![]() |
Temelin kulakları... Bir gün iki uzaylı dünyaya gelirler, ama her hazırlığı yaparlarda gelirler. erkek uzaylı gemiden iner ve Temel'in yanına gider. Temele der ki: -Temel biz dünyalıların nasıl çifleştiklerini merak ediyoruz. ben sana benim karımı veriyim, sen bana senin karını ver. Temel -Olmaz demiş, uzaylı da ya bırak temel bunda kötü birşey olmaz felan derken Temel kabul etmiş. vermişler karılarını birbirlerine, biri bir odaya çekilmiş, biri bir odaya. Temelin karısı Fadime uzaylının malını görünce gülmüş demiş ki -Ya bizim çocuklarımzda bile daha büyük mal var. sonra uzaylı kulağını bir çekmiş, malını kocaman yapmış. Fadime de -Ooo bu çok büyük biraz küçültebilir misin demiş, uzaylı kulağını bir daha çekmiş küçültmüş. Fadime biraz daha kalın demiş, uzaylı kulağını bir daha çekmiş kalınlaşmış neyse sabah olmuş bunlar odalarından çıkmış, Fadime; çok mesudum da dün gecem çok iyi geçti. senin ki nasıl geçti. ben hiç birşey anlamadım. kadın kulaklarımı çekip durdu. |
Gazeteci çocuk tarafından... Gazeteci cocuk elindeki gazetelerle bagirmaya baslamisti: - En son haber 2 Trabzon'lu gazeteci cocuk tarafindan kandirildi. O sira orada gecmekte olan Temel merak eder ve bir gazete almaya karar verir. Gazeteyi alir ama boyle bir haber yoktur. Tam gazeteci cocuga dogru giderken, -gazeteci cocuk: - En son haber 3 Trabzon'lu gazeteci cocuk tarafindan kandirildi |
Temelin sandığı... Temel çok başarılı bir kaptanmış. Başarısı tüm denizciler tarafından bilinir ve taktir edilirmiş. Ancak bir huyu varmış, her sabah kamarasındaki bir sandığın kilidini dikkatle açar, içinden aldığı kağıdı dikkatle okur ve hemen sandığı kilitlermiş. Kim sorarsa sorsun sandıkta ne olduğunu hiç kimseye söylemezmiş. Gel zaman git zaman bir gün Temel ölmüş. Tek mal varlığı sandığı olduğundan bütün akrabaları içinde çok büyük bir hazine olduğunu, yada Temel'in her sabah okuduğu kağıdın bir define haritası olduğunu düşünerek merakla sandığı açmışlar. Sandıkta yalnızca Temel'in her sabah dikkatle okuduğu kağıt varmış ve kağıtta şu yazıyormuş: - Sağ: Sancak, Sol: İskele. |
Temelin köpeği... Temel in bir köpeği varmış adı da Hektormuş bir gün Temel in arkadaşı Dursun Temel in evine gelmiş hoşgeldin faslından sonra geçmiş bir sandalyeye oturmuş bizim Hektor da sandalyenin altına girmiş o akşam yemekte kuru fasulye yiyen Dursun un gaz çıkarası gelmiş ve yavaşça osurmuş bunun üzerine Temel kızgın bi sesle Hektooor demiş dursun iyi demiş köpek yaptı sandı daha yüksek bi sesle yine osurmuş temel yine hektooor demiş dursun daha şiddetli bi sesle osurmuş bu kez temel bu sefer Hektor kalk oğlum ordan yoksa Dursun birazdan üstüne sıçacak demiş. |
:D :D |
Altın pisuvar... Temel Amerika'ya calismaya gitmistir. Ilk yabancilik gunlerinden sonra gece disari gezmeye cikar, bir muddet sonra bir bara girer, barda icki icer iki lak lak yapar, tuvaleti gelir ve tuvalete gider. Tam isini gorecegi pisuvara yaklasir ki, o da ne ?! Pisuvar altindan yapilmistir.. Temel dumur bir sekilde icinden gecirir : "vay be goruyon mu adamlarin tuvaletleri bile altindan" diyerek altin tuvalete işemenin zevkine vararak isini gorur ve cikar.. Neyse ertesi gece ayni bara tekrar gider, tekrar tuvaleti gelir ve tuvalete gider fakat altin pisuvar yoktur.. bi anlam veremez ama isini gorur bara gelir oturur ve barmene donerek : "ya dun gece tuvalette altin pisuvar vardi bu gece neden yok ?" diye sorar.. barmen once Temel'i bi suzer soyle, ardindan barin diger tarafinda oturan iri cusseli adama donerek: "Hey Joe, dun gece senin saksafaona işeyen adami buldum" |
İtfaiyeci temel... Temel ile Dursun Amerika'da itfaiye teskilatina girerler, yangin ihbari alinir. Çok katli bir binada kreste yangin çikmistir. itfaiyeci merdiveni çalismaz. Temel yukari çikar. Dursun asagida kalir. Temel asagida bekleyen Dursun'un kucagiina çocuklari atmaya baslar. Temel atar, Dursun tutar,kaldirima koyar. Bir çocuk, iki çocuk, üç çocuk, derken besinci zenci çocukdur.. Temel birakir, Dursun yakalamak için kollarini açmaz. Çocuk paat yerde. Tekrar at, tut kenara koy, tut at kenara koy. Temel yine zenci çocuk atar. Dursun yine tutmaz. Çocuk paat gene yerde.. Dursun yukari bagirir: "Yanıkları atma! yanıkları atma!" |
Trafik... Trafik polisi Temelin kullandığı arabayı durdurur ve: -Sizi tebrik ederim beyfendi, bu günkü kontrollerimizde emniyet kemeri takan tek sürücü sizsiniz bu yüzden size üçyüzmilyon lira ödül vereceğiz, ne yapmayi düşünüyorsunuz, demiş. Temel: -Hemen cidup bi ehliyet alacagim demis. -Ne! senin ehliyetin yok mu? demeye kalmadan yandan Fadime söze girmis: -Siz ona bakmayin memur bey içince hep boyle sapitiyi Polis iyice sinirlenmeye baslamis. Derken arkadan dursun: -Ula ben size demedimmi çalinti arabayla yola çikmayalim basimiza bi is gelir diye. Trafik polisi iyice zivanadan çikmis ve bagajdan idris atlamis: -Noldu usaklar geçtik mi siniri? |
Temel ve turist... Temel İstanbul boğazında tekneyle turist gezdiriyormuş. Bir gün bir Amerikalıyı almış, başlamışlar tura. Adam bir saray görüp sormus: - Bu ne kadar zamanda yapıldı? Temel: - 10 yılda demiş. Adam: - Yazık, bizde olsa 5 yılda biterdi. Derken bir cami görüp sormus: - Bu ne kadar zamanda yapıldı? Temel: - 5 yılda demiş. Adam tekrar: - Yazık, bizde olsa 2 yılda biterdi demiş. Temel sinirlenmeye başlamış. Bir tarihi yapı daha görmüşler, turist tekrar sormus, Temel: - 2 yılda demiş. Adam: - Vah vah! bizde olsa 1 yılda biterdi demiş. Derken tam o sırada Boğaz Köprüsü`nün altına gelmişler. Amerikalı köprüyü göstererek tekrar sormus: - Peki bu ne kadar zamanda yapıldı?. İyice sinirlenen Temel cevabı yapıştırmış: - Hangisi? Bu mu? Bilmem, vallaha dün burada yoktu!!!... |
Temel fırında... Temel birgün fırına gıder, 99 tane ekmek ister. Fırıncıda Temel'e; 100 tane ekmek vereyim demiş. Temel'de fırıncı ya oha lan o kadar ekmeği kim yiyecek demiş. |
Tuvalet... Birgün bizim Temel Istanbul´a arkadasi Dursun´u ziyarete gitmis. Aksam gec vakitlere kadar oturup sohbet etmisler. Aksam yemeginden sonra Dursun Temel´e demiski. Bak dostum hacen bir ihtiyacun varsa sindi gör. Tuvalete bizim yatak odasindan gidiliyor, yoksa sonra gidemezsin. Temel ise gayet rahat bir sekilde : Ben eyuyum hec bi ihtiyacim yok.....sonra yatmislar. Gecenin bir yarisi bizim Temel sancilar icerisinde uyanmis. Yedigi agir yemekler sIkIstirmaya baslamis. Garibim tavuk gibi ziplamaya baslamis. Bir türlü gidecek gibi degil sancilar. Tuvaletede gidemiyor. Son kerteye gelmis. Cikti cikacak. Temel bi bakmis camin kenarinda bir cicek saksisi. Kaptigiynan cicegi kaldirmis ve saksinin icine ihtiyacini gidermis. Geride cicegi topragi ile birlikte saksinin icerisine güzel bir sekilde yerlestirerek yatmis. Sabah erkendende oradan tüymüs memlekete. 6 ay kadar gectikten sonra bizim Temel Dursun´a bir mektup yazmis: Nasilsin iyimisin falan filan. Dursun mektuba hemen cevap yazmis: Hal hatir sormadan hemen meseleye gecmis : Ula Temel nereye sicdiysan cabuk söyle. Üc ev degistirdim hala kokuyu cikaramadim. |
Danışman... Amerika'da,evlilik ve seks danışmanları vardır.. İşler iyi gitmemeye başladı mı, boşanmak için avukatlardan önce, bu danışmanlara başvurulur, belki son bir umut için.. Amerika'lı Temel ile eşi, son zamanlarda seks yasamlarının eskisi gibi olmadiığını fark etmişler.. Kalkmış danışmana gitmişler.. Danışman onları uzun uzun dinlemiş.. -Seks yasamınıza biraz renk katmanız gerekir demiş.. -Hep aynı pozisyon, seksi monotonlaştırır.. Hayalinizi kullanın.. Degişik şekiller deneyin!.. -Nasil yani? demiş, Temel.. -Mesela demiş, danışman.. -El arabası pozisyonunu deneyin.. -O nasıl oluyor? demiş, Temel!.. -Basit demiş, danisman. -Esin yüzükoyun uzanacak. Sen iki ayağını tutup kaldıracaksın. Esin elleri üzerinde kalkacak.. Bir yandan yürüyeceksiniz.. Bir yandan da... Yani tam el arabası gibi birleşip gideceksiniz.. Anladın mı?.. Eve dönmüşler.. Temel seslenmiş.. -Hadi bakalım.. El arabasına hazır ol!.. -Tamam olurum, ama iki şartla demiş, karısı.. -Birincisi, acıtırsa hemen bırakacaksın. İkincisi.. Annemlerin evinin önünden geçmeyeceğiz!. |
Hazine... temel bir gün hazine bulur ve hazineyi evine götürmek ister fakat hazine oldukca ağırdır bundan dolayı ertesi gün bir eşşekle almak için hazineyi gömer ve üstünede "TEMEL BURAYA HAZİNE GÖMMEDİ " diye bir tabela koyar ertesi gün hazineyi almak için geldiginde ne görsün; "DURSUN BURDAN HAZİNEYİ ALMADI" |
Beni tanıdılar... Temel ve Dursun bir bankayı soymaya karar vermişler. Bankayı soymuşlar, paralarla kaçarlarken bunların peşine polis düşmüş. Polislerden biri bağırmış bu esnada "duuur, Or...... çocuğu!". Temel Dursun'a dönmüş: - Sen kaç, beni tanıdılar! |
Temel hastanede... Temel bir gün hastaneye gitmiş hastenenin bir köşesinde bir adam hüngür hüngür ağlıyormuş. Temel sormuş niye ağlıyorsun uşağum diye. Adam: - Kan tahlili yaptırmaya geldim parmağımı kestiler. Bu sefer Temel ağlamaya başlamış. Adam sormuş Temel'e "niye ağlıyorsun" diye; Temel cevaplamış: - Ben de idrar tahlili yaptırmaya geldim daa. |
itfaiye... Temel ile Dursun sohbet etmektedirler; - Ula Temel hiç düşündün mi itfaye arabası niçin kirmizidur? - Ula düşünecek ne var sanada o kadar hortum girse sende kizarirsun..... |
Kim tanıyacak... Temel derede yıkanırken, köyün çocukları hınzırlık yapıp dere kenarında bıraktığı elbiselerini alıp kaçmışlar. Dereden çıkan Temel elbiselerini bulamayınca utancından elleriyle önünü kapayarak eve doğru koşmaya başlamış. Uzaktan çırılçıplak, koşarak geldiğini gören babası seslenmiş: "Ula Temel, ula benim salak uşağım, yüzünü kapasana, oni kim tanıyacak!!!" |
Almanya yolunda... Bir gün Temel ve Dursun bakmışlar Türkiye'de iş yok Almanya'ya gitmeye karar vermişler ama ceplerinde para yok... O zamanlarda Almanya'ya hayvanlar bedava gidiyolarmış, bunlarda neleri varsa satıyolar ve bir inek kostümü alıyolar. Temel öne Dursun'da arkaya geçiyor ve gümrüğe gidiyolar gümrükteki memur bunları bir test edeyim diyor ve ineğin önüne bi tomar saman getiriyor -Sen gerçek ineksen bu samanları yersin diyor. Temel mecburen yiyor ondan sonra memur bir kova su getiriyor -Eger sen gerçek ineksen bunu içersin diyor ve Temel içiyor.. Memur bu sefer bi tomar taze ot getiriyo ve ineğin önüne koyuyor Temel mecburen yiyor... Artık Temel şişiyor ve bir lokma bir şey yiyemez hale geliyor. Ama bu sırada Temel başlıyor gülmeye. Dursun merak ediyor. Soruyor -Ula Temel neden gülirsen. Temel de cevap verir -Memur bizim gerçek inek olup olmadığımızı anlamak için bir tane öküz getiriyor... |
Ajan temel... CIA Rusya'daki çok gizli bir görev için seçmece adaylarını bir imtihana tabi tuıtar. Başarılı olan adayları son bir sınav olarak sır tutma sınavına alır. Her birine bir sır verirler ve bunu söyleyip söylemeyecekleri konusunda işkenceye başlarlar. Ajanların çoğu çözülür fakat Temel ne yaparlarsa yapsın sırrı vermemektedir. En ağır işkenceleri geçtikten sonra tamam derler Temel bu işe uygun.Yalnız uykusunda konuşup konuşmadığını öğrenmek için birde odasına kamera koyalım onu izleyelim.Ve Temel'in odasına gizlice kamera koyarlar. Temel odya döner dönmez kafasını duvarlara vurmaya başlar ve bir taraftan da söylenir; -Hatırla oni..hatırla oni. Boşuboşuna işkence görüyorsun hatırla oni... |
Temel ve orkid :))) Üç mahkum cezaevi yolundadır. Her birine, hapiste geçirecekleri günler için bir eşya getirmelerine izin verilmiştir. Otobüste, biri diğerine döner ve sorar: - Eeee sen ne getirdin ? Diğer mahkum bir boya kutusu çıkarır ve - Bununla her şeyi boyayabileceğim der. İkinci mahkum bir deste iskambil kaağıdı çıkarır. - Bunlarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kağıt oyunu oynayabilirim. üçüncü mahkuma merakla sorarlar: - Sen ne getirdin ? Adi Temel olan üçüncü mahkum bir kutu çıkarır ve gülerek: - Bu orkidleri getirdim der. Diğer iki mahkumun kafası karışmıştır. Merakla sorarlar: - Bunlarla ne yapabilirsin ki? Temel sırıtır ve elindeki kutuyu göstererek, - Kutuda yazdığına göre, bunlarla ata binebilir, yüzmeye gidebilir, hatta paten kayabilirmişim.... |
> > İDAMA MAHKUM OLAN TEMEL'E SON ARZUSUNU SORMUSLAR; > > 'BENU OĞLUMIN YANUNA GÖMİN' DEMİŞ. > > OĞLUNUN YAŞADIĞI ORTAYA ÇIKINCA; 'BEN BEKLERUM' DEMİŞ. zeki insanında hali başka:D:D |
Golf... Bir gün Temel,İgiliz ve Fransız yolda dolaşırken; İngiliz;Birden golf oynayalım demiş.. Fransızda; Bize sopa,top ve delik lazım demi.. İgiliz; "Bende top var" Fransız; "Bende de sopa var" Temel'de "Bende oynamıyorum" demiş.. |
Temel ve dursun... Temel ve Dursun balık otlatırken dursun bu ara Temel'e sormuş - Ula Temel ben şumdu senin karınla beraber olsam nolur ... demiş Temel'de hiç istifini bozmadan - N'olcak canım ödeşmiş oluruz :) |
Minibüscü... Temel birgün durakta münibüs bekliyormuş, uzun bir zaman dan sonra münibis gelir, bu arada münibüs aşırı derecede kalabalıktır.Temel baş parmağını kaldırır durmasını emreder, söför de tüm parmaklarını sallamaya başlar.. Temel kızıp baş parmağını iki parmagının arrasına sokar münibüs cü iner. ___Neden böyle terbiyesizce hareket yapıyorsun.... ___Temel de; Sen neden aval aval parmak larını sallıysun. Ben sana kalabalık yer yok dedim.. Ha uşak bende, sana beni araya sıkıştır dedim... |
TEMEL KARISI NATAŞA'YA GERDEK GECESİ SORMUŞ: > > 'İLK UYUDUĞUN ERKEK BEN MİYUM?' > > NATAŞA: > > 'UYURSAN EVET!' süper yaaaa tskler :D:D:D:D |
Kowboy temel :) emel batilarin en iyi cowboy'umus. Temel bir bara girmis ve ickisini icmis ve hesabi odemeden cikmis disari. 3 dakika sonra geri gelmis ve sinirli bir sekilde: - Benim atimi kim caldiysa hemen geri versin. Hic kimsede ses yok ve Temel bir kez daha: - Atim 5 dakikadan gelmezse 1980'de yaptigimi bugunde yaparim, demis. Herkes korkmaya baslamis. Sonra Temel'in atini getirmisler. Iclerinden biri dayanamamis ve sormus: - 1980'de ne oldu, diye. Temel adama dogru donmus: - 1980'de yine atim calinmisti, bende.... yuruyerek eve gittim... |
Dargın temel... Temel ile Dursun küsmüşler. Temel bir gün kasabaya keçisini satmaya gitmiş. Tesaduf bu ya, Dursun ile karşılaşmış: -Haçan, bu eşekle nereye cideysun? Bunu duyan Dursun Temel'e: -Ula görmey misun, o eşek deyildur.Keçidur keçi! Temel hemen cevabı yapıştırmış: -Ula ben sana demeyrum keçiye deyrum daaa! |
Kokusu gitmedi... Bir gün temel dursunun evine misafirliğe gitmiş.Oturma odası da yatak odasından geçiyormuş.Dursun yatma zamanı geldiğinde"bak temel, ihtiyacın varsa şimdi gider çünkü lavoboya gitmek için bizim yatak odamızdan geçmen gerekiyor şimdi en iyisi sen ihtiyacını gider."demiş.Temelde yoktir dursun diye cevap vermiş.Gece olup herkes uyuyunca temelin bağırsak hareketleri başlamış.Temel de odadan geçemeyeceği için balkona çıkmış.Sağına soluna bakmış.Bir saksı görmüş. Saksının kumunu çıkarıp ihtiyacını gidermiş.Daha sonra temeli göndermişler.Ve üç ay sonra dursun temele mektup göndermiş.Mektup da şöyle yazıyormuş."ula temel uşağım nereye sıçtıysan söle 3 tane evdeğiştirdik daha da kokusu gitmedi. |
Adı neydi?... Temel uzun yıllar görmediği bir arkadaşı ile yolda karşılaşmış.Bir yere oturmuşlar.Eski günlerden konuşurlarken söz dönmüş dolaşmış evlilik öncesi ilişkilerine gelmiş. Arkadaşı sormuş: - Karımla evlenmeden önce hiç yatmadım. Sen yattın mı? Temel düşünmüş... - Valla şimdi hatırlayamadım... Karının adı neydi ? |
Temel'in karyolası... Temel,psikolog'a başvurmuş. -Geceleri uyuyamıyorum efendim. Sürekli yatağın altında biri var gibi geliyor. Yatağın altına girip uyumayı deniyorum,bu seferde üstünde biri var gibi geliyor... -Hallederiz bu saplantıyı... Bana haftada iki kez geleceksin, altı aylık bir tedavi sonunda sizi iyileştireceğimi umuyorum ve her gelişinizde de yüz milyon lira alırım . Temel çıkmış ve bir dahada uğramamış. Doktor bir kaç ay sonra Temel'e sokakta rastlamış. - Ne oldu hastalığınız? Gelmediniz bir daha.. - Yüz bin liraya hallettim. - Nasıl oldu? - Sizden çıktıktan sonra ilerdeki kahveye uğradım. Çayımı içerken yanımdakine hastalığımı anlattım. O da''karyolanın bacaklarını kes '' dedi kestim, mesele halloldu. |
teşekkürler |
Hacker temel :) SAYIN MESAJI ALAN KİŞİ, Su anda pir Laz Virüsü almış puluniysunuz... Biz, Trabzon-Türkiye'de henüz yeterli teknolojik imçanlara sahip olmatuğumuzdan, pu pir MANUEL virüstür!! Lütfen, çendi hard disçinizdeki püdün tosyalari çendinuz silerek yok edinuz ve bu maili biltuğunuz herçese cönderinuz!! Pize yardımci oltuğundan dolayi ı çok teşeççür ederuz. Hacker Temel Lazlara özel not : Bu bir şaka e-mailidur. Bu Mail'e uyup da hard disçinizdeki tosyalari silmeyinuz |
mevcut olanın üstüne açılmış |
Uyanık otelci... Temel sabah uçagi ile Paris'e gidiyor. Islerini tamamlayip aksam uçagi ile Istanbul'a dönmek istemekte...aksilik uçagi kaçirir. Saat 23.30'de lüks bir otelin yolunu tutar. Otele ch/in yapar ve odasina çikip uyur.Sabah yedide resepsiyona gidip hesabini sorar. Eline bir fatura uzatirlar.400 Euro !!! Temel sasirir: - Lan bir basimizi koyduk ve kalktik 400 Euro...olur mu? der. - Ama efendim hizmetlerimiz var. Temel faturaya bakar T.K.P 250 Euro. -T.K.P ne? - Tenis kortlarini kullanma parasi. - Ben kullanmadim ki? der Temel - Kullansaydiniz efendim 6 tane kortumuz var der. - H.K.P 150 Euro. - Bu ne? - Havuzu kullanma parasi - Kullanmadim ki? der Temel. Resepsiyon memuru gayet sakin bir sekilde - Kullansaydiniz 3 tane havuzumuz var 2 tanesi olimpik. Temel çok sinirlenir ve hemen bir kalem ister. Faturanin altina aynen sunu yazar. T.S.P 500 Euro ve resepsiyon memuruna uzatir. - Ver bakalim 100 Euro sizin de bana 500 Euro borcunuz vardir, der Temel. Resepsiyon memuru sasirir. - T.S.P ne oluyor? - Temel'i Si... Parasi. - Aman efendim olurmu öyle sey estagfürullah sibuple der resepsiyon memuru.. -Kardesim Temel 1665 nolu odadaydı, - Si..eydiniz.. Bütün gece müsaittim..!! |
Nedir şikayetin?... Temel dava açmış ve ilk duruşmada Hakim sormuş ; - Nedir şikayetin ? - Hakim bey bu Temel fıkraları var ya,benle Fadime'yi ağızlarına dolamışlar bizi rezil ediyorlar..hepsinden davacıyım... kim fıkra diye bizi anlatıyorsa onlardan tazminat talebim olacak.. - Senin adın Temel mi ? - Evet Temel - İyi de binlerce Temel var... o fıkralar neden senin için anlatılmış olsun.. - Hakim bey,ben çok iyi biliyorum beni kastediyorlar.. Hakim karşısında duran Temel'i iyice süzdükten sonra ; - Bak ama o Temel fıkralarının çoğu belden aşağı... oysa sana bakıyorum çelimsiz ve yaşını almış bir Temel'sin... o fıkralar senden çok daha genç, güçlü kuvvetli ve çapkın bir Temel için anlatılıyor... seninle hiç ilgisi yok... bu dava düşer.. -Madem Hakim bey siz böyle takdir ediyorsunuz mesele yok... demek tevatürmüş, ben değilmişim... - Evet sen olamazsın, başka Temel'dir onlar... sana sıra gelene kadar... - İyi hoş da Hakim bey bu dava için köyden kalktım buralara kadar geldim... boş dönmeyeyim... hiç değilse o güçlü kuvvetli Temel'den sana bir fıkra anlatayım... - Anlat bakalım.. - Bizim bu iri kıyım pazulu Temel Hakim karılarına çok düşkünmüş... - Dur,dur be,ne diyorsun sen... - N'oldu Hakim bey ? - Daha ne olacak ,benim Hakim olduğumu bile bile Temel hakim karılarına meraklıymış diyorsun..ağzından çıkanı kulağın işitmiyor galiba.. - Rica ederim Hakim bey, Temel fıkrası için karısı güzel binlerce hakim var... seninkine sıra gelene kadar.. |
müebbet... Zamanın en büyük Mafya babası Çok ağır bir suçtan yargılanmaktadır ve idamı istenmektedir. Jüri üyelerinin içinde Temel de vardır. Mafyanın adamları mahkemeden önce Temeli bir kenara çekerler ve şöyle derler: -"Temel ne yap et Babanın idam kararını müebbet'e çevir yoksa bu senin sonun olur" derler!!! Temel'in içine korku düşmüştür: -"Acep ne yapsam da bu adamı kurtarsam" diye düşünür. Dava başlar günlerce devam eder ve nihayet Jüri üyeleri karar vermek üzere odalarına geçerler. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra jüri geri gelir ve kararını okur: -"Müebbet hapis" derler. Bunu duyan Babanın adamları ne yapacaklarını şaşırırlar doğru Temel'e gidip: -"Afferim sana Temel şimdi gözümüze girdin" derler. -"Ehh be Temel iyi güzel de bu işi nasıl başardın?" diye sorarlar. Temel: -"Sormayın bre uşaklar" der. -"Millet Beraat Beraat diye tutturdu Müebbete çevirene kadar aklan karayı seçtim" der. |
Röntgende rütuş... - "Temel çok iyi bir doktordur" demiş Cemal.. - "Nereden biliyorsun?" demişler. - "Geçen yıl çok pahalı bir ameliyat olmam gerekiyordu, param yoktu, rontgende rütuş yaptı." |
Tutayrum oni... Bizim Temel gene birgün böyle yolda yürürken acayip bir şekilde çişi gelmiş. Tabi hemen oracıkta tenha bir yer bulmuş ve aleti çıkarıp başlamış işemeye. Tam o sırada oradan bir kaç bayan geçiyomuş. Temel'i gören bayanlar irkilmişler. Temel bayanlara bakarak: - "Korkmayın tutayrum oni, bişey yapmaz daa" demiş. |
Penguen... İlginç bir tesadüf sonucu bulduğu penguenin elinden tutup "Ne yapacağım bunu" diye düşünerek dolaşan Temel, İdris'le karşılaştı. - Ula Temel nedir bu ? - Bende pilmeyrum daa, ne yapacağum diye düşüneyrum. - İlahi Temel, düşünecek ne var hayvanat bahçesine götürsene. Bu fikri benimseyen Temel İdris'in yanından ayrılmıştı. Aradan bir kaç saat geçmişti ki, yine karşılaştılar ve yine Temel'in yanında penguen vardı. İdris merakla : - Uyy, hayvanat bahçesine götürmedin mi oni ? diye sorunca Temel : - Götürdüm daa, şimdi de sinemaya götüreyrum |
Borç... Hakim Temel`e sormuş: - Davacıya olan borcunu niye bir türlü ödemiyorsun? Temel sinirli sinirli cevap vermiş: - Vereceğum vermesine ama bana üç ay mühlet ver diyrum, vermiy, üç yıldır beni oyaliy!..... |
Türkiye`de Saat: 08:54 . |
Powered by: vBulletin Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2