![]() |
Türk Ceza Kanunu TÜRK CEZA KANUNU (1) Kanun Numarası : 765 Kabul Tarihi : 1/3/1926 Yayımlandığı R.Gazete: Tarih : 13/3/1926 Sayı : 320 Yayımlandığı Düstur : Tertip: 3 Cilt : 7 Sayfa : 519 * * * Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız "Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı", Cilt: 1 Sayfa: 1 * * * BİRİNCİ KİTAP Esaslar BİRİNCİ BAB Ceza Kanununun tatbiki Madde 1 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Kanunun sarih olarak suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilmez. Kanunda yazılı cezalardan başka bir ceza ile de kimse cezalandırılamaz. Suçlar; cürüm veya kabahattir. Madde 2 - İşlendiği zamanın kanununa göre cürüm veya kabahat sayılmayan fiilden dolayı kimseye ceza verilemez. İşlendikten sonra yapılan kanuna göre cürüm veya kabahat sayılmayan bir fiilden dolayıda kimse cezalandırılamaz. Eğer böyle bir ceza hüküm olunmuşsa icrası ve kanuni neticeleri kendiliğinden kal- kar. Bir cürüm veya kabahatin işlendiği zamanın kanunu ile sonradan neşir olu- nan kanunun hükümleri biribirinden farklı ise failin lehinde olan kanun tatbik ve infaz olunur. Madde 3 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Türkiyede suç işliyen kimse, Türk kanunlarına göre cezalandırılır ve bun- dan dolayı bir Türk hakkında yabancı memlekette hüküm verilmiş olsa bile Türkiye'de muhakeme olunur. Böyle bir fiilden dolayı Türkiye dışında hakkında hüküm verilmiş olan yabancı dahi Adliye Vekilinin talebi üzerine Türkiyede muhakeme edilir. Madde 4 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) (Değişik : 6/6/1991 - 3756 /1 md.) Bir Türk veya yabancı,yabancı memleket- lerde Türkiye Devletinin şahsiyetine karşı bir cürümü veya bu Kanunun 316,317, 318,319,320,323,324,332 ve 333 üncü maddelerinde yazılı suçları işlerse,hak- kında resen takibat yapılarak bu maddelerdeki cezalarla cezalandırılır. ---------------------------------------------- (1) a - Bu kanunda, 26/4/1926 tarih ve 825 sayılı Kanun ekindeki doğru - yanlış cetveli ile yapılan düzeltmeler metne işlenmiştir. b - 8/6/1933 tarihli ve 2275 sayılı Kanunun 2. maddesi gereğince Türk Ceza Kanunundaki şikayet ve şikayetname ve şahsi iddia tabirleri,(yazı ile şika- yet) olarak değiştirilmiştir. c - 4/4/1929 tarihli ve 1412 sayılı CMUK nun 424. maddesi gereğince, anılan kanunda kullanılan istilah ve tabirler, ceza kanununda kullanılan eski isti- lah ve tabirler yerine geçmiştir. KANUNLAR,AĞUSTOS 1991 (EK - 9) Bunlar hakkında yabancı memleketlerde evvelce hüküm verilmiş olsa bile suç ecnebi paraları taklidin maadasına taallük ettiği takdirde Adliye Vekilinin talebi üzerine Türkiyede tekrar muhakeme olunur. Yabancı memleketlerde Türkiye namına memuriyet veya vazife deruhde etmiş olupta bu memuriyet veya vazifeden dolayı bir cürüm işleyen kimse hakkında Türkiyede takibat yapılır. Madde 5 - (Değişik : 3/2/1937 - 3112/1 md.) Bir Türk dördüncü maddede yazılı cürümlerden başka, Türk kanunlarına göre aşağı haddi üç seneden eksik olmıyan şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezayı müs- telzim cürmü yabancı memlekette işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdir- de Türk kanunlarına göre cezalandırılır. Eğer cürmün aşağı haddi üç seneden az şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezayı müstelzim ise takibat icrası zarar gören şahsın veya yabancı Hükümetin şikayeti- ne bağlıdır. Mağdur yabancı ise bu fiilin, işlediği mahal kanunlarında da cezayı müs- telzim olması şarttır. Madde 6 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Bir yabancı dördüncü maddede yazılı cürümlerden başka, Türk kanunlarına göre aşağı haddi bir seneden eksik olmıyan şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezayı müstelzim cürmü yabancı memlekette Türkiyenin veya bir Türkün zararına işlediği ve kendisi Türkiyede bulunduğu takdirde Türk kanunları mucibince ceza görür. |
Ancak bu babda takibat icrası Adliye Vekilinin talebine veya zarar gören şahsın şikayetine bağlıdır. Eğer cürüm bir yabancının zararına işlenmiş ise fail, Adliye Vekilinin ta- lebi üzerine, aşağıdaki şartlar dairesinde cezalandırılır: 1 - Türk kanunlarına göre şahsi hürriyeti bağlayıcı ve aşağı haddi üç se- neden eksik olmıyan cezayı müstelzim bir fiil olmak, 2 - İadei mücrimin muahedesi bulunmamak veyahut iade keyfiyeti cürmün irti- kab edildiği mahallin veya failin tebaasından bulunduğu Devletin Hükümeti tara- fından kabul edilmemiş bulunmak. Bir Türk veya yabancı, Türk Ceza Kanununun 8 nci babının 3 ncü faslındaki cürümleri yabancı memlekette işlerse resen takibat yapılarak o fasılda yazılı maddelerdeki cezalarla cezalandırılır. Madde 7 - Bir ecnebi, ecnebi memleketinde bir Türk veya Türkiye Cumhuriyeti aleyhinde bir cürüm işleyipte ecnebi mahkemesince mahküm olduğu veya ceza her- hangi bir sebeple sukut ettiği veya beraet eylediği surette dava Türkiye mahke- melerince tekrar tetkik ve rüyet olunur. Eğer hüküm olunan ceza Türk Ceza Kanununda o fiil için muayyen olan cezadan dün ise noksanı ikmal ettirilir. Sukut ve beraet sebepleri Türk Kanunlarına muvafık değil ise ceza yeniden hüküm olunur. Bu bapta takibat icrası Adliye Vekaletinin talebine bağlıdır. Madde 8 - Bundan evvelki maddelerde beyan olunan ahvalde ecnebi mahkemeden verilen ve Türk kanunlarına muvafık bulunan hüküm Türk kanununca gerek asli ve gerek fer'i olarak hidematı ammeden memnuiyeti veya sair güna iskatı ehliyeti mucip bir cezayı mutazammın olduğu takdirde müdeiumuminin talebi üzerine ecnebi memlekette hüküm olunan mahrumiyet ve iskatı ehliyet cezaları netayicinin Türkiyede dahi cari olacağına mahkeme karar verebilir. Müddeiumuminin talebi üzerine mahkemece bir muamele yapılmazdan evvel mahküm dahi ecnebi mahkemesinden verilen hükmün Türkiye mahkemesince yeniden tetkikini talep etmek hakkını haizdir. Madde 9 - Bir cürümden dolayı bir Türkün ecnebi devletlere iadesi talebi devletçe kabul olunamaz. Siyasi veya ona murtabıt cürümlerden dolayı bir ecnebinin ecnebi devletlere iadesi talebi devletçe kabul edilemez. Ecnebi devletçe vukubulan iade talebi üzerine istenilen kimsenin Türkiyede bulunduğu mahal mahkemei asliyesince tabiiyeti ve cürmünün mahiyeti hakkında bir karar verilmesi lazımdır. Türk tebaasından olduğu yahut cürmünün siyasi ve askeri veyahut bunlara murtabıt cürümlerden bulunduğu mahkemece sabit olanların iadesi talebi kabul olunamaz. Ecnebi olduğuna ve cürmünün adi ceraimden bulunduğuna karar verilen kimse- nin iadesi talebi hükümetçe kabul olunabilir. İadesi talep ve kabul olunan kimse hakkında mahalli müstantikliğince tev- kif müzekkeresi verilebilir. Madde 10 - Bu kanundaki hükümler, hususi ceza kanunlarının buna muhalif ol- mayan mevaddı hakkında da tatbik olunur. |
Madde 10/a - (Ek : 6/6/1991 - 3756/2 md.) Bir Türk vatandaşı veya yabancı, yabancı ülkede bir suç işleyip de bu bab hükümlerine göre Türkiye'de yargılandığı takdirde; Türkiye zararına işlenmiş suçlar dışında,suçun işlendiği ülke kanunu ile Türk Kanunundan hangisi uygulama- da sanığın lehine sonuç verecek ise, o kanun göz önünde bulundurulmak ve yabancı kanunda tanımlanan suça,Türk kanunlarına göre verilmesi gereken ceza veya Türk kanununda bulunup yabancı ülke kanunundaki cezaya en yakın olan ceza tespit edilerek uygulama yapılır.Ancak,suçun işlendiği ülke kanunu,Türkiye'nin kamu düzenine veya milletlerarası yükümlerine aykırı ise bu ülke kanununa itibar edilmez. İKİNCİ BAP Cezalar Madde 11 - Cürümlere mahsus cezalar şunlardır: 1 - İdam, 2 - Ağır hapis, 3 - Hapis, 4 - Sürgün, 5 - Ağır cezayı nakdi, 6 - Hidematı ammeden memnuiyet. Kabahatler için mevzu cezalar şunlardır: 1 - Hafif hapis, 2 - Hafif cezayı nakdi, 3 - Muayyen bir meslek ve sanatın tatili icrası. Bu kanunda şahsi hürriyeti tahdit eden cezalar tabirinden ağır hapis,hapis, sürgün ve hafif hapis cezaları muradolunur.(1) Madde 12 - (Değişik: 9/7/1953 -6123/1 md.) İdam cezası, buna mahküm olan kimsenin asılması suretiyle hayatının izale- sidir. -------------------------------------- (1) Bu maddede sözü edilen sürgün cezası 13/7/1965 tarihli ve 647 sayılı Ceza- ların İnfazı Hakkındaki Kanunun geçici 2. maddesi ile kaldırılmıştır. KANUNLAR, AĞUSTOS 1991 (Ek - 9 ) İdam cezası, mahkümun mensup olduğu din ve mezhebin hususi günlerinde icra olunmaz. Mahkümlar birkaç kişi olursa birbirinin karşısında asılmazlar. Gebe kadınlar doğurmadıkça, akıl hastalığına duçar olanlar iyileşmedikçe idam ceza- sı infaz olunmaz. İdam cezası hükmolunan kimse hakkında mahkümiyet ilamı Temyiz Mahkemesince tasdik ve Türkiye Büyük Millet Meclisince tasvip edildikten sonra icra mahallin- de, mahkeme heyetinden bir zat ile Cumhuriyet Müddeiumumisi, tabip ve zabıt ka- tibi ve hapishaneler idaresi memurlarından biri hazır oldukları halde mahkumun huzurunda hüküm okunması suretiyle infaz olunur. Mahkümun mensup olduğu dinin ruhani sıfatını haiz bir zat ile mahkümun mü- dafii dahi cezanın infazında hazır bulunabilirler. İdam cezasına mahküm olan, ana veya baba kaatili ise icra mahalline yalına- yak, başı açık ve siyah bir gömlek giydirilerek götürülür ve hüküm bu suretle infaz olunur. Asılan kimsenin cenazesi merasim yapılmadan gömülmek üzere mirasçılarına verilir. Mirasçıları olmadığı veya kabul etmediği takdirde belediye tarafından gömdürülür. İdam cezasının infazı sureti hakkında bir zabıt varakası tutulur. Zabıt va- rakası orada memur olarak bulunan zatlar tarafından imza edilir.(1) Madde 13 - (Değişik: 31/5/1957 - 6988/1 md.) Ağır hapis cezası müebbet veya muvakkattır. Müebbet, ölünceye kadar devam eder. Muvakkat ağır hapis, kanunda tasrih edilmiyen yerlerde 1 seneden 24 seneye kadardır. Bu ceza aşağıda yazılı şekiller dahilinde 3 devrede çektirilir: A) Mahküm birinci devrede, cezasının onda birine müsavi bir müddet geceli, gündüzlü yalnız olarak bir hücrede bırakılır. Ancak bu müddet (1) aydan aşağı (8) aydan yukarı olamaz. B) Mahküm ikinci devrede, durumuna ve suçunun mahiyetine göre ayrı gruplar halinde bulundurulur. Bu devre, mahkum mevkuf kalmışsa, bu müddetle hücrede kaldığı müddet çıkarıldıktan sonra geriye kalan müddetin yarısını teşkil eder. Alelıtlak müebbet ağır hapis cezasiyle mahküm edilmiş olanlar veya bakiye cezaları bir seneden az bulunanlar, yaş veya bedeni kabiliyetleri itibariyle üçüncü devre şartlarına intıbak edemiyecekleri tesbit edilenler üçüncü devreye geçemezler. C) Üçüncü devre geri kalan müddettir. Bu devrede bulunan mahküm iş esası üzerine kurulmuş olan ceza evlerinde çalıştırılır. Mahkümun ikinci devreden üçüncü devreye geçebilmesi için iyi hal göstermesi şarttır. İyi halin nasıl tesbit edileceği Ceza ve Tevfik Evleri Nizamnamesinde gösterilir. Üçüncü devreye geçmek hakkını kazanan mahkümlardan, Adliye Vekaleti, ziraat, deniz avcılığı; yol, inşaat, maden ve orman gibi iş sahalarında çalışma ekiple- ri teşkil edebilir. ------------------------ (1) Bu Maddede hükme bağlanmış bulunan idam cezası ve yerine getirilmesiyle il- gili hususlar 13/7/1965 tarihli ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunun 2. maddesi ile yeniden düzenlenmiştir. Bkz. Anılan kanunun 2 ve Ge- çici 4 maddesi. Mahkümiyetin bütün devrelerinde mahküm ceza evi disiplinini bozan hareket- lerinden dolayı Ceza ve Tevfik Evleri Nizamnamesi mucibince inzıbati olmak üzere her defasında bir ayı geçmemek kaydiyle aynı suretle hücreye konulabilir.(1) Ceza evi disiplinini bozan hareketlerinden dolayı iki sene içinde üçten faz- la hücre hapsi cezası almış olanlar C. Müddeiumumisinin tasvibi ile birinci dev- re şartlarına tabi tutulurlar. Mahküm ikinci ve üçüncü devrede çalışmaya mecbur tutulur. (Son fıkra mülga: 6/6/1990 - 3653/3 md.) |
Madde 14 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Mevkuflardan çalışmak istiyenler ceza ve tevfik evi dahilinde çalıştırıla- bilirler. Madde 15 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Hapis cezası yedi günden yirmi seneye kadardır. Kanunda açıklanmıyan yerler- de yukarı haddi beş senedir. Bu ceza para cezasından çevrilmiş olsa bile 13 üncü maddenin birinci devreye ait hükümleri müstesna olmak üzere diğer hükümlerinin tesbit ettiği şartlar da- hilinde çektirilir. Madde 16 - (Değişik: 31/5/1957 - 6988/1 md.) Bu kanunun 13 üncü maddesinde yazılı üçüncü devrenin ağır hapiste yarısını, hapis veya hafif hapiste üçte birini iyi halle geçirenler meşrutan tahliye ta- lebinde bulunmak hakkını kazanırlar. İstifade müddeti asıl cezanın dörtte birin- den aşağı olamaz. İkinci devreden yaş ve bedeni kabiliyetleri itibariyle üçüncü devreye geçe- miyenler yahut yine bu sebeplerle üçüncü devreden ikinci devreye iade edilenler ikinci devredeki mahkümiyetlerinin hitamında bakıye cezalarının ağır hapiste ya- rısını, hapis veya hafif hapiste üçte birini iyi halle geçirdikleri takdirde meşrutan tahliye hükümlerinden istifade edebilirler. Meşrutan tahliye edilmiş olan mahkümlar hakkında, meşrutan tahliye müddeti- nin hitamına kadar, bu kanunun 28 inci maddesinin 3 üncü ve 4 üncü fıkraları ah- kamı tatbik olunur. Meşrutan tahliye, mahkümun iktidarı nispetinde şahsi hakları tazmin etmesi şartına da talik edilebilir. (2) Madde 17 - (Değişik: 31/5/1957 - 6988/1 md.) (Değişik birinci fıkra:7/12/1988 - 3506/1 md.) Şartla salıverilmiş olan hü- kümlü, geri kalan süre içinde işlediği kasıtlı bir cürümden dolayı şahsi hürri- yeti bağlayıcı bir cezaya mahküm olur veya mecbur olduğu şartları yerine getir- mez ise, şartla salıverilme kararı geri alınır. Bu takdirde suçun işlendiği ta- rihten sonraki kısım hükümlünün ceza süresine mahsup edilmeyerek aynen çektiri- lir ve şartla salıverilmeye esas teşkil eden hükmün infazı ile ilgili olarak bir daha şartla salıverilmeden yararlanamaz. (Ek: 6/6/1991 - 3756/3 md.) Birinci fıkra hükmüne göre aynen çektirilecek süre; Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ölüm cezalarının yerine getirilme- mesine karar verilenler için kırk yıl, müebbet ağır hapis cezasına mahküm olan- lar için otuzaltı yıl üzerinden hesap edilir. ---------------------- (1) Bu maddede sözü edilen Ceza ve Tevfik Evleri Nizamnamesi, 5/7/1967 tarihli ve 6/8517 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle yürürlüğe konulan "Ceza İnfaz Kurumlariyle Tevkifevlerinin Yönetimine ve Cezaların infazına" dair tüzüğün 257. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. (2) Bu maddede hükme bağlanmış bulunan meşruten tahliyeye ilişkin hususlar, 13/7/1965 tarihli ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunun "Şartla Salıverilme" başlıklı 19. maddesinde yeniden düzenlenmiştir. KANUNLAR, AĞUSTOS 1991 (Ek - 9 ) Meşrutan tahliye kararının geri alınmasını icabettiren sebeblerin vukuundan evvel mahkümun ceza müddeti sona ermiş olursa mezkür ceza icra edil- miş sayılır. Eğer asli cezaya Emniyeti Umumiye İdaresinin nezareti altında bulunmak ce- zası da ilave olunursa meşrutan tahliye halinde geçen zaman bu ceza müddetine mahsubedilir. Madde 18 - (Mülga: 13/7/1965 - 647/Geç. 2 md.) Madde 19 - (Değişik birinci fıkra: 7/12/1988 - 3506/2 md.) Ağır para cezası, yirmibin liradan yüzmilyon liraya kadar tayin olunacak bir paranın Devlet hazi- nesine ödenmesinden ibarettir. Nisbi para cezasının yukarı sınırı yoktur. (Değişik iki - dokuzuncu fıkralar: 10/6/1949 - 5435/1 md.; mülga:7/12/1988 - 3506/10 md.) Madde 20 - Hidematı ammeden memnuiyet cezası müebbet veya muvakkattir. Müebbeden Hidamatı ammeden memnuiyet: 1- Devairi intihabiyede müntehip veya müntehap olmaktan ve sair bilcümle hukuku siyasiyeden, 2- Büyük Millet Meclisi azalığından ve intihaba tabi olan veya devlet ve vilayet ve Belediye ve köy tarafından veya bunların teftiş ve murakabesi altın- da bulunan müessesat canibinden tevcih kılınan bilcümle memuriyet ve hizmetler- den, 3- Devletçe veya salahiyettar ilmi encümenlerce tevcih olunan rütbe ve un- van ve nişan ve madalyalardan. 4- Bundan evvelki bentlerde beyan edilen nişan, rütbe, unvan, sıfat, hizmet ve memuriyetlerden birinin bahşettiği maaşlı veya fahri her türlü hukuktan, 5- Mahküm olan kimsenin kanunu medeni hükmünce kendi füruu üzerinde haiz olduğu velayet hakkı müstesna olmak üzere velayet ve vesayete müteallik bir hizmette bulunmaktan, 6- Bundan evvelki bentlerde beyan edilen her türlü hakları, unvanları, rüt- beleri, nişanları, sıfatları, hizmet ve memuriyetleri ihraz ehliyetinden, Mahrumiyet hususlarıdır. (Değişik: 21/11/1990 - 3679/1 md.) Geçici olarak kamu hizmetlerinden yasak- lanma cezası, hükümlünün, üç aydan üç yıla kadar yukarıda gösterilen siyasi haklar, hizmet, memuriyet, sıfat,rütbe ve nişandan ve bunları ceza süresi için- de yeniden elde etmek ehliyetinden mahrumiyetidir. Hidematı ammeden memnuiyet cezasının bu hizmetlerden bazılarına hasr edil- diği hallerle muayyen bir meslek veya sanatın icrasına şamil olduğu halleri ka- nun tayin eder. |
Madde 21 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Hafif hapis cezası bir günden iki seneye kadardır. Bu ceza para cezasından çevrilmiş olsa bile 13 üncü maddenin birinci devreye ait hükümleri müstesna ol- mak üzere diğer hükümlerinin tesbit ettiği şartlar dahilinde çektirilir. Mahkümiyetleri bir aydan fazla ve mükerrir olmıyan kadın ve küçüklerin ceza- larının oturdukları yerde çektirilmesine mahkeme karar verebilir. Bu karara mahküm tarafından riayet olunmadığı takdirde ceza tamamen ve adiyen infaz olu- nur. Madde 22 - Kanunun tayin ettiği ahvalde hafif hapis cezası bazı imalathane- lerde veya nafia ve belediye işlerinde kullanılmak suretiylede icra ettirilebi- lir. Eğer mahkum cezanın icrası için hazır bulunmaz veya hizmetten kaçınırsa hafif hapis cezası alelüsul mevkii mahsusunda ikmal ettirilir. Madde 23 - Kadınların mahküm oldukları ağır hapis ve hapis ve hafif hapis cezaları kendilerine mahsus müesseselerde çektirilir. Kanun kadınların şahsi hürriyetlerini tahdit eden cezaların bir ıslahhane veya tevkifhanede icrasını iktiza ettiren ahvali tayin eder. Madde 24 - (Değişik birinci fıkra: 7/12/1988 - 3506/2 md.) Hafif para ceza- sı, beş bin liradan onmilyon liraya kadar tayin olunacak bir paranın Devlet Ha- zinesine ödenmesinden ibarettir. İkinci fıkra: (Değişik: 10/6/1949 - 5435/1 md.; Mülga: 7/12/1988 - 3506/10 md.) Madde 25 - Muayyen bir meslek ve sanatın tatili icrası üç günden iki seneye kadardır. Madde 26 - (Değişik birinci fıkra: 21/1/1983 - 2787/3 md.) Kanunda gösterilen cezanın yukarı sınırı bir ay hapis veya hafif hapis ya da üçbin lira ağır veya hafif para cezasını geçmediği takdirde, hafifletici se- beb bulunur ve fail önceden bir cürümden veya bir aydan fazla hafif hapsi ge- rektiren bir kabahatten dolayı mahküm olmamış bulunursa, mahkeme, verdiği ceza- nın yerine hüküm giyen kişiye adli tevbih yapılmasına karar verebilir. Tevbihi adli mahkümun ahvali mahsusasına ve cürmün işlenmesindeki şekil ve suret ve hususiyete göre yapılan bir tekdirdir ki ihlal olunan maddei kanuniye- nin ahlaki ciheti ve irtikap olunan fiilin neticeleri izah olunmak suretiyle hakim tarafından mahkeme huzurunda mahküma alenen tevcih edilir. Eğer mahküm tevbih için mahkemeye davet olunduğu halde icabet etmez veya tevbihi hürmetle telakki eylemez ise işlediği cürüm için mahkemenin tayin etti- ği ceza tamamiyle icra olunur. Madde 27 - Bundan evvelki maddede beyan olunan halde mahküm, tevbih tarihin- den itibaren cürümler için iki ve kabahatler için bir seneyi geçmemek üzere mahkemece tayin edilecek müddet zarfında bir cürüm veya kabahat işlerse bu cü- rüm ve kabahatin müstelzim olacağı cezaya halel gelmemek şartiyle cezayı nakdi namiyle muayyen bir para itasını taahhüt etmeğe ve mahkemece lüzum görülürse bu taahhüdünü muteber kefil ile temin eylemeğe mecburdur. Gösterilecek kefillerin iktidarları derecesini tayin etmek mahkemeye aittir. Eğer mahküm böyle bir taahüdü kabul etmez veya muteber kefil göstermez ise hüküm olunan ceza icra olunur. Madde 28 - Kanun hangi ahvalde mahkemece verilen cezaya feri olarak emniye- ti umumiyeye idaresinin nezareti mahsusası altında bulundurulmak cezasını ilave etmek iktiza edeceğini tayin eder. Kanunda yazılı ahvalin maadasında bu nezaret bir seneden eksik ve üç sene- den fazla olamaz. Nezaret altında bulunan mahküm 42 nci maddede tayin edilen günden itibaren on beş gün zarfında hangi mahalde ikamet etmek istediğini salahiyattar makama bildirmeğe mecburdur. Bundan başka kanuna tevfikan kendisine verilecek tenbih ve ihtarlar daire- sinde hareketle mükelleftir. Aynı makam mahkümun nezarete tabi olduğu müddet zarfında muayyen bazı yerlerde ikametini men edebilir. KANUNLAR, ŞUBAT 1991 (EK - 7) Ağır hapis cezasına mahkümiyet halinde mahkeme mahkümun cezayı feri olarak bu nezaret altında bulunmasına karar verebilir. Bu halde mahküma tahmil olunacak mecburiyetlerin müddet ve mahiyeti tahdiden tayin olunur. Madde 29 - (Değişik:3/2/1937 -3112/1 md.) Kanunda sarahaten yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne eksiltile- bilir ve ne de değiştirilebilir. Kanunun muayyen bir nisbet dairesinde cezayı artırıp eksiltmeyi emrettiği yerlerde mevcut olan teşdit veya tahfif edici sebepler nazara alınmaksızın o fiil hakkında ne ceza tayin edilecekse tezyit ve tenkis keyfiyeti o ceza üzerin- den icra olunur. Eğer bir çok esbap içtima etmiş olursa artırıp eksiltme hususu, ondan evvel- ki artırma ve eksiltme neticesi olan ceza miktarı üzerinden cereyan eder. Eğer içtima eden sebeplerden bazısı artırmayı ve bazısı eksiltmeyi müstel- zim olursa ilk önce artırmakla işe başlanır. Bütün hallerde mücrimin yaşı, akli haleti, esbabı muhaffifei takdiriye ve tekerrür hususları bu sıra takip olunmak şartile en sonra nazara alınır. Ceza artırılır veya eksiltilirken kanunun sureti mahsusada tayin ettiği ahval müstesna olmak üzere her nevi ceza için muayyen olan hudut tecavüz edi- lemez. Hafif hapis, ağır veya hafif para cezalarının tertibi iktiza eden hallerde kanuni sebeplerden dolayı bu cezaların, 19,21 ve 24 üncü maddelerde yazılı aşağı hadlerinden daha az bir miktarının verilmesi icap ettiği takdirde bunla- rın yerine, taahhüt almağa hacet kalmaksızın, adli tevbih yapılır. (Ek: 21/11/1990 - 3679/2 md.) Hakim, iki sınır arasında temel cezayı, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suç konusunun önem ve değe- ri, suçun işlendiği zaman ve yer, fiilin diğer özellikleri, zararın veya tehli- kenin ağırlığı, kastın veya taksirin yoğunluğu, suç sebepleri ve saikleri, fai- lin amacı, geçmişi, şahsi ve sosyal durumu, fiilden sonraki davranışı gibi hu- susları gözönünde bulundurmak suretiyle takdirini kullanarak belirler.Cezanın asgari hadden tayini halinde dahi takdirin sebepleri kararda mutlaka gösteri- lir. Madde 30 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Muvakkat cezalar, gün, ay ve sene hesabile tatbik olunur. Bir gün, 24 saat, bir ay 30 gündür. Sene, resmi takvime göre hesap edilir. (Değişik: 12/6/1979 - 2248/17 md.) Muvakkat cezalar için bir günün ve para cezalarında bir liranın küsuru hesaba katılmaz. ÜÇÜNCÜ BAP Ceza mahkümiyetlerinin neticeleri ve tarzı icraları Madde 31 - Beş seneden fazla ağır hapse mahkümiyet müebbeden ve üç seneden beş seneye kadar ağır hapse mahkümiyet hükmolunan cezaya müsavi bir müddetle, hidematı ammeden memnuiyeti müstelzimdir. Madde 32 - 59 uncu maddede tayin olunan ahvalde idama bedel 24 sene ağır hapis cezasına mahkümiyet mahkümun on sene müdetle emniyeti umumiye idaresinin nezareti mahsusası altında bulundurulmasını müstelzimdir. Madde 33 - Beş seneden ziyade ağır hapis cezasına mahküm olanlar ceza mü- detleri zarfında mahcuriyeti kanuniye halinde bulundurulur. Ve emvalinin ida- resinde mahcurlar hakkındaki kanunu medeni ahkamı tatbik olunur. Beş seneden ziyade ağır hapse mahküm olan şahsın ceza müddeti zarfında babalık hakkından ve kocalık sıfatının bahşettiği kanuni haklardan mahrumiyeti- nede hüküm verilebilir. Madde 34 - Bir cürüm ile katiyen mahkümiyet; kanunen siyasi bir hizmete in- tihap olunabilmek kabiliyetini selbettiği veya memuryetten mahrumyeti müstelzim olduğu takdirde azalık ve memuriyetin zevalinide mucip olur. Madde 35 - Kanunun tayin ettiği ahvalden maada resmi sıfatı veya icrası ait olduğu daireden verilecek ruhsatname ve şehadetname gibi vesikaya muhtaç olan bir meslek ve sanatı suistimal suretiyle işlenen cürüm ve kabahatlere müteallik hükümler mahkümun mahküm olduğu müddete veya cezayı nakdinin ademi tediyesinden dolayı ne miktar hapis cezası verilmek lazımgelirse o miktara muadil olacak ve yirminci ve yirmi beşinci maddelerde muayyen müddetlerin azami hadlerini geçmi- yecek bir müddetle muvakkaten hidematı ammeden memnuiyetini veya meslek ve sa- natının tatilini dahi istilzam eder. Sair meslek ve sanatlar hakkında tatili icabettiren ahvali kanun tayin eder. Madde 36 - (Değişik : 8/6/1933 - 2275/1 md.) Mahkümiyet halinde cürüm veya kabahatte kullanılan veya kullanılmak üzere hazırlanan veya fiilin irtikabından husule gelen eşya fiilde methali olmıyan kimselere ait olmamak şartiyle mahkemece zabıt ve müsadere olunur. Kullanılması, yapılması, taşınması, bulundurulması ve satılması cürüm veya kabahat teşkil eden eşya bir ceza mahkümiyeti olmasa ve faile ait bulunmasa bile mutlaka zabıt ve müsadere olunur. Taşınması memnu olmıyan silahların ruhsatsız taşınması halinde de zabıt ve müsaderesine hükmolunur. Madde 37 - (Değişik : 11/6/1936 -3038/1 md.) Ceza ile mahkümiyet suçtan mutazarrır ve mağdur olanların mallarının istir- dadını ve duçar oldukları zararların tazminini dava edebilmelerine halel getir- mez. Madde 38 - Emvalin istirdadından ve uğranılan zararların tazmininden başka bir şahsın veya bir ailenin şeref ve haysiyetini ihlal eden her nevi cürüm ve kabahatlerde bir güna maddi zarar vukua gelmese bile mahkeme mağdurun talebine mebni manevi zarar mukabili olarak muayyen tazminat itasında hüküm edilebilir. KANUNLAR, ŞUBAT 1991 (EK -7) Madde 39 - Mahküm muhakeme masraflarını çeker. Bir cürüm veya kabahatten dolayı mahküm olan şahıslar malların istirdadın- dan ve uğranılan zararların tazmininden ve manevi zarar mukabili olarak takdir olunan tazminattan ve muhakeme masraflarının ödenmesinden birbirlerine kefil olarak mesuldürler. Muhtelif cürüm ve kabahatlerden dolayı bir ilam ile mahküm olan bir kaç ki- şinin birbirine kefil olarak mesuliyetleri yalnız müştereken mahkümiyeti intaç eden fiile aittir. Madde 40 - Hüküm katiyet kesbetmeden evvel vukubulan mevkufiyet ceza mahkü- miyetlerinden indirilir. Eğer mahküm hakkında sürgün cezası hükmolunmuş ise bir günlük mevkufiyet üç günlük sürgüne mukabil sayılır. (1) Eğer cezayı nakdi tertip olunmuş ise tenzil, 19 uncu maddede gösterilen he- saba göre yapılır. Madde 41 - Hidematı ammeden memnuiyet, veya muayyen bir meslek ve sanatın tatili cezası, gıyaben verilen kararlara müteallik ahkamı kanuniye müstesna ol- mak üzere, hükmün katileşdiği tarihten başlar. Eğer hidematı ammeden memnuiyet veya bir meslek ve sanatın tatili ve sair ehliyetsizlik cezası şahsi hürriyeti tahdit eden diğer bir cezaya bağlı olur veya bir ceza mahkümiyetinin neticesi bulunursa asıl cezanın icrası müddetince devam etmekle beraber hüküm ilamında veya kanunda tayin edilen müddet ancak ce- zanın ikmal edildiği veya sakit olduğu günden başlar. Madde 42 - (Mülga: 15/4/1987 - 3352/1 md.) (2) Madde 43 - İdam veya müebbet ağır hapis cezalarını mutazammın olan hüküm ilamının hulasası hükmün sadır olduğu ve cürmün işlendiği ve mahkümualeyhin en son ikamet ettiği mahalle veya kariyenin münasip mahallerine asılarak ilan olunur. |
DÖRDÜNCÜ BAP Cezaya ehliyet ve bunu kaldıran veya hafifleten sebepler Madde 44 - Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz. Madde 45 - Cürümde kasdin bulunmaması cezayı kaldırır. Failin bir şeyi yap- masının veya yapmamasının neticesi olan bir fiilden dolayı kanunun o fiile ceza tertip ettiği ahval müstesnadır. Kabahatlerde kasit sabit olmasa bile herkes kendi fiil veya ihmalinden me- suldür. Madde 46 - (Değişik: 18/5/1955 - 6569/1 md.) Fiili işlediği zaman şuurunun veya harekatının serbestisini tamamen kaldı- racak surette akıl hastalığına duçar olan kimseye ceza verilemez. ------------------------------ . (1) Sürgün cezası, 13/7/1965 tarihli ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunun geçici 2. maddesiyle kaldırılmıştır. (2) 15/4/1987 tarih ve 3352 sayılı Kanunun 1 inci maddesindeki "Kanunlarda yer alan, emniyeti umumiye idaresinin nezareti altında bulundurma cezası ve tedbiri ile ilgili hükümler yürürlükten kaldırılmıştır." hükmü uyarınca yü- rürlükten kaldırılmıştır. Sözkonusu 3352 sayılı Kanun, Kanunlar Külliyatı- nın Cilt 6, Sayfa 6943'de yayımlanmıştır. Ancak bu şahsın muhafaza ve tedavi altına alınmasına hazırlık tahkikatında Sulh Hakimi, ilk tahkikatta Sorgu Hakimi ve son tahkikatta vazifeli mahkeme ta- rafından karar verilir. Muhafaza ve tedavi altında bulundurma müddeti şifaya kadar devam eder. Yalnız maznuna isnadolunan suç, ağır hapis cezasını müstelzim ise bu müddet bir seneden az olamaz. Muhafaza ve tedavi altına alınan şahıs; muhafaza ve tedavinin icra kılındı- ğı müessesesinin sıhhi heyetince, şifası tebeyyün ettiğine dair verilecek rapor üzerine aynı kazai mercice serbest bırakılır. Bu husustaki rapor ve kararda, hastalığın ve isnadolunan suçun mahiyeti gözönünde tutularak, içtimai emniyet bakımından şahsın tıbbi kontrola ve muaye- neye tabi tutulup tutulmıyacağı, tutulacaksa müddet ve fasılası da gösterilir. Tıbbi kontrol ve muayene; Cumhuriyet Müddeiumumilerince, kararda gösterilen müddet ve fasılalarda bu şahısların bulundukları mahalde yoksa en yakın salahi- yetli mütehassısı olan hastane sıhhi heyetlerine sevk edilmeleri suretiyle te- min olunur. Bu tıbbi kontrol ve muayenede nüks arazı gösterenler hakim veya mahkeme ka- rariyle yine muhafaza ve tedavi altına alınıp aynı muamelelere tabi tutulurlar. Madde 47 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Fiili işlediği zaman şuurunun veya harekatının serbestisini ehemmiyetli de- recede azaltacak surette akli malüliyete müptela olan kimseye verilecek ceza aşağıda yazılı şekilde indirilir: 1. İdam cezası yerine 15 seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis; 2. Müebbet ağır hapis yerine 10 seneden 15 seneye kadar ağır hapis; 3. Amme hizmetlerinden müebbet memnuiyet yerine muvakkatı memnuiyet; cezala- rı hükmolunur. Diğer cezalar üçte birden yarıya kadar indirilir. Madde 48 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Suçu işlediği esnada arızi bir sebepten dolayı 46 ve 47 nci maddelerde mün- deriç akli malüliyet halinde bulunan kimseler hakkında o maddelerdeki ahkam tatbik olunur. İhtiyari sarhoşlukla ve ihtiyarı ile kullanılan uyuşturucu madde tesiriyle işlenen fiiller bu madde hükmünden hariçtir. Madda 49 - 1 - Kanunun bir hükmünü veya salahiyettar bir merciden verilip infazı vazifeten zaruri olan bir emri icra suretiyle, 2 - Gerek kendisinin gerek başkasının nefsine veya ırzına vukubulan haksız bir taarruzu filihal defi zaruretinin bais olduğu mecburiyetle, 3 - Gerek nefsini ve gerek başkasını vukuuna bilerek mahal vermediği ve başka türlü tahaffüz imkanıda olmadığı ağır ve muhakkak bir tehlikeden muhafa- za etmek zaruretinin bais olduğu mecburiyetle, işlenilen fiillerden dolayı fai- le ceza verilemez. Bir numaralı bentte gösterilen halde merciinden sadır olan emir hilafı ka- nun olduğu takdirde neticesinden hasıl olan cürme müterettip ceza emri veren amire hükmolunur. Madde 50 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) 49 uncu maddede yazılı fillerden birini icra ederken kanunun veya salahi- yettar makamın veya zaruretin tayin ettiği hududu tecavüz edenler cürüm ölüm cezasını müstelzim ise sekiz seneden aşağı olmamak üzere hapis ve müebbed ağır hapis cezasını müstelzim olduğu takdirde altı seneden on beş seneye kadar ha- pis cezasile cezalandırılır. Sair hallerde asıl suça müretteb ceza altıda bi- rinden eksik ve yarısından ziyade olmamak üzere indirilir ve ağır hapis hapse tahvil olunur ve amme hizmetlerinden müebbed memnuiyet cezası yerine muvakkat memnuiyet cezası verilir. Madde 51 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Bir kimse haksız bir tahrikin husule getirdiği gazap veya şedit bir elemin tesiri altında bir suç işler ve bu suç ölüm cezasını müstelzim bulunursa müeb- bet ağır hapis cezasına ve müebbet ağır hapis cezasını müstelzim bulunursa yirmi dört sene ağır hapis cezasına mahküm olur. Sair hallerde işlenen suçun cezası- nın dörtte biri indirilir. Tahrik ağır ve şiddetli olursa ölüm cezası yerine yirmi dört sene ve müeb- bet ağır hapis cezası yerine on beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis ce- zası verilir. Sair cezaların yarısından üçte ikisine kadarı indirilir. Madde 52 - Bir kimse bir hata veya sair bir arıza yüzünden cürmü kast etti- ği şahıstan başka bir şahsın zararına işlemiş olursa cürümden zarar gören kim- senin sıfatından neşet eden ve cezayı şiddetlendiren esbap faile tahmil olun- maz. Belki cürüm kast olunan şahsa karşı işlenmiş gibi telakki olunarak fail, cürmün tazammun edebileceği esbabı muhaffefeden istifade eder. Madde 53 - Fiili işlediği zamanda on bir yaşını bitirmemiş olanlar hakkın- da takibat yapılamaz ve ceza verilemez. Ancak fiil kanunen bir seneden ziyade hapis cezasını veya daha ağır cezayı müstelzim bir cürüm olduğu takdirde müdeiumuminin talebi üzerine mahkeme reisi çocuğun, istirdadı kabil tedabirden olmak ve on sekiz yaşını geçmiyecek müddet- le mukayyet bulunmak üzere terbiye ve ıslah için devlet idare veya murakabesin- de bulunan bir müesseseye konmasını veyahut-takayyüt ve nezaretinde teseyyüp ve ihmal ile bir cürüm işlemesine meydan verirlerse kendilerinden iki yüz liraya kadar cezayı nakdi alnacağı ihtariyle-ana baba veya vasiye teslimini emreder. Madde 54 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Fiili işlediği zaman on bir yaşını bitirmiş olup da on beş yaşını doldurma- mış olanlar, farik ve mümeyyiz olmadıkları surette haklarında hiçbir ceza ter- tip olunamaz. Ancak işlenilen fiil bir seneden fazla hapis veya daha ağır bir cezayı müstelzim cürümlerden ise bundan evvelki madde ahkamı tatbik olunur. (Değişik: 21/1/1983 - 2787/4 md.) Eğer çocuk işlediği fiilin bir suç oldu- ğunu fark ve temyiz ile hareket etmiş ise suçunun cezası aşağıda yazılı şekil- lerde indirilir: 1. Ölüm cezası yerine onbeş yıldan, müebbet ağır hapis cezası yerine on yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezası verilir. 2. Diğer cezalar yarıya indirilir. Ağır hapis cezaları hapse çevrilir. An- cak, bu bendin tatbiki suretiyle hükmolunacak cezalar her fiil için yedi yıldan fazla olamaz. Amme hizmetlerinden memnuiyet ve emniyeti umumiye nezareti altına alınmak cezaları tatbik olunmaz. Şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalar, para cezasından çevrilmiş olsa dahi eğer suçlu cezanın çektirilmesine başlandığı zaman on sekiz yaşını bitirmemiş ise ceza bir ıslahhanede çektirilir. Bu mahkümiyetler tekerrüre esas olamaz. Madde 55 - (Değişik:9/7/1953 - 6123/1 md.) Fiili işlediği zaman on beş yaşını bitirmiş olup da on sekiz yaşını bitir- memiş olanlar hakkında aşağıda yazılı şekillerde ceza tayin olunur: 1. İdam cezası yerine yirmi seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası; 2. Müebbet ağır hapis yerine on beş seneden yirmi seneye kadar ağır hapis cezası verilir. 3. (Değişik: 21/1/1983 - 2787/5 md.) Diğer cezaların üçte bire kadarı indi- rilir. Ancak, bu bendin tatbiki suretiyle hükmolunacak cezalar her fiil için ondört yıldan fazla olamaz. 4. Amme hizmetlerinden memnuiyet ve emniyeti umumiye nezareti altına alın- mak cezaları tatbik edilmez. Cezanın çektirilmesine başlandığı zaman on sekiz yaşını bitirmemiş olanlar hakkında hürriyeti bağlayıcı cezalar para cezasından çevrilmiş olsa dahi, onla- ra mahsus ceza evlerinde veya büyüklere mahsus ceza evlerinin hususi kısımla- rında çektirilir. Bunlar on sekiz yaşını geçtikleri zaman eğer mahküm oldukları ceza müdeti üç seneden ve geri kalan müddeti iki seneden fazla ise büyük mah- kümların bulundukları ceza evlerine naklolunurlar. Ancak bunlardan, geçirdikle- ri müddet içindeki hal ve durumlarına göre münasip görülenler hususi ceza evin- de veya büyüklere mahsus ceza evlerinin hususi kısımlarında alıkonulabilirler. Hükmün infazına başlandığı tarihte on sekiz yaşını bitirmiş ve mahküm ol- dukları ceza müddeti üç seneden az bulunmuş olup da geçmişteki hallerine naza- ran hususi ceza evinde veya büyüklere mahsus ceza evlerinin hususi kısımların- da bulundurulmaları daha uygun görülenlerin cezaları bu evlerde çektirilir. Madde 56 - (Mülga: 6/7/1960 - 15/2 md.) (1) Madde 57 - Fiili işlediği zaman henüz on beş yaşını bitirmeyen sağır-dil- sizler hakkında takibat yapılmaz. Bunlar hakkında yirmi dört yaşına kadar kal- mak üzere 53 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü tatbik olunabilir. Madde 58 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Fiili işlediği zaman on beş yaşını bitirmiş olup da yaptığı işin neticesini fark ve temyiz ile hareket ettiği anlaşılmıyan sağır, dilsizlere ceza verilmez. Ancak fiil cürüm olduğu ve bir seneden fazla hapis cezasını veya daha ağır bir cezayı müstelzim bulunduğu takdirde yirmi dört yaşını henüz ikmal etmiyen ----------------------- (1) Hernekadar Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 8/10/1962 tarihli ve E. 1962/43, K. 1962/40 sayılı kararı ile 58. maddenin son fıkrası hükmü ile yapılan atıf sebebiyle 56. maddenin cezalarda yapılacak indirimler yönünden yürür- lükte bulunduğu kabul edilmiş ise de 21/1/1983 tarih ve 2787 sayılı kanunla 58. maddede yapılan değişiklik sonucunda sözü edilen atıf metinden çıkarıl- mış ve 56. maddeye paralel yeni bir hükümle sağır ve dilsizlere uygulanacak cezalar doğrudan doğruya 58. madde içerisinde düzenlenmiştir. Böylece Ceza Genel Kurulu Kararının 22/1/1982 tarihinden itibaren uygulama yeri kalmamış ve 56. madde tamamiyle yürürlükten kalkmıştır. sağır - dilsiz hakkında yirmi dört yaşına kadar kalmak üzere 53 üncü maddenin ikinci fıkrası hükümleri tatbik edilebilir. Eğer fail yirmi dört yaşını bitirmiş ise mahkeme, hakkında 46 ncı maddede gösterildiği surette muamele yapılmak üzere kendisinin salahiyetli makama tes- limini emredebilir. Eğer sağır-dilsizin suçu işlemekte fark ve temyiz ile hareket ettiği anla- şılır ve işlediği zaman on sekiz yaşını bitirmemiş bulunursa birinci fıkrası müstesna olmak üzere 54 üncü madde hükümleri tatbik olunur. (Değişik: 21/1/1983 - 2787/6 md.) Sağır-dilsiz onsekiz yaşını bitirip de yirmibir yaşını bitirmemiş ise 55 inci madde hükümleri tatbik olunur. (Ek: 21/1/1983 - 2787/6 md.) Sağır-dilsiz yirmibir yaşını bitirmiş ise, ölüm cezası yerine otuz yıl, müebbet ağır hapis cezası yerine yirmidört yıl ağır hapis cezası hükmolunur. Sair hallerde cezanın altıda biri indirilir. Madde 59 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Kanuni tahfif sebeplerinden ayrı olarak mahkemece her ne zaman fail lehine cezayı hafifletecek takdiri sebepler kabul edilirse idam cezası yerine müebbet ağır hapis ve müebbet ağır hapis yerine 30 sene ağır hapis cezası hükmolunur. Diğer cezalar altıda birden fazla olmamak üzere indirilir. Madde 60 - Başkalarının nüfuz ve idare ve nezareti altında bulunanların iş- ledikleri kabahatlerde eğer fiil, nüfuzlarının cari olduğu daire dahilinde ria- yet ettirmekle nizamen mükellef oldukları ahkama karşı işlenmiş kabahatlerden olduğu ve bunların kendi dikkat ve basiretleriyle meni mümkün bulunduğu takdir- de ceza failden maada nüfus ve idare ve nezareti haiz olan metbular hakkında dahi tatbik olunur. Eğer kabahat fail üzerinde nüfuz ve idare ve nezareti olanların emriyle, bunların kanunen riayet ettirmeğe mecbur oldukları ahkam ihlal edilerek, yapıl- mış olursa ceza emri veren metbudan maada salahiiyettar merciin bir emri mahsu- sunu veya bir ihtarını ısga etmiyerek kabahati irtikap eden tabi hakkındada tatbik olunur. BEŞİNCİ BAP Cürme teşebbüs Madde 61 - (Değişik: 3/2/1937 - 3112/1 md.) Bir kimse işlemeği kasdeylediği bir cürmü vesaiti mahsusa ile icraya başla- yıp da ihtiyarında olmıyan esbabı maniadan dolayı o cürmün husulüne muktazi fiilleri ikmal edememiş ise kanunda yazılı olmıyan yerlerde fiil, ölüm cezasını müstelzim olduğu takdirde müteşebbis hakkında on beş seneden 20 seneye ve müeb- bet ağır hapis cezasını müstelzim olduğu takdirde on seneden on beş seneye ka- dar ağır hapis cezası hükmolunur. Sair hallerde o cürüm için kanunen muayyen olan ceza, yarısından üçte ikisine kadar indirilir. Müteşebbis, cürmün ef'ali icrayesinden ihtiyariyle vazgeçtiği, fakat tamam olan kısım esasen bir suç teşkil ettiği halde ancak o kısma mahsus ceza ile ce- zalandırılır. Madde 62 - (Değişik: 3/2/1937 - 3112/1 md.) Bir kimse işlemeği kasdettiği cürmün icrasına taallük eden bütün fiilleri bitirmiş, fakat ihtiyarında olmıyan bir sebepten dolayı o cürüm meydana gelme- miş ise kanunda yazılı olmıyan yerlerde fiil ölüm cezasını müstelzim olduğu takdirde müteşebbis hakkında yirmi seneden aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapis ve müebbet ağır hapis cezasını müstelzim olduğu takdirde on beş seneden yirmi se- neye kadar ağır hapis cezası hükmolunur. Sair hallerde o cürüm için kanunen mu- ayyen olan ceza altıda birinden üçte birine kadar indirilir. Madde 63 - (Mülga: 3/2/1937 - 3112/3 md.) |
ALTINCI BAP Cürüm ve kabahatte iştirak Madde 64 - (Değişik: 3/2/1937 - 3112/1 md.) Bir kaç kişi bir cürüm veya kabahatın icrasına iştirak ettikleri takdirde fiili irtikap edenlerden veya doğrudan doğruya beraber işlemiş olanlardan her biri o fiile mahsus ceza ile cezalandırılır. Başkalarını cürüm ve kabahat işlemeğe azmettirenlere dahi aynı ceza hükmo- lunur. Ancak fiili icra edenin onu işlemekte şahsi bir menfaati olduğu sabit olursa azmettiren şahsın cezası, ölüm yerine yirmi dört sene ve müebbet ağır hapis yerine yirmi sene ağır hapistir. Sair cezaların altıda biri indirilir. Madde 65 - (Değişik: 2/6/1941 - 4055/1 md.) I - Suç işlemeğe teşvik veya suçu irtikap kararını takviye ederek yahut fiil işlendikten sonra muzaheret ve muavenette bulunacağını vadeyleyerek, II - Suçun ne suretle işleneceğine mütaallik talimat vererek yahut fiilin işlenmesine yarıyacak iş veya vasıtaları tedarik ederek, III - (Değişik: 21/1/1983 - 2787/7 md.) Suç işlenmeden evvel veya işlendi- ği sırada müzaharet ve muavenetle icrasını kolaylaştırarak suça iştirak eden şahıs, işlenmiş fiile mahsus olan ceza ölüm cezası ise yirmi yıldan, müebbet ağır cezası ise onaltı yıldan aşağı olmamak üzere ağır hapis cazası ile ceza- landırılır. Sair hallerde kanunen muayyen olan cezanın yarısı indirilir. Bu maddede yazılı fiillerden birini işleyen kimsenin iştiraki inzimam et- meksizin fiilin irtikabı mümkün olamıyacağı sabit olan hallerde o kimse yukarı- da gösterilen tenzilattan istifada edemez. Madde 66 - Bir cürüm veya kabahati beraber işleyenlerden veya icrasını ko- laylaştırmağa yardım edenlerden biri hakkında teşdidi cezayı mucip olan şahsa merbut daimi veya arızi ahval ve evsaf, cürüm veya kabahate iştirak eyledikle- ri zamanda ona vakıf olan faillere dahi sirayet eder. Ancak haklarında teret- tüp eden cezanın altıda biri indirilebilir ve idam ile müebbet ağır hapis ce- zasına bedel yirmi seneden yirmi dört seneye kadar ağır hapis cezası hükmolu- nur. Madde 67 - Fiilin cezasını teşdit eden maddi esbabı dahi cürüm veya kaba- hatin vasfını tebdil edecek şekilde olsabile fiil işlendiği zamanda ona vakıf olan şeriklere saridir. YEDİNCİ BAP Suç ve cezaların içtimaı Madde 68 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Bir kimse mütaaddit suçlardan dolayı Hüküm veya Ceza Kararnamesiyle mahküm edilirse cezalar bu bap hükümlerine göre içtima ettirilir. KANUNLAR, ŞUBAT 1991 (Ek - 7) Madde 69 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Bir Hüküm veya Ceza Kararnamesinden sonra aynı kimsenin bu mahkümiyetten önce veya sonra işlediği bir suçtan dolayı mahküm edilmesi halinde cezaların içtimaı hükümleri tatbik olunur. Madde 70 - (Değişik: 21/11/1990 - 3679/3 md.) Birden çok müebbet ağır hapse mahkümiyet halinde, altı aydan az ve üç yıl- dan fazla olmamak üzere hükmedilecek miktarı geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle, müebbet ağır hapis cezası infaz olunur. Madde 71 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Aynı neviden şahsi hürriyeti bağlıyan muvakkat cezalara mahkümiyet halinde bu cezaların mecmuu tatbik olunur. 24 seneden aşağı olmamak üzere en az iki ağır hapis cezasına mahkümiyet ha- linde müebbet ağır hapis cezası tatbik olunur. Madde 72 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Aynı neviden para cezalarına mahkümiyet halinde bu cezaların mecmuu tatbik olunur. Madde 73 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Cezalardan biri müebbet ağır hapis ve diğeri şahsi hürriyeti bağlayıcı mu- vakkat bir ceza ise, ilave edilecek cezanın nevi ve miktarına göre on günden az ve üç seneden fazla olmamak üzere geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet ağır hapis cezası tatbik olunur. Madde 74 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Başka neviden hürriyeti bağlayıcı muvakkat cezalara mahkümiyet halinde bu cezaların hepsi ayrı ayrı tamamen tatbik olunur. İnfazda ağır hapis, hapis, hafif hapis ve sürgün sırası takip edilir. (1) Madde 75 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Başka neviden para cezalarına mahkümiyet halinde bu cezaların hepsi ayrı ayrı tamamen tatbik olunur. Para cezaları sair cezalarla birleştiği takdirde de hepsi ayrı ayrı ve ta- mamen tatbik olunur. Madde 76 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Fer'i cezalar ve mahkümiyetin bütün diğer cezai neticeleri her ceza hakkın- da ayrı ayrı tayin ve tatbik olunur. Madde 77 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) 1) Aynı neviden şahsi hürriyeti bağlayıcı muvakkat cezaların birleştirilme- si halinde tatbik edilecek ceza ağır hapiste 36, hapiste 25, sürgünde 15, hafif hapiste 10 seneyi geçemez. 2) Başka neviden şahsi hürriyeti bağlayıcı muvakkat cezaların mecmuu otuz seneyi geçemez. Bu haddi aşan ceza miktarı sırası ile sürgün, hafif hapis, ha- pis ve ağır hapisten tenzil edilir. 3) Ağır para cezası ile hafif para cezası birleştiği takdirde çevrilecek cezanın nev'i hapistir. --------------------- (1) Sürgün cezası, 13/7/1965 tarihli ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunun geçici 2. maddesiyle kaldırılmıştır. 4) Birleştirilen para cezalarının şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezaya çev- rilmesi halinde bu ceza müddeti beş seneyi geçemez. 5) (Değişik: 21/11/1990 - 3679/4 md.) İçtima neticesinde uygulanacak süre- li fer'i cezalar, kamu hizmetlerinden yasaklanma cezasında on, muayyen bir mes- lek ve sanatın icrasının tatilinde dört yılı geçemez. 6) Yukarıki fıkralarda yazılı yukarı hadlere baliğ olan cezalara kati su- rette mahkÜmiyetten sonra işlenen suçlardan dolayı verilecek cezalar aynen tat- bik olunur. Madde 78 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Bir kimse bir suçu işlemek veya vuku bulmuş bir suçu gizlemek için diğer bir suç işlediği veyahut o suç vesilesile kanunda suç teşkil eden diğer bir fiil daha irtikab eylediği takdirde mezkür fiiller kanunen o suçu tertib eden anasırdan veya suçun esbabı müşeddedesinden sayılmazsa o kimse hakkında evvel- ki maddelerin müştemil olduğu hükümlere göre ceza tertib olunur. Madde 79 - İşlediği bir fiil ile kanunun muhtelif ahkamını ihlal eden kim- se o ahkamdan en şedit cezayı tazammun eden maddeye göre cezalandırılır. Madde 80 - (Değişik: 2/6/1941 - 4055/1 md.) Bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünün bir kaç defa ihlal edilmesi, muhtelif zamanlarda vakı olsa bile bir suç sayı- lır. Fakat bundan dolayı terettüp edecek ceza altıda birden yarıya kadar artı- rılır. |
SEKİZİNCİ BAP Cürümde tekerrür Madde 81 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Bir kimse beş seneden ziyade müdetdle bir mahkÜmiyete uğradıktan sonra ceza- sını çektiği veya ceza düştüğü tarihten itibaren on sene ve diğer cezalarda beş sene içinde başka bir suç daha işlerse yeni suça verilecek ceza altıda bire ka- dar artırılır. Yeni suç evvelki mahkÜmiyete sebep olan suç cinsinden ise hükmedilecek ceza altıda birden üçte bire kadar artırılır. İkinci suç için tayin edilecek cezaya tekerrürden dolayı zammı lazımgelen miktar, hiç bir suretle evvelki suç için hükmedilmiş olan cezaların en ağırın- dan ziyade olarak tayin olunamaz. Evvelki veya sonraki suçlardan biri para cezası veya sürgün ve diğeri baş- ka bir ceza olduğu takdirde tekerrürden dolayı yapılacak zam miktarının tayi- ninde 19 uncu veya 40 ıncı maddelerde yazılı nisbet kaideleri tatbik olunur. Madde 82 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Müebbed ağır hapis cezasına mahküm olan kimse diğer bir veya bir kaç cürüm işlediği takdirde mahkümun geceli gündüzlü bir hücrede yalnız bırakılması müd- deti eğer sonraki cürmü veya cürümleri muvakkat ağır hapis cezasını müstelzim ise bu cezanın veya bu cezalar mecmuunun sekizde birine, hapis cezasını müstel- zim ise onda birine müsavi bir müddet uzatılır. Ancak ilave edilecek hücre müdeti ağır hapislerde üç seneden, hapiste iki seneden fazla olamaz. (Değişik: 21/11/1990 - 3679/5 md.) Sonraki cürümden dolayı da mahküma müeb- bet ağır hapis cezası tayin olunmuşsa ilave edilecek hücre müddeti altı aydan az, üç yıldan fazla olamaz. KANUNLAR, ŞUBAT 1991 (Ek- 7) Madde 83 - (Mülga: 11/6/1936 - 3038/2 md.) Madde 84 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Tekerrür halinde hükmedilecek ağır para cezasının 19 uncu maddeye göre hap- se çevrilmesi halinde hapis müddeti beş seneyi geçemez. Madde 85 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) İşlediği suçlardan dolayı her defasında üç aydan fazla olmak üzere iki defa veya daha fazla şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalarla mahküm olan kimse 81 inci maddede yazılı müddetler içinde, yine şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezanın ve- rilmesini icab ettiren aynı cinsten bir suç işler ve göreceği cezanın müddeti otuz aydan aşağı olursa mezkür ceza müddeti yarı ve sair hallerde ağır hapis ve hapiste otuz seneyi geçmemek üzere üçte biri nisbetinde artırılır. Madde 86 - Aynı maddei kanuniyeye tetabuk eden veya kanunun bir faslında münderiç bulunan cürümlerden başka: 1 - Devletin emniyeti aleyhine işlenilen cürümler, 2 - Resmi memurlar tarafından memuriyetlerine ait vazifelerin ihlali veya memuriyetin suistimali suretiyle işlenilen cürümler, 3 - Siyasi veya dini hürriyetlere müteallik cürümlerle dini memurların va- zifeleri esnasında yaptıkları suistimalat, 4 - İcra ettikleri vazifeden dolayı hükkam ile memurlar ve devlet idaresi ve ammenin nizamı alayhine irtikap olunan cürümler, 5 - Cürüm tasnii ve iftira ve yalan şehadet ve yalan yere yemin ve avkat- larla dava vekillerinin vazifelerini suiistimal cürümleri, 6 - Ammenin selameti aleyhinde işlenilen cürümler, 7 - Sekizinci bapta münderiç cürümler, 8 - Şahıslar aleyhindeki cürümlere mahsus babın birinci ve ikinci fasılla- rında münderiç cürümler, 9 - Hırsızlık, yağma ve garet ve ifşayı sır tehdidiyle temini menfaat ve dolandırıcılık ve emniyeti suiistimal ve eşyayı cürmiyeyi satın almak ve sakla- mak ve hileli iflas maddelerinde ve üçüncü babın dokuzuncu faslının son madde- siyle onuncu faslının 276 ncı maddesinde ve on birinci faslında ve altıncı babın birinci faslının ilk beş maddesinde ve beşinci faslında ve yedinci babın üçüncü faslının ilk beş maddesiyle son maddesinde muharrer bilcümle cürümler, Bir cinsten addolunur. Madde 87 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Geçen maddelerin tatbikatında: 1) Kabahat fiilinden dolayı sadır olan hükümler bir cürüm vukuunda ve cürme mütaallik hükümler kabahat vukuunda; 2) Tedbirsizlik ve dikkatsizlik ve meslek va sanatın icrası hususunda tec- rübesizlik ve emirlerle nizamlara riayetsizlik neticesi olarak işlenen cürümler diğer cürümler mukabilinde ve sair cürümler bunlar mukabilinde; 3) Sırf askeri cürümler hakkında sadır olan hükümler; 4) Bu kanunun 6 ncı babının birinci faslındaki 316,317,318,319,320,324 ve 331 inci maddeleriyle ikinci faslındaki 332 ve 333 üncü ve 7 nci babın 3 üncü faslındaki 403 ve 404 üncü maddelerde yazılı hususlardan dolayı verilen hüküm- ler müstesna olmak üzere yabancı memleket mahkemelerinden verilen hükümler; tekerrüre esas olamaz. Madde 88 - Tekerrür hükümlerinin tatbikında diğer bir cezadan kalbolunmuş olan ceza asıl ceza addolunur. MÜSTAKİL FASIL Cezaların tecili Madde 89 - (Mülga: 13/7/1965 - 647/Geç. Md. 4) (1) Madde 90 - On sekiz yaşını doldurmamış çocuklar ile yetmişine varmış ihti- yarların mahküm oldukları hapis cezası bir seneden fazla olmadığı halde dahi evvelki madde hükmü tatbik olunur. Madde 91 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) Seksen dokuzuncu madde hükmü, mahkeme kararında hilafı tasrih edilmedikçe fer'i cezalar hakkında da tatbik olunur. Madde 92 - Tazminat kabilinden olan cezayı nakdi ve zabt ve müsaderesi ka- nunen mecburi olan eşya ile muhakeme masrafları tecil olunmaz. Madde 93 - Cezaların tecili kararının infazı hukuku şahsiyenin mahküm tara- fından rızasiyle ifasına veya teminine talik olunabilir. Madde 94 - (Değişik: 3/2/1937 - 3112/1 md.) Cezası tecil edilen mahküm hazır ise mahkemenin reisi cezanın tecil edildi- ğini tefhim ettikten sonra yeniden bir suç işlediği takdirde 95 inci madde hük- mü dairesinde tecil olunan ceza çektirilmekle beraber sonraki cürüm cezasının dahi şartlarına muvafık olduğu takdirde, tekerrürden dolayı artırılacağını ken- disine ihtar eder. Madde 95 - (Değişik: 2/6/1941 - 4055/1 md.) I - Kabahat ile mahküm olan kimse hüküm tarihinden itibaren bir sene için- de bir cürümden veya evvelki hükmün verildiği mahaldeki Asliye mahkemesinin ka- zası dairesinde diğer bir kabahatten dolayı aynı cinsten veya daha ağır bir ce- zaya, II - Cürüm ile mahküm olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer hir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahküm olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkümiyeti esasen vakı olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur. DOKUZUNCU BAP Dava ve cezanın sukutu Madde 96 - Maznunun vefatı hukuku amme davasını ortadan kaldırır. Mahkümun vefatı ceza mahkümiyetini ve hatta henüz icra edilmemiş olan ağır ve hafif cezayı nakdi hükümlerini bütün neticeleriyle beraber ortadan kaldırır. Ancak eşya zabt ve müsaderesi ve muhakeme masrafları için sadır olup mahkümun vefatından evvel katiyet kesbeden hükümler tenfiz olunur. Madde 97 - Umumi af, hukuku amme davasını ve hükmolunan cezaları bütün ne- ticeleri ile birlikte ortadan kaldırır. Madde 98 - Hususi af, havi olduğu sarahate göre cezayı ortadan kaldırır ve- ya azaltır veya değiştirir ve daha ağır bir cezadan mübeddel olan cezaya kanu- nen ilave edilmemiş bulunmak şartiyle mahkümun kanuni mahcuriyetini de ref eder. Ancak kanun veya kararnamesinde hilafı yazılı olmadıkça feri ve mütemmim cezalara tesir etmez. Hususi affı tazammun eden kanun veya kararnamede sarahat bulunan ahval müstesnadır. --------------------- (1) Bu maddede hükme bağlanmış bulunan cezaların teciline ilişkin hususlar, 13/7/1965 tarihli ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunun 6. maddesinde yeniden düzenlenmiştir. Madde 99 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Takibat yapılabilmesi dava veya şikayete bağlı suçlarda suçtan zarar gören kimsenin vazgeçmesi hukuku amme davasını düşürür. Ancak kanunda hilafı yazılı olmadıkça cezanın infazına mani olmaz. Maznunlardan biri hakkındaki dava veya şikayetten vazgeçme diğerlerine de sirayet eder. Kanunda yazılı haller müstesna olmak üzere, vazgeçme onu kabul etmiyen maz- nuna tesir etmez. Madde 100 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Umumi ve hususi aflar ve suçtan zarar görenin davadan veya şikayetten vaz- geçmesi ne zaptolunan eşyanın ne de malsandığına tediye olunan ağır ve hafif para cezalarının istirdadını icab etmez. Madde 101 - Müebbet vaya on seneden fazla muvakkat ağır hapis cezaları hu- susi af ile azaltıldığı veya ortadan kaldırıldığı surette buna dair olan kanun veya kararnamede buna muhalif sarahat olmadıkça manküm üç sene müddetle emniye- ti umumiye nezreti altına alınır. Madde 102 - (Değişik: 29/6/1938 - 3531/1 md.) Kanunda başka türlü yazılmış olan ahvalin maadasında hukuku amme davası: 1 - Ölüm ve müebbed ağır hapis cezalarını müstelzim cürümlerde yirmi sene, 2 - Yirmi seneden aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapis cezasını müstel- zim cürümlerde on beş sene, 3 - Beş seneden ziyade ve yirmi seneden az ağır hapis veya beş seneden zi- yade hapis yahud hidematı ammeden müebbeden mahrumiyet cezalarından birini müs- telzim cürümlerde on sene, 4 - Beş seneden ziyade olmamak üzere ağır hapis veya hapis yahud sürgün ve- ya hidematı ammeden muvakkaten mahrumiyet cezalarını ve ağır para cezasını müs- telzim cürümlerde beş sene, 5 - Bir aydan ziyade hafif hapis veya otuz liradan ziyade hafif para ceza- sını müstelzim fiillerde iki sene, 6 - Bundan evvelki bendlerde beyan olunan mikdardan aşağı cezaları müstel- zim kabahatlerde altı ay geçmesile ortadan kalkar. Bu kanunun ikinci kitabının birinci babında yazılı ölüm veya müebbed yahud muvakkat ağır hapis cezalarını müstelzim cürümlerin yurd dışında işlenmesi ha- linde dava müruru zamanı yoktur. Madde 103 - Müruru zamanın başlangıcı tamamiyle icra olunmuş cürüm ve ka- bahatler hakkında fiilin vukuu gününden ve teşebbüs olunan veya icra ve ikmal olunamayan cürümler hakkında son fiilin işlendiği tarihten ve mutemadi ve mü- teselsil cürümler hakkında dahi temadi ve teselsülün bittiği günden itibar olu- nur. Madde 104 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Hukuku amme davasının müruru zamanı, mahkümiyet hükmü yakalama, tevkif, celb veya ihzar müzekkereleri, adli makamlar huzurunda maznunun sorguya çekil- mesi, maznun hakkında son tahkikatın açılmasına dair olan karar veya C. müdde- iumumisi tarafından mahkemeye yazılan iddianame ile kesilir. Bu halde müruru zaman, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeğe başlar. Eğer müruru zamanı kesen muameleler müteaddid ise müruru zaman bunların en sonuncusundan itibaren tekrar işlemeğe başlar. Ancak bu sebepler müruru zaman * müdetini 102 nci maddede ayrı ayrı muayyen olan müddetlerin yarısının ilavesile baliğ olacağı müddetten fazla uzatamaz. |
Madde 105 - (Değişik: 29/6/1938 - 3531/1 md.) Kanunun bir seneden aşağı müruru zaman tayin ettiği hallerde her türlü usuli muamele müruru zamanı keser. Ancak 103 üncü maddeye göre müruru zaman işlemeğe başladığı günden itibaren bir seneden aşağı müruru zamana tabi kabahat nevinden suçlarda bir sene içinde mahkümiyet kararı verilmemiş olursa hukuku amme davası müruru zamana uğrar. Madde 106 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Bir suçtan dolayı yapılan ve müruru zamanı kesen muameleler o suçlarda her ne suretle olursa olsun iştiraki olup da aleyhlerinde takibat veya tahkikat yapılmamış olan kimseler hakkında dahi müruru zamanı keser. Madde 107 - Hukuku amme davasının ikamesi mezuniyet veya karar alınmasına yahut diğer bir mercide halli lazım gelen bir meselenin neticesine bağlı bulun- duğu takdirde mezuniyet ve kararın alınmasına yahut meselenin halline kadar müruru zaman durur. Madde 108 - Takibi ancak şahsi dava ikamesine bağlı olan fiil hakkında sala- hiyettar kimse altı ay zarfında dava etmediği takdirde takibat yapılamaz. Müruru zaman haddini geçmemek şartiyle bu müdet davaya hakkı olan kimsenin fiilden ve failin kim olduğundan haberdar bulunduğu günden başlar. Davaya hakkı olan bir kaç kimseden birisi altı aylık müddeti geçirirse bun- dan dolayı diğerlerinin hukuku sakıt olmaz. Madde 109 - Aynı fiilden dolayı her ne suretle olursa olsun tekrar muhakeme- si görülmek lazımgelen mahkümünaleyhin ahiren vakı olan mahkümiyeti evvelki mahkümiyetinden daha hafif bir cezayı mutazammın ise müruru zaman müddeti sonra- ki hüküm ile tertip olunacak cezaya göre hesap olunur. Madde 110 - Hukuku amme davasının düşmesi emval istirdadı ve uğranılan zara- rın tazmini için ikame olunan hakkı şahsi davasına halel vermez. Madde 111 - Hukuku amme davasının düşmesi cürümden zarar gören şahsın dava- dan vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada davacı hukuku şahsi- yesini ayrıca muhafaza eylememiş ise artık hukuk mahkemesinde dahi dava edemez. Madde 112 - Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki müddetlerin müruriyle orta- dan kalkar: 1 - İdam ve müebbet ağır hapis cezaları otuz sene, 2 - Yirmi sene ve daha fazla müddetle ağır hapis cezası yirmi dört sene, 3 - Beş seneden ziyade ağır hapis veyahut hapis veya müebbet sürgün cezası yirmi sene, 4 - Beş seneye kadar ağır hapis veyahut hapis veya muvakkat sürgün veya muvakkaten hidematı ammeden memnuiyet cezalariyle ağır cezayı nakdi hükümleri on sene, 5 - Bir aydan ziyade hafif hapis veyahut bir meslek ve sanatın tatili icrası yahut otuz liradan ziyade hafif cezayı nakdi hükümleri dört sene, 6 - Bundan evvelki bentte beyan olunan miktardan aşağı ceza hükümleri on sekiz ay geçmesiyle ortadan kalkar. KANUNLAR, ŞUBAT 1989 (EK - 3) Nevileri başka başka cezaları havi hükümler, en ağır ceza için konulan müd- detin geçmesiyle ortadan kalkar. Cezanın müruru zaman ile ortadan kalkmasından sonra Emniyeti Umumiye Neza- reti altında bulunmak cezasının da hükmü kalmaz. Madde 113 - (Değişik: 11/6/1936-3038/1 md.) Hükümlerde müruru zaman hükmün kat'ileştiği veya infazın her hangi bir su- retle inkıtaa uğradığı günden itibaren işlemeğe başlar. Madde 114 - (Değişik: 11/6/1936-3038/1 md.) İlamın infazına müteallik mahküma salahiyetli merci tarafından kanun daire- sinde tebliğ olunan her türlü muamele müruru zamanı keser. Bundan başka şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalarda ilamın infazı için mahkümun yakalanması dahi müru- ru zamanı keser. Bir suçtan dolayı mahküm olan kimse müruru zaman cereyan ettiği sırada mah- küm olduğu suç cinsinden diğer bir suç daha işlediği takdirde müruru zaman yine kesilmiş olur. Madde 115 - (Değişik: 11/6/1936-3038/1 md.) Amme hizmetlerinden muvakkat memnuiyet yahut diğer bir ıskatı ehliyet ceza- sı veya bir meslek ve sanatın tatili icrası sair cezalara zam ve ilave edildiği veyahut bir hüküm neticesi olduğu takdirde ıskatı ehliyet ve tatili meslek ve sanat cezaları, onlar için muayyen olan müddetin iki misline muadil bir müddet geçmedikçe sakıt olmazlar ve işbu müruru zaman aslı mücazatın sakıt olduğu ta- rihten itibaren cereyana başlar. Madde 116 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Gerek hukuku amme davasının ve gerek ceza hükümlerinin müruru zamanı 30 uncu madde mucibince hesap olunur. Madde 117 - (Değişik: 11/6/1936-3038/1 md.) Gerek dava ve gerek ceza müruru zamanı resen tatbik olunur ve bundan ne maz- nun ve ne de mahküm vazgeçemezler. Madde 118 - (Değişik: 29/6/1938-3531/1 md.) Bu kanunun ikinci kitabının birinci babında yazılı ölüm veya müebbet yahud muvakkat ağır hapis cezalarını müstelzim cürümlerin yurd dışında işlenmesi halinde ceza müruru zamanı yoktur. Madde 119 - (Değişik: 7/1/1981 - 2370/1 md.) (Değişik: 7/12/1988 - 3506/3 md.) Yalnız para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezasının yukarı haddi üç ayı aşmayan suçun faili; 1. Para cezası maktu ise bu miktarı, aşağı ve yukarı hadleri gösterilmiş ise aşağı haddini, 2. Hürriyeti bağlayıcı cezanın aşağı haddinin, her gün için 647 sayılı Ceza- ların infazı Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde belirtilen aşağı hadler üzerinden karşılayan miktarını, 3. Hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte para cezası da öngörülmüş ise, hürriyeti bağlayıcı ceza için yukarıdaki şekilde belirlenecek miktar ile para cezasının aşağı haddini, Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ- den itibaren on gün içinde merciine ödediği takdirde hakkında kamu davası açıl- maz. (Değişik : 7/12/1988 - 3506/3 md.) Suçla ilgili kanun maddesinde, yukarı haddi üç ayı aşmayan hürriyeti bağlayıcı ceza veya para cezasından yanlız birisinin uygulanmasının öngörüldüğü hallerde, yukarıdaki fıkralara göre öden- mesi gereken miktar para cezası esas alınarak belirlenir. Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebligatta, ödenecek miktar, ödeme süre- si ve belli edilen miktarın bu süre içinde ödenmesi halinde kamu davasının açılmayacağı ve ödemediği takdirde açılacak kamu davası üzerine suçu sabit görüldüğü takdirde mahkemece tayin edilecek cezanın yarı nisbetinde artırıla- rak hükmolunacağı sanığa bildirilir. Yukarıdaki fıkra uyarınca yapılan tebligata rağmen belli edilen miktarın süresinde ödenmemesi halinde kamu davası açılır ve suç sabit olduğu takdirde tayin edilecek ceza, aşağı ve yukarı haddi gösterilen hallerde yukarı haddi geçmemek üzere yarı nisbetinde artırılarak hükmolunur. Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan doğruya mahkemeye intikal etmiş olması halinde sanık sorgusundan önce hakim tarafından verilecek on günlük mehil içinde bu madde hükümlerine göre tespit edilecek miktardaki parayı yargılama giderleriyle birlikte merciine ödediği takdirde kamu davası ortadan kaldırılır.Verilen mehil içerisinde belirlenen paranın ödenmemesi halinde yuka- rıdaki fıkra hükümleri uygulanır. Yukarıdaki fıkra kapsamına giren bir suçtan ötürü doğrudan doğruya mahkeme- ye intikal eden işin ceza kararnamesiyle sonuçlandırılmış olması halinde itiraz üzerine duruşma yapılır ve bu halde de anılan fıkra hükümleri uygulanır. Bu madde gereğince kamu davasının açılmaması veya ortadan kaldırılması kişisel hakkın istenmesine, malın geri alınmasına ve zoralıma ilişkin hükümleri etkilemez. Kanun maddesinde ayrıca bir meslek veya sanatın tatili cezasının bulunması bu madde hükmünün uygulanmasına engel olmaz. Nispi para cezasını gerektiren suçlar hakkında bu madde hükmü uygulanmaz. Madde 120 - Ceza hükümlerinin sukutu hukuku şahsiye ve istirdadı emval ve tazminat ve masarifi muhakemeye müteallik hükümlere halel vermez. Ancak umumi aftan neşet eden sukut masarifi muhakemenin tahsili hakkında hazinenin mütalebe hakkını dahi iskat eder. |
ONUNCU BAP Memnu hakların iadesi Madde 121 - Müebbeden hidematı ammeden memnuiyet ve ceza mahkümiyetinden mütevellit diğer nevi ademi ehliyet cezaları memnu hakların iadesi tarikiyle izale olunabilir. Madde 122 - (Değişik : 11/6/1936 - 3038/1 md.) (Değişik birinci fıkra : 21/11/1990 - 3679/6 md.) Yukarıdaki maddede yazı- lı ceza, şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezaya bağlı olduğu halde, buna mahküm olan ve işlemiş olduğu cürümden dolayı pişmanlık duyduğunu ihsas edecek su- rette iyi hali görülen kimse, asıl cezasını çektiği veya ceza af ile ortadan kalktığı tarihten itibaren üç ve zamanaşımı ile düşmüş olduğu surette düştüğü tarihten itibaren beş yıl geçtikten sonra memnu haklarının iadesini talep edebilir. Eğer bu mahrumiyet ve ıskatı ehliyet cezaları diğer bir cezaya ilaveten tertib olunmamış ise memnu hakların iadesi ancak hüküm ilamının kat'ileştiği tarihten itibaren beş sene sonra istenebilir. KANUNLAR, ŞUBAT 1991 (Ek - 7) Madde 123 - Mükerrirler cezanın tamamen infazından veya af yahut müruru zaman ile sukutundan itibaren bundan evvelki maddede beyan olunan müddetlerin iki katı geçmedikçe memnu haklarının iadesi istidasında bulunamazlar. Madde 124 - Memnu haklar, Usulü Muhakematı Cezaiye Kanununun tayin ettiği suretlerle iade olunur. Memnu hakların iadesine alakadarın talebi üzerine usulü dairesinde karar verilmesi mahkemeye aittir. İKİNCİ KİTAP Cürümler BİRİNCİ BAP Devletin şahsiyetine karşı cürümler BİRİNCİ FASIL Devletin arsıulusal şahsiyetine karşı cürümler Madde 125 - (Değişik: 11/6/1936-3038/1 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir Devletin hakimi- yeti altına koymağa veya Devletin istiklalini tenkise veya birliğini bozmağa veya Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idare- sinden ayırmağa matuf bir fiil işliyen kimse ölüm cezasile cezalandırılır. Madde 126 - (Değişik: 11/6/1936-3038/1 md.) Devlet aleyhine silah kullanan veya Türkiye ile harp halinde bulunan bir devletin ordusunda hizmet kabul eden vatandaş müebbed ağır hapis cezasile ceza- landırılır. Yabancı devlet kuvvetlerine kumanda eden veya bunları sevk ve idare- ye müteallik bir vazife deruhde eden vatandaş hakkında ölüm cezası verilir. Harp esnasında düşman Devlet toprağında bulunup da bu devlet kanunlarının tahmil ettiği bir mecburiyeti ifa zaruretile mezkür fiili işliyen kimseye ceza verilmez. Bu bab hükümlerine göre herhangi bir sebeple Türk vatandaşlığı sıfatını kaybeden kimse dahi vatandaş hükmünde sayılır. Türkiye Devleti tarafından Devlet olarak tanınmış olmasa bile haklarında muharib muamelesi yapılan siyasi kümeler dahi Türkiye Devleti ile harp halinde bulunan Devlet gibi telakki edilir. Madde 127 - (Değişik: 11/6/1936-3038/1 md.) Yabancı Devletin Türkiye Devleti aleyhine harp açması veya hasmane hareket- lerde bulunması için yabancı ile anlaşan veya bu maksada matuf fiiller işliyen kimse on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalandırılır. Harp vuku bulursa ölüm cezası hükmolunur. Hasmane hareket vukua gelirse müebbed ağır hapis cezası verilir. Türkiye Devletini bitaraflık ilanına veya bitaraflığın muhafazasına veyahut harp ilanına mecbur kılmak veya mecbur kılmağa matuf muameleler yapmak için yabancı ile anlaşan kimse beş seneden on seneye kadar ağır hapis cezasile ceza- landırılır. Bu anlaşma matbuatla propaganda yapmak için vaki olmuş ise hükmolunacak ceza üçte bire kadar artırılır. Milli menfaatler aleyhine hareketlerde bulunmak maksadile yabancıdan velevki bilvasıta olsun kendisi veya başkaları için para veya herhangi bir menfaat veya vaid kabul eden vatandaş eğer fiil daha ağır bir cürüm teşkil etmiyorsa üç seneden onseneye kadar ağır hapis ve beş yüz liradan iki bin lira- ya kadar ağır para cezasile cezalandırılır. Aynı ceza para veren veya sair menfaat temin veya vadeden yabancı hakkında da tatbik olunur. Aşağıdaki hallerde ceza üçte birden aşağı olmamak üzere artırılır. 1 - Fiil harp esnasında işlenmiş ise, 2 - Para veya menfaat matbuat vasıtasile propaganda yapmak için verilmiş veya vadedilmiş ise. Madde 128 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Türkiye Devletini harp tehlikesine maruz kılacak şekilde Hükümetin tasvibi olmaksızın yabancı bir Devlet aleyhine asker toplıyan veya diğer hasmane hare- ketlerde bulunan kimse beş seneden on iki seneye kadar ağır hapis cezasile ceza- landırılır. Eğer harp vukua gelirse müebbed ağır hapis cezasile cezalandırılır. Hasmane hareketler, yalnız yabancı bir Hükümet ile münasebeti bozacak veya Türkiye Devletini veya Türk vatandaşlarını mukabele bilmisle maruz kılacak mahi- yette ise verilecek ceza iki seneden sekiz seneye kadar ağır hapistir. Siyasi münasebet münkati olur veya mukabele bilmisil vukua gelirse verilecek ceza üç seneden on seneye kadar ağır hapistir. Madde 129 -(Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Harp zamanında Türkiye Devleti zararına düşmanın askeri hareketlerini kolaylaştırmak veya Türkiye Devletinin askeri hareketlerine zarar vermek mak- sadile yabancı ile anlaşan veyahut bu maksadlara matuf fiiller işliyen kimse on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalandırılır. Maksadı hasıl olursa ölüm cezası verilir. Harp zamanında düşman Devlete iaşe maddeleri veya Türkiye Devletinin zararı- na kullanılabilecek sair şeyler veren kimse bunları bilvasıta vermiş olsa bile beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalandırılır. Harp zamanında düşman Devlet lehine yapılan istikrazlara ve her ne suretle olursa olsun tediyelere iştirak eden veya buna müteallik muameleleri kolaylaş- tıran kimse beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalandırılır. Harp zamanında ve ikinci fıkrada yazılı haller haricinde nerede bulunursa bulunsun düşman Devlet tebaasile veyahut düşman Devlet topraklarında oturan diğer kimseler ile bilvasıta olsa dahi, ticaret yapan yurddaş veya Türkiyede bulunan yabancı iki seneden on seneye kadar ağır hapis ve bin liradan aşağı olmamak üzere eşya değerinin beş misline müsavi ağır para cezasile cezalandırı- lır. İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri fiili hariçte işliyen yabancılar hakkında tatbik olunmaz. Madde 130 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Harp zamanında Devletin silahlı kuvvetlerinin veya ahalinin ihtiyaçları için Devlet veya diğer bir amme müessesesile veya amme hizmetlerini ifa veya amme ihtiyaçlarını temin eden bir müessese ile iş yapmak veya eşya vermek üzere iltizam ettiği taahhüdleri kısmen veya tamamen ifa etmiyen kimse üç seneden on iki se- KANUNLAR, ŞUBAT 1991 (Ek - 7) neye kadar ağır hapis cezasile beraber bin liradan aşağı olmamak üzere taahhü- dü veçhile yapacağı iş veya vereceği eşya değerinin üç misline müsavi ağır para cezasile cezalandırılır. Taahhüdün kısmen veya tamamen ifa edilmemesi taksirden ileri gelmiş ise ceza yarıya kadar indirilir. Aynı hükümler, tahhüdün ifa edilmemesine sebebiyet veren ikinci veya daha sonraki derecedeki müteahhidlerle mutavassıtlar ve müteahhidlerin mümessilleri hakkında da tatbik olunur. Harp zamanında yukarıki fıkralarda yazılı taahhüdlerin icrasında hile yapan kimseler on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile beraber iki bin li- radan aşağı olmamak üzere taahhüdü veçhile yapacağı iş veya vereceği eşya değe- rinin beş misline müsavi ağır para cezasile cezalandırılır. Madde 131 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Askeri olan veya Devletin müsellah kuvvetlerinin hizmetine tahsis edilmiş bulunan gemileri, hava vasıtalarını, nakil vasıtalarını, yolları müesseseleri, depoları ve diğer askeri tesisatı-bunlar henüz ikmal edilmemiş olsalar bile- kısmen veya tamamen velev muvakkat bir zaman için olsun tahrib eden veya kulla- nılmıyacak bir hale getiren kimse sekiz seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalandırılır. Aşağıdaki hallerde ölüm cezası verilir: 1 - Fiil, Türkiye ile harp halinde bulunan bir Devletin menfaati için iş- lenmiş olursa, 2 - Fiil Devletin harp hazırlıklarını veya harp kudret ve kabiliyetini veya askeri hareketlerini tehlikeye koymuş ise. Fiil bunları elinde bulunduran veya muhafazası veyahut nezareti ile mükellef olan kimsenin kusuru neticesi vukua gelmiş veya sadece kolaylaşmış olursa o kimse hakkında bir seneden beş seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur. Madde 132 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Devletin emniyetine veya dahili, yahut beynelmilel siyasi menfaatlerine ta- allük eden evrak veya vesikaları tamamen veya kısmen yok eden, tahrib eden veya üzerlerinde sahtelik yapan veyahut muvakkaten de olsa bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hile ile alan veya çalan kimse sekiz seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalandırılır. Gizli kalması Devletin emniyeti ve yukarıda yazılı menfaatleri icabından olan malümatı istihsal eden kimse üç seneden on seneye kadar ağır hapis cezasile cezalandırılır. Bu bab hükümlerine nazaran Devletin menfaatleri namına gizli kalması lazımgelen malümat arasında, dahili veya beynelmilel siyasi sebeplerle neşrolunmıyan Hükümet muamelelerinin ihtiva ettiği malümat da dahildir. Salahiyetli makamların neşir veya işaasını menettiği malümatı istihsal eden kimse iki seneden sekiz seneye kadar ağır hapis cezasile cezalandırılır. Yukarıki fıkralarda yazılı filler Devletin harp hazırlıklarını veya harp kudret veya kabiliyetini veya askeri hareketlerini tehlikeye koymuşsa müebbet ağır hapis cezası verilir.(1) Madde 133 - (Değişik: 29/6/1938-3531/1 md.) Devletin emniyeti veya dahili veya beynelmilel siyasi menfaatleri icabından olarak gizli kalması lazım gelen malümatı siyasi veya askeri casusluk maksadile istihsal eden kimse 15 seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalan- dırılır. ---------------------- (1) Bu fıkradaki "ölüm cezası" tabiri 21/11/1990 tarih ve 3679 sayılı Kanunun 27 nci maddesi ile "müebbet ağır hapis cezası" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. |
Aşağıdaki hallerde ölüm cezası verilir: 1- Fiil, Türkiye ile harb halinde bulunan bir devletin menfaati namına işlenmişse, 2 - Fiil, devletin harb hazırlıklarını veya harb kudret veya kabiliyetini veya askeri hareketlerini tehlikeye koymuşsa. Salahiyetli makamların neşir veya işaasını menettikleri malümatı siyasi veya askeri casusluk maksadile istihsal eden kimse 10 seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalandırılır. Yukarıki fıkrada yazılı fiil, Türkiye ile harb halinde bulunan bir devletin menfaatine işlenmişse müebbed ağır hapis cezası hükmolunur. Yukarıki iki fıkrada yazılı fiil, Devletin harb hazırlıklarını veya harb kudret veya kabiliyetini veya eskeri hareketlerini tehlikeye koymuşsa ölüm cezası verilir. Yabancı bir devletin emniyeti veya dahili veya beynelmilel siyasi menfaat- leri icabından olarak gizli kalması lazım kelen malümatı diğer bir ecnebi devlet lehine siyasi veya askeri casusluk maksadile istihsal eden kimse beş seneye kadar ağır hapis cezasile cezalandırılır. Madde 134 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) 132 ve 133 üncü maddelerde yazılı cürümlerin icrası, evrak veya vesikaları elinde bulunduran veya malümata malik olan kimsenin taksiri neticesi mümkün kı- lınmış veya sadece kolaylaştırılmış olursa bu şahıs hakkında bir seneden beş seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur. Fiil; Devletin harp hazırlıklarını veya harp kudret ve kabiliyetini yahut askeri hareketlerini tehlikeye koymuş ise üç seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezası verilir. Bu cürümlerin icrası Devletin askeri menfaati icabından olarak girilmesi menedilmiş olan yerlerin veya toprak, su veya hava mıntakalarının muhafazası ve nezaretile mükellef olan kimsenin taksiri neticesi mümkün kılınmış veya sadece kolaylaştırılmış ise aynı ceza hükmolunur. Madde 135 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Her kim : 1 - Devletin askeri menfaati icabı olarak girilmesi menedilmiş olan yerlere veya toprak, su veya hava mıntıkalarına gizlice veya igfal ile girerse, 2 - 132 nci maddenin iki, üç, dört ve beşinci fıkralarında yazılı malümatı tedarik etmiye yarıyan ve elde bulundurulması için makbul sebep gösterilemiyen vesikalarla veya diğer her hangi bir şey ile yakalanırsa, Bir seneden beş seneye kadar ağır hapis cezasile cezalandırılır. Yukarıki bendlerde yazılı fiillerden biri harp zamanında işlenirse verilecek ceza üç seneden on seneye kadar ağır hapistir. Madde 136 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) 132 nci maddenin iki, üç, dört ve beşinci fıkralarında yazılı gizli kalması lazımgelen malümatı ifşa eden kimseler beş seneden aşağı olmamak üzere ağır ha- pis cezasile cezalandırılır. Fiil harp zamanında işlenmiş veya Devletin harp hazırlıkları veya harp kud- ret ve kabiliyetini veya askeri hareketlerini tehlikeye koymuş ise ağır hapis cezası on seneden aşağı olamaz. KANUNLAR, ŞUBAT 1991 (Ek - 7) Suçlu,siyasi veya askeri casusluk maksadile hareket etmiş ise bu maddenin birinci fıkrasında yazılı halde müebbed ağır hapis ve ikinci fıkrasındaki halde ölüm cezasına mahküm edilir. Bu cezalar bu maddede yazılı olan malümatı istihsal eden kimseler hakkında da tatbik olunur. Eğer fiil suçlunun taksiri neticesi vukubulmuş ise birinci fıkrada yazılı halde altı aydan iki seneye ve ikinci fıkradaki hallerden birinin mevcudiyeti takdirinde üç seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezası verilir. Madde 137 - (Değişik : 11/6/1936 - 3038/1 md.) Salahiyetli makamların neşir ve işaasını menettikleri malümatı ifşa eden kimse üç seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalandırılır. Fiil harp zamanında işlenir veyahut Devletin harp hazırlıklarını veya harp kudret ve kabiliyetini veya askeri hareketlerini tehlikeye koyarsa verilecek ağır hapis cezası onseneden aşağı olamaz. Suçlu, siyasi veya askeri casusluk maksadile hareket etmiş ise bu maddenin birinci fıkrasında yazılı halde on beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasına mahküm edilir. İkinci fıkrada yazılı hallerde ölüm cezası verilir. Bu cezalar bu maddede yazılı olan malümatı istihsal etmiş olanlar hakkında da tatbik olunur. Eğer fiil suçlunun taksiri neticesi vuku bulmuş ise birinci fıkrada yazılı halde altı aydan iki seneye ve ikinci fıkradaki hallerden birinin mevcudiyeti takdirinde üç seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezası verilir. Madde 138 - (Değişik : 11/6/1936 - 3038/1 md.) Vazifesi veya hizmeti dolayısile öğrendiği ve Devletin emniyeti icabı ola- rak gizli kalması lazımgelen fenni keşif veya ihtiraları yahut sınai yenilikle- ri, kendisinin veya başkasının menfaatine olarak kullanan memur veya amme hizmetini ifa ile mükellef olan kimse beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis ve bin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezasile cezalandırılır. Eğer fiil Türkiye ile harp halinde bulunan bir Devletin menfaati için işlenir veya Devletin harp hazırlıklarını veya harp kudret ve kabiliyetini veya askeri hareketlerini tehlikeye koyarsa suçlu müebbet ağır hapis cezasile cezalandırılır.(1) Türkiye Devleti tarafından yabancı bir memlekette Devlet işlerini görmiye memur edilen kimse, kendisine verilen vazifeyi sadakatle ifa etmezse bu fiilden milli menfate zarar gelebildiği takdirde beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalandırılır. 129 uncu madde ile ondan sonraki maddelerde ve 153 ve 161 inci maddelerde yazılı cürümler harp için Türkiye Devletile aralarında ittifak veya iştirak olan bir Devletin zararına işlendiği takdirde dahi tatbik olunur. Bundan evvelki fıkrada yazılı cürümlerin işleneceğini haber alıp da zamanın- da Devlet memurlarına haber vermeği ihmal edenler, cürüm teşebbüs derecesinde kalsa bile, altı aydan az olmamak üzere hapsolunur. Madde 139 - (Değişik : 11/6/1936 - 3038/1 md.) Harp zamanında Devletin selameti namına neşrolunan emir ve kararlara kasden muhalif harekette bulunanlar bir seneden altı seneye kadar ağır hapse mahküm olurlar. ______________________________________ (1) Bu fıkradaki "ölüm cezası" tabiri 21/11/1990 tarih ve 3679 sayılı Kanunun 27 nci maddesi ile "müebbet ağır hapis cezası" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. Madde 140 - (Değişik: 20/9/1946-4956/1 md.; Mülga: 12/4/1991 - 3713/23 md.) Madde 141 - (Değişik: 3/12/1951-5844/1 md.; Mülga: 12/4/1991 - 3713/23 md.) Madde 142 - (Değişik: 3/12/1951-5844/1 md.; Mülga: 12/4/1991 - 3713/23 md.) Madde 143 - (Değişik: 11/6/1936-3038/1 md.) Hükümetin müsaadesi olmaksızın beynelmilel mahiyeti haiz olan veya kökü memleket dışında bulunan cemiyetleri veya müesseseleri veya bunların şubelerini memleket dahilinde tesis eden, teşkil eden, tanzim eden veya sevku idare eden kimse on beş günden altı aya kadar hapis ve beş yüz liradan iki bin liraya kadar ağır para cezasile cezalandırılır. Müsaade, sahte veya noksan beyanat ile alınmış ise faili bir seneden beş seneye kadar hapis ve bin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezaile cezalan- dırılır. Müsaade alınmaksızın teşkil edilmiş olan böyle bir cemiyete veya müesseseye veya bunların şubelerine memleket dahilinde iştirak eden kimse yüz liradan bin liraya kadar ağır para cezasile cezalandırılır. Memleket dışındaki cemiyet ve müesseselere Hükümetin müsaadesi olmaksızın iştarak eden memleket dahilinde mukim vatandaşa da aynı ceza verilir. Madde 144 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Türkiye ile harp halinde bulunan bir Devletten akademik derece veya şeref- ler, unvan veya nişanlar ve sair fahri rütbeler; mezkür derece, şeref, unvan ve nişanlara ve rütbelere aid maaş veya sair menfaatler kabul eden vatandaş bir seneye kadar hapis cezasile cezalandırılır. Madde 145 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Türk bayrağını veya Devletin diğer bir hakimiyet alametini tahkir kasdile bulunduğu yerden söküp kaldıran veya yırtan, bozan, yahut diğer her hangi bir suretle tezlil eden kimse, bir seneden 3 seneye kadar hapsolunur. (Dikkat: Devamı 471 inci sayfadadır.) KANUNLAR, MAYIS 1991 (Ek - 8) Ceza Kanununun tatbikatında Türk bayrağından maksad Devletin resmi bayrağile milli renkleri taşıyan her hangi bir bayraktır. Bayraktan başka her hangi bir şey üzerinde bulunan milli renkleri tahkir kasdile bulunduğu yerden söküp kaldıran veya yırtan, bozan yahut diğer her hangi bir suretle tezlil eden kimse hakkında da aynı ceza verilir. Bu maddede yazılı cürüm yabancı bir memlekette bir Türk tarafından işlenir- se, ceza üçte birden eksik olmamak üzere artırılır. |
İKİNCİ FASIL Devlet kuvvetleri aleyhinde cürümler Madde 146 - Türkiye Cumhuriyeti Teşkilatı Esasiye Kanununun tamamını veya bir kısmını tağyir ve tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül etmiş olan Büyük Millet Meclisini iskata veya vazifesini yapmaktan men'e cebren teşebbüs edenler, idam cezasına mahküm olur. 65 inci maddede gösterilen şekil ve suretlerle gerek yalnızca gerek bir kaç kişi ile birlikte kavli veya tahriri veya fiili fesat çıkararak veya meydan ve sokaklarda ve nasın toplandığı mahallerde nutuk irat veyahut yafta talik veya neşriyat icra ederek bu cürümleri işlemeğe teşvik edenler hakkında, yapılan fe- sat teşebbüs derecesinde kalsa dahi idam cezası hükmolunur. (Ek: 6/7/1960 - 15/1 md.) Birinci fıkrada yazılı suça ikinci fıkrada göste- rilenden gayri surette iştirak eden fer'i şerikler hakkında beş seneden onbeş seneye kadar ağır hapis ve amme hizmetlerinden müebbeden memnuiyet cezası hükmolunur. (1) Madde 147 - Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren iskat veya vazife görmekten cebren menedenlerle bunları teşvik eyliyenlere idam cezası hükmolunur. Madde 148 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Her kim bir yabancının hizmetinde veya onun lehinde çalışmak üzere Hükümetin tasvibi olmaksızın memleket dahilinde yurddaşlardan asker yazar veya bunları si- lahlandırırsa üç seneden altı seneye kadar ağır hapis cezasile cezalandırılır. Asker yazılanlar veya silahlandırılanlar arasında, hizmet halinde olan as- kerler veya henüz askeri mükellefiyete tabi bulunan kimseler varsa ceza üçte birden aşağı olmamak üzere artırılır. Madde 149 - (Değişik: 29/6/1938 - 3531/1 md.) Her kim Hükümet aleyhine halkı silah veya uyuşturucu yahud boğucu veya yakı- cı gazlar veya patlayıcı maddeler kullanmak suretile isyana veya Türkiye ahali- sini birbiri aleyhine silahlandırarak mukateleye teşvik eylerse yirmi seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalandırılır. Eğer bu teşvik neticesi olarak isyan veya kıtal zuhur etmişse buna sebebi- yet veren veya asilere kumanda eden kimseler hakkında ölüm cezası verilir. ---------------------- (1) Bu fıkra hükmünün, 6/7/1960 tarih ve 15 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenmiş olan ve Türk Ceza Kanununun 125, 133, 141, 142, 146, 149, 150 ve 163 üncü maddelerinde yazılı bulunan vatana ihanet suçlarında da uygulanacağı, yukarıda sözü edilen 15 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde hükme bağlanmıştır. KANUNLAR, ŞUBAT 1991 (Ek - 7) Bu cürümlere yalnız iştirak etmiş olanlar altı seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalandırılırlar. Birinci fıkrada yazılı silahlar ve diğer maddeler yalnız bir yere depo edil- miş olsa dahi isyan silahlı sayılır. Madde 150 - Bir fesat heyetine maksadını icra için silah, cephane, bıçak, bomba veya buna mumasil sair yıkıcı, yakıcı veya öldürücü alatı yapan veya icat eden veya nakil eden veya hazırlayan veya ecnebi memleketlerden Türkiye'ye sokan yahut gizleyen veya taşıyan kimseler muvakkaten ağır hapse konulur. Madde 151 - (Değişik: 29/6/1938 - 3531/1 md.) Bundan evvelki maddelerde yazılı cürümlerden birine muttali olan her ferd, bunu derhal Hükümete haber vermeğe mecburdur. Bu mecburiyeti makbul bir mazerete müstenid olmaksızın yapmayanlar, fesad fiile çıkarsa bir seneden ve fiile çık- mazsa altı aydan aşağı olmamak üzere hapsolunur. Fesatçıları bilerek muayyen mevkilerin gayri yerlerden sokan ve memleket içinde bir yerden diğer bir yere nakledenler muvakkat ağır hapis cezasile ceza- landırılırlar. Madde 152 - Bir kimse, devlet tarafından memuriyeti yahut devletçe makbul olacak bir sebep olmadıkça bir asker kıtasının veya donanmanın veya harp gemi- sinin veyahut bir kale veya bir müstahkem mevkiin yahut bir liman veya bir şeh- rin kumandasını alırsa veya memur olduğu askeri kumandanlığı terk etmesi için devlet tarafından vakı olan emirlere kezalik makbul sebep olmadıkça itaat etmi- yerek başında tutarsa müeebbet ağır hapis cezasına mahküm olur.(1) Madde 153 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Askerleri kanunlara karşı itaatsizliğe veya yeminlerini bozmağa veya askeri inzıbat vazifelerini veya askerlik sanatlarına dahil diğer vazifelerini ihlale teşvik eden veya kanunlara, yeminlerine, inzıbat veya sair askeri vazifelere muhalif hareketleri medhü istihsan yolunda asker önünde sözler sarfeden kimse, fiil daha ağır bir cürüm teşkil etmediği takdirde yalnız bundan dolayı bir sene- den üç seneye kadar ağır hapis cezasile cezalandırılır. Fiil alenen işlenmiş ise, verilecek ceza iki seneden beş seneye kadar ağır hapistir. Fiil, harp zamanında işlenmiş ise, ceza üçte birden eksik olmamak üzere artırılır. Fiil : 1 - Matbuat vasıtasile veya her hangi bir propaganda vasıtasile; 2 - Umumi veya umuma açık bir mahalde ve birden ziyade kimseler huzurunda; 3 - Toplanılan mahal veya içtimaa iştirak edenlerin adedi veya toplantının mevzuu ve gayesi itibarile hususi mahiyeti haiz olmıyan bir içtimada işlenmiş olursa Ceza Kanununun tatbikında aleni olarak işlenmiş sayılır. Zabıta kuvvetlerine karşı bu fiilleri işliyenler hakkında da aynı hükümler tatbik olunur. Madde 154 - (Değişik: 29/6/1938 - 3531/1 md.) Geçen maddelerde yazılı olan cürümleri işlemeğe halkı teşvik etmek üzere basılmış veya basılmamış evrak ve risaleleri fesad kasdile veya münderecatını bilerek neşretmek üzere iken ele geçirilen kimse bir seneden üç seneye kadar hapsolunur. ---------------------- (1) Bu maddedeki "ölüm cezası" tabiri 21/11/1990 tarih ve 3679 sayılı Kanunun 27 nci maddesi ile "müebbet ağır hapis cezası" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. Madde 155 - Geçen maddelerde yazılı olan ahval haricinde kanunlara karşı gelmeğe halkı teşvik ile memleketin emniyetine tehlike iras edecek surette ma- kale neşir edenler veya halkı askerlik hizmetinden soğutmak yolunda neşriyatta veya telkinatta bulunanlar yahut umumi bir içtimada veya nasın toplandığı yer- lerde bu suretle nutuk irat edenler iki aydan iki seneye kadar hapis olunur ve bunlardan yirmi beş liradan iki yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır. Madde 156 - Reisicumhur hakkında suikasitte bulunanlarla buna teşebbüs eden- ler fiilleri teşebbüsü tam derecesinde ise idam cezasiyle, nakıs ise müebbet ağır hapis ile, cezalandırılır. Madde 157 - Bir kimse yukarıki maddede yazılı halden başka suretle reisi- cumhura karşı fiili tecavüzde bulunacak olursa işbu tecavüzün kanunen muayyen olan cezası daha şedit olmadığı takdirde beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapse konulur. Madde 158 - (Değişik: 5/1/1961 - 235/2 md.) Reisicumhura muvacehesinde hakaret ve sövme fiillerini işleyenler üç seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası ile cezalandırılır. Hakaret ve sövme Reisicumhurun gıyabında vakı olmuş ise faili, bir seneden üç seneye kadar hapis olunur. Reisicumhurun ismi sarahaten zikredilmiyerek ima veya telmih suretiyle vakı olsa bile mahiyeti itibariyle Reisicumhura matufi- yetinde tereddüt edilmiyecek derecede karineler varsa tecavüz sarahaten vukubul- muş addolunur. Suçun, neşir vasıtalarından biri ile işlenmesi halinde ceza üçte birden ya- rıya kadar artırılır. Madde 159 - (Değişik: 5/1/1961 - 235/2 md.) Türklüğü, Cumhuriyeti, Büyük Millet Meclisini, Hükümetin manevi şahsiyetini, Bakanlıkları, Devletin askeri veya emniyet muhafaza kuvvetlerini veya Adliyenin manevi şahsiyetini alenen tahrir ve tezyif edenler bir seneden altı seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılırlar. Birinci fıkrada beyan olunan cürümlerin irtikabında muhatap sarahaten zikre- dilmemiş olsa bile onlara matufiyetinde tereddüt edilmiyecek derecede karineler varsa tecavüz sarahaten vukubulmuş addolunur. Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına veya Büyük Millet Meclisi Kararlarına alenen sövenler 15 günden 6 aya kadar hapis ve 100 liradan 500 liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Türklüğü tahkir yabancı memlekette bir Türk tarafından işlenirse verilecek ceza üçte birden yarıya kadar artırılır. Madde 160 - (Değişik: 20/9/1946 - 4956/1 md.) 157 nci maddede yazılı suçu işleyenlerle Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve Büyük Millet Meclisi kararlarına alenen sövenler hakkında takibat yapmak sala- hiyeti doğrudan doğruya Cumhuriyet savcılarına aittir. 158 inci maddede yazılı hal ile 159 uncu maddenin birinci fıkrasında beyan olunan hususlar hakkında takibat yapılması Adalet Bakanlığının iznine bağlıdır. |
Madde 161 - (Değişik: 20/11/1962 - 121/1 md.) Harb esnasında ammenin telaş ve heyecanını mucip olacak veya halkın mane- viyatını kıracak veya düşman karşısında memleketin mukavemetini azaltacak KANUNLAR, MAYIS 1991 ( Ek- 8) şekilde asılsız mübalağalı veya maksadı mahsusa müstenit havadis yayan veya nak- leden veya milli menfaatlere zarar verecek herhangi bir faaliyette bulunan kimse beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasiyle cezalandırılır. Eğer fiil : 1. Propaganda ile veya askerlere tevcih olunarak işlenmişse, 2. Suçlu tarafından bir yabancı ile anlaşma neticesi yapılmışsa verilecek ceza 15 seneden eksik olmamak üzere ağır hapistir. Eğer fiil, düşmanla anlaşma neticesi işlenmiş ise cezası müebbet ağır hapis- tir. Harb zamanında düşman karşısında milletin mukavemetini tehlikeye maruz kıla- cak şekilde kambiyoların tedavül kıymetini düşürmeye veya resmı veya hususi kıymetli evrakın piyasası üzerinde bir tesir yapmaya matuf hareketlerde bulunan kimse beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis ve üç bin liradan aşağı olma- mak üzere ağır para cezasiyle cezalandırılır. Eğer fiil suçlu tarafından bir yabancı ile anlaşma neticesi yapılmışsa ağır hapis cezası on seneden ve düşmanla anlaşma neticesi işlenmişse onbeş seneden aşağı olamaz. Madde 162 - Kanunun cürüm saydığı neşriyatı nakil etmek başlı başına bir cürüm olup, faili aynı cezaya tabidir. Nakil olunan bu gibi neşriyatın muhtevi- yatı tasdik olunmadığına veya ihtiyatla nakil edildiğine yahut mesuliyeti başka bir kimsenin tamamiyle deruhte eylediğine dair bir kayıt ilavesi naklini mesuli- yetten vareste kılamaz. Madde 163 - (Değişik: 21/1/1983 - 2787/10 md.; Mülga: 12/4/1991-3713/23 md.) ÜÇÜNCÜ FASIL Ecnebi devletlerle bunların reis ve elçileri aleyhinde cürümler Madde 164 - Her kim ecnebi devletlerden birinin reisi aleyhine bir cürüm ika edecek olursa kanunda o cürme mahsus olan ceza altıda birden üçte bire kadar artırılır. Takibat icrası kendine taarruz olunan kimsenin şikayetnamesine bağlı işler- de ecnebi hükümet tarafından müracaat vukubulmadıkça takibat yapılamaz. Madde 165 - Her kim resmen çekilmiş olan dost devletler sancağını veya ar- masını hakaret kastiyle kaldırır veya koparır veya bozar yahut sair suretlerle tezlil ederse üç aydan bir seneye kadar hapis olunur. Takibat icrası alakadar hükümetin müracaatına bağlıdır. Madde 166 - Türkiye Cumhuriyeti nezdine memur olan süfera aleyhine memur oldukları vazifeden dolayı her kim bir cürüm işlerse Türkiye Cumhuriyeti memur- ları aleyhine ifa ettikleri vazifeden dolayı işlenen cürüm hakkında kanunun gösterdiği ceza ile cezalandırılır. Cürüm, tahkir nevinden ise takibat icrası kendine tecavüz olunan kimsenin şikayetine bağlıdır. Madde 167 - İşbu fasılda yazılı hükümlerin tatbikı, buna benzer işlerde ken- dine tecavüz olunan şahsın mensup olduğu devlet kanununca da aynı esasın kabul edilmiş olmasına bağlıdır. DÖRDÜNCÜ FASIL Geçen fasıllar arasında müşterek hükümler Madde 168 - (Değişik: 21/1/1983 - 2787/11 md.) Her kim, 125, 131, 146, 147, 149 ve 156 ncı maddelerde yazılı cürümleri iş- lemek için silahlı cemiyet ve çete teşkil eder yahut böyle bir cemiyet ve çetede amirliği ve kumandayı ve hususi bir vazifeyi haiz olursa onbeş seneden aşağı ol- mamak üzere ağır hapis cezasına mahküm olur. Cemiyet ve çetenin sair efradı on yıldan onbeş yıla kadar ağır hapisle ceza- landırılır. Madde 169 - 64 ve 65 inci maddelerde beyan olunan hal haricinde her kim, böyle bir cemiyete ve çeteye hal ve sıfatlarını bilerek barınacak yer gösterir veya yardım eder yahut erzak veya esliha ve cephane veya elbise tedarik eder ve- ya her ne suretle olursa olsun hareketlerini teshil ederse üç seneden beş seneye kadar ağır hapis ile cezalandırılır. Madde 170 - Hükümet tarafından ihtar vukuundan evvel veya vukuunu müteakip cemiyeti ve çeteyi dağıtanlar veya bunun teşekkülünden gaye olan cürmün işlen- mesini men edenler keza cemiyet ve çetenin teşekkülüne iştirak etmemiş veya bunlar üzerinde bir kumandayı haiz olmamış olmakla beraber hükümet memurlarının veya zabıta kuvvetlerinin ihtarından evvel veya onu müteakip cemiyet ve çeteden mukavamet göstermeksizin çekilerek silahlarını terk ve teslim edenler veya ta- harriyata başlandıktan sonra töhmette şeriki olanları tevkif ettirmek esbabını istihsal edenler hakkında ceza verilmez. Madde 171 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) 125, 131, 133, 146, 147, 149 ve 156 ncı maddelerde yazılı cürümlerden birini veya bazılarını hususi vasıtalarla işlemek üzere bir kaç kişi aralarında gizlice ittifak ederlerse bunlardan her biri aşağıda yazılı cezaları görür. KANUNLAR, AĞUSTOS 1991 (Ek - 9) 1 - Yukarıdaki fıkrada yazılı ittifak 125, 131, 133 ve 156 ncı maddelerde yazılı cürümlerin yapılmasına dair ise sekiz seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur. 2 - Bu ittifak 146 ve 147 nci maddelerde gösterilen cürümlerin icrasına müteallik ise dört seneden on iki seneye ve 149 uncu maddede gösterilen cürüm- lerin icrasına aid ise üç seneden yedi seneye kadar ağır hapis cezası verilir. Cürmün icrasına ve kanuni takibata başlanmazdan evvel bu ittifaktan çekilen- ler ceza görmezler. Madde 172 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) 64 ve 65 inci maddelerde yazılı haller haricinde her kim meydanlarda ve top- lanma mahallerinde alenen ahaliyi 125, 131, 146, 147, 149 ve 156 ncı maddelerde- ki cürümlerden birini işlemeğe tahrik ederse yalnız bu hareketinden dolayı, eğer tahrik ettiği fiil 125, 131 ve 156 ncı maddelerdeki fiillerden ise üç seneden beş seneye kadar ve 146, 147 ve 149 uncu maddelerdeki fiillerden ise iki seneden dört seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur ve her iki takdirde elli liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası alınır. (Son fıkra Mülga : 6/6/1991 - 3756/26 md.) Madde 173 - (Değişik: 29/6/1938 - 3531/1 md.) 127 nci maddenin 3 ve 4 üncü fıkralar ile 138 inci maddenin 4 üncü fıkra- sında ve 128,(...)(1),143 ve 161 inci maddelerde yazılı cürümler hakkında taki- bat yapılması Adliye Vekaletinden izin verilmesine bağlıdır. Ceza Kanununa göre harb zamanı tabirinde harb ilan edilmeksizin fiili muha- sama dahil olduğu gibi eğer harb vukua gelmişse seferberlik zamanı da dahildir. Birinci babda yazılı cürümler için hükmolunacak ağır hapis cezalarına, ter- tib edilen ceza müddetinin üçte birinden aşağı ve o müddeti geçmemek üzere tayin olunacak bir mıntakada ikametle emniyeti umumiye nezareti altına alınmak cezası da ilave olunur. İKİNCİ BAP Hürriyet aleyhinde işlenen cürümler BİRİNCİ FASIL Siyasi hürriyet aleyhinde cürümler Madde 174 - (Değişik: 5/1/1961 - 235/2 md.) Her kim şiddet veya tehdit göstererek veya nümayiş veya gürültü yaparak bi- rini tamamen veya kısmen siyasi haklarını kullanmaktan men ederse kanunun başka ceza vermediği hallerde yedi aydan otuz aya kadar hapis ve beş yüz liradan beş bin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Eğer fail, Devlet memurlarından olup da memuriyeti nüfuzunu suistimal sure- tiyle bu cürmü işlemiş bulunursa bir seneden beş seneye kadar hapsolunur. Ayrıca bir seneden üç seneye kadar memuriyetten mahrumiyet cezasına da uğrar. ----------------------- (1) Bu fıkrada yeralan "140" rakamı,6/6/1991 tarih ve 3756 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile metinden çıkarılmıştır. İKİNCİ FASIL Din hürriyeti aleyhinde cürümler Madde 175 - (Değişik: 20/5/1987 - 3369/1 md.) Dinlerden birine ait dini işleri veya ibadet ve ayinin yapılmasını men ve ihlal eden kimseye altı aydan bir yıla kadar hapis ve beş bin liradan yirmibeş bin liraya kadar ağır para cezası verilir. Fiilin işlenmesi sırasında cebir, şiddet, tehdit veya hakaret vaki olmuş ise, faile bir yıldan iki yıla kadar hapis ve on bin liradan elli bin liraya ka- dar ağır para cezası verilir. Allah'a veya dinlerden veya bu dinlerin peygamberlerinden veya kutsal ki- taplarından veya mezheplerinden birine hakaret eden veya bir kimseyi dini inanç- larından veya mensup olduğu dinin emirlerini yerine getirmesinden veya yasakla- rından kaçınmasından dolayı kınayan veya tezyif veya tahkir eden veya alaya alan kimseye altı aydan bir yıla kadar hapis ve beş bin liradan yirmibeş bin liraya kadar ağır para cezası verilir. Üçüncü fıkrada yazılı suçlar, basın ve yayın yoluyla işlenirse ceza bir mis- li artırılarak hükmolunur. Birinci fıkrada yazılı suçların basın ve yayın yoluyla teşvik ve tahrik edilmesi halinde aynı ceza uygulanır. Madde 176 - (Değişik: 20/5/1987 - 3369/2 md.) Dinlerden birini tahkir maksadı ile bu dinlerce kutsal sayılan mabetleri, mezarları, buna benzer yerleri veya bu yerlerdeki eşyayı yıkan, bozan veya diğer bir suretle zarar veren kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin lira- dan yüz bin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Din görevlilerinin görevleri esnasında veya görevlerini yapmalarından dolayı kendilerine karşı bir cürüm işlendiği takdirde bu cürümün kanunen belli olan cezası altıda bir oranında artırılarak hükmolunur. Madde 177 - (Değişik: 9/1/1986 - 3255/3 md.) Her kim ibadethanelerde, bunların müştemilatında veya külliyelerinde mevcut tezyinat, demirbaş ve mütemmim cüzleri veya benzeri eserleri yahut kabristanlar- daki mahkükatı bozar, mezarları tahrip ederse bir yıldan üç yıla kadar hapis ve onbin liradan ellibin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Bunlardan birini her ne suretle, olursa olsun kirletenler üç aydan bir yıla kadar hapis ve beşbin liradan yirmibeşbin liraya kadar ağır para cezası ile ce- zalandırılır. Madde 178 - (Değişik: 9/1/1986 - 3255/4 md.) Bir kimse, bir ölünün naaş ve kemikleri hakkında hakaret yapar veya tahkir maksadıyla veya meşru olmayan diğer bir maksatla birinin naaşını yahut kemikle- rini alırsa, üç aydan bir yıla kadar hapis ve beşbin liradan yirmibeşbin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Bunların dışında, her kim bir ölünün naaşını tamamen veya kısmen alır veya ruhsat almaksızın bir naaşı mezardan çıkarır yahut kemiklerini alırsa, iki aydan altı aya kadar hapis ve beşbin liradan yirmibeşbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Eğer bu cürüm kabristanda veya ölü gömülmeye veya muhafazasına mahsus diğer yerlerde görevli olan yahut kendilerine naaş ve kemikler tevdi olunan kimseler tarafından işlenirse, yukarıda yazılı cezalar bir misli artırılarak hükmolunur. |
ÜÇÜNCÜ FASIL Şahıs hürriyeti aleyhinde cürümler Madde 179 - (Değişik: 7/6/1979 - 2245/1 md.) Bir kimse diğer bir kimseyi gayrimeşru surette kişi hürriyetinden mahrum ederse bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin liradan az olmamak üzere ağır para cezasıyla cezalandırılır. Eğer suçlu bu fiili işlemek için yahut işlediği zamanda tehdit veya kötü muamele eder veya hile kullanır yahut bu fiili öç alma kastıyla veya dini veya milli bir maksatla yahut 499 uncu maddedeki haller dışında maddi çıkar sağlama kastıyla veya siyasi veya ideolojik veya sosyal görüş ayrılıklarından kaynakla- nan herhangi bir amaçla işler yahut mağduru askerlikte kullanılmak üzere yaban- cı bir ülkeye teslim ederse verilecek ceza üç yıldan sekiz yıla kadar ağır hapis ve onbin liradan az olmamak üzere ağır para cezasıdır. Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin silahla veya birden çok kişi tarafın- dan birlikte işlenmesi halinde ceza üçte birden yarıya kadar arttırılır. Madde 180 - Evvelki maddede yazılı cürüm failin usül ve füruundan yahut karı kocadan biri tarafından diğeri aleyhine yahut Büyük Millet Meclisi azasından biri yahut memuriyeti işlerinden dolayı bir memur aleyhine irtikabolunur yahut bu fiil sebebiyle mağdurun şahsına veya sıhhatine yahut malına bir zarar gelirse cezası beş seneden on beş seneye kadar ağır hapis ve kırk liradan iki yüz liraya kadar ağır cezayı nakdidir. Eğer fail, hakkında takibat icra olunmazdan evvel tasavvur ettiği maksada nail olmaksızın ve hürriyetinden mahrum edilen şahsa bir güna zararı dokunmak- sızın onu kendiliğinden serbest bırakırsa göreceği ceza altıda birinden yarısına kadar indirilir. Madde 181 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Bir memur, memuriyetine aid vazifeyi suistimal ederek veyahut kanunen icab eden usul ve şartlara riayet etmiyerek bir kimseyi şahsi hürriyetinden mahrum ederse bir seneden üç seneye kadar hapis cezası verilir. Eğer bu fiile 179 uncu maddenin ikinci fıkrasile 180 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı hallerden biri inzımam etmiş ise ceza üç seneden beş seneye kadar hapistir. 180 inci maddenin son fıkrasında yazılı halde ceza altıda birden yarıya ka- dar indirilir. Madde 182 - Her kim şehvet hissi veya evlenmek niyeti olmaksızın henüz on beş yaşına girmeyen küçük bir çocuğu kendi rızasiyle ana ve baba veya vasisi veyahut muvakkaten olsun kendisine bakmakta ve muhafaza etmekte olan kimseler yanından kaçırır yahut çocuğun muvafakatiyle bigayrihak yanında tutarsa bir se- neye kadar hapis cezasına mahküm olur. Eğer bu fiil, kaçırılan veya alıkonulan çocuğun rızası olmaksızın işlenmiş yahut çocuk henüz on iki yaşını ikmal etmemiş bulunursa yerine göre evvelki mad- delerde yazılı hükümler tatbik olunur. Madde 183 - Kanunda yazılı hallerin haricinde bir kimsenin üzerini aramak için emir veren yahut bizzat arayan memur altı aya kadar hapis olunur. Madde 184 - Bir hapishane veya tevkifhane memuru salahiyeti olan merciinden verilmiş hüküm ilamı veya tevkif müzekkeresi almaksızın bir kimseyi hapishane veya tevkifhaneye kabul eder veya bir mevkuf ve mahbusun tahliyesi zımnında ait olduğu daireden sadır olan hüküm ve karara itaat etmezse altı aydan üç seneye kadar hapis olunur. Madde 185 - Bir kimsenin kanunsuz hapis olunduğunu haber alan salahiyettar bir memur o kimsenin tahliyesi için icap eden muameleyi bizzat yapmağı veya ic- raya salahiyeti olan mercie bildirmeyi red veya ihmal veya tehir ederse bir ay- dan bir seneye kadar hapis ve elli liraya kadar ağır cezayı nakdi ile cezalandı- rılır. Madde 186 - Mevkuf veya mahkümun muhafazasına veya nakline memur olan yahut vazifesi iktizasınca o kimse üzerine nüfuz icrasına muktedir bulunan şahıs onun hakkında keyfi muamele yapar veya kanunun ve nizamın cevaz vermediği surette şiddet istimal ederse bir aydan iki seneye kadar hapis olunur. Madde 187 - Bir memur evvelki maddelerde beyan olunan cürümlerden birini işleyerek hususi bir maksada hizmet etmiş bulunursa cezası altıda bir miktarında çoğaltılır. Şukadar ki 185 inci maddede yazılı ağır cezayı nakdiye üç aydan üç seneye kadar hapis cezası ilave olunur. Madde 188 - (Değişik: 7/6/1979 - 2245/2 md.) Bir kimse bir şeyi işlemek veya işlemesine müsaade etmek ya da o şeyi işle- memeye mecbur etmek için diğer bir kimseye zor kullanır veya onu tehdit eder veya yetkisi olmadan veya yasalara aykırı olarak birkonuda bilgi vermesini veya inancını veya siyasi veya sosyal görüşünü açıklamasını isterse altı aydan bir yıla kadar hapis ve bin liradan üçbin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalan- dırılır. Bu kimse tasarladığı sonucu elde etmişse hapis cezası bir yıldan iki yıla ve ağır para cezası ikibin liradan beşbin liraya kadardır. Birinci fıkradaki eylemler silahla yada kendini tanınmayacak bir hale koya- rak ya da bir kaç kişi tarafından birlikte ya da imzasız bir mektup ya da özel işaretlerle ya da var olan veya var sayılan gizli bazı örgütlerin oluşturdukları tehdit gücünden yararlanarak işlenmiş ise üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suretle istenilen sonuç elde edilmişse beş yıldan sekiz yıla kadar ağır hapis cezası verilir ve ayrıca beş yıl genel güvenlik gözetimi altında bulundu- rulabilir. Bir kimse, gayrimeşru olarak kamu hizmetlerinin görülmesine ayrılan yapılara veya eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına kişiler veya eşya üzerinde zor kullanarak veya başkalarını tehdit ederek engel olursa, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bir kimse, gayrimeşru olarak her türlü eğitim ve öğretim kurumlarına veya öğrencilerin toplu olarak oturdukları yurt veya benzeri yerlere veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına kişiler veya eşya üzerinde zor kullanarak veya başkalarını tehdit ederek engel olursa yukarıdaki fıkrada göste- rilen ceza ile cezalandırılır. Yukarıki fıkrada gösterilen hal dışında eğitim ve öğretim çalışmalarının kesilmesine veya ara verilmesine haksız eylem ve davranışlarıyla neden olanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. KANUNLAR, ŞUBAT 1989 (EK - 3) Yukarıdaki iki fıkrada gösterilen eylemler suçun işlendiği eğitim veya öğretim kurumlarının öğrencisi olmayan veya suçun işlendiği yurt veya benzeri yerlere yetkili makamlarca kabul edilmiş bulunmayan ya da öğrenci olmadığı hal- de bu gibi yerlerde kalan kişiler tarafından işlenirse verilecek ceza, altıncı fıkradaki halde üç yıldan beş yıla, yedinci fıkradaki halde ise bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Yukarıdaki son dört fıkrada gösterilen eylemler; silahla veya kendini ta- nınmayacak hale koyarak ya da bir kaç kişi tarafından birlikte veya var olan veya var sayılan bazı gizli örgütlerin oluşturdukları tehdit gücünden yararlana- rak işlenmiş ise beş yıldan sekiz yıla kadar ağır hapis cezası verilir ve ayrıca beş yıl genel güvenlik gözetimi altında bulundurulur. Madde 189 - (Değişik: 10/6/1949 - 5435/1 md.; mülga: 7/12/1988-3506/10 md.) Madde 190 - Bir cürüm; toplanmış bir kaç şahıs tarafından işlendiği takdirde bunlardan birisi silahlı ise silahla işlenmiş sayılır. Madde 191 - Bir kimse kanunda yazılı hallerin haricinde başkasına ağır ve haksız bir zarara uğratacağını bildirerek tehdit ederse altı aya kadar hapis olunur. Eğer tehdit fiili yüz seksen sekizinci maddenin üçüncü fıkrasında gösterilen suretlerden biriyle yapılır ise failin göreceği hapis cezası altı aydan iki se- neye kadardır ve buna bir sene müddetle emniyeti umumiye nezareti altında bulun- mak cezası dahi zam ve ilave olunabilir. Sair tehdidat için alınacak ağır cezayı nakdi otuz liradır. Ancak bu bapta mutazarrır olan şahıs tarafından şikayetname verilmedikçe takibat yapılmaz. Madde 192 - (Değişik: 11/5/1988 - 3445/1. md.) Kendisine veya başkasına, para veya diğer bir yarar sağlamak maksadıyla bir gerçek veya tüzelkişiye zarar verebilecek bir hususu neşir yolu ile veya her ne suretle olursa olsun açıklama tehdidinde bulunanlara bir yıldan üç yıla kadar hapis ve ikimilyon liradan onmilyon liraya kadar ağır para cezası verilir. Fail, arzu ettiği para veya diğer bir menfaati elde etmiş ise ceza üçte biri oranında artırılır. DÖRDÜNCÜ FASIL Mesken masuniyeti aleyhinde cürümler Madde 193 - Bir kimse kendisini oradan çıkartmak hakkını haiz olan birinin rızası hilafında veya hile ile veya gizlice meskenine veya meskeninin müştemi- latına girer veya rızasiyle girdikten sonra çıkmazsa sahibinin şikayeti üzerine bir aydan altı aya kadar hapis olunur. Eğer cürüm geceleyin veya eşhas aleyhinde şiddet istimaliyle veya silah ile veya bir çok kimseler tarafından toplu olarak işlenmiş ise ceza altı aydan üç seneye kadar hapistir; müddeiumumilikçe resen takibat yapılır. Madde 194 - Bir memur vazifesini suistimal ederek veya kanunda muayyen olan usul ve şartlar haricinde olarak aharın mesken veya müştemilatına girerse üç aydan üç seneye kadar ve eğer bu işte evin içini araştırmak gibi başka keyfi bir muamele de yapacak olursa altı aydan üç seneye kadar hapis olunur. Eğer bu fiili hususi bir maksat uğrunda irtikap etmişse ceza müddeti altıda birden üçte bire kadar artırılır. Efradın ticaretgahları veya idarehaneleri gibi hususi mahaller usulsüz ola- rak araştırılırsa fail iki aydan iki seneye kadar hapis olunur. BEŞİNCİ FASIL Sırrın masuniyeti aleyhinde cürümler Madde 195 - Bir kimse kendisine gönderilmiş olmıyan bir mektup veya telgra- fı veya kapalı bir zarfı kasten açar veya başka bir şahsın, posta ve telgrafla vakı açık muhabere varakası münderecatını anlamak için usül ve nizam hilafında eline geçirecek olursa kendisinden otuz liradan yüz liraya kadar ağır cezayi nakti alınır. Eğer fail bu evrak muhteviyatını ifşa ve telgraf ve telsiz muhabe- rat ve telefon mükalematı mahremiyetini ihlal ederek bir zarar husulüne sebep olursa bir aydan üç seneye kadar hapis olunur. Madde 196 - Bir kimse kendisine gönderilmiş olmıyan posta ve telgraf muha- beresini ortadan kaldırırsa mezkür muhabere zarflı olupta zarfı açılmamış olsa bile bir seneye kadar hapse ve otuz liradan yüz liraya kadar ağır cezayi nakdi- ye mahküm olur. Eğer fiil zararı mucip olmuş ise hapis üç aydan, ağır cezayi nakdi elli liradan az olamaz. Madde 197 - Bir kimse kendisine gönderilmiş olan bir mektup veya telgrafı gönderenin rızası hilafında neşir ve işaa eder ve bu yüzden bir zarara sebep olursa otuz liradan yüz liraya kadar ağır cezayi nakdiye mahküm olur. Madde 198 - Bir kimse resmi mevki veya sıfatı veya meslek ve sanatı icabı olarak ifşasında zarar melhuz olan bir sırra vakıf olup ta meşru bir sebebe müstenit olmaksızın o sırrı ifşa ederse üç aya kadar hapis ve elli liraya kadar ağır cezayi nakdiye mahküm olur. Eğer zarar vakı olmuş ise cezayı nakdi elli liradan az olamaz. Madde 199 - Yukarki maddelerde yazılı cürümler hakkında takibat yapılması alakadar olanların şahsi davasına bağlıdır. Madde 200 - Posta ve telgraf memurlarından bir kimse memuriyet sıfatını suistimal suretiyle bir mektup, bir zarf, bir telgraf veya sair açık bir muha- bere evrakını zapteder veya kapalı evrakı açar veya telefon, telgraf mükalemat ve muhaberatı mahremiyetini ihlal ederse üç aydan üç seneye kadar hapis olunur. Aynı ceza telgraf, posta, telefon dairesinde müstahdem olup bu sıfatı suis- timal suretiyle muhabere evrakından birini ortadan kaldıranlar hakkında dahi tatbik olunur. Bu maddede beyan olunan hallerden biri bir zararı mucip olmuşsa fail altı aydan dört seneye kadar hapsedilir ve üç seneye kadar memuriyetinden mahrumiyet cezası birlikte hükmolunur. KANUNLAR, ŞUBAT 1991 (Ek - 7) |
ALTINCI FASIL İş ve çalışma hürriyeti aleyhindeki cürümler Madde 201 - (Değişik: 28/9/1971 - 1490/2 md.) Her kim cebir ve şiddet yahut tehdit ile sanat veya ticaret serbestisini her ne suretle olursa olsun tahdit veya menederse üç aydan iki seneye kadar hapis cezasına mahkÜm olur. Her kim cebir ve şiddet veya tehdit ile gerek işçiyi ve gerek ticaret veya sanat sahiplerini veya işverenleri, yevmiyeleri azaltıp çoğaltmaya yahut evvelce kabul edilen şartlardan başka şartlar altında mukaveleler kabulüne icbar etmek maksadiyle bir işin tatiline veya nihayet bulmasına sebebiyet verir veya tatilin devamına amil olursa sekiz aydan beş seneye kadar hapis cezasiyle cezalandırı- lır. Her kim yukarıdaki fıkralarda gösterilen maksatların istihsaline matuf olmak üzere, cebir ve şiddet veya tehdit olmaksızın, işyerini her ne suretle olursa olsun kısmen veya tamamen işgal ederse bir aydan bir seneye kadar hapis cezasiy- le cezalandırılır. Yukardaki fıkralarda gösterilen fiiller silah ile veya kendini tanınmıyacak bir hale koyarak veya birkaç kişi tarafından birlikte işlenirse veya ayrıca bir tahribat meydana getirilmişse yahut mevcut veya mefruz bazı gizli cemiyetlerin husule getirdikleri tehdit kuvvetinden istifade ile işlenmiş ise; ceza iki misli artırılarak hükmolunur. Ancak hükmolunacak ceza beş seneyi geçemez. ÜÇÜNCÜ BAP Devlet idaresi aleyhinde işlenen cürümler BİRİNCİ FASIL Basit ve nitelikli zimmet ile devlet alım ve satımlarında menfaat sağlama(1) Madde 202 - (Değişik: 21/11/1990 - 3679/7 md.) Görevi sebebiyle kendisine tevdi olunan veya muhafaza, denetim veya sorumlu- luğu altında bulunan para veya para yerine geçen evrak veya senetleri veya diğer malları zimmetine geçiren memura altı yıldan oniki yıla kadar ağır hapis ve mey- dana gelen zararın bir misli kadar ağır para cezası verilir. Yukarıdaki fıkrada gösterilen cürüm, dairesini aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenmiş ise faile oniki yıldan aşağı olmamak üzere ağır hapis ve meydana gelen zararın üç misli kadar ağır para cezası verilir. Zararın, kovuşturma yapılmadan önce tamamiyle ödenmiş olması halinde yukarı- daki fıkralarda yazılı cezaların yarısı, ödeme hükümden önce gerçekleştirilmiş ise üçte biri indirilir. Meydana gelen zararın ödenmemesi halinde mahkemece ödettirilmesine re'sen hükmolunur. Bu fiiller kamu bankaları aleyhine işlenmiş ise faile verilecek ceza üçte bir oranında artırılır. Madde 203 - (Değişik: 21/11/1990 - 3679/8 md.) Denetim görevini ihmal ederek 202 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı zimmetin oluşmasını veya artmasını mümkün kılmış olan kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis ve beşyüzbin liradan ikimilyon liraya kadar ağır para cezası verilir. Fail, meydana gelen zararın ödenmesinden asıl fail ile birlikte sorumlu tu- tulur. --------------- (1) Birinci fasıl başlığı "Zimmete para geçirme ve ihtilas" iken, 21/11/1990 tarih ve 3679 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile "Basit ve nitelikli zimmet ile devlet alım ve satımlarında menfaat sağlama" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. Madde 204 - (Mülga: 21/11/1990 - 3679/28 md.) Madde 205 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Bir kimse Türkiye Devleti hesabına olarak almaya veya satmaya yahut yapmaya memur olduğu her nevi eşyanın alım veya satımında veya pahasında veya miktarın- da veya yapmasında fesat karıştırarak her ne suretle olursa olsun irtikap eyler- se on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasiyle cezalandırılır ve zarar kendisine ödettirilir. Madde 206 - (Mülga: 21/11/1990 - 3679/28 md.) Madde 207 - (Mülga: 21/11/1990 - 3679/28 md.) Madde 208 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Devlet memurlarından her kim, idaresine ve nezaretine memur oldukları iş- lerde Devlet için az veya çok eşya veya malzeme alım veya satımında gizli veya aşikar, gerek doğrudan doğruya kendisi, gerek başkası vasıtasiyle veya ortaklık suretiyle kendi kazancı için ticaret eder veya imalat yahut inşaatı götürü şe- kilde deruhde edenlere ortak olursa üç seneden az olmamak üzere ağır hapis ceza- siyle cezalandırılır. Eğer bu gibi alış verişte komüsyon alınır yahut nakid veya meskükat mubade- lesinde kazanç sağlanırsa ağır hapis cezası beş seneden az olamaz. İKİNCİ FASIL İrtikap Madde 209 - (Değişik: 21/11/1990 - 3679/9 md.) Memuriyet sıfatını veya görevini kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına haksız olarak para verilmesine veya sair menfaatler sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına, bir kimseyi icbar eden memura altı yıldan az ol- mamak üzere ağır hapis cezası verilir. Yukarıdaki fıkrada yazılı cürüm, ikna suretiyle işlenirse faile dört yıldan altı yıla kadar ağır hapis cezası verilir. Memur Kanunen almaması gereken bir şeyi diğerinin hatasından yararlanarak almış bulunursa iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir. Madde 210 - (Mülga: 21/11/1990 - 3679/28 md.) ÜÇÜNCÜ FASIL Rüşvet Madde 211 - (Değişik: 21/11/1990 - 3679/10 md.) Ceza Kanununun tatbikinde memur sayılanların, kanunen veya nizamen yapmaya veya yapmamaya mecbur oldukları şeyi yapmak veya yapmamak için aldıkları veya başkalarına aldırdıkları para, hediye ve her ne nam altında olursa olsun sağla- dıkları diğer menfaatler ile bu maksatla alıp sattıkları veya ihale eyledikleri taşınır ve taşınmaz malların gerçek değeri ile verilip alınan bedel arasındaki fahiş fark rüşvet sayılır. Bu Kanundaki memur tanımı dışında kalsalar dahi, özel kanunlarında belirli hallerde Devlet memuru sayıldıkları açıklananlar ile bazı yükümlülük ve sorumlu- lukları bakımından Devlet memurları gibi cezalandırılacakları belirtilenlerin yukarıdaki fıkrada gösterilen şekilde sağladıkları her türlü menfaat de rüşvet sayılır. Madde 212 - (Değişik: 21/11/1990 - 3679/11 md.) Kanun ve nizam hükümlerine göre yapmak zorunda olduğu şeyi yapmak veya yapmamak zorunda olduğu şeyi yapmamak için rüşvet alan veya bir vaat veya taahhüt kabul eden kimseye dört yıldan on yıla kadar ağır hapis cezası verilir. KANUNLAR, MAYIS 1992 (Ek - 12) 484 - 486 Cürmün, yapılması gereken işin yapılmaması veya yapılmaması gereken işin yapılması için işlenmesi halinde faile beş yıldan oniki yıla kadar ağır ha- pis cezası verilir. Yukarıdaki fıkralarda belirtilen hallerde, memurun mensup olduğu dairenin ilgili bulunduğu sözleşme veya taahhütlere girişilmiş veya memuriyet, maaş, nişan veya sair rütbe, derece veya kademeler verilmiş veya kanun ve nizama aykırılık veya hakkı ihlal eden bir hal meydana gelmiş ise faile altı yıldan onbeş yıla kadar ağır hapis cezası verilir. Yukarıdaki fıkralarda belirtilen hallerde faile ayrıca,aldığı para ile sağ- ladığı her türlü menfaat veya vaat veya taahhüt olunan her türlü menfaatlerin miktar veya değerinin beş misli ağır para cezası verilir. Madde 213 - (Değişik: 21/11/1990 - 3679/12 md.) 211 inci maddede gösterilen kimselere yapmaya mecbur oldukları şeyi yapma- maları veya yapmamaya mecbur oldukları şeyi yapmaları için rüşvet vaat veya teklif eden veya veren kimseye kanun ve nizama aykırılığın derecesine ve iste- nilen şeyin kısmen veya tamamen yapılmış olup olmamasına göre dört yıldan oniki yıla kadar ağır hapis cezası verilir. Haklı bir hususun temini için rüşvet veren veya başka yararlar temin eden kimseye, verdiği para veya temin ettiği menfaatin on katı ağır para cezası ve- rilir. Madde 214 - (Değişik: 21/11/1990 - 3679/13 md.) Kendisine rüşvet teklif edilen kimse, emir ve idare yetkisine sahip olanlar ile hakim ve savcılardan veya resmi daireler tarafından özel bir vazifeyle gö- revlendirilenlerden biri veya noter, avukat, dava vekili olduğu takdirde, kanun ve nizama aykırılığın derecesine göre, rüşvet veren hakkında verilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Madde 215 - (Değişik: 21/11/1990 - 3679/14 md.) Rüşvet kabul eden kimse, rüşveti almadan önce veya aldıktan sonra ve fakat istenilen hususu kısmen dahi olsa yerine getirmeksizin ve hakkında tahkikata geçilmeden keyfiyeti merciine duyurur ve aldığı para ve diğer şeyleri aynen iade ederse sorumlu olmaz. Bunun gibi, haksız isteğinin yerine getirilmesinden önce durumu merciine duyuran fail de sorumlu olmaz ve vermiş olduğu para, sair şeyler geri alınarak kendisine verilir. Madde 216 - (Değişik: 21/11/1990 - 3679/15 md.) Rüşvete aracılık eden kimse, rüşveti veren ve alandan hangisinin vasıtası ise onun suç ortağı sayılır. Madde 217 - (Değişik: 21/11/1990 - 3679/16 md.) Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, rüşvet olarak verilen para, eşya ve diğer şeylerin veya bunlarla edinilen mal ve değerlerin müsaderesine hükmedi- lir. Madde 218 - (Değişik: 21/11/1990 - 3679/17 md.) Görevine girmeyen ve yapılması veya yapılmaması hususunda yetkili olmadığı bir işi yapacağı kanaatini uyandırarak menfaat sağlayan memura bir yıldan beş yıla kadar hapis ve ikimilyon liradan beşmilyon liraya kadar ağır para cezası verilir. Madde 219 - (Değişik: 21/11/1990 - 3679/18 md.) 202 ila 218 inci maddelerde yazılı suçların emir ve idare yetkisine sahip olanlar ile hakim ve savcılar tarafından işlenmesi halinde verilecek cezalar yarısı oranında artırılarak hükmolunur. Mahkemeler ile adalet dairelerinde veya sair resmi dairelerde kendilerine kanuni bir görev verilen veya 211 inci maddede gösterilen kişilerin rüşvet fiilleri, kesin yargı hükmüne tesir etmiş ise failler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanır. 202 ila 218 inci maddelerde yer alan cürümler dolayısıyla alınan veya ve- rilen rüşvet veya yararın değeri hafif olduğu takdirde verilecek cezanın yarı- sı, pek hafif olduğu takdirde üçte ikisi indirilir. Bu Kanunun 202,205,208,209,212,213,214,216,218 ve 219 uncu maddeleriyle mahküm olanlara aynı zamanda memuriyetten müebbeten mahrumiyet cezası da verilir. Madde 220 - 227 - (Mülga: 21/11/1990 - 3679/28 md.) |
DÖRDÜNCÜ FASIL Memuriyet ve mevki nüfuzunu suistimal edenler ve memuriyet vazifelerini yapmıyanlara ait cezalar Madde 228 - (Değişik: 5/1/1961 - 235/2 md.) Devlet memurlarından her kim bir şahıs veya memur hakkında memuriyetine ait vazifeyi suiistimal ile kanun ve nizamın tayin ettiği ahvalden başka suretle keyfi bir muamele yapar veya yapılmasını emreder veya ettirirse altı aydan üç seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu muamelede hususi maksat veya siyasi saik veya sebep mevcut ise cezası üçte birden yarıya kadar artırılır. Memuriyetinin icrasında lüzumsuz yere sert muamelelerle bir şahsın kanun hükmüne veya hükümetin emirlerine itaat etmemesine sebep olan memur dahi aynı ceza ile cezalandırılır. Madde 229 - Memuriyeti sebebiyle kendisine tevdi kılınan veya ıttılaına müsadif olan vesikalar, kararlar ve emirleri ve sair tebligatı başkasına ifşa veya neşir ve ilan eden yahut her nasıl olursa olsun başkalarının vukuf ve ıttılaını kolaylaştıran memur, altı aydan iki seneye kadar hapis olunur. Devletçe neşir ve ilanı matlup olan kararları kabule şayan mazereti olmaksızın tehir eden memur hakkında da aynı ceza tatbik olunur. Madde 230 - (Değişik: 12/6/1979 - 2248/18 md.) Hangi nedenle olursa olsun memuriyet görevini yapmakta savsama ve gecik- me gösteren veya üstünün yasaya göre verdiği buyrukları geçerli bir neden olmadan yapmayan memur üç aydan bir yıla kadar hapis ve bin liradan beşbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Bu savsama ve gecikmeden veya üstünün yasal buyruklarını yapmamış olmaktan Devletçe bir zarar meydana gelmişse,derecesine göre altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile birlikte süreli veya temelli olarak memuriyetten yoksun kalma cezası da hükmolunur. Her iki durumda memurun vazifesini geciktirmesinden veya verilen buyruğu yapmamasından, kişiler herhangi bir zarara uğramışsa bu zarar ayrıca ödettiri- lir. Madde 231 - Yukarıdaki maddede yazılı olan terahi veya emri yapmamak hakimler tarafından vakı olduğu surette bunlar aleyhine iştikai anilhükkam davasının ikamesi için kanuna göre bulunması lazımgelen şartlar mevcut olduğu halde ihmal veya emri yapmamak fiili vakı farz olunur. Madde 232 - Görülmekte olan bir davanın tarafeyninden biri hakkında sahabet veya garaz ve menfaata müsteniden hakimlere emir ve tahakküm veya nüfuz veya iltimas eden kimse birinci ve ikinci surette iki seneden ve üçüncü takdirde altı aydan az olmamak üzere hapis olunur. Fail memur ise başkaca müebbeden veya muvakkaten memuriyetten mahrumiyet cezasiylede cezalandırılır. Bu müdahale üzerine dava haksız şekilde hüküm olunmuş ise ceza üçte biri kadar artırılır. Madde 233 - Yukarıki maddede yazılan emir ve iltimasa müsteniden hüküm ve karar veren hakimler hakkında dahi hüküm ve kararının suret ve mahiyetine ve mahkümun hukuku üzerine yaptığı tesirin derecesine göre iki seneden beş seneye kadar hapis ve hakimlik hizmetinden müebbed mahrumiyet cezası tatbik olunur. Madde 234 - Asker zabitlerinden veya Devletin umumi kuvvetlerine dahil me- murlarla zabıta memurlarından biri salahiyettar daireden kendilerine kanuna göre verilmiş olan bir emri, nizama karşı gelerek yapmak istemez ve yapmasını gecik- tirirse iki seneye kadar hapis olunur. Madde 235 - (Değişik: 7/6/1979 - 2245/3 md.) Memurlardan biri görevini yaptığı sırada görevine ilişkin olarak kamu adına kovuşturmayı gerektiren bir suç işlendiğini öğrenip de ilgili daireye bildirmede ihmal ve gecikme gösterirse dört aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalan- dırılır ve bu cezaya, öğrenilen suçun önemine göre ayrıca süreli veya süresiz memuriyetten mahrumiyet cezası da eklenir. Eğer fail, adli kolluk memurlarından biri ise verilecek ceza bir yıl hapis cezasından aşağı olamaz ve her halde memuriyetten süresiz mahrumiyet cezası da hükmolunur. Madde 236 - (Değişik: 7/1/1981 - 2370/2 md.) Memurlardan veya işçi niteliğini taşımayan kamu hizmeti görevlilerinden üç veya daha fazla kimse aldıkları karar gereğince kanun hükümlerine aykırı olarak, memuriyetlerini terk eder veya vazifelerine gelmezlerse veya vazifelerine gelip de görevlerini geçici de olsa kısmen veya tamamen yapmazlar yahut yavaşlatırlar- sa her biri hakkında dört aydan bir yıla kadar hapis ve ikibin liradan onbin li- raya kadar ağır para cezasiyle birlikte muvakkaten veya müebbeten memuriyetten mahrumiyet cezası da hükmolunur. Başkaları tarafından alınan karara veya yayınlanan bildirilere uyarak yuka- rıdaki fıkrada yazılı fiilleri işleyen memurlara ve işçi niteliği taşımayan kamu hizmeti görevlilerine de aynı ceza hükmolunur. Bu maddedeki eylemler dernek veya meslek kuruluşları yöneticilerinin bu yön- de aldıkları karar veya yayınladıkları bildiriler üzerine vuku bulmuşsa, bu ka- rarı alan veya bildiriyi yayınlayanlara bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üçbin liradan onbin liraya kadar ağır para cezası verilir. Fail memur ise müebbeten memuriyetten mahrumiyet cezasına da hükmolunur. Madde 237 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Kanunun evlenmelerini menettiği kimselerin bu memnuiyetlerini bildikleri halde akidlerini yapan evlenme memurlarile bu suretle evlenenler ve bunları ev- lenmiye sevkeden veya evlenmelerine rıza gösteren veli veya vasileri üç aydan iki seneye kadar hapsolunurlar. Kanuni şartlara riayet etmeksizin evlenme kağıdı veren memur, bir aydan üç aya kadar hapsolunur. Evlenme akdinin kanuna göre yapılmış olduğunu gösteren kağıdı görmeden bir evlenme için dini merasim yapanlar hakkında da bundan evvelki fıkrada yazılı ceza verilir. Aralarında evlenme akdi olmaksızın evlenmenin dini merasimini yaptıran erkek ve kadınlar iki aydan altı aya kadar hapis cezasile cezalandırılır. Erkek evli olduğu takdirde verilecek ceza altı aydan üç seneye kadar hapis- tir. Erkeğin evli olduğunu bilen kadına da aynı ceza verilir. Muhtarlar aralarında evlenme akdi yok iken evlenmenin dini merasimini yap- tıklarına muttali oldukları kimseleri salahiyetli makama bildirmeğe mecburdur- lar.Bu hususta ihmal gösterenler beş liradan yüz liraya kadar ağır para cezasile cezalandırılır ve tekerrürü halinde ayrıca bir aya kadar hapsolunurlar. Madde 238 - Hakimlerle memurinden her kim memuriyetinin dairesi dahilinde ahalinin zaruri havayicinden olan hububat, erzak ve sair malzemeleri alıp sata- rak ticaret ederse yüz liradan aşağı olmamak üzere ağır cezayı nakdi ve müebbe- den memuriyetten mahrumiyet cezasiyle cezalandırılır. Madde 239 - Hazar vaktinde seferberliğe müteallik vazifelerin ifasında ih- mal ve terahisi sabit olan memurun cezası üçte bir derecesinde artırılır. Madde 240 - (Değişik: 12/6/1979-2248/19 md.) Yasada yazılı hallerden başka hangi nedenle olursa olsun görevini kötüye kullanan memur derecesine göre bir yıldan üç yıla kadar hapsolunur. Cezayı ha- fifletici nedenlerin bulunması halinde altı aydan bir yıla kadar hapis ve her iki halde ikibin liradan onbin liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılır. Ayrıca memuriyetten süreli veya temelli olarak yoksun kılınır. BEŞİNCİ FASIL İmamlar, hatipler, vaizlerle ruhani reislere müteallik cürümler Madde 241 - İmam, hatip, vaiz, rahip, haham gibi dini reislerden biri vazi- fesini ifa sırasında alenen hükümet idaresini ve devlet kanunlarını ve hükümet icraatını takbih ve tezyif ederse bir aydan bir seneye kadar hapis ve yüz elli liraya kadar ağır cezayı nakdi ile cezalandırılır veya bunlardan biri hüküm olu- nabilir. Madde 242 - Yukarıdaki maddede gösterilen kimselerden biri işbu sıfattan bi- listifade hükümetin idaresini ve kanun ve nizam ve emirleri ve dairelerden biri- ne ait olan vazife ve salahiyeti takbih ve tezyife veya halkı kanunlara yahut hükümet emirlerini icraya veya memuru memuriyetinin vazifesi icabına karşı ita- atsizliğe tahrik ve teşvik edecek olursa üç aydan iki seneye kadar hapse ve iki- yüz liraya kadar ağır cezayı nakdiye ve müebbeden veya muvakkaten bilfiil o va- zifeyi icradan ve onun menfaat ve aidatını almaktan memnuiyetine hüküm olunur. İşbu fiiller alanen yapıldığı takdirde ceza üç seneye kadar hüküm olunabilir. Kendi sıfatlarından istifade ederek kanunlara veya kanuna göre kazanılmış olan haklara muhalif iş ve sözlerde bulunmağa bir kimseyi icbar ve ikna eden din reis ve memurları hakkında dahi baladaki fıkrada yazılan ceza tertip olunur. Bunlardan biri dini sıfatından istifade ederek evvelki maddede yazılan fiil- lerden başka bir cürüm işlerse altıda bir miktarı çoğaltılmak şartiyle o cürüm için kanunda yazılı olan ceza ile mahküm olur. Şu kadar ki kanun işbu sıfatı esasen nazarı itibara almış ise cezayı çoğalt- mağa mahal yoktur. |
ALTINCI FASIL Hükümet memurları tarafından efrada karşı yapılacak sui muameleler Madde 243 - (Değişik: 5/1/1961 - 235/2 md.) Mahkemeler ve meclisler reis ve azalarından ve sair hükümet memurlarından biri maznun bulunan kimselerin cürümlerini söyletmek için işkence eder yahut zalimane veya gayriinsani veya haysiyet kırıcı muamelelere baş vurursa beş sene- ye kadar ağır hapis ve müebbeden veya muvakkaten memuriyetten mahrumiyet cezası ile mahküm olur. Fiil neticesinde ölüm vukua gelirse 452 nci, sair hallerde 456 ncı maddeye göre tertip olunacak ceza üçte birden yarıya kadar artırılır. Madde 244 - Bir kimse hakkında sahabet fikrine veya garaza müsteniden kanun hilafında hüküm ve karar verdiği sabit olan hakimler, üç aydan üç seneye kadar hapis ve muvakkaten memuriyetten mahrumiyet cezasına müstahak olur. Madde 245 - (Değişik: 5/1/1961 - 235/2 md.) Kuvvei cebriye imaline memur olanlar ve bilümum zabıta ve ihzar memurları memuriyetlerini icrada ve mafevkinde bulunan amirinin emrini infazda kanun ve nizamın tayin ettiği ahvalde başka surette bir kimse hakkında suimuamele veya cismen eza verecek hale cüret eder yahut o kimseyi darp ve cerheylerse üç aydan üç seneye kadar hapis ve muvakkaten memuriyetten mahrumiyet cezaları ile ceza- landırılır. Eğer işlediği cürüm bu fiillerin fevkinde ise o cürümlere terettüp eden ceza üçte birden yarıya kadar artırılır. Madde 246 - Hükümet memurları tarafından bir kimsenin emval ve emlaki cebren iştira ve fuzuli iddia ile haksız yere zaptolunmak veyahut sattırılmak ve mena- fii amme için lüzumu sabit olmadıkça ve kanunu mucibince behası peşin verilme- dikçe tasarruf hakları iptal olunmak gibi haller vukubulursa o emval ve emlak aynen ve mevcut olmadığı halde kıymeti nakden sahibine reddettirilip buna müte- casir olan memur cürmünün derecesine göre üç aydan iki seneye kadar hapis ve memuriyetten muvakkaten mahrumiyet cezasiyle cezalandırılır. Madde 247 -Memurlardan biri veya her nevi varidatı Devleti maktuan deruhte edenler ile adamları kanunen ve nizamen muayyen olan vergi, rüsumat ve sair ai- datın miktarından ziyade bir şey alırlarsa memurlar ile mültezimler altı aydan üç seneye kadar ve adamları altı aya kadar hapis cezasiyle cezalandırılır. Fazla olarak aldıkları para her ne miktar ise reddedildikten sonra aldıkları paranın bir katı dahi ağır cezayı nakdi olarak alınır. Madde 248 - Bir memur kanunen tayin olunan mücazatı nakdiyeden maada cerime olarak para ve sair bir şey alır veya kanunen tahsiline memur olduğu mücazatı nakdiyenin miktarından fazla olarak bir şey ahzeylerse aldığı şey kendisinden geri alınarak sahibine verildikten başka bir katı ağır cezayı nakdi alınır ve altı aydan üç seneye kadar hapis cezasiyle cezalandırılır. Madde 249 - Kanunen ve nizamen tayin olunun ve ahalice bilicap lüzum görülen umumi hizmetlerden başka hükümet memurları ve saireden her kim angarya olarak her nevi işte adam kullanırsa buna mütecasir olan kimseden böyle meccanen kul- landığı adamların mahallerince olan ücreti marufeleri alınarak ashabına teslim ve derecei cürmüne göre altı aydan üç seneye kadar sürgün cezası tayin olunur. Memur ise muvakkaten memuriyetten mahrumiyet cezasına müstahak olur.(1) Madde 250 - Tebliğ ve ihzar memurları, askerler, jandarmalar ve zabitler ve umum memurlar gelip geçtikleri yerlerde ahalinin hanelerine rızaları hilafına konup meccanen yem ve yiyecek alırlar ise aldıkları her ne ise parası ashabına reddettirildikten başka bir aya kadar hapsolunurlar. Asker ve jandarmanın heyetçe hareketlerinde bu gibi şeylere cesaret ederler- se aldıkları eşyanın parası zabitanından alınarak sahiplerine teslim ettirildik- ten başka altı aydan üç seneye kadar hapis ile cezalandırılırlar. Eğer bu keyfi- yet cebir ve şiddet icrasiyle vukubulursa cezaları üçte bir derecesinde çoğaltı- lır. --------------- (1) Bu maddede sözü edilen sürgün cezası 13/7/1965 ve 647 sayılı Kanunun geçici 2.maddesiyle kaldırılmıştır. Madde 251 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Bir memur vazife esnasında bir kimse aleyhine bir cürüm işlerse kanunda ya- zılı olmıyan hallerde o cürme kanunen terettüp eden ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. YEDİNCİ FASIL Hükümet memuriyetinin ve unvan ve şerefinin gasbı Madde 252 - Her kim mülki ve askeri memuriyetlerden birini hilafı nizam ifa veya ifaya teşebbüs eylerse üç aydan iki seneye kadar hapis ile mücazat olunur. Aynı ceza memuriyetini terk ve tatil emri kendisine resmen bildirilmiş oldu- ğu halde yine memuriyetinde devam eden memur hakkında üç aydan iki seneye kadar memuriyetten mahrumiyet cezasiyle birlikte hükmolunur. Mahkeme bu baptaki ilam hulasasının-masarifi mahkümdan alınmak şartiyle cür- mün vukubulduğu veya mahkümun ikamet eylediği vilayet ceridelerinden biriyle ne- şir ve ilanını emredebilir. Madde 253 -(Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) (Değişik: 7/6/1979 - 2245/4 md.) Her kimse bir rütbe veya memuriyetin veya bir mesleğin resmi elbisesini yetkisi olmaksızın açıktan açığa giyer veya hakkı olmayan nişan veya madalyaları takarsa üç aydan bir yıla kadar hapis ve ikibin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır.Böyle bir elbise giyerek elbise- nin belirlediği meslek ve memuriyetle ilgili işler yapanlara altı aydan iki yıla kadar hapis ve binbeşyüz liradan üçbin liraya kadar ağır para cezası verilir. Bu elbisenin sağlayacağı kolaylık ve olanaklardan yararlanarak bir cürüm işlenirse, yalnız bu eylemden ötürü yukarıdaki cezalar üçte birden yarıya kadar artırıla- rak hükmolunur. Siyasi partinin takib ettiği prensiplerin remzi olan alamet ve işaretleri o partinin şerefini kıracak yerde kullananlarla partiden müsaade almaksızın kitap, gazete, mecmua veya Matbuat Kanununa göre matbua sayılan diğer şeyler üzerine veya sinama şeridlerine bunların muhteviyatını partiye mal edici manada koyanlar altı aya kadar hapis veya on liradan 200 liraya kadar ağır para cezasile ceza- landırılırlar.Bu hususta takibat icrası alakalı siyasi parti Genel Sekreterliği- nin şikayetine bağlıdır. Kızılay Cemiyetine aid alamet ve işaretleri, Kızılay Cemiyetinin rızası ol- maksızın her hangi bir matbua veya evrak ve sair eşya üzerine koymak veya resim veya hakketmek veya her ne suretle olursa olsun o alamet ve işaretleri temsil veya tecessüm ettirmek suretile kullananlar üç aya kadar hapis veya beş liradan yüz liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılırlar.Bu hususta takibat icrası Kızılay Cemiyeti Umumi Merkezinin şikayetine bağlıdır. (Ek: 7/2/1949 - 5319/1 md.) Birleşmiş Milletler Dünya Sağlık Kurulunun resmi mühür ve damgası ile dünya yuvarlağı üzerine resmedilmiş iki defne dalı ortasın- daki eskülap sembolünden ibaret alametinin ve (Dünya Sağlık Kurulu) adının ve bu adın ilk harflerinden müşekkel kısaltmanın ticaret veya her hangi bir menfaat kastiyle, herhangi bir ticaret ve sanayi müessesesi veya bir kimse tarafından, bu kurulun rızası olmaksızın, kullanılması, herhangi bir matbua veya evrak ve eşya üzerine konması veya temsil ve tecessüm ettirilmesi yasaktır.Buna aykırı hareket edenler üç aya kadar hapis veya beş liradan yüz liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. |
SEKİZİNCİ FASIL Hükümete karşı şiddet veya mukavemet ve kanunlara muhalefet Madde 254 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Resmi meclisler azasından veya Hükümet memurlarından biri hakkında vazifesi- ne mütaallik bir işi yapmaya yahut yapmamaya icbar için şiddet veya tehdit gös- teren kimse, bir seneden üç seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Değişik: 7/6/1979 - 2245/5 md.) Eylem silahla bir kişi tarafından işlenmiş ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Eylemin iki veya daha çok silahlı kişiler tarafından anlaşarak birlikte veya silahsız ve anlaşma olmasa bile toplanmış beşten çok kişiler tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza beş yıldan az olamaz. (Ek: 28/9/1971 - 1490/4 md.) Her kim birinci fıkrada yazılı olan şahıslardan birinin vazife gördüğü yeri her ne suretle olursa olsun kısmen veya tamamen iş- gal ederek, vazifesine mütaallik bir işin yapılmasına mani olursa altı aydan üç seneye kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Fiil, cebir ve şiddet veya tehditle işlenirse bir seneden üç seneye kadar, silahla veya kendini tanınmıyacak bir ha- le koyarak yahut birkaç kişi tarafından birlikte işlenirse, iki seneden beş se- neye kadar hapis cezasına hükmolunur. Madde 255- Yukarıdaki maddede yazılı cezalar adli, siyasi veya idari bir he- yetin veya bu heyetler mümessillerinin içtimaını yahut vazife görmelerini men veya ihlal veya müzakerelerinde nüfuz veya tesir icra etmek üzere şiddet kulla- nanlar veya tehdit gösterenler hakkında dahi tatbik olunur. Madde 256 - Şiddet veya tehdit ile yukarıki maddelerde yazılı olan fiili iş- lemek üzere teşekkül eden on veya daha ziyade kimselerden mürekkep bir içtimaa dahil olanlar bir aydan iki seneye kadar hapsolunur. Madde 257- Yukarıdaki maddede beyan olunan içtima cürmün silah ile işlenmesi için vaki olmuş ise hapis üç aydan üç seneye kadardır. Eğer Hükümetin emir ve ihtarı üzerine dağılırsa içtimaa dahil olanlar hakkında ceza verilemez. Madde 258 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Bir memura veya ona yardım edenlere memuriyetine ait vazifeleri ifa sırasın- da cebir ve şiddet veya tehdit ile mukavemet eden kimse altı aydan iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Değişik: 7/6/1979 - 2245/6 md.) Eylem silahla bir kişi tarafından işlenmiş- se iki yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Eylemin iki veya daha çok si- lahlı kişiler tarafından veya silahsız olsa bile toplanmış beşten çok kişiler tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza üç yıldan beş yıla kadar hapis ceza- sıdır. Eğer fiil, kendisini veya akrabasını hapis veya tevkiften kurtarmak maksa- diyle vakı olmuşsa birinci fıkradaki hal için iki aydan altı aya, ikinci fıkrada yazılı hal için dört aydan bir seneye kadar hapis cezası verilir. Eğer memur haiz olduğu salahiyet hududunu tecavüz ederek veya keyfi hareket- lerle bu muameleye sebebiyet vermiş ise fail hakkında geçen maddelerdeki ceza dörtte bire kadar indirileceği gibi icabına göre ceza büsbütün de kaldırılabi- lir. 254,255,256 ve 257 nci maddelerle yukarki fıkralarda yazılı fiiller, İcra Vekilleri Heyetinden bir vekil aleyhinde işlenirse tayin edilecek ceza yarı nis- pette artırılarak hükmolunur. Madde 259 - Ceza Kanunu itibariyle akrabadan murat, karı koca ile usul ve füru ve kardeş ve kız kardeş ve amuca ve dayı ve hala ve teyzelerle yegenler ve bunlar derecesindeki sıhri akrabadır. Madde 260 - Kanun ve nizam hükümlerinden birinin icrasına muhalefet için nüfuz ve müessir kuvvet sarfedenler bir seneye kadar hapis cezasiyle cezalan- dırılır. Madde 261 - (Değişik: 28/9/1971 - 1490/5 md.) Kanun ve nizamlara aykırı olarak mektep veya dersane açanlar, açılan mek- tep veya dershane kapatılmakla beraber altı aydan iki seneye kadar hapis ceza- siyle cezalandırılır. Ruhsatsız öğretmenlik edenlerle bunları istihdam eyliyenlere de aynı ceza verilir. Mükerrirler hakkında verilecek ceza bir sene hapisten aşağı olamaz. Madde 262 - Camiler etrafındaki mezarlıklarla kiliseler avlu ve derunları- na ve meskün mahaller civarında bulunan kabristanlara ve ölü defnine mahsus olan mahallerden maada yerlere ruhsatsız ölü defneden veya ettiren kimse bir aydan altı aya kadar hapis veya otuz liradan yüz elli liraya kadar ağır cezayı nakdi ile mahküm olur. Madde 263 - Kolera ve sair bulaşık hastalıklardan musab veya vefiyat zuhur eden ev ve sair mahallerin kordon altına alınmasına dair Hükümetçe verilen emir- lere ve yapılan icraata fiilen mümanaat edenler hareketlerinin derecesine göre bir aydan bir seneye kadar hapsolunur. Madde 264 - (Değişik: 7/6/1979 - 2245/7 md.) Her kim ait olduğu merciden ruhsat almaksızın dinamit veya bomba veya buna benzer yıkıcı veya öldürücü alet veya barut ve benzeri ateşli ecza yapar veya bunları yabancı bir ülkeden Türkiye'ye sokar veya sokmaya aracı olur veya ülke içinde bir yerden diğer bir yere götürür veya yollar veya götürmeye bilerek aracılık ederse, beş yıldan sekiz yıla kadar hapsolunur ve kendisinden onbeşbin liradan altmışbin liraya kadar ağır para cezası alınır. Birinci fıkradaki eylemleri işlemek amacı ile teşekkül vücuda getirenlerle yönetenler veya teşekküle mensup olanlar tarafından sözü geçen fıkrada yazılı suçlar işlenirse failler hakkında on yıldan onbeş yıla kadar ağır hapis ve el- libin liradan yüzbin liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. İkinci fıkradaki hal dışında, iki veya daha çok kimselerin toplu olarak bi- rinci fıkrada yazılı suçları işlemeleri halinde sekiz yıldan oniki yıla kadar ağır hapis ve yirmibeşbin liradan yetmişbeşbin liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. Birinci fıkrada yazılı eylemleri işlemek amacıyla iki veya daha çok kimse- lerin önceden anlaşıp birleşmeleri teşekkül sayılır. Ruhsatsız bu gibi şeyleri taşıyanlar veya bulunduranlar veya satanlar veya satmaya çalışanlar veya alanlar üç yıldan beş yıla kadar ağır hapis, onbin liradan yirmibin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Bu şeylerin cins ve miktar itibariyle vahamet göstermesi halinde beş yıldan sekiz yıla kadar ağır hapis ve yirmibeşbin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur. Mahkemece bunların cins ve miktarının önemsiz sayılması ve failin meslek, kişilik ve ahlaki eylemleri yönünden tehlikesiz sayılması halinde hükm- olunacak ceza bir aydan bir yıla kadar hapis ve bin liradan üçbin liraya kadar ağır para cezasıdır. Birinci fıkrada yazılı şeyleri, meskün yerde veya çevresinde yada halkın gelip geçtiği bir yerde ateşleyenler veya patlatanlar yahut bırakanlar, eylem- leri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde beş yıldan aşağı olmamak üze- re hapis cezası ve onbin liradan az olmamak üzere ağır para cezasıyla cezalan- dırılırlar. Suçun halkın toplu olarak bulunduğu yerlerde veya kamu hizmetleri- nin görülmesine ayrılmış binalarda işlenmesi halinde, suç daha ağır bir cezayı gerektirse bile ayrıca bu eylemden dolayı aynı cezaya hükmolunur. KANUNLAR, ŞUBAT 1989 (EK - 3) Her kim korku, kaygı veya panik yaratabilecek biçimde her ne amaç ve neden- le olursa olsun, meskün bir yerde veya çevresinde veya özel veya resmi veya ge- nel yapılara ya da her türlü taşıt araçlarına ya da halkın toplu olarak bulun- dukları diğer yerlere silahla ateş ederse, eylem başka bir suçu oluştursa bile ayrıca iki yıldan aşağı olmamak üzere hapis ve beşbin liradan az olmamak üzere ağır para cezasıyla cezalandırılır. Yukarıdaki iki fıkrada yazılı eylemler, iki veya daha çok kişi tarafından birlikte veya taşıt aracı veya suçun icrasını kolaylaştırıcı başkaca araçlar kullanarak işlenirse cezalar üçte birden yarıya kadar artırılarak hükmolunur. Madde 265 - (Değişik: 10/6/1949-5435/1 Md.; Mülga: 7/12/1988-3506/10 md.) |
DOKUZUNCU FASIL Resmi sıfatı haiz olanlar aleyhinde cürümler Madde 266 - (Değişik: 28/9/1971 - 1490/7 md.) Bir kimse resmi sıfatı haiz olan bir memurun huzurunda ve ifa ettiği vazi- feden dolayı şeref veya şöhretine veya vakar ve haysiyetine kavlen veya fiilen taarruz ve hakarette bulunursa, aşağıda gösterilen suretlerle cezalandırılır: 1. Hakaret ve taarruz asker veya jandarma efradından veya iki veya üçüncü bendlerde mezkür memurlardan gayrı memurinden biri aleyhinde ise iki aydan se- kiz aya kadar hapis ve ikiyüz elli liradan beşyüz liraya kadar ağır para cezası ile mahküm edilir. 2. Hakaret ve taarruz asker veya jandarma subaylarından veya polis komiser- lerinden veya amirlerinden yahut il genel meclisi veya belediye meclisi üyele- rinden biri aleyhinde ise üç aydan iki seneye kadar hapis ve beşyüz liradan bin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. 3. Hakaret ve taarruz Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile temsil sıfa- tını veya emir ve idare salahiyetini haiz rüesadan veya hakim ve Cumhuriyet Savcılariyle bunların yardımcıları veya sorgu hakimlerinden biri aleyhinde vaki olursa altı aydan otuz aya kadar hapis ve bin liradan iki bin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Eğer birinci fıkradaki hakaret fiili maddei mahsusa tayin ve isnadiyle va- ki olursa: Bir numaralı benddeki halde beş aydan üç seneye kadar hapis ve beşyüz lira- dan üç bin liraya kadar ağır para cezasına; İki numaralı benddeki halde altı aydan üç seneye kadar hapis ve bin liradan üç bin liraya kadar ağır para cezasına; Üç numaralı benddeki halde yedi aydan üç seneye kadar hapis ve bin beş yüz liradan üç bin liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur. (6 ve 7 nci fıkralar iptal: Ana. Mah.nin 19/12/1972 tarihli ve E. 1971/50, K. 1972/60 sayılı Kararı ile.) (Ek: 7/1/1981 - 2370/3 md.) Bu maddede yazılı taarruz ve hakaret fiilinin resmi sıfat ve memuriyet sona ermiş olsa bile ifa edilen görevden dolayı ve hu- zurda işlenmesi halinde de yukarıdaki fıkralar ve bentlerdeki cezalara hükmolu- nur. Madde 267 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Yukarıki madde de beyan olunan fiiller bir vazifenin ifasından dolayı olma- yıp da vazife esnasında vaki olursa tayin olunacak ceza üçte birinden yarısına kadar indirilir. Madde 268 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Bir kimse kavlen veya fiilen her ne suretle olursa olsun adli,idari,siyasi veya askeri resmi bir heyet huzurunda veya bir hakimin duruşma yaptığı sırada veya duruşmaya mütaallik karar ve hükmün tefhimini mütaakıp şeref ve haysiyeti- ne veya vakarına tecavüz ve hakarette bulunursa altı aydan üç seneye kadar hapis cezasına mahküm edilir. Eğer fiil maddei mahsusa tayin ve isnadiyle vakı olursa verilecek hapis ce- zası sekiz aydan aşağı olamaz. 266 ncı madde ile bu maddede beyan olunan fiiller bu iki maddede gösterilen heyet veya memurlara hitap edilen veya hitap edildiği anlaşılan telgraf, tele- fon, mektup, resim veya herhangi bir yazı vasıtası ile işlendiği takdirde de aynı ceza verilir. (Ek Fıkralar: 28/9/1971 - 1490/8 md.) Hakaret ve taarruz birinci fıkrada gösterilen heyetlerin sıfat veya hizme- tinden dolayı umuma neşir veya teşhir olunmuş yazı veya resim veya sair neşir vasıtalariyle işlenmiş olursa, fiilin mahiyetine göre birinci veya ikinci fık- ralarda yazılı olan cezalar yarısı nispetinde artırılarak hükmolunur. Sıfat veya hizmetinden dolayı vaki hakaret ve taarruz, birinci fıkrada gös- terilen heyetlerin gıyabında alenen işlenmiş olursa, fiilin mahiyetine göre bi- rinci veya ikinci fıkralarda yazılı olan cezaların yarısı hükmolunur. Bu fıkra- daki suçun tekevvünü için 153 üncü maddedeki aleniyet şarttır. Madde 269 - Geçen maddelerde muharrer taarruz ve hakaretler, cebir ve şid- det ve tehdit ile icra olunmuş ise ceza bir misli artırılır. Madde 270 - Geçen maddelerde muharrer cürümlerin faili hakaret ve taarruz eylediği şahıslara isnat ettiği ef'al ve evsafın şayi ve mütevatır olduğunu ispata kalkışırsa bu talebi katiyen kabul olunmaz. Madde 271 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) (Değişik: 7/1/1981 - 2370/4 md.) Her kim resmi sıfatı haiz olan bir memura vazifesini icra ederken veya resmi sıfat ve memuriyeti sona ermiş olsa bile icra ettiği vazifeden dolayı cismen eza verecek veya hastalığını mucip olacak müessir bir fiil işlerse 456 ncı maddeye göre verilecek cezalar aşağıda göste- rilen suretlerle artırılır. 1. Eğer memur 266 ncı maddenin 1 inci bendinde gösterilen kimselerden ise ceza üçte birden yarıya kadar, 2 nci bendinde gösterilen kimselerden ise bir misli ve 3 üncü bendinde gösterilen kimselerden ise iki misli artırılır. 2. Eğer fiil 268 inci maddede yazılı hal ve zamanlarda işlenmiş olursa fii- lin istilzam ettiği cezaya üç misli zammolunur. Hiçbir halde yapılacak zam altı aydan aşağı olamaz. Bu maddede yazılı hal- lerde takibat şikayete bağlı değildir. Madde 272 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) Eğer memur memuriyeti hududunu tecavüz ederek veya keyfi hareketleriyle geçen maddelerde beyan olunan fiillerin vukuuna sebebiyet vermişse ceza dörtte bire kadar indirileceği gibi icabına göre büsbütün de kaldırılabilir. Madde 273 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Kanunun hususi hükümler ile tasrih eylediği ahvalin haricinde her kim Büyük Millet Meclisi azası ile temsil sıfatını ve emir ve idare salahiyetini haiz rüesadan veya diğer Devlet memurlarından biri aleyhine sıfat ve hizmetle- rinden dolayı bir cürüm işlerse o cürüm için kanunen muayyen olan ceza altıda birden üçte bire kadar artırılır. (2., 3. ve 4 ncü fıkralar Mülga: 5/1/1961 - 235/1 md.) ONUNCU FASIL Mühür fekki ve Hükümetin muhafazasında bulunan eşyayı çalmak Madde 274 - Bir kimse kanuna yahut Hükümetin emrine tevfikan bir şeyin mu- hafazasını yahut aynen mevcudiyetini temin için vazolunan mührü fekkederse üç aydan iki seneye kadar hapis cezasına ve kırk liraya kadar ağır cezayı nakdı itasına mahkum olur. Eğer bu fiil, mühür vazını emir veya icra etmiş olan memur yahut resmen mü- hür altına alınan bir şeyi muhafaza etmek yahut yanında bulundurmak vazifesiyle mükellef olan kimse tarafından işlenmiş ise bir seneden dört seneye kadar hapis cezası ve otuz liradan yüz elli liraya kadar ağır cezayı nakdi tayin olunur. Eğer cürüm, memur veya muhafızın müsamahası ve dikkatsizliği neticesi ola- rak vukua gelmiş ise bunlar hakkında otuz liradan yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi hükmolunur. Madde 275 - Bir kimse cürmü teşkil eden ecsam ve eşyayı ve o sıfatı haiz bulunmak itibariyle Hükümet dairelerinde saklanan evrak ve vesikaları veya mah- kemelere ve resmi dairelere tevdi olunan veya bir memurun memuriyeti icabınca yanında bulunan senetleri ve sair mühim evrakı ortadan kaldırır veya bozar ve yok eder yahut tahrif veya tağyir eylerse bir seneden üç seneye kadar hapsolu- nur. Eğer bu cürmün faili memuriyeti iktizasınca bu ecsam ve eşyayı yahut evrak ve vesikaları elinde bulundurmak vazifesiyle mükellef bulunan memurun kendisi ise iki seneden beş seneye kadar hapis ve muvakkaten memuriyetten mahrumiyet cezaları ile cezalandırılır ve eğer bundan dolayı vukua gelecek zarar hafif olur ve fail bu ecsam ve eşya ve evrak ile vesika ve senetlerden kendisi için bir güna fayda istihsal etmezden ve hakkında takibata başlanmazdan evvel onları değiştirmeksizin iade ve teslim ederse birinci surette altı aydan iki seneye kadar hapsolunur; ikinci surette bir seneden dört seneye kadar hapis ve muvak- katen memuriyetten mahrumiyet cezaları hükmolunur. Madde 276 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Bir kimse muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan merhun veya mahcuz veya her hangi bir sebeple vaz'ıyed edilmiş olan malları kendisinin veya başkasının menfaati için saklar, sahibine veya başkalarına verir veya tebdil veya lazımgelenlere teslimden imtina ederse üç aydan iki seneye kadar hapis ve otuz liradan üç yüz liraya kadar ağır para cezasile cezalandırılır. Eğer suçlu merhun veya mahcuz veya her hangi bir sebeple vaz'ıyed edilmiş olan eşyanın sahibi ise verilecek ceza bir seneye kadar hapis ve on liradan yüz elli liraya kadar ağır para cezasıdır. Eğer cürüm muhafızın ihmalinden veya tedbirsizliğinden ileri gelmiş ise muhafız hakkında beş liradan yüz liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. Eğer eşyanın kıymeti az ise veya cürmün faili eşyayı veya bedelini takibata başlamazdan evvel geri verirse ceza altıda birden üçte bire kadar indirilir. Madde 277 - Bu fasılda zikrolunan fiiller, cebir ve şiddet kullanmak veya tehdit suretiyle veya silahlı ve birden ziyade kimseler tarafından işlenirse ceza, üçte biri miktarı artırılır. ON BİRİNCİ FASIL Devlet memurlarına intisap iddiasiyle menfaat temin eyliyenler Madde 278 - (Değişik: 5/1/1961 - 235/2 md.) Her kim olursa olsun resmi meclisler azasından yahut Devlet memurlarından biri nezdinde hatırı sayıldığını yahut onlarla münasebeti bulunduğunu iddia ederek haklarında vuku bulacak tavassutta medarı teşvik yahut mükafat olmak üzere yahut aza veya memurun himayesine mukabil onlara verilmek veya onlara ve- rilmesi lazım gelen hediye veya mükafata sarf olunmak bahanesiyle kendi yahut başka bir kimse hesabına para veya sair menfaat alır veya kabul eder veya bun- ların verilmesine vaad alırsa bir seneden beş seneye kadar hapis olunur ve bin liradan az olmamak üzere temin veya vaad olunan menfaatin üç misli ağır para cezası alınır. Fail milletvekili veya siyasi parti kademelerinde fiili vazife almış olduğu takdirde yukarıdaki cezalar üçte birden yarıya kadar artırılarak hükmolunur. Ayrıca faile amme hizmetlerinden memnuniyet cezası da verilebilir. Fail, Devlet memurlarından ise cezasına müebbeten memuriyetten mahrumiyet cezası ilave olunur. |
ON İKİNCİ FASIL Geçen fasıllar arasında müştrek hükümler Madde 279 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Ceza Kanununun tatbikatında: 1 - Devamlı veya muvakkat surette teşrii, idari veya adli bir amme vazifesi gören Devlet veya diğer her türlü amme müesseseleri memur, müstahdemleri; 2 - Devamlı veya muvakkat, ücretsiz veya ücretli, ihtiyari veya mecburi olarak teşrii, idari veya adli bir amme vazifesi gören diğer kimseler memur sa- yılır. Ceza Kanununun tatbikatında amme hizmeti görmekle muvazzaf olanlar: 1 - Devamlı veya muvakkat surette bir amme hizmeti gören Devlet veya diğer amme müessesesinin memur ve müstahdemleri; 2 - Devamlı veya muvakkat, ücretli veya ücretsiz ihtiyari veya mecburi su- rette bir amme hizmeti gören diğer kimselerdir. Madde 280 - Memuriyet sıfatı kanuna göre cürmü teşkil eden anasırdan veya cürmün esbabı müşeddidesinden addolunduğu yerlerde memurdan bu sıfatın zail ol- muş bulunması veya cürmün vukuu esnasında vazifesini ifa halinde bulunmaması bu kaidenin tatbikına mani değildir. Madde 281 - Bir kimse cürüm işlemek için haiz olduğu memuriyete ait kuvvet ve vasıtaları kullandığı takdirde eğer kanun esasen memuriyet sıfatını nazarı itibara almamış ise irtikap olunan cürüm için tayin olunacak ceza altıda birden üçte bire kadar tezyit olunur. DÖRDÜNCÜ BAP Adliye aleyhinde cürümler BİRİNCİ FASIL Kanunen ifası lazım gelen bir hizmetten imtina Madde 282 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Her kim adliye makamları tarafından şahid, ehlivukuf, veyahut tercüman sıfatile davet olunup da asılsız bir sebebi ileri sürmek suretile icabet mecbu- riyetin- KANUNLAR, ŞUBAT 1991 (Ek - 7) den vareste tutulmuş veya icabet etmekle beraber şehadet etmekten veya ehlivu- kuf veya tercümanlık vazifesini ifadan istinkaf eylemiş bulunursa altı aya kadar hapse veya on liradan yüz liraya kadar ağır para cezasına mahküm olur. Fail ehli vukuftan ise mahkümiyet neticesi olarak hapis müddetine müsavi bir zaman için meslek ve sanatın tatili cezasına dahi mahküm olur. İKİNCİ FASIL Suç tasnii ve resmi mercileri iğfal Madde 283 - (Değişiklik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Vuku bulmadığını bildiği bir suçu Adliyeye veya keyfiyeti Adliyeye tevdie mecbur olan bir makama veya kanuni takib yapacak veya yaptırabilecek bir mercie vuku bulmuş gibi ihbar ile yahut vaki olmıyan bir suçun eserlerini takibata mü- başeret olunabilecek derecede uyduran kimse 30 aya kadar hapis cezasına mahküm olur. Adliye huzurunda sahte olarak bir suç işlediğini yahut bu suça iştirak ey- lediğini söyliyen kimse hakkında dahi aynı ceza tertib olunur. Madde 284 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) Başkasının yerine kendini koyarak hapishaneye giren şahıs bir aydan bir se- neye kadar hapis cezasiyle cezalandırılır. ÜÇÜNCÜ FASIL İftira Madde 285 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Her kim Adliyeye veya keyfiyeti Adliyeye tevdie mecbur olan bir makama veya kanuni takib yapacak veya yaptırabilecek bir mercie ihbar veya şikayette bulu- narak suçsuz olduğunu bildiği bir kimseye bir suç isnad eder yahut o kimse aleyhinde böyle bir suçun maddi eser ve delillerini uydurursa isnad eylediği suçun nevi ve mahiyetine ve uydurduğu delillerin kuvvetine göre üç aydan üç se- neye kadar hapsolunur. Bu isnad kendine iftira olunan kimsenin tevkifi gibi şahsi hürriyeti bağlı- yan bir halin hudusuna sebep olmuşsa müfteri hakkında bir seneden beş seneye kadar hapis cezası hükmolunur. Kendine iftira olunan kimse hakkında üç seneden fazla şahsi hürriyeti bağ- lıyan bir ceza ile mahkümiyeti mutazammın bir hüküm sadır olmuşsa müfteri hak- kında on beş seneyi geçmemek üzere aynı ceza hükmolunur. Eğer mağdurun mahkumiyeti müebbed ağır hapis ise müfteri on beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapisle cezalandırılır. (Değişik: 21/11/1990 - 3679/19 md.) Eğer mağdurun mahkümiyeti ölüm cezası ise, müfteri müebbet ağır hapis cezası ile cezalandırılır. (Altıncı fıkra mülga: 21/11/1990 - 3679/28 md.) Yukarıdaki fıkralarda yazılı olan suç faili mağdur hakkında takibat yapıl- madan evvel bu isnadatından rücu eder veya uydurduğunu itiraf ederse yukarıda yazılı cezaların altıda biri hükmolunur ve ceza müebbed ağır hapis ise on sene ağır hapse indirilir ve isnaddan rücu veya tasniin itiraf olunması takibata başlandıktan sorra vaki olursa asıl cezanın üçte ikisi indirilir ve müebbed ağır hapis yerine 24 sene ağır hapis cezası tayin olunur. Tasni veya iftira, kabahat ef'aline taallük ederse bu madde ile 283 üncü maddede tesbit olunan ce- zalar yarıya kadar indirilir. DÖRDÜNCÜ FASIL Yalan şahitliği ve yalan yere yemin Madde 286 - Yemin ettirerek şahit veya ehlihibre istimaına salahiyettar olan bir memur veya heyet huzurunda şehadet ederken yalan söyleyen veya haki- katı İnkar yahut isticvap olunduğu hususat hakkında malümatı az veya çok ketmeyleyen kimse üç aydan üç seneye kadar hapis ile mücazat olunur. Eğer fiil üç seneden fazla hürriyeti tahdit eden cezayı müstelzim bir cür- mün tahkik ve muhakemesi esnasında vakı olmuş ise cezası üç seneden on seneye kadar ağır hapistir. (Değişik: 21/11/1990 - 3679/20 md.) Eğer yalan şahadet, bir kimseye müebbet hapis cezası verilmesi sonucunu doğurmuş ise, faile verilecek ceza onbeş sene- den aşağı olamaz ve ölüm cezasına mahkümiyet halinde ise faile müebbet ağır hapis cezası verilir. Eğer yeminsiz şahadet edilmişse ceza müddeti yarısına kadar indirilir. Madde 287 - Bir kimse hukuk davalarında müddei yahut müddeaaleyh sıfatını haiz olduğu halde yalan yere yemin ederse altı aydan üç seneye kadar hapis olu- nur ve otuz liradan yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır ve muvakkaten hidematı ammeden memnuiyet cezasiyle cezalandırılır. Eğer fail bu dava hakkında bir karar verilmezden evvel yeminden dönerse hapis cezası bir aydan altı aya kadardır. Madde 288 - Yalan yere yemin veya şahadet eden şahıs: 1 - Hakikatı beyan ettiği takdirde kendisini veya akrabasından birini hür- riyet ve namusca behemehal fahiş bir zarara maruz kılması muhtemel olan, 2 - Kendi tarafından beyan olunan zati vasıflara nazaran şahit sıfatiyle celbi iktiza etmiyen yahut o şahsın ceza davasında şahit ve ehli hibre ve mü- tercim olmaktan istinkafa hakkı olduğu halde mahkemece kendisine bu hakkı ihtar edilmemiş bulunan, Kimselerden ise yukarıki maddede mezkür olan cezalardan muaftırlar. Eğer bunların yalan şahadeti diğer bir şahsi takibata yahut mahkumiyete ma- ruz kılarsa yukarıdaki maddelerde yazılı cezalar, yarısından üçte ikisine indi- rilir. Madde 289 - Bir kimse ceza tahkikat veya muhakematı esnasında şahadet et- tikten sonra iş lüzum veya meni muhakeme kararnamesi ile bitmezden veya muhake- me hitam bulmazdan veya yalan şahadet hadisesindan dolayı muhakeme başka güne talik olunmazdan evvel bu şahadetten rücu ile hakikatı söylerse 286 ncı maddede beyan olunan fiilden dolayı cezadan muaftır. Eğer rücu beyan olunan zamanlardan sonra olur, yahut bir hukuk davasının muhakemesi esnasında vukua gelmiş olan yalan şahadete mütaallik bulunur ise bu şahadetin vukubulduğu dava hakkında mahkemeden karar çıkmazdan evvel zuhura gelmiş olmak şartiyle bu baptaki ceza üçte birinden yarısına kadar indirilir. Eğer bu şahadet bir şahsın tevkifini yahut hakkında fahiş bir zararı mucip olmuşsa cürüm failinin göreceği ceza bu maddenin birinci kısmında yazılı hal- lerde üçte bir ve ikinci kısmında yazılı olan hallerde altıda bir derecesinde azaltılır. Madde 290 - Geçen maddeler ahkamı, adliye huzuruna davet olunarak hakikata mugayir rey ve malümat veren ehli hibre ile ifadeleri hakikate mugayir surette beyan ve tercüme eden tercümanlar hakkında dahi tatbik olunur. Ehlihibre hakkında muvakkaten hıdematı ammeden memnuiyet cezası silk ve sa- natın tatili cezasını dahi şamil olabilir. Madde 291 - Bir kimse 286 ncı maddede yazılı olan cürmü işletmek için para vermek veya sair menfaat göstermek veya vait ve teşvik veya tehdit veya hile ve desise ile veya nüfuz kullanmak suretiyle şahit veya ehli hibre yahut tercüman tedarik ederek yalan şahadeti işletmiş ve hilafı vaki rey beyan ve tercümanlık ifa KANUNLAR, ŞUBAT 1991 (Ek - 7) ettirmiş ise 286 ncı maddenin birinci fıkrasında muayyen olan hallerde bir ay- dan bir seneye kadar, ikinci fıkrasındaki hallerde üç seneden beş seneye kadar hapis, üçüncü fıkrasında yazılı hususatta on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasiyle cezalandırılır. Yalancı şahit ve o makuleden ehli hibre ve ter- cüman tedarik eden kimsenin onlara mükafaten verdiği şeyler müsadere olunur. Bir kimse bu suretlerle şahit veya ehli hibre yahut tercüman tedarikine yalnız teşebbüs etmiş bulunursa geçen fıkralarda yazılı olan cezalar üçte bire indirilir. Madde 292 - Yukarıki maddede yazılı olan cürmün faili bizzat maznunu aleyh yahut yakın akrabasından biri olduğu halde, diğer bir şahsı takibata veye mah- kumiyete maruz kılmamış olmak şartiyle, mezkür maddede tayin olunan cezalar ya- rısından üçte ikisine kadar indirilir. Madde 293 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) 289 uncu maddede yazılı olan suret ve zamanlarda yalan şahidler şehadetle- rinden ve ehli hibre ve tercümanlar dahi hilafı hakikat olan rey ve tercümele- rinden rücu ettikleri takdirde bunları tedarik edenler hakkında 291 inci madde- de muayyen cezalar altıda birinden üçte birine kadar indirilir. |
BEŞİNCİ FASIL Avukat ve dava vekillerinin sui istimali Madde 294 - Avukat veya dava vekili hasım tarafiyle uyuşarak veya sair hile ve desiselere sülük ederek kendisine verilen davaya zarar iras eyler yahut aynı davada hasım tarafına da yardım ederse üç aydan otuz aya kadar hapis ve mesle- kin tatiline dahi şamil olmak üzere muvakkaten hıdematı ammeden memnuiyet ceza- lariyle beraber otuz liradan iki yüz elli liraya kadar ağır cezayı nakdi ile cezalandırılır. Eğer avukat veya dava vekili aynı davada bir tarafa vekalet ettikten sonra o vekaletten çekilerek diğer tarafın vekaletini deruhte veya o tarafa yardım ederse altı aya kadar hapsolunur veya otuz liradan yüz elli liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır. Madde 295 - Kabul ettiği bir davada şahidin veya ehli hibre veya tercümanın veya müddeiumuminin ve karar verecek hakimin sahabetini istihsal etmek veyahut bunlara mükafat eylemek bahanesiyle müekkilinden para ve sair eşya alan avukat ve dava vekili iki seneden beş seneye kadar hapse ve iki yüz liraya kadar ağır cezayı nakdiye ve meslek ve sanata dahi şamil olmak üzere muvakkaten hıdematı ammeden memnuiyet cezasına mahküm olur. ALTINCI FASIL Cürüm işleyenleri saklamak ve cürümün delillerini yok etmek cürümleri Madde 296 - (Değişik: 28/9/1971 - 1490/9 md.) Her kim hapis cezasından aşağı olmıyan cezayı müstelzim bir cürüm işledik- ten sonra bu cürmün icrasında faillerle evvelce itifak etmiş ve cürmü neticelen- dirmekte yardımı dokunmuş olmaksızın, bir kimsenin o cürümden istifadesini te- mine veya Hükümetçe icra olunacak tahkikatı yanlış yola sevk etmeye yahut Hükümetin araştırmalarına veya hükmün icrasına karşı faili gizlemeye yardım eder yahut hakkında yakalama veya tevkif müzekkeresi çıkarılmış olan bir kimse- nin saklı bulunduğu yeri bildiği halde yetkili mercilere derhal haber vermezse veya her kim bu cezaları istilzam eden bir cürmün eser ve delillerini yok eder yahut bunları bir suretle değiştirir veya bozarsa, hapis cezasını gerektiren suçlarda altı aydan iki yıla kadar,ağır hapis cezasını gerektiren suçlarda iki seneden dört seneye, ölüm cezasını gerektiren suçlarda da üç seneden beş seneye kadar hapis cezasına mahkum olur. Şu kadar ki, bu ceza müddeti asıl cürüm için kanunda tayin edilen cezanın üçte birini geçemez. Sair fiillerden dolayı tertip olunacak ceza beş yüz liradan bin liraya kadar ağır para cezasıdır. Bu fiilı usul veya füruunun, karı veya kocasının yahut kardeşinin lehine olarak işliyen kimseye ceza verilmez. Madde 297 - Maktulün cesedini saklayan veya saklatan veya Hükümete haber vermeksizin ve keşfolunmaksızın gömen veya gömdüren kimseler üç aydan bir sene- ye kadar hapis ve elli liraya kadar ağır cezayı nakdı ile cezalandırılır. YEDİNCİ FASIL Tevkifhane ve hapishaneden firar ve firara vesatat Madde 298 - (Değişik: 7/1/1981 - 2370/5 md.) Bir kimse bir suçtan dolayı kanun dairesinde tutuklandıktan sonra kaçarsa iki aydan altı aya kadar hapsolunur. Bu suç şahıslara karşı şiddet veya tehdit kullanarak veyahut kapı veya pen- cere kırarak veya duvar delerek veya kaçmaya mani olacak vasıtaları bozarak iş- lenmiş olursa ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen şekillerdeki kaçma eyleminin birden ziyade kimseler tarafından bir arada işlenmesi ya da tehdit veya şiddet kullanmanın bir kişi tarafından olsa bile silahla yapılması hallerinde ceza dört yıldan sekiz yıla kadar ağır hapistir. Madde 299 - (Değişik: 7/1/1981 - 2370/6 md.) Bir kimse bir suçtan dolayı kanun dairesinde hapsedildikten sonra kaçarsa aşağıda yazılı şekillerde ceza görür: 1. Müebbet ağır hapis hükümlüsü ise cezasının bir yılı geceli gündüzlü bir hücrede yalnız başına bırakılmak suretiyle çektirilir. 2. Muvakkat şahsi hürriyeti bağlayıcı bir ceza hükümlüsü ise geri kalan müddetlerine bu müddetlerin altıda birden üçte birine eşit bir müddet zammedi- lir. Ancak zammedilecek bu müddetler dört aydan eksik ve iki yıldan fazla ola- maz. Bu suç, şahıslara karşı şiddet veya tehdit kullanarak veyahut kapı ve pence- re kırarak veya duvar delerek veya kaçmaya mani olacak vasıtaları bozarak işlen- miş olursa bİrinci bentte yazılı hücre müddeti bir yıl altı ay, ikinci bentte yazılı nispet üçte birden yarıya kadar olarak tatbik olunur. Ancak zammedilecek bu müddetler bir yıldan eksik, dört yıldan fazla olamaz. Yukarıdaki fıkrada belirtilen şekillerdeki kaçma eyleminin birden ziyade kimseler tarafından bir arada işlenmesi ya da tehdit veya şiddet kullanmanın bir kişi tarafından olsa bile silahla yapılması hallerinde birinci bentte yazı- lı hücre müddeti iki yıl, ikinci bentte yazılı nisbet yarıdan üçte ikiye kadar olarak tatbik olunur. Ancak zammedilecek bu müddetler beş yıldan eksik, sekiz yıldan fazla olamaz. Bu maddede yazılı hükümler cezaevi dışında çalıştırılan hükümlüler hakkında da tatbik olunur. Madde 300 - Kaçan mevkuf ve mahkum bir güna cebir ve tazyik neticesi olma- yarak on beş gün zarfında kendiliğinden gelip teslim olursa geçen maddelerde gösterilen cezaların altıda biri hükmolunur. Madde 301 - (Değişik: 7/1/1981 - 2370/7 md.) Her kim, bir tutuklu veya hükümlünün her ne suretle olursa olsun kaçmasını hazırlar veya kolaylaştırırsa kaçan kimsenin işlemiş olduğu suçun ağırlığına ve çekmekte bulunduğu cezanın geri kalan miktarı ve nevine göre bir yıldan beş yıla kadar hapsolunur. Eğer hükümlünün çekmekte olduğu ceza müebbet ağır hapis ise kaçmasını ha- zırlayan veya kolaylaştıran kimsenin cezası beş yıldan sekiz yıla kadar hapis- tir. Eğer hükümlünün cezası idam cezası ise, kaçmasını hazırlayan veya kolaylaş- tıran kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar ağır hapis cezası verilir. Birden ziyade tutuklu veya hükümlünün kaçmasını hazırlayan veya kolaylaştı- ran faile yukarıdaki fıkralara göre tayin edilecek ceza üçte birden yarıya ka- dar artırılır. Eğer hükümlü veya tutuklunun kaçmasını hazırlamak veya kolaylaştırmak için fail 299 ncu maddede sözü edilen vasıtalardan birini kullanır ve bu yüzden hü- kümlü veya tutuklu kaçmış olursa ceza üçte birden yarıya kadar artırılır. Eğer kaçamamış ise ceza üçte bire indirilir. Eğer sanık tutuklu veya hükümlünün usul ve füruundan ve karı kocadan ve kardeş ve kızkardeşlerinden biri ise göreceği ceza üçte bir miktar azaltılır. Madde 302 - (Değişik: 7/1/1981 - 2370/8 md.) Bir tutuklu veya hükümlünün muhafazasına veya nakline memur olan kimse, onun her ne suretle olursa olsun kaçmasını hazırlar veya kolaylaştırırsa kaçan kimsenin işlemiş olduğu suçun ağırlığına ve çekmekte bulunduğu cezanın geri ka- lan miktarı ve nevine göre iki yıldan beş yıla kadar hapsolunur. Eğer hükümlünün çekmekte olduğu ceza müebbet ağır hapis ise failin göreceği ceza altı yıldan sekiz yıla kadar ağır hapistir ve müebbeten kamu hizmetlerin- den mahrumiyet cezası dahi hükmolunur. Eğer hükümlünün cezası idam cezası ise failin göreceği ceza dokuz yıldan onbeş yıla kadar ağır hapistir ve müebbeten kamu hizmetlerinden mahrumiyet ce- zası dahi hükmolunur. Eğer hükümlü veya tutuklunun kaçmasını hazırlamak ve kolaylaştırmak için fail, kaçağın şiddet kullanmasında veyahut kapı ve pencere kırmasında ve duvar delmesinde kaçakla birleşir veya silah ve sair böyle bir işe lazım olan şeyleri verir veya bunların tedarikini men etmezse yada kaçması hazırlanan veya kolay- laştırılan tutuklu veya hükümlü birden ziyade ise tutuklu veya hükümlünün kaç- mış olması halinde memur, birinci fıkradaki halde üç yıldan, ikinci fıkradaki halde yedi yıldan, üçüncü fıkradaki halde on yıldan aşağı olmamak üzere ağır hapis ve müebbeten kamu hizmetlerinden mahrumiyet cezası ile cezalandırılır ve kaçamadığı takdirde memura sekiz yıla kadar ağır hapis cezası verilir. Madde 303 - (Değişik: 7/1/1981 - 2370/9 md.) Firar maddesi memurun kayıtsızlık veya tedbirsizliğinden neşet etmiş ise memur hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası tertip olunur ve kaçağın görmekte olduğu ceza idam ve müebbet ağır hapis olduğu takdirde hapis cezası üç yıldan beş yıla uzar, bu iki surette ceza süresi kadar kamu hizmetlerinden mahrumiyet cezası da verilir. Madde 304 - (Değişik: 28/9/1971 - 1490/10 md.) I - (Değişik: 7/1/1981 - 2370/10 md.) Önceden aralarında bir anlaşma olsun veya olmasın üç ve daha ziyade hükümlü veya tutuklu her ne sebeple olursa olsun cezaevi idaresine karşı ayaklanırsa, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Cebir ve şiddet göstererek veya tehdit ederek veya nüfuz ve müessir kuvvet sarfederek cezaevinin idaresine kısmen veya tamamen mani olunması hali bu mad- denin tatbikinde ayaklanma sayılır. Kullanılmış olmasa bile, ayaklanmaya silahla katılan hükümlü ve tutuklular beş yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Yukarıda yazılı hallerde ayrıca bir tahribat meydana getirilmişse, tayin olunan ceza, tahribatın derecesine göre üçte birden yarıya kadar artırılarak hükmolunur. II - Azmettirenler veya teşvik edenler ayaklanmaya fiilen katıldıkları tak- dirde, haklarında birinci bendin birinci veya üçüncü veya dördüncü fıkralarında yazılı olan cezaların yukarı haddi hükmolunur. III - (Mülga: 7/12/1988 - 3506/10 md.) Madde 305 - (Değişik: 7/1/1981 - 2370/11 md.) Bir tutuklu veya hükümlünün muhafazasına veya nakline memur olan kimse tu- tuklu veya hükümlünün tutuklu bulunduğu veyahut cezasını çekmekte olduğu yerden geçici de olsa kanun ve nizamın izin verdiği hallerin dışında uzaklaşmasına mü- saade ederse, altı aydan iki yıla kadar hapsolunur. Bu müsaade neticesi olarak tutuklu veya hükümlü kaçmış olursa memura veri- lecek hapis cezası iki yıldan beş yıla kadar uzar ve her halde ceza süresi ka- dar kamu hizmetlerinden mahrumiyet cezasına da müstahak olur. Bu müsaade neti- cesi olarak kaçan hükümlünün cezası idam veya müebbet ağır hapis ise memura beş yıl ağır hapis cezasıyla birlikte müebbeten kamu hizmetlerinden mahrumiyet cezası da hükmolunur. Yukarıdaki fıkralarda belirtilen eylemlerin birden fazla tutuklu veya hü- kümlüye ilişkin olması halinde memura verilecek ceza üçte birden yarıya kadar artırılır. Madde 306 - Bir mevkuf veya mahkümun muhafazasına veya nakline memur bulu- nan kimse 303 ve 305 inci maddelerde beyan olunan cürümleri irtikap ettiği tak- dirde firar vukuundan itibaren üç ay zarfında kaçanların yakalanmaları yahut kendiliklerinden teslim olmaları sebeplerini elde ederse 303 üncü maddede beyan olunan cezadan ve 305 inci maddenin ikinci fıkrasında yazılı olan temditten muaftır. KANUNLAR, ŞUBAT 1989 (EK - 3) Madde 307 - işbu kanunda tasrih olunan hallerin gayri olarak bir mahküm mahkümiyetinin müstelzim olduğu vazifelere muhalif hareket ettiği takdirde ber- veçhi ati mücazata müstahak olur. 1 - Mahkümun mahküm bulunduğu ceza, hıdematı ammeden veyahut meslek ve sa- natın icrasından memnuiyet keyfiyetleri ise mahküm bulunduğu ceza müddetlerine asla halel gelmemek üzere hakkında bir seneye kadar hapis ve yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi tertip olunur. 2 - Mahkümun mahküm bulunduğu ceza emniyeti umumiye nezareti altında bulun- maktan ibaret ise bir aydan bir seneye kadar hapis cezasına müstahak olur ve mevkufiyet ve mahbusiyet müddetinde emniyeti umumiye nezareti altında bulunmak cezasının cereyan müddeti tatil olunur. |
SEKİZİNCİ FASIL Kendiliğinden ihkakı hak edenler Madde 308 - Bir kimse Hükümete müracaata muktedir olduğu ahvalde iddia ey- lediği bir hakkı istihsal maksadiyle eşya üzerinde kuvvet sarfiyle kendiliğin- den hakkını ihkak ederse otuz liradan elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur. Eğer fail eşya üzerine değil de şahıslara karşı tehdit veya şiddet istimal etmiş olursa bir aydan bir seneye kadar hapis ve elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur. Şiddet silah ile veya dövmek veyahut yaralamak ile vuuka gelirse işbu döv- mek veya yaralamaktan dolayı 456 ncı maddenin birinci fıkrasında beyan olunan ahvalden daha ağır bir netice husule gelmediği takdirde hapis iki aydan ve ağır cezayı nakdi kırk liradan aşağı olamaz. Cürmün faili hakkını ispat ederse göreceği cezanın dörtte üçü kadarı indi- rilebilir. Resen takibi iktiza eden diğer bir cürüm dahi birlikte irtikap olunmamış olmak şartiyle bu maddede beyan olunan cürümden dolayı takibat icrası şahsi dava ikamesine bağlıdır. Madde 309 - (Değişik: 11/6/1936-3038/1 md.) Hükmen yedi nezolunup da müstahiklerine teslim kılınan gayrimenkul malları tekrar zaptu işgal eden kimse iki aydan bir seneye kadar hapsolunur. Muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim olunan merhun veya mahcuz veya her hangi bir sebeple vaz'ıyet edilmiş olan menkul malını alan veya tahrib veya telef eden kimse bir aydan bir seneye kadar hapsolunur. Bundan evvelki fıkrada yazılı cürüm, muhafızının müsamahasından ileri gel- mişse on liradan yüz liraya kadar ağır para cezasile cezalandırılır. Madde 310 - Yukarıdaki maddede yazılan ahval, mühür bozmak veya birden zi- yade silahlı kimseler tarafından cebir ve şiddet kullanmak suretiyle icra edi- lirse fail altı aydan beş seneye kadar hapsolunur. BEŞİNCİ BAP Ammenin nizamı aleyhine işlenen cürümler BİRİNCİ FASIL Suç işlemeye tahrik, korku ve panik yaratma amacıyla tehdit(1) Madde 311 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) (Değişik birinci ve ikinci fıkralar: 7/1/1981 - 2370/12 md.): Bir suçun işlenmesini aleni olarak tahrik eden kimse aşağıda yazılı şekil- lerde cezalandırılır. 1. Eğer tahrik ettiği cürmün cezası muvakkat ağır hapsin üstünde bir ceza ise üç yıldan beş yıla kadar ağır hapis; 2. Muvakkat ağır hapis veya hapis cezasını müstelzim ise fiilin nevine göre üç aydan üç yıla kadar hapis; 3. Sair hallerde bin liradan beş bin liraya kadar ağır para cezası, Tahrik, her türlü kitle haberleşme araçları, ses kayıt bantları, plak,film, gazete, mecmua ile veya sair basın aletleriyle veya elle yazılıp çoğaltılarak yayınlanan veya dağıtılan yazılar ile ya da umumi yerlerde levha ve ilan asmak suretiyle olursa, yukarıdaki bentler uyarınca suçlu hakkında tayin olunacak ağır hapis ve hapis cezaları bir misli artırılır. Para cezası hükmolunacak hal- lerde bu ceza suçun nevine göre ikibinbeşyüz liradan onbin liraya kadar ağır para cezası olmak üzere tayin olunur. Yukarda 2 ve 3 sayılı bentlerde beyan olunan hallerde ceza tahrik olunan suç için muayyen olan cezanın en yukarı haddini geçemez. Aleni tahrik neticesi olarak istenilen suç işlenir veya suçun icrasına te- şebbüs edilirse tahrikçiler, asıl suçlular ile aynı derecede ceza görürler. Madde 312 - (Değişik: 7/1/1981 - 2370/13 md.) Kanunun cürüm saydığı bir fiili açıkça öven veya iyi gördüğünü söyleyen veya halkı kanuna itaatsizliğe tahrik eden kimse altı aydan iki yıla kadar hapis ve ikibin liradan onbin liraya kadar ağır para cezasına mahküm olur. Halkı; sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düş- manlığa açıkça tahrik eden kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üçbin lira- dan onikibin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Bu tahrik umumun emniyeti için tehlikeli olabilecek bir şekilde yapıldığı takdirde faile verile- cek ceza üçte birden yarıya kadar artırılır. Yukarıdaki fıkralarda yazılı suçları 311 nci maddenin ikinci fıkrasında sa- yılan vasıtalarla işleyenlere verilecek cezalar bir misli artırılır. Madde 312/a. - (Ek: 21/11/1990 - 3679/21 md.) Hayat, sağlık veya mal bakı- mından halk arasında endişe, korku, panik yaratmak amacıyla alenen tehditte bu- lunanlara iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üçmilyon liradan onmilyon liraya kadar ağır para cezası verilir. ----------------------------- (1) Birinci fasıl başlığı "Suç işlemeye tahrik" iken 21/11/1990 tarih ve 3679 sayılı Kanunun 21 inci maddesi ile "Suç işlemeye tahrik, korku ve panik ya- ratma amacıyla tehdit" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. KANUNLAR, AĞUSTOS 1991 (EK - 9) İKİNCİ FASIL Cürüm İşlemek İçin Teşekkül Meydana getirenler Madde 313 - (Değişik: 6/6/1991 - 3756/4 md.) Her ne suretle olursa olsun cürüm işlemek için teşekkül oluşturanlara veya bu teşekküllere katılanlara bir yıldan iki yıla kadar ağır hapis cezası verilir. Bu teşekkül halk arasında korku, endişe veya panik yaratmak veya siyasi ve- ya sosyal bir görüşten kaynaklanan amaçla veya ammenin selameti aleyhine cürüm- lerle kasten adam öldürmek veya yağma ve yol kesmek ve adam kaldırmak cürümleri- ni işlemek için meydana getirilmişse,verilecek ceza bir yıldan üç yıla kadar ağır hapistir. Teşekkül mensupları dağlarda ve kırlarda veya genel yollarda veya meskün yerlerde içlerinden iki veya daha fazlası silahlı olarak dolaşır veya buluşma yerlerinde veya emin bir yerde silah saklarsa; birinci fıkradaki halde bir yıl- dan üç yıla,ikinci fıkradaki halde iki yıldan dört yıla kadar ağır hapis ceza- sı verilir. Teşekkülün yöneticileri hakkında yukarıdaki fıkralar uyarınca hükmedilecek ceza üçte birden yarıya kadar artırılır. Teşekkül mensuplarının teşekkülün amacına yönelik cürüm işlemeleri halinde, verilecek cezaların toplamı en ağır cezayı gerektiren fiilin cezasının azami haddini geçemez. Bu maddede yazılı teşekkül, iki veya daha fazla kimsenin birlikte cürüm iş- lemek amacı etrafında birleşmesi ile oluşur. Bu kanun ve diğer kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Madde 314 - (Değişik: 7/6/1979 - 2245/9 md.) (Değişik: 6/6/1991 - 3756/5 md.) Yukarıdaki madde uyarınca oluşturulan teşekküllerin mensuplarına bilerek ve isteyerek barınacak yer gösteren veya er- zak yahut silah ve cephane tedarik veya yardım edenlere altı aydan bir yıla ka- dar hapis cezası verilir.Bu yardım;dernek,siyasi parti,işçi ve meslek kuruluşla- rına veya bunların yan kuruluşlarına ait bina,lokal, büro veya eklentilerinde veya öğrenim kurumlarında veya öğrenci yurtlarında veya bunların eklentilerinde yapılırsa bu fıkradaki ceza,bir kat artırılır. Bu suretle usul ve füruundan olan hısımlarından veya karı veya koca veya kardeşinden birine barınacak yer gösteren veya yiyecek veya içecek sağlayan kişi hakkında bu cezalar yarısından üçte ikisine kadar azaltılır. Madde 315 - (Mülga: 6/6/1991 - 3756/26 md.) |
ALTINCI BAP Ammenin itimadı aleyhinde cürümler BİRİNCİ FASIL Paralarda, itibarı amme kağıtlarında veya kıymetli damgalarda sahtekarlık Madde 316 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) 1 - Memlekette kanunen tedavül eden milli paralarla yabancı memleketlerde tedavülü kanunları icabından olan paraları taklit eden. 2 - Zahiren daha yüksek bir kıymeti haiz göstermek için paraları tağyir eyliyen. 3 - Taklit veya tağyirde iştiraki olmaksızın taklit veya tağyir eden kimse veya mütevassıt ile anlaşarak taklit veya tağyir edilmiş olan paraları memleke- te sokan veya muhafaza eden yahut herhangi bir suretle tedavüle koyan veya asıl fail ile tedavüle koyanlar arasında tavassutta bulunan, 4 - Tedavüle koymak maksadiyle taklit veya tağyir edilmiş olan paraları, taklit veya taklit eden kimseden veya bir mütevassıttan satın alan yahut her ne suretle olursa olsun alan. Kimse üç seneden on iki seneye kadar hapis ve bin liradan on bin liraya ka- dar ağır para cezasiyle cezalandırılır. Milli ziynet altınları hakkında da bu madde hükmü tatbik olunur. Madde 317 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) Yukarı maddedeki paraları her ne suretle olursa olsun kıymetini indirerek tağyir edenler veya tağyir edilmiş olan bu paralar hakkında yukarıki maddenin üç ve dört numaralı bentlerinde gösterilen fiilleri işliyenler üç seneden beş sene- ye kadar hapis ve beş yüz liradan bin liraya kadar ağır para cezasına mahküm olurlar. Madde 318 - (Değişik:8/6/1933 - 2275/1 md.) Evvelki maddelerde yazılı haller haricinde, tedavüle koymak için taklit veya tağyir edilmiş paraları memlekete sokan, satın alan, kabul veya muhafaza eden veya bunları herhangi bir suretle tedavüle çıkaran kimse hakkında bu maddelerde yazılı olan cezalar üçte birden yarıya kadar indirilerek hükmolunur. Madde 319 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) Yukarıki maddelerde yazılı olan fiiller Devletin, veya yabancı bir Devletin parasının kıymetten düşmesini mucip olmuş veya dahilde veya yabancı memleketler- de Devletin veya parası taklit edilen yabancı Devletin itibarını tehlikeye dü- şürmüş ise hükmolunacak cezaya asıl cezanın altıda birinden yarısına kadar zam- molunur. Madde 320 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) Bilmiyerek aldığı taklit veya tağyir edilmiş olan paraları bilerek sarfeden veya başka suretle tedavüle çıkaran kimse altı aya kadar hapis veya elli liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezasına mahküm olur ve herhalde hükmolunacak para cezası sarfetmek istediği paranın beş mislinden aşağı olamaz. Madde 321 - (Değişik: 8/6/1933-2275/1 md.) Taklit veya tağyir edilen paranın kalplığı kolaylıkla anlaşılabilir surette ise geçen maddelerdeki cezalar üçte bire kadar indirilir. Madde 322 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) 316, 318 ve 320 nci maddeler hükümleri, kıymetli damgaların taklit ve tağyi- rinde ve memlekete ithalinde ve taklit edilmiş olan kıymetli damgaların satılıp alınmasında, saklanmasında ve kullanılmasında ve tedavüle çıkarılmasında da tatbik olunur. Şu kadar ki tayin edilecek cezanın yarısı indirilir. Ceza Kanunundaki kıymetli damgalardan maksat, hususi kanunlara göre çıkarıl- mış olan damgalı kağıtlar ve damgaya yarayan markalar, pullar ve pula muadil tu- tulan sair kıymetli kağıtlardır. Madde 323 - (Değişik: 8/6/1933-2275/1 md.) İtibarı amme kağıtlarının veya kıymetli damgaların imalinde kullanılan fi- ligranlı kağıtları taklit eden veya taklit edilmiş olan filigranlı kağıdı satın alan veya ahara satan ve yanında saklıyan kimse, fiili daha ağır bir cezayı is- tilzam etmediği takdirde, iki seneden beş seneye kadar hapis ve iki yüz liradan bin liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılır. Madde 324 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) Filigranlı veya munhasıran paraların, kıymetli damgaların filigranlı kağıt- ların taklit veya tağyirine mahsus alat ve vesaiti imal eden veya satın alan veya muhafaza eden veye ahara satan veya veren kimse, fiili daha ağır bir cezayı istilzam etmediği takdirde, bir seneden beş seneye kadar hapis ve yüz liradan beş yüz liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılır. Madde 325 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) Demiryolu veya sair amme nakliyat şirketlerinin biletlerini taklit veya tağyir eden ve yahut taklit veya tağyir fiillerine iştirak etmeksizin taklit ve- ya tağyir edilmiş olan bu biletleri sürmek için alan veya muhafaza eden veya tedavüle koyan kimse bir aydan bir seneye kadar hapis ve elli liradan aşağı ol- mamak üzere ağır para cezasiyle cezalandırılır. Madde 326 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) Evvelki meddelerde yazılı olan fiillerden bir veya bir kaçını işledikten sonra Hükümetçe haber alınmazdan evvel bu maddede yazılı şeylerin taklit veya tağyir veya imaline veya tedavüle konmasına mani olanlara ceza verilmez. Madde 327 - (Değişik: 8/6/1933 -2275/1 md.) Taklit veye tağyir fiillerine iştirak etmeksizin taklit veya tağyir edilmiş olan kıymetli damgaları kullanan kimse bir aydan üç seneye kedar hapis ve elli liradan dört yüz liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılır. Eğer bunlar bilinmiyerek alınmışsa 320 nci maddede yazılı olan ceza üçte bir nispetinde indirilerek tatbik olunur. Madde 328 - (Değişik:8/6/1933 - 2275/1 md.) Taklit veya tağyir fiillerine iştirak etmeksizin demiryolu veya sair amme nakliyat şirketlerinin taklit veya tağyir edilmiş olan biletlerini bilerek alıp kullanan kimse altı aya kadar hapis veya elli liradan iki yüz liraya kadar ağır para cezasile cezelandırılır. Eğer bunları bilmiyerek alıpta bilerek kullanmışsa on liradan yüz liraya kadar ağır para cezası hükmedilir. Madde 329 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Kıymetli damgaları veya demiryolu, yahut sair amme nakliyat şirketlerinin biletleri üzerine evvelce kullanılmış olduklarına dair konulan işaretleri silmek veya her ne suretle olursa olsun yok etmek suretile bunları kullanan veya kul- lanmak üzere başkalarına veren kimse bir seneye kadar hapis ve iki yüz liraya kadar ağır para cezasile cezalandırılır. Kullanılmış pulları iptal işaretlerini yok etmeksizin evrak, eşya veya mek- tuplar üzerine bilerek yapıştırıp tekrar kullanan kimse elli liraya kadar ağır para cezasına mahküm edilir. Madde 330 - (Değişik:8/6/1933-2275/1 md.) Yukarıki maddelerde yazılı fiillerden dolayı bir sene ve daha ziyade müd- detle hükmolunacak hapis cezasına bu müddete muadil olmak üzere emniyeti umumi- ye nezareti altına alınmak cezası da ilave olunur. Madde 331 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) Ceza Kanunu tatbikatında itibarı amme kağıtları para gibidir. İtibarı amme kağıtları tabiriyle kanunen para gibi tedavül edenlerden başka Hükümetler tara- fından ihraç edilmiş hamile muharrer senetler ve kuponlar ve haiz oldukları me- zuniyete binaen müesseseler tarafından ihraç edilmiş olupta kanunen tedavül et- mekte bulunan diğer bütün evrak ve senetler maksuttur. |
İKİNCİ FASIL Devlete ait mühürler ve damgalarla sair alametlerin taklidi Madde 332 -(Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) Hükümetin emir ve kararları üzerine konulmağa mahsus olan Devlet mührünü taklit eden veya taklit fiiline iştirak etmeksizin başkaları tarafından taklit olunan mührü kullanan kimse üç seneden on seneye kadar hapis ve elli liradan beşyüz liraya kadar ağır para cezasına mahküm olur. Madde 333 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) Resmi dairelerden veya amme müesseselerinden birinin mührünü taklit eden ve- ya taklit fiiline iştirak etmeksizin başkaları tarafından taklit olunan mührü kullanan kimse bir seneden beş seneye kadar hapis ve yirmi liradan iki yüz lira- ya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılır. Ammeye itimat vermek için kullanılan tasdik ve tevsik muamelelerine mahsus sair alet ve vasıtaları taklit eden veya taklit fiiline iştirak etmeksizin bun- ları kullanan kimseye de aynı ceza verilir. Madde 334 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) Evvelki maddelerde yazılı olan aletlerin işaret veya eserlerini taklit eden veya taklit fiiline iştiraki olmaksızın taklit olunan eseri havi olan şeyi kul- lanan kimse hakkında fiilin mahiyetine göre bu maddelerdeki cezalar üçte bir nispetinde indirilerek tatbik olunur. Madde 335 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) Yukarıda yazılı maddelerdeki suçlara iştirak haricinde taklit edilmiş olan işaret veya eserleri havi olan evrak ve eşya ve vesikaları satan vaya satın alan veya her ne suretle olursa olsun alan kimse bu suçlar için muayyen olan cezalar- la cezalandırılır. Madde 336 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) Hakiki mühürleri ve ammeye itimat vermek için kullanılan tasdik ve tevsika mahsus alet ve vasıtaları ele geçirerek bunları başkalarının zararına veya kendi veya başkalarının menfaatine kullanan kimse altı aydan üç seneye kadar hapis ve yüz liradan beş yüz liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılır. Madde 337 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) Taklit veya tağyir edilmiş olan kanuni damga veya işaretleri veya her ne suretle olursa olsun tağyir edilmiş olan ölçü veya tartı aletlerini başkalarının zararına kullanan kimse iki aydan bir seneye kadar hapis ve on liradan iki yüz liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılır. Ticaret yaparken veya ammeye açık olan ticaret yerlerinde taklit veya tağyir edilmiş olan kanuni damga veya işaretleri veya her ne suretle olursa olsun tağ- yir edilmiş olan ölçü veya tartı aletlerini elinde bulunduran kimseye de aynı ceza verilir. Madde 338 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) Ceza Kanunu tatbikatında ölçü veya tartı aletleri tabirinde; ölçmeye veya tartmağa yarayan herhangi bir alet dahil sayılır. ÜÇÜNCÜ FASIL Evrakta sahtekarlık Madde 339 - Bir memur memuriyetini icrada tamamen veya kısmen sahte bir varaka tanzim eder veya hakiki bir varakayı tağyir ve tahrif eyler ve bundan do- layı umumi ve hususi bir mazarrat tevellüt edebilirse üç seneden on seneye kadar ağır hapis cezasına mahküm olur. Eğer işbu varaka sahteliği ispat edilmedikçe muteber olan evrak kabilinden ise ağır hapis cezası beş seneden on iki seneye kadar verilir. Evrakın musaddak suretleri kanunen zayi olan asılları makamına kaim olmak lazım geldiği takdirde mezkür suretler hakkında asılları gibi muamele olunur. Madde 340 - Bir memur memuriyetini icra halinde bir varaka tanzim veya tahrir ederken hakikate muvafık olmıyan keyfiyet ve ifadeleri sahih ve huzurunda cereyan etmiş gibi gösterir, yahut zaptına memur olduğu ifadeleri zaptetmez, ya- hut bu ifadeleri değiştirir ise bundan dolayı umumi veya hususi bir zarar tevel- lüt edebildiği takdirde baladaki maddede yazılı olan cezalar ile cezalandırılır. Madde 341 - Bir memur aslı mevcut olmıyan resmi bir varakanın musaddak sure- tini tasni ve kanuni şekline uydurarak ita eyler veyahut aslını değiştirip mah- vetmeksizin işbu asla mugayir bir suret verir ise üç seneden sekiz seneye kadar ağır hapis cezası görür. Eğer işbu varaka sahteliği ispat olunmadıkça muteber addolunan evrak kabilinden ise ağır hapis cezası dört seneden eksik olamaz. Eğer sahtekarlık resmi evrak münderecatının sıhhatini tasdik esnasında irti- kap olunmuş ise bundan dolayı umumi veya hususi bir zarar tevellüt edebildiği takdirde fail hakkında bir seneden beş seneye kadar hapis cezası verilir. Madde 342 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Bir kimse resmen memur olmadığı halde 339 uncu maddede gösterilen suretlerle resmi bir varakada sahtekarlık yaparsa iki seneden sekiz seneye kadar ağır hapis cezasile cezalandırılır. Eğer vesika kanunen sahteliği isbat olunmadıkça muteber olan resmi evrak kabilinden ise dört seneden on seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur. Ve eğer sahtekarlık aslın vücudunu farzederek yahut sahih olan aslına muga- yir surette yazarak veyahut sahih bir sureti tahrif eyliyerek resmi bir varaka- nın sureti üzerinde işlenmişse bir seneden üç seneye kadar ağır hapse mahküm olur. Eğer mezkür varaka kanunen sahteliği isbat olunmadıkça muteber addolunan evrak kabilinden ise verilecek ceza iki seneden beş seneye kadar ağır hapistir. Madde 343 - Her kim resmi bir varaka tanzimi esnasında kendisinin veya baş- kasının hüviyet ve sıfatı yahut mezkür varaka ile sıhhati ispat olunacak sair ahval hakkında memurine karşı yalan beyanatta bulunursa bundan dolayı umumi veya hususi bir zarar husule geldiği takdirde üç aydan bir seneye kadar hapis ceza- siyle cezalandırılır. Eğer mezkür varaka tevellüdat, münakehat ve vefiyata yahut adli işlere mü- teallik bulunursa fail altı aydan iki seneye kadar hapis olunur. Madde 344 - Her kim ticaret evrak ve senedatı tanziminde kendisinin veya başkasının hüviyeti hakkında yalan beyanatta bulunursa üç aydan bir seneye kadar hapis olunur. Madde 345 - Bir kimse tamamen veya kısmen sahte olarak hususi evrak ve sene- dat tanzim eder yahut sahih olarak tanzim olunmuş bir varaka veya senedin yazı- larını tagyir eylerse bundan umumi veya hususi bir mazarrat tevellüt edebildiği ve böyle sahte veya muharref bir varaka veya senedi fail yahut bilerek başkası kullandığı takdirde bir seneden üç seneye kadar hapis cezasına mahküm olur. Madde 346 - (Değişik: 11/6/1936-3038/1 md.) Bir kimse sahtekarlık cürmünde ortaklığı olmaksızın sahte bir varakayı bile- rek kullanır veya onunla menfaat temin ederse mezkür varaka resmi evraktan ise, 342 ve hususi evraktan ise, 345 inci maddelere göre ceza görür. Madde 347 - Bir kimse geçen maddelerde beyan olunan cürümleri kendisi veya başkası için sahih bir keyfiyetin esbabı sübutiyesini tedarik maksadiyle işle- mişse resmi evrak sahtekarlığından dolayı bir aydan iki seneye kadar ve resmi olmıyan evrak sahtekarlığından dolayı altı aya kadar hapis cezasına mahküm olur. Madde 348 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Bir kimse tamamen veya kısmen bir varakanın aslını yahut aslın zıyaı takdi- rinde kanunen makamına kaim olan suretini ortadan kaldırır veyahut bozar ve bun- dan umumi veya hususi bir zarar neş'et ederse 339, 342, 343, 344 ve 345 inci maddelerde bildirilen farklara göre mezkür maddelerde yazılı cezalarla cezalan- dırılır. Madde 349 - Geçen maddeler ahkamının tatbikı hususunda kanunen mahkemeler ve resmi daireler huzurunda muteber sayılan evrak tanzimine mezun olan kimseler resmi memur gibidirler. (Değişik: 21/11/1990-3679/22 md.) Emre veya hamile yazılı olarak tanzim edi- len kambiyo senetleri, emtiayı temsil eden evrak yahut ortaklık veya alacaklılık sağlayarak belli bir meblağı temsil eden hisse senetleri, tahviller ve Hazine bonoları gibi kıymetler ile bunlar dışında kalan kıymetli evrak ve mali değerle- ri temsil eden veya ihraç edenin mali yükümlülüklerini içeren her türlü evrak resmi varaka hükmündedir. |
DÖRDÜNCÜ FASIL Hüviyet cüzdanı ve nüfus tezkeresi,pasaport,ruhsatname,ilmühaber, şahadetname ve beyannamelerde sahtekarlık Madde 350 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) 1- Hüviyet cüzdanlarını nüfus tezkerelerini,pasaportları ve ruhsatnameleri taklid edenler veya bunların yazılarını değiştirenler; 2- Bu gibi sahih vesikaları kimlere ita kılınmış ise onlardan başkasına veya diğer bir mekan ve zamanda verilmiş gibi göstermek maksadile değiştirenler yahut bunların sıhhat ve itibarı için lazımgelen tasdik muamelesini ve matlüb olan şartlarını sahte olarak ifa kılınmış gibi gösterenler; KANUNLAR, ŞUBAT 1991(Ek- 7) 3 - Böyle taklid edilmiş veya değiştirilmiş nüfus tezkere ve hüviyet cüzdanı ve pasaport ve ruhsatnameleri kullanan ve kullanmak maksadile başkalarına teslim ve ita eyliyenler; (Değişik: 21/1/1983 - 2787/12 md.) Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. Madde 351 - (Değişik: 21/1/1983-2787/13 md.) Bir kimse hüviyet cüzdanı, nüfus tezkeresi, ruhsatname veya pasaport almak maksadıyla bu evrakta kendi isim ve şöhret veya sıfatını sahte olarak dercetti- rir veyahut şahadet etmek suretiyle bu yolda evrak almak fiilinde başkasının cürüm ortağı olursa altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin liradan otuzbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Madde 352 - (Değişik: 21/1/1983 - 2787/14 md.) Bir memur memuriyetini icra halinde geçen maddelerde beyan olunan cürümler- den birini işler veya her ne suretle olursa olsun bu cürümleri işlemekte başka- sıyla birleşirse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Madde 353 - (Değişik: 21/1/1983 - 2787/15 md.) Zabıtanın teftişine tabi defter tutmaya veya kendi sanat ve mesleğinin mua- melatına dair zabıtaya malumat vermeye mecbur olanlardan bu defterlerde sahte- tekarlık eden veya yanlış malumat veren veya sahte tarih koyan üç aydan bir yıla kadar hapis ve beşbin liradan otuzbin liraya kadar ağır para cezası ile ce- zalandırılır. Madde 354 - (Değişik: 21/1/1983 - 2787/16 md.) Hekim veya eczacı veya sıhhiye memuru Hükümetçe emniyet ve itimat olunacak bir vesikayı hatıra binaen hakikate muhalif olarak verirse üç aydan sekiz aya kadar hapis ve beşbin liradan otuzbin liraya kadar ağır para cezasıyla ceza- landırılır. Böyle hakikate muhalif olarak tanzim olunmuş vesikayı kullanan kimse hakkın- da dahi aynı ceza tertip olunur. Eğer bu gibi hakikate muhalif vesikaya dayanı- larak sinir ve akıl hastalıkları müesseselerine kabul ve orada ikamete mecbur edilmesi gerekmeyen bir kimse bu müesseselere kabul ve orada ikamete mecbur edi- lir veya başkaca fahiş bir zarar husule gelirse failin göreceği ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Eğer birinci fıkrada yazılı fiil, failin kendisine yahut başkasına verilmiş veya vaat ve temin olunmuş para vesair menfaat mukabilinde irtikap olunmuş ise göreceği ceza iki yıldan dört yıla kadar hapistir. Eğer vesikadan ikinci fıkrada yazılı olan fahiş zarar husule gelmiş ise ceza üç yıldan beş yıla kadardır. Her halde bu cezalarla beraber ilk fıkradaki para cezası iki kat olarak hükmolunur. Para veren veya vadeden yahut menfaat temin veya vadeden kimse hakkında dahi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası hükmolunur ve verilip alınan para vesair eşya da müsadere olunur. Madde 355 - (Değişik: 21/1/1983 - 2787/17 md.) Bir memur veya vesika itasına yetkili olan diğer bir kimse bu vesikaları verdiği kimseler hakkında teveccüh yahut hususi ve umumi emniyet celbine veya hizmet ve memuriyet ve kanunun temin ettiği müsaade ve menfaatler kazanmaya yahut bazı hizmet ve memuriyetlerden kurtulmaya dayanak olacak surette iyi hali- ne veya yoksulluğuna veya sair hallere dair yalan olarak şahadet eylerse iki ay- dan altı aya kadar hapis ve üçbin liradan onbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Madde 356 - (Değişik: 21/1/1983 - 2787/18 md.) Bir kimse 354 ve 355 inci maddelerde yazılı sıfat va yetkiyi haiz olmadığı halde ilmühaber ve vesikaları taklit eder yahut bunların sahih olanlarını tahrif eyler ve bir kimse bu yolda tanzim olunmuş ilmühaber ve vesikaları kullanırsa üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Madde 357 - Bir kimse gösterdiği sahih bir vesika veya ilmühaberin ve şaha- detnamenin hükümeti aldatmak için kendisine veyahut başkasına ait olduğunu ya- landan iddia ederse yukardaki maddede yazılı olan ceza ile cezalandırılır. BEŞİNCİ FASIL Ticaret ve sanayie ve müzayedeye hile ve fesat karıştırmak cürümleri Madde 358 - Her kim yalan havadis neşir ve işaasiyle veya sair hileli vası- talar ile umumi pazarlar yahut ticaret borsalarında amele ücretlerinin veya er- zak veya emtia yahut umumi pazarlarda alınıp verilen veya esham borsalarına ka- bul edilen evrak ve senedat piyasasının artıp eksilmesine sebebiyet verirse üç aydan üç seneye kadar hapis ve yüz liradan beş yüz liraya kadar ağır cezayı nak- di ile cezalandırılır. Madde 359 - Bundan evvelki maddede yazılı cürüm, resmi ruhsatı haiz simsar yahut borsa tellalları tarafından irtikap olunursa failin göreceği ceza bir se- neden beş seneye kadar hapis ve meslek ve sanattan muvakkaten memnuiyet ve elli liradan az olmamak üzere ağır cezayı nakdidir. Madde 360 - Her kim resmi damgalı ölçü ve tartıları taklit ve tağyir eder ve bundan dolayı umumi veya hususi bir zarar tevellüt eylerse bir aya kadar hapse ve yirmi beş liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur. Eğer fail,bu gibi kile ve ölçü ve tartıları umumi bir müessese işlerinde kullanırsa üç aya kadar hapse ve elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur. Umumi bir müessese müdürü taklit ve tağyir olunmuş kile ve tartı ve ölçüleri yalnız yedinde bulundurmuş olmasından dolayı elli liraya kadar ağır cezayı nak- diye mahküm olur. Madde 361 - Her kim iltizam ettiği taahhüdü icra etmiyerek resmi bir daireye veya bir hizmeti amme ifasına yahut bir musibeti ammenin önünü almağa elzem olan erzak ve eşyanın fikdanına sebebiyet verirse bir seneden üç seneye kadar hapse ve yirmi beş liradan aşağı olmamak üzere iki yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi- ye mahküm olur. Taahhüdün icra olunmaması failin yalnız ihmal ve teseyyübünden ileri gelmiş ise bir seneye kadar hapse ve yüz liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur. Madde 362 - Bir kimse yukardaki maddede yazılı olan erzak ve eşyanın nev'in- de ve keyfiyet ve kemiyetinde hile ve hud'a irtikap ederse altı aydan beş seneye kadar hapis cezasiyle beraber yirmi beş liradan iki yüz liraya kadar ağır cezayi nakdi itasına mahküm olur. Resmi daireye veya bir hizmeti ammeye mahsus olarak itası taahhüt olunan sair levazıma hile ve hud'a karıştırdığı takdirde failin göreceği ceza iki se- neye kadar hapis ve yüz elli liraya kadar cezayı naktidir. Madde 363 - (Değişik: 22/9/1983 - 2891/1 md.) Bir kimse ticaret yaptığı sırada müşterisine bir şey yerine aynı şey olmak üzere diğer bir şey veya menşe ve evsafı ve miktarı beyan veya mukaveleye aykırı olarak bir şey verirse altı aydan bir yıla kadar hapis ve onbin liradan ellibin liraya kadar ağır para cezasına mahküm olur. Eğer tağyir, kıymetin eşyaya taallük ederse faile verilecek ceza bir yıldan iki yıla kadar hapis ve yirmibin liradan yetmişbeşbin liraya kadar ağır para ce- zasıdır. Madde 364 - Bir kimse sıfat veya memuriyeti yahut meslek ve sanatı icabınca vakıf olup ta gizli tutmağa mecbur olduğu fenni keşif ve ihtiralara, yahut sınai tatbikata müteallik malümatı ifşa ederse mutazarrır olan kimsenin şahsi davası üzerine altı aya kadar hapse ve onbeş liradan yüz liraya kadar ağır cezayi nak- diye mahküm olur. Madde 365 - Yukarki maddede yazılan sırlar Türkiye'de sakin olmıyan bir ec- nebiye yahut memurlarına ifşa olunmuş ise faili bir aydan bir seneye kadar hap- se ve otuz liradan iki yüz liraya kadar ağır cezayi naktiye mahküm olur. Madde 366 - Her kim Hükümet hesabına olarak icra kılınan müzayede ve müna- kasada şiddet veya tehdit ile veya hediye vait ve itasiyle veya sair menfaatler teminiyle veya gizli ittifak yahut sair hileli vasıtalar ile rekabeti meni veya ihlal yahut müzayede ve münakasada pey sürenleri çekilmeğe sevkederse üç aydan bir seneye kadar hapse ve otuz liradan iki yüz liraya kadar ağır cezayi nakdiye mahküm olur. Eğer fail kanunen veya Hükümet tarafından müzayede veya münakasaya memur olan kimse ise bir seneden üç seneye kadar hapis ve elli liradan dört yüz liraya kadar ağır cezayi nakti hükmolunur. Madde 367 - Gerek resmi daireler marifetiyle ve gerek beynennas bilmüzayede alınıp satılacak yahut kiraya verilip alınacak mal ve mülklerin müzayedesinde yukarki maddede gösterilen suretlerden biriyle rekabeti meni veya ihlal yahut müzayedeye pey sürenleri çekilmeğe mecbur edenler bir aydan üç aya kadar hapse ve otuz liradan yüz liraya kadar ağır cezayi naktiye mahküm olur. Madde 368 - Bir kimse kendisine veya başkasına vadolunmuş para veya sair menfaat mukabilinde müzayedeye veya münakasaya devamdan istinkaf suretiyle resmi müzayedeye fesat karıştırırsa altı aya kadar hapse ve otuz liradan elli liraya kadar ağır cezayi naktiye mahküm olur. |
YEDİNCİ BAP Ammenin selameti aleyhinde cürümler BİRİNCİ FASIL Yangın, su baskını ve gark ve sair büyük tehlikelere müteallik cürümler Madde 369 - Bir binaya ve sair inşaata ve henüz biçilmemiş veya biçilmiş mahsulata veya hububata ve erzak yığın veya ambarına ateş verip kısmen veya ta- mamen yakan kimse üç seneden altı seneye kadar ağır hapis cezası ile cazalandı- rılır. Madde 370 - Süknaya mahsus bir binaya yahut ammeye müteallik binalara ve ya- hut ammenin istimaline mahsus bir mahalle veya sanayi tezgahlarına ve tüccar ambarlarına içtial ve infilakı kabil şeylerin mahzenlerine ve tersanelere ve şimendifer arabalarına ve madenlere (...) (1) ateş verip kısmen veya tamamen yakanlar beş seneden aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapse mahküm olur. Madde 371 - Yakılan hususi binalar ve mahsulat kıymetçe az olduğu surette fail 369 uncu maddede üç aydan 370 inci maddede altı aydan üç seneye kadar hap- solunur. Madde 372 - Geçen maddelerde beyan olunan binaları ve eşyayı tamamen veya kısmen tahrip etmek maksadiyle bir kimse lağım, torpil ve sair bu kabilden ma- mulat veya infilakı kabil bir şey koyar veya patlatır, veyahut bu neticeyi husu- le getirecek kabil iştial bir madde vazı veya iş'al eylerse yukarda yazılı mad- delerde beyan olunan cürümlerin hangisini yapmak kastında bulunmuş ise ona göre cezalandırılır. Madde 373 - Bir kimse su basmasına kasten sebebiyet verip bu suretle başka- sınının malını tehlikeye maruz bırakırsa üç seneden on seneye kadar ağır hapse mahküm olur. Eğer bunu kendi malını kurtarmak ve muhafaza etmek maksadiyle yapmış ise cezası bir seneden aşağı olmamak üzere hapistir. Madde 374 - Başkasının hayatı için tehlikeli olduğu vukuundan evvel anlaşı- labilen bir suretle kasden su basmasına sebep olan kimse beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis ile cezalandırılır. Eğer bu hal bir kimsenin ölümüne sebebiyet vermiş ise cezası müebbeden ağır hapistir. Madde 375 - Kasti olmaksızın su basmasına sebebiyet verip bu suretle ferdin hayat ve malını tahlikeye koyan kimse bir seneye kadar hapis ile mücazat olunur. Eğer bu hal bir kimsenin ölümüne sebep olmuş ise cezası altı aydan aşağı olmamak üzere hapistir. Madde 376 - Her kim su basmasına ve sair müsibetlere karşı umumi bir müda- faa ve tahaffuza mahsus setleri, siperleri ve sair eserleri tahrip suretiyle bir tuğyan ve sair musibetler tehlikesine meydan verirse beş seneye kadar ağır hapse mahküm olur. Eğer tuğyan ve musibet vuku bulmuş ise on seneye kadar ağır hapse mahküm olur. Madde 377 - Her kim gemilere yahut sair su yüzünde yüzen veya bulunan yapı- lara ateş verip yakar veya her ne suretle olursa olsun kasten işlediği fiil ile bunlardan birinin batmasına sebep olursa üç seneden on seneye kadar ağır hapse mahküm olur. ---------------- (1) Bu arada yer alan " ve ormanlara" ibaresi, 4/7/1995 tarih ve 4114 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile metinden çıkarılmıştır. Madde 378 - Geçen maddelerde yazılı fiilerden bir askeri müesseselere ve Hükümet ambarlarına ve Devlet tersanelerine ve fabrikalarına ve sefinelerine karşı işlenirse fail yedi seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezasına mah- küm olur. Madde 379 - Bir kimse deniz fenerlerini ve sair işaretleri değiştirerek ve yahut bir suretle konuldukları yerden kaldırarak yahut yanlış işaretler ihdas ve ve sair sanialar ika ederek bir geminin batması tehlikesine meydan verirse beş seneye kadar ağır hapse mahküm olur. Bu hareketiyle geminin batmasına sebep olursa yukardaki iki maddeye göre ceza verilir. Madde 380 - Bir kimse bir yangının söndürülmesine veya su basmasından ve deniz kazasından tahaffuza mani olmak kastiyle yangını söndürmeğe veya diğerle- rinden tahaffuza mahsus alat ve edavatı ve her nevi vasıtaları gizler veya par- çalar veya kullanılamıyacak hale getirirse bir seneden beş seneye kadar hapis ile cezalandırılır. Madde 381 - 369 ve 370 ve 371 ve 372 ve 377 nci maddeler ahkamı, kendisine ait bina ve eşya hakkında geçen maddelerde yazılı olan fillerden birini işle- yip'te o maddelerde gösterilen surette başkasına şahsen veya malen zarara veya tehlikeye koyan kimse hakkında dahi tatbik olunur, Eğer fiil sigorta bedelini yahut haksız bir menfaati ele geçirmek maksadına mübteni ise ceza altıda birden üçte bire kadar çoğaltılır. Madde 382 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) 369, 370, 371,372,373,376, 377,378,379, 380 ve 381 inci maddelerde yazılı olan fiiller bir şahsın hayatını tehlikeye koymuş olduğu takdirde muayyen olan ceza yarısı derecesinde artırılır ve bu ceza kanunen muayyen olan cezanın azami haddini geçebilir. Ölüme sebep olmuş ise ceza müebbed ağır hapistir. Madde 383 - Bir kimse tedbirsizlik veya dikkatsizlik veya sanat ve meslekte tecrübesizlik veya nizam ve emir ve kaidelere riayetsizlik neticesi olarak bir yangına veya infilaka veya batmağa ve deniz kazasına veya umumi bir tehlikeyi mutazammın tahribata ve musibetlere sebebiyet verirse otuz aya kadar hapse ve yüz liraya kadar ağır cezayi naktiye mahküm olur. Eğer bu fiilden bir şahsın hayatınca tehlike hasıl olursa altı aydan beş se- neye kadar hapse ve elli liradan yüz elli liraya kadar ağır cezayi naktiye ve bundan ölüm vukua gelirse beş seneden fazla olmamak üzere ağır hapse ve yüz li- radan beş yüz liraya kadar ağır cezayı naktiye mahküm olur. |
İKİNCİ FASIL Nakliye ve muhabere vasıtaları aleyhinde cürümler Madde 384 - (Yeniden düzenleme:28/9/1971 - 1490/11 md.) (1) I -(Değişik: 7/6/1979 - 2245/11 md.) Zor veya nüfuz kullanarak veya tehditle veya hileyle kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen, ettirmeyen veya hareket halinde bulunanları durduran veya gitmekte olduğu yerden başka yere gön- derten kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. --------------------------------- (1) Bu madde 11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun 2.maddesiyle yürürlükten kaldırılmış, daha sonra 28/9/1971 tarih ve 1490 sayılı Kanunun 11.maddesi ile 2.faslın ilk maddesi olarak yeniden yürürlüğe konulmuştur. Eylem halkın yararlanmasına arz edilmiş kara ulaşım aracı hakkında işlenirse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Eylem silahla veya iki veya daha çok kişi tarafından birlikte işlenirse ceza yarı oranında artırılır. II - (Değişik: 7/6/1979-2245/11 md.) Zor veya nüfuz kullanarak veya tehditle veya hileyle deniz ulaşım aracını hareket ettirmeyen veya hareket halinde bulu- nanları durduran veya gitmekte olduğu yerden başka bir yere götüren veya gönder- ten kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Eylem halkın yararlanmasına arz edilmiş deniz ulaşım aracı hakkında işlenir- se üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir. Eylem silahla veya iki veya daha çok kişi tarafından birlikte işlenirse ceza yarı oranında artırılır. III - (Değişik: 7/6/1979 - 2245/11 md.) Her kim bir uçağı kaçırır veya hare- ket etmesine engel olur veya bu eylemlere teşebbüs ederse üç yıldan beş yıla ka- dar ağır hapis cezasıyla cezalandırılır. Kaçırılan veya hareketi engellenen veya bu eylemlere teşebbüs edilen uçak halkın yararlanmasına arz edilmiş ise dört yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir. Kaçırma veya hareketi engelleme veya bunlara teşebbüs eylemleri zorla veya tehditle veya hileyle işlenirse birinci fıkrada yazılı durumda dört yıldan altı yıla, ikinci fıkrada yazılı durumda beş yıldan yedi yıla kadar ağır hapis cezası verilir. IV - Her kim cebir ve şiddet veya tehdit veya hile ile bir uçağı gitmekte olduğu yerden başka bir yere sevk ettirir veya sevk eder veya bu fiillerden bi- rine teşebbüs ederse on seneden onbeş seneye kadar ağır hapis cezasiyle cezalan- dırırlır. V - Her kim yerde bulunan bir uçağı tahrip veya imha ederse beş seneden on seneye kadar ağır hapis cezasiyle cezalandırılır. Bir uçağı, hareketine mani olacak derecede bozan veya zarar veren kimse, yapılan tahribatın derecesine göre, bir seneden beş seneye kadar ağır hapis ce- zasiyle cezalandırılır. Uçak umumun istifadesine arz edilmiş ise, hükmedilecek ceza birinci fıkrada yazılı olan halde yedi sene, ikinci fıkrada yazılı olan halde üç sene ağır ha- pisten aşağı olamaz. Madde 385 - Bir kimse kasten demiryolu üzerine bir şey koyarak yahut ray- ların makaslarını kapayarak veya açarak yahut yanlış işaretler vererek veya her ne suretle olursa olsun bir hareket yaparak bir kaza vukuu tehlikesine meydan verirse beş seneye kadar ağır hapse mahküm olur. Eğer kaza vukua gelmiş ise ağır hapis cezası beş seneden on seneye kadardır. Madde 386 -Bundan evvelki maddede yazılan fiil bir veya bir kaç şahsın yara- lanmasına veya ölmesine sebep olmuş ise birinci takdirde ceza yarısına kadar ço- ğaltılır ve ikinci surette on beş seneden yirmi seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur. Madde 387 - Bir kimse kasten demiryoluna yahut makinelerine ve arabalarına veyahut işletilmesi için muktazi olan alat ve edevata bir zarar verirse bir ay- dan beş seneye kadar hapse mahküm olur. Madde 388 - Seyir ve harekette bulunan katarlara karşı katı veya ateşli ci- simler veya silah atanlar üç seneye kadar hapsolunur. Madde 389 - Bir kimse tedbirsizlik veya meslek veya sanatında tecrübesizlik veya nizam ve emir ve kaidelere riayetsizlik neticesi olarak demiryolu üzerinde bir kaza vukuu tehlikesine meydan verirse üç aydan otuz aya kadar hapse ve iki yüz liraya kadar ağır cezayı nakdiye ve kaza vukubulmuş ise beş seneye kadar ağır hapse ve yüz elli liradan aşağı olmamak üzere ağır cezayı nakdiye mahküm olur. Demiryolu arabaları içinde silah atanlar hakkında dahi kaza vukubulup bulma- masına göre baladaki birinci veya ikinci fıkraya tevfikan ceza hükmolunur. Madde 390 - Her kim olursa olsun bir güna ihtilal ve fesat vukuu sırasında telgraf ve telefonun bir yahut ziyade hatlarını bozarak ve sair suretle işleme- sini meni yahut cebren ve sair suretle zabt ederek cereyan edecek resmi muhabe- rat ve müraselatı tatil eder ve mektup gönderenleri ve telefonla muhaberat ve mükalematı meni ve zecr eyler yahut telefon ve telgraf hattının tamirine cebren muhalefet ederse muvakkat ağır hapse ve iki yüz liradan bin liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur. Madde 391 -(Değişik:28/9/1971 - 1490/12 md.) Bir kimse; telgraf, telefon ve telsiz makinalarına veya alat ve edevatına veya tellerine zarar verir veya elektrik ceryanlarının dağılmasına sebep olur veya her ne suretle olursa olsun telgraf veya telefon veya telsiz muhaberat ve neşriyatını inkıtaa uğratırsa bir seneden beş seneye kadar hapis cezasiyle ceza- landırılır. Madde 392 -Geçen maddelerde yazılı olan fiillerden başka her kim bir suretle karada ve denizde ammenin münakalatına mahsus yolları ve eserleri tamemen veya kısmen bozarsa veya kullanılamayacak bir hale getirir veya bu maksatla mürasela- tın teminine mahsus olan şeylerin mahallelerini tebdil ederse üç aydan beş se- ney kadar hapse mahküm olur. Madde 393 - Ceza Kanununun tatbikinde, raylar üzerinde buharlı makinalar ve- ya sair herhangi nevi motorlarla işletilen bütün yollar, adi demiryolu hükmünde- dir. |
ÜÇÜNCÜ FASIL Umumun sıhhatine, yenecek ve içecek şeylere mütaallik cürümler Madde 394 - (Değişik: 22/9/1983 - 2891/2 md.) Halkın içeceği sulara ve yiyeceği veya içeceği her çeşit şeylere zehir kata- rak ve sair suretle bozarak umumun sıhhatini tehlikeye düşüren kimse beş yıldan onbeş yıla kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır. Madde 395 - (Değişik: 22/9/1983 - 2891/3 md.) Halka dağıtılmaya veya parasız verilmeye mahsus her nevi yenilecek veya içi- lecek şeyleri veya ilaçları- bunları yiyen veya içenin sıhhatini hafif veya ağır surette bozmaya sebep olacak şekilde tağşiş veya taklit veya tağyir eden veya bu gibi şeyleri bilerek satan ve veren veya mağşuş ve sıhhate zararlı olduğunu bil- diği halde satılmak üzere mağaza veya dükkanında bulunduran ve gıdaları ve ilaç- ları bu suretle tağşişe, taklit veya tağyire yarayan maddeleri bu hususlarda kullanılacağını bilerek satan veya tedarikine yol gösteren veya yardım eden kim- seler bir yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmibin liradan yüzbin liraya kadar ağır para cezasına mahküm olur ve bu gibi maddelerin tamamı müsadere ve imha olunur. Madde 396 - (Değişik: 22/9/1983 - 2891/4 md.) Her kim taklit veya tağyir veya tağşiş edilmemiş olduğu halde aslında umumun sıhhati için tehlikeli olan yenilecek ve içilecek ve sair şeyleri müşteriye teh- likeyi haber vermeksizin satarsa üç aydan altı aya kadar hapis ve beşbin liradan yirmibeşbin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Madde 397 - (Değişik: 22/9/1983 - 2891/5 md.) Tıbbi maddeleri satmaya yetkili olup da bunları nevi ve miktar itibariyle hekim reçetelerinin münderecatına aykırı olarak yapan kimse altı aydan bir yıla kadar hapis ve onbin liradan ellibin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandı- rılır. Madde 398 - (Değişik: 22/9/1983 - 2891/6 md.) Sıhhat için zararlı olmayıp ancak tabii olmayan bir gıda maddesini tabii diye satılığa çıkaran kimse üç aydan altı aya kadar hapis ve beşbin liradan yirmibeşbin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Madde 399 - (Değişik: 22/9/1983 - 2891/7 md.) Geçen maddelerde yazılı fiillerden biri hataen veya kayıtsızlık veya meslek ve sanatta tecrübesizlik veya nizam ve emir ve talimata uymama sonucu olarak ya- pılmış ise faili 394 üncü maddede beyan olunan fiillerden dolayı altı aydan iki yıla kadar hapis, onbin liradan yetmişbeşbin liraya kadar ağır para cezası ve 395 inci maddede beyan olunan fiillerden dolayı altı aydan bir yıla kadar hapis ve onbin liradan ellibin liraya kadar ağır para cezası ve 396 ve 397 nci madde- lerde yazılı fiillerden dolayı iki aydan altı aya kadar hapis ve üçbin liradan onbeşbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Madde 400 - (Değişik: 22/9/1983 - 2891/8 md.) 395,396,398 inci maddelerdeki fiilerden birinin faili hekim veya eczacı veya umumun sıhhatini korumak için yapılması resmi izin alınmasına bağlı bulunan bir meslek ve sanat sahibi olup da bu fiili meslek ve sanatını suistimal sureti ile yapmış ise 395 inci maddede yazılı fiillerden dolayı iki yıldan on yıla kadar ağır hapis ve yetmişbeşbin liradan ikiyüzbin liraya kadar ağır para cezası ve 396 ncı maddede yazılı fiillerden dolayı bir yıldan dört yıla kadar hapis ve yirmibin liradan yüzellibin liraya kadar ağır para cezası ve 398 inci maddede yazılı fiillerden dolayı bir yıldan iki yıla kadar hapis ve yirmibin liradan yetmişbeşbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Madde 401 - (Değişik: 22/9/1983 - 2891/9 md.) Gıda maddeleri veya kamuya gerekli şeylerden: a) Halkın beslenmesi için gerekli et,ekmek, un, süt, tuz, şeker, yağ, peynir, zeytin veya benzeri gıda maddelerinin; b) Halkın ısınması, temizliği veya aydınlanması için gerekli madde veya eş- yalarla her türlü yakıtın; c) Sağlığın korunmasında, tedavide ve tıbda kullanılan ilaç, kimyevi madde, alet ve diğer şeylerin; d) İnşaat, sanayi,ulaşım ve tarımda kullanılıp da fiyatları Bakanlar Kurulu, ilgili bakanlıklar ve diğer yetkili mercilerce tespit ve ilan edilen eşya veya maddelerin; e) Kamu için gerekliliği sebebiyle veya Devletin genel iktisadi ve mali si- yaseti gereği olarak, fiyatları Bakanlar Kurulu veya ilgili bakanlıklar tarafın- dan tespit ve ilan edilen mal, eşya, araç, gereç ve her türlü maddelerin; KANUNLAR,AĞUSTOS 1991 (Ek - 9) İmali, satımı, dağıtımı, depolanması veya her ne şekilde olursa olsun tica- retiyle uğraşan veya herhangi bir suretle kazanç amacı güden bir faaliyette bu- lunan kimse, bu erzak, madde, eşya veya malların satışından kaçınır, bunları saklar, kaçırır, satılmadığı halde satılmış gibi gösterir veya bunlardan satış fiyatları Bakanlar Kurulu, ilgili bakanlıklar veya yetkili mercilerce tespit edilenleri fazla fiyatla satar veya satışa arz ederse iki yıldan on yıla kadar hapis ve yetmişbeşbin liradan ikiyüzbin liraya kadar ağır para cezasıyla ceza- landırılır. Ayrıca suç konusu mal veya eşyanın müsaderesine de karar verilir. Yukardaki fıkrada yer alan erzak, madde, eşya veya malların resmi mercilere bildirilmesine ilişkin olarak Bakanlar Kurulu veya ilgili bakanlıklarca çıkarı- lan kararlara aykırı hareket eden veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kimse, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç teşkil etmediği takdirde altı aydan iki yıla kadar hapis ve onbeşbin liradan yetmişbeşbin liraya kadar ağır para ceza- sıyla cezalandırılır. Ayrıca bildirim dışı bırakılan malların müsaderesine de karar verilir. Yukarıdaki fıkralarda yer alan fiil ve hareketler ikiden fazla kimse tara- fından müştereken veya herhangi bir şirket veya teşekkül namına işlenirse birin- ci fıkradaki halde hapis cezası üç yıldan, ikinci fıkradaki halde bir yıldan az olamaz. Suç konusu erzak, madde, mal veya eşyanın değeri az ise yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısına, çok az ise üçte birine indirilir.Mükerrir olan- lar hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz. Soruşturmanın her safhasında bu maddede belirtilen ve suç konusu erzak,mad- de, mal veya eşyanın gerektiğinde satışına ve satışın en yakın belediye veya kamu kuruluşunca yapılmasına yetkili hakim veya mahkemece karar verilir. Satış bedeli mahkümiyet halinde müsaderesine karar verilmek üzere dava sonuna kadar muhafaza edilir. Bir kimse her ne şekilde olursa olsun yalan haber yaymak, duyurmak veya baş- ka hileler kullanmak suretiyle birinci fıkradaki erzak, madde, mal veya eşyanın azalmasına, darlığına veya fiyatlarının artmasına sebep olursa, fiili daha ağır cezayı gerektiren bir suç teşkil etmediği takdirde iki yıldan on yıla kadar hapis ve yetmişbeşbin liradan ikiyüzbin liraya kadar ağır para cezasına mahküm edilir. Madde 402 - (Değişik: 22/9/1983 - 2891/10 md.) Geçen maddelerde yazılı cürümlerden birine mahkümiyet halinde ayrıca, tertip olunacak ağır hapis veya hapis cezası müddetine müsavi olarak failin cürme vası- ta kıldığı meslek ve sanatın ve ticaretin tatiline ve fiilin işleniş şekli veya niteliğine göre yedi günden altı aya kadar iş yerinin kapatılmasına da hükmolu- nur. Ancak, işyeri bulunduğu mahal için hayati önem taşıdığı takdirde işyerinin kapatılmasına karar verilmez. Bu maddenin uygulandığı hallerde, verilip kesinleşen karar özetleri, büyük harflerle yazılmak suretiyle ve kapatma süresi kadar kalmak üzere kapatılan iş- yerinin göze çarpan bir yerine yapıştırılır. Ayrıca karar özeti mahkemece Cumhuriyet savcılığına bildirilir ve masrafı bilahara hükümlüden alınmak üzere Ankara, İstanbul, İzmir'de yayınlanan ve tirajı yüzbinin üzerinde bulunan bir veya iki gazetede ve ayrıca varsa suç yerinde yayınlanan mahalli bir gazetede derhal ilan edilir. Madde 403 - (Değişik: 6/6/1991- 3756/6 md.) 1. Uyuşturucu maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal veya it- hal edenlere on yıldan yirmi yıla kadar ağır hapis ve uyuşturucu maddenin her gram ve küsuru için ellibin lira ağır para cezası verilir. 2.1 numaralı fıkrada yazılı maddeleri ihraç edenlere,altı yıldan oniki yıla kadar ağır hapis ve uyuşturucu maddenin her gram ve küsuru için ellibin lira ağır para cezası verilir. 3.Uyuşturucu maddeleri imal veya ithal ettikten sonra ihraç edenler hakkın- da 1 numaralı fıkrada gösterilen cezalara da ayrıca hükmolunur. 4.Böylece ihraç edilmiş maddeler dolayısıyla yabancı memlekette hükmedilmiş ve çekilmiş veya yabancı ülkede çekilmemiş olmakla beraber Türkiye'de infazı kabil cezalar çekildikleri takdirde,ihraç sebebiyle hükmedilecek cezadan indirilir. 5.Uyuşturucu maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak satanlara veya satışa arz edenlere veya satın alanlara veya yanında yahut başka bir yerde bulunduranlara veya bu maddeleri parasız devredenlere yahut bu suretle devra- lanlara veya sevk veya nakledenlere veya bunların alınıp satılmasına veya devri- ne veya ne suretle olursa olsun tedarik edilmesine aracı olanlara dört yıldan on yıla kadar ağır hapis ve uyuşturucu maddenin her gram ve küsuru için ellibin lira ağır para cezası verilir. 6.Yukarıdaki fıkralarda gösterilen uyuşturucu madde eroin,kokain,baz morfin, morfin ise,fail hakkında verilecek ceza bir katı oranında artırılır. 7.Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların,teşekkül oluşturanlar ile idare edenler veya bu teşekküle dahil bulunanlar tarafından işlenmesi halinde,verile- cek ceza ayrıca yarı oranında artırılır. 8.Bu maddede yazılı suçlar,bunları meslek,sanat veya geçim vasıtası haline getirenler ile aralarında teşekkül olmaksızın birden ziyade kimse tarafından toplu olarak işlenirse,hükmolunacak cezalar üçtebir oranında artırılır. 9.Onsekiz yaşını bitirmeyen küçükleri veya ceza ehliyetini sahip bulunma- yanları bu maddede yazılı suçları işlemekte kullanan kimseler hakkında,fiil için tertip olunacak ceza altıdabiri oranında artırılarak hükmolunur. 10.Yukarıdaki fıkralarda yazılı suçları işlemek maksadı ile teşekkül oluş- turanlar ile bunları idare edenlere veya bunlara dahil olanlara beş yıldan on yıla kadar ağır hapis cezası verilir. 11.Birden ziyade kimsenin bu suçları işlemek için önceden anlaşmaları teşek- kül sayılır. 12.Uyuşturucu maddeleri sahte reçete ile alanlara bir yıldan üç yıla kadar hapis ve birmilyon liradan beşmilyon liraya kadar ağır para cezası verilir. Madde 404 - (Değişik: 6/6/1991 - 3756/7 md.) 1.Özel bir yer sağlayarak veya başka suretle bir kimsenin uyuşturucu madde kullanmasını kolaylaştıranlar ile bu maddeleri onsekiz yaşını bitirmeyen küçük- lere veya aklen malullere veya müptela olan kişilere verenler hakkında 403 üncü maddenin 5 ve 6 numaralı fıkralarında yazılı cezalar altıdabiri oranında artırılarak hükmolunur. 2.Uyuşturucu maddeleri kullananlar ile bu maksatla yanında bulunduranlara, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası verilir. 3.Uyuşturucu madde kullanan kimse,hakkında herhangi bir tahkikata girişilme- den resmi makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini isteyecek olursa,kullanma fiilinden dolayı hakkında kovuşturma yapılmaz. 4.Uyuşturucu maddeleri kullanan kimselerin alışkanlığı iptila derecesinde ise,salahı tıbben anlaşılıncaya kadar bir hastanede muhafaza ve tedavisine hükmolunur.Bu kimselerin hastanede muhafaza ve tedavilerine,yetkili mahkemece tahkikatın her safhasında da karar verilebilir. KANUNLAR,AĞUSTOS 1991 (Ek - 9) |
Madde 405 - (Değişik : 6/6/1991 - 3756/8 md.) 403 ve 404 üncü maddelerde yazılı suçlara iştirak etmiş olan kimse,resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce durumu ve suç ortaklarını ve uyuştu- rucu maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber vererek bunların yakalanmalarını veya elde edilmelerini kolaylaştırırsa ceza verilmez. Bu cürümler haber alındıktan sonra,cürümün meydana çıkmasına veya suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kimseler hakkında verilecek ceza yarısı oranında indirilir. Madde 406 - (Değişik: 6/6/1991 - 3756/9 md.) 403 üncü maddede ve 404 üncü maddenin 1 numaralı fıkrasında yazılı fiileri işleyen tabib,veteriner, kimyager,eczacı,diş tabibi,dişçi,ecza ticaret- hanesi sahibi,mesul müdür,sağlık memuru,ebe,hemşire veya hastabakıcı ise,veri- lecek ceza yarısı oranında artırılır ve fail hakkında ayrıca müebbeten memuri- yetten yasaklanma veya meslek ve sanatın icrasının tatili cezasına da hükmolunur. 403 üncü maddede veya 404 üncü maddenin 1 numaralı fıkrasında yazılı cürüm- ler,her nev'i ulaşım araçlarında veya umuma açık yerlerde,bunların sahip ve müs- tahdemleri veya memuriyet vazife ve nüfuzunun suiistimali suretiyle memur ve müstahdemler tarafından işlenecek olursa,cezalar üçtebiri oranında artırılır ve fail hakkında ayrıca,müebbeten memuriyetten yasaklanma veya meslek ve sanatın icrasının tatili cezasına da hükmolunur. Madde 407 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Geçen maddelerde yazılı fiillerden dolayı şahısların hastalanması veyahut yara ve berelenmesi gibi sıhhatçe bir arıza vukubulduğu takdirde ölüm ve müeb- beden ağır hapsi müstelzim ahvalin gayrısında ceza üçte birden yarısına kadar çoğaltılır. Eğer fiil bir kaç kişinin hastalığına sebep olmuş ise birinci fık- rada beyan olunan ceza bir mislinden aşağı olamaz. Eğer fiil bir kimsenin ölümüne sebep olmuş ise faile müebbet ağır hapis ce- zası verilir.(1) Madde 408 - 403 üncü maddede yazılı şeylerin kullanılmasını kolaylaştırmak için açılan mahallerde mevcut bütün eşya müsadere olunur ve işbu eşyanın bedeli- nin yarısı cürmü meydana çıkarmakta hizmeti görülenlere verilir. Madde 409 - 403 üncü maddede yazılı mevaddın gayri semleri bila mezuniyet satanlar on beş günden iki seneye kadar hapis olunur ve bunlardan on beş lira- dan yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır ve sattığı semler müsadere edilir. ---------------------- (1) Bu fıkradaki"idam cezası" tabiri 21/11/1990 tarih ve 3679 sayılı Kanunun 27 nci maddesi ile "müebbet ağır hapis cezası"olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. Madde 410 - Elinde şahadetnamesi olmayarak eczacı dükkanı açan eczacıların dükkanı kapattırılır ve kendilerinden on beş liradan elli liraya kadar ağır ce- zayı nakdi alınır. DÖRDÜNCÜ FASIL Geçen fasıllara ait müşterek kaideler Madde 411- İşbu babın ilk iki faslında beyan olunan cürümlerden bazısı gece vakti veya umumi tehlike veya felaket ve umumi heyecan zamanında ika olunmuşsa muayyen olan ceza altıda birinden üçte birine kadar artırılır. Madde 412- İşbu babın ilk iki faslında yazılı fiillerden biri o fiilde kul- lanılan veya her hangi bir resmi işte bulunan veya muayyen maddelerin muhafaza- siyle mükellef olan bir kimse tarafından işlenmiş ise ceza altıda birinden üçte birine kadar artırılır. Madde 413 -İşbu babın ilk iki faslında yazılı fiillerden ileri gelecek teh- like gayet ehemmiyetsiz olur yahut fail neticelerini meni veya tahdit etmek için hususi ve ciddi bir surette mesai sarf eylemiş bulunursa ceza üçte birinden ya- rısına kadar indirilebilir. SEKİZİNCİ BAP Adabı umumiye ve nizamı aile aleyhinde cürümler BİRİNCİ FASIL Cebren ırza geçen, küçükleri baştan çıkaran ve iffete taarruz edenler Madde 414 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Her kim 15 yaşını bitirmiyen bir küçüğün ırzına geçerse beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasına mahküm olur. Eğer fiil cebir ve şiddet veya tehdit kullanılmak suretiyle veya akıl veya beden hastalığından veya failin fiilinden başka bir sebepten dolayı veya failin kullandığı hileli vasıtalarla fiile mukavemet edemiyecek bir halde bulunan bir küçüğe karşı işlenmiş olursa ağır hapis cezası on seneden aşağı olamaz. Madde 415 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Her kim 15 yaşını bitirmiyen bir küçüğün ırz ve namusuna tasaddiyi muta zammın bir fiil ve harekette bulunursa iki seneden dört seneye ve bu fiil ve hareket yukarki madddenin ikinci fıkrasında yazılı şartlar içinde olursa üç se- neden beş seneye kadar hapsolunur. Madde 416 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) On beş yaşını bitiren bir kimsenin cebir ve şiddet veya tehdit kullanmak su- retiyle ırzına geçen veyahut akıl veya beden hastalığından veya kendi fiilinden başka bir sebepten veya kullandığı hileli vasıtalardan dolayı fiile mukavemet edemiyecek bir halde bulunan bir kimseye karşı bu fiili işliyen kimse yedi sene- den aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası ile cezalandırılır. Yine bu suretle ırz ve namusa tasaddiyi tazammun eden diğer bir fiil ve ha- rekette bulunursa üç seneden beş seneye kadar hapsolunur. Reşit olmıyan bir kimse ile rızasiyle cinsi münasebette bulunanlar fiil daha ağır cezayı müstelzim bulunmadığı takdirde altı aydan üç seneye kadar hapis ce- zası ile cezalandırılır. KANUNLAR,AĞUSTOS 1991 (Ek - 9) Madde 417 - Yukarıdaki maddelerde yazılan fiil ve hareketler birden ziyade kimseler tarafından işlenir veya usulden biri veya veli ve vasi veya mürebbi ve muallimleri ve hizmetkarları veya terbiye ve nezaret veya muhafazaları altına bırakılan veya buna düçar olanların üzerlerine hüküm ve nüfuzu olan kimseler ta- rafından vukubulursa kanunen muayyen olan ceza yarısı kadar artırılır. Madde 418 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Yukarki maddelerde yazılı fiil ve hareketler mağdurun ölümünü mucip olursa faile müebbet ağır hapis cezası verilir.(1) Eğer bu fiil ve hareketler bir marazın sirayetini veya mağdurun sıhhatine sair büyük bir nakisa irasını veya malüliyet veya mayubiyetini müstelzim olursa cezanın yarısı ilave edilerek hükmolunur. Madde 419 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Alenen hayasızca vaz'u harekette bulunanlar on beş günden iki aya ve o su- retle cinsi münasebette bulunanlar altı aydan bir seneye kadar hapis ve bu fık- rada yazılı hallerde ayrıca 100 liradan 500 liraya kadar ağır para cezasiyle ce- zalandırılırlar. ------------------------ (1) Bu fıkradaki "idam cezası" tabiri 21/11/1990 tarih ve 3679 sayılı Kanunun 27 nci maddesi ile "müebbet ağır hapis cezası" olarak değiştirilmiş ve met- ne işlenmiştir. Madde 420 - Adabı umumiyeye mugayir olarak açık yerlerde veya halkın suhu- letle muttali olabileceği yarı açık mahallerde fuhuş maksadiyle kadın oynatan- lar ve bilihtiyar oynayan kadınlar bir aydan altı aya kadar hapsolunur. Madde 421 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Kadınlara ve genç erkeklere söz atanlar üç aydan bir seneye ve sarkıntılık edenler altı aydan iki seneye kadar hapsolunur. Madde 422 - Kadın kıyafetiyle kadınların bulunduğu mahallere girenler mücer- ret bu fiilden dolayı üç aydan bir seneye kadar hapsolunurlar ve böyle tebdili kıyafet ile girmiş oldukları yerde kanunen bu cezadan şedit bir cezayı mucip olan bir cürüm işlemişlerse o fiilin cezasiyle dahi cezalandırılırlar. Madde 423 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) Her kim onbeş yaşını dolduran bir kızı alacağım diye kandırıp kızlığını bo- zarsa altı aydan iki seneye kadar hapsolunur. Evlenme vukuu halinde dava ve ceza tecil olunur. Şu kadarki beş sene içinde koca aleyhine boşanmıya hükmolunursa hukuku amme davası avdet eder ve evvelce ceza hükmolunmuşsa çektirilir. Madde 424 - Bu fasılda beyan olunan cürümlerde mağdur olanların içtimai mevki ve vaziyetlerine ve tecavüzün şumul ve mahiyeti derecesine göre mahkemece takdir edilerek tazminat dahi ayrıca hüküm olunur. Madde 425 - 421, 422,423 üncü maddelerde muharrer fiillerden dolayı takibat icrası şahsi davaya bağlıdır. Madde 426 - (Değişik: 6/3/1986 - 3266/10 md.) Halkın ar ve haya duygularını inciten veya cinsi arzuları tahrik ve istismar eder nitelikte genel ahlaka aykırı; 1 - Her nevi kitap,gazete,risale,mecmua,varaka,makale,ilan,resi m,tasvir, plak,afiş,pankart,televizyon ve teyp bantları,fotoğraf,sinema veya projeksiyon filmlerini veya diğer anlatım araç ve gereçleri ile eşyayı teşhir eden veya et- tirenler,bilerek dağıtanlar,satanlar veya dağıttıran veya sattıranlar,veyahut ticaret veya dağıtım veya teşhir kastıyla tersim,tasvir,hak,imal veya tab veya teksir veya imla eden veya ettirenler yahut ithal veya ihraç veya Türkiye dahi- linde bir mahalden diğer mahalle nakleden veya ettirenler ve bunlar üzerinde her ne suretle olursa olsun muamelede bulunanlar veya bunların ticaretini kolaylaş- tırmak maksadıyla bu fiilleri icra edenler veya bu kabil anlatım araç ve gereç- lerini vasıtalı veya vasıtasız şekilde tedarik edenler veya tedarik ettirenler, tedarik edilebileceğini bildirenler veya tedarik edeceğini ilan edenler veya ilan ettirenler, 2 - Eser ve mevzuları tiyatro veya sinema veya radyo yahut televizyonlarda veyahut umumi mahallerde temsil eden veya ettirenler, 3 - Hitabeleri umuma açık yerlerde veya umumi mahallerde irad edenler, İki milyon liradan on milyon liraya kadar ağır para cezasıyle cezalandırı- lırlar. (Değişik: 11/5/1988 - 3445/2. md.) Bu fiillerin 5680 sayılı Basın Kanununun 3 üncü maddesinde belirtilen mevkuteler vasıtasıyla işlenmesi halinde sahipleri- ne,mevkute bir aydan az süreli ise bir önceki ay ortalama fiili satış miktarı- nın, aylık veya bir aydan fazla süreli ise bir önceki fiili satış miktarının toplam satış bedeli tutarının yüzde doksanı kadar ağır para cezası verilir. An- cak bu ceza otuzmilyon liradan az olamaz. Bu mevkutelerin sorumlu müdürlerine, sahiplerine verilecek cezanın yarısı uygulanır. KANUNLAR, HAZİRAN 1988 (EK - 2) Madde 427 - (Değişik: 6/3/1986-3266/11 md.) Neşir veya tevzi edilmek üzere, halkın ar veya haya duygularını inciten veya cinsi arzuları tahrik ve istismar eder nitelikte genel ahlaka aykırı kitap, ma- kale, varaka ve ilan yazanlar ile bu kabil makale,yazı ve resimleri ihtiva eden gazete ve mecmua gibi mevkutelerin sahipleri ve mevkute tanımına girmeyen basıl- mış eserler yayınlatanları hakkında.426 ncı maddedeki cezalara hükmolunur.Bu mevkutelerin sorumlu müdürleri hakkında ise bu cezanın yarısı uygulanır. 426 ncı madde ile bu maddede yazılı evrak ve eşya müsadere ve imha olunur. Madde 428 - (Değişik: 6/3/1986 - 3266/12 md.) Halkın ar ve haya duygularını inciten veya cinsi arzuları tahrik ve istismar eder nitelikte,genel ahlaka aykırı şarkıları alenen söyleyenler veya plakları, teyp bantlarını çalanlar veya umumi adaba aykırı veya bir şahıs veya bir heye- tin, namus ve haysiyetini muhil beyanat ve sözlerle gazete, risale ve diğer ev- rak satanlar iki milyon liradan on milyon liraya kadar ağır para cezasıyla ceza- landırılırlar. Bu madde ile 426 ve 427 nci maddelerdeki suçlardan doğan davalar en geç iki ay içinde sonuçlandırılır. 426 ve 427 nci maddeler ile bu maddedeki ağır para cezalarının tatbikinde,19 uncu maddedeki aşağı ve yukarı hadlerle ilgili hüküm uygulanmaz. |
İKİNCİ FASIL Kız ve kadın ve erkek kaçırmak Madde 429 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Her kim cebir ve şiddet veya tehdit veya hile ile şehvet hissi veya evlenme maksadiyle reşit olan veya reşit kılınan bir kadını kaçırır veya bir yerde alı- korsa üç seneden on seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır. Kaçırılan kadın evli ise ağır hapis cezası yedi seneden aşağı olamaz. Madde 430 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Her kim cebir ve şiddet veya tehdit veya hile ile şehvet hissi veya evlenme maksadiyle reşit olmıyan bir kimseyi kaçırır veya bir yerde alıkorsa beş seneden on seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır. Eğer reşit olmıyan kimse, cebir ve şiddet veya tehdit veya hile olmaksızın kendi rızası ile şehvet hissi veya evlenme maksadiyle kaçırılmış veya bir yerde alıkonulmuş ise ceza altı aydan üç seneye kadar hapistir. Madde 431 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Kaçırılan kimse on iki yaşını doldurmamış ise fail cebir ve şiddet veya teh- dit veya hile kullanmamış olsa dahi cezası beş sene ağır hapisten aşağı olamaz. Madde 432 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Yukarıki maddelerde yazılı cürümlerden birinin faili, kaçırdığı veya alıkoy- duğu kimseyi hiç bir şehevi harekette bulunmaksızın kendiliğinden, kaçırıldığı eve veya ailesinin evine iade eder veyahut ailesi tarafından alınması mümkün o- lan emniyetli diğer bir yere getirip serbest bırakırsa 429 uncu maddede yazılı halde bir aydan bir seneye kadar, 430 uncu maddede yazılı halde altı aydan üç seneye kadar, 431 inci maddede yazılı halde bir seneden beş seneye kadar hapis cezasile cezalandırılır. Madde 433 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Yukarıki maddelerde yazılı cürümlerden biri mahza evlenmek maksadile işlen- miş ve bir güna tecavüz vukubulmamış ise fail hakkında tayin olunacak ceza üçte birden yarıya kadar indirilir. Madde 434 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Kaçırılan veya alıkonulan kız veya kadın ile maznun veya mahkümlardan biri arasında evlenme vukuunda koca hakkında hukuku amme davası ve hüküm verilmiş ise cezanın çektirilmesi tecil olunur. Müruru zaman haddine kadar erkek tarafından haksız olarak vukua getirilmiş bir sebeple boşanmıya hükmedilirse takibat yenilenir.Evvelce hüküm verilmiş ise ceza çektirilir. Bu madde hükümleri 414,415 ve 416 ncı maddeler hakkında da caridir. Evlenen maznun veya mahküm hakkında hukuku amme davasının veya cezanın te- cilini müstelzim olan haller fiilde methali olanlar hakkında dava ve cezanın düşmesini müstelzimdir. ÜÇÜNCÜ FASIL Fuhşiyata tahrik Madde 435 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Her kim on beş yaşını doldurmamış olan bir küçüğü kandırarak fuhşa teşvik eder ve bunun yolunu kolaylaştırırsa iki seneden eksik olmamak üzere hapsolu- nur ve yüz liradan beş yüz liraya kadar ağır para cezası alınır. Kandırmak keyfiyeti küçüğün usulünden veya kardeşlerinden biri veya kendi- sini evlad edinenler tarafından yahut veli veya vasisi; muallim veya mürebbisi, yahut hizmetkarları veya nezaretleri altına verilen sair kimseler tarafından vaki olursa fail üç seneden aşağı olmamak üzere hapse mahküm edilir. Kandırmak keyfiyeti on beş yaşını doldurmuş olup da henüz 21 yaşını bitir- memiş olan kimseler hakkında vuku bulursa fail altı aydan iki seneye kadar hap- solunur ve elli liradan iki yüz liraya kadar ağır para cezası alınır. Kandırmak keyfiyeti bu maddenin ikinci fıkrasında gösterilen kimseler veya kocası tarafından işlenirse fail iki seneden eksik olmamak üzere hapsolunur ve yüz liradan beş yüz liraya kadar ağır para cezası alınır. 21 yaşını doldurmuş olan kız ve kadınların fuhşa teşvik eden koca veya usu- lü veya sıhri usulü veya kardeşleri hakkında altı aydan iki seneye kadar hapis cezası hükmolunur. Madde 436 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Her kim fuhuş zımnında rızasile olsa bile henüz yirmi bir yaşını bitirmeden bir bakiri veya bir kadını yahut cebir ve şiddet veya tehdit veya nüfuz icrası yahut hile ile yirmi bir yaşını bitiren bir bakir veya kadını başkası için iğ- fal veya tedarik veyahut sevk veya bir yerden diğer yere naklederse bir seneden üç seneye kadar hapis ve elli liradan beş yüz liraya kadar ağır para cezasile cezalandırılır. Bu fiil yirmi bir yaşını doldurmıyan bakir veya kadın hakkında iğfal veya cebir ve şiddet veya tehdit veya nüfuz icrasile yahut kardeş veya usul veya sıhri usulden yahut koca veya veli veya vasi veya muallim veya mürebbi veya hizmetkarları yahut nezaretleri altına verilen sair kimseler tarafından yapı- lırsa iki seneden beş seneye kadar hapsolunur. Bu fasla giren suçların ihzari hareketlerini işliyenler asıl suç için yazılı cezanın altı da biri ile cezalandırılır. |
DÖRDÜNCÜ FASIL Geçen fasıllar arasında müşterek hükümler Madde 437 - Yukarıdaki fasıllarda tayin olunan cürümlerden dolayı mahküm olan usul,kendilerine tecavüz olunan firuun şahısları ve malları üzerinde kanu- nun bahş eylediği velayet hakkını zayi ederler ve bu cürümlerden dolayı mahküm olan vasilerde vasilikten çıkarılır. Madde 438 - (Mülga: 21/11/1990 - 3679/28 md.) Madde 439 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Cebren kaçırmak sırasında veya bu yüzden kaçırılan kimse yaralanmış olursa yarasının derecesine göre ceza üçte birden bir misline kadar artırılır ve eğer ölürse fail müebbet ağır hapis cezası ile cezalandırılır.(1) BEŞİNCİ FASIL Zina Madde 440 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Zina eden karı hakkında altı aydan üç seneye kadar hapis cezası tertip olu- nur. Karının evli olduğunu bilerek bu fiilde ortak olan kimse hakkında da aynı ceza hükmolunur. Madde 441 - (İptal: Ana.Mah.'nin 23/9/1996 tarih ve E.1996/15, K.1996/34 sayılı Kararı ile.) Madde 442 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Yukarki maddelerde yazılı cürümlerin işlendiği sırada karı ve koca birbirin- den nikah baki olduğu halde hakimin hükmü ile ayrılmış veya biri diğerini ter- ketmiş ise her birinin cezası üç aydan bir seneye kadar hapistir. Madde 443 - Geçen maddelerde yazılı olan cürümlerden dolayı takibat icrası karı kocadan biri tarafından şahsi dava ikamesine bağlıdır. Bu keyfiyet cürümde şerik olanlar içinde şarttır. Madde 444 - Davadan vazgeçmek, hükümden sonra dahi makbuldür.Bu halde hükmün icrasından ve cezanın neticelerinden sarfınazar olunur. Karı kocadan birinin ölümü davayı iskat eder. ALTINCI FASIL Nesep cürümleri Madde 445 - Herkim bir çocuğu gizleyerek yahut yerine başka bir çocuk koya- rak o çocuğun nesebini yok eder veya değiştirirse bir seneden beş seneye kadar hapis cezasına müstahak olur. ________________ (1) Bu maddedeki "ölüm cezası" tabiri 21/11/1990 tarih ve 3679 sayılı Kanunun 27 nci maddesi ile "müebbet ağır hapis cezası"olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. Madde 446 - Yukarıki maddede yazılı olan hallerden başkasında herkim meşru veya nesebi ikrar olunmuş bir çocuğun kim olduğunu saklayarak Darülacezeye vesa- ir bir müesseseye tevdi eder veya bir hayır sahibi tarafından alınmak üzere umu- mun görebileceği bir yere bırakırsa üç aydan iki seneye kadar hapsolunur. Fail çocuğun usulünden biri ise hapis cezası bir seneden üç seneye kadar uzar. Madde 447 - Yukarıki maddelerde yazılı cürümlerden birini işliyen kimse bu cürmü kendisinin veya karısının veya anasının veya kız kardeşinin veya füruundan birinin veyahut evlatlığı olan kızı namusunu kurtarmak için yapmış ise bir aydan üç seneye kadar hapsolunur. DOKUZUNCU BAP Şahıslara karşı cürümler BİRİNCİ FASIL Adam öldürmek cürümleri Madde 448 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Her kim, bir kimseyi kasten öldürürse 24 seneden 30 seneye kadar ağır hapis cezasına mahküm olur. Madde 449 - (Değişik: 7/1/1981 - 2370/15 md.) Adam öldürmek fiili: 1. Karı, koca, kardeş, babalık, analık, evlatlık, üvey ana, üvey baba, üvey evlat, kayınbaba, kaynana, damat ve gelinler hakkında işlenirse; 2. Zehirlemek suretiyle yapılırsa; Fail, müebbet ağır hapis cezasına mahküm olur. Madde 450 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Öldürmek fiili: 1. Usul ve fürudan biri aleyhine işlenirse; 2. (Değişik: 7/1/1981 - 2370/16 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerin- den biri aleyhine veya üyelik sıfatı sona ermiş olsa bile bu görevinden dolayı işlenmiş olursa; 3. Canavarca bir his sevki ile veya işkence ve tazip ile ika edilirse, 4. Taammüden icra olunursa; 5. Birden ziyade kimseler aleyhine işlenirse; 6. Yangın, su baskını ve gark gibi yedinci babın birinci faslında beyan olunan vasıtalarla yapılırsa; 7. Velevki husule gelmiş olmasın diğer bir suçu hazırlamak veya kolaylaş- tırmak veya işlemek için ika olunursa; 8. Bir suçtan hasıl olacak faydayı elde etmek veya bu gayeye vasıl olmak maksadiyle yapılan ihzaratı saklamak için veya takip edilen gayeye vasıl olamamaktan mütevellit infial ile işlenmiş olursa; 9. Bir suçu gizlemek veya delil ve emarelerini ortadan kaldırmak veya ken- disinin yahut başkasının cezadan kurtulmasını temin maksadiyle vukua getirilir- se; 10. Kan gütme saikiyle işlenirse; 11. (Ek: 7/1/1981 - 2370/16 md.) Devlet memurlarından biri aleyhine görevi esnasında veya Devlet memurluğu sıfatı zail olsa bile bu görevi yapmasından dolayı işlenirse; fail, idam cezasına mahküm edilir. KANUNLAR, AĞUSTOS 1991 (Ek-9) Madde 451 - Ölüm, failin fiilinden evvel mevcut olupta failce bilinmeyen ahvalin birleşmesi veyahut failin idaresinden hariç ve gayri melhuz esbabın inzimamı yüzünden vukua gelmiş ise idam cezasını müstelzim hallerde on beş sene- den ve müebbet ve on beş seneden fazla ağır hapsi müstelzim hallerde on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası hüküm olunur. Madde 452 - (Değişik: 9/7/1953-6123/1 md.) Katil kastiyle olmıyan darp ve cerh veya bir müessir fiilden telefi nefis husule gelmiş olursa fail, 448 inci maddede beyan olunan ahvalde sekiz, 449 uncu maddede yazılı ahvalde on ve 450 nci maddede muharrer ahvalde on beş seneden aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapse mahküm olur. Eğer telefi nefis failin fiilinden evvel mevcut olup da failce bilinmiyen ahvalin birleşmesi veyahut failin idaresinden hariç ve gayrimelhuz esbabın inzimamı ile vukua gelirse, 448 inci maddede beyan olunan ahvalde beş seneden, 449 uncu maddede muharrer ahvalde yedi seneden ve 450 nci maddede yazılı ahvalde fail on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası ile cezalandırılır. Madde 453 - (Değişik: 6/6/1991 - 3756/10 md.) Öldürme fiili, anası tarafından şerefini kurtarmak saikiyle yeni doğmuş bulunan çocuğa karşı işlenmiş ise faile dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Madde 454 - Birini intihare ikna ve buna yardım eden kimse müntehirin vefatı vuku bulduğu takdirde üç seneden on seneye kadar ağır hapis cezasına mahküm olur. Madde 455 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Tedbirsizlik veya dikkatsizlik veya meslek ve sanatta acemilik veya nizamat, ve evamir ve talimata riayetsizlik ile bir kimsenin ölümüne sebebiyet veren şahıs iki seneden beş seneye kadar hapse ve 250 liradan 2.500 liraya kadar ağır para cezasına mahküm olur. Eğer fiil birkaç kişinin ölümünü mucip olmuş veya bir kişinin ölümü ile beraber bir veya birkaç kişinin de mecruhiyetine sebebiyet vermiş ve bu yara- lanma 456 ncı maddenin 2 nci fıkrasında beyan olunan derecede bulunmuş ise dört seneden on seneye kadar hapis ve 1.000 liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ile mahküm olur. (Ek: 16/7/1964-501/1 md.) Yukardaki fıkralarda beyan olunan cezalar, kusurun derecesine göre sekizde birine kadar indirilebilir. |
İKİNCİ FASIL Şahıslara karşı müessir fiiller Madde 456 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Her kim katil kasdiyle olmaksızın bir kimseye cismen eza verir veya sıhha- tini ihlale yahut akli melekelerinde teşevvüş husulüne sebep olursa altı aydan bir seneye kadar hapsolunur. Fiil, havastan veya azadan birinin devamlı zaafını yahut söz söylemekte de- vamlı müşkülatı veya çehrede sabit bir eseri yahut yirmi gün ve daha ziyade akli veya bedeni hastalıklardan birini veya bu kadar müddet mütat iştigallerine devam edememesini mucip olmuş veya hayatını tehlikeye maruz kılmış veya gebe bir kadın aleyhine işlenip de vaktinden evvel çocuk doğmasını intaç etmiş ise ceza iki seneden beş seneye kadar hapistir. * Fiil, kati veya muhtemel surette iyileşmesi kabil olmıyacak derecede akıl veya beden hastalıklarından birini yahut havastan veya el yahut ayaklardan biri- nin veya söylemek kudretinin yahut çocuk yapmak kabiliyetinin zıyaını mucip ol- muş veya azadan birinin tatilini yahut çehrenin daimi değişikliğini veya gebe bir kadına karşı ika olunup da çocuğun düşmesini intaç eylemiş ise ceza beş se- neden on seneye kadar ağır hapistir. Eğer fiil, hiçbir hastalığı veya mütat iştigallerden mahrumiyeti mucip olma- mış yahut bu haller on günden ziyade uzamamış ise takibat icrası muntazarrırın şikayetine bağlı olmak şartiyle fail hakkında iki aydan altı aya kadar hapis veya 200 liradan 2.500 liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. Bu fiil, 457 nci maddede yazılı vasıtalarla işlenirse takibat icrası şikaye- te bağlı değildir. Madde 457 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) 456 ncı maddede yazılı fiillere 449 uncu maddenin birinci ve üçüncü bentle- rinde yazılı hal inzimam eder yahut fiil gizli veya aşikar bir silah ile veya aşındırıcı ecza ile işlenmiş olursa asıl ceza üçte birden yarıya kadar artırı- lır. Eğer fiilde 450 nci maddenin 5 inci bendinde yazılı hal müstesna olmak üzere diğer bentlerindeki hallerden biri birleşirse bu birleşen fiil hakkında 78 inci madde hükmü cari olmak şartiyle ceza yarı nispetinde çoğaltılır. Madde 458 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Geçen maddelerde beyan olunan ahvalde fiil; netice itibarile failin asıl maksadını tecavüz etmiş olduğu takdirde ceza üçte birden yarısına kadar eksilti- lir. Madde 459 - (Değişik: 29/6/1938 - 3531/1 md.) Her kim tedbirsizlik veya dikkatsizlik yahud meslek ve sanatta acemilik veya nizam, talimat ve emirlere riayetsizlik neticesi olarak bir şahsa cismen eza ve- recek veya sıhhatini ihlal edecek bir zarar iras eder yahud akli melekelerinde teşevvüş husulüne sebebiyet verirse: 1 - 456 ncı maddenin birinci ve dördüncü fıkralarındaki hallerde takibat icrası şikayete bağlı olmak şartile üç aya kadar hapis veya elli liraya kadar ağır para cezası, 2 - 456 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki hallerde üç aydan yirmi aya kadar hapis ve 100 liradan 500 liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. 3 - Bir kaç kişi cürümden mutazarrır olmuş ise bir numaralı bendde hapis cezası altı ay ve ağır para cezası iki yüz liraya kadar, iki numaralı bendde hapis altı aydan otuz aya kadar ve ağır para cezası 150 liradan aşağı olmamak üzere hükmolunur. (Ek: 16/7/1964 - 501/1 md.) Yukardaki fıkralarda beyan olunan cezalar, ku- surun derecesine göre sekizde birine kadar indirilebilir. Madde 460 - 456 ve 459 uncu maddelerin takibat icrası şikayete bağlı bulunan fıkralarında muharrer ahvalde müddeinin hüküm katileşinceye kadar davasından feragati hukuku amme davasını ortadan kaldırır. ÜÇÜNCÜ FASIL Geçen fasıllara ait müşterek hükümler Madde 461 - Yukarıdaki iki fasılda beyan olunan fiillerden birini aşağıda gösterilen mecburiyetlerle yapanlara ceza verilmez. Bu mecburiyetler: 1 - 495, 496, 497, 499 uncu maddelerde beyan olunan fiillerden birinin faillerine yahut nehbü garet yapanlara karşı malını müdafaa etmek, 2 - Bir şahsın evine veya içinde adam oturur sair her türlü bina ve müşte- milatına merdiven kurup çıkanları veya duvarını delenleri veya kapusunu kıran- ları veyahut işbu mebani ve müştemilatına ateş koyanları; - bu fiiller gece vakti olmak veya gündüz olsa bile hane ve bina ve müştemilatı ücra bir mahal- de bulunmak şartlariyle - içinde ikamet edenlerin emniyeti şahsiyelerince ak- len varit bir endişe ve havfı ciddi mevcut olduğu takdirde defetmek, dir. Ancak bu maddenin bir numaralı bendinde beyan olunan ahvalde müdafaada if- rada gidilmiş ve hane ve sükna müştemilatına merdiven kurmak, kapu kırmak, du- var delmek fiillerinin faillerini defi için iki numaralı bentte yazılı şartlar mevcut bulunmamış olduğu halde asıl fiile mürettep ceza, ağır hapis hapse tah- vil olunmak üzere üçte birden yarısına kadar indirilir. Madde 462 - (Değişik : 9/7/1953 - 6123/1 md.) Yukarda geçen iki fasılda beyan olunan fiiller, zinayı icra halinde veya gayrimeşru cinsi münasebette bulunduğu esnada meşhuden yakalanan veya zina yap- mak veya gayrimeşru cinsi münasebette bulunmak üzere yahut henüz zina yapmış veya gayrimeşru cinsi münasebette bulunmuş olduğunda zevahire göre şüphe edil- meyecek surette görünen bir koca veya karı yahut kız kardeş veya fürudan biri yahut bunların müşterek faili veya her ikisi aleyhine karı veya koca yahut usulden biri veya erkek veya kız kardeş tarafından işlenmiş olursa fiilin mu- ayyen olan cezası sekizde bire indirilir ve ağır hapis cezası hapis cezasına tahvil olunur. Müebbet ağır hapis cezası yerine dört seneden sekiz seneye ve idam cezası yerine de beş seneden on seneye kadar hapis cezası verilir. Madde 463 - (Değişik : 21/1/1983 - 2787/19 md.) 448, 449, 450, 456, 457 nci maddelerde beyan olunan fiilleri iki veya daha çok kimse birlikte yapmış olup da failin kim olduğu belli olmazsa bunlardan her birisi hakkında, fiil için tayin edilmiş olan ceza üçte birden yarıya ka- dar indirilerek hükmolunur. Ölüm cezasını gerektiren fiillerde yirmi seneden, müebbet ağır hapis cezasını gerektiren fiillerde onaltı seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası tayin olunur. Şu kadarki, bu hüküm fiili doğrudan doğ- ruya beraber işlemiş olanlar hakkında uygulanmaz. Madde 464 - (Değişik : 9/7/1953 - 6123/1 md.) Yukarki maddede yazılı ahval müstesna olmak ve ferden irtikap edilmiş cü- rümler münasebetiyle hükmedilecek daha ağır cezalara halel gelmemek şartiyle bir kavgada bir şahıs ölmüş olur yahut yaralanmış bulunursa o şahsa karşı kav- ga esnasında el uzatmış olanlardan her biri aşağıdaki tertip dairesinde cezalandırılır: 1. Adam ölmüş veya ölümü intaç eden bir yara ika edilmiş ise iki seneden beş seneye kadar hapis; 2. Ahvali sairede ceza üç aydan iki seneye kadar hapistir. Şu kadar ki bu ceza fail hakkında münferiden cürüm işlemiş olması halinde verilecek cezanın yarısını tecavüz edemez; 3. Maktul ve mecruha karşı el dokundurmuş olmayıp da yalnız kavgaya dahil olanlar altı aya kadar hapsolunur; 4. Kavganın hudusuna sebebi asli olanlar hakkında yukarda beyan olunan cezalar üçte bir miktar artırılır. Madde 465 - (Değişik : 11/6/1936 - 3038/1 md.) Bir kimsenin veya bir şirketin hizmetinde bulunanlar tarafından vazife ve hizmet sırasında işlenen 455 ve 459 uncu maddelerde yazılı cürümlerden dolayı hükmedilecek tazminattan o kimse veya şirket malen mes'uldür. Madde 466 - (Değişik : 9/7/1953 - 6123/1 md.) Kavgada korkutmak için silah çeken bir aydan altı aya ve silah boşaltan iki aydan bir seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Madde 467 - İşbu iki fasılda yazılı cürümlerden dolayı zarar ve ziyan ve tazminat ve zararı manevi şahsi dava ikamesi halinde ayrıca hükmolunur. |
tskkrlr baya ıhtıacım olacak buna bu yıl %100 kaldım ceza hukukundan:( |
DÖRDÜNCÜ FASIL Çocuk Düşürme ve Düşürtme Cürümleri Madde 468 - (Değişik : 24/5/1983 - 2827/9 md.) Bir kadının rızası olmaksızın çocuğunu düşürten kimseye yedi yıldan oniki yıla kadar ağır hapis cezası verilir. Gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının rızasıyla tıbbi neden- ler mevcut olmadan çocuğunu düşürten kimseye iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Çocuğunu düşürmeye rıza gösteren kadına da aynı ceza verilir. Birinci fıkrada yazılı fiil; kadının ölümüne neden olmuşsa, faile onbeş yıldan yirmi yıla ve bedeni bir zarara neden olmuşsa sekiz yıldan oniki yıla kadar ağır hapis cezası verilir. İkinci fıkrada yazılı fiil; kadının ölümüne neden olmuşsa, faile beş yıl- dan oniki yıla ve bedeni bir zarara neden olmuşsa üç yıldan sekiz yıla kadar ağır hapis cezası verilir. Gebe sanılan bir kadın üzerinde rızası olmaksızın çocuk düşürme amacıyla bazı fiillerde bulunan kimse kadının ölümüne veya bedeni zararına sebep olmuş- sa 452 nci ve 456 ncı maddeler hükümlerine göre cezalandırılır. Madde 469 - (Değişik : 11/6/1936 - 3038/1 md.) (Değişik : 24/5/1983 - 2827/10 md.) Gebelik süresi on haftadan fazla olan çocuğunu isteyerek düşüren kadına bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir. Yukarıki fıkrada yazılı cürme iştirak halleri dışında gebe bir kadını, çocuk düşürmeğe yarayacak vasıta tedarik etmek suretile çocuğu düşürmeğe tahrik eden kimse altı aydan iki seneye kadar hapis cezasile cezalandırılır. Madde 470 - (Değişik : 24/5/1983 - 2827/11 md.) Rahim tahliye etme yetkisi olmayan bir kimse, gebelik süresi on haftadan az olan bir kadına rızasıyla düşük yaptırdığı takdirde iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Fiil kadının ölümüne veya bedeni bir zararına sebep olmuşsa, fail ayrıca 452 nci ve 456 ncı maddeler hükümlerine göre cezalandırılır. Rahim tahliye etme yetkisi olmayan bir kimse 468 inci maddenin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü fıkralarında öngörülen fiilleri işlediği takdirde cezası üçte bir oranında artırılır. Rahim tahliye etme yetkisi olmayan bir kimse; gebe sanılan bir kadına ço- cuğunu düşürtmek için ilaç, gereç tedarik eder veya gebe sanılan bir kadın üzerinde rızası olmaksızın çocuk düşürme amacıyla bazı fiillerde bulunur ve kadının ölümüne veya bedeni zararına sebep olursa, 452 nci ve 456 ncı maddeler hükümlerine göre cezalandırılır. Fiil kadının rızası ile işlenmişse verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Madde 471 - (Değişik : 24/5/1983 - 2827/12 md.) Bir erkek veya bir kadın üzerinde rızası olmaksızın sterilizasyon yapan kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Fiil erkeğin veya kadının ölümüne veya bedeni bir zararına sebep olmuşsa fail ayrıca 452 nci ve 456 ncı maddeler hükümlerine göre cezalandırılır.Eğer bu fiil sterilizasyon ameliyatı yapma yetkisi olmayan bir kimse tarafından yapılırsa ceza üçte bir oranında artırılır. Sterilizasyon ameliyatı yapma yetkisi olmayan bir kimsenin, kişinin rızasıyla sterilizasyon ameliyatı yapması halinde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Fiil kişinin ölümüne veya bedeni bir zarara sebep olmuşsa fail ayrıca 452 nci ve 456 ncı maddeler hükümlerine göre cazalandı- rılır. Madde 472 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) 471 inci madde dışında bu fasılda yazılı olan fiiller kendisinin veya akrabasının şeref ve namusunu kurtarmak için işlenmiş ise verilecek ceza yarıdan üçte ikiye kadar indirilir. (İkinci fıkra mülga : 24/5/1983 - 2727/13 md.) BEŞİNCİ FASIL Çocukları veya kendilerini idareye muktedir olmayanları veya tehlikede bulunanları kendi haline terketmek cürümleri Madde 473 - Her kim muhafazası kendisine ait olan on iki yaşından aşağı bir sabiyi veya müptela olduğu akıl veya beden hastalığından dolayı kendisini idare edemiyen bir kimseyi kasten kendi başına terkeder ise üç aydan otuz aya kadar hapse mahküm olur. Eğer bu terk fiilinden o kimsenin vücuduna veya sıhhatına büyük bir zarar gelmiş veya aklı teşevvüşe uğramış ise failin cezası beş seneye ve telef vukua gelmiş ise on seneye kadar ağır hapistir. Madde 474 - Aşağıda gösterilen hallerden biri varsa yukarki maddede yazılı cezalar üçte bir miktarı çoğaltılır. Bu haller: 1 - Terkolunan mahallin insandan hali bulunması, 2 - Bir şahsın kendi meşru evladını veya kendinden olduğunu ikrar eylediği çocuğunu veya evlatlığa kabul ettiği bir çocuğu veya bunların o kimseyi terket- miş olması, dır. Madde 475 -Yukarıdaki maddelerde gösterilen terk fiileri kendisinin veya karısının veya anasının veya evlat ve ahfadının veya kız kardeşinin namusunu kurtarmak için doğumundan henüz beş gün geçmemiş gayri meşru bir çocuk aleyhine işlenmiş olursa fail hakkında mezkür maddelerde yazılı cezalar altıda birden üçte bire kadar indirilir. Madde 476 - Bir kimse yedi yaşından aşağı bir sabiyi veya müptela olduğu akıl veya beden hastalığından dolayı kendini idare edemiyen bir kimseyi terkedilmiş bulupta derhal ait olduğu daireye veya Hükümet memurlarına malümat vermekte ihmal ederse beş liradan elli liraya kadar ağır cezayi nakdi ile cezalandırılır. Bir mecruha veya sair tehlikede bulunan bir kimseye yahut ölü veya ölüye benzer bir cesede tesadüf edip te mümkün olan yardımı yapmakta veya derhal ait olduğu daireye veya Hükümet memurlarına malümat vermekte ihmal eden kimse hakkında dahi aynı ceza tertip olunur. |
ALTINCI FASIL Terbiye ve inzıbat vasıtalarının suiistimali ve aile efradına karşı fena muamele Madde 477 - Her kim idaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veyahut bir meslek ve sanatı öğretmek için kendisine tevdi olunan şahsın üzerinde haiz olduğu terbiye hakkını veya itaat ettirmek salahiyetini suiistimal ile o şahsın sıhhatinin muhtel veya bir tehlikeye maruz olmasına sebep olursa on sekiz aya kadar hapsolunur. Madde 478 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) Yukarıki maddede beyan olunan haller haricinde ailesiyle birlikte yaşayan on iki yaşından aşağı bir çocuğa veya aile efradından birine rahim ve şefkatle kabili telif olmıyacak surette fena muamelelerde bulunan şahıs otuz aya kadar hapsolunur. Bu fena muamele neseben ve sıhren usul ve fürudan biri aleyhine vakı olursa ceza üç aydan üç seneye kadardır. Bu muameleyi karı kocadan biri öbürü aleyhine yapmış ise takibat icrası mutazarrırın şikayetine bağlıdır. Mutazarrır küçük ise evlenmeden evvel üzerine hakkı velayet veya vesayeti olanlar da şikayette bulunabilir. Madde 479 - Geçen iki maddede beyan olunan ahvalde mahkümiyetin neticesi olmak üzere fiil usulden biri tarafından yapılmış, ise aleyhinde cürüm işlenen kimsenin şahsı ve emvali üzerinde velayeti itibariyle haiz olduğu bilcümle kanuni hakların ziyana ve eğer cürüm vasi tarafından irtikap edilmiş ise vesayetten azliyle beraber vesayete taallük eden bütün diğer vazaifin refine dair karar vermek mahkemenin takdirine bağlıdır. YEDİNCİ FASIL Hakaret ve sövme cürümleri Madde 480 - (Değişik: 11/5/1988 - 3445/3. md.) Her kim, toplu veya dağınık ikiden ziyade kimse ile ihtilat ederek diğer bir şahıs hakkında bir maddei mahsusa tayin ve isnadı suretiyle halkın hakaret ve husimetine maruz kılacak yahut namus ve haysiyetine dokunacak bir fiil isnat ederse, üç aydan üç seneye kadar hapis ve yüzbin liradan birmilyon liraya kadar ağır para cezasına mahküm olur. Bu fiil, kendisine tecavüz olunan kimse yalnız olsa bile huzurunda yahut kendisine hitaben yazılıp gönderilmiş bir mektup; telgraf, resim veya herhangi bir yazı veya telefonla işlenirse, failin göreceği ceza dört aydan üç seneye kadar hapis ve yüzellibin liradan birmilyonbeşyüzbin liraya kadar ağır para cezasıdır. Kendisine tecavüz olunan kimsenin huzuruyla beraber alenen vaki olursa, ceza beş aydan üç seneye kadar hapis ve ikiyüzbin liradan ikimilyon liraya kadar ağır para cezasıdır. Bu cürüm, umuma neşir veya teşhir olunmuş yazı veya resim veya sair neşir vasıtası ile irtikap olunmuş ise, failin göreceği ceza altı aydan üç seneye kadar hapis ve üçmilyon liradan yirmibeşmilyon liraya kadar ağır para cazasıdır. Madde 480/a - (Ek : 6/6/1991 - 3756/11 md.) Bu Kanunun 158,159,268 ve 480 inci maddelerinde yazılı hakaret suçları tahrif edilmiş vesikaya dayanılmak suretiyle işlendiği takdirde,faillere yukarı- daki maddelerde yazılı cezalara ilaveten ikimilyon liradan beşmilyon liraya kadar ağır para cezası verilir. Madde 481 - (Değişik: 29/11/1960 - 144/1 md.) Geçen maddede beyan olunan cürmün faili beraat etmek için isnat ettiği fiilin sıhhatini veya şayi veya mütevatır olduğunu ispat etmek isterse bu iddiası kabul olunmaz. KANUNLAR, KASIM 1992 (EK - 14) Ancak isnat edilen fiilin hakikat olduğunu ispat talebi: 1 - Tecavüz olunan şahıs bir memur veya kamu hizmeti gören bir kimse olup da 266, 267 ve 268 inci maddelerde beyan olunan haller müstesna olmak üzere isnat olunan fiil icra ettiği memuriyete veya gördüğü kamu hizmetine taallük eylediği, 2 - İsnat olunan fiilden dolayı tecavüz olunan şahıs hakkında kovuşturma icrasına başlanmış olduğu, 3 - İsnat edilen fiilin ispatında kamu yararı bulunduğuna mahkemece karar verildiği, 4 - Müşteki ikame ettiği davadan dolayı icra kılınan yargılamayı kendisine isnat olunan fiilin sıhhat ve ademi sıhhatına dahi teşmil etmeyi açık olarak bizzat talep eylediği, takdirde kabul olunur. Hakikatı maddenin ispatı talebi, müşteki özel bir soruşturma veya yargı- lama usulüne tabi veya başka bir mercide yargılanması gereken bir kimse olsa dahi, hakaret davasına bakan mahkemece kabul ve tetkik olunur. İspat talebinin kabulüne karar verilmesini müteakıp 15 gün içinde bu talepte ilgili bütün deliller ikame ve varsa vesikaların asıl veya suretleri mahkemeye tevdi olunur. İkame ve ibraz olunan delil ve vesikalar beş gün içinde mukabil delille- rini ikame ve vesikalarını ibraz etmek üzere müştekiye ve Cumhuriyet Savcısına tebliğ olunur. Taraflar bu suretle iddia ve delillerini bildirdikten sonra mahkeme duruşma için en yakın bir gün tayin eder. Zaruret olmadıkça müteakıp talikler bir haftayı geçemez. İsnat ispat olunur veya bundan dolayı isnatda bulunan şahıs mahküm edilirse sanık hakkında dava ve ceza düşer. (Değişik: 11/5/1988 - 3445/4. md.) Isnat, ispat olunmadığı takdirde faile 480 inci maddede yazılı para cezaları on misli, şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalar yarısı oranında artırılarak hükmolunur. (Değişik: 11/5/1988 - 3445/4.md.; İptal: Ana. Mah'nin 19/9/1991 tarih ve E.1991/2, K.1991/30 sayılı Kararıyla.) Şu kadar ki, bu maddedeki istisnaların uygulanması için tecavüzün aşağıdaki maddede bildirilen cürmü teşkil etmemesi icap eder. İspat iddiası, yasama organları üyeleri seçimlerinde oy verme gününden önce- ki 30 gün içinde kabul olunmaz. Madde 482 - (Değişik: 11/5/1988 - 3445/5. md.) Her kim, toplu veya dağınık ikiden ziyade kimse ile ihtilat ederek her ne suretle olursa olsun bir kimsenin namus veya şöhret veya vakar ve haysiyetine taarruz eylerse üç aya kadar hapis ve ellibin liradan beşyüzbin liraya kadar ağır para cezasiyle mahküm olur. Bu fiil, kendisine tecavüz olunan kimse yalnız olsa bile huzurunda yahut kendisine hitap edilen veya hitap edildiği anlaşılan telgraf, telefon, mektup, resim veya herhangi bir yazı vasıtasıyle işlenirse, failin göreceği ceza onbeş günden dört aya kadar hapis ve yüzbin liradan birmilyon liraya kadar ağır para cezasıdır. Kendisine tecavüz olunan kimsenin huzuriyle beraber alenen vaki olursa ceza bir aydan altı aya kadar hapis ve yüzellibin liradan birmilyonbeşyüzbin liraya kadar ağır para cezasıdır. Fiil, 480 inci maddenin dördüncü fıkrasında beyan olunan vasıtalardan biriyle işlenirse failin göreceği ceza üç aydan bir seneye kadar hapis ve ikimilyon liradan onbeşmilyon liraya kadar ağır para cezasıdır. Madde 483 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Yukarıki maddede beyan olunan cürüm noter gibi usulü dairesinde hidematı ammeden biri ile muvazzaf bulunan şahıslardan birinin huzurunda ve ifa ettiği memuriyetten dolayı işlenmiş olursa fail hakkında altı aya kadar hapis cezası hükmolunur. Adli veya siyasi veya mülki veya askeri bir heyet veya siyasi bir parti yahut amme menfaatine hadim bir cemiyet veya müesseseye tecavüz ve hakarette bulunanlar, fiillerinin mahiyetine göre 480 veya 482 inci maddelerde yazılı cezalarla cezalandırılırlar. Madde 484 - Geçen maddelerde beyan olunan cürümlerin irtikabında kendine tecavüz olunan kimsenin ismi sarahaten zikredilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile eğer mahiyetinde ve müddeinin şahsına matufiyetide tereddüt edilemiyecek derecede karineler varsa hem ismi zikredilmiş hem de azviyat tasrih kılınmış gibi muamele olunur. Madde 485 - Kendisine tecavüz olunan şahıs 480 ve 482 nci maddelerde yazılı cürümlere kendi haksız hareketiyle sebebiyet vermiş ise failin cezası üçte birden üçte ikiye kadar azaltılır. Eğer iki taraf karşılıklı olarak birbirini tahkir etmiş bulunursa mahkeme icabına göre iki taraf veya hangi tarafın sebebiyet verdiğini nazara alarak yalnız biri hakkında cezayi iskat edebilir. Şahsı hakkında şiddet kullanılmasından dolayı hakaret eden kimsenin hareketi cezayı müstelzim değildir. Madde 486 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Tarafların veya vekil, müdafi, müşavir yahut kanuni mümessillerinin bir dava hakkında kaza mercilerine verdikleri dilekçe, layiha veya sair evrakın yahut yaptıkları iddia ve müdafaaların ihtiva ettiği hakareti mutazammın yazı ve sözlerinden dolayı takibat yapılmaz. Dava ile ilgili olmıyan ve ilgili olduğu takdirde dahi iddia ve müdafaa hududunu aşan hakareti mutazammın yazı ve sözler yukarki fıkra hükmünden hariçtir. Birinci fıkrada yazılı hallerde salahiyetli kaza mercilerince kanunen mu- ayyen olan inzıbati tedbirlerden maada tecavüze uğrayanın talebi üzerine taz- minata hükmedilebileceği gibi hakareti mutazammın yazı ve sözlerin evrak ve zabıtlardan kısmen veya tamamen kaldırılmasına da karar verilebilir. Madde 487 - Bu fasılda beyan olunan cürümlerden birinin irtikabından dola- yı hüküm sudurunda mahkeme cürmün icrasına vasıta olan yazı ve resim ve sairenin müsaderesini ve ortadan kaldırılmasını emreder. Ortadan kaldırılamıyan yazılar üzerine fıkrai hükmiyeyi tahşiye eyler. Masarifi mahküm tarafından tesviye olunmak üzere müştekinin talebiyle hüküm hulasası mahkeme tarafından tayin olunacak nihayet üç gazetede bir veya iki defa neşrolunur. Madde 488 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Bu fasılda beyan olunan cürümlerden dolayı takibat icrası kendisine tecavüz olunan şahıs tarafından şikayetname verilmesine bağlıdır. Eğer kendisine tecavüz olunan kimse şikayetname vermezden evvel vefat eder veya bu cürümler ölmüş bir adamın hatırasına karşı irtikab olunursa bundan dolayı müteveffanın karısı ve usul ve furuu veya kardeş ve kız kardeşleri ve usul ve furuu derecesinde sıhri akrabası ve doğrudan doğruya veresesi bulunan kimseler tarafından şikayetname verilebilir. KANUNLAR, AĞUSTOS 1991 (Ek - 9) Adli veya siyasi veya mülki veya askeri bir heyet veya siyasi bir parti, yahut amme menfaatine hadim bir cemiyet veya müessese aleyhinde vukubulan teca- vüz ve hakaret fiillerinden dolayı takibat yapılması heyet reislerinin veya par- ti veya cemiyet mümessillerinin taleblerine bağlıdır. Madde 489 - Davacının hüküm katileşinceye kadar davasından vazgeçmesi ile hukuku amme davası sakıt olur. Madde 490 - (Değişik: 29/6/1938 - 3531/1 md.) Bu fasılda beyan olunan cürümlerden dolayı açılacak dava altı ay geçmesile ortadan kalkar. ONUNCU BAP Mal aleyhinde cürümler BİRİNCİ FASIL Hırsızlık Madde 491 - (Değişik : 9/7/1953 - 6123/1 md.) Her kim, diğerinin taşınabilir malını rızası olmaksızın faydalanmak için bulunduğu yerden alırsa altı aydan üç seneye kadar hapsolunur. (Ek : 6/6/1991 - 3756/12 md.) Ekonomik bir değer taşıyan her türlü enerji de taşınabilir mal sayılır. Hırsızlık: 1. Resmi dairelerde ve evrak mahzenlerinde bulunan,Devlete ait mal ve evrak veya umumi müesseselerde muhafaza olunan yahut diğer mahallerde bulunup menafii umuma ait olan eşya hakkında vukubulursa; 2. Adet muktezası olarak yahut tahsis ve istimalleri itibariyle umumun teka- fülü altında bulunan eşya hakkında işlenirse; 3. Hırsızla malı çalınan arasında hizmet veya bir iş yapmak veya bir yerde muvakkat olsun birlikte oturmak yahut karşılıklı nezaket icaplarından ileri ge- len itimadı suiistimal neticesi olarak sıyanetine terk ve tevdi olunmuş eşya hakkında işlenirse; 4. Gündüzün bir bina içinde veya duvarla çevrilen müştemilatına girilerek işlenirse; 5. Mandıra, ağıl gibi hayvanata mahsus yerlerde bulunan yahut lüzumuna göre açık yerlerde veya kırlarda bırakılan ve haklarında 492 nci maddenin 9 uncu fık- rasının tatbikı mümkün olmıyan hayvanları bu yerden almak suretiyle işlenirse; cezası bir seneden beş seneye kadar hapistir. Bu maddede yazılı suçlar ikiden fazla kimseler tarafından birlikte yapılır yahut suçun işlemesinde yukarda yazılı hallerden iki veya daha fazlası birleşir- se cezanın aşağı haddi iki sene hapistir. Madde 492 - (Değişik : 9/7/1953 - 6123/1 md.) Hırsızlık: 1. Geceleyin bir bina içinde yahut süknaya mahsus bir yerde veya müştemila- tında işlenirse; 2. Kanunen veya Hükümetin emri ile resmen mühür altına alınmış şeyler hakkında işlenirse; 3. Çalınan şey umumi bir felaket ve musibetin tesir ve neticesini gidermek veya hafifletmek maksadiyle hazırlanmış eşya hakkında olur yahut umumi musibet veya heyacandan yahut mal sahibinin uğradığı hususi bir felaketten mütevellit kolaylıktan istifade suretiyle yapılırsa; 4. Mezarlıkların veya mahfuz mezarların muhafaza veya tezyini için konulmuş yahut cesetle gömülmüş eşya hakkında işlenirse; 5. İbadet olunan yerde mabede ait eşya hakkında işlenirse; 6. Her nevi nakil vasıtaları içinde seyahat eden yolcuların eşya ve parası hakkında yahut umuma mahsus nakliye vasıtalarını işletmekte bulunan idarelerin dairelerinde veya istasyon ve iskele ve meydanlarında veya mabetlerin içinde yapılırsa; 7. Yankesicilik suretiyle işlenirse; 8. Ormanlarda kesilmiş ****lar ve istif edilmiş kereste ve ağaçlar ve sair yerlerde koparılmış veya biçilmiş ve lüzumuna göre açıkta bırakılmış olan mah- suller ve tarlalarda bırakılmış ziraat aletleri hakkında işlenirse; 9. Meskün bir hanenin doğrudan doğruya müştemilatından olan veya duvarla çevrilmiş bulunan yerlerindeki hayvan hakkında işlenirse; Suçlu iki seneden beş seneye kadar hapsolunur. (Ek fıkralar: 28/9/1971 - 1490/13 md.) Hırsızlık enerji naklini veya haberleşme tesislerinin irtibatını sağlayan tel, kablo veya benzeri iletkenler hakkında işlenirse fail üç seneden beş sene- ye kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu maddede yazılı suçlar ikiden fazla kimseler tarafından birlikte yapılır yahut suçun işlenmesinde yukarıda yazılı hallerden iki veya daha fazlası birle- şirse cezanın yukarı haddi verilir. Madde 493 - (Değişik : 9/7/1953 - 6123/1 md.) Hırsızlık: 1 - Hırsızlığı işlemek veya çalınmış malı başka yere kaldırmak için duvar, kapı, pencere, demir parmaklık, kasa ve sandık gibi şahısları veya malları mu- hafaza için sağlam maddelerle ve muhkem surette yapılmış şeyleri yıkmak, devir- mek, kırmak, delmek veya mahvetmek veyahut suni vasıtalarla veya şahsi çeviklik sayesinde bertaraf edilebilen maniaları kaldırarak veya aşarak hane ve sair yerlere girmek suretiyle işlenirse; 2. Cürmü işlemek veya çalınmış eşyayı başka yere kaldırmak için taklit anahtar yahut sair aletler kullanarak veya sahibinin terk veya kaybettiği anah- tarı elde ederek yahut haksız yere elinde bulundurduğu asıl anahtarla bir kili- di açarak işlenirse; 3. Kıyafet değiştirerek işlenirse; 4. Salahiyeti olmaksızın resmi sıfat takınarek yapılırsa; (Değişik : 12/6/1979 - 2248/20 md.) Cezası üç seneden sekiz seneye kadar hapistir.(1) (Değişik : 6/6/1991 - 3756/13 md.) Bu maddede yazılı suçlar ikiden fazla kimseler tarafından birlikte yapılır yahut suçun işlenmesinde yukarıda yazılı hallerden iki veya daha fazlası birleşirse veya sıvı yahut gaz halindeki yakıt- ları nakleden boru hatlarından veya bunların depolarından işlenirse cezanın yukarı haddi verilir.Yakıt boru hatlarının yakıtın kaybına yol açacak şekilde delinmiş veya tahrip edilmiş olması halinde fiil tamamlanmış sayılır. Madde 494 - (Değişik: 6/6/1991 - 3756/14 md.) Hırsızlık; 1.Geçici olarak kısa bir süre kullanılıp zilyedine iade edilen veya zilye- din kolaylıkla bulabileceği bir yere bırakılan veya iade edilmek üzere alındığı açıkça anlaşılan ve ücret karşılığı yük ve yolcu taşımacılığına tahsis edilmiş olmayan özel bir ulaşım aracı, _________________________________________ (1) Kanunun sonunda ki "765 sayılı Ana Kanuna İşlenemiyen Hükümler"bölümünün 4 üncü sırasında yeralan 12/6/1979 tarihli ve 2248 sayılı Kanunun geçici mad- desine bakınız. KANUNLAR, AĞUSTOS 1991 (Ek - 9) 2.Failin müşterek veya iştirak halinde mülkiyetine sahip olduğu mal, 3.Zaruret haline ulaşmayan ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için bir mal, 4.Hasadı veya bozumu yapılmış veya mahsulü toplanmış olmakla beraber henüz tamamı ile kaldırılmamış olan tarladaki başaklar veya bağ kütüklerinde yahut ağaçlarda kalmış mahsuller, Hakkında işlenirse,faile iki aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Yukarıdaki bentlerde yazılı hallerde cürmün kovuşturulması şikayete bağlı- dır. |
İKİNCİ FASIL Yağma ve yol kesmek ve adam kaldırmak Madde 495 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) (Değişik: 28/9/1971 - 1490/14 md.) Her kim,menkul bir malın zilyedini veya cürüm mahallinde bulunan bir başkasını cebir ve şiddet kullanarak veya şahsen veya malen büyük bir tehlikeye düşüreceği beyanı ile tehdit ederek o malı tes- lime yahut o malın kendi tarafından zaptına karşı süküt etmeye mecbur kılarsa on seneden yirmi seneye kadar ağır hapis cezasına mahküm olur. Bir malın yağması esnasında veya akabinde fiili icra veya itmam etmek veya malı kaçırmak yahut kendisini veya şerikini cezadan kurtarmak için mal sahibine veya vaka mahalline gelen başkasına karşı cebir ve şiddet veya tehdit icra eden kimse hakkında da aynı ceza hükmolunur. Madde 496 - (Değişik: 28/9/1971 - 1490/15 md.) Her kim, bir kimseyi cebir ve şiddet kullanarak veya şahsan veya malen bü- yük bir tehlikeye düşüreceği beyanı ile tehdit ederek o kimsenin yahut başkası- nın zararına hukukça hükmü haiz bir senedi vermeye veya imza etmeye yahut kopa- rıp mahvetmeye mecbur bırakılırsa on seneden yirmi seneye kadar ağır hapis ce- zasına mahküm olur. Madde 497 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) (Değişik: 28/9/1971 - 1490/16 md.) Yukarıdaki maddelerde beyan olunan cü- rümler, geceleyin veya silah ile tehdit ederek işlenirse onbeş seneden yirmi seneye kadar ağır hapis cezası verilir. Bu fiiller, yol kesmek suretiyle veya içlerinden velev birisi görünür şe- kilde silahlı bulunan ikiden ziyade kimseler yahut kıyafetini tebdil etmiş olan şahıslar tarafından işlenirse ağır hapis cezası 20 seneden aşağı olamaz. Madde 498 - (Değişik: 28/9/1971 - 1490/17 md.) Bir kimse, her ne suretle olursa olsun hayat veya ırz veya mal hakkında büyük bir zararla korkutularak yahut Hükümet tarafından verilmiş gibi emir gös- tererek başkasını para veya eşya veya hukukça hükmü haiz bir senet göndermeye veya bir mahalle koymaya veya bunların kendi eline geçmesini temin etmeye mec- bur kılarsa onbeş seneden yirmi seneye kadar ağır hapis cezasına mahküm olur. Madde 499 - (Değişik: 28/9/1971 - 1490/18 md.) Her kim, para veya eşya veya hukukça hükmü haiz bir senet almak için bir kimseyi hapseder yahut dağa veya tenha bir mahalle kaldırırsa, maksadına nail olmamış ise onbeş seneden yirmi seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırı- lır.Maksadına nail olmuş ise cezanın yukarı haddi hükmolunur. (Değişik: 21/11/1990 - 3679/24 md.) Her kim, birinci fıkrada gösterilen fi- ili siyasi veya sosyal maksatlarla veya resmi makamları bir işi yapmaya veya yapmamaya icbar için işlerse müebbet ağır hapis cezasıyla cezalandırılır. Madde 500 - (Değişik: 28/9/1971 - 1490/19 md.) Her kim, 64 ve 65 inci maddelerde beyan olunan ahvalin maadasında evvelce Hükümete haber vermeksizin adam kaldırma cürmünden maksud olan şeyi elde etmek için şifahi veya tahriri muhabere naklederse üç seneden beş seneye kadar hapis cezasına mahküm olur. Madde 501 - Bir şahsın herhangi bir vasıta ile kendini bilmiyecek veya müdafaa edemiyecek hale getirilmesi dahi hırsızlık cürmünden cebir ve şiddet sayılır. Madde 502 - Ceza Kanununun tatbikatında gece vakti, güneş batmasından bir saat sonra başlar ve güneş doğmasından bir saat evvele kadar devam eder. ÜÇÜNÇÜ FASIL Dolandırıcılık ve iflas Madde 503 - (Değişik: 21/11/1990 - 3679/25 md.) Bir kişiyi kandırabilecek nitelikte hile ve desiseler yaparak hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlayan kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve sağladığı haksız menfaatin bir misli kadar ağır para cezası verilir. Fiili, mağdurda esasen var olan hatadan, hile ve desise kullanmak sure- tiyle yararlanarak gerçekleştiren kişi hakkında da birinci fıkrada yazılı ceza uygulanır. Madde 504 - (Değişik : 21/11/1990 - 3679/26 md) Yukarıdaki maddede belirtilen dolandırıcılık suçu; 1. Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, 2. Sigorta bedelini almak maksadıyla, 3. Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesinin haberleşme araçlarını veya banka veya kredi kurumlarını veya herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunu vasıta ola- rak kullanmak suretiyle, 4. Yurt dışında iş bulmak, ikamet izni veya vize almak bahanesiyle, 5. Bir kimseyi içinde bulunduğu tehlikeli veya zor durumdan kurtarmak bahanesiyle, 6. Bir kimseyi askerlikten tamamen veya kısmen kurtarmak bahanesiyle, 7. Kamu kurum ve kuruluşlarının veya kamu yararına çalışan hayır kurum- larının zararına olarak, 8. Meslek ve görevlerini yaptıkları sırada avukatlar, dava vekilleri, vekiller veya kurum yöneticileri tarafından, İşlenirse, faile iki yıldan beş yıla kadar ağır hapis ve sağladığı haksız menfaatin iki misli kadar ağır para cezası verilir. Suçun işlenmesinde yukarıda yazılı hallerden iki veya daha fazlası birleşirse hapis cezasının asgari haddi üç yıl ağır hapistir. Madde 505 - Her kim, kendisinin yahut başkasının menfaetine olarak bir sabi veya mahcurun veya ehil olmayan kimsenin ihtiyaçlarını veya heveslerini veya tecrübesizliğini suistimal ile onlardan birinin veya aharının mazarratına hukukça hükmü havi bir senet alırsa veren şahsın hukuki ehliyeti haiz olmama- sından dolayı bu senet hükümsüz sayılmakla beraber faili bir seneden beş seneye kadar hapis olunur ve yüz liradan aşağı olmamak üzere ağır cezayı nakdi alınır. Madde 506 - (Değişik : 11/6/1936 - 3038/1 md.) Hileli müflisler hakkında iki seneden beş seneye kadar ağır hapis cezası verilir. Madde 507 - (Değişik : 11/6/1936 - 3038/1 md.) Taksiratlı müflisler bir aydan iki seneye kadar hapsolunur. |
DÖRDÜNCÜ FASIL Emniyeti suistimal Madde 508 - (Değişik : 8/6/1933 - 2275/1 md.) Her kim başkasına ait olupta iade veya muayyen bir suretle istimal etmek üzere kendisine tevdi veya her ne namla olursa olsun teslim olunan bir şeyi ken- KANUNLAR, ŞUBAT 1991 (Ek - 7) disinin veya başkasının menfaatine olarak satar veya rehneder veya sarf ve istihlak eder yahut ketim ve inkar eyler veyahut tahvil ve tağyir ederse mutazarrır olan kimsenin şikayeti üzerine iki aydan iki seneye kadar hapis ve elli liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezasiyle cezalandırılır. Madde 509 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Bir kimse iade veya muayyen bir suretle istimal etmek üzere kendisine tevdi olunan imzalı ve yazısız bir kağıda sahibinin zararına olarak hukukça hükmü haiz bir muamele yazar veya yazdırır yahut elinde bedelsiz olarak kalmış olan bir senedi istimal ederse mutazarrır olan kimsenin şikayeti üzerine üç aydan üç seneye kadar hapis ve yüz elli liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezasına mahküm olur. Bu imzalı ve yazısız kağıd esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayıp da bertakrib ele geçirerek birinci fıkradaki cürmü işlemiş ise altıncı babın üçuncü ve dördüncü fasıllarında beyan olunan ahkama göre ceza verilir. Madde 510 - Geçen iki maddede yazılı cürümler meslek ve sanat veya ticaret veya hizmet sebebiyle veya emanetçi sıfatiyle veyahut idare etmek için kendisine tevdi olunan veya teminat olarak teslim edilen şeyler üzerinde yapılırsa faili hakkında bir seneden beş seneye kadar hapis cezası tertip olunur ve şikayetname itasına hacet kalmaksızın takibat yapılır. Madde 511 - 1 - Kaybolmuş bir şeyi bulup ta bulunmuş eşyanın mülkiyetini iktisap hakkında Kanunu Medenide yazılı ahkama riayet etmeksizin temellük iddiasına kıyam eyliyen, 2 - Başkasına aitolup ta bir hata veya tesadüf neticesi olarak eline geçen bir malda mülkiyet iddia eden, Kimseler mutazarrırın şikayeti üzerine bir seneye kadar hapse ve yüz lira- ya kadar ağır cezayi nakdiye mahküm olur. Eğer mücrimin bu eşya sahibi kim olduğunu bildiği tahakkuk ederse ceza iki seneye kadar uzar. BEŞİNCİ FASIL Eşyayı cürmiyeyi satın almak ve saklamak Madde 512 - (Değişik : 8/6/1933 - 2275/1 md ) Her kim 296 ncı maddede beyan olunan haller haricinde kendisi cürmün irtikabına iştirak etmeksizin bir cürümden hasıl olan para veya sair eşyayı bilerek kabul eder veya saklar yahut satın alır yahut her ne suretle olursa olsun kabul etmek ve saklamak ve satmak hususlarında tavassut eylerse üç seneye kadar hapis ve beş yüz liraya kadar para cezasiyle cezalandırılır. Şu kadar ki tayin edilecek ceza asıl fiil için verilecek cezanın üçte birini geçemez. Eğer fail bu fiili itiyat etmiş takımından ise bir seneden aşağı olmamak üzere muvakkat sürgün cezasiyle beraber yüz liradan beş yüz liraya kadar ağır para cezasına mahküm edilir (1) _____________________________________ (1) Bu maddedeki sürgün cezası, 13/7/1965 tarih ve 647 sayılı Kanunun geçici 2. maddesiyle kaldırılmıştır. ALTINCI FASIL Hakkı olmayan yerlere tecavüz Madde 513 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Her kim, başkasının mutasarrıf olduğu emlak ve araziyi tamamen veya kısmen zapt ve tasarruf etmek veya bunlardan intifa eylemek için o arazi va emlakin hudutlarını değiştirir veya bozarsa iki aydan iki seneye kadar hapsolunur ve 150 liradan 1000 liraya kadar ağır para cezası alınır. Köy hükmi şahsiyetine ait olduğunu veya öteden beri köylünün müşterek isti- fadesine terkedilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi gayrimenkulleri kısmen veya tamamen zapt ve tasarruf eden veya sürüp eken kim- se hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar tatbik olunur. Hakkı olmıyan bir menfaat elde etmek için umumi veya hususi suların mecra- sını değiştiren kimse hakkında da aynı ceza hükmolunur. Madde 514 - Yukarıki maddede beyan olunan fiiller, şahıslara karşı cebir ve şiddet veya tehdit ile veya içlerinden velev birisi silahlı olmasa bile on ki- şiden fazla şahıslar tarafından işlenmiş ise ceza bir seneden beş seneye kadar hapis ve yüz liradan aşağı olmamak üzere ağır cezayı nakdidir. Madde 515 - Şahıslara karşı cebir ve şiddet kullanarak bir şahsın emlak ve arazisinden istifadesine mani olan kimse bir seneye kadar hapis ve on beş lira- dan yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi ile cezalandırılır. Eğer bu cürüm, içlerinden velev birisi silahlı olan bir kaç kişi yahut si- lahlı olmasa bile on kişiden fazla şahıslar tarafından ika olunursa ceza bir seneden üç seneye kadar hapis ve elli liradan yüz liraya kadar ağır cezayı nak- didir. |
YEDİNCİ FASIL Nası izrar Madde 516 - (Değişik: 7/6/1979 - 2245/12 md.) Bir kimse her ne şekilde olursa olsun diğer bir kimsenin taşınır veya ta- şınmaz malını yıkar veya yok eder veya bozar ya da bunlara zarar verirse zarar görenin şikayeti üzerine bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin liradan üçbin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Eylem: 1. Görevinden ötürü öç almak amacıyla bir memurun zararına, 2. Kişilere karşı şiddet kullanarak veya 493 ncü maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen araçlardan biri ile, 3. Kamuya ait veya kamu hizmetine veya bir din ve mezhebin ibadetine ayrıl- mış yapılara veya bunların eklentilerine veya taşınır nitelikteki eşya veya parçalarına ya da askeri yapılar, depolar, tersaneler, fabrikalar, gemiler ya da anıtlar veya heykeller veya eski yapıtlar veya mezarlık ve eklentileri, 4. Setler ya da felaketlere karşı kamunun korunması amacıyla yapılmış koru- ma araçları ve diğer yapı ya da bir kamu hizmetine ayrılan gereçler ve işaret- ler, 5. Kanal veya sulamaya ait her türlü doğal veya yapay su yatakları ve bu tür diğer yapılar, 6. Dikilmiş bağ çubukları veya meyveli ağaç veya fidanlar ile gezi yerleri veya alanlardaki ağaçlar, KANUNLAR, AĞUSTOS 1991 (Ek - 9) 7. Yakıcı veya patlayıcı maddeler kullanılarak motorlu taşıt araçları, Üzerinde işlenirse failin göreceği ceza, eylemin özelliğine veya meydana gelen tehlikenin veya zararın ağırlığına veya yıkılan veya bozulan veya zarar veri- len şeyin önemine veya değerine göre bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin liradan yirmibeşbin liraya kadar ağır para cezasıdır. Ancak, 7 nci bentteki halde hapis cezası üç yıldan az olamaz. Bu eylemler hakkında kovuşturma yapılması şikayete bağlı değildir. Madde 517 - (Değişik: 7/6/1979 - 2245/13 md.) Yukarıdaki maddede belirtilen eylemler Hükümete karşı şiddet veya karşı gelme amacı ya da beş ve daha çok kişinin birleşmesiyle işlenirse, eyleme katı- lanlar hakkında verilen ceza birinci fıkradaki hallerde üçte bir, ikinci fıkra- daki hallerde ise yarı oranında artırılır. Bu hallerde kamu adına kovuşturma yapılır. Madde 518 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Her kim bigayrihakkın başkasının arazisine veya bağ ve bahçesine hayvan so- karak veya orada bırakarak bir zarar ika ederse mutazarrırın şikayeti üzerine bu faslın birinci maddesinin ilk fıkrası hükmüne tevfikan ceza görür. Fail yalnız otlatmak maksadile aharın arazisine hayvan sokmuş veya girmesi- ne göz yummuş ise diğer tarafın şikayeti üzerine göreceği ceza üç aya kadar ha- pis ve elli liraya kadar ağır para cezasıdır. Kayıdsızlık ve teseyyüp eserile bir kimsenin muhrez veya mezru olan arazi- sine veya bağ ve bahçesine hayvan girmesine sebep olanlar zarar görenin şikaye- ti üzerine on beş günden bir aya kadar hafif hapse veya on liradan otuz beş li- raya kadar hafif para cezasına mahküm olur. Madde 519 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) Yukarıdaki maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında yazılı fiillerden tevel- lüt eden zarar, hayvanı sokan veya girmesine sebep olan şahsa müracaat hakkı olmak üzere hayvan sahibine tazmin ettirilir. Birkaç kimseye ait olarak bir yerde otlatılan hayvanların bir veya bir kaçının yaptıkları zarar birlikte ot- layan hayvanların sahiplerine garameten tazmin ettirilir. Madde 520 - Her kim, başkasının hendek veya sabit çit veya daimi parmaklık ile çevrilmiş olan yerine duhule hakkı olmadığı halde keyfi olarak girer veya bu yerden geçerse sahibinin şikayeti üzerine on beş güne kadar hafif hapse ve- ya on beş liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur. Bu fiilin tekerrürü halinde failin göreceği ceza bir aya kadar hafif hapis- tir. Madde 521 - Her kim, bila mucip başkasına ait olan bir hayvanı öldürür ve- ya işe yaramayacak hale koyarsa sahibinin şikayeti üzerine dört aya kadar ha- pis ve yüz liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur. Eğer ika olunan zarar, hafif ise yalnız otuz liraya kadar ağır cezayı nak- di ile iktifa olunabilir. Eğer hayvanın yalnız kıymetine noksan gelmiş ise hapis cezası bir aya ve cezayi nakdi otuz liraya kadardır. Tarla ve arazisine kuş veya kümes hayvanları girmiş olan şahıs bunları za- rar ika ederken görüpte öldürürse cezaen mesul olmaz. SEKİZİNCİ FASIL (1) Karşılıksız Yararlanma Madde 521/a - (Ek : 6/6/1991 - 3756/16 md.) Ödeme yeteneği olmadığını bildiği halde; 1.Ücreti karşılığı hizmet veren pansiyon,otel ve han gibi geçici ikamete tahsis edilmiş yerlerde kalan, 2.Ücreti karşılığı hizmette bulunan lokanta ve benzeri yerlerde yiyip içen, 3.Taksi ve benzeri ulaşım araçlarında kendisini bir yerden diğer bir yere taşıtan, Ve ödemede bulunmayan kimseye onbeş günden üç aya kadar hapis ve borçlu olunan miktarın on katı kadar ağır para cezası verilir. Bu maddedeki suçların kovuşturması şikayete bağlıdır. Madde 521/b - (Ek:6/6/1991 - 3756/17 md.) Ancak bedeli ödendiği takdirde hizmet elde edilebilecek otomatik aletlerden, ödeme yapmadan yararlanan kimseye,fiil daha ağır bir suçu oluşturmadığı takdirde onbeş günden üç aya kadar hapis veya yüzbin liradan beşyüzbin liraya kadar ağır para cezası verilir. |
DOKUZUNCU FASIL (2) Geçen fasıllar arasında müşterek hükümler Madde 522 - Onuncu babda beyan olunan cürümlerin işlenmesinde cürmün mev- zuu olan şeyin veya ika edilen zararın kıymeti pek fahiş ise mahkeme cürme mah- sus olan cezayı yarısına kadar artırır ve eğer hafif ise yarısına ve eğer pek hafif ise üçte birine kadar eksiltir. Kıymet tayini için cürmün mevzuu olan şeyin yahut vakı zararın cürüm işlen- diği zamandaki kıymeti nazarı dikkate alınır.Yoksa failin istihsal eylediği menfaat hesap edilmez. Eğer fail aynı neviden olan cürümlerden dolayı mükerrer bulunur veya bu ba- bın ikinci faslında yazılı cürümlerden birini işlemiş olursa cezayı tenkise ma- hal yoktur. Madde 523 - Bu babın birinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fasıllarında ve 516 ncı maddenin birinci fıkrasında ve 518 ve 519 ve 521 inci maddelerinde be- yan olunan cürümlerden birini işleyen kimse kendi hakkında bir güna takibat ic- rasına başlanmadan evvel aldığını iade eylerse yahut işlenen fiilin mahiyetine ve sair ahvale nazaran red ve iade kabil olmadığı takdirde mutazarrının zararı- nı tamamen tazmin ederse göreceği ceza üçte birden üçte ikiye kadar indirilir. Eğer bu red ve iade veya tazmin hususi takibat esnasında fakat işin mahke- meye verilmesinden evvel vukubulursa failin göreceği ceza altıda birden üçte bire kadar indirilir. (Ek : 6/6/1991 - 3756/18 md.) 494 üncü maddenin 2,3 ve 4 numaralı bentleri ile 521 a ve 521 b maddelerinde yazılı cürümlerden dolayı da yukarıdaki fıkra- lar hükümleri uygulanır. Madde 524 - (Değişik: 3/2/1937-3112/1 md.) (Değişik cümle: 6/6/1991 - 3756/19 md.) Bu babın birinci,üçüncü,dördüncü, beşinci ve sekizinci fasıllarında ve 516 ncı maddenin birinci fıkrası ile 518, 519 ve 521 inci maddelerinde beyan olunan cürümler: -------------------------- (1) Bu fasıl ve başlık,6/6/1991 tarih ve 3756 sayılı Kanunun 15 inci maddesi ile metne eklenmiştir. (2) Bu fasıl başlığı,6/6/1991 tarih ve 3756 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle "Dokuzuncu Fasıl" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. KANUNLAR, AĞUSTOS 1993 (Ek - 17) 1.Haklarında ayrılık kararı verilmemiş karı kocadan birinin. 2.Usul ve fürudan yahut bu derece sıhri akrabadan birinin veya analık, babalık veya evlatlığın, 3.Faille beraber bir dam altında yaşayan erkek veya kız kardeşin zararına olarak işlenmiş olursa fail hakkında takibat icra olunmaz. Haklarında ayrılık kararı verilmiş olan karı veya kocanın yahut faille beraber bir dam altında yaşamıyan erkek veya kızkardeşin veya faille beraber bir dam altında yaşamakta olan amca,dayı,hala,teyze,yeğen veya ikinci derecede sıhri akrabanın zararına olarak işlenmiş ise fail hakkında takibat icrası şikayete bağlıdır. Bu takdirde failin göreceği ceza üçte bir miktar azaltılır. Madde 525 - (Mülga:15/4/1987 -3352/1 md.)(1) ONBİRİNCİ BAP (2) Bilişim Alanında Suçlar Madde 525/a - (Ek : 6/6/1991 - 3756/21 md.) Bilgileri otomatik olarak işleme tabi tutmuş bir sistemden,programları, verileri veya diğer herhangi bir unsuru hukuka aykırı olarak ele geçiren kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve birmilyon liradan onbeşmilyon liraya kadar ağır para cezası verilir. Bilgileri otomatik işleme tabi tutmuş bir sistemde yer alan bir programı, verileri veya diğer herhangi bir unsuru başkasına zarar vermek üzere kullanan, nakleden veya çoğaltan kimseye de yukarıdaki fıkrada yazılı ceza verilir. Madde 525/b - (Ek : 6/6/1991 - 3756/22 md.) Başkasına zarar vermek veya kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksa- dıyla,bilgileri otomatik işleme tabi tutmuş bir sistemi veya verileri veya diğer herhangi bir unsuru kısmen veya tamamen tahrip eden veya değiştiren veya silen veya sistemin işlemesine engel olan veya yanlış biçimde işlemesini sağlayan kimseye iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşmilyon liradan ellimilyon liraya kadar ağır para cezası verilir. Bilgileri otomatik işleme tabi tutmuş bir sistemi kullanarak kendisi veya başkası lehine hukuka aykırı yarar sağlayan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve ikimilyon liradan yirmimilyon liraya kadar ağır para cezası verilir. Madde 525/c - (Ek : 6/6/1991 - 3756/23 md.) Hukuk alanında delil olarak kullanılmak maksadıyla sahte bir belgeyi oluş- turmak için bilgileri otomatik olarak işleme tabi tutan bir sisteme,verileri veya diğer unsurları yerleştiren veya var olan verileri,diğer unsurları tahrif eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar,tahrif edilmiş olanları bilerek kullanan- lara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. Madde 525/d - (Ek : 6/6/1991 - 3756/24 md.) 525 a ve 525 b maddeleri hükümlerini ihlal eden kişiler hakkında,maddelerde yazılı cezalara ek olarak,meslek icrası sırasında veya icrası dolayısıyla suçun işlendiği bir kamu hizmetinden veya meslek veya sanat veya ticaretten altı aydan üç yıla kadar yasaklanma cezası da verilir. ---------------------- (1) Bu madde için,bu Kanunun 42 inci maddesinin dipnotuna bakınız. (2) Bu bap ve başlık,6/6/1991 tarih ve 3756 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle metne eklenmiştir. |
ÜÇÜNCÜ KİTAP Kabahatlar BİRİNCİ BAP Ammenin nizamına müteallik kabahatler BİRİNCİ FASIL Salahiyettar mercilerin emirlerine itaatsizlik Madde 526 - (Değişik: 28/9/1971 - 1490/20 md.) (Değişik: 12/6/1979 - 2248/21 md.) Yetkili makamlar tarafından adli işlemler dolayısıyla ya da kamu güvenliği ve kamu düzeni veya genel sağlığın korunması düşüncesiyle kanun ve nizamlara aykırı olmayarak verilen bir buyruğu dinlemeyen veya bu yolda alınmış bir önleme uymayan kimse,eylem ayrı bir suç oluşturmadığı takdirde,üç aydan altı aya kadar hafif hapis ve bin liradan üç bin liraya kadar hafif para cezasıyla cezalandırılır. Şapka iktisası hakkında 671 sayılı Kanunla Türk harflerinin kabul ve tatbi- kine dair 1353 sayılı Kanunun koyduğu memnuiyet veya mecburiyetlere muhalif hareket edenler iki aydan altı aya kadar hafif hapis veya bin liradan beşbin liraya kadar hafif para cezasiyle cezalandırılır. Madde 527 - Her kim,bir musibet ve felaket veya karışıklık yahut cürmü meşhut vukuunda makbul bir özüre müstenit olmaksızın lazımgelen hizmet ve yardı- mı yapmaktan kaçınır yahut vazifesini yaptığı sırada kendisine müracaat eden memurlara lazımgelen malümat ve tarifatı vermekten imtina eylerse otuz liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur. Eğer vermiş olduğu malümat ve tarifat hakikata mugayir olursa ceza elli liraya kadar hafif cezayı nakdi veya bir aya kadar hafif hapistir. Madde 528 - Bir memura vazifesini yaptığı sırada isim ve şöhret veya sıfat ve sanatını ve mesken ve ikametgahını veya doğduğu yeri yahut sair şahsi evsa- fını beyandan imtina eden şahıs otuz liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur.Ve eğer hakikat hilafında beyanatta bulunursa bir aya kadar hafif hapis cezasiyle cezalandırılır. Madde 529 - Her kim,ait olduğu daire tarafından kanuna müsteniden vukubulan memnuiyet hilafı olarak ayin icrasına mahsus mahaller haricinde mezhebi merasim icrasına veyahut umuma mahsus meydanlarda ve yollarda dini ve gayri dini işlere müteallik alaylar tertibine halkı teşvik yahut bunlara riyaset eylerse bir aya kadar hafif hapse veya elli liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur. Eğer işbu fiilden dolayı halk arasında bir heyecan ve karışıklık çıkarsa fail hakkında yukarıdaki cezaların ikisi birden hükmolunur. İKİNCİ FASIL Cürmü haber vermekte zühul Madde 530 - Hekim,cerrah,ebe yahut sair sıhhıye memurları şahıslar aleyhinde işlenmiş bir cürüm asarını gösteren ahvalde sanatlarının icabettiği yardımı ifa ettikten sonra keyfiyeti adliyeye veya zabıtaya bildirmezler yahut ihbar hususunda teahhur gösterirlerse bu ihbar kendisine yardım ettikleri kimseyi takibata maruz kılacak ahval müstesna olmak üzere otuz liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olurlar. KANUNLAR, AĞUSTOS 1991 (Ek - 9) ÜÇÜNCÜ FASIL Meskükata müteallik kabahatlar Madde 531 - Mecmuu kıymeti yüz kuruştan fazla meskükat veya evrakı nakdiyeyi sahih zanniyle aldıktan sonra bunların kalp ve taklit olduklarına müttali olan kimse üç gün zarfında bunları nereden ve ne suretle aldığını mümkün mertebe tarif ile beraber hükümete teslim etmezse on beş liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur. Madde 532 - Her kim,Türkiye'de kanunen tedavül etmekte olan meskükatı mukannen kıymetleriyle kabulden imtina eyler ise otuz liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur. DÖRDÜNCÜ FASIL Matbaacılık sanatının icrasına ve matbu evrak neşir ve tevziine ve ilanat talikına müteallik kabahatler Madde 533 - Kanun ve nizamların ahkamına riayet etmiyerek gerek taş ve gerek hurufat matbaacılığını yapanlar ve mihaniki ve kimyevi vasıta ile bir şeyin bir çok nüshalarını çıkartmaktan ibaret her nevi sanatı icra edenler bir aya kadar hafif hapse ve otuz liradan doksan liraya kadar hafif cezayı nakdi- ye mahküm edilir yahut bu cezaların ikisi birden verilir. Madde 534 - Her kim, salahiyettar merciiden ruhsat almağa bağlı olan ahval- de ruhsat almaksızın umumi mahalde yahut umumun girebileceği yerlerde matbu ev- rak veya resim yahut el ile yazılmış evrak satar veya dağıtırsa otuz liraya ka- dar hafif cezayı nakdiye mahküm olur. Bunlar hükümetin emriyle toplattırılan evrak kabilinden ise faili bir aya kadar hafif hapse ve beş liradan aşağı olmamak üzere 50 liraya kadar hafif ce- zayı nakdiye mahküm olur. Madde 535 - Her kim, umumi bir mahalde veya herkesin girebileceği yerde matbu evrak veya resim yahut el yazılı evrakı satar veya dağıtırken halkın hu- zur ve rahatını kaçıracak surette haykırır yahut havadis neşir ederse yirmi beş liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur. Eğer bu havadis yanlış veya uydurma ise fail bir aya kadar hafif hapse ya- hut elli liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur. Madde 536 - (Değişik: 12/6/1979 - 2248/22 md.) Her kim, belediyeler, köy ihtiyar kurulları veya yasalarla yetkili kılın- mış diğer makamlarca önceden ayrılmış ya da oturulan yerler dışında, o yerin en büyük mülkiye amirine yapılacak bir başvuru üzerine ayrılan yerlere, izin almaksızın veya verilen izne aykırı biçimde, basılı olan veya olmayan, elle yapılmış veya yazılmış her türlü resim, yazı ve işaretler veya bunları içeren kağıt, pano, pankart, bant ya da benzerlerini asar veya yapıştırırsa veya izne dayalı olsa bile bu yerleri boyar veya bu yerlere yazı yazar, resim ya da işa- ret yaparsa, eylem başka bir suç oluştursa bile ayrıca altı aydan bir yıla ka- dar hafif hapis ve bin liradan aşağı olmamak üzere hafif para cezasına çarptı- rılır. Bu eylemler yukarıdaki fıkra dışında kalan yerlerde veya kamuya ayrıl- mış veya kamuya açık veya herkes tarafından görülebilecek yerlerde veya her türlü taşıt araçları veya kamu hizmetlerine ait iletişim araçları veya kamu hizmetine ayrılmış veya özel kişi ve kuruluşlara ait işaret veya levhalar üze- rinde işlenirse, eylem başka bir suçu oluştursa bile ayrıca bir yıldan iki yıla kadar hafif hapis ve ikibin liradan az olmamak üzere hafif para cezasına çarp- tırılır. 548 - 1 (Değişik: 7/1/1981 - 2370/17 md.) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen eylem- ler derneklerin veya benzeri kuruluşların veya kanun dışı vücuda getirilen ve- ya kanuna aykırı faaliyetleri sebebiyle kapatılan dernek veya diğer kuruluşla- rın mensupları tarafından veya onların iştirakiyle veya mensup olmasalar bile bu kuruluşların adına veya adları kullanılarak yapıldığı takdirde sözü edilen fıkralardaki cezalar iki katı olarak hükmedilir. Şu kadar ki hafif hapis ceza- sı iki yılı aşamaz. Yukarıdaki fıkralardaki eylemleri küçüklere veya ceza ehliyeti olmayan ki- şilere işletenlere yukarıdaki fıkralar uyarınca verilecek cezalar yarısı kadar artırılır. Yukarıdaki fıkralardaki eylemler, siyasal veya ideolojik olmayan amaçlarla işlenir ve içeriği bakımından bir suçu oluşturmazsa yukarıdaki fıkralarda yazı- lı cezalar onda birine kadar indirilebilir. (Mülga: 13/11/1996-4209/1 md.) Bu maddede suç sayılan eylemlerin işlenmesinden dolayı sebebiyet verilen zararların tazminine ayrıca hükmolunur. Görenek ve geleneklere göre asılacak kağıt, pano, pankart, bant ya da ben- zerleri bu madde hükümleri dışındadır. 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun hükümleri saklıdır. |
Türkiye`de Saat: 00:33 . |
Powered by: vBulletin Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2