![]() | |
| Ana Sayfa | Kayıt ol | Yardım | Ortak Alan | Ajanda | Bugünkü Mesajlar | XML | RSS | |
| | #11 | ||
| Guest
Mesajlar: n/a
| 8) İçinde bulunduğu küçük gruba her zaman ve her koşulda egemen olurdu. Atatürk için etrafına egemen olmayla ilgili olarak anlatılan öykülerin önemli bir kısmı savaş anılarına, geri kalanları da sofrasına ilişkindir. Bütün anlatılanlara baktığımızda, --O--nun her koşulda, en heyecanlı ve gergin savaş anlarından, en gevşek, yumuşak şohbet anlarına kadar, çevresine egemen olduğunu görüyoruz. Bunu kimi zaman baskın biçimindeki eylem, düşünce, öneri ve sorularıyla yapar, kimi zaman da müthiş bir hazırlık gerektiren konularda o hazırlığa sahip bir uzman niteliği ile herkesi şaşırtırdı. Savaş anlarında çevre ile olan ilişkileri genellikle bir ast-üst hiyerarşisi içinde oluştuğundan, Osmanlı Ordusundan istifa ettiği ve Ulusal Bağımsızlık Eylemi'nin hukuksal lideri niteliği kazanmadığı kısa bir dönem dışında; bu ilişkiler genellikle, cesareti, uzak görüşlülüğü, kavrayış gücünü simgeler. Oysa, Cumhurbaşkanı olmasına karşın, sofrası çok daha esnek ilişki ve etkileşimlere tanık olur. Şimdi bu esneklik içindeki liderliği Reşit Galip ile olan ilişki ve etkileşiminde görelim. En yakın hizmetkarının ağzından aktarılan bu öykü, Atatürk'ün liderliği hakkında çok önemli ipuçları vermektedir: | ||
|
| Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın |
| Konuyu Toplam 6 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 6 Misafir) | |
| |
![]() | ![]() |