|
Ana Sayfa | Kayıt ol | Yardım | Oyun Alanı | Ajanda | Arama | Bugünkü Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et XML | RSS | |
05-01-2008, 10:50 | #1 | ||
Üyelik tarihi: Jun 2007 Yaş: 43
Mesajlar: 8.401
Tecrübe Puanı: 26 |
Barça krizi'nin analizi ! La Liga’da ilk yarı sona erdi ve Barca, ezeli rakibinin tam 7 puan gerisinde devreyi kapadı. 4 Ocak 2008 13:12 'Rüya takım' kabul edilmesine karşın arzulanan başarıları yakalamaktan her geçen gün uzaklaşan Barcelona’nın son durumu...La Liga’da ilk yarı sona erdi ve Barcelona, ezeli rakibinin tam 7 puan gerisinde devreyi kapadı. Rakibine evinde 1-0 yenilen Katalan ekibi, gerçekten kötü bir dönem mi geçiriyor, yoksa yenilgiye rağmen bulundukları yeri hakediyorlar mı ? Taraftarların Ronaldinho ve takım arkadaşlarına yönelik sözlü saldırıları ve Frank Rijkaard’ın üzerindeki artan baskı işlerin gittikçe kötüye gittiğini gösteriyor. Dahası, Barcelona deplasmanlarda bu sezon çok başarısız bir görüntü çiziyor. Şu ana kadar dış sahada sadece 2 kez kazanabildiler. Bu galibiyetler de, zor durumda olan Valencia ve ligin en kötü takımı kabul edilen Levante karşısında geldi. Peki Barcleona’da durum denildiği kadar vahim mi, yoksa ikinci yarı herşey değişebilir mi? İşte geniş bir analiz... 1) Barcelona liderin 7 puan gerisinde Evet. Barcelona şu anda epeyce geri ancak daha oynanacak çok maç var. Puan farkı kapanmayacak gibi duruyorsa da, Real Madrid de sezon içerisinde çok muhteşem gözükmedi. Dahası, Real, rakibi kadar sakatlık sorunu yaşamadı. Barcelona ise sezonun büyük bölümünde Eto'o’dan, sonlara doğru da Messi’den yararlanamadı. Eğer Real’de Raul ve Van Nistelrooy bu şekilde sakatlansaydı, belki de bambaşka bir lig seyrederdik. Futbol tarihinde ilk yarıyı açık farkla lider bitirip şampiyon olamayan çok takım gördük. Geçen sezon Sevilla ilk yarıyı lider kapatmasına rağmen ligi liderin 6 puan gerisinde tamamladı. Ligdeki kötü gidişin aksine Barcelona, Şampiyonlar Ligi'nde çok başarılıydı. Hiç yenilmeden bir üst tura çıktılar ve sadece 2 beraberlik aldılar. 12 gol atıp, kalelerinde 3 gol gördüler. Kurada Liverpool ve Arsenal gibi zorlu rakipler yerine Celtic’le eşleştiler. Kuşkusuz maçlar zorlu geçecek; ancak Barcelona iki maç sonunda rakibini eleyecektir. 2) Her lig maçında elde ettikleri ortalama 2 puan şampiyonluk için oldukça düşük Avrupa’daki diğer takımlara oranla Barcelona, maç başına elde ettiği puan ortalamasında oldukça geride. 34 maçta 17 puan toplamışlar – yani maç başına 2 puan. Real Madrid’de ise bu sayı 2.41. Serie A’nın yenilgisiz lideri İnter ortalama 2.52 puan toplarken, İngiltere Ligi'nde ikinci sırada bulunan Manchester United 2.28’i bulmuş bile. Ancak bu rakamı 38 maçlık döneme yayarsanız 78 puan yapıyor ki, bu da geçen sezon şampiyon olan takımın puanıydı. Barcelona aynı puanla ikinci olmuştu. Buna başarısızlık demek haksızlık olur. Barcelona’nın bu rakamları iyileştirmek için arka arkaya galibiyetler alması gerekiyor. Ligde 14 ayrı futbolcusunun gol attığı göz önünde bulundurulursa, bunu yapması zor değil. Avrupa’da sadece Arsenal bu rakamı yakalamış durumda. Real Madrid’de ise 11 oyuncu gol atma başarısı göstermiş. Barcelona’nın bu her an gol atmaya yakın görüntüsü, zor geçebilecek önemli maçların kilit noktası olabilir. 3)Barcelona’nın evinde Real Madrid’e yenilmesi ikili averajı da aleyhlerine çevirdi Bu çok önemli bir nokta çünkü geçen sezon da Real Madrid’le aynı puanda olmalarına rağmen evlerinde 3-3 berabere kalıp deplasmanda rakiplerine 2-0 yenildiklerinden, şampiyonluğu ikili averajda verdiler. Bu durumda Barcelona 7 puanlık farkı kapatıp Real’i deplasmanda 2-0 yenmeli ya da berabere kalıp diğer maçlardan alacağı sonuçlarla 8 puan fazla toplamalı. Bu, kuşkusuz geriden gelen bir takım üzerinde oldukça büyük bir baskı yaratacaktır. Ancak devre arasında çok şey değişebilir. Bunun için de Barcelona, kadrosunu takviye etmeye konsantre olmalıdır. Barcelona Real Madrid karşısında gerçekten de kötü oynadı ve puan farkı 7’ye çıktı. Kazansalardı puan farkı 1’e inecek ve Barcelona’nın kaderi kendi ellerinde olacaktı. Aslında Sevilla, Atletico Madrid, Espanyol ve Villarreal gibi takımların bu sezon daha iyi olmaları Real Madrid’in de bir yerlerde puan kaybedeceğini gösteriyor. Barcelona bu durumdan faydalanabilir. 4) Deplasmanda çok kötüler Barcelona bu sezon deplasmanda sadece 2 maç kazanabildi. Eğer La Liga’da puan cetveli, deplasman maçlarına göre hazırlansaydı, Katalan ekip ancak orta sıralarda yer bulabilirdi. Barça, evinde oynadığı 9 maçtansa tam 8 galibiyet çıkararak önemli bir başarı yakaladı. Takımın deplasmanda kazanması , Samuel Eto'o’nun dönüşüne denk geldi. Kamerunlu'nun oynadığı ilk maçta Barcelona, Valencia’yı 3-0 yendi ve çok iyi oynadı. Eto’o, oynadığı zaman rakip defansı daha çok meşgul ediyor ve bu da Barcelona orta sahasına rahat top yapma şansı veriyor. Eto’o’nun daha çok forma girmesiyle, Barça, deplasmanlarda daha rahat oynayacaktır. 5) Eto'o Afrika Uluslar Kupası'na gidecek Eğer Barcelona’nın deplasman zaferleri Eto’o’ya bağlıysa, bu futbolcu, Afrika Uluslar Kupası'na gittiğinde takım ne yapacak ? Eto’o’nun gidişi Barcelona için gerçekten de büyük kayıp olacak. Kamerun'un turnuvada ilerleme durumuna göre Eto’o, Barcelona’dan 6 hafta uzak kalabilir. Ne var ki onun gitmesi, Henry’nin kendini göstermesi için iyi bir fırsat olacak. Bu sezon 7 gol atabilen Henry, Arsenal’deki kadar kilit bir rol üstlenemese de, başarılı maçlar çıkardı. Hattâ Barcelona Ocak ayında transfer yapabilirse, bu mevkiide oldukça fazla alternatifi olacak. 6) Kötü oynuyorlar Barcelona bu sezon ilk golü yediğinde maçı çevirmekte çok zorlanıyor. 5 maçta geriye düştüler ve ancak bir tanesinde geriden gelip kazanabildiler ki bu da 19.sıradaki Deportivo karşısında oldu. Bu istatistik göz önüne alındığında Barcelona, 20 takımlı La Liga’da 10.sırada bulunuyor. Ayrıca rakamlar, takımın moralsiz olduğunu ve eskisi gibi savaşmadıklarını da açıkça ortaya koyuyor. Ancak Barcelona, ilk golü attığında yenilmesi zor bir takım. Öne geçtikleri son 10 maçın 9’unu kazanıp birinde berabere kalmışlar. O yüzden Barça’nın ilk golü atması, kazanması için çok önemli. Barcelona için kendisine güvenmeyen bir takım yakıştırması yapmak doğal olmasa da, bu istatistik, bazı şeylerin değiştiğini kanıtlıyor. Belki de gençlerin ağırlıkta olduğu bir takım daha öncekiler kadar iyi değil ancak devre arası dos Santos ve Krkic gibi daha çok forma giymeye başlayan gençler için iyi olacaktır. 7) Kadro kaosta! Yukarıdaki tespitin doğru olduğunu kanıtlayacak bir çok ipucu bulunuyor. Ronaldinho ve Deco gibi oyuncularla ilgili belirsizlik, takımın tamamına yayılmış gibi görünüyor. Bu ikilinin sezon başından beri birlikte oynamaması , Real Madrid maçının kaybedilmesinde en büyük etkelnlerden biriydi ve takımın birlik beraberlik içinde olmadığı anlaşıldı. Ancak Ronaldinho ve Deco çok klas iki oyuncu, bir çok başarı elde ettiler ve yeni zorluklara göğüs gerebilirler. Bu sene çok formda olmasalar da çok değerliler ve büyük liglerden önemli talipleri çıkabilir. Barcelona çok yaşlı bir takım istemiyor. Yaşı ilerleyen oyuncularını satma planları yaptığı öne sürülen Katalan kulüp, böylece üzerindeki ölü toprağını atma yolunda önemli bir adım atabilir. Örneğin Ezquerro’yu Premier lig takımlarının yanı sıra eski kulübü Athletic Bilbao da istiyor. Bu sezon iyi bir form yakalayan Eidur Gudjohnsen’e Aston Villa ve West Ham talip oldular. Edmilson ise PSG ya da Newcastle’a transfer olacak ve bu da Rijkaard’a yönetmesi daha kolay bir takım sunacak. Yedekte kaldığı için sorun yaratan futbolcuların gitmesi Barcelona için olumlu olacak. Daha mutlu bir takım daha uyumlu olacak ve bu da sonuca yansıyacaktır.. Barcelona’nın krizde olduğunu düşünenlere bir başka bakış açısı sunduk. Tabii ki Barcelona beklendiği kadar iyi değil ancak sanıldığı kadar da kötü olmadığını düşünüyoruz. Real Madrid yenilgisi onlara büyük bir darbe oldu; ancak herşey bitmiş değil. Kulüpte iyi şeyler de oluyor. Sorunları o kadar da büyütülmemeli. O yüzden Barcelona taraftarları geleceğe umutsuzlukla bakmamalılar.
__________________ | ||
|
06-01-2008, 04:12 | #2 | ||
Üyelik tarihi: Nov 2007 Yaş: 41
Mesajlar: 2.948
Tecrübe Puanı: 19 | Ronaldinho 2006 yılı Dünya Kupası öncesi formunu aradan yaklaşık 2 sene geçmiş olmasına rağmen hala yakalayamadı.Takımı tek başına sırtlayan müthiş dahi Lıonel Messi'de yaşadığı sakatlıklardan ötürü takımdaki yerini alamayınca Barca biranda sıradan bir takım görüntüsüne bürünüverdi.Yaratıcı ve bireysel yetenekli oyuncularından gerekli randımanı alamayan Katalan ekibi ofansif anlamda hiçbirşey üretemediği gibi pozisyona dahi girmekte sıkıntı çekiyor.Barcelona'nın bir türlü ideal bir 11 i hala bulamamış olması da tabi ki mevcut durumun en büyük nedeni.Merakla beklenen Messi-Ronaldinho-Eto'o-Henry ofansif dörtlüsü bir türlü sahne alma şansı yakalayamadılar.Buna keza savunmada da benzer durum sözkonusu Marquez-Thuram-Milito-Puyol-Abıdal-Zambrotta-Oleguer-Edmilson isimlerinden sadece Kaptan Puyol Abidal ve Milito üçlüsü en fazla şansa sahip olan oyuncular oldu.Ama buna rağmen savunma tam anlamıyla güven veren bir görünüm sergileyemedi.Riijkard da bunun üzerine savunma hattında rotasyonlara giderek bu sıkıntıyı aşmaya çalıştı.Şimdi takımın geçen senelerdeki banko ismi olan Marquez'isürekli kullanıyor.Oyunun gidişatına göre Zambrotta değişikliğine de gidiyor.Bana göre Barcelona'nın bu krizden kurtulması savunmada sürekli oynayan bir 3 lü veya 4 lü ile Lionel Messi'nin sahalara dönerek o inanılmaz futbol yeteneklerini sergilemesine bağlı...
__________________ AĞAÇLAR KALEM DENİZLER MÜREKKEP OLSA SEVGİNİ TARİFE YETMEZ BEŞİKTAŞIM... | ||
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
Seçenekler | |
Stil | |
| |