Beşiktaş Forum  ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi

Beşiktaş Forum ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi (http://besiktasforum.net/forum/index.php)
-   Futbol (http://besiktasforum.net/forum/forumdisplay.php?f=26)
-   -   Yeni Stad Falan İstemiyorum..! (http://besiktasforum.net/forum/showthread.php?t=60900)

kartalyurek1903 11-05-2008 00:16

maca gitmeyen hatta izlemeyen hiçbirseyden haberi olmayan kafasına göre yorum yapıyor o bagırdı su bagırdı diyor .. yazık günah

once_biz_vardik1903 11-05-2008 00:20

Alıntı:

uMuT TaCiRi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 665803)
Daha önce yazmış olduğum bir yazıda (Neden son barikat?),endüstriyelleşme olgusunun genel hatlarına değinmiş ve “Son barikat” esprisinin anlamını kendimce yorumlamaya çalışmıştım. Şimdi ise bu konuyu biraz daha derinleştirmek niyetindeyim. Hazır şu önümüzde ki on-oniki günlük süreçte gündemimizde Beşiktaş maçı yokken verimli bir tartışma çıkarma şansımız olsun.

Halkın Takımı platformu, genel anlamda endüstriyelleşmiş futbol olgusuna karşıt fikirlerin sunulduğu, Beşiktaş geleneklerinin ve felsefesinin muhafazasını besleme sportif başarıların önüne koyan bir nitelik sergilemekte ve bununla da gurur duymaktadır. Bu anlamda Halkın takımı forumu standart taraftar forumlarından tematik olma özelliğiyle ayrılmaktadır. Halkın Takımı ahalisinin endüstriyelleşmiş futbol üzerine söylenecek bir çift lafı her zaman olmalı ve sloganların da biraz dışına çıkıp, sahip olduğu birikimi bu bir çift lafın temeline harç gibi koyarak onun sağlamlaştırılması amacını gütmeli.

Bu doğrultuda derinleşecek tartışmalardan alınacak olan verimin kalitesi, konulacak tavrın netleşmesine hizmet edebilecektir.

19. yüzyılın ikinci yarısında (1870 ler), nüfusun artması sonucu kentlerin oluşması, ihtiyaçların çeşitlenmesi, icat ve buluşların yoğunluk kazanması sonucu başlayan endüstri devriminin ilk aşaması fabrikaların ve dolayısıyla tarım dışı proleteryanın doğması ve gelişmesini de getirdi. İkinci aşama olan makineleşme, bilgisayarın icadı ve internet sayesinde bugün etrafımızı saran ve adına endüstri devriminin 3. aşaması da denilen Globalleşmeye evrilmiş durumda artık.

Sanayi devrimiyle birlikte sermayenin azınlık elinde birikmesi sonucu oluşan geniş tekel ağları, karteller artık kitlelerin mevcut ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yapılan üretim-tüketim ilişkisiyle yetinmemeye başladı. Yeni ihtiyaç alanları yaratmak, dahası ihtiyaç dışı lüks tüketimi körüklemek amacıyla beslenen yeni trendler, moda, marka yaratmak gibi yollara hızla sapan sermaye birikimi elbette ki milyarlarla ifade edilen büyüklükte bir kitleyi çekim alanına hapseden futbola kayıtsız kalamazdı ve kalmadı da.

Bu aşamada başlayan bir ele geçirme süreci sonucu kitlelere ait olan tüm kulüp yapılanmalarına çeşitli sermaye gruplarınca önce sızıldı ve sonra el konuldu. Kitlelerce futbola ve kulüplerine atfedilen tüm değerlerin yerine yavaş yavaş yeni değerler konuldu ki çıkış noktası, insanoğlunun egemen olmakta en isteksiz olduğu o onulmaz “zafer” duygusudur. Kitlelerin bu duygusunu kaşıyarak itinayla yerleştirilen yeni değerler tıpkı bir tahtakurusu kolonisi becerisiyle, kitlelerin sahip olma duygusunu da koca bir kütük gibi kemirip içi boş kocaman bir kabuğa çevirmiştir bile. Sahip olduğumuzu sandığımız şey artık o şey değildir. Bize sunulan sadece incelikle oyulup süslenmiş, boyası cilası yerinde ama canı olmayan içi boş kuru bir kütükten ibarettir. Kısacası bir “marka” dır artık.

Genel olarak endüstriyel futbola karşı koyduğumuz tavır sloganların ötesine pek geçememektedir. Nasıl geçsin ki? Endüstriyelleşmenin köşkü kapitalizme karşı, en büyük karşıtı işçi sınıfı bile 100 yılı aşkın mücadelesinde, onca gücüne, sendika örgütlerine, ideolojik tabanlı parti teşkilatlarına ve devrimci potansiyeline karşın kısmi zaferlerin dışında kalıcı bir başarı elde edememiştir. Teknolojik gelişme ve sermayenin artık üretimden çok daha karlı hizmet alanlarına yaptığı yatırımlar sonucu eski devrimci geleneği de iyice aşınan işçi sınıfının ideolojisini bile güncellemeye vakit bulamadan pasifize olmaya yüz tutması kapitalizmin tek bir global kutup haline gelmesi sonucunu doğurmuştur artık.

En küçük mahalle takımından başlayarak çok uluslu sermayenin bayraktarlığını yapan dünya takımlarının ve onların dev organizasyonlarının önüne “Barikat” olarak dikilmenin romantik bir ütopya olarak kalacağını anlamak pek zor olmasa gerek. O halde biz neye karşı çıkıyoruz ve neden karşı çıkıyoruz?

Futbol ve onun alyuvarları olan tüm futbol kulüpleri efendileri olan dev endüstri canavarına bizlerden can taşımaya devam edecektir. Büyük ama çok büyük kitleler de bu oyunun gönüllü birer parçası olmayı da sürdüreceklerdir. Tüm bu işgal edilmişlik ve hatta ötesinde dönüştürülmüşlük içerisinde biz ne yapabiliriz?

Yıllar önce İngiltere’de yayımlanan bir futbol dergisinin yaptığı araştırmada Beşiktaş, dünyada felsefesi olan çok az takımdan biri olarak tanımlanmıştır.

Felsefesi olmak... Bu deyişi çok sevdiğim ya da beni daha akıllı gösterdiği için kullanıp durmuyorum. Kendine ait bir felsefesi olmak nadir rastlanan bir özellik. Peki diğer irili ufaklı bir çok takımın bir felsefesi yok mudur? Sorusuna verilecek cevap; Yoktur.
Endüstriyel heyülanın markaları durumunda ki bir çok takım arkalarında ki bu büyük gücün, yani sermayenin felsefesini taşırlar.

Nedir bu felsefe?
-Oyun sadece kısıtlı bir alanda oynanıp bitmez..
-çok önceden oynanmaya başlar ve sadece güçlü olan kazanır. Sahada olan biten sadece sonuçların açıklanma törenidir.
-Bu felsefe sadece kazanmayı kutsar. Herşey kazanmak hedefine göre şekillendirilir, kullanılır ve gerekirse harcanır.
-Gelenekler sadece aşılması gereken alışkanlıklardır. Sermayenin baş döndürücü dinamiği ve çöplük kavgasında geleneklerin yeri yoktur.
-Kuralları mevcut koşullar ve sahip olunan güç belirler. Her türlü ahlak ve adalete ilişkin endişeler zayıflara ve kaybedenlere mazeret teşkil etmekten başka bir işe yaramazlar.
-Güçlerin dengelendiği yerlerde devreye giren kural “win-win” yani kazan,kazan kuralıdır. Yenişemeyen güçler karşılıklı çıkarlarını gözeterek birlikte kazanma adına her türlü işbirliğinden kaçınmazlar.
-Hiçbir şey satılamaz, hiç kimse vazgeçilmez değildir.
-Para eden herşey değerlidir
-Tek değer paradır.

Bir takımın futbol endüstrisinin yoğun ilgisine mazhar olabilmesi için sahip olması gereken potansiyel nasıl hesaplanır?

Ortalama 10-15 milyon taraftarı olan bir kulübün her taraftarı haftalık olarak o kulüp için 50 YTL bütçe ayırırsa hareketli sıcak sermayenin haftalık değeri 500-750 milyon YTL dir. Bu anılan rakam sadece potansiyeldir ve bu potansiyel yatırım yapmaya değer ciddi bir potansiyeldir. Peki nasıl harekete geçirilebilir bu büyük potansiyel?
Önce başarı beklentisinde olan kitlelerin desteği alınarak direksiyona geçilir.
Sonra bu kitleye ceplerinde ki 50 YTL leri harcayabilecekleri seçenekler tasarlanıp sunulur.
Bu iş yapılırken sermaye grupları müthiş bir işbirliği sergilerler. Örneğin;
Formalar için lisans hakkı kulüp adına sabitlenir. Sonra büyük bir markaya imalat hakkı satılır. Markalı olarak imal edilen bu ciciler taraftara satılmaya başlanır. Satışı artırmak için büyük isimlerin peşine düşülüp o formayı sırtına geçirmesi sağlanır. Bu nedenle oyunun ruhuna aykırı olarak belirlenmiş mevkii numaraları oyuncuların plaka numaraları haline getirilir. Artan satışlarla birlikte formaların muhtelif yerlerine yüksek bedellerle reklam alınma şansı yaratılır. Artan gelirler daha büyük transferleri, o da daha çok forma satışını o da daha çok reklam gelirini birlikte getiren ucu açık bir spiral yaratır. Tabii aynı taraftara birden fazla forma satabilmenin yolu da her yıl yeni modeller yaratarak, bunları süslü defilelerle tanıtımını yaparak pazarlamak olarak bulunmuş ve bu eğilim zaman zaman kulüp renklerine müdahale edilebilmesine kadar varmıştır.
Tasarım işte bu.

Bu örneği atkı,bere,saat,şampuan,parfüm,deodorant,polar,pija ma,T-shirt,ıvır,zıvır olarak genişletin istediğiniz kadar.

Diğer bir yöntem ise sahip olunan stadyumu büyüterek yerleri peşin satmaktır. Hem böylelikle sezon başının gazıyla tüm sezonun seyirci ortalamasını baştan garanti etmek ve muhtemel başarısızlık halinde ortaya çıkabilecek olan seyirci (müşteri) sayısında ki düşüş riskini en aza indirmek hedeflenmiştir.

Tüm taraftarın stada gelemeyeceği gerçeği üzerine hariçte kalanların maçları izleyebilmeleri için yayın hakkı TV kartellerine pazarlanır ve parası peşinen garanti edilir. Bu parayı riski alan yayıncı kuruluş müşteriden toparlasın artık.

Açıkta kalan kupa ya da hazırlık maçları ise yine başka TV şirketlerine ayrıca satılıp onun da paraları peşin tahsil edilir.

Ne kaldı? Radyodan dinleyenler... Onları da sat artık bu saatten sonra.. Niye ayıp olsun?

Kulüp kısmen sermaye şirketi haline getirilip borsada sözüm ona “Halka!!” satılır ve parası peşin olarak tahsil edilir.

Kulübün sahip olduğu gayrimenkuller teminat gösterilerek bankalardan bol kredi toparlanır ve yukarıda dönen çarka taşıma su olarak eklenir. Hatta kat karşılığı inşaat şirketlerine pazarlanılıp tamamen kurtulunabilir bu hareketsiz değerlerden. İş, paraya dönsün bir an önce...

Devamını öğrenebilmek için aslında bir yönetici yakalayıp onun ağzından dinlemek lazım çünkü benim hayal gücüm sınırlı kalıyor ve bunları tasarlayabilmek için hiçbir profesyonel yardım alma şansım da yok.

Şimdi...
Hiçbir taraftar gücü takımını bu çarkın içinden çekip çıkaramaz. Peki teslim mi olunacak. Eğer ki sahip olduğunuz geleneksel bir felsefeniz, bir duruşunuz mevcut değilse evet; Teslim olacaksınız ve cebinizde ki 50 şer YTL leri de akıtmayı sürdüreceksiniz.

Ya da...
Bu tezgah kapsamında başarı olarak pompalanan tüm sahtekarlıklardan vazgeçeceksiniz.
Kulübüme yardım ediyorum ve kombinemi alıyorum, formamı korsandan almıyorum, lisanslı ürün kullanıyorum, yayıncı kuruluş decoderlerine saldırıyorum ki kulübüm bu kuruluşlar karşısında daha güçlü durabilsin gibi bir anlayışı da bu sahte başarıların kuyruğuna ekleyip kıçına şaplağı basacaksınız.

Ekonomik desteğini yani sermaye karşısında ki endüstriyel değerini yitirmeye başlayan gemiyi en önce terkeden farelerin elinden direksiyonu alacaksınız ve endüstriyel sermayenin karşısına endüstriyel sermaye olarak dikileceksiniz. Ama felsefesini yitirmeden, geleneklerini yanında taşıyarak, mevcut duruşunuzu bozmadan.

Ütopya?.... Belki.
Başarı şansı?.... Belki hiç yok.
Peki sonuç?...
Endüstri canavarının sıradan bir markası olarak var olmak yerine, tarihe o canavarın karşısına dikilmiş son barikat olarak kaydedilmek.

mehmetim yarin o stadin bir tribunu cokerde altinda binlerce insan olurse hangi felsefik muhabbetler bunun cevabini verebilir ve hangi romantik asklar bu acilari icimizden soke bilir hic dusundunuzmu bunlari yazarken

uMuT TaCiRi 11-05-2008 00:24

Abi sana tek sorum?
Kim Beşiktaş için hayırlısını istemez ki?
Ama bu başkanın emelleri farklı biz ondan istemiyoruz ya neden bunu kimse anlamıyor ya?

once_biz_vardik1903 11-05-2008 01:22

Alıntı:

uMuT TaCiRi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 669809)
Abi sana tek sorum?
Kim Beşiktaş için hayırlısını istemez ki?
Ama bu başkanın emelleri farklı biz ondan istemiyoruz ya neden bunu kimse anlamıyor ya?

o bu stadi yapsin besiktasa kotu emel islemez yorma kafani ne emeli var bilmiyorum ama besiktas dusmani oldugunuda zannetmiyorum yani neymis emeli besiktasi kendi bunyesinemi gecirmeye calisiyor diyorsun

kartalyurek1903 11-05-2008 01:24

inönü yıkılmaz vatan bölünmez

stadı yıkanın .............

SahEmre 11-05-2008 01:25

Ben bu kafadan ürtilmiş stad projini Demirörenin kendini bir kaç sene daha Başkanlık koltuğuna oturması için ürettiğini düşünüyorum. Stad yapıyorum ayağına bir kaç sene daha kalmak istiyor gibime geliyor. Hayırlısı olsun. Bende asimilasyona karşıyım ama bizimde modern güzel rahat bir stadımız olsa iyi olur.

SahEmre 11-05-2008 01:26

Alıntı:

kartalyurek1903´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 669884)
inönü yıkılmaz vatan bölünmez

stadı yıkanın .............

O da güzeldi bugün.

eagle-eyed 11-05-2008 20:41

Kesinlikle yıkımla ilgili tepkiye katılıyorum.İnönü Stadı başlı başına bir tarihtir ve de dünyanın en güzel stadıdır.Demirören geldiğinden beri başlatılan fb ile yarışma süreci gün geçtikçe Beşiktaşlılık özelliklerini taraftar profilini de değiştirmeye çalışmak suretiyle kötüye gitmektedir.Bizim ısıtılan musluklarından sıcak su akan koltuklarına yiyecek servisi yapılan stad arayışımız olsaydı hiçbir iddiamız kalmamışken 30bin kişilik stadı 35bin ile doldurmazdık.fbliler gibi maddi olanaklarıyla övünen taraftar kitlesi değiliz biz yeni nesil de kendine gelsin aslolan Beşiktaşlılıktır ona her yerde her koşulda verilen sonsuz ve yürekten destektir.rahat isteyen evinde koltuğunda izlesin maçı.Çok isteniyorsa mantıklı bir düzenleme çalışması yapılsın ama yıkmadan.Zira İNÖNÜ STADI tarihi eserdir ve tarihi eserler yıkılmaz restore edilir aslına sadık kalınarak.

shawnodese 11-05-2008 21:02

Alıntı:

eagle-eyed´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 670544)
Kesinlikle yıkımla ilgili tepkiye katılıyorum.İnönü Stadı başlı başına bir tarihtir ve de dünyanın en güzel stadıdır.Demirören geldiğinden beri başlatılan fb ile yarışma süreci gün geçtikçe Beşiktaşlılık özelliklerini taraftar profilini de değiştirmeye çalışmak suretiyle kötüye gitmektedir.Bizim ısıtılan musluklarından sıcak su akan koltuklarına yiyecek servisi yapılan stad arayışımız olsaydı hiçbir iddiamız kalmamışken 30bin kişilik stadı 35bin ile doldurmazdık.fbliler gibi maddi olanaklarıyla övünen taraftar kitlesi değiliz biz yeni nesil de kendine gelsin aslolan Beşiktaşlılıktır ona her yerde her koşulda verilen sonsuz ve yürekten destektir.rahat isteyen evinde koltuğunda izlesin maçı.Çok isteniyorsa mantıklı bir düzenleme çalışması yapılsın ama yıkmadan.Zira İNÖNÜ STADI tarihi eserdir ve tarihi eserler yıkılmaz restore edilir aslına sadık kalınarak.

İnönü Stadı 1939 yılında temeli atılan 1946 yılında (Yanlış hatırlıyo olabilirim) tamamlanan bir staddır. Tarihi Eser değildir. Tarhi eserdir diyenler YALAN atmaktadırlar.
Eski açık ın olduğu yer tarihi doku üzerindedir ve inşaat izni yoktur. O yüzden de Stad 50 m geriye çekilecek ve yeni bir stad inşa edilecektir. Beşiktaş yönetimin şu ana kadar ki en doğru hamlesidir. Stadın 50 m arkaya çekilmesi demek o stadın mevcut değrinin daha da artması demektir.
Mevcut şartlarda İnönü stadı yetersizdir. Restorasyonda her hangi bir işe yaramaz. Bunun üzerine yapılan fizibilite çalışmalarıda stadın yetrsizliğini ortaya koyar niteliktedir.
Çevre üniteleri ile yeni bir stad yapmak zorunluluk halini almıştır. Stad hasarlıdır. Özelliklede Eski tribün. 4-5 sene içinde zaten stad miyadını dolduracaktır. Bunun neresini anlayamadığınızı anlamıyorum.

Beşiktaş'ın gelirleri ve giderleri bellidir. Eğer gideriniz gelirinizden büyükse borçlanırsınız (Beşiktaş'ın bugün kü hali gibi).
Kulübün ana giderleri yönetimsel giderler, sporcu giderleri, kamp ve konaklama giderleri, seyahat giderleri, transfer giderleri vs olarak çeşitlenebilir. Bu giderler arasında en önemli gider oyunculara verilen bonservisler ve oyuncu ücretleridir.
Kaliteli oyuncuları Beşiktaş'a getirmek için fazla para vermeniz tek başına bir unsur değildir. Tesislerin ve stadında iyi olması oyuncuların karar vermesini etkiler.
Beşiktaş trübünlerinin kalbini kazanmış Nouma'nın maliyeti 8-9 Milyon € civarındadır. Carewin maliyeti 6-7 Milyon € civarındadır. Gs de forma giymiş Popescu'nun maliyeti 10 Milyon $ civarındaydı. Lincoln ün maliyeti (menejerinin ifadesi ile 26-27 Milyon € civarında), keza Jardelin maliyeti 24-25 Milyon $ dı. Kezman'ın maliyeti 17 Milyon €. Bu liste daha da uzar.
İnönü stadının şu andaki hali ile Beşiktaş a getirisi yıllık 10-12 Milyon €. Bu gelirle borçlanma kaçınılmaz.
Yapılan analizler stadın gelirinin yıllık 40 Milyon € olacağı söyleniyor.
40 Milyon nerede 12 Milyon € nerede.
Bu gelire kimler itiraz eder;
Şuandaki durumdan çıkarı olan, maçları bedava izleyen yada birileri tarafından yönlendirilen çıkar çevreleri ve onların etkiledikleri insanlar.

KaRaGüMRüK1926 11-05-2008 21:12

siz 1 sene evinizden uzak kalmayı göze alıosunuz yani helal olsun ama bende yıkılmasını istiorum nolursa olsun daha güzel stad için ama sizin kadarda içim rahat değil

Fidel43 11-05-2008 21:29

Yani bilmiyorum, ama ben su yeni stad Projenin Resimlerini ve özeliklerini gördüm ve pek olumsuz bir yönünü bulamadim.
Stadin Kapasitesi 42000 olmasi da sorun olmamasi gerekir.
Üstü tamamen Cam olmasi da yeni ve güzel bir fikir, Carsi Grubun ve tüm Taraftarin isteklerini karsiliyacak bir stad olacagi ortada.
Bes yilligna Isim Hakkini verirse bir Sponsora, bu gecici oldugu icin, hem de stadi finanse etmek icin olumsuz karsilanmamali.
Sonra yine Inönü ismini yeni Stada vermemiz anlamli olur ve gecmise sahip cikdigmizi gösterir.
Taraftarin bugün yapici elestiri yapmasi gerekir, yani Yönetim`i bazi Isteklerini dile getirmenin tam zamani, ama yeni stad icin sirf muhalefet yapmak olumlu sonuc vermez.

eagle-eyed 11-05-2008 21:38

[quote=shawnodese;670574]İnönü Stadı 1939 yılında temeli atılan 1946 yılında (Yanlış hatırlıyo olabilirim) tamamlanan bir staddır. Tarihi Eser değildir. Tarhi eserdir diyenler YALAN atmaktadırlar.
Eski açık ın olduğu yer tarihi doku üzerindedir ve inşaat izni yoktur. O yüzden de Stad 50 m geriye çekilecek ve yeni bir stad inşa edilecektir. Beşiktaş yönetimin şu ana kadar ki en doğru hamlesidir. Stadın 50 m arkaya çekilmesi demek o stadın mevcut değrinin daha da artması demektir.
Mevcut şartlarda İnönü stadı yetersizdir. Restorasyonda her hangi bir işe yaramaz. Bunun üzerine yapılan fizibilite çalışmalarıda stadın yetrsizliğini ortaya koyar niteliktedir.
Çevre üniteleri ile yeni bir stad yapmak zorunluluk halini almıştır. Stad hasarlıdır. Özelliklede Eski tribün. 4-5 sene içinde zaten stad miyadını dolduracaktır. Bunun neresini anlayamadığınızı anlamıyorum.

Beşiktaş'ın gelirleri ve giderleri bellidir. Eğer gideriniz gelirinizden büyükse borçlanırsınız (Beşiktaş'ın bugün kü hali gibi).
Kulübün ana giderleri yönetimsel giderler, sporcu giderleri, kamp ve konaklama giderleri, seyahat giderleri, transfer giderleri vs olarak çeşitlenebilir. Bu giderler arasında en önemli gider oyunculara verilen bonservisler ve oyuncu ücretleridir.
Kaliteli oyuncuları Beşiktaş'a getirmek için fazla para vermeniz tek başına bir unsur değildir. Tesislerin ve stadında iyi olması oyuncuların karar vermesini etkiler.
Beşiktaş trübünlerinin kalbini kazanmış Nouma'nın maliyeti 8-9 Milyon € civarındadır. Carewin maliyeti 6-7 Milyon € civarındadır. Gs de forma giymiş Popescu'nun maliyeti 10 Milyon $ civarındaydı. Lincoln ün maliyeti (menejerinin ifadesi ile 26-27 Milyon € civarında), keza Jardelin maliyeti 24-25 Milyon $ dı. Kezman'ın maliyeti 17 Milyon €. Bu liste daha da uzar.
İnönü stadının şu andaki hali ile Beşiktaş a getirisi yıllık 10-12 Milyon €. Bu gelirle borçlanma kaçınılmaz.
Yapılan analizler stadın gelirinin yıllık 40 Milyon € olacağı söyleniyor.
40 Milyon nerede 12 Milyon € nerede.
Bu gelire kimler itiraz eder;
Şuandaki durumdan çıkarı olan, maçları bedava izleyen yada birileri tarafından yönlendirilen çıkar çevreleri ve onların etkiledikleri insanlar.[/quote
ALINTI YAPTIĞIN KİŞİ ÇIKAR ÇEVRESİ YA DA YÖNETİLENLERDEN DEĞİLDİR SÖYLEDİKLERİ DE YALAN DEĞİLDİR AMA YAZDIĞIN ŞEYLER YIKILMADAN KAZILMADAN YAPILABİLİR.STADIN BULUNDUĞU ALAN ALTINDA BARINDIRDIĞI TARİHİ DOKUDAN DOLAYI SİT ALANIDIR YOKSA STADIN NE ZAMAN YAPILDIĞINI BİLİYORUZ...

_Blackseagless_ 11-05-2008 21:44

Herkez çenesini kapatsın sonuçta kim ne dese boş başkan ne emrederse o olacak .Buradan nağralar atanları kimse duymaz , çok istiyorsanız gidin kulüp binasının önüne avaz avaz bağırın belki başkan dinler.

matraxgk 11-05-2008 21:49

para lazım para yıkılsın daha güzeli yapsınlar

eagle-eyed 11-05-2008 21:50

Başkan ne derse olduğu için zaten bu hallere geldik.

Meric 11-05-2008 22:00

Alıntı:

BLACKS-EAGLESS´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 670658)
Herkez çenesini kapatsın sonuçta kim ne dese boş başkan ne emrederse o olacak .Buradan nağralar atanları kimse duymaz , çok istiyorsanız gidin kulüp binasının önüne avaz avaz bağırın belki başkan dinler.

yavaş,üslubuna biraz dikkat et,isteyen istediği yorumu yapar,buna sanırım karışacak durumda değilsin

_Blackseagless_ 11-05-2008 22:11

Alıntı:

Meric´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 670687)
yavaş,üslubuna biraz dikkat et,isteyen istediği yorumu yapar,buna sanırım karışacak durumda değilsin


İyide sayın adminim burada yazmakla sorun çözülecekmi hayır en sonunda başkan ne emrederse o olacak boşuna neden burada kavga çıksın neden millet birbirinin kalbini kırsın stad yapılacak yok yapılmayacak diye. .onun için herkesin susup beklemesinde fayda var diyorum başka da bişey demiyorum.

Meric 11-05-2008 22:14

herkesin susup beklemesinde fayda var demek ayrı,herkes çenesini kapatsın demek ayrı,ok?

MetiN 11-05-2008 22:16

Alıntı:

BLACKS-EAGLESS´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 670716)
İyide sayın adminim burada yazmakla sorun çözülecekmi hayır en sonunda başkan ne emrederse o olacak boşuna neden burada kavga çıksın neden millet birbirinin kalbini kırsın stad yapılacak yok yapılmayacak diye. .onun için herkesin susup beklemesinde fayda var diyorum başka da bişey demiyorum.

arkadasım milletin kalbini kıran sözler senden cıkıyor bilmem farkındamısın ama uyardım seni gecen özelden belki kırmak istemiyorsun ama cok agır laflar söylüyorsun

dygsm 11-05-2008 22:50

inönü bizim için çok özel ve anlamlı tabiki bunu kimse inkar edemez ama sonuçta orası içinde biz olduğumuz için anlamlı orayı güzel yapan anlamlı kılan bizlerin oraya hizmetleri yeni yapılan daha modern ve güzel stadımızı da inönü gibi anlamlandırmak bizim elimizde inönü yıkılınca oradaki hatıralarımız uçup gitmeyecekki orayıda inönü gibi anlamlı kılacağız gene hepberaber şarkılar söyleyeceğiz kartalıma gene omuz omuza inleteceğiz yeri göğü zamanın ve mekanın ne önemi varki bizim için her zaman her yerde!!!

Fidel43 11-05-2008 23:51

Alıntı:

dygsm´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 670774)
inönü bizim için çok özel ve anlamlı tabiki bunu kimse inkar edemez ama sonuçta orası içinde biz olduğumuz için anlamlı orayı güzel yapan anlamlı kılan bizlerin oraya hizmetleri yeni yapılan daha modern ve güzel stadımızı da inönü gibi anlamlandırmak bizim elimizde inönü yıkılınca oradaki hatıralarımız uçup gitmeyecekki orayıda inönü gibi anlamlı kılacağız gene hepberaber şarkılar söyleyeceğiz kartalıma gene omuz omuza inleteceğiz yeri göğü zamanın ve mekanın ne önemi varki bizim için her zaman her yerde!!!

Bu Yaziya sapka cikartirim, gözü kapali imzami atiyorum :top:

ozlem 12-05-2008 00:02

kesınlıkle katılıyorum.bu stadı modernlestırmek cok kolay ama bunu yapmak yerıne yıkmak neden tercıh edılıyor gelır getırecek dedıgınız stad su an 32 bın kısı yapacakları 40 bın kısı.bu forumda sızler degılmısınız 60 mılyon mac cok pahalı derbıdekapalı 120 mılyon alamıyoruz bılet dıye burada maca gıdemedıgınız ıcın uzulenler bu stad projesınden sonra bu stadaa gıtmeyı unutun fb stadında bılet fıyatlarını bılıyormusunuz 120 mılyona satılan bıletlerı 250 mılyona alamazsınız.bızım zengın ve para babası bır taraftar profılımız hıcbır zaman olmadı.sımdı sevındıgınız 40 bın kısılık stadın yarısı bos kalacaktır ayrıca kar soguk dınlemeden mac seyretmeye gıtmeyen taraftarlık ıcın orada olan adamlarıda orada goremezsınız amac zaten besıktasın en guclu yanı taraftarını bıtırme projesıne bu kadar heveslenmeden altında yatanları bır dusunun.ben en azından butun sezon bjk ratarftarına hakaretler yagdıran bjk ıle taraftarının arasını acmak ıcın tutulmus erman toroglunun destek verdıgı bır projenın altında bı seyler ararım .dedıgım gıbı bu stad modernlestırılmeye cok musaıt.yıkılması ıcın harcanan bu cabaların ardında yıkılmak ıstenen besıktaslı durusudur dıkkat edın

_Blackseagless_ 12-05-2008 04:47

Alıntı:

Meric´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 670724)
herkesin susup beklemesinde fayda var demek ayrı,herkes çenesini kapatsın demek ayrı,ok?



Vallahi kusura bakmayın adminim bazen öyle laflar ediliyo ki sinirden çatlıyorum ondan sert yazabiliyorum.

lepido 12-05-2008 09:34

...

bedestan 12-05-2008 09:39

Alıntı:

uMuT TaCiRi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 665235)
Abicim Beşiktaş'ımız için kim iyiliğini istemez ki?Ama bu projeleri ortaya atan örümcek kafalıların emelleri farklı taraftar profilini değiştirmekte Beşiktaş J.K yı ticarethane ye dönüştürmek isteniyor.Nasıl Fenerleşme politikası ile bbiz bugün böyleyiz.Biz fenerle yarışmak için bizim başkanımız fener ne yapıyor bizde onu yapıyoruz.Eğer gerçekten maddi durum ise önlerinde dünyanın hiçbir klbünde olmayan bir proje var Büyük Beşiktaş Taraftar Projesi bunu niye kabul etmiyorlar etmiyorsunuz.Ama yönetime ters bir proje galiba he neden?Bugün o projeyi fenerbahçe almak istiyor aziz yıldırım o projeyi Engin abiden istemiş ama vermedi.Beşiktaş J.K hiç bir klüp ile kıyaslanmayacak büyük ama kıyaslayanlar sağolsun değerlerimizi yok etti.

Arkadaşlar karşıt görüş olması normaldir. Burda tartışılanın beşiktaşımızın geleceği olduğu unutulmamalıdır. Fenerleşme gibi saçma bi laf ediliyor. Sanki dünyada bitek fener kalmış stadını yenileyen. Bakın büyük takımların hepsi yenilikler yapıyorlar. Neden beşiktaşımızın daha çok seyirci alabilecek daha modern bi stadı olmasın. Buna fenerleşme değil fenerden sonra yapma denir. Çünkü geç bile kalınmıştır. Keşke çok daha önce yapılsaydı bu stat. Stadın ismi ne olursa olsun beşiktaşımın başarısına bakarım ben. Şampiyonluğuna bakarım avrupa başarılarına bakarım stat ne olmuş yönetim kimmiş beni ilgilendirmez . Aslolan BEŞİKTAŞ' ın başarısıdır.

lepido 12-05-2008 09:47

konuyu açıldığı andan itibaren takip ediyorum, hakikaten de tartışılması gereken bir konu...
Ama anlayamadığım birkaç durum mevcut; futbolun tamamen endüstriyelleştiği, 70'li 80'li ve 90'lı yılların ortalarına kadar takım ruhunun ve geleneksel değerlerin nispeten ön planda olmasına karşın, finansal kaynak çeşitliliğinin kulüplerin artık şahdamarını oluşturduğu 21. yüzyılda, yeni, modern ve değişen yapı ile kulübe büyük gelirler getirmemesi mümkün olmayan bir stada sadece geleneklerimize uymuyor denilerek karşı çıkılmasındaki mantık nedir? Dünya üzerindeki tüm kulüplerin en önemli gelir kalemleri stad gelirleridir ve yine tüm büyük düşünen ve hedefleri belli bir standardın üstündeki takımların da yeni, modern ve sadece maç izleme yeri olmayıp 7/24 kullanılabilecek bir mabet inşa etmelerindeki ana amaç da artacak localar ve kombine satışlarından elde edilecek yüksek gelirlerle birlikte stada gelen taraftarların bu değişik mağaza ve restaurantlarda bırakacakları ek miktarlardır. Tüm bunlar yapılırken tabii ki stada gelecek taraftar profilinde değişimler olacaktır, tabii ki kulüplerin statlardan en çok gelir elde edebilecekleri taraftarlar o stada gelecektir. Bunda karşı çıkılabilecek veya sizlerin karşı çıktığı ana unsuru kusura bakmayın ama henüz anlayamadım. Birilerinin hedefi fb'lileşmek, yani taraftar profilini değiştirmek demişsiniz, bilet fiyatları inanılmaz artacak ve bu bizim maçlara gelmemize engel olacak diye de eklemişsiniz, ee tabii ki o, taraftar profili değişmeyip yani bilet fiyatları artmayacaksa yeni ve modern bir stadın yapılmasında ne gibi bir mantık olabilir ki? Ayrıca artması muhtemel bilet ve kombine fiyatlarıyla, artık stada girememe kaygısı taşıyanlara da söyleyebileceğim şey; her maça siz gitmek zorunda değilsiniz, yılda 20 değil 5 maça gidersiniz...

Diğer anlayamadığım bir konu da çarşı grubunun isminin neden bu kadar fazla geçtiği, neden her olayın bu kadar içinde olduğu, kulüp yönetiminin aldığı yeni stad projesine karşı çıkma gibi bir cesareti nereden aldığı. Daha önce de belirttiğim gibi çarrşı grubuna sempati duymayan biriyim, aslında bu grubun öncesini sonrasını, nasıl kurulduğunu, neler yaptığını, amacını falan bilmem, belki de benim bilgisizliğimden kaynaklanan birşeydir, çok fazla da önemli değil, bilmediğim için de birşey kaybetmedim bugüne kadar. Şimdi çarşı grubuyla ilgili bu sözlerimin üzerine uzun uzun nutuklar atıp çarşını kuruluşundan itibaren gelişimini onu şunu bunu açıklamanıza gerek yok, zaten açıklamışsınız. Dediğim gibi, eğer bugün kapalı tribündeki küfretmek için neden arar hale gelen, herşeye karşı olan, esrar da çeken, bilmem ne de yapan, ortalama bir sezonda en az 3 maçı sayelerinde seyircisiz oynanan, kendi tuttukları takımların oyuncularını maçlarda fena halde ıslıklayan, stad yapımına yani gelir artımına karşı çıkan ama iyi oyuncular alınmadığında yine yukarıdakileri yapan, niye stad yapıyorsunuz diyen ama borç miktarı artınca yine yukarıdakileri uygulayan o gruptan bahsediyorsanız zaten bilmesem de olur. Konuyu fazla uzattım ama asıl gelmek istediğim konu da buydu, çarşıdan bahsetmemin, neden sempati duymadığım söylememin bir nedeni vardı, baştan beri bu stada karşı çıkanların çarşı grubundakilerin olduğunu tahmin ediyordum ve son maçta da bunu açık açık dile getirme hadlerini kendilerinde grerek beni yanıltmadılar.
Bizler burada uzun uzun yeni stadın bizlere neler getireceğini anlattık ve hep olaya objektif ve mantıksal açıdan baktık. Şimdi lütfen sizler de yani stad yapımına karşı çıkanlar, mantıklı ve bizi yani stadın kesinlikle yapılması gerektiğini savunanları ikna edebileceğiniz 1-2 neden söyleyin ama gelenekten, ruhtan, ondan bundan bahsetmeden, aklımıza yatabilecek bir neden...

The_Black_One 12-05-2008 10:12

wembley yıkılıp, arsenal emirates stadını yaptırdıysa, liverpool 71.000 kişilik stad için tüm izinleri aldıysa, 100.000 kişilik nou camp'ın bile yeniden inşa edilmesi söz konusuysa, old trafford'un kapasitesi 2010'da 100.000 kişiye çıkıp üstü tamamen kapatılacaksa, barnabeu tekrardan inşa edilecekse, bizim yakında kendiliğinden yıkılacak stadımızın yeniden yapılmasına hangi rant,hangi çıkar hangi sebeple karşı çıkıyorsunuz?

shawnodese 12-05-2008 11:57

Alıntı:

The_Black_One´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 670979)
wembley yıkılıp, arsenal emirates stadını yaptırdıysa, liverpool 71.000 kişilik stad için tüm izinleri aldıysa, 100.000 kişilik nou camp'ın bile yeniden inşa edilmesi söz konusuysa, old trafford'un kapasitesi 2010'da 100.000 kişiye çıkıp üstü tamamen kapatılacaksa, barnabeu tekrardan inşa edilecekse, bizim yakında kendiliğinden yıkılacak stadımızın yeniden yapılmasına hangi rant,hangi çıkar hangi sebeple karşı çıkıyorsunuz?

Çok güzel bir noktaya değinmişsiniz? Stad gelirlerinin yıllık 10-12 Milyon € dan 40-42 milyon € ya çıkmasından kim rahatsız olur?
Ortada rant var, temel neden o rantın ellerinden alınacak olması. Ellerinden rantı alınacak bazı rant çevreleri de bir takım insanları etkilemeye çalışarak kamuoyu oluşturmaya çalışıyor.

kadircaya 12-05-2008 12:41

stattan rant sağlayan çevreler stadın yıkılmasını tabiki istemez.yeni stad yeni vizyon demek.yeni stadda biraz zor alırlar bedava bilet.biraz zor olay çıkartırlar..

kartalkartal1 12-05-2008 13:05

Kusura Bakma ama kardes sana hic katilmiyorum, izinler alinmis daha modern daha guzel bir stadimiz olacak bunu kim istemez, Galatasaray, Fenerbahce yaptiriyor biz neden yaptirmayalim.


hem kulubumuze faydasi olacak hem dunyanin en iyi stadlarindan biri olacak .

[ ZeYneP ] 12-05-2008 13:51

Alıntı:

BlackHawk´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 665208)
Millet daha büyük stad yapalim büyüyelim para kazanalim diye yirtiniyor,sen hayir kücük külüp kalalim öbürküler bize her anlamda fark atsin diyorsun yani.

Visionu sifir olan biri daha!!

evet kesinlikle katılıyorum .... :D

realist 14-05-2008 03:05

iiiiiiiiissssssstttttttttteeeeeeeeeeeemmmmmmmmmmii iiiiiiiiiyyyyyyyyyyyooooooooorrrrrrrrrrruuuuuuuuuu uuuzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz

VeysTube 14-05-2008 10:47

şu konu kilitlensin ya başlığı okuyunca febe taraftarı açtı zannediyorum . . stadı gs ve febe taraftarı hariç herkes istiyordur herhaldee . . başlığı açan bjk li olduğu belli de bence beleş girmek zevk veriyor ona yeni stad oldumu bu olay son bulacaklarından korkuyorlar . :)

muratyuce 14-05-2008 11:00

Alıntı:

BlackHawk´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 665208)
Millet daha büyük stad yapalim büyüyelim para kazanalim diye yirtiniyor,sen hayir kücük külüp kalalim öbürküler bize her anlamda fark atsin diyorsun yani.

Visionu sifir olan biri daha!!

yüzde dünyada en büyük sayı ne ise o:ciao: dar görüşlü olmayalım siz orda burda tarihi stadımız var bizm diyip hava atacaksınız diye milyonlarca avro uçup gitmesin.

kaarakarrtal 14-05-2008 12:15

baslıgı achan arkadash.bende yeni stad istiyorum hatta kapasite 42 degil 52 olsun istiyorum bu nolucak.elalem tribun hasılatında her sene 30 milyon euro fark koyuyor emeklide olsa dunya starını getirebiliyor biz bebbe likle ugrasıyoruz.sonra bide demezlermi yonetim adam gibi transfer yap kulubu kucuk dusurme.o zaman cebinden sık 10-15 milyon euro her sene stad aynı kalsın.

kadircaya 14-05-2008 12:29

stadı istemeyenler ne mantıkla istemezler hayret ediyorum..

uMuT TaCiRi 14-05-2008 19:50

Sen ne diyorsun be!Ne dediğinin farkındamısın be adam?Ben ta Antalya'dan para veripte geliyorum ey adam!Parası olmayanlarıda yanımda getiriyorum ey adam!Bilip bilmeden konuşma saygını adabını bozma ey adam!
Kendimi sanamı anlatacam kalkıpta!
Siz benim yazdıklarımdan birşey anlamamoışsınız tabiki doğal beklerim.Forumlara giripte profillerdeki kızlara bakmıyoruz?Adam gibi yorumlarda bulun bir daha?

uMuT TaCiRi 14-05-2008 19:54

Beşiktaş İnönü'yü yıkamıyor!..


Beşiktaş Kulübünün bir süredir gündem maddelerinden birini oluşturan "Yeni İnönü Stadı" projesine ne zaman başlanacağı henüz netlik kazanmadı.

Konu ile ilgili olarak Siyah Beyazlı kulübün 24 Şubat'ta yaptığı Mali ve İdari Genel Kurul'da açıklamalar yapan Başkan Yıldırım Demirören, 19 Mayıs tarihinde stadın yıkımına başlanacağını ve en geç bir buçuk yıl içinde inşaatın tamamlanacağını belirtmişti.

Ancak Başkan Demirören'in yaptığı bu açıklamada dile getirdiği stad yıkım tarihi Anıtlar Kurulu'ndan gerekli iznin alınamaması sebebiyle daha ileri bir güne ertelendi.

Beşiktaş Yönetim Kurulunda Yatırımlardan Sorumlu Üye olarak görev yapan İlhan Durusoy, Anıtlar Kurulundan alınacak iznin tarihi hakkında kesin bir bilgileri olmadığını, ancak iznin alındığı günden itibaren inşaata başlayacak hazırlıklarının bulunduğunu ifade etti. Durusoy bu izin tarihinin en geç önümüzdeki yaz ayı içinde alınabileceklerini tahmin ettiğini de belirtti.

"Beşiktaş Kulübü olarak yeni bir stada ihtiyacımız olduğunun tesbitini yapmıştık. Yaklışık 61 yıldır Beşiktaş'a ve Türk futboluna hizmet veren stadımınızın artık yenileme kararı aldık. Şu anki stadımızın projesi 1930'lu yıllarda tasarlanmış ve o dönemin ihtiyaclarına göre inşa edilmiş. Ama günümüzde stadlardan beklentiler tamamen değişti. Artık taraftarları aileleri ile birlikte stada çekmek ve insanlara yaşam alanları yaratmak gibi konular daha öncelikli konuma geldi. Biz yeni yapmayı düşündüğümüz stad için başvuruları yaptık. Ancak İnönü Stadı'nın konumu inşaat yapmak için çok zor bir alan. Bir çok tarihi eserin arasında bulunuyor. Böyle olanca da projenin yapımı kolay olmuyor. Ama biz iyi bir proje oluşturduk. Anlaşmalırımızı yaptık ve bizim de içimize sindi. Üstünü kapatarak yapacağımız bu statta futbol dışında da bir çok gelir elde edeceğiz.

Bu konu ile ilgili olarak bir çok kurumdan izin almanız gerekiyor. Bu izinlerin en önemlisi eski adıyla Anıtlar Kurulu, şimdiki adıyla Koruma Kurulu olarak geçen kuruldan alacağımız izin. Geliştirdiğimiz yeni proje ile onlarında kabul edeceğine inindığımız bir paln sunduk. Ama bu izinin bir onay mekanizası var. Biz izin tarihinin ne zaman açıklanması gerektiğini söylersek bu kurulda görev yapanlara saygısızlik etmiş oluruz. Başkanımızın mali kongrede söylediği 19 Mayıs'da yıkım işlemine başlayacağız sözleri izin alınması halinde geçerli olacaktı. Henüz izni alamadık. Bu sebepten ötürü 19 Mayıs'da başlamamız söz konusu değil. ancak izin aldığımız günden itibaren çalışmalara hemen başlayabilecek hazırlığımız var. En geç yaz ayının içinde bu izini almayı ümit ediyoruz"

YİNE İNÖNÜ'DE OYNAYABİLİRİZ

İlhan Durusoy Anıtlar Kurulu'ndan çıkacak iznin bekledikleri tarihten daha geç olması durumunda önümüzdeki sezon yine yine şu anki statta maçları oynamaya devam edeceklerini söylerken, verilecek izin tarihine göre stadı parça parça yıkıp yapabileceklerini de vurguladı.

"İzin tarihi geçikirse ve önümüzdeki sezonun başlamasına yakın bir tarih verelirse UEFA kupası maçları ve sezonun ilk maçlarını yine bu stadımızda oynayabiliriz. Tabi beklediğimiz tarihler dışında bir izin tarihi çıkarsa stadımızı parça parça da yapabiliriz. Böyle bir durumda İnönü Stadı'nda maç oynanırken bir yandan da inşaata devam edilir. Bu projede de ilk olarak yeni açık diye tabir edilen bölüm yıkılır, daha sonra da kısım kısım planımızı uygulamaya koyariz".

milliyet.com 14 May 2008a


uMuT TaCiRi 14-05-2008 19:55

BJK İnönü’yü yıkamaz
5 Nisan 2008

OKTAY EKİNCİ / Cumhuriyet
* Yöneticiler tarihi stadını “deniz tarafındaki tarihi duvarı kalacak şekilden yıkılıp genişletileceğini belirtiyorlar. Oysa, Cumhuriyetin İstanbul’a ilk çağdaşlık armağanı olan stadın sadece o duvarı değil, “Dolmabahçe Vadisi’ndeki topografyayla uyumlu ve kent peyzajını zedelemeyen, zarif ve plastik tasarımı” da korunması gerekli “kültür varlığı” kabul edilmesinin temel nedenidir.

Spor tarihimize “Türkiye’nin üç büyükleri” olarak geçen Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş ‘ın aynı zamanda “İstanbullu” olmaları, 2600 yıllık dünya kentimize “zarar” vermeye başladı.

Üstelik bu zararlar “kalıcı” olduklarından, gelecek kuşaklara miras olarak sadece “şampiyon” luklarla birlikte “giderilemez kentsel tahribatlar” da bırakılıyor.

Örneğin FB’nin adını aldığı semte adeta “karabasan” yaşatan “azmanlaşmış” kaçak stadyumunu hangi mimarlık ve şehircilik öğrencisi önerseydi, “okuldan atılır” dı…

GS’nin Mecidiyeköy’deki Ali Sami Yen Stadyumu’yla yaratılmış “spor dünyamız” ı umursamadan, aynı alanı “devasa rant apartmanları” na teslim etmesi, o hep tribünlerde görmek istedikleri “kent halkı” nın çağdaş yaşam haklarına saygısızlık değil midir?

Siyasi karar vericilerin de belli ki “oy” uğruna kayırdıkları bu “ayrıcalıklı” ve hatta “şımarık” lık ürünü çirkin örneklere, şimdi de BJK’nin her yönüyle bir “Cumhuriyet anıtı” olan İnönü Stadı’nı yok etme projesi ekleniyor. Üstelik, hem bir “mimarlık cinayeti” işlenecek; hem de 50 bin kişilik yeni bir stat, İstanbul’daki tarih, doğa ve deniz buluşmasının elde kalan son ve en hassas yerine yerleştirilerek eşi görülmemiş bir çevre ve kültür cinayetine de “BJK imzası” atılacak.

‘YAŞ’INA BİLE BAKMADAN

Oysa asırlık “yaşı” nedeniyle de en “görmüş geçirmiş” olması gereken BJK, önce Beşiktaş’taki tarihi Akaret Evleri ‘nin adeta “içine” diktiği gökdelenleriyle; ardından İstanbul’un eşsiz “ıhlamur kokulu” vadisi Fulya ‘daki abartılmış yükseklikte gökdelen konutlarıyla; başta “kendi semti” ne ve tüm kente karşı en çıkarcı tutumlar içinde…

Küçüklüğümüzden beri “halk takımı” olarak farklı bir sevgi beslediğimiz bir kulübün, son yıllardaki bu “tam tersi” yatırım anlayışına; yani aslında halkın gereksinmelerini gözetmesi gereken alanları tutup belli bir zümreye pazarlamasındaki “rantçı” tutumuna şimdi de tarihi İnönü Stadı eklendi.

İstanbul’a ve “Cumhuriyet uygarlığı” mıza karşı bu akıl almaz aymazlığı, yine “İstanbullu” ulusal medyanın adeta “teşvik edici” yayınlar yapması ise hazindir!..

BJK’nin uygarlık dışı projesi için 19 Mayıs’ta temel atılacağını “İnönü Stadı’nda mutlu sona az kaldı” gibi başlıklarla bildiren spor yazarlarımızın, bu gibi durumların mutluluk değil “acı” vermesi gereken bir “kültürel soykırım” olduğunu unutmaları ise daha da hazindir…

DOĞDUĞU GÜN YIKILACAK!

BJK yöneticilerine göre, stadın “tarihi” özelliği korunarak yıkılıp genişletilmesinin yöntemi şu olacakmış: “Deniz tarafındaki tarihi duvarı kalacak”!..

Oysa, Cumhuriyetin İstanbul’a ilk çağdaşlık armağanı olan stadın sadece o duvarı değil, “Dolmabahçe Vadisi’ndeki topografyayla uyumlu ve kent peyzajını zedelemeyen, zarif ve plastik tasarımı” da korunması gerekli “kültür varlığı” kabul edilmesinin temel nedenidir… Projesi Mimar Vietti Violi , Mimar Şinasi Şahingiray ve Mimar Fazıl Aysu tarafından hazırlanan stadın inşaatına 1939′da başlanmış, ancak II. Dünya Savaşı’nın ekonomik sarsıntıları nedeniyle açılış töreni 1943′teki “19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı “nda yapılabilmişti. Şimdi ise aynı bayramı sonsuza dek yine orada da yaşamak yerine, 2008′in 19 Mayıs’ını “yıkım ve yok ediş günü” olarak belirlemek, o “efsanevi anılar” ımıza ve ulusun “onur tarihimiz” e de darbe değil midir?

Yine BJK yönetimi, büyütme projesinde arka taraftaki İETT’ye ait alanın da değerleneceğini, yeni statla birlikte “restoranlar” ve “mağazalar” ın da yer alacağını söylüyor.

Sadece bu açıklama bile, ne denli “özrü kabahatinden büyük” bir anlayışla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Her tarafı tarih ve doğa ile çevrili bir alan, alışveriş ve tüketim merkezi için değil, kentliler ve toplumsal yaşam için değerlendirilmelidir. Her boş bulunan yere insanların cebinde kalan son paralarına da göz koyan “tüketim hangarları” nı yığmak, rantçıların beklentisi olabilir; ama spor dünyamız bunu nasıl isteyebilir?

‘EMANET’E HIYANET

Sözün kısası BJK eğer bu “büyütme” projesinde diretip de yasal olanak bulabilirse -ki Koruma Kurulu’nun buna onay verebileceğini kimse tahmin etmiyor- öncelikle 49 yıllığına devraldığı “emanet” e hıyanetin doruktaki örneğini yaratacak.

Dahası, Dolmabahçe Sarayı’nın dünya güzeli siluetini “arkasından dolanarak” paramparça eden 12 Eylül mirası Swiss Otel’le ve aynı peyzaja bir hukuksuzluk abidesi olarak abanan hukuksuz Gökkafes’le de adeta “suç ortağı komşuluk” içinde olacak.

Devasa çirkinlik ortaya çıktıktan sonra da sadece bizler değil, gelecek kuşaklar da bu sözde “spor amaçlı” (!) görüntüye bakarak şunu soracaklar: “BJK rant peşinde koşan bir şirket olmadığına göre, değer miydi?”


uMuT TaCiRi 14-05-2008 20:16

ulan elin oğlu bizi beleşçilikle suçluyor sanal işte sanaldan atıp tutmak kolay tıpkı burda ki konularda olduğu gibi sen sen ol bana öyle laf etme.Benim korumam daki sebeb Beşiktaş için çıkarsız canlar verilmiş bir ruh'a laf attırmam.Şimdi ki Tribündeki abiler ile ben çArşı'yı mukayese edemem çArşı bir ruh'tur arkadaş.O ruhtan hisseden herkez çArşı'dır.gidin kelimeriniz atıp tutma lugatınızı çarşı pazarda atınız anca orda geçer.
Şuna bak ya Beşiktaş-.çArşı kavgası yapar olduk.


Türkiye`de Saat: 04:16 .

Powered by: vBulletin Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580