![]() |
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ Dış Ticaret Müsteşarlığından: İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ (98/9) BİRİNCİ KISIM Genel İşlemler Başvuru Madde 1 – 26/1/1995 tarihli ve 4067 sayılı Kanunla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması Eki GATT 1994’ün VI’ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşma (Anti-Damping Anlaşması) ile 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 8/9/1989 tarihli ve 89/14506 sayılı Karar ile 27/9/1989 tarihli ve 20295 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik’ten oluşan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuat hükümleri çerçevesinde, Ortadoğu Rulman Sanayi ve Ticaret A.Ş., Avrupa Birliği ve Japonya menşeli “en büyük dış çapı 30 mm.yi geçen, 52 mm.yi geçmeyen bilyalı rulmanlar”ın Türkiye’ye dampingli fiyatlarla ithal edildiği ve bu durumun yerli sanayide zarara neden olduğu iddiası ile gerekli önlemin alınması için başvuruda bulunmuştur. Bu bağlamda, başvuru üzerine damping fiyatlı ithalat ile bu ithalatın yerli üretim dalı üzerinde zarara neden olup olmadığının tespit edilmesi amacıyla, 29/6/1997 tarihli ve 23034 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 97/3 sayılı Tebliğ ile açılan soruşturma, Anti-Damping Anlaşması ile anılan Mevzuat hükümleri çerçevesinde Dış Ticaret Müsteşarlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmüş ve tamamlanmıştır. |
Yapılan işlemlerin özeti Madde 2- Başvurunun uygun şekilde belgelendirildiğinin ve yeterli delilleri içerdiğinin anlaşılması ve İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu’nca soruşturma açılmasına karar verilmesini takiben Anti-Damping Anlaşması’nın 5.5 maddesi uyarınca, Avrupa Birliği’nin Türkiye nezdindeki Daimi Temsilciliği’ne (Ankara), Avrupa Birliği’nin I Nolu Genel Müdürlüğü’ne (Brüksel) ve ilgili ülkelerin büyükelçiliklerine (Ankara) bildirim yapılmıştır. Avrupa Birliği ve Japonya’daki ihracatçıların sayısının fazla olması nedeniyle; soru formları, şikayetin gizli olmayan örneği ve anılan Tebliğ’in resmi olmayan çevirisi, Anti-Damping Anlaşması’nın 6.1.1 maddesi hükümleri gereğince, Avrupa Birliği’nin Türkiye nezdindeki Daimi Temsilciliği’ne (Ankara), Avrupa Birliği’nin I Nolu Genel Müdürlüğü’ne (Brüksel) ve ilgili ülkelerin büyükelçiliklerine (Ankara) gönderilmiştir. Avrupa Birliği’nden FAG Grubu, NTN Grubu, NSK-RHP, SKF Grubu ile Japonya’dan NSK Ltd. firmalarından soru formlarına cevap alınmıştır. Buna ek olarak soru formları, ilgili ürünün bilinen ithalatçılarına da gönderilmiştir. İthalatçıların yalnızca 24’ünden cevap alınmıştır. Söz konusu ithalatçılar: Afacan Otomotiv A.Ş., Çağlayanlar Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş., Elsan Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş., Epa Ticaret Makina Sanayi ve Turizm İşletmeleri A.Ş., Eren Rulman Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti., Gamak Makina Sanayi A.Ş., Garbal Adi Ortaklık, Garel Hırdavatçılık Sanayi ve Ticaret A.Ş., MAKO Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş., NeSeKa Rulman Sanayi İthalat Pazarlama A.Ş., OES Ticaret A.Ş., Oto Serdar Kollektif Şti., Özevren Rulman Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., Öztan Makina Aksamı Sanayi ve Ticaret A.Ş., Polat Rulman Pazarlama ve Ticaret A.Ş., Renault Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş., Rulmanevi Ltd.Şti., TOFAŞ, Saygılı Rulman Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., SKF Türk Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti., Silkar Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş., Birlik Rulman Pazarlama ve Ticaret Ltd.Şti., Tezsan Takım Tezgahları Sanayi ve Ticaret A.Ş., Temsa Termomekanik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Türk Elektrik Endüstrisi A.Ş.’dir. Anti-Damping Anlaşması’nın 6.1.1 maddesi hükümleri gereğince işbirliğine gelen firmalara talep edilen bilgi ve belgeleri vermeleri için 30 günlük süre tanınmıştır. Söz konusu sürenin uzatılması yönünde anılan süre içinde gelen makûl talepler karşılanmıştır. |
Soruşturmanın başlatılmasından sonra, bazı üretici/ihracatçılar ORS’nin dampingli olduğu iddia edilen ürünün ithalatçısı olduğunu, bu nedenle anılan Yönetmelik’in 27 nci maddesi hükümleri gereğince yerli sanayi içinde değerlendirilmemesi gerektiğini iddia etmiştir. Söz konusu iddia araştırılmış, ORS’nin üretimi bulunan rulmanları ithal etmediği, ancak, üretimi olmayan bazı tip rulmanları kendi ihtiyacı için ithal ettiği ve yalnızca bir kez ekonomik darboğazda olan bir müşterisinden alacağını tahsil etmek için soruşturma konusu ürünleri ithal ettiği tespit edilmiştir. Diğer taraftan, Anti-Damping Anlaşması’nın 4.1 (i) maddesinde "üreticiler aynı zamanda dampingli olduğu iddia edilen ürünün ithalatçılarıysa, ‘yerli sanayi’ terimi diğer üreticiler olarak yorumlanabilir” denilmekte olup, takdiri soruşturmayı yürüten makama bırakmaktadır. Bu bağlamda, ORS’nin esas faaliyet alanının rulman imalatı olduğu cihetle yerli üretim dalını temsil ettiği anlaşılmıştır. Elde edilen bilgi ve belgelerin doğrulanması ve ek bilgi temin edilmesi amacıyla Anti-Damping Anlaşması’nın 6.7 maddesi hükümleri gereğince aşağıda belirtilen firmaların idari ve üretim merkezlerinde yerinde doğrulama soruşturması yapılmıştır. a) Yerli Üretici: Ortadoğu Rulman Sanayi ve Ticaret A.Ş., Ankara b) İthalatçı: SKF Türk Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti., İstanbul c) Üreticiler/İhracatçılar: FAG Grubu/Almanya, NSK-RHP/İngiltere, NTN Grubu/Almanya, SKF Grubu/İtalya, Fransa, Belçika; NSK Ltd./ Japonya Anti-Damping Anlaşması’nın 6.9 maddesi hükümleri çerçevesinde ilgili taraflara (üretici/ihracatçı, yerli üretici, Avrupa Birliği ve Japonya Büyükelçilikleri ile ithalatçılara) soruşturma sonucunda alınacak karara esas teşkil eden bilgi ve bulguları içeren nihai bildirimde bulunulmuş ve konuya ilişkin karşıt görüş ve savları alınmıştır. Anti-Damping Anlaşması’nın 6.2 maddesi hükmü gereğince üretici/ihracatçı NTN, NSK-RHP, NSK-Japan ve SKF ile ithalatçı OES firmalarının temsilcileri ile dinleme toplantıları yapılmıştır. |
Soruşturma dönemi Madde 3- a) Damping belirlemesi için 1/6/1996 ile 31/5/1997, b) Zarar belirlemesi için 1/1/1994 ile 31/12/1997, tarihleri arasındaki dönem, soruşturma dönemi olarak kabul edilmiştir. Soruşturma konusu ürün Madde 4- Soruşturma, 8482.10.90.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda yer alan Avrupa Birliği ve Japonya menşeli “en büyük dış çapı 30 mm.yi geçen bilyalı rulmanlar” için başlatılmıştır. Soruşturmanın açılış Tebliği’nde de belirtildiği üzere, söz konusu gümrük tarife istatistik pozisyonu yalnızca bilgi için verilmiş olup, ürünün sınıflandırılmasında bağlayıcı değildir. 1998 yılına kadar “en büyük dış çapı 30 mm.yi geçen bilyalı rulmanlar”ın ithal istatistikleri 8482.10.90.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonu altında sınıflandırılmıştı. 1998 yılı başından itibaren, söz konusu bilyalı rulmanlar için ayrı gümrük tarife istatistik pozisyonları ihdas edilmiştir: a) 8482.10.90.00.11 en büyük dış çapı 30 mm.yi geçen 52 mm.yi geçmeyen bilyalı rulmanlar, b) 8482.10.90.00.12 en büyük dış çapı 52 mm.yi geçen 100 mm.yi geçmeyen bilyalı rulmanlar ve c) 8482.10.90.00.13 en büyük dış çapı 100 mm.yi geçen bilyalı rulmanlar. Şikayet, “en büyük dış çapı 30 mm.yi geçen 52 mm.yi geçmeyen bilyalı rulmanlar” ile sınırlıdır. Bu itibarla soruşturma, şu an geçerli 8482.10.90.00.11 gümrük tarife istatistik pozisyonunda yer alan “en büyük dış çapı 30 mm.yi geçen 52 mm.yi geçmeyen bilyalı rulmanlar”ı kapsamaktadır. Soruşturma sırasında bazı bilyalı rulman tiplerinin soruşturmadan çıkartılması yönünde talepler alınmıştır. Söz konusu talepler, özel kullanımı olan ve Türkiye’de üretilmediği iddia edilen eksenel bilyalı rulmanlara ilişkindir. Yapılan araştırmalar neticesinde, eksenel bilyalı rulmanların Türkiye’de üretilmediği anlaşılmıştır. Ayrıca, tek sıra açısal temaslı rulmanlar ile radyal bilyalı rulmanların üretiminin bulunduğu, ancak, ithalatının yerli üretim dalı üzerinde zarara yol açabilecek büyüklükte olmadığı belirlenmiştir. Bu değerlendirmeler ışığında, soruşturma 8482.10.90.00.11 gümrük tarife istatistik pozisyonunda yer alan “en büyük dış çapı 30 mm.yi geçen 52 mm.yi geçmeyen sabit bilyalı rulmanlar” ile sınırlandırılmıştır. |
Soruşturma alanında yer alan bütün ürün tipleri temelde aynı tezgahlarda üretilmektedir. Soruşturmaya konu olan standart rulmanların sayısı oldukça fazla olup, talebe bağlı olarak özel yapısal değişikliklerin yapılması mümkündür. Ancak, standart tipler ile özel tipler aynı temel fiziksel özelliklere sahiptir. Rulmanların ana parçalarını iç ve dış bilezik, kafes ve çeşitli sayıdaki bilyalar oluşturmaktadır. Müşterinin talepleri doğrultusunda metal veya plastik kafes ve çeşitli yağlar kullanılabilmektedir. Rulmanların işlevi, sürtünmeyi azaltarak makine parçalarının daha hızlı ve daha düzgün hareket etmesini sağlamaktır. Soruşturmaya konu olan bilyalı rulmanlar; elektrik motorlarında, otomobil parçalarında, elektrikli ev eşyalarında kullanılmaktadır. Bilyalı rulmanlar, tüketime konu olan nihai ürünlerin imalinde kullanılan ara ürünlerdir. Bilyalı rulman talebi, nihai ürün (otomobil, elektrik motorları, çamaşır makineleri gibi) talebine doğrudan bağlıdır. Bilyalı rulmanlar, nihai ürünün maliyetinde ihmal edilebilir bir paya sahiptir. Benzer ürün Madde 5- En büyük dış çapı 30 mm.yi geçen, 52 mm.yi geçmeyen bilyalı rulmanların; aynı fiziksel özelliklere, işlevlere, kullanım alanlarına ve dağıtım kanallarına sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda, Anti-Damping Anlaşması’nın 2.6 maddesi hükümleri gereğince yerli üretim dalı tarafından üretilen ürünler ile Avrupa Birliği ve Japonya’nın iç piyasalarında satılan ve Türkiye’ye ihraç edilen ürünlerin her bakımdan benzer ve karşılaştırılabilir olduğu anlaşılmıştır. Ürünün örneklemesi Madde 6- Soruşturma konusu ürün tiplerinin sayıca çok fazla olması nedeniyle Anti-Damping Anlaşması’nın 6.10 maddesi hükümleri çerçevesinde örnekleme yöntemi uygulanmıştır. Örnek ürün tipleri, seçim sırasında eldeki mevcut verilere göre istatistiksel geçerlilik esasında belirlenmiştir. Bu çerçevede, soruşturmaya konu 30-52 mm dış çapında sabit bilyalı rulmanlar içerisinde piyasada tahminen ağırlık bazında %66 (adet bazında %68) oranında yer tutan beş temel tip rulman örnek olarak seçilmiştir. Bunlar 6200 serisinden 6201ZZ, 6202ZZ, 6203ZZ, 6204ZZ, 6205ZZ (ön ek ve son eklerini de içermektedir) tip rulmanlardır. Soruşturma sırasında seçilen örnek rulmanlar konusunda ilgili taraflardan herhangi bir farklı öneri veya itiraz alınmamıştır. Aksine bir ihracatçı firma, rulmanların ön ek ve son ekleri bakımından kapsamının daraltılmasını talep etmiştir. |
Gümrük vergileri ve diğer yasal yükümlülükler Madde 7- Avrupa Birliği menşeli soruşturmaya konu olan ürünler gümrük vergisinden muaftır. Japonya menşeli olanlara ise, CIF bedelin % 8,2’si oranında gümrük vergisi uygulanmaktadır. İKİNCİ KISIM Dampinge İlişkin Belirlemeler Aynı grupta yer alan firmalar Madde 8- Aynı ülkede veya bütünleşmiş pazarda yerleşik ilişkili firmalar veya aynı grubun sahip olduğu firmalar tek bir firma olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle, söz konusu firmalar için tek damping marjı hesaplanmıştır. Örneklemede yer alan ürün tiplerinin karşılaştırılabilirliği Madde 9- Örnek olarak seçilen 6201ZZ-6205ZZ temel tipleri göstermektedir. Söz konusu temel tiplerin ön ekinin veya son ekinin olduğu çok sayıda alt tipleri de mevcuttur. Örneğin, örneklemede yer alan 6201ZZ, söz konusu tip ile ön ekli veya son ekli olan tipleri göstermektedir. Bu husus göz önünde bulundurularak, yerli sanayi tarafından üretilen ürünler ile Avrupa Birliği ve Japonya pazarında satılan ve Türkiye’ye ihraç edilen ürünlerin temel özelliklerinin aynı olması nedeniyle benzer ve karşılaştırılabilir olduğu tespit edilmiştir. |
BİRİNCİ BÖLÜM Normal Değer %5 Temsil testi Madde 10- Anti-Damping Anlaşması’nın 2.2 maddesi hükümleri gereğince, ihracatçı ülkenin iç piyasasında tüketime konu olan benzer ürün satışlarının ithalatçı ülkeye toplam satışlarının %5 veya daha fazlasını oluşturması halinde söz konusu satışlar normal değerin belirlenmesine esas teşkil etmektedir. Bu test hem genel, hem de ürün tipi bazında uygulanmıştır. Normal ticari işlemler testi Madde 11- Anti-Damping Anlaşması’nın 2.2.1 maddesi hükümleri gereğince, örnekleme seçilen her bir tipin iç satışlarının, normal ticari işlemler içinde gerçekleşip gerçekleşmediğini, dolayısıyla normal değerin tespitinde kullanılıp kullanılmayacağını belirlemek için normal ticari işlemler testi uygulanmıştır. Buna göre; a) Bilyalı rulmanların ağırlıklı ortalama net satış fiyatının ağırlıklı ortalama birim maliyetinin üzerinde olması ve birim maliyetin üzerindeki satışların, toplam satışların %80’i veya daha fazlasını oluşturması halinde normal değer, soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen tüm işlemlerin (kârlı ve kârsız) ağırlıklı ortalaması, b) Bilyalı rulmanların ağırlıklı ortalama net satış fiyatının, ağırlıklı ortalama birim maliyetinin üzerinde olması ve birim maliyetin üzerindeki satışların, toplam satışların %80’inden daha azını oluşturması halinde normal değer, soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen yalnızca kârlı işlemlerin ağırlıklı ortalaması, Bilyalı rulmanların ağırlıklı ortalama net satış fiyatının, ağırlıklı ortalama birim maliyetinin altında olması halinde normal değer, oluşturulmuş değer, esasında belirlenmiştir. |
İç piyasa satışlarına dayanan normal değer Madde 12- Anti-Damping Anlaşması’nın 2.2 maddesi hükümleri gereğince, normal değer, her bir tip için ihracatçı ülkenin iç pazarında bağımsız alıcılara yapılan normal ticari işlemler sonucunda ödenen veya ödenmesi gereken fiyatlar esasında tespit edilmektedir. Oluşturulmuş değere dayanan normal değer Madde 13- Oluşturulmuş değer, sınai maliyet artı satış, genel ve idari giderlerin dahil edildiği üretim maliyetine makul bir kâr marjının eklenmesi ile belirlenmektedir. Kâr marjı, Anti-Damping Anlaşması’nın 2.2.2 maddesine uygun olarak, bütün örnek ürünlerdeki sadece normal ticari işlem kabul edilebilen satışlar esas alınmak suretiyle ağırlıklı ortalama yöntemiyle hesaplanmıştır. İKİNCİ BÖLÜM İhraç Fiyatı İhraç fiyatı Madde 14- İhraç fiyatı, ihracatçı firmaların Türkiye’deki bağımsız müşterilere satışlarının bulunması halinde öncelikle bu tür satışlarda ürüne fiilen ödenen fiyat esasında belirlenmiştir. Ancak, ihraç fiyatının bulunmadığı veya ihracatçı ile ithalatçı veya üçüncü taraf arasında bir ortaklık ilişkisi veya telafi edici sözleşme bulunduğu durumlarda, ihraç fiyatı, Anti-Damping Anlaşması’nın 2.3 maddesi uyarınca, ithal ürünlerin bağımsız bir alıcıya ilk kez yeniden satıldığı fiyat esas alınarak oluşturulabilmektedir. Buna göre, bütün ihracatçı firmalar için ihraç fiyatı, bağımsız müşterilere satışları esas alınarak belirlenmiş ve bu tür satışların mevcut olması nedeniyle de oluşturulmuş ihraç fiyatı yöntemine başvurulmamıştır. |
Bu uygulama neticesinde, üretici/ihracatçı SKF Grubu ile bu firmaya ait ithalatçı SKF-Türk firması arasındaki satışlar güvenilir bulunmadığından hesaplama dışında kalmıştır. Bu duruma firma itiraz etmekle beraber, Anlaşma’ya göre bir zorunluluğun bulunmaması, soruşturmanın bu aşamasında bağımsız alıcıların denetlenmesinin mümkün olmaması ve sağlıklı bir hesaplama yapılmasının güç olması nedenleriyle SKF-Türk firmasının bağımsız alıcılara satışlarından geriye doğru hesaplama yöntemiyle ihraç fiyatı oluşturulması uygun görülmemiştir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Karşılaştırma Karşılaştırma Madde 15- Adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen söz konusu ürün tipleri için normal değer ile ihraç fiyatı fabrika çıkış aşamasında belirlenmiştir. Buna ek olarak, ilgili taraflarca ileri sürülen fiyat karşılaştırmasını etkileyen hususlara gerekli özen gösterilmiştir. Bu itibarla, Anti-Damping Anlaşması’nın 2.4 maddesi hükümleri gereğince taşıma, sigorta, yükleme ve bindirme masrafları, paketleme maliyeti, ödeme koşulları, ticari aşama farklılığı, indirim, geri ödeme, banka masrafları ve diğer satış giderlerinden doğan farklara ilişkin belgelendirilen, uygulanabilir ve haklı görülen ayarlamalar yapılmıştır. |
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Damping Marjları İşbirliğine gelen firmalar için damping marjları Madde 16- İşbirliğine gelen firmalar için damping marjları ayrı ayrı tespit edilmiştir. Anti-Damping Anlaşması’nın 2.4.2 maddesi hükümlerine uygun olarak damping marjları, soruşturma döneminde gerçekleşen işlemler esasında belirlenen ağırlıklı ortalama normal değer ile ağırlıklı ortalama ihraç fiyatının karşılaştırılması sonucunda belirlenmiştir. Ancak, anılan Anlaşma’nın söz konusu hükümleri çerçevesinde ihraç fiyatının değişik alıcılar, bölgeler veya zaman süreleri esnasında önemli ölçüde farklılık göstermesi halinde işlem bazında ihraç fiyatı, ağırlıklı ortalama normal değer ile karşılaştırılmıştır. Bu çerçevede, işbirliğine gelen firmalar için CIF ihraç fiyatı bazında hesaplanan damping marjları şu şekildedir: AVRUPA BİRLİĞİ : SKF : %44,19 FAG : %15,92 NSK-RHP : %19,61 NTN : % 1,28 (eşik orandan küçük) JAPONYA : NSK : % 8,14 İşbirliğine gelmeyen firmalar için damping marjları Madde 17- İşbirliğine gelmeyen Avrupa Birliği’nde yerleşik firmalara işbirliğine gelen firmalar için belirlenen en yüksek damping marjının uygulanması kararlaştırılmıştır. Japonya’da yerleşik işbirliğine gelmeyen firmalara, işbirliğine gelen tek bir firma olması ve işbirliği seviyesinin çok düşük bulunması nedeniyle, işbirliğine gelen firma için ürün tipi bazında tespit edilen en yüksek damping marjının uygulanmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda, işbirliğine gelmeyen firmalar için CIF ihraç fiyatı esasında hesaplanan damping marjları şu şekildedir: |
AVRUPA BİRLİĞİ : Diğerleri : %44,19 JAPONYA: Diğerleri : %16,16 ÜÇÜNCÜ KISIM Zarara İlişkin Belirlemeler BİRİNCİ BÖLÜM Dampingli İthalat Zararın belirlenmesinde önemli hususlar Madde 18- Zarar belirlemesi, Ocak 1994 ile Aralık 1997 arasındaki döneme ilişkin verilerin incelenmesi sonucunda belirlenmiştir. “En büyük dış çapı 30 mm.yi geçen bilyalı rulmanlar” 1998 yılı başına kadar 8482.10.90.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda yer aldığından ithalat, toplam tüketim, pazar payları gibi zarara ilişkin veriler söz konusu gümrük tarife istatistik pozisyonuna aittir. Bu nedenle, münhasıran ilgili ürünlere ilişkin verilerin açık olarak görülebilmesi mümkün olmamıştır. Diğer taraftan, zarar incelemesinde 1997 yılının ikinci yarısının dahil edilmesinin sakıncaları olduğu yönünde itirazlar alınmıştır. Ancak, 1997 yılının bir bütün olarak alınmasının amacı tüm zarar göstergelerinde daha uzun bir dönemi incelemek ve en güncel bilgileri kullanmaktır. Zarar göstergelerinin yalnızca yerli üreticiden alınan bilgiler ile sınırlı olmadığı ve özellikle ithalatın genel gidişi ve fiyatları üzerinde yerli üreticinin hiçbir etkisi olmadığı gerçeği, incelemelere 1997 yılının ikinci yarısının da dahil edilmesi kararında etkili olmuştur. İthalatın etkisinin toplu olarak değerlendirilmesi |
Madde 19- Avrupa Birliği ve Japonya menşeli bilyalı rulman ithalatı eşanlı olarak soruşturmaya konu olduğundan, anılan ülkeler menşeli ithalatın etkisinin toplu olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususu Anti-Damping Anlaşması’nın 3.3 maddesi hükümleri çerçevesinde incelenmiştir. Japonya menşeli ithalat için hesaplanan damping marjının Anti-Damping Anlaşması’nın 5.8 maddesi hükümlerinde belirtilen eşik orandan fazla olduğu ve Japonya menşeli ithalatın toplam ithalat içindeki payının yine mezkûr Madde’de tarif edilen ihmal edilebilir düzeyin üstünde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, Avrupa Birliği ve Japonya menşeli bilyalı rulmanların birbirleriyle ve de yerli ürünle Türkiye pazarında rekabet halinde bulundukları ve söz konusu ürünlerin dağıtım kanallarının ortak veya benzer olduğu belirlenmiştir. Buna ilave olarak, pazardaki fiyat esnekliğinin yüksek olduğu, piyasadaki en düşük fiyatlı rulmanların Japon menşeli olduğu, Avrupa Birliği kaynaklı ithalatın fiyatının ise sürekli düşüş eğiliminde bulunduğu tespit edilmiştir. Avrupa Birliği ve Japonya menşeli ithalatın, yerli üreticinin fiyatlarını kırdığı da anlaşılmıştır. Bu bulgular ışığında, toplu değerlendirme yapılmasının uygun olacağı sonucuna varılmıştır. İç tüketim Madde 20- Yerli üreticinin toplam iç satışlarına toplam ithalat miktarını (Devlet İstatistik Enstitüsü verileri) eklemek suretiyle Türkiye pazarında toplam tüketim miktarı yaklaşık olarak tespit edilmiştir. Buna göre, 1994 yılında 2890 olan toplam tüketimin, 1995 yılında 3515 tona, 1996 yılında 4069 tona ve 1997 yılında 5124 tona ulaştığı ve dolayısıyla tüketimin 1994-1997 yılları arasında %77,30 oranında arttığı görülmüştür. |
Genel ithalat miktarı ve piyasa payı Madde 21- 1994 yılında 1381 ton olan toplam ithalat, 1995 yılında 1628 ton, 1996 yılında 2004 ton ve 1997 yılında 2776 ton olmuştur. Toplam ithalatın 1994 yılında %47,78 olan piyasa payı 1997 yılında %54,18’e ulaşmıştır. Avrupa Birliğinden yapılan ithalat ve piyasa payı Madde 22- 1994 yılında 1137 ton olan Avrupa Birliği menşeli ithalat, 1995 yılında 1328 ton, 1996 yılında 1455 ton ve 1997 yılında 2164 ton olmuştur. Avrupa Birliği menşeli ithalatın piyasa payı ise 1994’te %39,34, 1995’te %37,78, 1996’da %35,76 ve 1997’de %42,23 düzeyinde gerçekleşmiştir. Japonyadan yapılan ithalat ve piyasa payı Madde 23- 1994 yılında 107 ton olan Japonya menşeli ithalat, 1995 yılında 130 ton, 1996 yılında 253 ton ve 1997 yılında 154 ton olmuştur. Japonya menşeli ithalatın piyasa payı ise 1994’te %3,70, 1995’te %3,70, 1996’da %6,22 ve 1997’de %3,00 düzeyinde gerçekleşmiştir. Avrupa Birliği ve Japonyadan yapılan ithalatın toplu değerlendirilmesi Madde 24- Avrupa Birliği ve Japonya’dan toplam ithalat, 1994-1997 yılları arasında %86,33 oranında artarak 2318 tona ulaşmıştır. 1996’dan 1997’ye yıllık değişim oranı ise %35,71’dir. Avrupa Birliği ve Japonya menşeli ithalatın, toplam pazar payı 1994 yılında %43,04 iken 1995 yılında %41,48’e düşmüş daha sonraki dönemde ise istikrarlı bir artış göstererek 1997 yılında %45,23’e ulaşmıştır. |
İthalatın hacimsel artışında, 1995 yılı başında DTÖ Kuruluş Anlaşması’na taraf olmamız ve 1996 başında AB ile gümrük birliğine girmemiz neticesinde gümrük vergilerinin AB için sıfırlanması ve üçüncü ülkeler için önemli ölçüde azaltılmasının etkili olduğu tahmin edilmektedir. Soruşturma döneminde fiyatların gelişimi ve fiyat kırılması Madde 25- Yapılan incelemede, soruşturma döneminde Avrupa Birliği menşeli rulmanların fiyatının %16-26 oranında düştüğü, bu düşüşü Avrupa Birliği piyasasında da bir ölçüde hakim konumda bulunan SKF Grubunun başlattığı ve diğer bazı ihracatçıların bunu takip ettiği tespit edilmiştir. Japonya menşeli rulmanların fiyatının ise soruşturma döneminde yaklaşık sabit kaldığı belirlenmiştir. Diğer taraftan, aynı dönemde Avrupa Birliği menşeli rulmanların gümrüklü fiyatının, yerli üreticinin fiyatlarını ortalama %17,1 oranında, Japonya menşeli rulmanların ise yaklaşık %24,3 oranında kırdığı (yerli üreticinin fiyatının altında oluştuğu) müşahade edilmiştir. İKİNCİ BÖLÜM Yerli Üreticinin Durumu Genel bilgi Madde 26- Yerli üreticinin soruşturma alanına giren ürünlerdeki zararının belirlenmesinde yardımcı olacağı düşüncesi ile 30-52 mm. dış çapında sabit bilyalı rulmanların cirosunun toplam ciro içindeki payı hesaplanmıştır. 1994-1997 döneminde bu oranın %37-34 arasında değiştiği görülmüştür. Yerli üreticinin kâr ve kârlılığına ilişkin zararın belirlenmesinde bu önemli husus göz önünde bulundurulmuştur. |
Üretim Madde 27- Soruşturma kapsamında yer alan ürünlerde yerli üretim, 1994-1997 yılları arasında yaklaşık %51 oranında artmıştır. Buna karşılık, 1997 yılında soruşturma alanındaki üretim bir önceki yıla göre yaklaşık 28 ton azalmıştır. Ancak, bu durumun yerli üreticinin ihracatındaki azalıştan kaynaklandığı görülmüştür. Yurtiçi satışlar ve pazar payı Madde 28- 1994-1997 yılları arasında iç satışların düzenli bir artış gösterdiği görülmektedir. Toplam iç satışlar, 1994-1997 yılları arasında yaklaşık %56 oranında artarken, aynı dönemde soruşturma alanında gerçekleşen iç satış artışı %75 oranındadır. 1997 yılında soruşturma alanındaki iç satış, bir önceki yıla oranla yaklaşık %11 artmıştır. Bununla birlikte, yerli üreticinin 1994-1997 arasında pazar payı ise %52,22’den %45,82’ye gerilemiştir. Bu durum, tüketim artış hızının (%77,30) yerli üreticinin satışlarındaki artış hızından (%55,60) daha büyük olmasının doğal bir sonucudur. İhracat Madde 29- Soruşturma alanındaki ürünlerin ihracatı, soruşturma alanındaki ürünlerin toplam cirosu içinde %23 paya sahiptir. İhracat 1995 yılından itibaren azalma eğilimi göstermektedir. 1997 yılında soruşturma alanındaki ürünlerin ihracatı bir önceki yıla göre 35 ton azalmıştır. Stok Madde 30- Soruşturma alanındaki ürünlerin stoklarında üretim miktarına kıyasla kayda değer bir olumsuzluk görülmemektedir. İstihdam Madde 31- İstihdamda dampingli ithalatın neden olduğu herhangi bir olumsuz gelişme görülmemektedir. Üretim kapasitesinin arttırılmasına rağmen, istihdamda 1996-1997 yılları arasında 8 kişilik bir azalma olmuştur. Bu durum, firmanın üretim verimliliğini arttırdığına işaret etmektedir. |
Üretim kapasitesi ve kapasite kullanım oranı Madde 32- Yerli üretimin 1994-1996 döneminde kapasite kullanım oranı (KKO) 27 puan artmıştır. KKO’daki artışa ve genişleyen pazara bağlı olarak yerli üretici takip eden yılda kapasitesini %50 oranında büyütmüştür. Ancak, bu durum KKO’yu menfi yönde etkilemiştir. Kâr Madde 33- 1994-1997 yılları arasındaki dönemde yerli üreticinin faaliyet kârı reel anlamda yaklaşık %17 oranında düşerken, brüt kârı ve net kârı hemen hemen sabit kalmıştır (fiyatları reel baza getirmek için Devlet İstatistik Enstitüsü Toptan Eşya Fiyat Endeksi kullanılmıştır). Faaliyet kârındaki düşüşün brüt ve net kâra aynı oranda yansımamasının nedeni, yerli üreticinin öz kaynaklarını kullanmasıdır. Dolayısıyla, diğer faaliyetlerden elde ettiği gelirler brüt ve net kârındaki aşınmayı bir ölçüde engellemiştir. Öte yandan, 1997 yılında faaliyet kârının azalmasında amortisman giderlerinin en önemli etken olduğu belirlenmiştir. Kârlılık Madde 34- Yerli üreticinin kârlılığının makul seviyelerde olduğu görülmektedir. Firmanın kârlılık seviyesinin, 1995 yılı baz alındığında azaldığı izlenimi edinilmekle birlikte, 1994, 1996 ve 1997 seviyelerinin birbirine yakın olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, yerli üreticinin yeni yatırımlara gitmesi öz varlıklarını hızlı çoğaltması gereğini ortaya çıkarmış, dolayısıyla öz varlık kârlılığı düşmüştür. Maliyet ve satış fiyatları Madde 35- 1995-1997 yılları arasındaki dönemde örnek ürünlerde reel anlamda ticari maliyet, %25-35 oranında düşerken, satış fiyatı %38-54 oranında düşmüştür. Diğer bir ifade ile, yerli üretici maliyetlerine paralel olarak satış fiyatlarında gerekli ayarlamayı yapamamıştır. Ancak, bu durumda yine yıllar itibariyle koruma oranlarının düşmesiyle piyasada fiyat rekabetinin şiddetlenmesinin etken olduğu düşünülmektedir. Örnek ürünlerin ağırlıklı ortalama iç piyasa satış fiyatlarındaki gelişim Madde 36- Haziran 1996-Aralık 1997 döneminde örnek ürünlerin iç piyasa satış fiyatları reel anlamda, % 28-39 oranında gerilemiştir. 1997 yılının sonunda bazı tiplerdeki satış fiyatı, maliyetin de altına düşmüştür. İç satış fiyatlarındaki bu gelişim, fiyat baskısının varlığına işaret etmektedir. Son dönemde yerli üretici, fiyatlarını düşürerek dampingli ithalat ile rekabet etmek mecburiyetinde kalmıştır. Yerli üreticinin fiyatlarındaki gelişim ile dampingli ithalatın fiyatlarındaki gelişim birbirine paralel bir seyir izlemektedir. Bu durum, yerli üreticinin pazardaki mevcut yerini korumak için dampingli ithalatın fiyatlarını takip ettiğini göstermektedir. |
Değerlendirme Madde 37- 1994-1997 arasında yerli üreticinin üretim ve iç satış miktarı yıllar itibariyle artmıştır. Bu dönemde yatırımlarını devam ettiren yerli üretici, 1997 yılında kapasitesini %50 oranında büyütmüştür. Yerli üretici, bu veçhelerden olumlu gelişmeler kaydetmiştir. Öte yandan, firmanın kâr ve kârlılık oranları belirgin bir olumsuzluğa işaret etmemektedir. İç satışların artış hızının ithalatın artış hızının gerisinde kalması neticesinde yerli üretici bir miktar pazar kaybına uğramıştır. Ancak, satışlar artarken bir ölçüde pazar kaybına uğranması, kesin bir zarar göstergesi olarak değerlendirilememektedir. 1994-1997 döneminde yerli üreticinin iç piyasa satış fiyatları reel olarak gerilemiştir. Bu sonucun oluşmasında, dampingli ithalatın yanı sıra verimliliğin artması ve koruma oranlarının azalmasının da payı olduğu düşünülmektedir. Dampingli ithalatın fiyatlarının yerli üreticinin iç piyasa satış fiyatlarının altında olması (fiyat kırılması) nedeniyle, son dönemde yerli üreticinin fiyatlarının baskı altında kalmasında bir etmen olabileceği düşünülmektedir. Ancak, bu husus tek başına zarar konusunda kanaat oluşturmaya yeterli olmamaktadır. |
DÖRDÜNCÜ KISIM Dampingli İthalat İle Zarar Arasındaki Nedenselliğe İlişkin Belirlemeler Nedensellik Madde 38- Anti-Damping Anlaşması’nın 3.5 maddesi hükümleri gereğince, Avrupa Birliği ve Japonya menşeli dampingli ithalatın miktarı ve fiyatının yerli üreticinin üzerindeki etkisi ve ayrıca bunların haricinde zarara neden olabilecek diğer unsurlar incelenmiştir. Dampingli ithalatın zarar üzerindeki etkisi Madde 39- Avrupa Birliği ve Japonya menşeli ithalatın yıllar itibariyle önemli miktarlarda artış gösterdiği, buna mukabil pazar payının, 1994 ile soruşturma dönemi arasında hemen hemen değişmediği, ancak 1997 yılında bir önceki yıla göre %3,25 arttığı tespit edilmiştir. Soruşturma döneminde dampingli ithalatın yerli üreticinin fiyatlarını kırdığı ve ayrıca bazı ihracatçı firmaların son dönemlerde fiyatlarını aşağı çektiği belirlenmiştir. Üçüncü ülkelerden ithalatın zarar üzerindeki etkisi Madde 40- Üçüncü ülkelerden ithalat 1994-1997 döneminde yaklaşık %234 oranında artmıştır. Sonuç olarak üçüncü ülkeler, pazar paylarını aynı dönemde %4,20 arttırarak % 8,94’e çıkarmışlardır. Yerli üreticinin pazar kaybının aynı dönemde %6,40 olduğu dikkate alındığında bunun önemli bölümünün üçüncü ülkelerden kaynaklandığı görülmektedir. Üçüncü ülkelerin her birinin ayrı ayrı Türkiye pazarında önemli bir paya sahip bulunmadığı ve fiyatlar üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olmadığı tespit edilmiştir. Bunun ötesinde, yerli üretici ile birlikte yalnızca Avrupa Birliği ve Japon üreticilerin perakende pazarında dağıtım kanallarına sahip olduğu ve fiyatların söz konusu üreticiler tarafından belirlendiği de anlaşılmıştır. Dolayısıyla, yerli üreticinin fiyatlarındaki gelişim üçüncü ülkeler menşeli ithalattan kaynaklanmamaktadır. Korumanın kaldırılması ve gümrük birliğinin zarar üzerindeki etkisi Madde 41- Bilindiği üzere, 1995 yılı başında DTÖ Kuruluş Anlaşması’na taraf olmamız ve 1996 yılı başında Avrupa Birliği ile gümrük birliğine girmemiz neticesinde gümrük vergileri AB için sıfırlanmış ve üçüncü ülkeler için önemli ölçüde azaltılmıştır. Bu gelişme, şüphesiz ithalatın artmasına yol açmıştır. Aynı zamanda, Türkiye ekonomisinin büyümesi ve pazarın genişlemesi de bu artışa katkıda bulunmuştur |
Genel koruma oranlarının indirilmesi ile ithal rulmanların maliyetinin ucuzlaması yerli sanayiinin rekabetle karşılaşmasına ve dolayısıyla fiyatlarını daha rekabetçi seviyelere çekmesine yol açmıştır. Ancak, ithalatta koruma oranlarının indirilmesi ile ihracatçıların pazarda kurulu fiyat düzeyini avantaj kabul edip fiyatlarını bir nebze arttırması veya en azından sabit tutması beklenirken ve üretim maliyetlerinde herhangi bir azalma bulunmazken, başta SKF Grubu olmak üzere bazı ihracatçıların fiyatlarını aşağı çektiği müşahade edilmiştir. Bu bağlamda, ithal fiyatlarındaki bu gelişim sadece gümrük birliğinin etkisi ile açıklanamamaktadır. Diğer unsurların zarar üzerindeki etkisi Madde 42- Yerli sanayiye zarar verebilecek dampingli ithalat dışında başka unsurların olup olmadığı hususu da irdelenmiş, fakat başka bir unsur tespit edilememiştir. Değerlendirme Madde 43- Soruşturma konusu ülkelerden yapılan ithalatın dampingli olduğu belirlenmiş olması nedeniyle zarar ile dampingli ithalat arasındaki illiyet bağının irdelenmesi gerekmektedir. Bu çerçevede: a) Avrupa Birliği ve Japonya kaynaklı ithalatın hacim itibariyle arttığı ancak, pazar payının önemli bir artış göstermediği, |
b) İthalattaki artışın bir ölçüde pazarın genişlemesine ve bir ölçüde gümrük vergilerinin ortadan kaldırılması ile gümrük birliğine bağlanabileceği, c) Japonya’dan yapılan ithalatın Türkiye piyasasında önemli bir yer tutmadığı, d) Yerli üretim dalının üretim miktarı, yurtiçi satışları ve yatırımlarının olumlu bir gelişme gösterdiği; stokları ve istihdamında ise bir olumsuzluk bulunmadığı, e) Yerli üreticinin 1997 yılındaki kâr ve kârlılığındaki azalmanın büyük ölçüde yeni yatırımlar sonucu amortisman giderlerindeki artıştan kaynaklandığı, f) Yerli üreticinin fiyatlarının aşağı doğru eğiliminin koruma oranlarının indirilmesi ile ortaya çıkan rekabetin bir sonucu olabileceği, g) Yerli üreticinin fiyatlarının satış sonrası piyasada ithal ürünlere kıyasla çok daha ucuz olduğu, h) Dampingli ithalatın son dönemde yerli üretici üzerinde oluşturduğu fiyat baskısı ile fiyat yıpranmasının, zarara ilişkin diğer göstergelere henüz yansımaması nedeniyle tek başına bir zarar kanaati oluşturmaya yeterli bulunmadığı, hususları tespit edilmiştir. |
BEŞİNCİ KISIM Sonuç Karar Madde 44- Avrupa Birliği ve Japonya menşeli bilyalı rulmanlara ilişkin 97/3 sayılı Tebliğ ile açılan damping soruşturmasının, dampingli ithalatın bu aşamada yerli üretim dalı üzerinde belirgin bir zarara neden olmadığı gerekçesiyle herhangi bir önlem alınmaksızın kapatılmasına İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu tarafından 27/11/1998 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir. Yürürlük Madde 45- Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme Madde 46- Bu Tebliğ hükümlerini Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yürütür. |
Türkiye`de Saat: 15:25 . |
Powered by: vBulletin Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2