1) Tam bağımsız bir Türk Hükümetinin kabulü ile bu hükümetin sınırlarının, Meriç ırmağına kadar Trakya’yı içine alması, doğuda Gürcistan ve Ermenistan devletlerinin sınırlarına, güneyde de Arap çoğunluğunun bulunduğu noktalara kadar uzanması ve Musul ile İskenderun, Halep, Antakya şehirlerinin bu sınırlar içinde kalması; 2) İstanbul’un güvenliğini bozmayacak şekilde Boğazlara bir serbestlik tanınması; 3) Kapitülasyonların kaldırılması. Bekir Sami Bey’e göre bir Kürdistan meselesi söz konusu olamazdı. Çünkü, Büyük Millet Meclisi içinde bulunan “Kürdistan vilayatı Meb’ûs-i muhteremlerinin de her vesile düştükçe söyledikleri veçhile”, Türklerle Kürtler “İnfikâk kabul etmez surette” birbirlerine “Rabt-ı mukadderat” etmişlerdi. Nitekim, bir Kürt meselesi olmadığına dair Van’dan ve daha bir çok yerlerden gelen telgraflar vardı. |