![]() | |
| Ana Sayfa | Kayıt ol | Yardım | Ortak Alan | Ajanda | Bugünkü Mesajlar | XML | RSS | |
| | #22 | ||
| Guest
Mesajlar: n/a
| Üstelik, Mustafa Kemal bu uygulamaya zorlanıyordu da. Bir başka deyişle, gerek dayandığı büyük gruplar, gerekse küçük --temsili-- gruplar özellikle bunalım anlarında kendisinin kayıtsız koşulsuz sorumluluk yüklenmesini istiyorlardı. Bunun altında, hiç kuşkusuz, onun bütün çevresini aşan devrimcilik nitelikleri yatıyordu. Bir başka neden de, lidere duyulan güven duygusu kadar zor durumlarda liderin de zorlanacağını ve belki de yıpranacağını umut edenlerin varlığından geliyordu. Çünkü, ona inananlar kadar, inanmayanlar da Türkiye Büyük Millet Meclisi içinde etkin gözüküyorlardı. Nedenleri çeşitli olmakla ve kimi zaman da çelişik amaçlardan kaynaklanmakla birlikte, Mustafa Kemal'i --Tek Adam--lığa zorlayan durumların ve kişilerin sürekli gündemde bulunduğu bir gerçektir. İşin ilginç yanı, Mustafa Kemal'in bu önerileri değerlendirmekteki ustalığıdır. Gerek zamanlamayı, gerekse koşulların olgunlaşmasını hiç gözardı etmemiş, uygun zaman geldiğinde hemen kendi ilkelerine göre eyleme geçmiştir. Bunun en güzel bir örneklerinden biri, başkomutanlık sorunudur. Meclisteki uzun tartışmalardan sonra Mustafa Kemal'in başkomutanlığı kabul edip etmemesi, sanki savaşın, yazgısını önemli bir biçimde etkileyecek bir öge olarak belirmişti. Hiç kuşkusuz, bu sonucun ortaya çıkmasında Mustafa Kemal'in önceleri sessiz kalarak, olayların gelişmesini beklemesi de etkin olmuştu. Aslında, orduları zaten güvendiği arkadaşları aracılığıyla yönettiği için, başkomutanlığı hukuken de yüklenmesi, durumu çok değiştirmeyecekti. Bunu bilen Mustafa Kemal, hem Meclis içinde ve dışında oynanan oyunları bozmak, hem de ülkenin genel durumu çerçevesinde ciddi önlemler almak için, başkomutanlığı özel koşullarla kabul edeceğini bildirdi. 4 Ağustos 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına şöyle bir önerge verdi: --Meclis azayı kiramının umumi surette tezahür eden arzu ve talebi üzerine, Başkumandanlığı kabul ediyorum. Bu vazifeyi; şahsen deruhte etmekten tahassül edecek fevaidi, azami süratle istihsal edebilmek ve ordunun maddi ve manevi kuvvetini azami süratte tezyit ve ikmal ve sevki idaresini bir kat daha tarsin için, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin haiz olduğu salahiyeti, fiilen istimal etmek şartıyla deruhte ediyorum. Müddeti ömrümde, hakimiyeti milliyenin en sadık bir hadimi olduğumu nazarı millete bir defa daha teyid için bu salahiyetin üç ay gibi kısa bir müddetle takyid edilmesini ayrıca talep ederim.-- -- (Atatürk, tarihsiz: 611). | ||
|
| Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |
![]() | ![]() |