![]() | |
| Ana Sayfa | Kayıt ol | Yardım | Ortak Alan | Ajanda | Bugünkü Mesajlar | XML | RSS | |
| | #11 | ||
| Guest
Mesajlar: n/a
| 7) Duruma göre esnek davranmasını bilirdi. Onun her durumun üstesinden geleceğine, bütün karşıtlarıyla şu ya da bu biçimde başa çıkacağına olan inanç her zaman Mustafa Kemal'in cesaretine ve atılganlığına da bağlı değildi. Kimi zamanlar onun, uygun durumu beklediği ve bu bekleyiş sırasında boyun eğmiş göründüğü anlatılanlar arasındadır. Onun bu tutumunu, bütün Bağımsızlık Savaşı süresince Padişah'a açıkça karşı çıkmamasında, Çerkes Etem'e son dakikaya dek tahammül etmesinde ve benzeri pek çok genel stratejik olayda görmek olanağı vardır. Şu hikaye durumu çok daha açık olarak belirleyecektir: Birinci Meclis zamanında, İkinci Grup, Trabzon'a vali vekili olarak atanan bir komutan dolayısıyla, zamanın Dahiliye Vekili Fethi Bey'i sorguya çekmektedir. Sorguyu sonradan Atatürk'ün fedaisi Topal Osman tarafından öldürülen Trabzon Mebusu Ali Şükrü yönetmektedir. Olayı İsmail Habib Sevük anlatır: --Fethi Bey kimbilir kaçıncı defa kürsüye çıkmaya hazırlanırken ve Ali Şükrü henüz kürsüdeyken, Birdenbire bir lav patlamış gibi Gazi'nin sesi duyuldu: --Reis Bey, söz isterim!-- Gazi, Meclis'te çok defa, kapıdan girince sol tarafta bulunan Diyap Ağa'nın yanında otururdu. Diyap Ağa seksenlik, uzun ve süt gibi beyaz sakallı, okuma yazması olmayan, fakat Gazi'ye hep --Kurban olam Paşam!-- diye hitabı itiyat edinmiş, iyi yürekli bir Şark mebusuydu. | ||
|
| Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |
![]() | ![]() |