![]() |
Çark keşke dönebilsek o çağlara... ben senin adını çağırsam, sen beni ebelesen, yumulsak yanyana... ninnisini bilir misin bezden bebeğin? “dandini dandini dasdana” danalar değil, devler girmiş bostana... ama, ne mümkün! bir hayal kervanında konaklamak, çocukluk denen söğüt dalına.. düşün biraz! ne vardı söğüt dalında? : rüzgar ve uç uç böceğinden başka. |
Çelişkişler onca sarıp sarmaladığım sevgi bakar yüzüme gözlerinden // önce sokak çocuklarının / kedilerin / bakkalın / kasabın / tilkinin... sonra kardeşimin / halamın / dayımın... eniştemin gözleri ablamın ! ne eniştemi sevebildim bu yğzden ne ablamı / darılmasın. Enişteler çok bizde! onca sarıp sarmaladığım sevda sığmadı yüreğime / taşırdım... önce dalgalı / kara saçlarına takıldı komşu oğlunun sonra yanık tenine / kurşun gözlerine vuruldu kuşlarım / ağladım... komşu oğlunun anası hatırına gene de bağışladım... Küçük yürekler yok bizde! onca sarıp sarmaladığım namus yataklara yattı köprü altında / samanlıkta osmanın koynuna / çimdik çimdik oldu her yanım... belediye otobüsünde / kalabalıklarda kumlarında plajların... kimin ne düşündüğü kimin umurunda! her ışık yakanın yanındayım... Bütün mideler tok bizde! |
Çelme hep ciddi olacak değildim ya muzipliğim tuttu bu sabah uzatıp kürek gibil ayağımı bir çelme taktım güneşe... olabildiğince çok güldüm yuvarlanıp gidişine...kime ne? yuvarlandıkça öyle bir açıldı ki kırmızı etekleri bana üç çeken bacaklarının doyamadım seyrine... dizleri kanadı, burnu sürttü oluk oluk aktı kanı yere... çocuklar gibi ağladı sonra elleri toz toprak yanakları sümük içinde.. insan gibi insandım ya ve de ana gibi ana!.. gülmek kalır mıydı bende... onun bu halini görünce... çömelip yanı başına usul usul okşadım başını sildim gözyaşını... sevgisiz bir çocuk canlandı gözümde... ve toplamaya başladım koynundan yayılan incileri... dört mevsimi yani vermek için geriye... |
ÇERÇEVE tarifi kendimden bile zor gelir çerçevesine sığmayan resminin... ne zaman ona baksam benim de resmim çekilir... saçım saçına değer aynı çerçeveye girerim. istemem artık bu resim! asılmasın duvara, albume yapışmasın... değmesin başka bir el, başka bir göz görmesin... bir değil, iki olsun çerçeve biri sende kalsın, biri bende... ayrılık düşerşe araya: yolları kısaltmak için, özlemi azaltmak için, aşkı çoğaltmak için bakarız onlara... ama kimse bilmesin!... şiirozan |
Çoban Bir kuzu melese oralarda Haberim olsun! Bir tutam ot, Bir bakraç sütle gelirim hemen; Bahanem olur. Beni; Dağın eteğinde, Öğlene doğru, Elinde kekikler, Dilinde adım, Sürülerinle bekle!... Bir de; Ardıç ağacının gölgesini büyüt! Şişendeki su ile... |
Çoban Armağanı "Adını koyan dost a" kıyısındayım / dudakların kadar yakın! gelmesin sakın aklına denizler, kalkıp giden gemiler, yolcusu ben değilim hasretin... atamam seni uzaklara / yüreğimde çamsakızım!... uzağındayım / gözlerin kadar yakın! kıskanma sakın akşam yıldızını / baktığım... kayarsın gecelerime düşlerle beraber öyle güzelsin ki / gönlümde karbeyazım!... kapısındayım / aşkın kadar yakın! hangi trene binsem, hangi vapurdan insem, hangi sokaktan geçsem /sana uğrarım... söndürme ışıklarını / içimde incesızım!... |
Çocuklar Gibisiniz En uç dallarda En küçük yapraklar... En uç dallarda En yeşil yapraklar... En uç dallarda En ince yapraklar... En uç dallarda En güzel yapraklar... Aya ve yıldızlara yakın! Ama; En önce yağmur onlar yıkar.. En önce kar onlara yağar... En önce rüzgar onları kırar.. En önce don onları çalar... En önce güneş onları yakar... Tüm ağaçlarda, Tüm çiçeklerde, Tüm çayırlarda, Tüm topraklarda yani... Hepiniz! . Hayatın kıyısında çırpınan Çocuklar gibisiniz! .. Biraz umut, Biraz sevgi, Biraz korku, Biraz insan olma sebebimsiniz... |
Çok Özledim yanan avuçlarıma kar yağdır biraz!... beyazlasın tenim / serinlesin yüreğim... razıyım seninle yaşanacak zemheriye çok özledim!... hadi! yağdır karlarını diyorum/ çığlansın tepelerim... kar toplarınla yuvarlan doruklarımdan altında ezileyim / öleyim... |
Dağ güneşi bekliyordu dağ bir bülbül sesinde kaldırıp eteklerini.. sonra dansediyordu gelinlik kızın ayakları ile şafaklarda yamaçlar... bir karacanın gözleriydi gözleri iri / sürmeli!.. yeşile çalar / bana bakar... ufuğunda selam veriyordu buluta ayla yıldızı tanıyordu, beni unuttuğu akşamlar... |
Dağlara Bıraksam ölüm orucunda can çekişen canlar! dağlardan gelmiştiniz ya, dağlara bıraksam sizi tekrar... beni tıksalar sizin yerinize şişmanlardım yiyip özgürlüğü... yırtılırdı sırtımdaki çullu hırka(!) yıkılırdı duvarı zindanın çiçeklenirdi yollar... ve yaprak açardı kardeşlik yeniden, kapanırdı kanayan yaram, kucaklaşırdı kollar... ölüm orucunda can çekişen canlar! dağlardan gelmiştiniz ya, dağlara bıraksam sizi tekrar... |
Türkiye`de Saat: 03:11 . |
Powered by: vBulletin Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2