Keçeci 1952-1955 Abdullah Ziya Kozanoğlu 1955-1956 Tahir Söğütlü 1956-1957 Danyal Akbel 1957- Ferhat Nasır 1957-1958 Nuri Togay 1958 Enver Kaya 1959-1960 Nuri Togay 1960-1963 Hakkı Yeten 1963-1964 Selahattin Akel 1964-1966 Hakkı Yeten 1966-1967 Hasan Salman (17.06.1966-11.02.1967) 1967-1968 Hakkı Yeten 1968-1969 Talat Asal 1969-1970 Rüştü Erkuş (08.12.1969-26.01.1970) 1970 Nuri Togay (10.02.1970-29.03.1970) 1970-1971 Agasi Şen 1971-1972 Himmet Ünlü 1972-1973 Şekip Okçuoğlu (21.06.1972-13.01.1973) 1973-1977 Mehmet Üstünkaya 1977-1979 Gazi Akınal 1979 Hüseyin Cevahir (11.04.1979-20.05.1979) 1979–1980 Gazi Akınal (21.05.1979-27.09.1980) 1980-1981 Rıza Kumruoğlu (30.09.1980-28.03.1981) 1981-1984 Mehmet Üstünkaya 1984-2000 Süleyman Seba 2000-2004 Serdar Bilgili 2004 Yıldırım Demirören __________________________________________________ __________ BJK DİVAN KURULU BAŞKANLARI 1960-1962 Enver BALKAN 1962-1964 Enver ABİRAL 1964-1966 Selahattin AKEL 1966-1968 Cahit CAKA 1968-1970 Şekip OKÇUOĞLU 1970-1972 Şekip OKÇUOĞLU 1972-1974 Şekip OKÇUOĞLU 1974-1976 Rüştü ERKUŞ 1976-1978 Şekip OKÇUOĞLU 1978-1980 Şekip OKÇUOĞLU 1980-1982 Şekip OKÇUOĞLU 1982-1984 Turgay ATASÜ 1984-1994 Ahmet PAFTALI 1994-1996 Sabri ALINAK 1996-1997 Oktay ÇOKYÜKSEL 1997-2000 Yilmaz SOYSAL 2000-2000 M. Ferhan DİNÇER 2000-2000 B.Burhan TANIŞ 2000-2002 Gazi AKINAL 2002- Şeref NASIR |
BEŞİKTAŞ VE FUTBOL http://www.bjk.com.tr/tr/medya.php?a...bolcularla.jpg Kulübün faaliyetlerini hızlandırdığı ilk dönemde futbol gölgede kalmışsa da, 1910’ların sonundan itibaren kulüpteki atlet ve jimnastikçiler futbola daha fazla ilgi duyup, kendi aralarında maçlar yapmaya başladılar. O yıllarda gençliğin ilgisi futbola kaymak üzereydi ve Beşiktaş Kulübü’nün az ilerisinde Valideçeşme ve Basiret gibi iki güçlü futbol takımı kurulmuştu. 1911 Ağustos’unda Valideçeşme futbol takımının başkanı ve kurucusu olan Ahmet Şerafettin Bey (Şeref Bey) futbolcularıyla Beşiktaş Kulübü’ne katıldı. Beşiktaşlı gençlerin kurduğu futbol takımlarını tek bir çatı altında toplamayı amaç edinen Şeref Bey’in girişimleri sonucu, Basiret Kulübü de Beşiktaş’a katıldı. Bu şekilde Futbol Şubesi, resmi olarak Kulüp’te faaliyete başladı. Resul, Rıdvan, Behzat, Doktor Sabri, Şair Kazım, Sadi (Baltalimanı), Doktor Mehmet, Asım, Şeref, Doktor Ali ve Fahri’den oluşan ilk futbol takımının malzemelerinin masraflarını da İpekçi İhsan isimli bir sporsever karşıladı. Birinci takımın yanı sıra ikinci, üçüncü, dördüncü takımlarını da kuran futbol şubesi, Kulübümüz’ün Akaretler’deki bahçesinde futbol idmanlarını hızlandırdı. Böylece futbol Beşiktaş’ta bir anda 1 numaralı spor olmaya başladı. Ancak Balkan Savaşı’nın ardından Dünya Savaşı’nın da başlamasıyla Beşiktaş’ın sporcuları cephelere koştu ve spor faaliyetleri yok denecek duruma geldi. YENİ LİG’İN KURULUŞU http://www.bjk.com.tr/tr/medya.php?a...maniyemaci.jpg O tarihlerde cuma günleri oynanan İstanbul Ligi'nde Fenerbahçe, Galatasaray, Altınordu, Süleymaniye, İdman Yurdu gibi takımlar bulunuyordu. Beşiktaş 1920'lerin öncesinde iki ezeli rakibiyle karşılaşmamışsa da Süleymaniye ve İdman Yurdu'nu mağlup etmiş bir takımdı. 1919'da Beşiktaş ve diğer kulüplerin lige katılma isteği Lig Tertip Komitesi tarafından uzun bir süre bekletildikten sonra kabul edilmedi. Pazar günleri de azınlık takımları Pera, Araks, Maccabi, Stella, Strugglers'in yer aldığı Pazar Ligi maçları oynanıyordu. Şeref Bey, Beşiktaş gibi cuma ligine alınmak istemeyen takımların idarecileriyle Türk İdman Birliği Ligi adı altında bir lig kurdu. Çekilen kurada 10 takım A Grubu'nda Beşiktaş, Hilal, Kumkapı, Altınörs ve Türkgücü, B Grubu'nda da Darüşşafaka, Vefa, Üsküdar, Beylerbeyi ve Haliç şeklinde yer aldı. İLK YILDA İLK ŞAMPİYONLUK http://www.bjk.com.tr/tr/images/habe...jk_kadrosu.jpg Grubunda bütün maçlarını kazanan Beşiktaş, finalde diğer grubun birincisi Darüşşafaka ile karşı karşıya geldi. 23 Temmuz 1920'de oynanan bu maçı Siyah-Beyazlı takımımız, 2-1 kazanarak tarihimizdeki ilk şampiyonluğumuzu elde etti. En Büyük Beşiktaşlı Atatürk http://www.bjk.com.tr/tr/medya.php?adi=m_kemal.jpg Ulu Önderimiz Atatürk, Kulübümüz’ün kurulmasından büyük mutluluk duymuş ve kurtuluşu sağlayacak ilk gizli teşkilatlanmayı Beşiktaşlı sporculara vermiştir. Mustafa Kemal Atatürk, Erkan-ı Harbiye’nin 3. sınıfına gelmişti. Bazen sabahlara kadar uyumuyor, hürriyet ve istibdadı düşünüyordu. Bu arada mektebini bitirdikten sonra kurmayı düşündüğü Vatan ve Hürriyet Cemiyeti yavaş yavaş kafasında şekilleniyor, mezun olacak arkadaşlarını bu doğrultuda hazırlıyordu. İşte tam bu günlerde bir haber aldı. Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü (1903) kurulmuştu. Subay ve Saray’a yakın kişilerden oluşan bu kuruluş, Mustafa Kemal’in ilgisini iyice çekti. Nasıl olmuştu da Yıldız Sarayı’na 100 metre mesafedeki Osman Paşa Konağı’nda gençler biraraya gelmiş; Saray hafiyelerinin gözlerinin önünde sportif faaliyetlerine girişmişlerdi? Mustafa Kemal’i o günlerde sportif çalışmalardan çok, Saray’a karşı oluşturdukları fikirler ilgilendiriyordu. Mustafa Kemal, kurucularının Zabit, yaptıkları sporların güreş, eskrim, gülle, aletli jimnastik, boks, halter, barfiks olmasından dolayı da Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü ile ilgilenmişti. Fakat O’nu daha çok ilgilendiren, bu gençlerin istibdadı yenerek biraraya gelmeleriydi. Atatürk’ün bu şekilde Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü’ne bağlılığı arttı. Öyle ki, Mustafa Kemal Atatürk, katıldığı bir İttihati Terakki toplantısında şu tenkitlerde bulunuyordu: “Beşiktaş Osmanlı Terbiye-i Bedeniye kadar olamadınız. Programınız ve lideriniz yok.” 1914 ile 1920 yılları arasında Akaretler/Spor Caddesi'nde Beşiktaş Jimnastik Kulübü'ne komşu olan Atatürk, görevi gereği sık sık İstanbul dışına çıktığı günlerde, birlikte oturduğu annesiyle kız kardeşinin Siyah-Beyazlı sporcu ve idarecilere emanet ederdi. Taraftarlar arasında asker kökenli olmanın getirdiği sevgi ve saygıyla pekişen bağlılık, Ulu Önder'in kurtuluşu sağlayacak ilk gizli teşkilatlanmayı Beşiktaşlı sporculara verdiği belgelerle sabittir. Atatürk’ün Akaretler Yokuşu üzerinde oturduğu 76 nolu binanın dış kapısı yanındaki Mermer Kitabe'de şu satırlar yer almaktadır: "Atatürk, 1.Dünya Savaşı'ndan düşmana karşı İstanbul'u koruyup kurtaran, Çanakkale Müdafihi Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal Paşa iken bu evde kiracı olarak kalmıştır." Mustafa Kemal Atatürk; Yıldırım Orduları Grup Kumandanlığı görevine başlamadan önce 1916'nın ilk günlerinde Akaretler'deki evinin arka kapısından Beşiktaş Jimnastik Kulübü idman sahasına inmiş (şimdiki Plazalar'ın bulunduğu alan), Ahmet Fetgeri ile Fuat Balkan Beyler'i yanına çağırıp, kendileriyle şu konuşmayı yapmıştır: "Efendiler; sizlerin ve sporcularınızın ciddi çalışmalarını, çeviklik ve maharetlerini uzun zamandan beri büyük bir zevkle, dikkatle izliyorum. Spordan yoksun bir gençlik nasıl ki vatan müdafası sırasında etkili olamıyorsa, insan denen varlığın kafa yapısı da ne derece tekamül ederse etsin, bedeni ikişafı noksan ve yetersiz olursa o vücut o kafayı ileriye götüremez, taşıyamaz. Bugün bünyenizde toplayıp, ilmi metodlarla yetiştirmeye çalıştığınız bu gençler, tam anlamda bedenen ve fikren geliştikleri zaman vatan müdafaasında ilmi sahalarda olduğu gibi spor alanlarında da Avrupalı hasımlarına Türk'ün ölmez gücünü ispat edeceklerdir. Sizi candan kutlar, başarılarınızı her zaman duymak isterim." BEŞİKTAŞIMIZ’IN KURUCULARI Ahmet Fetgeri (Aşeni), Mehmet Ali Fetgeri (Aşeni), Osman Paşazade Mehmet Şamil (Osmanoğlu), Hüseyin Bereket, Kadızade Nazım Nazif (Ander) ve 20’ye yakın genç Beşiktaş'ın ilk kurucularıdır. Kurucuların ortak özellikleri Kafkas kökenli olmalarıdır. Ahmet ve Mehmet Ali Fetgeri kardeşler, Gürcistan tahtına kadar yükselmiş, Batum civarından göç etmiş bir soydan gelmektedirler. Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket, Dağıstan aslanı Şeyh Şamil’in soyundan gelmektedirler. |
BJK FUTBOL ŞEREF TABLOSU OSMANLI DEVRİ 1919-1920 İST."TÜRK İDMAN BİRLİĞİ LİGİ" ŞAMP. 1920-1921 İST."TÜRK İDMAN BİRLİĞİ LİGİ" ŞAMP. 1921-1922 İST."PAZAR LİGİ" ŞAMPİYONU CUMHURIYET DEVRİ 1923-1924 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1933-1934 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1934 TÜRKİYE FUTBOL ŞAMPİYONU 1934-1935 İSTANBUL SİD ŞAMPİYONU 1937-1938 TEYYARE KUPASI ŞAMPİYONU 1938-1939 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1939-1940 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1940-1941 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1940-1941 MİLLİ KÜME (Türkiye Ligi Şamp.) 1941-1942 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1942-1943 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1943 İSTANBUL KUPASI ŞAMPİYONU 1943 İZMİR FUAR KUPASI ŞAMPİYONU 1943-1944 MİLLİ KÜME (Türkiye Ligi Şamp.) 1944 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU 1944-1945 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1945 İSTANBUL KUPASI ŞAMPİYONU 1945-1946 İST.LİGİ ŞAMPİYONU (8 Yılda 7 kez.) 1946-1947 MİLLİ KÜME (Türkiye Ligi Şamp.) 1947 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU 1949-1950 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1950-1951 İST.PROF.LİGİ ŞAMPİYONU (ilk) 1951 TÜRKİYE FUTBOL ŞAMPİYONU 1951-1952 İST.PROF.LİGİ ŞAMPİYONU 1952-1953 İST.PROF.LİGİ ŞAMPİYONU 1956-1957 TÜRKIYE LİGİ (Fed.Kupası) ŞAMPİYONU 1957-1958 TÜRKİYE LİGİ (Fed.Kupası) ŞAMPİYONU 1959-1960 TÜRKIYE LİGİ ŞAMPİYONU (Mahalli ligler dikkate alınmadan doğrudan doğruya) 1965-1966 SPOR TOTO KUPASI ŞAMPİYONU 1965 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1965-1966 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1966 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1966-1967 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1967 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 1968 SPOR TOTO KUPASI ŞAMPİYONU 1969-1970 SPOR TOTO KUPASI ŞAMPİYONU 1971-1972 SPOR TOTO KUPASI ŞAMPİYONU 1971 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1972 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1974 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1974 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU 1974 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 1974-1975 TÜRKİYE KUPASI ŞAMPİYONU 1977 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU 1981-1982 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1984 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1984-1985 AMATÖR İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1985 TÜRKİYE AMATÖR FUTBOL ŞAMPİYONU 1985 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1985-1986 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1986 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 1988 TÜRKİYE AMATÖR FUTBOL ŞAMPİYONU 1988 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU 1988 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1988-1989 TÜRKİYE KUPASI ŞAMPİYONU (Fed.Kupası) 1989 TÜRKİYE KUPASI ŞAMPİYONU (Fed.Kupasi) 1989 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 1989-1990 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1989-1990 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1990 TÜRKİYE KUPASI ŞAMPİYONU (Fed.Kupası) 1990-1991 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1990-1991 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1991-1992 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU (ilk namağlup) 1991-1992 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 1993 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1993-1994 TÜRKIYE KUPASI ŞAMPİYONU 1994 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 1994-1995 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1996 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1997 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU 1998 TÜRKİYE KUPASI ŞAMPİYONU 1998 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 2000 ATATÜRK KUPASI ŞAMPİYONU 2002-2003 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONLUĞU 2005-2006 TÜRKİYE KUPASI BAŞARILARIMIZ En fazla resmi İstanbul Ligi Şampiyonu (15 Kez). Üst üste beş yıl İstanbul Şampiyonu olan tek Kulüp (1939-1943). İstanbul Ligleri’nde en fazla gol atan takım (1 Sezonda 90 Gol, 8 Yılda 599 Gol) Resmi Lig’de 18 maçta 18 galibiyet alan tek takım. Resmi Ligler’de en fazla "namağlup şampiyon" olan takım (7 Kez). Türkiye Ligi’nde "Namağlup Şampiyon" olan tek takım. Türk Milli Takımı'nı temsil hakkı verilen tek takım. Ambleminde AY-YILDIZ olan tek Kulüp. En fazla Centilmenlik Kupası alan takım (19 Kez). Genç Takımlar Futbol Ligi'nde en çok İstanbul ve Türkiye Şampiyonu olan Kulüp (30 Kez). Eskrimde Balkan şampiyonu olan Kulüp. "19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı" fikrini ortaya atıp uygulamasını ve kanunlaşmasını sağlayan Kulüp. Grekoromen güreşi, öncelikle kulüplere, daha sonra da Türkiye'ye yayan Kulüp. Atletizm, eskrim, boks, basketbol, güreş ve futbolda Türkiye şampiyonlukları olan Kulüp. Sırıkla atlamayı Türkiye'ye getiren Kulüp (Ressam Namik İsmail). Okullarda "Beden Terbiyesi" dersleri veren Kulüp. Türkiye'nin en zengin tesislerine sahip Kulübü. Türkiye'de her branşta "Spor Okulları" açan tek Kulüp. Alt yapısından en çok yıldız yetiştiren Kulüp. Üst üste 56 maç yenilmeyen tek kulüp "Yenilmez Armada". Üst üste en fazla arka arkaya galip gelen takım (18 Kez). İki senede sadece 1 yenilgi alan tek takım. Resmi bir maçta 10 gol atan tek takım; 1989-90 sezonunda Beşiktaş-Adana Demirspor: 10-0 Ali Gültekin (4), Metin Tekin (3) ve Feyyaz Uçar (3). Evinde 10 sene hiçbir Anadolu takımına yenilmeyen tek takım. Lig tarihinde en uzun süre yenilmeyen ekip (48 maç) Beşiktaş, 1990-91 sezonunun 26. haftasında Gençlerbirliği'ne 2-0 yenildikten sonra, 1991-92 sezonunu yenilgisiz kapattı. Besiktaş tam 48 hafta sonra, 1992-93 sezonunun 13. haftasında Galatasaray'a 3-1 yenildi Birinci futbol liginde üst üste en çok maç kazanma rekoru (1959-60 sezonu üst üste 13 maç). Türkiye'de bütün kuruluşlar ISO 9001: 1994'e göre belgeli olmasına rağmen, Beşiktaş Jimnastik Kulübü ISO 9001: 2000 revizyonuna göre belgelendirilmiş ilk kuruluş. Beşiktaş Jimnastik Kulübü, sportif branşlar yönetimi ve spor tesisleri işletimi, marka ve amblemli ürün pazarlama ve satışı, basın, halk, üye ve taraftar iletişimi ile üyelik hizmetleri alanlarında ISO 9001: 2000 versiyonuyla Türkiye'de belgelendirilmiş ilk ve tek spor kulübü. |
İLKLER Ulu önder Atatürk'ün ilk ilgilendiği ve ziyaret ettiği Kulüp (1914). İlk kurulan Spor Kulubü (1903) ilk tescil edilen Spor Kulübü (1910). İlk spor tesisi ve lokali kuran Kulüp (Akaretler-1909). İlk resmi İstanbul Ligi şampiyonu (1924). İlk eskirim şampiyonu Kulüp. İlk atletizm şampiyonu Kulüp. İlk güreş şampiyonu takım. İlk voleybol şampiyonu takım. İlk Başbakanlık Kupası. İlk Federasyon Kupası. 20 takım arasında yapılan ilk Türkiye Ligi'nde şampiyonu. Olimpiyatlara ilk defa bayan sporcu yollayan Kulüp (1936-Berlin). Ülkemizde ilk defa sahnede spor gösterisi ve jimnastik hareketi düzenleyen Kulüp (1910 / Kadıköy Apollon Sineması). İlk sualtı sporları yapan Kulüp. İlk kıtalar arası seyahat yapan Kulüp (USA). İlk boks şubesi kuran antrenörler yetiştiren Kulüp. Türkiye'de dekatlon yarışları yapan ilk Kulüp. İstanbul'da ilk defa uluslararası güreş turnuvası yöneten Kulüp (1910-1911). İlk maraton müsabakasını kazanan sporcu "Maratoncu İbrahim". İlk "Atış Poligonunu" kuran Kulüp. Türkiye’de Engelli Şubesi olan ilk ve tek Spor Kulübü. Dünya’da ve Türkiye’de çocuk dergisi çıkartan ilk ve tek Spor Kulübü. Türkiye’de turizm şirketi kuran ilk ve tek Spor Kulübü. Türkiye’de sigorta şirketi kuran ilk ve tek Spor Kulübü. TEKNİK DİREKTÖRLERİMİZ Tarih Teknik Direktör Uyruk 1911-1925 Şeref Bey Türk 1925-1935 Zinger Macar 1935-1944 Refik Osman Top Türk 1944-1946 Charles Howard İngiliz 1946-1948 Refik Osman Top Türk 1948-1949 Guiseppe Meazza İtalyan 1949 Hakkı Yeten Türk 1949-1950 Eric Keen İngiliz 1950-1951 Hakkı Yeten Türk 1951-1952 Alfred Cable İngiliz 1952-1953 Sadri Usuoğlu Türk 1953-1954 Sandro Puppo İtalyan 1955-1956 Cihat Arman Türk 1957 Eşref Bilgiç Türk 1956-1957 Jozef Meszaros Macar 1957-1958 Leandro Remondini * İtalyan 1959 Hüseyin Saygun Türk 1959-1960 Andras Kutik* Macar 1960-1961 Sanrdro Puppo İtalyan 1961 Şeref Görkey Türk 1961-1962 Andras Kutik Macar 1962-1963 Ljubisa Spayiç Yugoslav 1963-1964 Ernst Melchior Avusturya 1964-1967 Ljubisa Spayiç* Yugoslav 1967-1968 Jane Janevski Yugoslav 1968-1969 Krum Milev Bulgar 1969-1970 Milovan Çiriç Yugoslav 1970-1971 Dumitru Teoderescu Romen 1971-1972 Gündüz Kılıç Türk 1972-1973 Abdullah Gegiç Türk 1973-1974 Metin Türel Türk 1974-1975 Horst Buhtz Alman 1975-1976 Gündüz Tekin Onay Türk 1977 İsmet Arıkan Türk 1977-1978 Milos Milutunoviç Yugoslav 1978-1979 Doğan Andaç Türk 1979-1980 Serpil Hamdi Tüzün Türk 1980-1981 Metin Türel Türk 1980-1983 Dorde Miliç* Yugoslav 1983-1984 Ziya Taner Türk 1984-1986 Branko Stankoviç* Yugoslav 1986-1987 Miloş Milutinoviç Yugoslav 1987-1993 Gordon Milne* İngiliz 1993-1996 Cristoph Daum* Alman 1996-1997 Rasim Kara Türk 1997-1999 J. Benjamin Toshack Galler 1998-1999 Karl Heinz Feldkamp Alman 1999-2000 Hans Peter Briegel Alman 2000-2001 Nevio Scala İtalyan 2001-2002 Cristoph Daum Alman 2002-2004 Mircea Lucescu* Rumen 2004-2005 Vicente Del Bosque İspanyol 2005-2005 Rıza Çalımbay Türk 2005-....... Jean Tigana Fransız |
BİR KAÇ ÖNEMLİ TESİSLERİMİZ BJK AKATLAR SPOR VE KÜLTÜR KOMPLEKSİ http://www.bjk.com.tr/tr/images/tesisler/akatlar/2a.jpg BJK Akatlar Spor ve Kültür Kompleksi, 45 dönümlük arazi üzerinde yer almaktadır. Arazide; çok amaçlı spor salonu, 6 adet tenis kortu, bir büyük 4 adet halı saha, kapalı otopark, kapalı yüzme havuzu, fitness salonu, Türkiye’nin en büyük bowling salonu, alışveriş merkezi ve restaurantlar olarak planlanmış; şu anda 5.600 metrekare zemine oturan, 8.500 metrekareyi kapsayan spor salonu faaliyete geçecek hale getirilmiştir. Spor karşılaşmalarında, 3.200 seyirci kapasitesine sahip olan BJK Akatlar Spor ve Kültür Kompleksi; şov, gösteri ve konserlerde 4.500 kişilik kapasiteye sahiptir. 120 metrekarelik bir adet kafetarya, 210 metrekarelik 2 adet restaurant, maç ve gösteri esnasında seyircilere hizmet verebilmesi için salonda 5 adet büfe, protokol ve diğer seyirciler için ayrı dinlenme salonları, 3 büyük ve 4 küçük olmak üzere 80 kişilik özel localar mevcuttur. Seyirci kapasitesine göre, erkekler için 29 adet WC, 31 adet pisuvar, 22 adet lavabo, bayanlar için 18 adet WC, 19 adet lavabo ve engelliler için özel tasarlanmış WC, ayrıca engelliler için de özel seyir yerleri ayarlanmıştır. Misafir seyirciler için ayrı ana giriş kapısı ve oturma bölümü, diğer seyircilerin maç veya gösterileri izleyebilmesi için 3 ayrı ana giriş kapısı, tahliye için de 7 adet kapı mevcut olup, protokol için ayrı kapı ve kat otoparkı düzenlenmiştir. BJK Akatlar Spor ve Kültür Kompleksi’nde güvenlik önlemlerine de önem verilmiştir. Yangın ihtimaline karşılık tesisat çekilmiş, elektrik kesilmesine karşı bütün salon aydınlatmalarını kesintisiz karşılayabilecek kapasitede jeneratör sistemi kurulmuştur. Yaz aylarında kullanılmak üzere 1.100 metrekarelik açık terasın yanı sıra, salonda basketbol ve voleybol takımlarımızın arka arkaya maç yapılabilmelerini sağlayacak şekilde 4 ayrı soyunma odası yer almaktadır. Her soyunma odası içerisinde 10 adet duş, 3’er adet pisuvar, özel soyunma dolapları, masaj odaları yapılmıştır. BJK Akatlar Spor ve Kültür Kompleksi’nin salon aydınlatmaları ve parke zemini, FIBA standartlarına uygun ve en kaliteli malzemeler kullanılarak yapılmıştır. Seyirciler ve sporcuların konforu düşünülerek klima sistemi kurulmuştur. Şov gösterilerinde ses kalitesini artırmak için akustik tavanlar ve ses düzeni yaptırılmıştır. Sahne sanatçıları için 14 adet kulis, assolist için duş ve WC’si olan özel oda, diğer sanatçıların kullanımına ayrılmış özel 5 adet duş, 7 adet WC, oda içlerinden sahnedeki gösteriyi takip edebilmeleri için kamera ve TV sistemi, şov-gösteri ve konserlerde seyirci kapasitesi düşünülerek saha kotunda seyirciler için 6 adet WC yapılmıştır. Tüm mekanlar havalandırma ve ısıtma sistemleriyle donatılmıştır. Hakemlerimiz için 4 adet, içerisinde duşu ve WC’si bulunan odalarımız mevcuttur. 300 metrekarelik fitness center içerisinde erkek ve bayan soyunma, duş ve masaj odaları yer almaktadır. Sporcularımız için 75 metrekarelik dinlenme salonu, ayrıca konferans ve röportaj salonu bulunmaktadır. Antrenör, menajerler, yönetim ve muhabese için hizmet ve depolama odaları yaptırılmıştır. BJK NEVZAT DEMİR TESİSLERİ http://www.bjk.com.tr/tr/images/tesi...atdemir/1a.jpg Beşiktaş Jimnastik Kulübü Nevzat Demir Tesisleri, Şile-Ümraniye otoyoluna cepheli ve Ümraniye kavşağına yaklaşık 1 km. uzaklıkta Orman Bakanlığı tarafından 49 yıllık intifa hakkı BJK’ya verilen 145 dönüm arazi üzerinde bulunmaktadır. Tesisin kurulduğu alanın orman dokusu ile çevrili olması, kamp ortamı için sunduğu doğal imkanların dışında metropol yaşamının getirdiği olumsuz koşulları da çok iyi bir şekilde izole etmektedir. Bunun yanı sıra tesisin Avrupa-Asya bağlantısına olan yakınlığı da kent içi ulaşımda çok ciddi bir avantaj sağlamaktadır. Tesis T.C. Orman Bakanlığı tarafından Beşiktaş Jimnastik Kulübü için ilk tahsis edilen 55.600 m2 alan üzerine kurulmuş olup, tesiste Profesyonel Futbol Takımı Kamp Binası, Altyapı Futbol Takımları Kamp Binası, Basın Merkezi, toplam alanı 30.000 m2'yi bulan 4 adet çim antrenman sahası ve rekreasyon alanları yer almaktadır. Bu alana ilave olarak tahsis edilen 89.500 m2'lik ikinci alanda çim ve sentetik çim antrenman sahaları ile koşu parkurları ve rekreasyon alanları planlanmıştır. Tesisin proje çalışmaları titiz bir araştırma süreci sonucunda başlamış ve içerisinde bulunduğu doğal ortamla ve bu doğal ortamın olanaklarından faydalanan, kullanıcısının her türlü fiziksel ihtiyacına cevap verirken, hem kapalı, hem de açık mekanları ile kamp ortamının huzurlu atmosferi yaratılmaya çalışılmıştır. Binalarda kullanılan Türk mimarisinin geleneksel çizgileri ve mekan anlayışı bu konsepti desteklerken, mekan çözümlerinde başarıyı da beraberinde getirecek olan ayrıntılar üzerinde hassasiyetle durulmuştur. Bu yönleriyle Beşiktaş Jimnastik Kulübü olarak sadece Türkiye sınırları içerisinde değil, aynı zamanda bütün dünyada futbolun gelişimine önemli katkıda bulunacağına inandığımız bir tesise imza olmanın gururunu yaşamaktayız. Nevzat Demir tarafından tamamlanan Tesisler 26 Temmuz 2002 tarihinde Cumhurbaşkanımız Sn. Necdet Sezer tarafından açılarak hizmete sunulmuştur. A TAKIM KAMP BİNASI: 3540 m2 olup, 5 adet tek kişilik suit yatak odası, 21 adet çift kişilik yatak odası, 6 adet ofis ve toplantı odası mevcuttur. Ayrıca, jimnastik salonu, soyunma odaları, duş üniteleri, tedavi ve masaj odaları, sauna, jakuzi, dinlenme salonları, hobi, oyun ve TV odaları, seminer odası, teknik direktör ve antrenör odaları, restaurant, mutfak ve bar bulunmaktadır. ALT YAPI KAMP BİNASI: 1800 m2 olup, 15 adet yatak odası, 4 adet ofis ve seminer odası, jimnastik salonu, masaj ve tedavi odası, teknik direktör ve antrenör odaları, soyunma odaları, duş üniteleri, sauna, jaluzi, dinlenme odaları, yemekhane, ısıtma mutfağı, çamaşırhane bulunmaktadır. BASIN MERKEZİ: 170 m2 olup, toplantı salonu, oturma bölümü, iletişim odası, mutfak ve WC'den oluşan basın binası, kamp tesislerinin girişinde yer almaktadır. ÇEVRE DÜZENLEME: Tesislerin su ihtiyacı, açılan 5 adet sondaj kuyusundan büyük ölçüde karşılanmaktadır. Enerji ihtiyacı ise tesis içinde yapılan 630 kva'lık trafo binasından sağlanmaktadır. Tesis içinde çevresinde dinlenme mekanları bulunan bir gölet yapılmıştır. Tesis içi araç ve yürüme yolları parke taşı ile kaplanmış, ışıklandırılmış ve çevre peyzajı tamamlanmıştır. ÇİM SAHALAR: Toplam alanı yaklaşık 30.000 m2 olan 4 adet çim saha için otomatik sulama sistemi bulunmaktadır . 1 ve 2 nolu antrenman sahaları çevrelerinde 850 metre uzunluğunda kiremit irmikli koşu parkuru yapılmıştır. Saha kenarlarında basın için 3 adet toplam 63 kişilik tribün konulmuştur. BJK İNÖNÜ STADYUMU http://www.bjk.com.tr/tr/images/tesisler/stadyum/5a.jpg İnönü Stadı 1947 Yılında Açıldı Mimari planları Mimar Vietti Violi , Mimar Şinasi Şahingiray ve Mimar Fazıl Aysu tarafından hazırlanmış olup, II. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü devrinde ve Lütfi Kırdar'ın İstanbul Valiliği ve Beden Terbiyesi Bölge Başkanlığı zamanında yapılmış ve 19 Mayıs 1947 yılında açılmıştır. 1950'li yıllarda stadyumun arka tarafında bulunan gazhane ve havagazı fabrikası daha sonraki yıllarda yıkılarak yeni açık tribünler inşa edilmiştir. İnönü Stadyumu'nun ilk maçı Beşiktaş ile İsveç'in AIK takımı arasında oynanmıştır. Bu stadyumdaki ilk golü de o zamanlar Beşiktaş’ın futbolcusu olan Süleyman Seba atmıştır. İlk maç 3-2 AIK' nın galibiyeti ile bitmiştir. 1998 Yılında 49 Yıllığına Kiralandı 8 Şubat 1998 tarihinde Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile BJK Derneği arasında imzalanan sözleşme ile 49 yıllık intifa hakkı verilmiş ve sözleşmenin tapuya tescil tarihi olan 27 Mart 1998 tarihinden itibaren BJK'ya ait olmuştur. BJK İnönü Stadyumu ile ilgili tasarruflarda bulunmaya sadece Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği’nin yetkili olduğu hukuken tescil edilmiştir. BJK İnönü Stadı'ndaki Yenileme Çalışmaları (2004) 2003-2004 sezonunun tamamlanmasının ardından hemen başlayan çalışmalarla Stadımız, muhteşem bir görünüm kazandı. Zemin indirme projesiyle, tribünler ile saha arasında artık sadece 4 metre uzaklık var. Bu sayede yüzde 50 artışla, toplam koltuk kapasitesi de 32,145’e ulaştı. Kapalıda bulunan basın tribünü, taraftarlardan gelen istek üzerine Başkanımız’ın taraftarlara verdiği söz doğrultusunda numaralı kısma alındı. Kapalı trübünün orta bölümündeki localar, tribünlerle saha arasında bulunan tel örgüler kaldırıldı. Stadın giriş ve çıkışlarını rahatlatmak için kapı sayısı da yüzde 100 artırılarak, 36’dan 72’ye çıkartıldı. BJK TV için stat içerisinde bir bölüm yapıldı. Ayrıca, tuvalet ve büfelere yenisi eklenerek, bakımları tamamlandı. Gece-Gündüz Çalışıldı Yatırımlar Komitesi Başkanımız İlhan Durusoy, yönetime seçilir seçilmez, kendisini yoğun projelerin içinde buldu. Bir önceki yönetimde de yer alması ve BJK İnönü Stadı Projesi hakkında bilgi sahibi olması, O’nun için büyük bir avantaj oldu. Aynı zamanda İnşaat Mühendisi olan İlhan Durusoy, bugüne kadar birçok konut yapmıştı, ancak bu projenin O’nun için anlamı çok büyüktü: “Hastalık derecesinde Beşiktaşlı olduğumuz için BJK İnönü Stadı Projesi’nde çalışmaktan çok büyük zevk aldım. Beşiktaş’a güzel bir şeyler kazandırmada rolümüzün olması çok sevindirici.” BJK İnönü Stadı’nı, 15 Eylül tarihine yetiştirmek için, tüm özel işlerini bir yana iten İlhan Durusoy, ekibiyle gece-gündüz çalıştı. Araya NATO tatili, beklenmeyen yağışlar girdi ama ekibin fedakar çalışmaları ile projenin gecikmesine neden olmadı. Bazı günler 150 kişiyi bulan bir ekiple, 24 saat çalışmalar yapıldı. Projeye başlamadan önce tüm alternatifleri gözden geçirdiklerini söyleyen Yöneticimiz İlhan Durusoy, “Yapılması gereken en doğru proje buydu. Diğerlerinden çok az bir maliyete sahip. Toplam 2 milyon 750 bin dolarlık bir maliyetle kapasite artırımı yaptırdık. Ayrıca yatırımımızın çok hızlı geri dönmesini sağlayacak bir proje gerçekleştirdik” dedi. Tüm İzinlerimizi Aldık BJK İnönü Stadı’nda çalışmalar devam ederken izinler alınmadığına dair bazı eleştiriler olduğunu hatırlatan İlhan Durusoy, bu konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Böyle bir şey yok. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun Beşiktaş’a bakan 3 No’lu kurulundan, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nden, Beşiktaş Belediyesi’nden gerekli izinleri aldık. Stadın altından geçen kanalı, stadın dışına çıkarmak için İSKİ’nin onayını aldık. Büyükşehir Belediyesi’nden ruhsatımızı aldık. Diğer kulüplerin ne yaptığını bilmem ama biz her projemizi onaylattık.” İlhan Durusoy, İstanbul’da alt yapıda çalışmanın da çok zor olduğuna dikkat çekerek, “Zeminden ne çıkacağı belli olmuyor” dedi ve ekledi: “Stadın altından geçen su kanalını taşıma çalışması sırasında İGDAŞ, elektrik, sinyal hattıyla karşılaştık. Biz kaldırımdan gitmeyi hedefliyorduk, ancak çıkan hatlar nedeniyle yolun ortasından gitmek zorunda kaldık. Ancak karşımıza çıkan tüm engellere rağmen Stadımızı, verdiğimiz tarihe yetiştirmenin gururunu yaşıyoruz” Stadımız Artık Daha Etkili Olacak Zemin indirme çalışmasıyla kapasitenin yüzde 50 artmasının yanı sıra trübünlerin sahaya yaklaşmasıyla stadın daha bir kapalı mekan haline geldiğini vurgulayan Durusoy, yapılan düzenlemelerin amacını şöyle açıkladı: “Tezahürat yapıldığı zaman ses, sahanın içinde kalacak. Böylece rakip takımlara daha baskılı oynama şansımız olacak. Ayrıca ilaveten kapalıda yaptığımız düzenlemeyle Başkanımız’ın seçim öncesinde verdiği sözü yerine getirdik. Kapalıyı taraftara verdik. Bu şekilde 2 taraflı tezahürat yapıldığında, taraftarımız çok daha etkili olacak. Giriş-çıkışlarda yaşanan problemleri ortadan kaldırmak için de, stadın kapasitesini yüzde 50 artırırken, kapıların sayısını yüzde 100 artırdık. Tel örgüleri kaldırırken, taraftarımızın sağduyulu hareket edeceğine, bu açıdan örnek olacağına inancımız tam. Özel Güvenlik Yasası ile ilgili düzenlemeler henüz tamamlanmadığı için, bir süre polis güvenliği sağlayacak. Ancak daha sonra özel güvenlik elemanlarımız olacak.” Stadın yetişmemesi gibi bir problemin olmadığını ifade eden İlhan Durusoy, staddaki inşaatı tamamladıktan sonra bir süre çimlerin köklerinin kuvvetlenmesi ve uzaması için beklediklerini söyledi ve “İstanbul’da hiç görülmemiş yağmurlara rağmen zeminimiz hiçbir zarar görmedi. Şunu iddia edebiliriz; Türkiye’deki en iyi zemine sahibiz” dedi. Her Maçta Stadı Dolduracağız Yöneticimiz İlhan Durusoy, stadın ancak tribünler dolduğu zaman bir anlamı olduğuna dikkat çekerek, taraftarlarımıza şu çağrıyı yaptı: “Bu sene taraftarlarımızın tribünleri her maçta doldurmasını bekliyoruz. Biz bunun olacağına inanıyoruz. Taraftarlarımız tribünlere gelirken, eskisinden daha çok keyif alacaklar. http://www.bjk.com.tr/tr/medya.php?rn=3095 |
teşekkürler abi +1 |
süper emeine sağlık |
buda iiiiiiiii |
Başikatşın inanılmaz Tarihi Beşiktaş Jimnastik Kulübü Kuruluş:1903 BJK Plaza Akaretler Süleyman Seba Caddesi, No. 92 Besiktaş 80690 İstanbul/Türkiye http://www.karakartal.com/images/bjklogo.gif m http://www.karakartal.com/kulup/tarih.jpg"Beşiktaş Jimnastik Kulübü" 1903 yılının Mart ayı içinde ekserisi saraya mahsup 26 genç tarafından, Serencebey’deki "Osman Paşa Konağı"’ında kuruldu... Başlangıçta, "İstibdat Rejimi’nin baskısından kurtulamayan Beşiktaş’lı kurucu ve sporcuları, sarayın bireyleri olarak, sadece spor yapmak amacıyla bir kulüp kurma teşebbüsünde bulunduklarını Seryaver Mehmet Paşa kanalıyla Padişah II.Abdülhamid’e kanıtladıktan sonradır ki, O’nun özel izniyle faaliyetini sürdürme imkanı buldu... Padişahın tek şartı, "İngilizlerin icadı ayak topunu oynamayacaksınız" sözleriyle belirlenmişti... Bu yüzden Beşiktaş’ın futbol faaliyeti, II.Meşrutiyet - Hürriyet Rejimi’nin ilanını takip eden yıllarda, yani ancak 1911’de hayata geçebilmişti... İlk adı "Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü" olan kulüp, faaliyetinin daha net bir şekilde anlaşılması için, isminde bir değişiklik yapmış ve "OSMANLI BEŞİKTAŞ TERBİYE-İ BEDENİYE MEKTEBİ" adını alarak, Saray Emniyet Teşkilatı’na gerçek amacının sadece "gençlere spor yaptırmak" olduğunu kanıtlamaya çalışmıştı... http://www.karakartal.com/kulup/kaptan.jpg1908’de ilan edilen "İkinci Meşrutiyet"in arkasından, "Cemiyetler Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle spor kulüplerinin bağlı oldukları kaymakamlıklarda tescil işlemlerini yaptırmaları sonucunda, siyah-beyazlı kulübün adı bu defa da "OSMANLI BEŞİKTAŞ JİMNASTİK KULÜBÜ" oldu. Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte "Osmanlı" sözcüğü kaldırtılarak isim, bugünkü son şeklini aldı... Beşiktaş’ın ilk renkleri Kırmızı-Beyaz’dı... "Balkan Harbi" sırasında binlerce vatan evladının şehit düşmesi ve Balkanlar’ın önemli bir bölümünün kaybı üzerine teessüre kapılan Beşiktaş Kulübü, fevkalade kongreye başvurmuş, ittifakla aldığı kararla: "Balkan topraklarının tamamı, tekrar Türk milletinin oluncaya kadar, Kırmızı-Beyaz olan renklerini "Siyah-Beyaz"a çevirmiştir... Beşiktaş’a "KARAKARTAL" lakabı ise, 1932-1933 sezonunda Fenerbahçe ile oynanan "Lig Şampiyonluğu Finali’nde verilmiştir. Şeref Bey’in ölümü münasebetiyle simsiyah formalarla maça çıkan Beşiktaş Takımı, 90 dakika tek kale oynadığı oyunda, ezeli rakibinin kalesine tam 66 akın yapınca, seyirciler; "Karakartallar gibi saldırıyor" haykırışlarıyla, ona yepyeni bir ünvan bahsetmişlerdir... O gün, beraberlik halinde dahi Fener’in şampiyon olacağı bu kritik maçta, Beşiktaş’ın nizami golünü iptal eden hakem Kemal Halim’in taraflı tutumu, Siyah-Beyazlı Takım’ı hakettiği bir başarıdan men etmiştir. Çok değil bir sezon sonraki karşılaşmalarda ise Beşiktaş hem İstanbul Ligi’ni hem de Türkiye Futbol Şampiyonluğu’nun kazanarak, bir yıl evvel kendisine yapılan haksızlığa en anlamlı cevabı vermiştir. Beşiktaş Jimnastik Kulübü, Osmanlı Sarayı’na mensup ailelerin fertleri tarafından bir spor teşekkülüdür. Kurucuları, yöneticileri ve sporcuları arasında, "müşir"ler, "seryaver"ler, "elçi"ler kara, hava, deniz subayları, çok iyi eğitim görmüş meslek sahipleri daima çoğunluğu teşkil etmişlerdir.... Bununla beraber, bu "saray kulübü" zamanla kapılarını halk kesimlerine de açmakta sakınca görmemiş ve iyi ahlaklı olması şartıyla, işçi, esnaf gibi küçük işlerle uğraşan sporculara da bünyesinde "spor yapma imkanı" vermiştir. Üstelik her dönemde.... İş ve göreve bağlılık, cemiyetlerin bünyesinde önemle üzerinde durulan bir husustur. Eskiler buna "vazife mukaddesatı" derler... http://www.karakartal.com/kulup/kaptan2.jpgBu özelliklerden uzak kalan fertler, takdir ve tasvip göremez, tenkit konusu olurlar. Ferdin cemiyetle bu en yakın ilişkisi, meslek gruplarının doğmasına ve çeşitlenmesine sebebiyet vermiştir. Fertler de şahsi yeteneklerine, yetişme olanaklarına göre bu meslek gruplarına katılarak, gerek kitleye karşı sorumluluklarını ve gerekse yaşamlarını sürdürme yollarını sağlarlar... Uzun tahsilin, geniş kültürün getirdiği meslekler yanında, basit metodlarla elde edilen iş ve görevlere de rastlanır toplumumuzda... Böylece gruplarda kademe, kademe bir irtifa görülür. İleri cemiyetlerde insanlar, jüri durumundaki toplum, her çeşit meslek grubuna layık olduğu değeri verdiği gibi, dürüstlük çerçevesi içinde yapılan her işi, mukaddes ve muteber sayar...Zaten "zirvesiz bir piramit olamayacağı gibi, tabansız bir zirveye de rastlayabilmek mümkün değildir" dünyamızda.... Nedense bu gerçeğin maddi cephesindeki fizik kaidesi, mukaddesatta eşitliğe ulaştığa halde, aynı değerlendirme, manevi cephesinde müşahade edilemiyor.... Beşiktaş’a rekabetin en fazla görüldü spor sahalarında tahkir edercesine ve çalışma hayatımızı manalandıran iş, meslek piramidinin bir seviyesine tecavüze yeltenerek "ARABACILAR" diye bağıranlara şu suali sormak lazım: Acaba mühendisler, avukatlar, doktorlar, diplomatlar ya da bakkallar, ameleler köfteciler yakıştırmaları şeklinde bağırsalardı. Siyah-Beyaz renkler için ne farkederdi? Ne gibi bir hissiyatın tesiri altında kalırlardı Siyah-Beyazlılar. Şüphesiz ki hiç... Ancak, yıllardır Beşiktaş’ın tarihi ile iç içe olmuş bir araştırmacı olarak bu camianın bilinmeyen yönlerini spor kamuoyuna anlatmak, öğretmek ve bazı kendini bilmezleri biraz olsun aydınlatmak, meslek ilkemizdir.... Açıklayalım: Beşiktaş Jimnastik Kulübü spor tarihini tetkik edenler bilirler. Osmanlı Sarayı bünyesinde oluşmuş olan bu gençlik teşekkülü "İstibdat Dönemi" nin zor şartlarına rağmen, bir spor akademisi hüviyeti taşıdığı içindir ki, Padişah II.Abdülhamit’in özel izniyle faaliyetlerini sürdürebilmiştir. Başlangıçta onlar bile meşhur "Hasan Paşa Karakolu" na davet edilip sorguya çekilmiştir, Seryaver Mehmet Paşa’nın müdahalesiyle, zindana atılmaktan, Fizan’a sürülmekten son anda kurtulmuşlardı... Her birinin saraya mahsup aile fertleri oluşları, amaçlarının sadece spor yapmak ve yeni sporcular yetiştirmek üzere planladığı açıklık kazandığı içindir ki, bir ayrıcalığa sahip olabilirmiştir. http://www.karakartal.com/kulup/kaptan5.jpgBeşiktaş’lı sporcular, İstabli Amire (Has Ahır) Müdürü’nün de Beşiktaş’a katılmasından faydalanarak, Serencebey’deki idman mahalli olan "Osman Paşa Konağı"na gidip, gelirlerken, Dolmabahçe Saray Arabaları’ndan istifade etmeye başlamışlardı. Her hareketin göze battığı ve dedikodu mevzuu olduğu o günlerde, saray arabalarıyla haftanın muayyen günlerinde yapılan bu seyahatler, halkın Beşiktaş’lı gençlere: "SARAY ARABALARIYLA GEZEN GENÇLER" ya da "SARAY ARABALILAR" şeklinde isimler takmalarına sebep olmuştur.... O zamanlar, samimi ve sıcak bir ifadenin mahsulü olan bu tabirler, herhalde zaman geçtikçe Beşiktaş’ın ihtişamı karşısında tedirgen olan rakip taraftarlarca istismar edilerek, "ARABACILAR" olarak değiştirilmiştir. Konumuzun başında da ifade ettiğimiz gibi, Osmanlı İmparatorluğu döneminde saraydan doğup serpilen, yaşamını Cumhuriyet Türkiye’sine taşıyarak asırlık bir çınar ağacı gibi, sportif ve sosyal etkinlikleriyle "dev bir görüntü" arzeden Beşiktaş Jimnastik Kulübü, üst düzey her meslek grubuyla olduğu kadar, işçisi, esnafı ile de ifthar eden bir cemiyettir... BİR KISIM AZINLIKLARIN TEŞVİKİ İLE YUNANLI SUBAYLAR BEŞİKTAŞ KULÜBÜ LOKALİNİ YAĞMA ETMİŞLERDİ. 1918 yılında "1.Cihan Harbi" sona ermiş ve "Mondros Mütarekesinin" tabii sonucu olarak 13 Kasım 1918 günü müttefikler İstanbul’u işgal etmişlerdir. O günlerde Beşiktaş Jimnastik Kulübü Akaretler’deki lokali elinden alındığı için Beşiktaş Çarşısı bir kilise binasında ikamet etmek mecburiyetinde kalmıştı. Siyah-Beyazlılar burada çok acı bir felakete uğradılar ve 1903 ile 1918 yılları arasında elde ettikleri tüm şild, kupa, madalya, flama gibi şampiyonluk göstergelerini, çok önemli belgelerle, fotoğraflarını kaybettiler. İstanbul’un işgalini takip eden günlerde, kulübün bu son lokali rumlar tarafından ele geçirilmişti. Beşiktaş Jimnastik Kulübünün faaliyetlerini ve parlak başarılarını çekemeyen bu kimseler, Yunan Subaylarını da aralarına alıp, tecavüz planlarını fiiliyata dökmekten çekinmediler. Azınlıklar arasında Fısıltı Gazetesi’yle yayılmış olan "Beşiktaş Kulübü, Mustafa Kemal Paşa ile gizli işbirliği yapıyor" söylentileri şüphesiz yağmalamanın asıl sebebi olarak gösterilebilir. Ata’nın Beşiktaş Kulübü’ne yaptığı ziyaretleri ve 56 sahasında gerçekleştirdiği sohbetleri gören (Fuat Balkan tarafından çekilmiş) fotoğraflarda maalesef bu yağma sırasında telef oldular. BU ACININ NE DEMEK OLDUĞUNU FENERBAHÇE’DE ÇOK İYİ BİLİR VE AÇTIĞI YARAYI HİSSEDER Fenerbahçe Kulübü 94 yıllık tarihinde birçok acılar çekti ve felaketler yaşadı. Bunların en talihsizi şüphesiz 1932 yangınıdır. Sarı-lacivertlerin 1914 yılında yerleştiği Kuşdili Semti’nin o dönemdeki en gösterişli binası 5-6 Haziran 1932 gecesi birkaç saat içinde 25 yıllık varlığının bütün şerefli anılarıyla birlikte yanıp küloldu. Tıpkı Beşiktaş’ta olduğu gibi, Şampiyonluk kupaları şildler, birincilik madalyaları, flamalar ve en acı olanı önemli evraklar, fotoğraflar alevler arasında birer birer yokoldular. 1918’de Atatürk’ün imzaladığı "Şeref Defteri" de tesadüfen yöneticilerden birinde olduğu için bu önemli belgenin yok olması önlenmiş oldu. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, Atatürk’ün Beşiktaşla ilgisi "Yıldırım Orduları Kumandanlığı" görevine başlamadan önce ve 1915’te "Çanakkale Müdafihi" olarak adını dünya tarihine yazdırdığı günlerde başlamıştır. Bunu kanıtlayan belgelerden biri olarak Akaretler Yokuşu üzerinde oturduğu 76 nolu binanın dış kapısı yanındaki "Mermer Kitabe’"de şu satırlar yer almaktadır: "Atatürk, 1.Dünya Savaşı’ndan düşmana karşı İstanbul’u koruyup kurtaran, Çanakkale Müdafihi Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal Paşa iken bu evde kiracı olarak kalmıştır." Çanakkale Savaşı 19 Şubat-1 Aralık 1915 tarihleri arasında cereyan ettiğine göre Atatürk-Beşiktaş diyaloğunun 1915 yılında başladığı bu belgeyle açık seçik ortadadır. Uzun lafın kısası, bu belge de göstermektedir ki, Ulu Önder Atatürk’ün ilk gözağrısı başka bir deyişle gençlik ateşini yaktığı ilk spor kulübü BEŞİKTAŞ’tır. Beşiktaş kurucularından eskrimci Fuat Balkan Mustafa Kemal Atatürk’ün yakınlık duyduğu asker sporculardan biriydi. Milli mücadele yıllarında Makedonya ve Batı Trakya’daki kahramanlıklarından sonra emrindeki üç melis taburunu 17 Eylül 1917 günü Drama’dan hareketle Türkiye’ye getiren Fuat Balkan’ın umumi karargahı paha biçilmez bir hediye şeklinde Türk ordusuna kavuşturduğundan kendisini nasıl tebrik edeceğini bilememişti. Mustafa Kemal Atatürk, Yıldırım Orduları Grup Kumandanlığı görevine başlamadan önce 1916’nın ilk günlerinde, Akaretler’deki evinin arka kapısından Beşiktaş Jimnastik Kulübü idman sahasına inmiş (Şimdiki Plazaların bulunduğu alan) Ahmet Fetgeri ile Fuat Balkan Beyleri yanına çağırıp, kendileriyle şu konuşmayı yapmıştır: "EFENDİLER, SİZLERİN VE SPORCULARINIZIN CİDDİ ÇALIŞMALARINI, ÇEVİKLİK VE MAHARETLERİNİ UZUN ZAMANDAN BERİ BÜYÜK BİR ZEVKLE, DİKKATLE İZLİYORUM. SPORDAN YOKSUN BİR GENÇLİK NASIL Kİ VATAN MÜDAFASI SIRASINDA ETKİLİ OLAMIYORSA İNSAN DENEN VARLIĞIN KAFA YAPISI DA NE DERECE TEKAÜL EDERSE ETSİN, BEDENİ İKİŞAFI NOKSAN VE YETERSİZ OLURSA O VÜCUT O KAFAYI İLERİYE GÖTÜREMEZ, TAŞIYAMAZ. BUGÜN BÜNYENİZDE TOPLAYIP, İBNİ METODLARLA YETİŞTİRMEYE ÇALIŞTIĞINIZ BU GENÇLER, TAM ANLAMDA BEDENEN VE FİKREN GELİŞTİKLERİ ZAMAN VATAN MÜDAFASINDA İLMİ SAHALARDA OLDUĞU GİBİ SPOR ALANLARINDA DA AVRUPALI HASIMLARINA TÜRK’ÜN ÖLMEZ GÜCÜNÜ İSPAT EDECEKLERDİR. SİZİ CANDAN KUTLAR, BAŞARILARINIZI HER ZAMAN DUYMAK İSTERİM".... 1961 yılında kendisiyle Beşiktaş Tarihi adına yaptığım bir söyleşide Beşiktaş Kurucusu, Türkiye’nin ilk Güreş Federasyonu Başkanı ve Yazar Ahmet Fetgeri’den aldığım bu Ata’ya ait söylev gerçekte siyah-beyazlı camiaya Atatürk’ün bir vasiyeti olmuştur. Atatürk’ün Samsun’da milli mücadeleyi başlatarak Türk Milletine istikbali için yeşil ışık yaktığı önemli gündür.Bu bayramın mucidi ise Beşiktaş Kulübüdür. Cumhuriyetin onuncu yılını takip eden yıllarda Beşiktaş Kulübünün büyükleri ebedi şef Atatürk’e gençliğin beslediği sevgi ve saygıyı dile getirebilmek amacıyla "Atatürk Spor Günü" tertip etmeyi planlamışilardı. Sonuçta kardeş kulüpler Galatasaray, Fenerbahçe ve Güneş ile de dayanışma içine giren Beşiktaş Jimnastik Kulübü 24 Mayıs 1935 günü 20.000 sporseverin doldurduğu Fenerbahçe Stadı’nda bu organizasyonu gerçekleştirmiş ve büyük sansasyon yaratmıştı. Türk spor teşkilatının 1937 kongresinde Beşiktaş kadar Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakının kurulmasında en önemli rol oynayan yöneticilerden biri olan Ahmet Fetgeri ilk gün kürsüye çıkmış ve 19 Mayıs’ın bir gençlik ve spor bayramı olarak her yıl kutlanmasını teklif etmiştir. Bu güzel ve anlamlı tasarı alkışlarla hemen kabul edilmiş ve Atatürk’ün de onayı alındıktan sonra 20 haziran 1938 günü 3466 sayılı kanunla yürülüğe girmiştir spor yaşamımızda. İşte Atatürek ve Beşiktaş birlikteliği bu boyutlara kadar tırmanmış, Türk spor tarihinin en anlamlı en gerçek olaylarından biridir. Yönetim >>Kuruluş >>Tarihçe >>Başkanlar >>Şampiyon Yıllar ve Kadrolar >>Antrenörler >> lütfen emeğe saygı yani:dancing2: |
Beşiktaş ın Tarihçesi Bugüne kadar muhtelif zaman içinde ve çesitli yayinlarda çikan Beşiktaş Tarihi, kuruculari ve alinan neticelerinde birbirine uymayan yazilar yayinlanmistir. Bu nedenle, Beşiktaş'a gönülden bagli Divan Kurulu üyelerinin bu konuya el atmasi Beşiktaş Tarihini gündeme getirmistir. Bu münasebetle Divan Kurulunda alinan bir kararla olusturulan Beşiktaş Tarih Komitesi bir seneye yakin bir zamandan beri yaptigi arastirmalardan sonra elde ettigi bilgilerle vesikalara dayanarak bu düzeltmeyi meydana getirmistir. Bu arastirmalarda tespit edildigi üzere Mesrutiyet 'in ilanindan evvel Beşiktaş 1903'ten, Galatasaray 1905'ten, Fenerbahçe 1907'den itibaren sportif faaliyetlere baslamis, fakat bu faaliyetler bir süre gayri resmi olarak devam etmistir. Mesrutiyet 'in ilAnindan sonra yürürlüge giren Cemiyetler ( Dernekler ) Kanunu ile spor kulüplerinin resmi hüviyet aldiklari görülmektedir. BEŞİKTAŞ'IN KURULUSU : BEŞİKTAŞ 1319 yilinda ( 1903 ) Beşiktaş'ta Serencebey Mahallesinde, o zamanin Medine Muhafizi olan Osman Pasanin konaginda, Osman Pasanin ogullari Mehmet Samil, Hüseyin Bereket ile Ahmet Fetgeri, Mehmet Ali Fetgeri, Nazim Nazif ( Ander ), Haydar, Cemil, Fehmi ( Tayyareci ), Sevket beyler ve arkadaslari tarafindan BEREKET JIMLASTIK KULÜBÜ adi altinda kurulmustur. Beşiktaş 1909 yilina kadar Osman Pasanin konaginin bahçesinde ve selamlik kisminda barfiks, paralel, güres, halter, aletsiz ve aletli jimnastik sporlari ile mesgul olmustur. Istibdat devri dolayisiyla kulübün faaliyetleri gizli olarak ve saray mensuplarinin özel müsamahasi ile yapilmistir. 1908 senesinde Mesrutiyet ilan edilmis ve sportif hareketler serbestlige dogru ilk adimini atmistir. O tarihte Edirne Harp Okulu Eskrim Muallimi ( ögretmeni ) olan Fuat Balkan ve Jimnastik ögretmeni Mazhar Kazanci Beyler 31 Mart 1909'dan sonra Rumeli'den HarekAt Ordusu ile Istanbul'a gelmisler ve buradaki arkadaslari Eskrim ögretmeni Refik ve Serafettin Beylerle Fuat Beyin Beşiktaş Ihlamur yolundaki evi altinda eskiden jandarma karakolu iken sonradan garaj olan yer ve önündeki arsada barfiks, paralel, halter, güres ve eskrim sporlari ile mesgul olmaya baslamislardir. O zaman Beyoglu Mutasarrifi olan Muhittin Bey, bu sporculari kulüp kurmaga tesvik ediyor. Bir aralik Fuat Bey, önce Mehmet Ali Fetgeri, birkaç gün sonra da Ahmet Fetgeri Beylerle konusuyor. Muhittin Bey'in kulüp kurma teklifini ve tesvikini degerlendiriyorlar. Beşiktaş'in Serencebeyle Ihlamur Yolu semtlerindeki iki sporcu toplulugu 1325 (1909) yilinda birlesip kulüp adini BEŞİKTAŞ OSMANLI JIMLASTIK KULÜBÜ olarak degistiriyorlar. Beşiktaş Ihlamur Yolunda, daha önce jandarma karakolu olan Fuat beyin evinin altindaki yeri kulüp merkezi yapiyorlar. O yerde ve önündeki arsada barfiks, paralel, güres ve eskrim sporlarina devam ediyorlar. Hürriyetin ilAnindan sonra nesrolunan Cemiyetler Kanununa göre, Kulübün resmen tescili için 1326 (1910) yilinda Beyoglu Mutasarrifligina bir dilekçe ile müracaat ediliyor. Mutasarrifliktan 185 sayi ve 13 Kanunisani (Ocak) 01 - 1910 tarihli tescil belgesini aliyorlar. Beşiktaş Kulübü, alinan bu ilmühaber ile resmi hüviyetini kazanmis oluyor. BILAL OGLU MATBAASI Sayi : 185 CEMIYETIN üNVANI : BEŞİKTAŞ OSMANLI JİMNASTIK KULUBü KURULUS MAKSADI : BEDEN EGITIM TEDRISI IçIN IDARE MERKEZI : BEŞİKTAŞ IHLAMUR CADDESINDE EVVELCE JANDARMA KARAKOLU IKEN TAHLIYE OLUNAN MAHAL. SUBELERI : YOKTUR KURULUS TARIHI : 3 KANUNISANI 1326 BILADE üNVAN VE MAKSAT TESISI VE MERKEZIYLE HEYET-I IDARESI MUHARRER OLAN Beşiktaş OSMANLI JIMNASTIK KULUBü NAM CEMIYETIN NIZAMNAMESI TEVDI EDILMIS OLDUGUNDAN MUKABILINDE ISBU ILMüHABER VERILMISTIR. 13 KANUNISANI 1326 IMZA MüHüR Bu tescil belgesinde: Kulüp merkezi "Beşiktaş'ta Ihlamur Caddesinde, evvelce Jandarma Karakolu iken tahliye olunan Mahal" olarak kayitlidir. Bu binada Ahmet Fetgeri Bey, Fuat Bey, Mazhar Kazanci Bey, Mehmet Fetgeri Bey, Refik Bey, Serafettin Bey, Hattat Sevket Bey, M.Sami Bey, Vasfi Seyfi Bey, Atlet Rüstü Bey, Sevki Bey, Kamel Ismail Bey, Hakki CelAl Bey, Faik Beyler,halter, güres, eskrim ve muhtelif jimnastik sporlari ile mesgul olmuslardir. BEŞİKTAŞ'IN ILK IDARE HEYETI: Muhittin Bey : Beyoglu Mutasarrifi - Reis Mazhar Kazanci Bey : Jimnastik ögretmeni Cami Bey : Fizan Mebusu Refik Bey : Yüzbasi Fuat Balkan Bey : Eskrim ögretmeni Mehmet Ali Fetgeri Bey : Jimnastik ögretmeni Behçet Bey : Güresçi 1910 yilinda Fizan Mebusu Cami Bey, Beyoglu Mutasarrifi Muhittin Bey, Muallim Mazhar Kazanci, Fuat Balkan ve Mehmet Fetgeri'nin tesebbüsü ile kulüp Fuat Beyin evinin alt katindaki yerden Akaretler'de, sonradan Sulh Mahkemesi olan 49 numarali binaya tasinmistir. BilAhere bu bina da küçük geldigi için yine Akaretler'de 84 numarali binaya naklediliyor. Bu binanin arkasindaki arsayi tesfiye edip orasini basta futbol olmak üzere her türlü sporun yapilmasina müsait duruma getirdikten sonra sahanin açilis merasiminde Serasker Riza Pasazade Sükrü Pasa'nin (Paris Basin Atasesi) baskanligi altinda : Haci Ahmet Pasa : Enver Pasa'nin Babasi Ziyaeddin Kara Mürsel : Hazinci Hassa Müdürü Sevket Cenani : üçüncü Daire-I Belediye Reisi Mazhar Kazanci : Jimnastik ögretmeni - Yüzbasi Fuat Balkan : Eskrim ögretmeni - Subay Ahmet Fetgeri : Güres ve Halter ögretmeni - Deniz Subayi Mehmet Ali Fetgeri : Barfiks ögretmeni Beylerden kurulu bir idare heyeti teskil edilmistir. Daha sonra Sehzade ömer Hilmi Efendi'nin himayesiyle bir çok mebus fahri aza olarak kulübe kazandirilmislardir. 1912 (1328) Balkan Harbi'nin çikisi Beşiktaş Kulübünü adeta felce ugratmis, yöneticilerin çogu vatan müdafaasina kostugu için bütün subelerde faaliyetler durmustur. Balkan Harbi'nin devami sirasinda 84 numarali binanin kirasini ödeyemeyince kulüp bu yeri terketmeye mecbur oldu. Kulüp esyalari ve kupalari sahanin kenarinda tek katli binaya nakledildi. Harpten sonra Fuat Bey dönünce Akaretler'deki 33 numarali bina kiralanarak tekrar faaliyete basladi. Umumi Harp baslayinca erkan, muhtelif cephelerde silah basina kostu. Bina ve esyalar tekrar elden çikti. Harbin üçüncü senesinde dogru Fuat Bey Trakya'dan geri döndü. Ora halkinin kulüp için verdigi 2000 lirayi da beraberinde getirdi. Umumi Harbin nihayete ermesine kadar köy içindeki Rum Mektebi'nin genis salonu 20 lira karsiliginda Rum Vakif Heyeti'nden kiralanarak kulüp esyalari buraya nakledildi. Burasi muntazam bir jimnastik salonu haline getirildi. Harp sonrasinda Istanbul'un ItilAf Devletleri tarafindan isgalinden cesaret alan Rumlar, kulübü isgal edince kurtarilabilen spor malzemeleri Akaretler'deki 52 numarali dükkanda muhafaza altina alindi. 1919 yilinda Birinci Dünya Savasi'na katilan sporcu ve yöneticiler terhis olup Istanbul'a döndüler. Bu arada Ahmet Serafettin Bey bazi kulüplerle temas edip anlasma temin ederek Türk Idman Birligi adi altinda bir futbol ligi kurulmasini temin etmistir. Rumelideki tarihi görevini ifa eden Fuat Balkan Bey de gizlice Istanbul'a geldigi bir dönemde, Akaretler'deki büyük dükkanlardan 66 numarali dükkani kiralayarak burasinin kulüp lokali olmasini sagladi. Milli Mücadele nihayetinde de eski Beşiktaş Karakolu karsisindaki metruk Mektep Binasinda kurulan Halk Partisi Merkezinin birinci katina geçilmis ve burasi kulüp çalisma salonu haline getirilip, bütün kulüp malzemeleri toplanarak sportif faaliyetlere artik burada devam edilmistir. Milli zaferi müteakip kulüp erkAni tekrar toplandi. Azanin müsterek ve fiili çalismalari ile saha bostan olmaktan kurtarildi ve 90 No'lu binanin temelleri atildi. Her sene biraz daha gelistirilerek salon, odalar, dus, sahne gibi kisimlar da yapilarak 1930 senesi Agustos ayinda kulübün öz mali olarak törenle açildi. BEŞİKTAŞ'TA FUTBOL: Beşiktaş, kuruldugu günden 1911 Agustos tarihine kadar atletizm ve beden hareketlerine önem verirken, 1911yilinda Ahmet Serafettin Bey'in baskani bulundugu Valideçesme Futbol Kulübünün, Beşiktaş Osmanli Jimnastik Kulübüne iltihak etmesi sonucu Beşiktaş'ta futbol baslamis bulunmaktadir. Ahmet Serafettin Bey'in futbol subesini kurmasi ve kendisinin de fiilen bu sporun basinda bulunmasi muhitte birçok gencin Beşiktaş'a gelmesine sebep olmustur. Bundan sonra Ahmet Serafettin Bey hem Beşiktaş'ta hem de Türk Spor Tarihi'nde Şeref Bey olarak anilacaktir. ŞEREF BEY'IN BIYOGRAFISI: Ahmet Serafettin Bey 1894 yilinda Valideçesme Dibek Sokaginda dogdu. 7 yasinda Bediai Irfan Mektebini, 10 yasinda Beşiktaş Mülkiye Rüstiyesini, 13 yasinda Mercan Idadisini iyi derecede bitirmistir. Daha sonra iki sene Fransiz Mektebine devam eden Ahmet Serafettin Bey, 20 yasinda Darülfünun'dan mezun olmustur. Hacalari Hüseyin Cahit Yalçin, Hamdullah Suphi Tanriöver beylerin takdirini kazanarak Eyüp'te Mesriki Füyüzat ve Resadiye Mekteplerine ögretmen ve müdür muavini tayin edilmistir. Şeref Bey, yasami boyunca çok iyi bir hakem olmustur. 1928 Olimpiyat Turnesi esnasinda Prag'da Budapeste-Prag muhtelitleri maçini idare eden ilk Beynelminel hakemimizdir. Kulüpte teskilatta daima iyi bir idareci olmus, bu meyanda Istanbul Futbol Heyeti Reisligi (Istanbul Mintikasi Merkez Heyet-i Riyastinde) Futbol Federasyonu Umumi Katipligi gibi mühim vazifelerde bulunmustur. Şeref Bey, spor hayati devaminca hocaligi birakmamis ve yasami boyunca Tarih hocaligi yapmistir. Şeref Bey'in sahsiyeti ve Beşiktaş Kulübüne olan hizmetleri dolayisyle Türk Basininin onun hakkinda yazdiklarindan birkaç cümleyi alarak, tarafsiz insanlarin onu nasil degerlendirdiklerini belirtmekte fayda görmekteyiz: "Şeref evvela sporcu idi. Sonra da zekasi, akli selimi, ilmi, irfani ile tam bir idare adami idi. Sporcu Şeref, bütün memleket sporculuguna örnek olabilecek bir karaktere sahipti. özü, sözü dogru, mert, Ali-cenap bir insandi. Spor aski ile can veren Şeref, sporumuza çok büyük hizmetler ifa etmis, bu yolda ebediyyen payidar olacak eserler vücude getirmistir. Bu eserlerin basinda özellikle Beşiktaş FUTBOL SUBESI'nin geldigini görmekteyiz. Şeref sadece kulüpçü olarak kalmamisti. O, Türkiye Idman Cemiyetleri Ittifaki'nin muhtelif subelerinde vazifeler almis, aldigi her vazifede büyük basarilar göstermis, Türk Sporu'nun yükselmesi için mütemadiyen çalismistir. Şeref Bey'in 1929 senesinde Taksim Stadinin bir hissesini satin alarak Beşiktaş takimina antreman ve özel maç yapmak için saha temin ettigini görmekteyiz. 1932 senesinde kulübe Şeref Stadi'ni kazandirmaya çalisan Şeref Bey bu esnada yakalandigi amansiz bir hastaliktan, gösterilen bütün ihtimamlara ragmen kurtulamayarak hayatini yitirmistir. Beşiktaş camiasi tarafindan kendisi; rahmet, minnet ve sükranla daima anilacaktir. Istanbul'da o tarihlerde Beşiktaş Birinci Takimi'nda oynamak ne kadar büyük bir şeref ise, ikinci üçüncü takimlarda da futbolcu olmak gençler için bir tutku idi. Beşiktaş Futbol Takimi 1919 yilina kadar hiçbit lige girmemis, fakat özel mahiyette semtler arasinda maçlar yapmayi daha uygun bulmustur. 1919 yilinda Hilal, Beylerbeyi, Darüssafaka, Haliç, üsküdar, Nisantasi, Türk Gücü, Vefa, Kumkapi, Topkapi, Bakirköy kulüplerinin katildigi Türk Idman Birligi nami ile bir lig kurulmus ve lig 1919 - 1920, 1920 - 1921 yillari olmak üzere iki yil devam edebilmistir. Bu iki yilda da Beşiktaş sampiyon olmustur. Ayrica 1920 senesinde kurulan Pazar Ligi; Ittihat Spor, Pera, Makabi, Istrogles, Dork, Alistella, Enosis ve Mayak isimli Türk, Rum, Ermeni, Musevi, Ingiliz, Italyan ve Rus takimlarindan olusan Pazar ligine de katilmistir. Bu ligde birinci sene Ittihat Spor, ikinci sene Beşiktaş Sampiyon olmustur. Bu, TÜRK IDMAN BIRLIGI ve Pazar Ligi maçlarinda Beşiktaş Takimi'nda: Kerim, Haki, Nusret, Kaz Nuri, Cavit, Izzet, Bilal, Vehbi, Ismail Hakki, Ibrahim Ali, Kani, Sükrü Abbas, Arap Hüsnü, Badi Kemal, Demir Ethem, Asim, Süreyya, Nazim, Canip, Edip, Arap Nuri, Ziya Hikmet, Arif, Vecihi, Badi Sükrü, Ekrem, Balikçi Tevfik, Rüstü yer almislardir. |
Beşiktaş iLe iLgiLi Her Şey... Beşiktaş Jimnastik Kulübü Tarihi Kuruluş hikayesi 1902 sonbaharında Beşiktaş Serencebey Mahallesi'nde, o zamanın Medine Muhafızı olan Osman Paşa'nın konağının bahçesinde, 22 kişilik genç grup, haftanın bazı günlerinde toplanıp jimnastik hareketleri yapmaktaydı. Başta Osman Paşa'nın oğulları Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket ile mahellenin gençlerinden Ahmet Fetgeri, Mehmet Ali Fetgeri, Nazımnazif, Cemil Feti ve Şevket Beyler'in aralarında bulunduğu gençlerin ilk ilgilendikleri spor branşları, özellikle barfiks, paralel, güreş, halter, aletli ve aletsiz jimnastikti. O sıralarda siyasi hareketler dolayısıyla her türlü toplanmadan ürkerek hafiyeler dolaştıran 2. Abdülhamit'in adamları Serencebey'deki bu toplanmaları haber alınca, spor yapan gençler bir baskınla karakola götürüldü. Bu sporcu gençlerin bir kısmının saray erkanına yakın olması, ayrıca o dönemlerde kötü gözle bakılan futbol oynamadıkları ve sadece beden hareketleri yaptıklarını belirtmeleriyle gergin durum yumuşadı. Hatta saray çevresinden Şeyhzade Abdülhalim bu sporcuları destekledi ve sık sık antrenmanları seyretmeye başladı. Ünlü boksör ve güreşçi Kenan Bey de antrenmanlara gelerek güreş ve boks hareketleri göstermeye başladı. 1903 Mart'ında ise özel bir izinle Bereket Jimnastik Kulübü kuruldu. 1908'de Meşrutiyet'in ilanıyla sportif hareketler biraz daha serbestlik kazandı. 31 Mart 1909'daki siyasi olaylardan sonra Edirne'de bulunan Fuat Balkan ve Mazhar Kazancı, Hareket Ordusu ile İstanbul'a geldi. Siyasi olaylar yatıştıktan sonra iyi bir eskrim hocası olan Fuat Balkan ile başta güreş ve halter sporlarını yapan Mazhar Kazancı, Serencebey'de jimnastik yapan gençleri bularak birlikte spor yapma fikrini kabul ettirdi. Fuat Balkan, Ihlamur'daki evinin altındaki yeri, kulüp merkezi yaptı ve Bereket Jimnastik Kulübü'nün adı Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü olarak değiştirildi. Böylece jimnastik, güreş, boks, eskrim ve atletizmin ön planda tutulduğu güçlü bir spor kulübü meydana geldi. Fuat Bey'in arkadaşları Refik ve Şerafettin Beyler de iyi birer eskrimciydi. Bu arada Beyoğlu Mutasarrıfı Muhittin Bey'in teşvikiyle Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü, 13 Ocak 1910 tarihinde tescil edilen ilk Türk spor kulübü oldu. Semtin gençlerinin bu spor kulübüne ilgisi büyüdü ve spor yapan üyelerin sayısı bir anda 150'ye yükseldi. Kulübün merkezi de Ihlamur'dan Akaretler'de 49 numaralı binaya taşındı. Bir süre sonra bu bina da küçük gelince, yine Akaretler'de 84 numaralı binaya geçildi. Bu binanın arkasındaki bahçe de bir spor sahası haline getirildi. Kulüp renklerinin gelişimi Yıllardır Beşiktaş'ın ilk renklerinin kırmızı-beyaz olduğu, Balkan Savaşı'nın kaybedilmesinin ardından siyah-beyaz olarak değiştirildiği söylenir. Beşiktaş tarihi ile ilgili bir çok kaynak böyle yazmaktadır. Ancak 100. yıl belgeselinin hazırlanması sırasında yapılan ayrıntılı araştırmalarda, kırmızı rengin kullanılmadığı, renklerimizin her zaman siyah-beyaz olduğu yönündeki belgeler ağırlık göstermiştir. Beşiktaş 100. Yıl Belgeseli yapımcısı Tuğrul Yenidoğan, yaptığı araştırmalar sonucunda bu tartışmalara noktayı koymuştur: Osman Paşa Konağı'nda başlangıçta ferdi sporlar yapıldığından herhangi bir forma rengine gereksinim duyulmadı. Ancak sporcuların sayısı her geçen gün yeni katılımlarla artmaya devam edince, eğitimini Fransız mektebinde tamamlamış Mehmet Şamil Bey kurucular heyetini topladı. Okul günlerinde kullandığı, okulunun renklerini taşıyan rozeti yakasından çıkardı ve gösterdi: Bizler de tıpkı bu rozet gibi bir rozet yaptırmalı ve Kulübümüz'de spora devam eden her azayı bu rozeti taşımaya mecbur tutmalıyız” dedi. Toplantıya katılanlar Mehmet Şamil Bey'in teklifini heyecanla kabul ettiler. Toplantının sonunda rozette yer alacak kulüp renkleri de kararlaştırıldı. Tabiatın bütünüyle birbirine zıt iki ana rengi kulüp renkleri olarak seçildi: Siyah ve Beyaz... Beşiktaş'ın ilk rozetinin yapıldığı tarih, Fransız mektebindeki rozetlerden esinlenerek miladi yıl olarak 1906” yazıldı. Üstte Arap harfleriyle Beşiktaş” yazarken, sağda J”, solda K” harfleri yer aldı. arka yüzünde Konstantinopolis”te yapıldığı yazılıdır ve iç tarafında rozeti yapan ustanın mührü yer almaktadır. Rozetteki armada yer alan yıldızın 6 köşeli olduğu dikkat çekmektedir. 2. Meşrutiyet'e kadar (1908) bu 6 köşeli yıldız kullanılmıştır. Bu rozet, İskender Yakak tarafından Onursal Başkanımız Süleyman Seba'ya hediye edilmiştir. Kara Kartallar Efsanesi Son iki sezonun şampiyonu Beşiktaş, 1940-41 sezonuna gençleştirilmiş ve yenilenmiş kadrosuyla girer. Haftalar ilerledikçe puan farkını açan Beşiktaş, ligde liderliğini sürdürmektedir. Bitime 5 hafta kala rakip Süleymaniye'dir. 19 Ocak 1941 Pazar günü Semih Duransoy'un hakemliğini yaptığı Şeref Stadı'ndaki maça Beşiktaş şu kadro ile çıkar: Faruk, Yavuz, İbrahim, Rıfat, Halil, Hüseyin, Şakir, Hakkı, Şükrü, Şeref, Eşref. O sezon bütün maçlarda olduğu gibi, Takımımız yine muhteşem bir oyun ortaya koyar. Maçın ikinci yarısının ortalarıdır. Beşiktaş takımı farklı önde olmasına rağmen rakip kaleye bitmek tükenmek bilmeyen hücumlar gerçekleştirmektedir. İşte o sıralarda Beşiktaş'ın akın yönü olan Şeref Stadı'nın Atatürk panosu bulunan tarafındaki tribününden bir ses yükselir: Haydi Kara Kartallar. Hücum edin Kara Kartallar”... Şeref Stadı'nı dolduran binlerce taraftar ve maçı takip eden gazeteciler, çınlayan sesle donup kalmıştır. Son derece isabetli bir benzetmedir o anda yapılan. O sezon rakiplerini ezip geçen Beşiktaşlı futbolcuları Kara Kartal”dan, oynadıkları futbolu Kara Kartal gibi hücum etmek”ten başka bir şekilde tarif etmek mümkün değildir. Tribünlerden gelen sesin sahibi Mehmet Galin isimli bir balıkçıdır. Voleci Şeref lakabıyla maruf Şeref Görkey'in voleyle attığı 3 muhteşem gol ve kaptan Hakkı'nın, Şakir'in ve Şükrü'nün birer golüyle sahadan 6-0 galip ayrılırlar. Bu maçın ardından, Beşiktaş'ın sembolü Kara Kartallar” olmuştur. Şampiyonluklar ve Özel Kupalar Grubunda bütün maçlarını kazanan Beşiktaş finalde diğer grubun birincisi Darüşşafaka ile karşı karşıya geldi. 23 Temmuz 1920'de oynanan bu maçı Siyah-Beyazlılar 2-1 kazanarak tarihlerindeki ilk şampiyonluğu elde ettiler. Son şampiyonluğu ise 2002-2003 sezonunda; Galatasaray ve Fenerbahçe'ye karşı gol yemeden elde edilmiş 4 galibiyet, UEFA Kupası'nda çeyrek final oynamak gibi sonuçlara imza atarak, en yakın rakibinin 8 puan önünde şampiyon olarak bitirmişti. Cumhuriyet Devri 1923-1924 İstanbul Ligi Şampiyonu 1933-1934 İstanbul Ligi Şampiyonu 1934 Türkiye Futbol Şampiyonu 1934-1935 İstanbul SİD Şampiyonu 1937-1938 Teyyare Kupası Şampiyonu 1938-1939 İstanbul Ligi Şampiyonu 1939-1940 İstanbul Ligi Şampiyonu 1940-1941 İstanbul Ligi Şampiyonu 1940-1941 Milli Küme (Türkiye Ligi Şampiyonu) 1941-1942 İstanbul Ligi Şampiyonu 1942-1943 İstanbul Ligi Şampiyonu 1943 İstanbul Kupası Şampiyonu 1943 İzmir Fuar Kupası Şampiyonu 1943-1944 Milli Küme (Türkiye Ligi Şampiyonu) 1944 Başbakanlık Kupası Şampiyonu 1944-1945 İstanbul Ligi Şampiyonu 1945 İstanbul Kupası Şampiyonu 1945-1946 İstanbul Ligi Şampiyonu (8 Yılda 7 kez.) 1946-1947 Milli Küme (Türkiye Ligi Şampiyonu) 1947 Başbakanlık Kupası Şampiyonu 1949-1950 İstanbul Kupası Şampiyonu 1950-1951 İstanbul Prof. Ligi Şampiyonu (ilk) 1951 Türkiye Futbol Şampiyonu 1951-1952 İstanbul Prof. Ligi Şampiyonu 1952-1953 İstanbul Prof. Ligi Şampiyonu 1956-1957 Türkiye Ligi (Federasyon Kupası) Şampiyonu 1957-1958 Türkiye Ligi (Federasyon Kupası) Şampiyonu 1959-1960 Türkiye Ligi Şampiyonu Başarılar ve İlkler Başarılar
BJK Başkanları Onursal başkanlar Hakkı Yeten Süleyman Seba Kronolojik sıra ile başkanlar 1903-1908 M. Şamil Osmanoğlu 1908-1911 Şükrü Paşa 1911-1918 Fuat Paşa 1918-1924 Fuat Balkan 1924-1926 Ahmet Fetgeri Aşeni 1926-1928 Fuat Balkan 1928-1930 Ahmet Fetgeri Aşeni 1930-1932 Emin Şükrü Kunt 1932-1935 A. Ziya Karamürsel 1935-1937 Fuat Balkan 1937-1938 Recep Peker 1938-1939 A. Ziya Karamürsel 1939-1941 Yusuf Ziya Erdem 1941-1942 A. Ziya Karamürsel 1942-1950 A. Ziya Kozanoğlu 1950-1951 Ekrem Amaç 1951-1955 Salih Fuat Keçeci 1955-1956 Tahir Söğütlü 1956-1957 Danyal Akbel 1957-1958 Nuri Togay 1958-1959 Ferhat Nasır 1959-1960 Nuri Togay 1960-1963 Hakkı Yeten 1963-1964 Selahattin Akel 1964-1966 Hakkı Yeten 1966-1967 Hasan Salman 1967-1968 Hakkı Yeten 1968-1970 Talat Asal 1970-1971 Agasi Şen 1971-1972 Himmet Ünlü 1972-1973 Şekip Okçuoğlu 1973-1977 Mehmet Üstünkaya 1977-1979 Gazi Akınal 1979-1979 Hüseyin Cevahiroğlu 1979-1980 Gazi Akınal 1980-1981 Rıza Kumruoğlu 1981-1984 Mehmet Üstünkaya 1984-2000 Süleyman Seba 2000-2004 Serdar Bilgili 2004-20.. Yıldırım Demirören BJK İnönü Stadyumu İnönü Stadı 1947 Yılında Açıldı. Mimari planları Mimar Vietti Violi , Mimar Şinasi Şahingiray ve Mimar Fazıl Aysu tarafından hazırlanmış olup, II. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü devrinde ve Lütfi Kırdar'ın İstanbul Valiliği ve Beden Terbiyesi Bölge Başkanlığı zamanında yapılmış ve 19 Mayıs 1947 yılında açılmıştır. 1950'li yıllarda stadyumun arka tarafında bulunan gazhane ve havagazı fabrikası daha sonraki yıllarda yıkılarak yeni açık tribünler inşa edilmiştir. İnönü Stadyumu'nun ilk maçı Beşiktaş ile İsveç'in AIK takımı arasında oynanmıştır. Bu stadyumdaki ilk golü de o zamanlar Beşiktaş'ın futbolcusu olan, Onursal Başkanımız Süleyman Seba atmıştır. İlk maç 3-2 AIK' nın galibiyeti ile bitmiştir. 1998 Yılında 49 Yıllığına Kiralandı. 8 Şubat 1998 tarihinde Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile BJK Derneği arasında imzalanan sözleşme ile 49 yıllık intifa hakkı verilmiş ve sözleşmenin tapuya tescil tarihi olan 27 Mart 1998 tarihinden itibaren BJK'ya ait olmuştur. BJK İnönü Stadyumu ile ilgili tasarruflarda bulunmaya sadece Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği'nin yetkili olduğu hukuken tescil edilmiştir. BJK İnönü Stadı'ndaki Yenileme Çalışmaları (2004) BJK İnönü Stadyumu gece görüntüsü2003-2004 sezonunun tamamlanmasının ardından hemen başlayan çalışmalarla stadımız, muhteşem bir görünüm kazandı. Zemin indirme projesiyle, tribünler ile saha arasında artık sadece 4 metre uzaklık var. Bu sayede yüzde 50 artışla, toplam koltuk kapasitesi de 32,145'e ulaştı. Kapalıda bulunan basın tribünü, taraftarlardan gelen istek üzerine numaralı kısma alındı. Kapalı trübünün orta bölümündeki localar, tribünlerle saha arasında bulunan tel örgüler kaldırıldı. Stadın giriş ve çıkışlarını rahatlatmak için kapı sayısı da yüzde 100 artırılarak, 36'dan 72'ye çıkartıldı. BJK TV için stat içerisinde bir bölüm yapıldı. Ayrıca, tuvalet ve büfelere yenisi eklenerek, bakımları tamamlandı. Nasıl Gidilir? Beşiktaş'dan Taksime giden yolda Dolmabahçe Sarayı'nın tam karşısındadır. Taksim tarafından geliyorsanız Gümüşsuyu caddesinin bitiminde, Beşiktaş İnönü Stadyumu karşınıza çıkacaktır. BJK Bünyesindeki Aktif Branşlar Atletizm Basketbol Bedensel Engelliler Boks Briç Futbol Güreş Hentbol Jimnastik Kürek Masa Tenisi Motor sporları Satranç Voleybal BJK Bünyesinde yapılmış sporlar Bilardo Binicilik Bisiklet Eskrim Halat Çekme Halter Hokey Judo Okçuluk Su Sporları |
güzel paylaşım,teşekküerler ama o zamanlarda futbola kötü gözle bakmalarının sebebi neymiş acaba , anlayamadım ??? |
....bilgilerin için çokk teşekkürler eline sağlık... |
Tarihimizi okuyalım... |
paylaşimiz için teşekurler cok gozel olmus |
tşkler |
emeğine yüreğine sağlık bundan daha iyi bir konu açılamazdı çok saol:):):) |
|
gerçekten çok güzel lazım olacak bilgiler çok saol ellerine sağlık |
böyle şanlı bir tarihimiz olduğu için ne kadar şanslıyız |
teşekkürler emeğine sağlık |
vay yavrm ilk rozetler nasılmış öyle... teşekkürler eiln dert görmesn |
çok güzel ve ögretici olmus, tesekkürler |
paylaşım için teşeküürler bi kere daha aşık oldum beşiktaşıma |
Beşiktaşı bir daha anladım |
gerçekten çok güzel olmuş eline sağlık . |
herkes okumalı bence faydalı bilgiler takımımızın geçmişi herşey mevcut |
sağlun güzl olmşş ;) |
Çok güzel bir paylasım tebrik ederim |
Paylaşım İçin Tşk Ellerinize Kollarınıza Sağlık |
herşey ii hoşta şu "j" bizi bozuyo ya.. zamanında deişseydi keşke adımız.. |
Türkiye`de Saat: 07:25 . |
Powered by: vBulletin Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2