![]() | |
| Ana Sayfa | Kayıt ol | Yardım | Ortak Alan | Ajanda | Bugünkü Mesajlar | XML | RSS | |
| |
| | #2 | ||
| Banned ![]() Üyelik tarihi: May 2006
Mesajlar: 2.500
Tecrübe Puanı: 0 ![]() | he bide şunu söyleyeyim,çok güvenip çok büyük yıldız olacak diye aldıımız adam delgado riconun yarı perfornmansını verse şu anda ligdeki puan durumumuz ve uefadaki halimiz çok daha değişik olurdu,bu kadar çıtkırıldım bir adam olamaz,biz delgadodan verim almak için aldık ama adam neredeyse zarar verdi,inşlh ikinci devre toparlanırda rico ile beklediğimiz iyi ikiliyi oluşturabilirler..
__________________ BeŞiKTaŞLı OLuNMaZ,BeŞiKTaŞLı DoĞuLuR... | ||
| |
| | #5 | ||
![]() ![]() Üyelik tarihi: Jun 2006 Yaş: 37
Mesajlar: 1.115
Tecrübe Puanı: 22 ![]() | adam sonuna kadar haklı,şu son oynanan maçlarda durum gerçekten rezaletti,2.yarıya kadar toparlansalar ii olucak yoksa sonumuz ne olur bilemem,riconun da bi kapasitesi var,gerçekten çok başarılı ama takımı tek başına nereye kadar götürür..biraz daha gayret.. ![]()
__________________ SIRADAN Bİ İNSANIM;AMA ÖN SIRALARDAN..KAH ÇIKARIM GÖKYÜZÜNE SEYREDERİM ALEMİ,KAH İNERİM YERYÜZÜNE SEYREDER ALEM BENİ... siyah beyazölüm yaşam | ||
| |
| | #7 | ||
| Banned ![]() ![]() Üyelik tarihi: Aug 2006 Yaş: 40
Mesajlar: 1.607
Tecrübe Puanı: 0 ![]() | efed son derece haklı rıco klebersonun gorewınıde o yapıo son bıkac mactır delgodayla bı beraber oynamaya baslasalar ne guzel olcak ama sansszlıklar ızın wermıo ![]()
__________________ ZORU sewerim İMKANSIZ waktimi alır... | ||
| |
| | #8 | ||
| Kıdemli Kartal ![]() Üyelik tarihi: Mar 2006 Yaş: 42
Mesajlar: 5.868
Tecrübe Puanı: 26 ![]() | Alışkanlık yapıyor! MEHMET ÇİFTÇİ Beşiktaş'ın süperstarı Ricardinho, Brezilya'da, takımı ve Türkiye hakkında birbirinden hoş açıklamalar yaptı. Tatilini geçirdiği ülkesinde eski takımı Corinthians'ı ziyaret ederek basına ilginç açıklamalar yapan siyah - beyazlı futbolcu, Beşiktaş'ta eski havasını tekrar bulduğunu kaydetti. Brezilyalı yıldız , Beşiktaş formasıyla son haftalarda formuna kavuşmasının bir tesadüf olmadığını vurgulayarak, Tigana'nın başlangıçta kendisini yedek bırakmasına şaşırdığını ancak zaman ilerledikçe bunu daha iyi anladığını söyledi. Türkiye'ye alışıldığında bırakılması zor bir ülke olduğuna da değinen Ricardinho, 30 yaşına geldiğini ve Beşiktaş formasıyla profesyonel futbol yaşamına son vermeye hazır olduğunu açıkladı. Beşiktaş'ın kadrosunun Türkiye'nin en iyi isimlerinden kurulu olduğunu da ifade eden Brezilyalı futbolcu, ikinci yarı herkesin iyi bir Beşiktaş seyredeceğini ve bundan kimsenin kuşku duymamasını istedi. Ricardinho, şu anda en fazla özlem duyduğu şeyin Brezilya forması olduğunu da kaydederek, "O formayı yeniden almak için sürekli oynamam gerek. Bu yönde de iyi yolda olduğumu söyleyebilirim" dedi.
__________________ iLk ÇıĞLıĞıM SoN NeFeSiM TeK AşKıM BEŞİKTAŞ'ım.... HeRşEyİn BiR sOnU vAr AmA BEŞİKTAŞ SeVgİsİnİn AsLa...! | ||
| |
| | #9 | ||
![]() Üyelik tarihi: Feb 2006
Mesajlar: 9.132
Tecrübe Puanı: 33 ![]() ![]() ![]() ![]() |
Beşiktaş Dergisi Ocak 2007 sayısında futbolcularımız Ricardinho'ya en çok merak ettikleri soruları sordu. İşte sorular ve Ricardinho'nun yanıtları... Ricardo Luis Pozzi Rodrigues, nam-ı diğer Ricardinho... Ama Türkiye’ye gelmesiyle birlikte onun artık yeni bir lakabı daha var; “Rico Paşa”... Arkadaşları kendisine böyle sesleniyor. Özellikle ilk yarının sonlarına doğru oynadığı futbolla büyük beğeni toplayan Ricardinho, sizce de bu lakabı fazlasıyla hak etmiyor mu? Türkiye’ye gelen en tecrübeli ve en yetenekli futbolculardan birisi olan dünya yıldızı Ricardinho, oynadığı her maçta futbolseverlere görsel bir şölen yaşatıyor. Çok uzağa gitmeye gerek yok... İlk yarının son haftasında oynanan Kayserispor maçını hatırlayın... Dakika 55... Futbol topunu ayağında saklayışı, mükemmel pası ve Burak’ın golü... Yeşil sahalarda fırtına gibi esen top cambazı Ricardinho, taraftarlar kadar futbolcu arkadaşları tarafından da çok seviliyor ve takdir ediliyor. İşte arkadaşlarının soruları ve başarılı futbolcumuzun cevapları... Serdar Kurtuluş: Türk futbolunu nasıl buldun? Türkiye’de maçlar çok çekişmeli geçiyor. Ligde, birbirini kovalayan takımlar var. Bu Türk futbolunu her geçen gün geliştirici bir özellik. Mert Nobre: Corinthians ile Beşiktaş arasında ne gibi farklar olduğunu düşünüyorsun? Her iki takımın da oyuna etki edebilen çok büyük seyircisi var. Yalnız Corinthians, maç sonuçlarına göre biraz daha baskı hissedebileceğiniz bir kulüp. Beşiktaş ise daha organize bir kulüp. Jose Kleberson: Evine ne zaman bilardo masası alacaksın da, oynacağız? (Gülüyor) Bir an önce alıp, seni bilardoda yeneceğim. Bobo: 2 Dünya Kupası’na katılmak nasıl bir duygu? Çok güzel bir duygu. Kendi işinizi yaparak ülkenizi temsil ediyorsunuz. Temsil ettiğiniz nokta da, olabilecek en üst mertebe... Serdar Özkan: Son Dünya Kupası’nda en iyi bulduğun oyuncu kimdi? Kafa atma olayı hariç, Zidane... Elbette o hareket, gençlere yanlış örnek olabilecek bir olaydı. Bunun dışında en iyi bulduğum oyuncu Zidane’ydi. İbrahim Akın: Futbol hayatındaki başarının altında neler yatıyor? İlk başta iyi çalışmak çok önemli... Bir de her gün yeni bir şeyler öğrenebileceğimizi aklımızdan çıkarmamalıyız. Bunu kesinlikle unutmamalıyız. Bugüne kadar kazandıklarımız, bugün için çok büyük anlam ifade etmiyor, önemli olan yenilerini kazanmak. İbrahim Kaş: Neden sana “paşa” diyorlar? İlk söylenmeye başladığında “paşa”nın anlamını bilmiyordum ama artık biliyorum. Hatta bu konuda özel ders aldım (gülüyor). Bu tür lakaplar takılınca elbette ki, insan kendini özel ve iyi hissediyor. Ramazan Kurşunlu: Ricardinho, senin futboluna hastayım... Sen bizim paşamızsın... Sana söyleyecek bir söz bulamıyorum. Zaten sorum da yok... (Gülüyor) Teşekkür ederim. Burak Yılmaz: Türkiye’de en çok seni ne şaşırttı? Hemen hemen her şey benim beklediğimin üzerinde. Türkiye, İstanbul, Beşiktaş ve insanlar hakkında beklentilerim vardı ama her şey beklediğimden çok fazla. Tek bir şey söylemek gerekirse, İstanbul... İstanbul’daki hayat şartı gerçekten çok yüksek. Burada yapabileceğimiz çok şey var. Murat Şahin: Türkiye’ye alışabildin mi? En çok hangi konuda zorlanıyorsun? Hemen hemen alıştım diyebilirim. Tabi zorluk çektiğim konular var ama bir problem yaşamıyorum. Bunların başında dil sorunu geliyor ama dediğim gibi bu büyük bir problem değil. Çünkü iki tercümanımız var. Gökhan Güleç:Türkiye’de basını takip ediyor musun? Yapılan yorumları nasıl değerlendiriyorsun? Genel olarak bakınca, yorumları normal buluyorum. Basın mensupları, her zaman yeni haberleri, yeni açıklamaları gazetelerine koymak isterler. Hatta bazen bulamadıkları zaman, bunu kafalarından da uydurabilirler. Ben bunu normal buluyorum. Çünkü çalıştığım bütün ülkelerde bu durum böyleydi. Fahri Tatan: Türkiye’de futbol oynamak dışında yapmaktan en çok hoşlandığın şey nedir? Futbol dışında eşim ve çocuklarımla vakit geçirmeyi çok seviyorum. Burada Brezilya’ya nazaran daha çok vaktim oluyor. İstanbul da bize çok fazla seçenek sunuyor. Biz de şehri daha fazla tanımaya çalışıyoruz ve gün geçtikçe daha çok tanıyoruz. Baki Mercimek: Brezilyalı futbolcuların isimleri neden bu kadar uzun oluyor? (Gülüyor) Bu bizim atalarımızdan gelen bir gelenek... Zamanında soyadlarını ve isimlerini uzun tutmuşlar... Hatta bazılarına baktığınızda isimden çok cümle ile karşılaşıyorsunuz. Ali Tandoğan: (Avrupa Yakası’ndaki “Gaffur”un taklidini yaparak) Beni sevmiyor musun? (Gülüyor) Biliyorsun ki, sadece seninle değil, kulüp içerisinde bütün arkadaşlarımla çok iyi ilişkilerim var. Buradaki rahatlığımın ve mutluluğumun en büyük sebeplerimden birisi de bu. Sizinle aynı dili konuşmasam da gün geçtikçe daha çok iç içe olmayı başarıyoruz diye düşünüyorum. BU SORULAR DA BİZDEN Futbolun, hareketlerin, insanlarla ilişkilerin, röportajların vs. sürekli “Karşımızda gerçekten tam bir profesyonel var” dedirten türden... Birçok futbolcu bunu başaramayabiliyor. Sen bu yaşam tarzını kendinde nasıl sağladın? Bence bu biraz denge meselesi. Bir insan sınırlarını bilmeli ve bu sınırlarını aşmamalı. Ben futbolcuysam, bunun bilinciyle hareket etmeliyim. Siz gazeteciyseniz, sınırlarınızı bilmelisiniz. Herkes bunun bilincinde olursa hem profesyonel iş yaşamında hem de özel hayatında daha iyi bir noktaya varır diye düşünüyorum. Sence profesyonel bir futbolcu en çok neye dikkat etmeli? İnsanın hem iş hem de özel hayatında çok özel “an”lar vardır. Bu “an”ları çok iyi ayırmak lazım. Örneğin, şu anda öyle gerektiği için, röportaj yapmamız lazım. Biraz sonra idman yapmam lazım... İşte bu “an”ları çok iyi tespit etmeli ve hayata geçirmeliyiz. Hayatın boyunca aklından çıkarmadığın bir söz, nasihat var mı? Tabi ki bunu bir cümleyle geçiştirmek yanlış olur. Hayatın içinde birçok şey var, bunları birleştirmek lazım. Ama doğru cümle şu olabilir; “Hiçbir zaman her şeyi bilemeyiz” ya da başka bir deyişle, “Her zaman öğrenecek bir şeyler vardır”... Bugüne kadar cevaplamaktan en çok sıkıldığın, en çok yorulduğun soru nedir? Önceden “neden hep yedek kaldığım” ile ilgili sorulardan ama daha sonra da “Bayer Leverkusen maçı ne olacak?” sorusundan çok sıkılmıştım. Peki “Bugüne kadar kimse niye bana bunu sormadı. Bir sorsalar neler anlatacağım” dediğin bir konu var mı? Hemen her şeyi soruyor gazeteciler... Aklıma gelmiyor ama “Futbolcu olmasaydın ne olurdun?” sorusu sanırım pek sorulmadı. Peki futbolcu olmasaydın ne olurdun? Futbolu ve genel olarak sporu çok sevdiğim için herhalde beden eğitimi öğretmeni olurdum. Konu GoD of WaR tarafından (30-12-2006 Saat 17:45 ) değiştirilmiştir.. | ||
| |
| Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |
![]() | ![]() |