Beşiktaş Forum  ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi


Geri git   Beşiktaş Forum ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi > Kültür , Sanat Turizm, Gezi ve Seyahat Rehberi > Müzik - Music > Yerli Şarkı Sözleri

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11-03-2007, 22:28   #11
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Hergün Sarhoş (aydın)
Her Gün Sarhoş, Her Gün Sarhoş Şu Aydın’ın Uşağı,
Al Kanlara Boyanmış Da İbrişim Kuşağı.
Aman Ya Ne Yoktur Çare Eller Ağlar Ne Çare.

Ay Bey Oğlu, Vay Bey Oğlu, Yandı Yandı Kül Oldu.
Ne Olduysa Bana Oldu, Güzel Sana Ne Oldu.
Aman Ya Ne Yoktur Çare Eller Ağlar Ne Çare.

Ay Mı Doğdu, Gün Mü Doğdu Pınarbaşı Köşküne,
Sen Doldur Da Ben İçeyim Nazlı Yarin Aşkına.
Aman Ya Ne Yoktur Çare Eller Ağlar Ne Çare.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-03-2007, 22:28   #12
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

İnce Memed Türküleri (aydın)
İnce Memed Türküleri 1
İnce Memed ne yaptıydım ben sana,
İki kere everdiydim kesemden,
Eğer yerlerime sen vurulaydın,
Ölesiye yatamazdım tasamdan.

Buhurcular bölük bölük geldiler,
Ak döşümü hançer ile deldiler,
Duvarın dibinde resmim aldılar,
Ak kağıt üstünde tanıyın beni.

Yüce dağ başında bir koca kartal,
Açmış kanadını dünyayı örter,
Bazı yiğit vardır ölümden beter,
Ben korkmam ölümden ergeç yolumdur.

Şu Dinarın sıra sıra söğüdü,
Ben geçerken yapracığı göv idi,
Buhurcular küçük idi büyüdü,
İnce Memed eyvah vurdurdun beni.

İnce Memed martin takmış koluna,
Salı da vermiş,hem sağına soluna,
Nasıl da kıydın,şu güzelim canıma,
Eyvah İnce Memed vurdurdun beni.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-03-2007, 22:28   #13
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

İnce Memed Türküleri 2
Yörüklerin koyunları karabaş
Efelerin memleketi Karataş
İnce Memed oldu bize arkadaş

(Bağlantı)
Tut elimden İnce Memed gidelim
Dağlar gidelim of...
Felek yazmış bu yazıyı nidelim
Dağlar nidelim of...

Buhurcular bölük bölük geldiler
Ak bağrımı delik delik deldiler
İleşimi meydanlara serdiler

Bağlantı

İnce Memed Akgedik'ten ünledi
Buhurcular kulak verip dinledi
On yedi kurşun yedi de ölmedi

Bağlantı

Kır atın boynunda püsküllü koza
Kanlarım damladı çimene toza
Bu işten kurtulursam sorarım size

Bağlantı

Kır ata bindim Mahacir'i geçtim
Kucağımda mavzer Diniler'i bastım
Komalar dağında kanlarım saçtım

Bağlantı

Diniler'in dört etrafı değirmen
Kurşunu yiyince kalmadı derman
Ankara'dan geldi bize vur ferman

Bağlantı
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-03-2007, 22:29   #14
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

İnce Memed Türküleri 3
İnce de Memed aman martin takmış koluna
Selam verir Memed hem sağına soluna
Nasıl kıydın Memed Yüzbaşı'nın canına
Akan çaylar kan göründü gözüme
Sevdiceğim aman sürme çekmiş gözüne
Bademli'de Memed bir incecik kış oldu
Duyan duydu Memed duymayana düş oldu
İnce de Memed kara toprağa eş oldu
Aman dostlar aman ne olduğum bilmedim
Bileyidim aman arkadaşım alaydım
Bir taş attım Bademli'nin düzüne
İnanılmaz aman takipçinin sözüne
Kara duman aman çökmüş kara gözüne
Aman beyler avdan geldim yorgunum
Yorgun değil ince kaşa vurgunum
Çamlı olur aman Ödemiş'in yolları
Açık mavi aman Memed'imin şalvarı
Yüzbaşı da aman Allah deyi yalvarı
Aman beyler ben dünyama doymadım
Kara gözlü aman güzel yarı sarmadım
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-03-2007, 22:29   #15
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

İnce Memed Türküleri 4
Kırlangıç yapar yuvayı
Çamur sıvayı sıvayı
Bana ince Memed derler
Zalim beylerden dolayı

İnce Memed Akgöbek'ten gürledi
Jandarmalar kulak verip dinledi
Onyedi kurşunu yedi ölmedi
Tut elimden İnce Memed gidelim
Dağlar nidelim

Demiri dövdüren tavdır
Çakmağı yandıran kavdır
Dayan İnce Memed dayan
Bugün döğüşecek çağdır

Jandarmalar bölük bölük geldiler
Ak bağrımı delik delik deldiler
Cesedimi meydanlara serdiler
Tut elimden İnce Memed gidelim
Dağlar nidelim
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-03-2007, 22:29   #16
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

İnce Memed Türküleri 5
İnce Mehmet martin takmış koluna
Salıvermiş hem sağına soluna
Nasıl kıydın şu güzelin canına

Aman dostlar yoldan geldim yorgunum
Yorgun değil ben o yare vurgunum

Ödemiş'e baskın geldi dayandı
Mavzer kurşun sol yanımdan dolandı
Küçük Zeybek mor cepkenin boyandı

Aman dostlar yoldan geldim yorgunum
Yorgun değtl ben o yare vurgunum



hikayesi:
İnsanoğlu çiğ süt emmiş. Nerede, ne yapacağı bilinmez. " Benim ona iyiliğim var.. Ondan kötülük gelmez bana " diyemezsin. Belki dersin ama, sonu iyi gelmez. İnsanı kendi haline kosalar, kavga, gürültü, kemlik olmaz. Ama bırakmazlar ki.. " Yahu bu inceoğlan Hasan Efe'nin elinde büyüdü. Şimdi bunu onun üstüne sürmeyelim " demez kimse. Denilen şu; zaptiye başı emir verdi. Deli Hasan denen efe, ölü ya da diri ele geçecek. O kadar! Gerisi boş. Hatır, gönül; din iman hak getire. Deli Hasan Efe de adamın hası. Murat Dağı'nı tapulamış da, olandan alıyor. olmayana veriyor. Devir eski. Hak adalet bileği güçlüden yana. Sırtı kalın, arkası güçlü olanın işi yürüyor.

İki yalancı tanık, bir bilirkişi; tamam! " Valla kadı efendi, ben çocuktum. Medreseye bile başlamamıştım daha. Bu tarlayı İsmail Ağa ekerdi. Rahmetli babam tutmalık yapardı yanında. Ben de azık götürürdüm tarlaya. Bildim bileli bu tarla Ağanın elinde. Bir iki yıl boş bıraktılar. Ekmediler birşey. İşte o zaman bu deli oğlanın babası, tarlanın ucuna kıynına sarmısak, soğan ektiydi. İsmail Ağa da ses çıkarmadı. Ne de olsa köyün ağası. Şekere ekti Deli Hasan'ın babasına. Sebeplensin diye. Şimdi de bu çocuk kalkıp tarlayı sahiplenmek istiyor.

Ben ne diyeyim. Takdir zat-ı dilinizin. Kanunun eli uzun. Benim bildiğim bu kadar."Kadı: " Yalancı tanık bu! Konuşmasından belli. Kekeliyor konuşurken. Dinine, imanına yemin içsin. Ben bu tanığın söylediklerine inanmıyorum " der mi ki? Demez. Neden desin ki. Zaten danışıklı dövüş. Al gülüm, ver gülüm. Tarla Deli Hasan'ın babasınınmış. Ona da babasından kalmış. Kim dinler. Hasan derseniz, şaşkın. " Yahu Kadı efendi. Kulun kölen olayım. Bu adamların tümü yalan söylüyor, Yalancı tanık hepsi. İsmail Ağanın has adamları. Bu tarlayı aklım erdi ereli biz ekip dikerdik. İşler ters gitti. Babam rahmetli, ölmeden önce öküzleri sattı. Saban koşamaz olduk. İsmail Ağa'ya yarıya verdik. Ekti, dikti. Sonunda da 'tarla benim!' deyip çıktı. Adamlarını da tanık getirdi. Benim tanığım, ispatım yok. Tanığım Allah. Köylü, İsmail Ağa'dan korkuyor. Kimse gelip bana tanıklık etmiyor. Doğruyu kanıtlayamıyorum. Eline ayağına düştüm, tarlamı teslim et bana." Kadı Efendi küplerde " Vay efendim sen devletin kadısına bunları nasıl söylersin. Demek ki ben yalancı tanığa itibar edip, hakkını çiğniyorum. Tövbe tövbe! Alın bu zındığı götürün. Tarlayı da bundan böyle İsmail Ağa ekip dikecek. Tapuya onun adına şerh düşülecek. O kadar !"

O kadar ya, Deli Hasan bilekli adam. Bir de var ki, tüm umudu, bu elli dönümlük tarla. Zaten horantası da az Deli Hasan'ın. Bir karısı, bir de Memet var. Memet oğulluğu Deli Hasan'ın. Elinde büyümüş. Çöp gibi bacakları, ince uzun boyu var Memet'in. Köylü " İnce Memet " diyor bunun için.

İnce Memet de Deli Hasan'ı baba bellemiş. Bir dediğini iki etmiyor. Sayıp seviyor. Deli Hasan da elindekini avucundakini koyup evermiş İnce Memet'i. Birinci evliliği uzun sürmemiş. Bir ince hastalık alıp götürmüş taze gelini. Deli Hasan ikinci babalığını yapmış İnce Memet'e. Hısım akrabadan bir kız bulup yeniden evermiş. Sözün kısası iyiliği çok İnce Memet'e. Güveni de çok. Memet varken gözü arkada değil. Bir gün çağırmış Memet'i. " Bak oğlum. Bu İsmail Ağa'nın işleri şerefimizi beş paralık etti. Bizi yoksul bulup çullandılar üstümüze. Devletin kadısını da yanına alıp tarla takımı aldılar elimizden. Bu iş böyle yürümez. Kimsenin yüzüne bakamaz olduk. Üstelik geçimimiz de bozuldu. Bu işin altında kalırsak kimseler iyi demez bize. İsmail Ağa' nın yaptığını yanına koymayacağım. Gözümü arkada koma. Göreyim seni. Ben bu işi bitirip dağa çıkacağım. Nerde inceyse orda kırılsın. Sen sen ol, zalime boyun eğme. Bugün tarlayı, yarın namusunu, sonra da canını alır. Bunların imanı para." Ne desin İnce Memet? Aman yapma bu işi. Sensiz zor olur. Yurdumuz, yuvamız dağılır. Diyebilir mi? Diyemez tabii. Hele İnce Memet gibi, bileğine güçlü, yüreğine sağlam biri bunu hiç diyemez. " Var git yolun açık olsun, işin rast gelsin. Gözün arkada olmasın, " diyor İnce Memet. Ardından bir fısıltı. " Duyan duymayana, bilen bilmeyene iletiyor. Deli Hasan dağa çıkmış. İsmail Ağanın kökünü kurutmadan inmem diyesiymiş. Ölüm korkusunu duysun diye İsmail Ağa'ya haber salmış. İsmail Ağa, adamlarının hepsine yeni silahlar dağıtmış. Geleceği varsa göreceği de var. Allah'ın delisi adam mı oldu başımıza diyesiymiş. Köylü tedirgin. Kimi nalına vuruyor, kimi mıhına. Kimi, " İyi etti Deli Hasan, ödü kopuyor İsmail Ağa'nın. Bu korku ona yeter. Bir daha fakir fukaranın tarlasını zaptetmek neymiş anlar." Kimi de, " Yazık oldu Deli Hasan'a. İsmail Ağa'nın eli uzun. Yarın zaptiyeleri düşürür peşine. Beni ölümle tehdit ediyor diye. Yaşatmaz Hasan'ı " diyor.

Çok geçmeden, bir gece köpek seslerine silah sesleri karışıyor köyde. Derken bağırmalar, çağırmalar. Ağıtlar. " Gitti. İsmail Ağa'mız gitti. Deli Hasan yedi onu " diye haykırmalar. İsmail Ağa'nın adamları deli gibi. Çalmadık kapı, aramadık delik bırakmıyorlar. Ama, hiç kimse Deli Hasan'ın köye nereden girip, nereden çıktığını kestiremiyor. Sırra kadem basıyor Deli Hasan. Ertesi gün dedikodu yayılıyor köye. " Bundan böyle adım Deli Hasan Efe. Zalimler korksun benden " diyesiymiş Deli Hasan. Şu.. Bu.. Neyse ne! İsmail Ağa öldüğüyle kalmamış. Adamlarını, hısım akrabasını da almış bir korku. Kendi silahlı adamlarını, zaptiyeye katıp dağları taramaya başlamışlar. I-ıh. Oluru yok. Murat Dağı kayıp yatağı. İnleri, mağaraları yutuyor adamı. Bir de şu var ki; Murat Dağı'nın eteğindeki yörük köylüleri çok tutuyor Hasan Efe'yi. Yiyecekti, giyecekti eksik etmiyorlar. Gün oluyor çadırlarında konukluyorlar Deli Hasan Efe'yi. Gün oluyor, dağa tırmanıp yiyecek taşıyorlar. Yörükler bir yana, illaki İnce Memet'in getirdikleri. İnce Memet gecenin karanlığını bekliyor. Sonra da sülün gibi akıyor kayalardan. Hasan Efe'nin inine yaklaşınca da köpek gibi ulumaya başlıyor. Üç kez uluyor. Susuyor. Yeniden üç kez uluyor. Bekliyor. Karşıdan aynı ulamayı duyunca seğirtiyor. Sarmaş dolaş oluyorlar Hasan Efe'yle. Aşağıda olanları anlatıyor. Zaptiyenin çabasını, İsmail Ağa'nın adamlarının telaşını bir bir sıralıyor. Sonra da geldiği gibi sessizce iniyor dağdan İnce Memet. Zaptiye derseniz, diken üstünde. Merkezden emir üstüne emir. "Bu Deli Hasan eşkiyası başımıza dert oldu. Tez elden işini bitirin. Ölüsünü ya da dirisini indirin dağdan. Yoksa hepinizin sonu olur". Zaptiye n'apsın? Murat Dağının eteğindeki hiçbir köylü sır vermiyor. Sır vermediği bir yana, bir de yanıltıyor zaptiyeyi. " On gün önce buralardan geçti. Batıya doğru gitti. Yiyecek istedi, biz vermedik. Çok uzaklara gidemez. Hızlı sürerseniz atları ulaşırsınız. " Sür ki atı ulaşasın. Oysa Deli Hasan Efe yine Murat Dağı'nda, yine mağarada. Bakıyorlar oluru yok, İnce Memet'i göz hapsine alıyorlar. İnce Memet arada bir kaybolup, yorgun argın dönüyor köye. Evinin çevresine gözcü koyuyorlar.

Gecenin bir yarısında, İnce Memet elinde bir çıkınla yola düşünce de, peşine bir adam takıyorlar. Murat Dağı'nın eteklerine kadar izleyebiliyor zaptiyenin adamı İnce Memet'i. Sonra kaybediyor. Dönüp zaptiyeye anlatıyor durumu. Zaptiye İnce Memet'in yoluna pusu kuruyor bu kez. Çok geçmeden de İnce Memet görünüyor, Bir de yağmur yağıyor ki, şıkırdım gibi. Yakalayıp yatırıyorlar İnce Memet'i yere. Neren yer, neren yemez. Vur Allah vur! Tüfeğin kayışını, falaka yapıp, ayaklarının altına dipçikle öyle vuruyorlar ki canlar dayanmaz... Sonra ayaklarından ağaca asıyorlar. Kan beynine hücum ediyor İnce Memet'in. Bir yandan da kerpetenle tırnaklarını söküyorlar. Çıldıracak gibi oluyor İnce Memet. İncecik vücudu al-kan içinde kalıyor. Zaptiye dayatıyor. "Ya Deli Hasan'ın yanına götürürsün bizi, ya da ölün elimizde kalır." Bu türkünün öyküsünü bize anlatanlar, İnce Memet'in çok direndiğini, ancak başka kurtuluşu kalmadığı için, çar-naçar Deli Hasan'ın kayalarına tırmandığını söylediler. Köpek gibi uluyup, Hasan Efe'yi çağırdığı için, kimse bağışlamıyor İnce Memet'i. Ötede Hasan Efe yağan yağmurun etkisiyle, iliklerine kadar ıslanmış. Kibriti bittiği için de ateş yakamıyor. Tirim tirim titriyor. İnce Memet'in ulumasını duyunca seviniyor. Sığındığı mağaradan çıkıyor dışarıya. O da işaretini veriyor. Yavaştan yavaştan da yürüyor sesin geldiği yana. Sonra birden İnce Memet'in bitik, yılgın yüzüyle karşılaşıyor. Olan biteni kavrıyor birden. Ama yapacak da çok şey yoktur. Son gayretle atıyor kendini bir çam ağacının altına basıyor tetiğe. Öteden de zaptiyeler ateşe başlıyorlar. İnce Memet şaşkın. Çaresiz. Hasan Efe geriye çekile çekile ateş ediyor. Ama zaptiye arkadan da sarıyor. Çok geçmeden ses kesiliyor Hasan Efe'nin taraftan. Zaptiye sürünerek yanaşıyor. Bakıyorlar ki Hasan Efe kanlar içinde serilmiş yere. Varıp sırtlanıyorlar ufacık cesedini. İndiriyorlar dağdan. Hasan Efe öylesine efsaneleşmiştir ki, kimse inanmıyor vurulduğuna. Zaptiye bir duvarın dibine cesedini dikip, resmini aldırıyor. Çoğaltıp dağıtıyorlar köylere dek. Resmen Deli Hasan Efe'nin öldüğünü yayıyorlar.

Memet'in içi içine sığmıyor. Yaptığına bin pişman. Keşke beni öldürselerdi de, dağa çıkarmasaydım zaptiyeyi diyor kendi kendine. Kimse de yüz vermiyor İnce Memet'e... " Zavallı Hasan Efe onun yüzünden öldürüldü " diyor halk. " Babalık yapmıştı oysa İnce Memet'e. İki kere everdiydi " diyorlar. " Nasıl kıydı İnce Memet. Ettiğini bulsun " diye de ileniyorlar. Öte yandan da Hasan Efe'yi övgüleyip, türküye döküyorlar olayı. Türküsü daha da ünlendiriyor, şahlandırıyor Hasan Efe'yi.

Öylesine söylenir oluyor ki türküsü Hasan Efe'nin, İnce Memet dayanamıyor gayri. Bu kez martini sırtlayıp, dağa çıkan İnce Memet oluyor... İsmail Ağa'nın adamlarını yeni bir korku sarıyor ki, eskisinden bin beter. Murat Dağı bu kez İnce Memet'e yatak oluyor. Anlatanlar, İnce Memet'in çok daha ünlü bir efe olarak yıllarca, babalığı Deli Hasan'a zulmedenleri titrettiğini, sonunda Deli Hasan gibi zaptiye kurşunuyla onun da delik deşik edildiğini söylediler
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-03-2007, 22:29   #17
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Menderes (Ayağına Potini Giymiş) (aydın)
Ayağına potinini giymiş yürümüş
Sırma saçlarını çözmüş sürümüş
Üç etek fistanını giymiş bürünmüş
Tarla kenarına grebi düşmüş

Oy Menderes Menderes
Bulanık Menderes
Sen de bencileyin yarsız kal biraz

Çeyizi sandıkta basılı kaldı
Mehmet'in gözleri sulara daldı
Kara haberi duyan buna ağladı
Bulanık sular Ayşe'yi yardan ayırdı

Oy Menderes Menderes
Bulanık Menderes
Sen de bencileyin yarsız kal biraz



hikayesi:
Olay Aydın, Köşk ilçesine bağlı Karahayıt köyünde geçer. Ayşe ve Mehmet aynı köyün çocuklarıdırlar. Bütün oyunlarda beraber oynarlar, biri olmadan diğeri hiçbir oyuna katılmaz. Kavga dahi etseler küs kalamazlar. Aileleri çok sıklıkla görüşmektedir. Birbirlerinin işlerini görmektedirler.

Zamanla çocukluk yaşları geçer; büyüyüp serpilmeye başlarlar. Artık çocukluk oyunları oynanmaz. Görüşmeler azalır. Evlilik çağları gelmiştir. Ayşe'nin pek çok isteyeni olur fakat hiçbirisine evet demez. Bu arada Mehmet askerdedir. Asker dönüşü köyün ileri gelenleri ve aileler görüşür ve iki genci birbirine nişanlarlar. Nişan hediyeleri arasında Ayşe'nin Mehmet'e verdiği mendil, bir de Mehmet'in Ayşe'sine aldığı oyalı gırebi vardır. Ayşe gırebi başından hiç çıkarmaz. O gırep onların sevgisinin adeta simgesi olur.

Yazın Aydın'da malum iş güç zamanıdır. İncirler ermiş, toplanmayı bekler; pamuklar ekilmiş, çapalanmayı; zeytinler de Eylül Ekim ayına hazırlık bakım ister. Bu ürünler ne kadar çok olursa, genç kızların çeyizi de o kadar bol olur derler. Ayşe de annesi ve kızkardeşleri ile pamuk çapalamaya gider. Sıcaktan bunalan Ayşe annesinden izin alarak Menderes kenarına gider. Elini yüzünü yıkar. Başından hiç çıkarmadığı gırebini çözer ve çalılığa takılır. Biraz daha eğilip saçlarını ıslatmak ister. Menderes alüvyonlu bir yapıya sahiptir. Kaygan toprağa basar Ayşe ve bir anda bulanık Menderes sularına gömülür.

Annesi uzun süredir ortada görünmeyen Ayşe'yi merak eder. Hep beraber aramaya çıkarlar. Ta ki kızkardeşi çalıya takılı gırebi bulup ayak izine bakınca olay anlaşılır. Hemen Mehmet'e haber salınır ve aramaya başlarlar. Gündüzler geceye, geceler de sabaha varmaz. Herkes büyük bir sıkıntı ve heyecanla beklemektedir. Son bir ümit...

Ve o ses ''Ayşe bulundu !!!"
Sonrasındaki sessizlik...

Ayşe'nin cesedi üç gün aradan sonra Germencik kıyılarında balıkçılar tarafından bulunur. Üzerinde gırebinden başkaca eksiği yoktur. Sırma saçları tel tel çözülmüştür. Gözleri de adeta Mehmet'ini ararcasına açık kalmıştır.

Aileler perişan, feryatlar ağıtlar yakılır. Kara haberi duyan köy halkı ağlar. Ama elden ne gelir. Mehmet son kez Ayşe'sine bakar, içi kavrulur, elini saçlarına doğru götürür.

Ama dokunamaz bile kahrolur....

Ayağa kalkar ve ağzından şu cümleler dökülür.

"Zalım Menderes, kuruyası menderes, nettin Ayşem'i? İnşallah senin de dalların budakların kurur da susuz; benim gibi yarsız kalırsın!"

Gökyüzünde yankılanan bu ses "Bulanık Menderes" türküsüne zemin hazırlar.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-03-2007, 22:29   #18
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Nazifimin Evleri (aydın)
Nazifimin Evleri (aydın)
Nazifimin evleri bir uçtan bir uca
İçinde durmadın üç gün üç gece
Nazifim Nazifim alaylar içinde allı Nazifim

Nazifimim evleri koca taşa yakın
Nazifim eve gelmedi vuruldu sakın

prüden geçerken köprü salladı beni
Karacasu'yun kızları meyil bağladı seni

Nazifim Nazifim allı Nazifim
Alaylar içinde kayboldu nazifim
Nazifim eve gelmedi vuruldu sakın
Nazifim Nazifim allı Nazifim
Alaylar içinde şanlı Nazifim
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-03-2007, 22:30   #19
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Nazifimin Evleri (aydın)
Nazifimin Evleri (aydın)
Nazifimin evleri bir uçtan bir uca
İçinde durmadın üç gün üç gece
Nazifim Nazifim alaylar içinde allı Nazifim

Nazifimim evleri koca taşa yakın
Nazifim eve gelmedi vuruldu sakın

prüden geçerken köprü salladı beni
Karacasu'yun kızları meyil bağladı seni

Nazifim Nazifim allı Nazifim
Alaylar içinde kayboldu nazifim
Nazifim eve gelmedi vuruldu sakın
Nazifim Nazifim allı Nazifim
Alaylar içinde şanlı Nazifim
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-03-2007, 22:30   #20
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Top Yatağın Önü Kahve (aydın)
Top Yatağın Önü Kahve (aydın)
Top yatağın önü kahve
Oturmuşlar tayfe tayfe
Beyaz fincan siyah kahve

Yeter olsun yeter olsun
Kız dillerin şeker olsun

Top yatağın önü tunca
Kızları benzer turunca
Anası kızından gonca

Yeter olsun yeter olsun
Kız dillerin şeker olsun

Top yatağın önü marul
Sular akar hanl harıl
İnce belden sıkı sarıl

Yeter olsun yeter olsun
Kız dillerin şeker olsun
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Türkiye`de Saat: 20:40 .

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2

Sitemiz CSS Standartlarına uygundur. Sitemiz XHTML Standartlarına uygundur

Oracle DBA | Kadife | Oracle Danışmanlık



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580