Beşiktaş Forum  ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi


Geri git   Beşiktaş Forum ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi > Kültür , Sanat Turizm, Gezi ve Seyahat Rehberi > Tiyatro - Edebiyat

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30-06-2008, 20:17   #1
hüngürella
 
HandaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Dünya edebiyatı

Edebiyatın en genel anlamında nasıl tanımlanabileceği sorunu belirli bir tarihsel dönemin sorunsallaştırdığı konu olmasının yanı sıra (özellikle Goethe sonrası) edebiyatın gerek sözsel gerek Yazı' ya ait kendi tarihi gereği de neredeyse insanlığın tarihi kadar eski bir inceleme alanını beraberinde getirir. Edebiyat' ı okuyucunun edebiyat olarak düşündüğü şey olarak tanımlamak bazı sakıncaları beraberinde getirse de, böylesi bir tanım düşüncenin katı kuralları, sınırlayıcılıkları ve ideolojilerin kapalılıkları karşısında rahatlatıcı olacaktır.Böyle bir tanımın getireceği sıkıntıların da en çok tüketim ekonomisinden, modern dünyanın işleyiş ilkelerinden geldiği uzundur bilinmektedir.

Buradan asıl konuya Dünya Edebiyatı' nın neliğine geçecek olursak, bu alanın çok daha fazla sorunlar içerdiğini görüyoruz. İlk olarak dünya edebiyatı kavramında kilit rolü üstlenen dehayla başlamak gerekiyor: Goethe...Goethe ve Eckermann' ın yakın (usta-çırak) ilişkisi Goethe ve Eckermann ilgilileri tarafından iyi bilinmektedir. 1827' in Ocak ayında Goethe henüz daha on yedi yaşındaki Eckermann' a "weltliteratur" kavramını fısıldar. Kavram daha sonra Eckermann' ın ustası ile ilişkisine yer verdiği bir kitabında duyurulur. (1835, gesprache mit goethe in den letzten jahren seines lebens) Goethe için dünya edebiyatı "farklı kültürlerin insanların arasındaki düşünce alışverişi ve ulusların entellektüel hazinelerini değişim için getirdikleri bir edebi alandır."

David Damrosch "What Is World Literature?" adlı kitabında Dünya Edebiyatı' nı kendi kültürlerinin dışında da (özgün dilde ya da çeviri yoluyla) dolaşımda olan edebi eserlerin toplamı olarak görür. Gene aynı yazar üzerinden devam edersek, yazar Dünya Edebiyatı' nın olabilirliğinin yadsındığı görüşlere de yer verir. Dünya edebiyatı, Goethe için bile genel olarak Yunan, Roma edebiyatı ile ilgili, en genel anlamında batı uygarlığı ile ilgilidir. Goethe her ne kadar yaşamı içerisinde doğu' yu merakla inceliyor ve önem veriyorsa da temel eserlerin, referans noktalarının batı olması gerektiği üzerinde ısrarla duruyordu. diyordu ki: "Roma ve Yunan edebiyatı bizim için temeldir. Onlara verdiğimiz değeri Çin, Sırp edebiyatlarına veremeyiz."

Kısacası edebiyat teorisinde de sıkça kullanılan (center-periphery) merkez ve kenar ya da çevre ikilisi genel olarak eleştirinin yoğunlaştığı alandır. Belirli bir uygarlığın, kültürün ve coğrafyanın sınırları içerisinde algılanan ve o merkez üzerinde dönen bir yapının dünya edebiyatı olarak adlandırılması olanaklı değildir, ve böyle olarak Goethe' nin de iyi niyetle tasarladığı bir ortak değişim alanı sözkonusu edilemez. Claudio Guillen kim böyle bir şeyi düşünebilir ki der ve ekler : "Dünya Edebiyatı... bütün ulusal edebiyatların toplamı: kaba bir düşünce, pratik olarak karşılığı olmayan bir düşünce, olağan bir okuyucu için değil ama ancak trilyoner bir arşivci için bir anlamı olabilir. En düşüncesiz editör bile böylesi bir şeye girişmedi."

Bu eleştiri haklı gibi görünse de tümel olanın kavranışı karşısında yetersizdir ve eleştiri oradan sökün eder. Bir hayvan tür olarak kavranır çokluğuna rağmen, örneğin bir sivrisinek' ten milyonlarca vardır ama sivrisinek kavramı milyonlarcayı birlik altında kapsar ve "edebiyat" da böylesi bir tümeldir. Dünya Edebiyatı ise ulusal edebiyatların toplamı olmaktan çok ortak alana giren ve ortak alanda kalabilen eserlerin kapsandığı bir düzlemde iş görür. Dünya Edebiyatı denince ilk akla gelen alan da karşılaştırmalı edebiyat' tır. Dünya Edebiyatı için tartışılanların neredeyse tümü karşılaştırmalı edebiyatın alanına girer. Edebiyat Eleştirisi bu alanda şeyler-metinler-kültürler arasılık üzerinden şekillenir.

Karşılaştırmalı Edebiyat içerisinde kalarak ilerlersek, bir Çin Edebiyatı uzmanı İngiliz Profesör için bir "t' ang dynasty" poem çok derin anlamlar ve karşılıklar bulabilir. Fakat böylesi bir çalışmanın Dünya Edebiyatı içerisindeki dolaşımında sıradan bir okuyucuda nasıl bir karşılık bulacağı tartışmanın merkezini oluşturur. Böylesi çalışmalar ve eserler genel olarak yerel değerlerin ve bakışın eseri istilasıyla sonuçlanır. Ayrıca en dikkatli ve özenli edebiyat eleştirileri bile batı pratiği üzerinden şekillenmektedir. Sorunların ne kadar derin olduğunu görebiliyoruz, daha ayrıntıya bile girmemişken. Gene de bazı uzmanlar, Northrop Frye gibi, kültürler arasında dolaşımda olan eserlerin arketipler içerdiğine, bu arketiplerin de edebiyat için evrensel bir anlama yetisini sağladıklarına inanırlar. Bunlara son zamanlarda etiemble de katılmış ve arketipler yerine sabitler, değişmeyenler(invariants) kavramını kullanmıştır. Son zamanlarda böylesi değişmezlerin belirlenmesi karşısında yoğun tartışmalar sürüp gitmekte ve uzlaşma sağlanamamaktadır. Teorik olarak doğan olanak eylemde sürdürülebilirliğini kazanamamakta, bir söylem diğer söylemi dışlamaktadır.

Dünya Edebiyatı ve karşılaştırmaları edebiyat derin sorunlarına rağmen varlığını ve önemini giderek arttırmaktadır. Özellikle küreselleşmenin giderek etkisini arttırması bunda önemli etkendir. bir eserin dünya edebiyatına girebilmesi için iki temel aşama vardır: eserin edebiyat olarak okunması ve kendi kültüründen daha geniş bir alana(dünyaya) yayılması, orada dolaşıma girmesi: ortak alanda! Genel olarak, başyapıtlar dışında, birçok eserin ortak alana girdiği ve çıktığı gözlemlenmiştir. Bu kaymalara sıkça rastlanır. kültürel değişim ve dinamikler bu kaymalarda önemli rol oynar.

Edebiyat eserinin dünyadaki dolaşım serüvenini çözümleyebilmek için varlıkbilimsel bir yaklaşımdan çok görüngübilimsel (fenomenolojik bir yaklaşım) sergilemek önem kazanmaktadır. Eser kendi kültüründe bulduğu karşılıktan çok farklı karşılıklar bulmaktadır ortak alanın alt alanları içerisinde. Bir düşünürün de dediği gibi en başta çeviri bir kültür aşılamasıdır. /"translation is transculturacion."/ Çevirmen kendi düşünsel, kültürel malzemesini kullanarak eseri farklılaştırmaktadır. Çeviri en genel anlamda Dünya Edebiyatı' nın sahne aldığı yerdir. Özellikle merkez ve çevre kavramları yüzünden daha da ayrıcalık kazanmıştır çeviri. Goethe bile kendi eserlerini yabancı dillerde okurken onların başka bir hale büründüğünü, ayrıcalıklı bir tinsellik ve dinamizm kazandığını not etmiş ve bu yüzden kendi eserlerini başka dillerde okumaktan daha fazla haz aldığını belirtmiştir. Kısacası bağlamın çevrilen dile bağımlı olarak değişim geçirdiği, sıkça manipüle edildiği fazlasıyla iddia edilmiştir. (bunda da haklılık payı olduğu inkar edilemez.) Sıkça şu örnek verilir: "bei dao' nun ingilizcedeki durumu çincedeki orijinal durumundan çok ayrıdır." Şiirin ve düzmetinin çeviri açısından durumları hayli farklıdır. Şiir' in anlam boyutundaki kesikliliği, yer yer anlamsızlığı ve mantıksal değişkenlere kaygısız kalışı daha çok anlam üzerinden ve mantıksal değişkenler üzerinden şekillenen çevirinin doğasıyla hayli çatışmaktadır. Kaldı ki forma dayandığı oranda şiir çevirisi neredeyse imkansız bir hal almaktadır.

Bir başka büyük sorun da küreselleşme ile birlikte ortaya çıkan tüketim sorunudur. Elit ve popüler kesimler arasında sürekli süren savaşın temel düzlemlerinden birisi de bu tüketim üzerinde gerili durmaktadır. Birçok akademisyen, özellikle Fransız teorisyenleri, ki post düşünürleri ve feministleri kapsamaktadır fazlasıyla, doğu kökenli eserlerinin batı' nın doymak bilmez pazarı için ilginç yatırımlar olarak görüldüğünü haykırmaktadır. Eserleri düzenleyen editörlerin kendi pazar ekonomileri ve popüler kültür değişkenleri üzerinden dışardan gelen eserleri değiştirdikleri, bozdukları örnekleriyle birlikte gösterilmiştir: Bir bayan yazar yaşamadıklarını yaşamış gibi göstermeye ikna edilmiş ve medyanın ilgisi fazlasıyla bu kitaba çekilmiştir. Bütün bunlar ekonominin de işin içine fazlasıyla bulaştığını anlatıyor bize.

Başka bir olay da kanonların belirlenmesi ve ortak alana sunulmasıyla ilgilidir. Piyasaya sürülen kanonların Paris ya da Newyork kriterleri üzerinden şekillendiğini ve Dünya Edebiyatı' nın ayaklarının bu iki kent üzerinde olduğunu söyleyelim. Doğal olarak edebiyat kanonuna girecek eserler de ya bu kültürlerin gerek tarihsel gerek sosyolojik normlarına göre ya da dolaşıma sokulacak eserlerin yaratacağı ekonomik karşılığa göre belirlenmektedir. Kültürler arası savaşımın tek yöne, batı yönüne doğru kaydırıldığı bir savaştır bu.
__________________
Click the image to open in full size.
HandaN Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 31-07-2008, 10:07   #2
Dişi Kartal
 
sheker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

işçilerin çalışma şartlarıyla iligili okuduğum ilk kitap ay vadisiydi ve çok güzeldi. şuan bile okumak için ilk tercih ettiğim kitaplar arasında dünya klasikleri var
sheker Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 31-07-2008, 10:11   #3
 
Karetta2002 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Alıntı:
sheker´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
işçilerin çalışma şartlarıyla iligili okuduğum ilk kitap ay vadisiydi ve çok güzeldi. şuan bile okumak için ilk tercih ettiğim kitaplar arasında dünya klasikleri var
O zaman Jack London u da öneririm sana...
__________________
"iki özel tutkum;İstanbul ve Beşiktaş"
Karetta2002 Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 31-07-2008, 10:29   #4
Banned
 
tyler durden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Bende Dünya Edebiyatından Oscar Wilde'ı öneririm

Oscar amcamız bir gün bir baloda arkadaşlarıyla tartışırken, zamanın en güzel kadını varsayılan Sarah Bernhardt grubun arasına girmiş ve direk Wilde'a "düşünsenize mr. Wilde, siz ve ben bir çocuk yapsak ne kadar güzel olurdu. sizin zekanıza ve benim güzelliğime sahip olurdu" demiş. Wilde durmamış cevap vermiş: "peki sizin zekanız ve benim güzelliğime sahip olursa ne olur?"
__________________
Click the image to open in full size.

Sen her şeyi biliyorken,
Ben her şeyi göze almışken,
Sana uzaktan kıvranmak,
Nasıl acılı bir kanserdir bilemezsin!
tyler durden Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 31-07-2008, 12:24   #5
Dişi Kartal
 
sheker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Alıntı:
Karetta2002´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
O zaman Jack London u da öneririm sana...
zaten ay vadisi jack london un kitabı
sheker Ofline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Türkiye`de Saat: 18:06 .

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2

Sitemiz CSS Standartlarına uygundur. Sitemiz XHTML Standartlarına uygundur

Oracle DBA | Kadife | Oracle Danışmanlık



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580