Beşiktaş Forum  ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi


Geri git   Beşiktaş Forum ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi > Forum Arşivi > Konu Arşivi > 2006 2007 Sezonu

2006 2007 Sezonu Bu Bölümde 2006 ve 2007 yıllarına ait karşilaşma yorumlar vs. arşivlenir

 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 19-11-2007, 20:22   #1
 
jaSmin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kadınlar neden her şeyi erkeklerin yerine düşünürler?

ORADA DUR BAKALIM!

Kadınlar ve erkekler var olduklarından beri birlikte yaşamalarına rağmen hâlâ birbirlerini anlamaktan aciz görünüyorlar. Kendi beklentilerimizi karşı cinse aktarma konusunda yaşadığımız karmaşa büyük oranda bunu haklı çıkarıyor. Beklentiler üzerine kurulan senaryoların kahramanları olmaktan ve çevremizdekileri bu senaryonun farklı kahramanları haline getirmekten bir türlü vazgeçemiyoruz. Herkes kendi hayatını kendi kalemiyle yazmak istiyor, kimsenin kalemini başkasına devretmek gibi bir niyeti yok. Peki bunun sonucunda ne oluyor? Başkalarının yerine düşünmeye, karar almaya, planlar yapmaya başlıyoruz. Kendi hayatımızı kontrol etmek ya da yaşamak bile bu kadar yorucu ve meşakkatliyken, karşımızdakilerin hayatıyla ilgili kararlar almak, içinden çıkılması zor bir durumu ortaya çıkarıyor. Sonra "Ben erkekleri anlamıyorum, ben kadınları anlamıyorum" diyoruz. Başkalarının yerine düşündüğümüz sürece onları anlamamaya devam edeceğiz galiba.
ONUN YERİNE Mİ HAREKET EDİYORDUNUZ?
Erkekleri anlamak zor ama kadınlar tam bir muamma! Kadınlar tarafında her sorun başka bir yolla çözülebiliyor. Hatta kadınların çoğu sonucun doğruluğuna bakmadan gidiş yoluna puan veriyorlar. Ama nedense sürekli bir şikayet etme durumu söz konusu. Kadınların erkekleri anlamamaktan şikayetçi olmalarının nedenini anneliğin idealleştirilmesine bağlamak hiç de yanlış görünmüyor. Toplumun kadınlara yüklediği görevler sonucunda kadınlar her zaman anne olma sıfatını taşımaktan memnun görünüyorlar.

Toplum annelerden karşılarına çıkan her acil durumda becerikli, doğru ve usta bir biçimde başa çıkmalarını sağlayacak sihirli bir değnek varmış gibi davranmasını bekliyor. Anneliğin idealleştirilmesi 20'li yaşlardaki genç kızlarda bile etkisini gösteriyor. Karşınızdaki erkek kim olursa olsun, onun hayatını düzeltmeye gönüllü oluyoruz. Onun isteklerini, yaşam tecrübelerini, hissettiklerini görmezden gelip kafamızda kurguladığımız formata uydurmaya çalışıyoruz. Bu durumu açıklamak için basit bir soru: Bir yere gittiğinizde sevgilinizin hangi sandalyede oturmak isteyeceğini düşünüyor musunuz? Burası sıcak olur ya da buradan soğuk gelir, buradan dışarıyı ya da beni iyi göremez gibi ince ayrıntılara takılıp kalıyor musunuz? Sevgiliniz istediğiniz sandalyeye oturmadığında neden oraya oturmadığını kendi kendinize sorup, kafa yoruyorsunuz. Neden sizin istediğiniz yere otursun ki! O belki de sizin baktığınız noktayı farklı açıdan görebilen bir noktada bulunmak istiyor. "Bunu yeme hasta olursun, onu giyme üşütürsün, biliyorum karnın aç yemelisin" gibi konuşmalar gerçekten sevgilinizi çok sevdiğiniz ve onu düşündüğünüz için mi, yoksa toplumun üzerimize serdiği annelik örtüsünün bir sonucu mu? Bu sorunun cevabı ne olursa olsun kafanızı kemiren kontrolü elinizde bulundurma isteği, yaşadığınız anın keyfine varmanıza engel olabilir.
Denetim sahibi olmanın ya da egemen konumda bulunmanın verdiği mutluluk, denetimin bölünme sürecine girdiği durumlarda yerini üzüntüye bırakabiliyor. Oysa ki, sevgilinizin yerine düşünmekten vazgeçseniz, hayal kırıklıkları, üzüntüler ve kuruntular da peşinizi bırakacaktır. Siz pek farkında olmasanız da, ilişkinin mutluluğu için yaptığınız birçok davranış çoğunlukla bireysel mutluluğunuz için yaptığınız şeylerdir. Bireysel mutluluğunuza giden yolu başkaları bilmediği için, yolunuz engellenip kösteklenebilir. Buna her zaman hazırlıklı olmalısınız.
Nietzsche "Tan Kızıllığı" kitabında "Ben neden ikilensin! Kendi yaşantılarımızı başkalarının yaşantılarını görmeye alıştığımız gözlerle görmek çok rahatlatır ve önerilmeye değer bir ilaçtır. Buna karşın, başkalarının yaşantılarını sanki bizim yaşantılarımızmış gibi görmek ve algılamak bizi mahveder, hem de çok kısa zamanda: ama bu denensin ve daha fazla hayal kurulmasın!" diyor. Bu cümleleri ilk okuduğumda bir arkadaşımın başından geçen komik ve düşündürücü olay aklıma geldi. Bir gün sevgilisiyle birlikte uyurken, su içmek için yataktan kalkmış. Sevgilisinin de susamış olabileceğini düşünerek bir bardak su alıp yanına gitmiş. Yastığının yere düşmek üzere olduğunu görünce yavaşça sevgilisini uyandırmak istemiş. Aniden uyanan sevgilisi bardağa çarparak suyu dökmüş. Ne olduğunu bile anlayamadan sevgilisi ona "Sen orada dur!" diyerek arkasını dönüp uyumaya devam etmiş. Arkadaşım bütün gece "Sen orada dur!" ne demek diye düşünmüş. Evet bazen orada durmalıyız galiba. Orada o yatağın kenarında öylece durup düşünmeliyiz, "Ben ne yapıyorum?" sorusunu kendi kendimize sormalıyız. Nietzsche'nin de dediği gibi başkalarının yaşamlarını kendi yaşamlarımızmış gibi yaşamak bizi mahvediyor. Arkadaşım büyük ihtimalle sevgilisinin suyu içip, ona teşekkür edeceğini ve sonra ona sarılarak uyumaya devam edeceklerini hayal ediyordu. Gecenin bir yarısı "Sen orada dur!" gibi bir tepkiyle karşılaşınca hayal kırıklığına uğramıştı. Bir ilişkiyi yaşarken "Ben burada, o da orada durmalı" cümlesini söyleme cesaretini göstermeliyiz. Farklı dünyalarda büyüdüğümüzü ve farklı dünyaların insanı olduğumuzu kabul etmeliyiz. Kadınlar çevrelerindeki erkeklerin annesi olma duygusundan kurtulmalı. Giderek bu duygunun içine öyle çok gömülmeye başladık ki, mutsuzluğumuzun kaynağının bu olduğunu bile görememeye başlıyoruz.
Ahlaksal modalara çok fazla kendimizi kaptırır hale geldik. Yeni moda, sevgilisini, sevgilisinin annesi kadar düşünen ve üzerine titreyen kadın modeli. Erkeklerin bir kısmı bu durumdan memnun olmadıklarını açıkça bildirirken; bir kısmı ise annesi ile olan ilişkisindeki güven duygusunu, sevgilisi ile yaşadığı ilişkiye aktarmaktan hoşnut. Kadınların durumuna gelince, farkındalık sorunu yaşadıklarını söylemek hiç de zor değil. Başka modaların rüzgarlarına kapıldıkları gibi, annelik rüzgarlarının da etkisindeler. Artık kendimizden çok erkekleri düşünüyoruz. Kendimizi düşünmek can sıkıcı gelirken, onların dünyalarıyla mutlu oluyoruz. Biraz kendimizi düşünmenin ve "Sen orada dur!" uyarısına kulak vermemizin zamanı gelmedi mi?
Kaynak/ e-kolay
jaSmin Ofline  
 

Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Türkiye`de Saat: 22:49 .

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2

Sitemiz CSS Standartlarına uygundur. Sitemiz XHTML Standartlarına uygundur

Oracle DBA | Kadife | Oracle Danışmanlık



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580