![]() | |
| Ana Sayfa | Kayıt ol | Yardım | Ortak Alan | Ajanda | Bugünkü Mesajlar | XML | RSS | |
| | #11 | ||
| Guest
Mesajlar: n/a
| Tarihe baktığımızda gerek birçok toplumsal eylemin, gerekse pek çok devrimin, liderlerinin adıyla anıldığını görürüz. Roma İmparatorluğu'ndaki köle ayaklanmasına ismini veren Spartaküs, Osmanlı İmparatorluğu'nu sarsan pek çok ayaklanmalar içinde Şeyh Bedreddin, İtalyan Birliği'ni kuran Garibaldi, Fransız Devrimi'ne damgalarını vuran Mirabeau, Robespierre, Danton, Amerikan Bağımsızlık Savaşı'nı gerçekleştiren Washington, Sovyet Devrimi'nde Lenin ve Troçki, Çin'de Mao, Türkiye'de Mustafa Kemal Atatürk, toplumsal eylemlere isimlerinin damgasını vurmuş olan liderlerden yalnızca birkaç örnektir. Tarihçiler ve toplumbilimciler için toplumsal eylemlerle, liderler arasındaki ilişkinin araştırılması, ilginçliğini sürekli koruyan bir konudur. Toplumsal oluşumların ve tarihin mi liderleri yarattığı, yokşa liderlerin mi toplumsal oluşumları ve tarihi yaptığı, aslında anlamsız, fakat konunun ilginçliğini belirleyen bir tartışmadır. Tartışmanın anlamsızlığı, olayın tek yönlü bir etkileme olmamasından gelir. Toplum ve lider, birbirlerini etkiler ve tarihi birlikte biçimlendirirler. Hiç kuşkusuz bu etkileşimin altında, tarihin yadsınamaz belirleyiciliği vardır. Fakat liderler de gerek doğru teşhisleriyle, gerekse güçlü kişilikleriyle bu oluşumları kendi görüşleri çerçevesinde etkilerler. | ||
|
| Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |
![]() | ![]() |