Beşiktaş Forum  ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi


Geri git   Beşiktaş Forum ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi > Eğitim Öğretim > Dersler - Ödevler - Tezler - Konular > İktisat

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28-02-2007, 10:36   #1
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Çalışma Ekonomisi

ÇALIŞMA EKONOMİSİ



Çalışma ekonomisinin konusu işgücünün piyasaya sokulup, işgücü arzı ile işgücü talebinin çakıştığı piyasa ekonomisidir.

İşgücü ücret karşılığında emeğin bir süre kiralanmasıdır.



İşsiz kavramını anlatabilmek için öncelikle çalışmanın türleri üzerinde durmamız gerekmektedir.

işveren

işçi

kendi hesabına çalışan

ücretsiz aile işçisi.

Bunlar aktif nüfusu oluşturur. Çalışmayıp çalışanların desteğiyle yaşayanlar bağımlı nüfusu oluşturur. Ilo nun getirdiği işsizlik tanımında;

işi yok

iş arıyor

iş bulduğu anda çalışmaya hazır.



Gelişmiş ülkelerde işveren kesimi çiftçiler dahil %10 un biraz altındadır. İşçi bu ülkelerde %90 dır. Kendi hesabına çalışan ücretsiz aile işçisi yok gibidir. Fransa bunun istisnasıdır. Şarap ve peynir üreticileri.



Az gelişmiş ülkelerde ücretli kategorisinin hızla düştüğünü görebiliriz.ücretle çalışan kesim %30, kendi hesabına çalışan %30, işveren %10 olup işsizlik aktif nüfusun içersinde %30 luk bir paya sahip olur. Daha da az gelişmiş ülkelerde işçi sınıfının oranı daha da azalır.



Mallarda arz bekletilebilirken işgücü arzı arz edildiği anda talep karşılanmazsa hemen bozulur. Bu yüzden işgücü piyasalarına devlet müdahaleleri gelir.



İşçilerle ilgili düzenlemeler sosyal ihtiyaçlar ortaya çıktığında gündeme gelmiştir. Gelişmiş ülkelerde işgücünün büyük kısmı hizmetler sektöründedir. Bunu sanayi sektörü izler. Tarımda çalışanların oranı çok düşüktür. Gelişmiş ülkelerde eğitim düzeyinin gelişmesine bağlı olarak bireylerin hizmetlere olan talepleri mallara olan talepten daha hızlı artmaktadır.



İşsizlik oranı = işsiz sayısı

İşgücü



İşsizlik esas itibariyle kentlere ait bir olgudur.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 28-02-2007, 10:38   #2
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Eksik istihdam: bir işin süreklilik göstermemesi sonucu oluşur. İşsizlik sigortasının olmadığı ülkelerde kişi getireceği gelire bakmaksızın bulduğu işte çalışmak zorundadır. Ama bir yandan da iş aramaya devam edebilir. O zaman işsizlik istihdam içinde sürmektedir.



Azgın kapitalizm: devlet ekonomiye hiç müdahale etmemektedir. Gizli bir el ekonomiyi düzenleyecektir. Ekonomiye müdahale edildiği anda düzen bozulacaktır. Ancak bugün hiçbir ülkede bu denli özgür kapitalizm uygulanmamıştır.



ÜCRET
Parasal ücret: işçinin gördüğü iş karşılığı para alarak elde ettiği kazancın toplamıdır. Fakat işçi için önemli olan gereksinimlerini karşılayabilme derecesidir.



Gerçek ücret: işçinin elde ettiği para karşılığında sağlayabildiği mal ve hizmetlerin toplamıdır.



İşgücü maliyeti: sorun işveren açısından ele alınır. İşçilere para ve mal olarak yapılan her türlü ödeme işveren açısından işgücünün maliyetidir.



Buradan bir tanım yapmak gerekirse işçilerin teknik bilgi ve emek güçlerini işverenin buyruğuna vermelerine karşılık elde ettikleri her türlü kazanç ücreti oluşturur. Ücret yalnız ekonomik değil aynı zamanda toplumsal bir olgudur. Adil ve sömürmeden uzak bir ücret politikasının gerekliliği toplumsal yaşantıda önemli bir etkidir.



Belirli bir sanayi içinde işçilere ödenen ücretin düzeyi bu sanayide çalışmaya hazır toplam işgücünün sayısını belirler.


  Alıntı ile Cevapla
Alt 28-02-2007, 10:38   #3
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

ÜCRETE YÖNELİK TEORİLER
klasik ücret kuramı

adam smith

ücret bir işçinin yaşamını sürdürebilmesi için en çok gerekli olan tüketim mallarını sağlamaya yeten ve işçiye emeğinin karlılığı olarak verilen para veya maldır. Ücretin düzeyini belirleyen temel etken işçinin bedensel gereksinimidir. Adam smith e göre ücret öyle bir düzeyde bulunmalıdır ki işçi yaşamını sürdürebilsin ve kuşak kurabilsin.

Yürürlükteki ücret düşük ise işgücüè sayısında bir azalma görülecek emek istemi ile sunumu arasında bu suretle ortay çıkacak dengesizlik ücretin yükselmesini gerektirecektir.

Yürürlükteki ücret yüksek ise işsizlikleè birlikte ücretin düzeyinde de bir azalma kendini gösterecek.

Klasik ücret teorisi devletin kendiliğinden fiyatlara karışmamasını ister. Devlet ve sendikaların ücretlere müdahalesi olmazsa ücret piyasadaki arz ve talebe göre kendiliğinden oluşur. Klasik ekonomicilerin bu ücret kuramı insafsız bir tunç kanunu olarak nitelendirilmiştir.



ücret fonu teorisi

stuart mill

bir ülkede girişimciler tarafından ücretlerin ödenmesi için bir fon kurulur. Ücretlerin düzeyi bu fonun çalışan işçi sayısına bölünmesinden elde edilen sonuca göre oluşur. Bu marxçı ücret anlayışına kaynak oluşturmaktadır.



marxçı ücret anlayışı:

ücret emeğe değil emek gücüne ya da işgücüne ödenen fiyattır. Emek gücü insandaki bedensel ve zihinsel güç olup bu gücün kullanılmasıyla mallar üretilebilir. İşgücünün değerini işçinin ve ailesinin yaşayabilmesi için gerekli mal ve hizmetlerin değeri belirler. Kapitalistlerin işgücü talep etmesinin ve üretimde çalıştırmasının nedeni artı değer yaratılmasını sağlamaktır. Artı değer işçilerin tükettikleri işgücünün değerini yeniden üretmek için gerekli emek süresinden daha uzun süre çalıştırılmasıyla yaratılır. Marx a göre sermaye ikiye ayrılır. Değişen sermaye: işgücü satın almak için harcanan ve üretim sürecinde işçiler tarafından yaratılan artı değerden ötürü kendini arttıran sermayedir. Değişmeyen sermaye: üretim araçları, makineler araç gereçler ve hammaddeler almak için sarf edilen sermaye.

  Alıntı ile Cevapla
Alt 28-02-2007, 10:38   #4
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

marjinal verimlilik teorisi:

ücreti işçinin verimliliği belirler. İşgününe marjinal ürünü üretim sürecine katılan her yeni işçinin toplam çıktıda yol açtığı değişikliğe denir. İşveren marjinal ürün miktarını bu ürünün fiyatı ile çarparak marjinal ürün değerini hesaplar . bulunan marjinal ürün değeri ücretle kıyaslanır. Eğer ücret işgücünün çıktıya yaptığı marjinal katkıdan az ise işveren işgücü sayısını arttırır. Eğer fazlaysa işgücü sayısını azaltır. İşgücünün marjinal ürün değerinin işgücünün maliyetine eşit olması halinde istihdam için denge durumudur. Aynı zamanda karın en çoklaştırılması metodudur.



pazarlık teorisi:

kısa dönemde işçiler ve işveren arasındaki pazarlığa göre belirlenir. Pazarlık gücü ücret düzeyini belirler.



ÜCRET POLİTİKASI
adaletli bir gelir dağılımı yapmak

refah düzeyini yükseltmek

ekonomik bir istikrar sağlamak.



tam istihdam koşullarında gelişmiş ülkelerin ücret politikaları.

Planlı ekonomiler içinde ücret politikası:

Ücretler işçilerin niteliklerine göre farklılaşır. Verime göre ücret başvurulan genel yollardan birisidir. Ücretler genelde denetim altında tutulmakta ve tek bir ulusal ücret politikası uygulanmaktadır.

gelişen ekonomilerde ücret politikası:

gelir politikası ile ilişkilidir. İzlenecek ilk politika sefaletin eşiğinde bulunan büyük halk kitlelerinin gelirlerinin arttırılması düşüncesi içinde oluşmalıdır. Şu yöntemler kullanılır:

ücretlerin yasal saptanması yolu.

Toplu müzakere yolu.

Uzlaştırma ve tahkim yöntemleri



Amaç çok düşük ücretleri önlemek, adil bir ücret düzeyi kurmak ve ücretleri fiyat yükselmelerine karşı korumak.


  Alıntı ile Cevapla
Alt 28-02-2007, 10:40   #5
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Ücret politikasının çeşitli görünümleri:

düşük ücret politikası: işsizliğin nedenleri ücret düzeyi ile açıklanmaya çalışılmıştır.

Yüksek ücret politikası: ücretleri değil üretim maliyetlerini indirmek daha yararlıdır. Maliyet ancak verimin arttırılması ile indirmek.

Satın alma gücü politikası: yüksek ücret politikası ile benzerlik gösterir.



Bizde sosyal güvenlik sözleşmesinde ücret verilmesi için işverenin işçiyi çıkartması ya da kadının evlenip işten ayrılması gerekir. İşçin işten kendi isteğiyle ayrılması durumunda kıdem tazminatı alamaz.



ÜCRET SİSTEMLERİ
Ücretler bir maliyet kalemidir. Üretimin bir parçasıdır. Esas olarak iki bölümde incelenir.



zaman öğesine dayalı ücret sistemi:

ücretin saptanmasında çalışkan tembel işçi arasındaki fark gözetilmez. Önceden belirlenen süreye göre ücret alırlar.



verimlilik öğesine dayanan ücret sistemi:

verimli olan yüksek ücret, olmayan düşük ücret alır. İşçiler arasında dayanışma değil rekabet doğmaktadır. Bu da kendi içinde ikiye ayrılır:



zamandan tasarrufu gözeten verimlilik sistemi.

İşçinin üretim kabiliyetini gözeten verimlilik sistemi.

parça başına ücret.

İşin kalitesi verimi, niteliği düşer, iş kazaları çoğalır.uzun dönemde ücretlerin genel olarak düşmesi gözlemlenmiştir.

prim sistemi.

Aynı yapılan işin sonsuz değişik fiyatı mevcuttur.

kara katılma sistemi
  Alıntı ile Cevapla
Alt 28-02-2007, 10:40   #6
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

ASGARİ ÜCRET
En az ücret işçiye ailesi ile birlikte yaşadığı toplumda kabul olunabilen bir yaşam düzeyi sağlayan ücrettir. Yöntemleri:



serbest ve kişisel bağıt yolu.

Toplu pazarlık yolu:

Ücret yalnız emek piyasasındaki arz ve talep durumuna bağlıdır. Toplu iş sözleşmeleri aracılığıyla belirlenir.

sanayi yar kurulları yolu:

oluşturulan kurulda eşit sayıda işçi ve işveren temsilcilerinin belirlemesi.

hakem kurulları yolu

ulusal en az ücretler:

hükümetlerin yetkileri.



Asgari ücret tespitinde bakılan noktalar:

işçilerin gereksinimleri

çeşitli sanayi dallarında ödenen ücretlerin miktarı

sanayicinin ödeme miktarı



asgari ücret;

ekonomik gelişmeyi

istihdamı

gelir bölüşümünü etkiler.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 28-02-2007, 10:41   #7
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

VERİMLİLİK
İstihdam ve ücret politikalarıyla doğrudan ilgili bir kavramdır. Çalışılan işyeri, yönetimin sağladığı koşullar, çalışma süresiyle ilişkilidir. Neyin verimliliği kastediliyorsa ücret ona oranlanır ve verimlilik bulunur.



İşgücünün verimliliği = işgücü

Üretim



İşgücü birim zamana göre çalışılan işçi sayısına göre hesaplanabileceği gibi üretilen miktar olarak da hesaplanabilir. Verimliliği etkileyen maddi koşulların en başında ücret gelir. Verimliliğin manevi yönü iş yerindeki moral işçinin kendi hayatına ilişkin kaygıları işyerindeki risk ve kaza yapma olasılığı da önemlidir.



Verimlilik için öncelikle teknolojik gelişim olmalıdır. Bunun yansıra çalışma ortamının ve ücretin uygun olması da gerekir. Ayrıca eğitim de önemlidir. Eğitim verimliliği doğrudan etkilemektedir. Her işyerinde koordinasyonu sağlayacak bir işyeri temsilcisi olmalıdır. Sonuç olarak denilebilir ki;



işçinin iletme içindeki yerini bilmesi, işletme hakkında bilgisinin olması

insan olarak saygı duyulduğunu hissetmesi

işçinin amirlerine güven duyması, yanlış kararlar verilmediğini bilmesi.

İşçinin yeteneğinin karşılığını aldığını düşünmesi ve yeteneğiyle yükseleceğini bilmesi verimliliği arttıran etkenlerdir.

  Alıntı ile Cevapla
Alt 28-02-2007, 10:41   #8
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Ford geniş kitleleri seven bir halk adamıè değildir.

Romantik sosyalistler è işçiye aşık, rekabeti istemeyip onlara acıyan kesim.

Ford ücret politikası uygulamakta ve işçilerimi müşterim yaparsam yüksek ücret politikası ile belirli bir verimliliği tutturabilirim demektedir. Bizde iyi yada kötü bir ücret politikası uygulanmamıştır. Yalnızca 12 eylül döneminde Turgut Özal ın düşük ücret politikası uygulanmış ve bu işçi sınıfını ezmiştir. Anayasanın 2. maddesinde cumhuriyetin temel niteliklerinde yer alan sosyal devlet ilkesi ve başlangıçtaki sosyal adalet ilkesinden yola çıkarak bu yönde devlet politikaları belirlemek gerekmektedir.



Gelir dağılımında bizde geniş tabanlı bir piramitten söz edilir. Toplumdaki dağılımda sayısal olarak en düşük gelir en geniş kitleyi oluşturmaktadır. Gelişmiş ülkelerde orta gelirli kitle mutlak olarak da oransal olarak da oldukça fazladır.



Max weber in ideal toplum yapısında toplumu toplum yapan unsur olarak orta direk insan tanımlanmıştır.



Marx’ın işsizlik açıklaması: kapitalizmi sistem olarak eleştirmeye yöneliktir. Kapitalizm daima çalışanların yanında bir işsiz sınıf oluşturur. Çünkü dışarıda o ücretle çalışabilecek pek çok insan olduğu söylenir. Merkezden planlı ekonomiler aynı girdilerle daha çok üretim sağlamak istemişlerdir. Ancak burada aynı girdilerle yapılan üretimde bir girdinin daha fazla üretildiği düşünülür ve Marksist sistem bunu tasvip etmez. Merkezi ekonomilerde verimliliğin düşmesinin sorumlusu olarak işveren, üretici görülmüştür.



İşsizlik kişi ve toplum bakımından olmak üzere iki biçimde tanımlamak mümkündür.

Toplum bakımından üreticiè kaynakların başta işgücü olmak üzere bir bölümünün kullanılmaması boşa harcanması anlamını taşır.



Kişi bakımından çalışmaè yeteneğine sahip, istendiğinde çalışmaya hazır bir durumda olup ta gelir sağlayan bir işe sahip olmamak durumunu belirler.. buna göre işsizlik için 4 öğenin bir arada olması gerekir. Bunlar:

çalışma yeteneği

çalışma isteği

çalışmaya hazır olmak

yeteneğine uygun ve gelir getiren bir iş bulamama durumu.


  Alıntı ile Cevapla
Alt 28-02-2007, 10:41   #9
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

İŞSİZLİK KONUSUNDA KURAMLAR
klasik kuram:

işsizliğin temel nedenleri hükümet ve tekellerin ekonomiye müdahale etmesidir. Eğer ekonomiye bir takım yapay manipülasyonlarla müdahale edilmezse her bir insan kendi ekonomik çıkarını düşüneceği için kişilerin çıkarı bir araya gelir ve sistem iyi çalışır. Tekel özelliği taşıyan kuruluşların sanayi içinde ve iş piyasasındaki varlığı devletin ekonomik yaşama karışımına benzer etkiler doğurmaktadır. Bu tür kuruluşlar üretimi ve iş olanaklarını sınırlamaktadır. Klasik ekonomiciler mahreçler yasasını ortaya çıkarmıştır. Mahreçler yasasına göre her üretim kendi talebini kendi yaratır. Piyasada doğan her üretim artışının aynı anda kendisi kadar bir talep yaratacağına inanılır. Bu talep artışını yaratan üretilen malların satışından doğan ek satın alma güçleridir. Böyle olunca talep yetersizliğinden doğan bir işsizlik olasılığı söz konusu olmaz. Ancak bugün büyük ekonomik bunalımlar bu yasanın geçersizliğini kanıtlamaktadır.



dalgalanmalar kuramı:

ekonomide iniş ve çıkışlar süreklilik gösterir. Buna iç ve dış faktörler yol açabilir. Dalgalanma döneminde işsizlik olabileceği kabul edilmelidir.



toplam talep kuramı:

keynesci kuram.

Mallara ve hizmetlere karşı olan istemi, iş arayan bütün işçileri çalıştırmaya olanak verecek bir düzeyde tutmak gerekir. İşsizlik sorununun anahtarı. Talep varsa mal üretilir. Talep yolsa mal üretilmez. Buna genel teori de denir. Ekonomiyi ayakta tutan talebin varlığıdır. Eğer ekonomide yeterli gerçek talep varsa o zaman karşımıza tam istihdam çıkar. Bir ülkede gerçek talep yeterliyse işsizlik karşımıza çıkmaz.

Tasarruf bireylerin gelirlerinden tüketim malları satın almak için harcadıkları miktar çıktıktan sonra geriye kalan kısımdır. Keynes parayı piyasaya sokup ya da çekip yapay bir manipulasyon yaratarak istihdamın sağlanacağını ileri sürmüştür.


  Alıntı ile Cevapla
Alt 28-02-2007, 10:41   #10
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

İŞSİZLİK TÜRLERİ
Teknolojik işsizlik: makineleşmenin geleneksel yöntemlerle çalışan esnaf ve zanaatkarları işsiz bırakmasıdır. En çok tarım sektörünü vururken sanayiyi daha az vurmaktadır. Yeni kurulan sanayiinin zanaat ve küçük sanatlara yapacağı rekabetin derecesi az olduğu derecede teknolojik işsizlik oranı azalır.



Marx’ın yabancılaşma kavramı: marx a göre işçi ve ürün özdeşleşir. Ford ise parçalama ünitesini bütünleştirme ünitesine çevirmiştir. Burada işçi ve ürün arasında bir bütünlük kalmamaktadır. Marx buna yabancılaşma der ve bu şekilde işçinin verimliliğinin, isteğinin azalacağını öngörür. Ford a göre önemli olan ürün miktarıdır.



Mevsimlik işsizlik: tarım, inşaat ve turizm gibi ekonomik faaliyetlerin durgunluk dönemlerinde ortaya çıkan işsizliktir.



Devrevi işsizlik: ekonomik faaliyetler düzeyinde meydana gelen dalgalanmalar sonucu ekonomik faaliyetlerin düşük olduğu dönemlerde işgücü talebindeki düşüşler sonucu ortaya çıkan işsizliktir. Bu işsizlik türünün temel nedeni talep değişmeleridir. Gelişmiş ülkeler devrevi işsizliğe daha yatkındır. Bunun nedeni gelişmiş ülkelerde işçiler tasarrufta bulunurlar ve gelirlerine eş talepte bulunmazlar. Talepler azalır. İşadamları da bu nedenle yatırımları azaltır.



Yapısal işsizlik: ekonomide mevcut işyerleri için aranan niteliklerle işsiz bulunanların nitelikleri arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanan işsizlik türüdür. Üretim teknolojisindeki değişmeler sonucu oluşur. Az gelişmiş ülkelerde daha yaygındır. Üretim düşüklüğü şeklinde ortaya çıkar.



Gizli işsizlik: bir işyerinde çalışan işçi sayısını azaltmadan ve kullanılan teknoloji düzeyinde kayda değer bir değişiklik yapmaksızın işçilerden birini ya da birden fazlasını o iş yerinden çektiğimizde üretimde azalma olmuyorsa söz konusu işyerinde gizli işsizlik vardır. Gizli işsizlik kolektif bir durumdur. Kamu sektöründe özellikle hizmet sektöründe söz konusudur. Bir başka görüşe göre toplam işgücü arzına gerçek iş fırsatları çıkana kadar kendini göstermeyen potansiyel bir ilavedir.



Friksiyonel işsizlik: yer değiştirmelerden ve bir işten başka bir işe geçişte gerekli fakat boş geçen dönemlerde karşılaşılan işsizliktir. Hem sanayileşmiş hem de tarımsal yapıya sahip ülkelerde görülür.



İşyerinde donatım eksikse insanlar iş yapamaz. Ekonominin yapısı bakımından tek ürün üzerine ihtisaslaşan ülkelerde dalgalanmalar ve yapısal değişmeler sonucu işsizlik ortaya çıkabilir.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Türkiye`de Saat: 04:38 .

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2

Sitemiz CSS Standartlarına uygundur. Sitemiz XHTML Standartlarına uygundur

Oracle DBA | Kadife | Oracle Danışmanlık



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580