![]() | |
| Ana Sayfa | Kayıt ol | Yardım | Ortak Alan | Ajanda | Bugünkü Mesajlar | XML | RSS | |
| |
| | #1 | ||
| hüngürella ![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2007 Yaş: 43
Mesajlar: 5.146
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() |
SAVAŞ PANAROMALARI - SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ (1921) ![]() ![]() Birinci ve İkinci İnönü Muharebeleri'ndeki yenilgileri üzerine Yunan hükümeti, kuruluş halindeki yeni Türk ordusunu daha da güçlenmeden ezip dağıtmaya karar vermişti. Bu amaçla ordu mevcudunu 225.000 kişiye çıkarttı. Birliklerini yeni silah ve araçlarla donattı. Üç aylık bir hazırlıktan sonra Temmuz başında taarruza geçti. Sakarya'da savaşmak üzere cepheye ilerleyen bir topçu birliği. Sakarya Meydan Savaşı için piyadeler Ankara, Kastamonu, Karaman, ve Kayseri'de topçular Çankırı'da, süvariler Kırşehir'de yetiştirilmiştir. Türk cephesi, bir alay komutanının aymazlığı sonucu, Kütahya doğrultusunda yarılacaktır. Sonuçta Afyon, Kütahya ve Eskişehir elden çıkar. Ordu, savaşı daha elverişli bir alanda kabul etmek üzere Sakarya nehrinin doğusuna çekilir. Düşmana hiçbir birlik kaptırılmamıştı ama ordu, kaçaklar yüzünden yarı yarıya erimişti. Ordu, hızla takviye edilmeli, donatılmalı, savaş boyunca ihtiyaçları karşılanmalıydı. Oysa para yoktu, zaman da yoktu. Umut Mustafa Kemal Paşa' da idi. Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal Paşayı başkomutanlığa getirdi. Başkomutan ard arda 10 emir yayımlayarak halktan varlığının yaklaşık yüzde 40'ını orduya vermesini istedi. Eski gaziler de silah altına çağrıldı. Yılgınlık ve umutsuzluk yayılmadan sona erdi. Yerini Sakarya destanını yazacak olan ruh aldı. Gençler silah altına koştu. Halk, varlığını bu son ordunun ayaklarına serdi. Sakarya Meydan Muharebesi'nde Türk subay ve Mehmetçikleri, her karış vatan toprağını canları pahasına savundular. Sakarya'da savaşmak üzere cepheye ilerleyen bir topçu birliği. Yunan ordusu 14 Ağustos günü üç koldan Sakarya'ya doğru yürüyüşe geçti. Yunan ordusunun planı Türk ordusunun batıya dönük cephesi karşısına bir tümen bırakıp bütün birliklerini Sakarya güneyinde toplamak, Türk cephesini yarmak ve sol kanadını kuşatmaktı. Böylece milli orduyu sona erdirmiş olacaklardı. General Papulas ve kurmay kurulu bu sonucu alacaklarına güveniyorlardı. 23 Ağustos (1921) Salı sabahı Sakarya Meydan Muharebesi başladı. Yunan ordusu bütün gücüyle taarruza geçti. Türk sol kanadını kuşatmak için sağ kanadını sürekli uzatıyordu ama karşısında daima o kanada kaydırılmış fedakar bir Türk birliğini buluyordu. Cephenin uzunluğu 100 kilometreyi bulmuştu. Mustafa Kemal Paşa ünlü emrini verdi. Bu yepyeni bir savunma anlayışıydı: "Savunma hattı yoktur, savunma alanı vardır. O alan bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." Kesin olarak gerekmedikçe bir küçük tepecik bile terk edilmeyecekti. Subaylar da Mehmetçikler gibi bir karış toprak için kanlarını dökecek canlarını feda edeceklerdi. Bu alışılmamış ve özverili savunma düzeni karşısında Yunan ordusu hızla erimeye başladı. On binlerce kaybına karşı Yunan ordusu, cephe boyunca ortalama sadece on kilometre ilerleyebilmişti. Cephe gerisine sızan Türk süvarileri ikmal kollarını vurduğu için cephane, yiyecek ve benzin sıkıntısı da çekmeye başlamışlardı. Yunan karargâhındaki iyimserlik yerini giderek derin bir kaygıya bıraktı. Durum olgunlaşmış, taarruz sırası Türk ordusuna gelmiştir: Yunan ağır topçu birlikleri Eskişehir yakınlarında. 10 Eylül 1921 Cumartesi günü sabahı Türk karşı taarruzu başlar.Sağ kanatta ilk hamlede Duatepe geri alınır ve süngü pırıltıları içinde al sancaklar göğe yükselir. Sol kanatta da süvari kolordusu kaçan düşman artçılarının peşine düşmüştür. ![]() Batı Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Paşa, Sakarya Meydan Muharebesi'nde Yunan birliklerinden ele geçirilen topları incelerken karargah subaylarıyla birlikte. Yunan hükümeti ordunun geri çekilmesini onaylar. Oysa Yunan ordu karargahı Sakarya batısına geçmiştir bile. General Papulas, ordusunu, bütünüyle mahvolmadan savaşın dişlerinden kurtarıp geriye çekebilme telaşı içindedir. Yunan Genelkurmay Başkanı General Dusmanis durumu şöyle özetleyecektir: "Kaçmaktan başka bir karar verebilecek güçleri kalmamıştı." Yunan ordusu muharip kuvvetinin yarısını Sakarya'da bırakmış, taarruz gücünü yitirmiş bir şekilde bütünüyle Sakarya nehrinin batısına geçmişti. 22 gün ve gece süren Sakarya Meydan Muharebesi sona ermiştir. 13 Eylül 1921 günü bir bildiriyle millete ve dünyaya Türk zaferi ilan edilmiştir. Ünlü tarihçi Toynbee diyor ki: "Bu savaş 20. yüzyılın en büyük savaşlarından biridir." | ||
| | |
| | #2 | ||
| hüngürella ![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2007 Yaş: 43
Mesajlar: 5.146
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() |
SAVAŞ PANAROMALARI - BÜYÜK TAARRUZ (26 Ağustos 1922) ![]() ![]() Sakarya'da muharip gücünün yarısını kaybeden Yunan ordusu demir yolunu ve köyleri tahrip ederek Afyon, Kütahya, Eskişehir hattına geri döner. Sakarya Zaferi üzerine Fransızlarla yapılan anlaşmalarla Hatay dışında güney sınırımız, Kars anlaşması ile de doğu sınırımız kesinleşir. Dört yandan kuşatılmış, yoksul, silahları elinden alınmış, ordusu dağıtılmış bir millet, kuzey, doğu ve güneydeki bütün cepheleri tasfiye etmiş, hemen hemen hiçten yola çıkarak bu noktaya gelmiştir. Karşısında yalnız İngilizlerin desteklediği Yunan ordusu kalmıştır. Şimdi Türk'ün zamanıdır. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa Batı Cephesindeki hazırlıkları gözen geçirmek için geldiği Çay'da törenle karşılanıyor (30 Mart 1922). Ordu kesin zafer için Yunanlıları ve İngilizleri uyandırmadan, büyük bir gizlilik içinde taarruz hazırlıklarına başlar. Ordu pek çok güçlük aşılarak insan, silah, uçak ve araç bakımından takviye edilir. Türk Taarruz planı çok kısaca şöyle özetlenebilir: Çok iyi tahkim edilmiş Afyon cephesini yararak sayıca ve silahça daha üstün olan Yunan ordusunun İzmir'le bağlantısını kesmek ve sarıp yok etmek. Kuzeydeki büyük birlikler düşmana sezdirilmeden, sessizce Afyon karşısında toplanır. 24 Ağustos günü İstanbul ve dünya ile haberleşme kesilir ve sınırlar kapatılır. 25 Ağustos'ta taarruza katılacak bütün birlikler yerlerini alırlar. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, taarruzu, yarma bölgesini bütünüyle gören Kocatepe' den yönetecektir. 26 Ağustos 1922 günü sabah saat 5.30'da Kocatepe'de tüm topların gürlemesiyle Türk büyük taarruzu başlar. Gece Ahır Dağı'nı aşmış olan Türk süvari kolordusu da Yunan cephesinin gerisine geçmiştir. Demir yolu ve telgraf bağlantılarını keser, çala kılıç Yunan birliklerinin arasına dalar. Ordu fırtına gibi esmektedir. Yunanlıların onca emek ve umutla tahkim ettikleri tepeler ard arda düşmeye başlar. Erkekler cepheye gidince, cephe gerisi hizmetler kadınlara kalmıştı. Demir yollarının yapım, bakım ve onarımında köylü kadınlarımızın büyük hizmetleri dokunmuştur. O kadar güvenilen Yunan cephesi ertesi günü öğleye doğru yarılır. Birlikler sel gibi Afyon'un arkasındaki ovaya akarlar. Yunan ordusu bir vuruşta üçe bölünmüştür. Büyük bölüm eriye eriye, daha önceden tahkim edilmiş olan Dumlupınar hattına çekilmeye çalışır. Ama başaramaz. 29 Ağustos gecesi Yunan ordusunun çekilme yolu bir Türk tümeni tarafından kesilecektir. Plan amacına ulaşmış, Yunan ordusunun büyük bölümü 30 Ağustos günü Dumlupınar önünde sarılmıştır. Başkomutan bu son aşamayı ateş hattına kadar gelerek izlemiş ve gerekli emirleri vermiştir. Birinci ve İkinci Yunan Kolordusu'nun komutan ve karargahları, bağlı birlikleri, beş tümen ve yüzlerce top ateşten çemberin içinde kalır. Dağ yolundan kaçabilenler de iki gün içinde yakalanıp esir edileceklerdir. Yunan başkomutanı ile bir kolordu ve üç tümen komutanı Türk ordusuna teslim olur. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa 1 Eylül 1922 günü ordulara bir emir yayımlar. Emir şu ünlü cümleyle bitmektedir: "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" Ordu kanatlanmış gibi Akdeniz'e doğru akmaya başlar. Piyade süvari ile, kağnılar kamyonla yarışmaktadır. Vatan, uğrunda kan ve can veren çocuklarına geri dönmektedir. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa Büyük Taarruz'u Afyon Kocatepe'den yönetiyor (26 Ağustos 1922). Türk süvarileri, 9 Eylül 1922 günü üç yıldır bayrağına hasret halkın sevinç çığlıkları ve gözyaşları arasında İzmir'e girer. Kuzeydeki 11. Yunan Tümeni de komutanıyla birlikte esir edilecektir. 18 Eylül' de kurtulabilen bir avuç son Yunan askeri de gemiye binerek Anadolu' dan ayrılır. Acı günler sona ermiş, vatan geri alınmıştır. 11 Ekim'de Mudanya Mütarekesi, Ateşkes Anlaşması imzalanır. Yunanistan altüst olmuştur. Kral Konstantin tahtını terk etmek zorunda kalır. İngiltere Başbakanı Lloyd George iktidardan ayrılır. İstanbul'daki işbirlikçiler yurt dışına kaçarlar. Doğu Trakya Türk görevlilere teslim edilir. Ankara barış görüşmeleri için Lozan'a davet edilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi 1 Kasım 1922 günü beklenen kararını verir, saltanatı kaldırır. Artık çağ dışı olmuş köhne rejim ebediyen sona erer. Lozan Antlaşması ile eski bütün hesaplar tasfiye edilir, Türkiye tam bağımsız, yeni bir devlet kimliğine kavuşur. Bazılarının hayal bile etmeye cesaret edemedikleri amaç, gerçek olmuştur. Başta Atatürk olmak üzere, bu dirilişi sağlayan; sivil asker, kadın erkek, genç yaşlı bütün kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz. | ||
| | |
| | #3 | ||
| hüngürella ![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2007 Yaş: 43
Mesajlar: 5.146
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() |
MÜZEDEKİ TABLOLAR Başkomutan Mustafa Kemal Paşa Tekâlif-i Milliye (Millî Yükümlülüklerin Uygulanışı) Bu tabloda, Sakarya Meydan Muharebesi öncesi Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından halkın topyekun savaşa katılmasını sağlamak amacıyla yayımlanan Tekalif-i Milliye emirleri doğrultusunda bir Orta Anadolu kasabasında Türk milletinin ordusu için yaptığı fedakarlıklar (elbise, çarık, çorap, vb. giyecek, yiyecek, silah ve teçhizat yardımları) anlatılmaktadır. Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşanın Halk ile Görüşmesi Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruz öncesinde sık sık gezilere çıkarak halkın genel durumunu öğrenmeye ve desteğini sağlamaya çalışmıştır. Bu tabloda, Başkomutan'ın halkın çeşitli kesimlerinden kişilerle görüşmesi, Türk halkının Başkomutanın etrafında nasıl kenetlendiği canlandırılmaktadır. Mustafa Kemal Paşanın etrafında toplananların büyük bir bölümü, daha önceki savaşlara katılmış olan muharip gazilerdir. Millî Mücadele'de Türk Kadınının Fedakarlıkları Erkekler, cephede düşmanla çarpışırken Türk kadını da sırtında veya kucağında çocuğu olduğu halde yaşlı anne ve babasıyla birlikte orduya destek olmak için mermi yapıp kağnılarla cepheye taşımıştır. Bu tabloda, Türk kadınının Millî Mücadele ve vatanın kurtarılması yolunda yaptığı fedakarlıklar anlatılmaktadır. Mustafa Kemal Paşanın TBMM'den Cepheye Uğurlanması Tabloda, Sakarya Meydan Muharebesi'nden önce TBMM Başkanı ve Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşanın Meclisten milletvekilleri ve halk tarafından cepheye uğurlanışı anlatılmaktadır. Yunan Mezalimi Yunan ordularının 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkışı ile başlayan Anadolu'daki işgalleri sırasında birçok köy, kasaba ve şehirde masum sivil halk katledilmiştir. Bu katliamlar sırasında din adamlarının kışkırtıcı bir rol oynadığı tarihî belgelere sabittir. Bu tabloda, bir Batı Anadolu kasabasında Yunan ordusunun sivil halka yönelik yaptıkları katliam sergilenmektedir. Çanakkale Deniz Muharebeleri Bu tabloda, Çanakkale Deniz Muharebeleri'nde İtilaf Devletleri donanmasının Çanakkale Boğazı'na girişi ve Fransız Bouvet zırhlısının mayınlara çarparak ve Türk topçusu tarafından açılan ateş sonucunda batırılışı, tahlisiye sandalları ile geminin boşaltılması canlandırılmıştır. Çanakkale'de Savaş Arasında Günlük Hayat Bu tabloda, Çanakkale Savaşı'nda Türk siperlerindeki gündelik hayat (Esir alınan Anzak askerinin tıraş edilmesi, Mehmetçiğin sıladan gelen mektubu okuması, bir askerin saz çalarak arkadaşlarını eğlendirmesi, arka planda ise Anzak askerleri ile Türk askerlerinin futbol oynaması) anlatılmaktadır. Çanakkale Savaşı'nda Bombasırtı Olayı Bombasırtı olayı Dünya harp tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir olaydır. Karşılıklı siperler arasında mesafe 8 metre, yani ölüm kaçınılmaz. Birinci siperdekilerin hepsi ölüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerine geliyor. Bomba, şarapnel ve kurşun yağmuru altında öleni görüyor. Üç dakikaya kadar öleceğini biliyor; tereddütsüz ileri atılıyor. İşte Çanakkale Muharebelerini kazandıran, bu yüksek ruhtur. | ||
| | |
| | #4 | ||
| hüngürella ![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2007 Yaş: 43
Mesajlar: 5.146
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() | Gelibolu yarımadasının güneyinde yalnız bir tümen vardı. Bu tümenin küçük birlikleri düşmanı durdurmak için kahramanca dövüşüyorlardı. Ama düşman dalga dalga kıyıya çıkıyor ve her an çoğalıyordu. Bu tümenin gerisinde ise, Yarbay Mustafa Kemal'in 19. Tümeni bulunuyordu. Ama bu tümen ordu ihtiyatı idi. Asıl çıkarma bölgesinin Saros körfezi olacağı önyargısı içindeki Ordu Komutanı, çıkarma başlayınca, bir talimat bırakmadan, kuzeye, Saros' a gitmişti. ![]() Çanakkale'de bir uçaksavar topu, düşman uçaklarını avlamak üzere gözetlemede (1915). Oysa Arıburnu'na çıkan Anzac Kolordusu, küçük birlikleri ezerek, iterek, adım adım yarımadanın ortasındaki çevreye egemen tepeler kitlesine ilerlemekteydi. Burayı ele geçirdiği takdirde, belki de savaşın sona ermesini sağlayabilirdi. Bu an, Mustafa Kemal Atatürk'ün tarih sahnesine çıktığı andır. Emir ve izin almadan ve duraksamadan, önce bir alayını, sonra da tümenini harekete geçirdi. Anzac Kolordusu durduruldu ve kıyıya kadar sürüldü. Tehlikeyi fark eden donanmanın çılgınca ateşi yardımına yetişmeseydi, denize dökülecekti. Savaş bitene kadar dar bir kıyı şeridine yapışıp kalacaklardır. Düşman yarımadanın güney burnuna da üç tümen çıkarmıştı ama bunlar da ilerleyemediler. Türk askeri aynı özveriyi ve savaş yeteneğini bu kesimde de gösterdi. Gelibolu yarımadasında karşılıklı yüz binlerce asker aylar boyunca kıyasıya savaştılar. Bazı kesimlerde siperlerin arası 15-20 metre kadardı. Herkes ölümle yüzyüzeydi. İngilizler bu çıkmazdan kurtulmak amacıyla büyük bir taarruz hazırlığına giriştiler. Anzac Kolordusu yirmi beş bin kişiyle takviye edildi, Arıburnu'nun kuzeyindeki Suvla koyuna dolgun bir kolordu çıkarıldı. Yeni kolordu ile Anzac Kolordusu, savaşı sona erdirmek amacıyla, iki koldan, çevreye egemen tepeler kitlesine ilerleyerek o kesimi ele geçireceklerdi. ![]() 18 Mart 1915 Çanakkale deniz savaşlarında 215 okkalık (275 kg) top mermisini sırtında taşıyan Edremit-Havranlı Mehmet oğlu Seyit Onbaşı. ![]() 18 Mart 1915 günü yapılan deniz muharebelerinden bir görünüş 6 Ağustos'ta (1915) taarruz başladı ve hızla gelişti. Ama bu kez de karşılarında Albay Mustafa Kemal'i bulacaklardı. Bu kesim komutanının kararsızlığı dolayısıyla yerine Mustafa Kemal getirilmişti. 9 Ağustos gece yarısı görevi devraldı ve 10 Ağustos sabahı birliklerini karşı taarruza kaldırdı. Düşman aynı gün ezildi ve Suvla koyunun kıyısına kadar kovalandı. | ||
| | |
| | #5 | ||
| hüngürella ![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2007 Yaş: 43
Mesajlar: 5.146
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() | Ertesi günü de egemen tepeler kitlesinin bir bölümünü işgal etmiş olan Anzac Kolordusunu çıkış hattına kadar geri sürdü. İngilizler bütün ihtiyatlarını karaya çıkarıp talihlerini 21 Ağustos'ta bir daha denediler. Bu, asker sayısı bakımından Çanakkale Savaşı'nın en büyük muharebesidir. Ama Alb. Mustafa Kemal'in komutası altındaki Anafartalar Grubu bu taarruzu da şiddetle kıracak, düşman büyük kayba uğrayacaktır. Bu yenilgi İngilizler için sonun başlangıcı oldu. Aralık 1915 sonunda ve Ocak 1916 başında Gelibolu'yu boşalttılar. ![]() Yaralı Türk askerine yemek yediren Kızılay hemşiresi Çanakkale Savaşı ile ilgili İngiliz resmi harp tarihi Mustafa Kemal Atatürk için diyor ki: "Çanakkale Savaşları'nın kaderinde tek tayin edici rolü oynamış, Çanakkale'nin kaderini tayin etmiştir. Kısacası Gelibolu Savaşları, bütünüyle Mustafa Kemal'in üstün deha ve zekasıyla etkili olduğu bir tarihi anlatır." Çanakkale zaferinden 19 yıl sonra, Atatürk, dünyaya şu eşi olmayan barış, hoşgörü ve uygarlık mesajını verir: "Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükün içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz! Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır." Bu destanı yaratan bütün kahramanları derin bir saygı ile anıyoruz. ![]() Çanakkale geçilmez sözünün yaratıcısı Mehmetçikler ve komutanları siperde düşman taarruzunu kararlı bir yüz ifadesiyle bekliyorlar (1915). | ||
| | |
| | #6 | ||
| hüngürella ![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2007 Yaş: 43
Mesajlar: 5.146
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() | | ||
| | |
| | #7 | ||
| hüngürella ![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2007 Yaş: 43
Mesajlar: 5.146
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() | Gazeteci Claire Price da şöyle diyor: "Batı 200 yıldan beri ihtiyar Osmanlı Devleti'ni parçalamaya çalışıyordu. Fakat Sakarya'da Türk'ün kendisiyle karşılaşmış ve ona dokunduğu anda da tarihin yönü değişmiştir. Tarih bu olayı devrimizin en büyük olaylarından biri olarak kaydedecektir." Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk tarihinde bir dönemeç niteliği kazanan bu büyük savaş ve görkemli zaferden sonra Başkomutan Mustafa Kemal Paşaya "mareşallik" rütbesi ve "gazi" sanı verdi. Bundan sonraki aşama emperyalizmin desteklediği son düşmanı da denize dökmekti. Bunun için 26 Ağustos 1922'ye kadar bir hazırlık yılı beklemek gerekecekti. Bu destanı yaratan bütün kahramanları derin bir saygı ile anıyoruz. Başkomutan Mustafa Kemal Duatepe'de Sakarya Meydan Muharebesi'ni yönetirken (10 Eylül 1921) ![]() ![]() ![]() ![]() | ||
| | |
| | #8 | ||
| hüngürella ![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2007 Yaş: 43
Mesajlar: 5.146
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() | | ||
| | |
| | #9 | ||
| hüngürella ![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2007 Yaş: 43
Mesajlar: 5.146
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() | | ||
| | |
| | #10 | ||
| hüngürella ![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2007 Yaş: 43
Mesajlar: 5.146
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() | Büyük Zafer'den Sonra Türk Ordusu İzmir'e Girerken Bu tabloda, 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtuluşundan sonra, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa ve yakın silah arkadaşlarıyla birlikte Türk ordusunun halkın coşkun gösterileri arasında İzmir'e girişi anlatılmaktadır. Geri planda ise İzmir Hükûmet Konağından Yunan bayrağının indirilerek Türk bayrağının göndere çekilişi ve İzmir şehrinin alevler içinde yanışı resmedilmiştir. Başkomutan Mareşal Gazi Mustafa Kemal Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Orgeneral M.İsmet İNÖNÜ Mareşal M.Fevzi ÇAKMAK Orgeneral M.Kazım ORBAY Orgeneral İzzettin ÇALIŞLAR Orgeneral Asım GÜNDÜZ | ||
| | |
![]() |
| Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın |
LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://besiktasforum.net/forum/ataturk-kosesi/5689-ataturk-kosesi/ | ||||
| Mesaj Yazan | For | Type | Tarih | |
| Atatrk Kesi [Arşiv] - Sayfa 2 - Beikta Forum ( 1903 - 2008 ) Taraftarn Sesi !. | This thread | Refback | 08-03-2008 22:46 | |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |
![]() | ![]() |