![]() | |
| Ana Sayfa | Kayıt ol | Yardım | Ortak Alan | Ajanda | Bugünkü Mesajlar | XML | RSS | |
| | #11 | ||
| Guest
Mesajlar: n/a
| İşte tam bu noktada, sınıfların devrimci niteliği de ortaya çıkmaktadır. Yeni teknolojinin geliştirdiği yeni sınıf, toplumun üretim biçimini yeniden oluşturmak için devrim yapar. Tüm siyasal, toplumsal, kültürel yapıyı kendisine, yani yeni teknolojiye ve yeni ilişkilere uyacak biçimde değiştirir. Sınıfsal devrim kuramının altında yatan inanç, toplumların zorunlu olarak gideceği noktanın, insanın müdahalesiyle çabuklaştırılabileceğidir. Toplumların, çeşitli aşamalardan geçerek, sonunda, sınıfsız toplum (komünist toplum) aşamasına ulaşması kaçınılmazdır. Bu dönemde, artık, son devrimci sınıf olan proleterya da kendisini tasfiye eder ve insanlık sınıfsız topluma ulaşır. Bu aşama, insanlığın zorunlu olarak ulaşacağı bir noktadır. Fakat, insan toplumunun son biçimi değildir (Bottomore, 1963:246). Marx, kendinden önceki düşünürlerin de sınıf ve sınıf çatışması kavramlarını kullandığını söyler. Kendi kuramını, kendinden önceki düşüncelerden ayıran özellikleri, determinizm olarak belirler. Marx'a göre, kendi katkıları üç grupta toplanabilir: Birinci nokta sınıfların, ancak üretim gelişmelerindeki özel tarihsel aşamalar sonunda ortaya çıktıklarıdır. İkinci nokta sınıf çatışmalarının sonucunun kaçınılmaz ve önlenemez bir biçimde proleterya diktatörlüğüne yol açmasıdır. Üçüncü nokta ise, proleterya diktatörlüğünden sonraki aşamanın, bütün sınıfların ortadan kaldırılmasıyla belirlenen sınıfsız toplum biçiminde sonuçlanacağıdır (Marx and Engels, 1973-a:528). | ||
|
| Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |
![]() | ![]() |