Beşiktaş Forum  ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi


Geri git   Beşiktaş Forum ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi > Taraftar > Makaleler

Makaleler Medya dan Beşiktaşımız ile ilgili Köşe Yazılarının Tartışıldığı Platform.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25-12-2006, 12:57   #1
Kıdemli Kartal
 
özgür_1903 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Beşiktaşlılık...

Beşiktaşlılık...
102 yıl önce Akaretlerde doğan, ardından bir çığ gibi büyüyen ve bugün dünyanın her tarafına ulaşmış olan Beşiktaş sevgisi, sadece sportif başarılar sonucunda bir semt takımının gelebileceği en üst nokta mıdır ya da herhangi bir kulüp sempatizanı olmak mıdır Beşiktaşlılık? Herkesin imrenerek baktığı ve kabullendiği bu büyüklük nedir, nedir bu Beşiktaşlılık?

- Beşiktaşlı olmak bir başkaldırıdır düzene, aykırı olmaktır, ezmemek ve ezdirmemektir kimseyi kimselere, dürüstlük ve mertlikle eşanlamlıdır Beşiktaşlılık.
- Yeri geldiğinde tevazu göstermek, yeri geldiğinde kimseye ihtiyaç duymadan dimdik tek başına ayakta durabilmektir Beşiktaşlılık.
- Kimileri hesap vermemek için kaçarken, yakalayıp hesap sormaktır, camiasına yaptıklarından ötürü hesap vermektir Beşiktaşlılık.
- Hayatı en Siyahıyla en Beyazıyla yaşamaktır Beşiktaşlılık.
- Saray eşrafından gençlerin maçlara at arabalarıyla gelmelerinden ötürü Beşiktaşlıların “Arabalı” lakabı almasını, kelime oyunuyla “Arabacı” takımına çevirenleri kendi hallerine bırakmaktır Beşiktaşlılık.
- Kurtuluş Savaşında futbol topunu bırakıp, koşa koşa cepheye gitmek ve orada ülkesi uğruna şehit olmaktır Beşiktaşlılık.
- Hiçbir zaman Fransız sempatizanı olmakla suçlanmamaktır Beşiktaşlılık.
- Kulübün bir parçası olmak için belli bir okuldan mezun olmayı gerektirmez, halktan olmayı gerektirir Beşiktaşlılık.
- Unutmamaktır Beşiktaşlılık, Unutturmamaktır. Sadece İstatistiklerde kalacak Şampiyonlukları kucaklamak yerine , şerefli ikincilikleri kabullenmektir Beşiktaşlılık.
- Yenildiğinde ortalarda gözükmemek, yendiğinde aylarca dalga geçmek değildir , yenmek ve yenilmenin olgunluğunu yaşayabilmektir Beşiktaşlılık.
- Mağlubiyetlerinde rakibinin elini sıkmak, zaferlerinde sevincini abartmamaktır Beşiktaşlılık.
- Herkesin bir gün Beşiktaşlı olacağını savunmamak, zaten herkesin Beşiktaşlı olmayacağını olamayacağını bilmek ve bildirmektir Beşiktaşlılık.
- Ulu Önder Atatürk’ten Cumhurbaşkanlarına, İşadamlarından esnaflara, Dolmuşçulardan Balıkçılara Siyahla Beyazı aynı heyecanla yaşamaktır Beşiktaşlılık.
- Yıldızlarıyla övünenlere formasındaki şanlı bayrağımızın yıldızıyla karşılık verebilmektir Beşiktaşlılık... İşte böyle bir tutkudur, bir hasrettir, uğruna canların verildiği siyah beyaz bir sevdadır Beşiktaşlılık...
- Sevinmek için sevmemektir, Beşiktaşlı olmayana zor gelir, Beşiktaşlı olana kolaydır Beşiktaşlılık...

__________________
iLk ÇıĞLıĞıM SoN NeFeSiM TeK AşKıM BEŞİKTAŞ'ım....
HeRşEyİn BiR sOnU vAr AmA BEŞİKTAŞ SeVgİsİnİn AsLa...!
özgür_1903 Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 25-12-2006, 12:57   #2
Kıdemli Kartal
 
özgür_1903 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Beşiktaşlı

Seyirci değil.......................T A R A F T A R...
Bayramda değil.................K A R A G Ü N D E...
Moda için değil..................F O R M A için...
Kupa için değil...................A R M A için...
Hava için değil...................S E V D A için...
90 dakika değil..................Ö M Ü R B O Y U..
Yalanla değil......................K A N I Y L A...
Ayrı ayrı değil...................O M U Z O M U Z A...
Şerefsizce değil.................O N U R L A...
Utanarak değil..................G U R U R L A..
Eğilerek değil....................D İ M D İ K...
Sefada değil......................C E F A D A...
Koltukta değil...................B E T O N D A...
Minderde değil.................Ç A M U R D A...
Skorda değil.....................V E F A D A...
Bazen değil.......................H E R M A Ç T A...
Yuhlayan değil..................A L K I Ş L A Y A N...
Oturan değil......................Z I P L A Y A N...
Köstekle değil...................D E S T E K L E ...
Puroyla değil.....................A T K I Y L A...
Çekirdekle değil...............B A Y R A K L A...
Muhabbetle değil.............T E Z A H Ü R A T L A
Kendine değil...................K A R T A L ’ A...
Söverek değil...................T A P A R A K...
İhanetle değil...................S A D A K A T L E...
Zaferde değil....................H E Z İ M E T T E...
Şampiyonken değil...........H A S R E T K E N...
Görüntüde değil...............Ö L Ü M Ü N E...

__________________
iLk ÇıĞLıĞıM SoN NeFeSiM TeK AşKıM BEŞİKTAŞ'ım....
HeRşEyİn BiR sOnU vAr AmA BEŞİKTAŞ SeVgİsİnİn AsLa...!
özgür_1903 Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 25-12-2006, 12:57   #3
Kıdemli Kartal
 
özgür_1903 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Beşiktaş'ım!


Dedikya bir kere, "Beşiktaş ya ruhumuzdadır, ya da hiçbir yerde..."
Biz ki en sağır kulaklara fısıldardık: "Burası İnönü burdan çıkış yok oğlum, yok kızım " diye...
Burası İnönü;
golden sonraki sevinçle başlar ölüm-kalım savaşı; Beşiktaş’ımızın üstünde siyah-beyaz çubuklu forma, bizim dilimizde "Beşiktaş’ım sen çok yaşa, canım feda olsun sana"

... Gökyüzü simsiyah, ruhlar bembeyazdır artık. Ve, bir Kartal seyretmektedir bunları gökyüzünün en yüksek noktasından süzülürcesine...

Beşiktaşlı olmak sadece "taraftar" olmak anlamına gelmez. Taraftarlığı da bir kutsal forma içerisinde kutsamaktır... İşte o zaman ruhlar ve bedenler tek bir varlık gibi dans ederler tribünlerde...

Dedikya;
Burası İnönü!
Burada yaşanılanlar, anlamayanların akıl sağlığını bozar. Mabedimiz İnönü kutsaldır bizim için. Kucaklaşmanın olduğu güne siyah-beyaz peynir zeytinle başlarsın; sonra Kartal olur 40 bin kişi konarsın tribünlere, topla birlikte sen de tribünde atağa geçersin; orta yaparsın; kafa topuna çıkarsın; gol atar gol kaçırırsın; rakibin atağını kesmek için tribünde kendi kalene koşarsın; arasıra sen de tribünde sakatlanırsın ama kimseye çaktırmazsın; totem yaparsın; maçı bırakıp, koridora çıkıp dua edersin; kulaklarına gelen sesin tansiyonuna dayanamaz, tekrar tribüne koşarsın; inanmışlığın verdiği haykırmayla tekrar tribünde atak üstüne atağa geçersin...
"Haydi Kartalım... Haydi Beşiktaşım..."
diye yalvarırcasına bağırırsın...

Çünkü sen 12. Adamsın!
12. Adam asla yorulmaz, inancını yitirmez, hep pozitif olmak zorundadır, bu enerjiyi sahaya yansıtmalıdır. Giydiği 12 numaralı formanın hakkını verir. Akıttığı terden güneşte çay demler. Maçı Kartallar edasında koparır, kazandırır. İnönü'de maç oynanırken orada olamayan 12. Adamların gözleri açık gider ölüme.

12. Adamlar zor bulunurlar... Öldüklerinde İnönü'nün Beleştepe'sinde gömülmek için oranın kendilerine mezarlık yeri olarak ayrılmasını isterler ya da küllerini İnönü'nün çimlerine savrulmasını vasiyet ederler. Ama, ruhları asla ve asla ölmez! 12. Adam giydiği Kartal Baskılı ÇARŞI Formasını stad yapılırken İnönü'nün çimlerine çoktan ruhuyla birlikte gömmüştür. Şimdi o formanın üstünde gelecekteki başarılar ve zaferler özgürce yeşermektedir... Ve, artık sahada 12'ler savaşmaktadır.

Forma nerede mi gömülü?
Eski açık tarafı ceza alanı dışındaki sağ iç köşede... '12.Adam Çarşı Forması'nı yaptığımız ayinle mabedimize gömdük ve üzerine de şu dörlüğü yazdık:

İnönü'ye karanlık çöktüğü zaman
Dışarıda yağmurlar yağdığı zaman
Tibünlerde ÇARŞI coştuğu zaman
Haydi bastır Şanlı Karakartalım...

O forma Beşiktaşımıza ömür vermiş ve vermekte olan tüm Kartallara hitaben oraya gömülmüştür.Dünyada başka örneği varsa buyursunlar çıkarsınlar.
Bir ömür de bizden Kartalım... Bir ömür de bizden Beşiktaşım...
__________________
iLk ÇıĞLıĞıM SoN NeFeSiM TeK AşKıM BEŞİKTAŞ'ım....
HeRşEyİn BiR sOnU vAr AmA BEŞİKTAŞ SeVgİsİnİn AsLa...!
özgür_1903 Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 25-12-2006, 12:58   #4
Kıdemli Kartal
 
özgür_1903 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Beşiktaş Beşiktaşlılarındır!

İyot kokularında oturmuştum.
Akıntıya karşı kuşanmanın anlamsızlığını düşünüyordum Yeniköy sahillerinde. İstinye'ye doğru koşuşan denizin dinginliği hayret alanımdaydı. Fırtına öncesi sessizlik bu demekti galiba. Bin yıllar öncesine ait bu düzenek her nüansı ayrı ayrı düşünülmüş, bin yıllar sonrasına ait bir makineydi sanki. Tabiat ana dedikleri bu kurgunun sert ve katı tek bir kuralı vardı. Bana asla karşı gelemezsiniz. Oysa yıkılmış devletlerin, yakılmış imparatorlukların tek suçu vardı. Kendilerini tabiat ana gibi zannetmek.

Meçhul anaforların, dipsiz girdapların içinde kaybolan nice insanın tek handikapı kendini karşı konulmaz sanmasıydı. Tek başına hayata dikilmiş bir ağaç gibi tek ve hür yaşamaktı sevdalarımız ormanların kardeşliğinde. Kimseye ait olmadan. Tek başına göklerde uçan Kartal'ı kıskanmaktı hasretlerimiz, özgürlüklerin pençesinde. Kimseyi, bir kıl ucunu dahi incitmeden. Sevmenin, delice sevmenin hesabı gelmişti. Avucumda ne varsa ödemiştim hayata dair. Hem de üstü kalsın diyerek. Bahşişleri biriktirip zengin olanlar bile vardı.

Cabalarını yazmıyorum. Her defasında çıplak gövdemizi siper ettik. Tek kullandığımız "Beşiktaş alın yazım" yazılı kalkanlarımızdı. Kahrettiğim, kahrolduğum gecelerin siyahındayım. Hüzün, makas almış yanağımdan. Ve o yanaktan iki damla da yaş süzülmekte. Üzülmekteyim yani. Radyoda bir sevda türküsü... Ve bitirirken ilk defa nasıl bitireceğim diye düşünmüyorum. Hatta önemsemiyorum bile. Neyse! Açmayalım okyanusun kapağını.


Sadece... Beşiktaş'ı Beşiktaşlı gibi düşünün ve Beşiktaşlı gibi de yaşayın.

Çünkü Beşiktaş, sadece Beşiktaşlılarındır.
__________________
iLk ÇıĞLıĞıM SoN NeFeSiM TeK AşKıM BEŞİKTAŞ'ım....
HeRşEyİn BiR sOnU vAr AmA BEŞİKTAŞ SeVgİsİnİn AsLa...!
özgür_1903 Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 25-12-2006, 12:59   #5
Kıdemli Kartal
 
özgür_1903 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

ÇARŞI:</B>

Bazı aklı evveller, özelliklede Beşiktaş'ın B'sini bilmeden televizyonlarda ahkam kesip atıp tutmaktalar. Herkesin parmakla işaret ettiği bir "ÇARŞI" fenomeni var ortada. Yanlı basına göre ÇARŞI bir guruptur. Her şeyin sorumlusudur. Hepsi ,kendini bilmez , serseri, holigan, piskopat bir insan topluluğudur. Bu sıfatlar daha sıralanabilir. Bu cahil basın işleri geldiğinde "muhteşem taraftar", "böyle aşk hiçbir tribünde yok UEFA’nın sitesine kapak oldular" haberleri yapar ama tribünde en ufak bir kötü olay olduğunda "rant için birbirini yiyen kendini bilmez çetesi" oluverir ÇARŞI !!!

ÇARŞI kapalının ortasında sıralanan bir gurup değildir. ÇARŞI bir ruhtur. ÇARŞI, New York’da Metro trenine yazılmış siyah beyaz bir grafitidir, Prag'da duvara yazılmış bir yazıdır, Erzincan'da bir dağın yamacına yazılmış sevgidir, Adana'da bir rengi bozuk derneğinin duvarlarına boyanmış siyah'la beyazdır, Galatasaray lisesi duvarına yazılmış "ÇARŞI ULAN" işaretidir. Bir Tiyatro sahnesinde hiç bir dekora uymadan sırtında taşınan kutsal BEŞİKTAŞ formasındadır ÇARŞI. Zonguldak'ta maden göçüğünden çıkarıldığında ilk nefesle sorulan "maç kaç kaç?" sorusundadır ÇARŞI. Hakeme kızdığında "Satanist hakem" diye bağırıp gündemi takip edenlerdir. Atatürk’e dil uzatan dönemin milletvekili Hasan Mezarcı'ya "Hasan Mezarcı'ya kafam girsin" diyen tezahüratıyla Cumhuriyet'in Kemalist çizgisindeki duruşunun ödünsüz sesidir.

Ezik CİVCİVler'in yalakalıklarına "TEK ADAM, ATAM" yada "Bir Pankartta Verhaugen’e Aç Avrupa Şampiyonu Ol Fener" diyen zekadır. BEŞİKTAŞ aşkını pankartlarda "Başka Boyutların Tanrısı" diye ifade eden kalp’dir. Ceza'sı gereği boş kalmış tribünlere "RUHUMUZ YETER" yazan yüreklerdir. Kaşınanı tesislerinde ziyaret eden yada ellerine verdikleri "Cobarde Gallina Ortega (Korkak Tavuk Ortega)" pankartıyla maymun edenlerdir. "Erkek Adam Renkli Takım Tutmaz" deyip alemi dut yemiş bülbüle çevirenlerdir. "Işıklar Söndüğü Zaman Tüm Fenerliler Güzeldir" pankartıyla herkesi güldürenlerdir. "Bizim taraftarımız daha fazla" diye böbürlenenlere "en fazla sinek'de bokun üzerinde olur" cevabını yapıştıranlardır. Futbolcusuna kızdığında "Aşkımız renklere sizlere değil" diyen renk aşkıdır. 2 Km bayrak yapıp dünya rekoru kıran sevgidir, o bayrağın en arkasında hiç bırakmadan duran 72 yaşındaki teyzedir. Dünkü Bükreş maçında televizyonların gösterdiği, o soğukda, ayakta boynunda siyah beyaz kaşkoluyla titreyerek KARAKARTALLARINI seyreden nine'dir. Tribünde bir doktordur, işçidir, iş adamıdır, okuma yazma bilmeyen bir sokak çocuğudur, profesördür. Omuz omuza zıplayıp "Beşiktaşım benim biricik sevgilim" diye gözünde yaş gırtlağını yırtan Solcusudur, Sağcısıdır, Ateistidir, Hacısıdır, Müslümanıdır, Ermenisidir, Yahudisidir, Hıristiyanıdır. Irak işgalinden önce Savaşa karşı duran yurtseverlerin yanındaki ruhtur.

Mitinglerde "BEŞİKTAŞLIYIZ, SAVAŞA KARŞIYIZ" tezahüratlarında, Tribün'de "Savaşa HAYIR", "Amerikan Şahinlerine karşı Karakartallar" pankartlarıyla tepkisini koyandır. Bir F16 burnuna yapılmış Kartal’dır. ÇARŞI’nın "A" sını Anarşinin "A"sıyla yazan güce tapmayan isyankarlıktır. "Siyah Beyaz Ölüm Yaşam" diyen felsefedir. Holiganlığı kahpelik, delikanlılığıda hayat felsefesi olarak benimseyenlerdir. Sevinmek için sevmeyendir, inadına inançla bağlı olandır. Nazım Hikmet'in "ASLOLAN HAYATTIR" ına tribünlerin Hacı Babasıyla "HAYATTA BEŞİKTAŞ" diye ölümsüzleştirenlerdir.

"ÇARŞI, MUSTAFA KEMAL HARİÇ HERKESE, HATTA KENDİNEDE KARŞI" diyen aykırılıktır.

Tribüne boydan boya "Ölüm Ne Zaman ve Nereden Gelirse Gelsin; Mezarıma Siyah Beyaz Güller Atılacaksa, Mezar Taşıma BEŞİKTAŞ Yazılacaksa, Böyle Ölüm Hoş Gelsin Sefa Gelsin..." yazan ölümsüz sevgidir.

ÇARŞI ruhu BEŞİKTAŞININ uslanmaz asi ruhudur, BEŞİKTAŞINI taparcasına seven çılgın aşığıdır.

Şimdi hangi şaşkın bu ruhu yok edebilir sorarım. Hangi şakın zincir vurabilir bu aşk'a, ebediyete kadar olan SADECE BEŞİKTAŞ aşkına? Hade len!
Güldürmeyin adamı.


Yazın o kafalarınıza; Dünyada herşey yıkılsabile BEŞİKTAŞ aşkı yerinde durur
__________________
iLk ÇıĞLıĞıM SoN NeFeSiM TeK AşKıM BEŞİKTAŞ'ım....
HeRşEyİn BiR sOnU vAr AmA BEŞİKTAŞ SeVgİsİnİn AsLa...!
özgür_1903 Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 25-12-2006, 13:00   #6
Kıdemli Kartal
 
özgür_1903 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

BEŞİKTAŞ, BEŞİKTAŞLILIK, GERÇEKLER
Dünyanın öbür ucunda, memleketinden olabilecek en uzak noktalardan birinde yapayalnız geçen bir hayatta, o nefes alıp vermelerin devam edip etmeyeceğinin belirleneceği ameliyat masasına, üzerine Siyah-Beyazlı formasını giyip uzanmaktır Beşiktaşlılık. Beşiktaş "son arzu"dur. O forma da, yeri ve zamanı geldiğinde "kefen"...

"Sen babamdan kalan miras değil, evladıma olan borcumsun" cümlesini bir pankartın üzerinde BJK İnönü'nün duvarına asan anlayıştır Beşiktaşlılık. Beşiktaş nesilden nesle taşınan bir "yaşam biçimi", bir "hayat anlayışı"dır. O forma da "kutsal emanet"...

"Siyah-Beyaz, ölüm-yaşam" sloganındaki iddia ve "romantik realizm"dir Beşiktaşlılık. Beşiktaş kaderciliktir isyankarca. O forma da zıtlıkların uyumunun kanıtı...

"Tarihi zafer"in habercisi bir skorla biten ilk 45 dakikanın ardından, ikinci yarıda yaşanan dram sonrası hüsran ile biten maçın ardından, bir gece yarısı gittiği idman sahasının tel örgüsünün arkasından, futbolcusuna "İlk yarının sonunda yatağına götürüp uyuttuğum oğluma yarın sabah ben ne diyeceğim?" diye göz yaşları içinde sormaktır Beşiktaşlılık. Beşiktaş "söz"dür, "umut"tur, "duygu"dur. O forma da yeni sabahlara altında uyanılacak yorgan...

"Başarı için her yol mübah ise ben böyle başarıyı istemiyorum" diyebilmektir Beşiktaşlılık. Beşiktaş "başarı"ya tapmak değil, "dik durmak"tır. O forma da bedel ödemeyi göze alabilenlerin üniforması...

Şahıslara değil, renklere ve felsefeye olan aşktır Beşiktaşlılık. Beşiktaş "takım sevgisi"nden öte, "ahlak anlayışı"dır. O forma da "moda" değil, "tarihi zenginlik"...

Rakipleri aşağılamak değil, saha içinde futbol, tribünde ise kıvrak zeka ve espri yeteneği ile kazanmayı ilke edinmektir Beşiktaşlılık. Beşiktaş belden aşağı vurmadan mücadele etmektir. O forma da göğsündeki armanın tam ortasında duran liyakat nişanının hakkı verilerek ıslatılacak en nadide giysi...

Genel yozlaşmadan etkilenmemenin mümkün olmadığının farkında olarak, bu bozulmayı asgari seviyede tutabilmek için mücadele etme çabasıdır Beşiktaşlılık. Beşiktaş "direnmek"tir. O forma da ütüsü mümkün olduğunca az bozulsun diye üstüne titrenen kıyafet...

Emekle, alın teriyle kazanılan, ancak vakti zamanında tescil edilmemiş olan şampiyonluklarının yıllar sonra resmi kayıtlara geçirilmesi için yaptığı haklı hukuk mücadelesi rakipleri tarafından saptırılıp, yapılan sanki bir "yıldız kapma" yarışıymış gibi gösterilirken; formasındaki armanın üzerine konulacak olanla değil, o armanın kalbinde taşıma ayrıcalığına sahip olduğu "ay-yıldız" ile övünmektir Beşiktaşlılık. Beşiktaş "haksız kazanç", "haksız rekabet" değil; hakkını, olması gerektiği yollardan arayıp almaktır. O forma da onur mücadelesinin bayrağı...

Beşiktaş'ın, Beşiktaşlılığın yukarıdaki tariflerini ancak bu ortak aşka gönül verenler tam manasıyla anlayabilir, hissedebilirler. "Seyirci" ile "taraftar" arasındaki farkın ayrımında olmayanlar, bu yazıda yer verilen görüşleri "abartı" hatta "saçmalık" şeklinde bile değerlendirebilirler. Zaten bu da doğal olandır, normal olandır. Ve şimdi, içinde bulunulan şu "vahim süreç"te, tüm bunların, yani Beşiktaş ve Beşiktaşlılık gerçeğinin; İspanya'dan, Brezilya'dan, Romanya'dan, Mısır'dan, Kolombiya'dan, Norveç'ten, Kadıköy'den, Mecidiyeköy'den gelenlere anlatılmasının (hatta gelmiş de geçmekte olan) vaktidir. Asıl yapılması gereken ve maalesef asıl zor olan işte budur.


Atılım Üniversiteli BEŞİKTAŞLILAR dan alıntıdır......
__________________
iLk ÇıĞLıĞıM SoN NeFeSiM TeK AşKıM BEŞİKTAŞ'ım....
HeRşEyİn BiR sOnU vAr AmA BEŞİKTAŞ SeVgİsİnİn AsLa...!
özgür_1903 Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 25-12-2006, 13:03   #7
Kıdemli Kartal
 
özgür_1903 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Beşikten Mezara
Doğduğu anda başlar Beşiktaşlının aşkı. Beşiktaşlı, doğduğunda hayatı siyah beyaz görür. Bir bebeğin gözünü açtığında ilk algıladığı renkler siyah beyazdır. Sonra tanır diğer renkleri.

Beşiktaş’a karşı duyulan aşkta doğumla başlar, işte o yüzden Beşiktaşlı olunmaz, Beşiktaşlı doğulur.

Beşiktaşlılık, çocukluğunda mahallede top oynarken kendini Metin, Ali, Feyyaz yapmaktır ya da kapalıda açılan bir pankarta, çocukça akılla yapılan yorumdur. Bir babanın “Yarın ben oğluma ne diyeceğim?” sorusunda gizlidir Beşiktaşlılık.

İlk aşkı Beşiktaş’la yaşayan insan, unutamaz ilk aşkını hayatı boyunca. İnsan büyüdükçe aşkı da büyür Beşiktaş’ına. Bu aşk, Beşiktaş’a geldiğinde kalbinin kıpır kıpır atmasıdır, bazen Çarşıda yürümektir, bazen de Kazanda delikanlılığa ilk adımdır.

Kol kola yürümektir Çarşıdan İnönü’ye, bazen helal parayı kazanmaktır Köyiçinde. Maç sonrası sonuca bakmaksızın aşkını beklemektir Fulyada, bazen de her şeyi Köyiçinde başlatmaktır inadına.

Rakipleri masa başında kazandıkları şampiyonluk sayılarıyla övünürken, şerefiyle kazandığı ikinciliklerle mutlu olabilmektir, Beşiktaşlılık,

Ulu önderin kulübü sadece bir kere ziyaret etmesiyle övünmeyip, kurtuluş savaşı yıllarında her gün Beşiktaş’ın antrenmanlarını izlediğini, gün aşırı kulüp binasını ziyaret ettiğini Beşiktaş’a ithafen yazdıklarının kulüp binasının girişinde asılı olduğunu bilip, Atatürk bizim takımı tutuyordu diyenlere gülebilmektir, Beşiktaşlılık,

Ulu önderin kurduğu Cumhuriyete sonuna kadar sahip çıkıp, kendi kendine cumhuriyet kuranlara “Nerede sizin Atatürkçülüğünüz?” diyebilmektir, Beşiktaşlılık,

Halkın takımı olmaktır, Beşiktaşlılık,

Vefalı olmaktır, köy takımına elendikten sonra İnönü’deki ilk maçta stadı doldurup aşkını tazelemektir, Beşiktaşlılık,

Yaratıcı zekâsıyla besteleriyle, tezahüratlarıyla, pankartlarıyla diğer takımların kendini bire bir taklit etmesini izlemektir, Beşiktaşlılık,

Rakip takımın taraftarına, dünya yıldızı dediği futbolcusuna, deplasmanda “Korkak Tavuk” dedirtecek zekâya sahip olmaktır, Beşiktaşlılık,

Yıllarca hasreti çekilmiş olan şampiyonluğa çok yaklaşıldığı bir anda takım öndeyken ezeli rakibinden talihsizce gol yiyip şampiyonluğu hediye eden kalecisini, tesislerde dövmek yerine alkışlayıp bağrına basabilmektir, Beşiktaşlılık,

Vefalı taraftar sıfatını Türkiye’de başlatan ve hala da taşıyan tek taraftar topluluğu olma gururudur, Beşiktaşlılık,

Siyahla beyazı, ölümle yaşamı ayıran çizgiyle bağdaştırmaktır, Beşiktaşlılık

Kulüp başkanının dedikleriyle hareket etmeyip kendi başkanına “O koltuk kutsaldır nasip olmaz herkese” diyebilmektir, Beşiktaşlılık,

Halkın takımı olmanın verdiği gururla, alın teriyle kazanılan parayla dalga geçenlere, “Hepimiz Kapıcıyız” deyip “Silah mı satsaydık?”diye sorabilmektir, Beşiktaşlılık,

Rakipleri masa başında kazandıkları şampiyonlukları ile taktıkları yıldızlarla övünürken, Türkiye’de sadece taşıma hakkı kendisine verilen milletimizin uğruna şehit düştüğü ay yıldızımızı gururla taşıdığını bilip, bizim ay yıldızımız yeter diyebilmektir, Beşiktaşlılık,

“Takım böyle tutulur” diyenlere, ilk kurulan takım olmanın gururuyla bakabilmektir, Beşiktaşlılık,

Tesiste futbolcusunu dövmek yerine, kötü oynayan takımını sahaya arkasını dönerek, maçtan sonra stadı terk etmeyip şarkılarla türkülerle protesto etmektir, Beşiktaşlılık

Bir gün herkesi Beşiktaşlı yapmak gibi kompleksli bir düşünce yerine “Beşiktaşlı olmanın ayrıcalığını Beşiktaş ruhuyla yaşayabilmektir”, Beşiktaşlılık,

Nihat, Sergen, Metin, Ali, Feyyaz, Rıza gibi yüzlerce futbolcuyu kendi öz kaynak düzeninde yetiştirip Türk futboluna kazandırmaktır, Beşiktaşlılık,

Sportif başarıların bilincinde olup, mazisiyle övünürken, yıldız savaşı yapan rakiplerine yukarıdaki ahlaki ve etik değerleri sayabilmektir, Beşiktaşlılık,

Bütün bu sayılanları bir cümlede toplayıp, “Beşiktaş Sen Bizim Her şeyimizsin” diyebilmektir, Beşiktaşlılık,

Herkes Beşiktaşlı olamaz, zaten ahlak ister, değer ister, tabi biraz da yürek ister.

Burak Akçakaya -SERENCEBEY den alıntıdır...
__________________
iLk ÇıĞLıĞıM SoN NeFeSiM TeK AşKıM BEŞİKTAŞ'ım....
HeRşEyİn BiR sOnU vAr AmA BEŞİKTAŞ SeVgİsİnİn AsLa...!
özgür_1903 Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 25-12-2006, 13:09   #8
 
c@rsıhuso26 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

yüreğine sağlık kardeşim harika bi yazı tek solukta okudum valla tüylerim diken diken olarak....
__________________
beşiktaş sevgisi ya ruhumuzdadır ya hiç bir yerde....
feneri DELgadoOoOo!
Click the image to open in full size.
c@rsıhuso26 Ofline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Türkiye`de Saat: 22:12 .

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2

Sitemiz CSS Standartlarına uygundur. Sitemiz XHTML Standartlarına uygundur

Oracle DBA | Kadife | Oracle Danışmanlık



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580